Zeytinlik Alanlarda Yapılaşma Yasağı (3573 m.20): Madencilik, Tesis ve %10 Kuralı

- 3573 sayılı Kanun’un 20. maddesi, zeytincilik sahalarının daraltılamayacağını açık bir kural olarak koyar.
- Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin gelişmesine engel olacak kimyevî atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.
- Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin yapımı ve işletilmesi Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlıdır.
- Daraltma yasağının tek istisnası, belediye sınırları içindeki zeytinlik sahaların imar hudutları kapsamına alınması hâlidir.
- Bu istisnada dahi altyapı ve sosyal tesisler dâhil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının yüzde onunu geçemez.
- Zeytin ağaçlarının sökülmesi Bakanlığın fennî gerekçeye dayalı iznine tâbidir; izin verilirken araştırma enstitülerinin ve varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır.
- Bu hâlde bile kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez; izinsiz kesenlere ağaç başına idarî para cezası uygulanır.
- Zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması ve yerleşim yerleri hariç zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır.
- Tapu kaydında zeytinlik olarak tescilli ve çevresi zeytinliklerle çevrili bir taşınmaz, zeytinlik saha sayılır.
- Zeytinlik sahada yalnızca zeytinyağı fabrikası ve tarımsal faaliyet yapılan küçük ölçekli tarımsal işletme kurulabilir; büyükbaş hayvancılık tesisi bu kapsamda değildir.
- Maden Kanunu m.7/7, madencilik faaliyeti yapılan alanlar izne tâbi ise ilgili kanun hükümlerine göre izin alınmasını zorunlu tutar; zeytinliklerde bu atıf 3573 sayılı Kanun’a yöneliktir.
- Danıştay 8. Dairesi, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetine yönetmelikle imkân tanıyan düzenlemeyi 02.05.2024’te iptal etmiştir.
- İdari Dava Daireleri Kurulu bu iptali 05.02.2025’te oy çokluğuyla onamıştır.
- Kararın özü şudur: 3573 sayılı Kanun’daki sınırlama ve yasaklar yönetmelikle ortadan kaldırılamaz; bu alanı düzenleme yetkisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında değildir.
- Orman izni gibi başka izin türlerinde de, izin alanının yakınında zeytinlik bulunup bulunmadığı ve faaliyetin muhtemel etkileri ayrıca araştırılmalıdır.
Türkiye’de zeytinlik alanlar, 1939 tarihli özel bir kanunla korunan ender arazi türlerinden biridir. Bu koruma iki temel yasakla kurulmuştur: sahaların daraltılamaması ve belirli tesislerin hem saha içinde hem de sahaya üç kilometre mesafede yapılamaması. Bu iki kural, imar mevzuatının genel esnekliğini büyük ölçüde devre dışı bırakır.
Son yılların en tartışmalı uyuşmazlığı, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetine izin veren bir yönetmelik hükmü üzerinden yaşandı. Danıştay 8. Dairesi bu hükmü iptal etti, İdari Dava Daireleri Kurulu iptali onadı. Ortaya çıkan ölçüt açıktır: kanunla kurulmuş bir koruma rejimi, yönetmelikle gevşetilemez.
Kanunî dayanak
“Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir. … Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir.”
“Zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması, yerleşim sahaları hariç, zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır. Ancak çift sürme ve nakliyatta kullanılan hayvanlara ağızlık takılması şartıyla müsaade edilir. Bu hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
01.03.2022 tarih ve 31765 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle, Maden Yönetmeliği’nin 115. maddesine dördüncü fıkra eklenmişti. Bu fıkra, “Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla … zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir” hükmünü taşıyordu. Danıştay 8. Dairesi 02.05.2024 tarihli kararıyla bu fıkrayı iptal etmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 05.02.2025 tarihinde iptali oy çokluğuyla ve kesin olarak onamıştır. Ayrıca 3573 sayılı Kanun’daki bakanlık adları idarî yapılanma değişiklikleri nedeniyle bugün Tarım ve Orman Bakanlığı olarak uygulanmaktadır.
| Ölçüt | Zeytinlik saha içi | Sahaya 3 km mesafe |
|---|---|---|
| Kimyevî atık bırakan tesis | Yapılamaz ve işletilemez | Yapılamaz ve işletilemez |
| Toz ve duman çıkaran tesis | Yapılamaz ve işletilemez | Yapılamaz ve işletilemez |
| Zeytinyağı fabrikası | Bakanlık izniyle mümkün | Yasak kapsamı dışında tutulmuştur |
| Küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmesi | Bakanlık izniyle mümkün | Niteliğine göre değerlendirilir |
| Büyükbaş hayvancılık tesisi | Kurulamaz | Ağıl için ayrıca 1 km yasağı vardır |
| Sahanın daraltılması | Yasaktır | Söz konusu değildir |
| %10 yapılaşma istisnası | Yalnızca belediye sınırı içinde ve imar hududuna alınmışsa | Uygulanmaz |
| Ağaç sökümü | Fennî gerekçeli Bakanlık izni şart | Söz konusu değildir |
| Madencilik faaliyeti | Ancak 3573 sayılı Kanun çerçevesinde | Etkileri ayrıca araştırılır |
Maden Kanunu’nun 7. maddesinin yedinci fıkrası, madencilik faaliyeti yapılan alan izne tâbi ise “ilgili olduğu kanun hükümlerine göre” gerekli izinlerin alınmasını zorunlu kılar. Zeytinlik sahalar bakımından bu atıf doğrudan 3573 sayılı Kanun’a yöneliktir. Bunun pratik sonucu şudur: ayrı bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece, zeytinlik sahalarda madencilik faaliyetleri ancak 3573 sayılı Kanun’un çizdiği çerçevede yürütülebilir. Yönetmelikle bu çerçevenin genişletilmesi, Anayasa’nın 124. maddesindeki “kanunlara aykırı olmama” şartına aykırı düşer.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Taşınmazın tapu kaydındaki vasfını çıkarın; kayıtta “zeytinlik” ibaresi varsa 3573 sayılı Kanun rejimi devreye girer.
- Tapu vasfı farklı olsa bile arazinin fiilî durumunu belgeleyin; çevresi zeytinliklerle çevrili araziler de zeytinlik saha sayılabilmektedir.
- Taşınmazın belediye sınırı içinde olup olmadığını ve imar hudutları kapsamına alınıp alınmadığını tespit edin; %10 istisnası yalnızca bu iki şart birlikte gerçekleştiğinde uygulanır.
- Yapılaşma talebinizde altyapı ve sosyal tesisleri de toplama dâhil edin; sınır, toplam yapılaşma üzerinden hesaplanır.
- Yapılacak tesisin niteliğini kanundaki kategorilerle karşılaştırın: zeytinyağı fabrikası mı, küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmesi mi, yoksa bunların dışında mı?
- Tesis kimyevî atık bırakıyor, toz ya da duman çıkarıyorsa, saha içinde olmasa bile üç kilometre mesafe yasağını hesaplayın.
- Zeytin ağacı sökülmesi gerekiyorsa Bakanlıktan fennî gerekçeye dayalı izin alın; izin sürecinde araştırma enstitüsü ve ziraat odası görüşlerinin alındığını denetleyin.
- İzin verilmiş olsa dahi kesin zaruret bulunmayan ağaçların kesilemeyeceğini hesaba katın; aksi hâlde ağaç başına idarî para cezası doğar.
- Madencilik ya da orman izni süreçlerinde, izin alanının yakınında zeytinlik bulunup bulunmadığının bilirkişi raporunda tespit edilmesini isteyin.
- Bilirkişi raporunda zeytinliklere ilişkin değerlendirme yoksa ek rapor ya da yeniden keşif talep edin; bu eksiklik bozma sebebi sayılmaktadır.
- İdarenin dayandığı düzenleyici işlemin kanunî dayanağını sorgulayın; yönetmelikle getirilen genişletmeler iptal riski taşır.
- Kanun’un yayımından önce kesinleşmiş imar planları varsa bunların geçerliliğini ayrıca ileri sürün; Kanun bu planları saklı tutmuştur.
Danıştay 8. Daire, 02.05.2024 T., 2022/1757 E., 2024/2495 K.
Zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetine yönetmelikle imkân tanınamaz. Maden Yönetmeliği’ne eklenen ve tapuda zeytinlik kayıtlı alanlarda madencilik faaliyetine izin veren fıkranın iptali istemiyle açılan davada Daire, önce yetki sorununu çözmüştür: Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca “çıkarılacak yönetmeliğin Bakanlığın görev alanı ile ilgili olması, kanunların uygulanmasını sağlama amacı gütmesi ve kanunlara aykırı olmaması gerektiği” vurgulanmıştır. Ardından Maden Kanunu ile 3573 sayılı Kanun arasındaki ilişkiyi kurmuştur: “zeytinlik sahalarda yürütülecek madencilik faaliyetleri bakımından 3213 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, ‘ilgili kanun hükümleri’ şeklinde yapılan atfın 3573 sayılı Kanun hükümlerine yönelik olduğu ve ayrı bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece zeytinlik sahalarda madencilik faaliyetlerinin ancak anılan Kanun hükümlerine çerçevesinde yürütülebileceği” sonucuna varmıştır. İdarenin enerji ihtiyacına dayalı savunması ise “3573 sayılı Kanun uyarınca korunma altında bulunan zeytinlik sahalardaki faaliyetlerin Kanun ile düzenlenmesi gerektiği ve esasen davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bu alanı kendi başına yönetmelik ile düzenleme yetkisi bulunmadığı” gerekçesiyle reddedilmiştir. Yönetmelik hükmünün İPTALİNE, oy birliğiyle karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 05.02.2025 T., 2024/2585 E., 2025/203 K.
İptal kararı temyizde onanmış, koruma rejimi kesinleşmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, davacıların menfaat ilişkisi bulunmadığını, yönetmeliğin sonradan yürürlükten kaldırıldığını ve her madencilik faaliyetinin zeytinliklere zarar vereceğinin peşinen kabul edilemeyeceğini ileri sürerek temyize gitmişti. Kurul, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmemiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi kararının ONANMASINA, oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verilmiştir. Karara iki karşı oy yazılmıştır. Birincisi sonuca katılmakla birlikte gerekçeyi değiştirmeyi önermiş ve düzenlemenin yetki yönünden hukuka aykırı olduğunu, çünkü tarım arazileri konusunda düzenleme yapma yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığında bulunduğunu savunmuştur. İkincisi ise madencilik faaliyetlerinin zeytinliklerin gelişmesine engel olup olmayacağının araştırılmadan karar verildiğini ileri sürerek bozma yönünde oy kullanmıştır. Bu görüşler Kurulun hükmü değil, karşı oy yazan üyelerin görüşleridir.
Danıştay 10. Daire, 30.11.2021 T., 2020/2907 E., 2021/5935 K.
Zeytinlik sahada büyükbaş hayvancılık tesisi kurulamaz. Tapuda zeytinlik vasıflı 24.125 metrekarelik taşınmaz üzerinde 850 baş sağmal inek çiftliği için ruhsat istenmiş, idare olumsuz görüş vermiş, ilk derece mahkemesi ise %10 kuralına dayanarak işlemi iptal etmişti. Daire önce arazinin niteliğini saptamıştır: tapu kaydının zeytinlik olması ve çiftliğin “etrafının zeytinliklerle çevrili durumda olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle” taşınmazın zeytinlik saha vasfında olduğu açıktır. Ardından hangi tesislerin kurulabileceğini belirlemiştir: “Zeytinlik sahalarda, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınacak izne istinaden ancak zeytinlik vasfına uygun şekilde zeytinyağı fabrikası ve tarımsal faaliyet yapılan küçük ölçekli tarımsal işletmelerin kurulması mümkündür.” Somut olayda, kurulmak istenen çiftliğin bu kategorilere girmemesi ve “zeytinlik sahalarına her çeşit hayvan sokulmasının yasak olması” nedenleriyle tesisin kurulamayacağı sonucuna varılmıştır. İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 29.12.2025 T., 2025/1417 E., 2025/10542 K.
Orman izni davalarında da zeytinlik yakınlığı araştırılmalıdır. Bir kalker taş ocağı ve kırma-eleme tesisi için verilen orman izninin iptali istemiyle açılan davada, bilirkişi raporu alanın bozuk orman niteliğinde olduğunu ve ekolojik yaşama olumsuz etkisi bulunmadığını saptamış, mahkeme davayı reddetmişti. Temyizde davacı ve müdahiller, alanın yakınında 3573 sayılı Kanun’la korunan zeytinliklerin bulunduğunu ileri sürmüştür. Daire, “bilirkişi raporunda bu hususa ilişkin bir tespit ve değerlendirmede bulunulmadığı”nı saptamış ve şu ölçütü koymuştur: “3573 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak, dava konusu izin alanının yakınında zeytinlik sahaların bulunup bulunmadığının, zeytinlik sahalar bulunması halinde, bu sahaların dava konusu izin alanına olan mesafesinin ve sözkonusu faaliyetlerin zeytinlikler üzerinde muhtemel etkilerinin ortaya konulması gerekmektedir.” Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
Birinci halka, korumanın yapısıdır. 3573 sayılı Kanun’un 20. maddesi iki ayrı yasak kurar. Birincisi mekânsaldır: sahalar daraltılamaz. İkincisi işlevseldir: belirli nitelikteki tesisler hem saha içinde hem de sahaya en az üç kilometre mesafede yapılamaz ve işletilemez. Bu ikinci yasağın mesafe boyutu, uygulamada en sık gözden kaçan noktadır; bir tesis zeytinlik alanın dışında olsa bile üç kilometre bandına giriyorsa yasak kapsamındadır.
İkinci halka, izne tâbi tesislerin dar listesidir. Kanun yalnızca zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmelerinin yapımına ve işletilmesine, Bakanlık izniyle cevaz verir. 10. Dairenin 30.11.2021 tarihli kararı bu listenin gerçekten kapalı olduğunu gösterir: 850 baş kapasiteli bir süt sığırcılığı tesisi ne zeytinyağı fabrikasıdır ne de küçük ölçekli tarımsal işletmedir; üstelik 14. maddedeki hayvan sokma yasağı da devreye girer.
Üçüncü halka, zeytinlik saha kavramının belirlenmesidir. Aynı karar, tapu kaydındaki “zeytinlik” tescilini ve arazinin etrafının zeytinliklerle çevrili olduğu yolundaki tespiti birlikte değerlendirerek niteliği saptamıştır. Dolayısıyla üzerinde hâlihazırda başka yapılar bulunması ya da imar planında tarım alanı görünmesi, arazinin zeytinlik saha sayılmasını kendiliğinden engellemez.
Dördüncü halka, yüzde on istisnasının sınırıdır. Bu istisna, iki şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır: sahanın belediye sınırları içinde bulunması ve imar hudutları kapsamına alınmış olması. Ayrıca sınır, yalnızca binalar üzerinden değil, altyapı ve sosyal tesisler dâhil toplam yapılaşma üzerinden hesaplanır. 10. Dairenin kararında, ilk derece mahkemesinin bu istisnaya dayanan gerekçesi, projenin niteliği ve uygulama imar planının bulunmaması nedeniyle isabetli görülmemiştir.
Beşinci halka, madencilikle ilişkidir ve son yılların asıl uyuşmazlık alanıdır. Maden Kanunu m.7/7, izne tâbi alanlarda “ilgili kanun hükümlerine göre” izin alınmasını zorunlu tutar. 8. Dairenin 02.05.2024 tarihli kararı bu atfın zeytinlikler bakımından 3573 sayılı Kanun’a yöneldiğini ve ayrı bir yasal düzenleme yapılmadıkça madenciliğin ancak bu Kanun çerçevesinde yürütülebileceğini belirlemiştir.
Altıncı halka, normlar hiyerarşisidir. Yönetmelikle getirilen düzenleme, madencinin taahhütnamesi ve Bakanlık izniyle zeytinlik alanlarda faaliyet yürütülmesine imkân tanıyordu. Daire bunu iki ayrı gerekçeyle reddetmiştir: kanunla getirilen sınırlama ve yasaklar yönetmelikle ortadan kaldırılamaz; ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bu alanı kendi başına düzenleme yetkisi yoktur. İdari Dava Daireleri Kurulu 05.02.2025’te bu kararı onayarak sonucu kesinleştirmiştir.
Yedinci halka, karşı oylardaki tartışmadır ve alanın hâlâ hareketli olduğunu gösterir. Bir karşı oy, sonuca katılmakla birlikte iptalin yetki gerekçesine dayanması gerektiğini; tarım arazileri konusunda düzenleme yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığında bulunduğunu savunmuştur. Diğeri ise 20. maddenin mefhumu muhalifinden, kimyevî atık bırakmayan ve toz-duman çıkarmayan tesislerin yapılabileceği sonucunu çıkarmış ve madencilik faaliyetinin bu nitelikte olup olmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Karar oy çokluğuyla alındığından, bu ikinci görüş gelecekteki dosyalarda tartışılmayı sürdürecektir.
Sekizinci halka, usulî sonuçtur ve dava pratiği bakımından en işlevsel olanıdır. 8. Dairenin 29.12.2025 tarihli kararı, orman izni gibi zeytinlikle doğrudan ilgisi görünmeyen izin türlerinde bile, izin alanının yakınında zeytinlik bulunup bulunmadığının, mesafenin ve muhtemel etkilerin bilirkişi raporunda ortaya konulmasını zorunlu görmüştür. Bu tespiti içermeyen raporlara dayanan kararlar eksik incelemeyle sakat sayılmaktadır. Konuyla bağlantılı olarak imar planının iptali davası, ÇED kararı ve iptal davası ve orman kadastrosu ve 2/B arazileri yazılarımıza bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Üç kilometre mesafe yasağını hesaba katmamak | Saha dışındaki tesis de yasak kapsamında kalır | Tesisin en yakın zeytinlik sahaya uzaklığını ölçtürmek |
| %10 istisnasını her zeytinlik için geçerli saymak | Belediye sınırı ve imar hududu şartları atlanır | İki şartın birlikte gerçekleştiğini belgelemek |
| %10 hesabına altyapı ve sosyal tesisleri katmamak | Sınır aşılır, yapılaşma hukuka aykırı hâle gelir | Toplam yapılaşma üzerinden hesap yapmak |
| Hayvancılık tesisini küçük ölçekli tarımsal işletme saymak | Kanunun kapalı listesi dışına çıkılır, talep reddedilir | Tesisin kanundaki kategorilerden birine girip girmediğini test etmek |
| Tapu vasfı farklı diye 3573 rejimini dışlamak | Fiilî durum zeytinlik ise koruma yine uygulanır | Arazinin çevresini ve fiilî kullanımını da belgelemek |
| Ağaç sökümüne izinsiz başlamak | Ağaç başına idarî para cezası doğar | Fennî gerekçeye dayalı Bakanlık iznini önceden almak |
| İzin alındıktan sonra bütün ağaçların sökülebileceğini sanmak | Kesin zaruret bulunmayan ağaçlar için sorumluluk doğar | Sökülecek ağaçları zaruret ölçütüyle sınırlamak |
| Bilirkişi raporunda zeytinlik değerlendirmesinin eksikliğine itiraz etmemek | Eksik incelemeye dayalı karar kesinleşir | Ek rapor ya da yeniden keşif talep etmek |
| Yönetmelik hükmüne dayanıp kanunî çerçeveyi denetlememek | Dayanak düzenleme iptal edilirse işlem çöker | Düzenleyici işlemin kanuna uygunluğunu baştan sorgulamak |
Zeytinlik alanda yapı yapılabilir mi?
Kural olarak hayır. 3573 sayılı Kanun m.20, zeytincilik sahalarının daraltılamayacağını düzenler. Tek istisna, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahaların imar hudutları kapsamına alınması hâlidir; bu durumda dahi altyapı ve sosyal tesisler dâhil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının yüzde onunu geçemez.
Üç kilometre kuralı ne anlama gelir?
Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası hariç, zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevî atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Yani yasak yalnızca saha içiyle sınırlı değildir; belirli nitelikteki tesisler için üç kilometrelik bir koruma bandı öngörülmüştür.
Zeytinlik alanda hangi tesisler kurulabilir?
Danıştay 10. Dairesinin 30.11.2021 tarihli kararında belirtildiği üzere, zeytinlik sahalarda Tarım ve Orman Bakanlığından alınacak izne istinaden ancak zeytinlik vasfına uygun şekilde zeytinyağı fabrikası ve tarımsal faaliyet yapılan küçük ölçekli tarımsal işletmelerin kurulması mümkündür.
Zeytinlik arazide hayvan çiftliği kurabilir miyim?
Hayır. Danıştay 10. Dairesi, 850 baş sağmal inek çiftliği talebini incelediği kararında, bu tesisin zeytinyağı fabrikası ya da küçük ölçekli tarımsal işletme niteliğinde olmadığını ve zeytinlik sahalara her çeşit hayvan sokulmasının yasak olduğunu belirterek tesisin kurulamayacağı sonucuna varmıştır.
Zeytin ağacı kesmek için izin gerekir mi?
Evet. Zeytin ağaçlarının sökülmesi Bakanlığın fennî gerekçeye dayalı iznine tâbidir. İzin verilirken Bakanlığa bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. İzin verilmiş olsa dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez; izinsiz kesenlere ağaç başına idarî para cezası uygulanır.
Tapuda zeytinlik yazmıyorsa Kanun uygulanmaz mı?
Uygulanabilir. Danıştay 10. Dairesi, tapu kaydındaki tescil ile arazinin etrafının zeytinliklerle çevrili olduğu yolundaki tespiti birlikte değerlendirerek taşınmazın zeytinlik saha vasfında olduğunu kabul etmiştir. Belirleyici olan yalnızca kayıt değil, arazinin fiilî durumudur.
Zeytinlik alanda madencilik yapılabilir mi?
Ancak 3573 sayılı Kanun’un çizdiği çerçevede. Danıştay 8. Dairesi, Maden Kanunu m.7/7’deki “ilgili kanun hükümleri” atfının zeytinlikler bakımından 3573 sayılı Kanun’a yöneldiğini ve ayrı bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece madencilik faaliyetlerinin ancak bu Kanun hükümleri çerçevesinde yürütülebileceğini belirtmiştir.
Maden Yönetmeliği’ndeki izin hükmüne ne oldu?
İptal edildi. Maden Yönetmeliği’nin 115. maddesine 01.03.2022’de eklenen dördüncü fıkra, Danıştay 8. Dairesinin 02.05.2024 tarihli kararıyla iptal edilmiş; bu iptal Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05.02.2025 tarihli kararıyla oy çokluğuyla ve kesin olarak onanmıştır.
İptalin gerekçesi neydi?
İki temel gerekçe vardır. Birincisi normlar hiyerarşisine ilişkindir: Maden Kanunu’ndaki atıf ve 3573 sayılı Kanun ile getirilen sınırlama ve yasaklar yönetmelikle ortadan kaldırılamaz. İkincisi yetkiye ilişkindir: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, 3573 sayılı Kanun uyarınca koruma altında bulunan zeytinlik sahalardaki faaliyetleri kendi başına yönetmelikle düzenleme yetkisi bulunmamaktadır.
Karara karşı oy yazıldı mı?
Evet, İdari Dava Daireleri Kurulunun onama kararına iki karşı oy yazılmıştır. Biri sonuca katılmakla birlikte iptalin yetki gerekçesine dayanması gerektiğini, tarım arazileri konusunda düzenleme yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığında bulunduğunu savunmuştur. Diğeri, madencilik faaliyetinin zeytinliklerin gelişmesine engel olup olmayacağının araştırılmadığını ileri sürerek bozma yönünde oy kullanmıştır.
Orman izni alırken zeytinlik durumu araştırılır mı?
Araştırılmalıdır. Danıştay 8. Dairesi 29.12.2025 tarihli kararında, izin alanının yakınında zeytinlik sahaların bulunup bulunmadığının, varsa bu sahaların izin alanına olan mesafesinin ve faaliyetlerin zeytinlikler üzerindeki muhtemel etkilerinin ortaya konulması gerektiğini belirterek, bu tespiti içermeyen bilirkişi raporuna dayanan kararı bozmuştur.
Zeytinliğe hayvan sokmak suç mudur?
3573 sayılı Kanun m.14’e göre zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması ve yerleşim sahaları hariç zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır. Bu hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Çift sürme ve nakliyatta kullanılan hayvanlara ağızlık takılması şartıyla izin verilir.
Eski imar planları geçerli mi?
3573 sayılı Kanun m.20’nin son fıkrasında, bu Kanun’un yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planlarının geçerli olduğu düzenlenmiştir. Bu nedenle plan tarihinin Kanun’un yayım tarihinden önce olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Zeytinlik alanla ilgili uyuşmazlık hangi yargıda görülür?
İdarenin verdiği ya da reddettiği izinler, ruhsat işlemleri ve düzenleyici işlemler idarî yargıda dava konusu edilir. Nitekim incelenen kararların tamamı Danıştay tarafından verilmiştir. Zeytin ağacı kesme suçuna ilişkin uyuşmazlıklar ise ceza yargısının görev alanına girer.
Bakanlık adları neden farklı geçiyor?
3573 sayılı Kanun 1939 tarihli olup metninde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ifadesi yer almaktadır. İdarî yapılanmadaki değişiklikler nedeniyle bu yetkiler bugün Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kullanılmaktadır. Danıştay kararlarında da her iki adlandırma birlikte kullanılmaktadır.
- 2709 sayılı Anayasa m.45 — tarım arazileri ile çayır ve meraların korunması
- 2709 sayılı Anayasa m.124 — yönetmelik çıkarma yetkisinin sınırı
- 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun m.1-3 — zeytinliklerin tesisi ve tahsisi
- 3573 sayılı Kanun m.14 — zeytinliklere hayvan sokma yasağı
- 3573 sayılı Kanun m.17 — zeytinciliğin ıslahı ve yönetmelik yetkisi
- 3573 sayılı Kanun m.20 — daraltma yasağı, 3 km kuralı ve %10 istisnası
- 3213 sayılı Maden Kanunu m.7/7 — izne tâbi alanlarda izin zorunluluğu
- 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m.13 — tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.16 — devlet ormanlarında maden izni
- Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik m.23 — sanayi tesisi kurulmasının önlenmesi
- Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik m.24 — alanların daraltılmasının önlenmesi
- Maden Yönetmeliği m.115 — tarım arazilerinde madencilik faaliyetleri
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: imar planının iptali davası, ÇED kararı ve iptal davası, orman kadastrosu ve 2/B arazileri, kadastro tespitine itiraz ve imar planı değişikliğine itiraz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukukî görüş niteliği taşımaz. Zeytinlik alanlara ilişkin uyuşmazlıklar, taşınmazın konumuna, imar durumuna ve planlanan tesisin niteliğine göre farklı sonuçlar doğurur. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız gerekir.