Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

legapro kapak 16967 LegaPro Hukuk Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40
Kısaca
  • Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma payı, 5510 sayılı Kanun m.40’ta düzenlenmiştir.
  • Zam, sigortalının prim ödeme gün sayısına eklenir; her 360 gün çalışma için tabloda gösterilen gün sayısı verilir.
  • 360 günden eksik süreler, 360 gün için öngörülen zamla orantılı olarak hesaplanır.
  • Kapsam sınırlı sayıdadır: kanunda yirmi sıra hâlinde sayılan iş ve işyerleri dışına çıkılamaz.
  • Kural olarak iki şart birlikte aranır: kapsamdaki işte fiilen çalışma ve işin risklerine maruz kalma.
  • Tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarındaki sigortalılar bu şarttan istisnadır.
  • Yargıtay, riske fiilen maruz kalmış olmanın değil, riske maruziyet hâliyle çalışmanın yeterli olduğunu kabul etmiştir.
  • Yangın söndürme işçisinde kadro ve pozisyonun yangın söndürme olması, riske maruz kalma şartını da içinde barındırır.
  • Zam, bildirilen tüm süreye değil fiilen çalışılan süreye göre hesaplanır; yıllık izin, hafta tatili ve genel tatiller kural olarak çıkarılır.
  • Tablonun (10) numaralı sırasında yer alan yer altı işlerinde bu çıkarma yapılmaz.
  • Eklenecek süre (13) ve (14) numaralı sıralar için sekiz, diğerleri için beş yılı geçemez.
  • Bu sürenin üç yılı geçmemek üzere yarısı emeklilik yaş haddinden indirilir; (18) numaralı sırada tamamı indirilir.
  • Yaştan indirim için (10) numaralı sırada en az 1800, diğerlerinde en az 3600 gün kapsamdaki işte çalışmış olmak gerekir.
  • Kanunda sayılmayan bir iş, yönetmelikle kapsama alınamaz; Danıştay bunu açıkça belirtmiştir.
  • Memurlukta kazanılan fiilî hizmet müddeti zammı, birleştirmede yaş haddinden indirilir; ancak sigortalılık başlangıcını geriye çekmez.

Yıpranma payı, emeklilik hesabında en çok merak edilen ama en çok yanlış bilinen kalemlerden biri. “Ben de ağır işte çalışıyorum, bana da yıpranma verilir mi?” sorusunun cevabı çoğu zaman işin ne kadar yorucu olduğuna değil, kanundaki listede yer alıp almadığına bağlı.

Bu yazıda yıpranma payının kimlere verildiği, fiilen çalışma ile riske maruz kalma şartlarının nasıl anlaşıldığı, hangi günlerin hesaba katılmadığı, üst sınırlar ve yaştan indirim ile memurluktan gelen sürelerin birleştirmede nasıl değerlendirildiği, Yargıtay ve Danıştay kararlarıyla birlikte ele alınıyor.

Kanunî dayanak

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.40/1-2:
“Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. Tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz. Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi zammı uygulanır.”
Aynı maddenin son fıkraları (üst sınır, yaştan indirim ve gün şartı):
“Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, yukarıdaki tablonun (13) ve (14) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için sekiz, diğer sigortalılar için beş yılı geçmemek üzere uzun vadeli sigorta kolları uygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir. Bu sürelerin, üç yılı geçmemek üzere; (18) numaralı sırasında bulunanlar için tamamı diğerleri için yarısı emeklilik yaş hadlerinden indirilir. Tablonun (10) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz. Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddi indiriminden yararlanabilmek için ölüm ve malûliyet halleri ile (18) numaralı sırada bulunanlar hariç tablonun (10) numaralı sırasında yer alan sigortalıların en az 1800 gün, diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en az 3600 gün belirtilen işyeri ve işlerde çalışmış olmaları şarttır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.”
Değişiklik uyarısı: m.40 tümüyle 17/4/2008 tarihli 5754 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle değiştirilmiş ve 1/10/2008’de yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önceki dönem için 506 sayılı Kanun’un mülga ek 5. maddesindeki “itibari hizmet süresi” ile 5434 sayılı Kanun’un “fiilî hizmet müddeti zammı” ve “itibari hizmet müddeti” hükümleri uygulanmaya devam eder. Tablo defalarca genişlemiştir: (17) ve (18) numaralı sıralar 10/1/2013 tarihli 6385 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle, (19) numaralı sıra 15/8/2017 tarihli 694 sayılı KHK’nın 153. maddesiyle (1/2/2018 tarihli 7078 sayılı Kanun’un 148. maddesiyle aynen kabul edilerek), (20) numaralı sıra 26/7/2018 tarihli 7146 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle eklenmiştir. (10) numaralı sıraya ilişkin ek cümle 10/9/2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 42. maddesiyle getirilmiştir. Basın ve gazetecilik mesleğine ilişkin (16) numaralı sıra, Anayasa Mahkemesi’nin 25/12/2019 tarihli E.2019/62, K.2019/98 sayılı kararıyla iptal edilmiş, ardından 11/11/2020 tarihli 7256 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. Uygulama, 27/9/2008 tarihli 27010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile yürütülmektedir. Aşağıdaki kararların bir kısmı kapatılan 21. Hukuk Dairesince verilmiş olup, benimsenen ölçütler 10. Hukuk Dairesi uygulamasında sürdürülmektedir.
ÖlçütKuralİstisna
KapsamKanundaki yirmi sıra ile sınırlıdırYönetmelikle genişletilemez
ŞartlarKapsamdaki işte fiilen çalışma + riske maruz kalma(13) ve (14) numaralı sıralarda aranmaz
Hesap birimiHer 360 gün için tablodaki gün sayısıEksik süreler orantılı hesaplanır
İzin ve tatillerKural olarak hesaptan çıkarılır(10) numaralı sırada çıkarılmaz
Birden çok bende girmeEn yüksek benden uygulanır
Prim gününe eklenecek üst sınırBeş yıl(13) ve (14) için sekiz yıl
Yaştan indirimSürenin yarısı, en çok üç yıl(18) için tamamı; (10) için süre sınırı yok
Yaştan indirim için gün şartıEn az 3600 gün(10) için 1800 gün; ölüm ve malullükte aranmaz
Memurlukta kazanılan süreBirleştirmede yaş haddinden indirilirSigortalılık başlangıcını geriye çekmez
Kritik nokta: Uygulamadaki en yaygın yanılgı, “ağır ve tehlikeli işte çalışan herkese yıpranma payı verilir” düşüncesidir. Oysa m.40’taki tablo sınırlı sayıda sayma yöntemiyle kurulmuştur: kanunda sayılmayan bir iş, ne kadar yıpratıcı olursa olsun kapsama giremez. Danıştay 12. Dairesi bunu açıkça ifade etmiş, kanunda yer almayan sigortalıların alt norm olan yönetmelikle kapsama alınamayacağını belirtmiştir. Buna karşılık kapsam içindeki bir işte çalışan sigortalı bakımından ölçü katıdır: Yargıtay, işin zararlı etkisine somut olarak maruz kalındığının ayrıca ispatını aramamakta, riske maruziyet hâliyle çalışmayı yeterli saymaktadır. Yani tartışma “ne kadar yıprandım” değil, “listede miyim ve o işi fiilen yapıyor muyum” eksenindedir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Önce kanundaki yirmi sıradan hangisine girdiğinizi belirleyin; giremiyorsanız yıpranma payı talebi sonuç vermez.
  2. İşyerinin faaliyet konusu ile sizin fiilen yaptığınız işi ayrı ayrı yazın; tabloda hem işyeri hem yapılan iş aranır.
  3. Kadro, unvan ve pozisyonunuzu gösteren belgeleri toplayın: iş sözleşmesi, görevlendirme yazısı, işçi hareket onayı.
  4. Aldığınız eğitim, kurs ve sertifikaları ekleyin; bunlar fiilen yapılan işi göstermek bakımından güçlü delildir.
  5. İşveren bildiriminin hangi belge türüyle yapıldığını kontrol edin; kapsamdaki işyerlerinde özel belge kodu kullanılır.
  6. Kurum kayıtlarınızdan hangi dönemlerin yıpranma kapsamında bildirildiğini dönem dönem çıkarın.
  7. Eksik bildirim varsa önce Kuruma yazılı başvurun ve cevabı bekleyin; dava süreci buna göre kurulur.
  8. Dava açarken hem işvereni hem Kurumu hasım göstermeyi değerlendirin; tespit hükmünün her ikisine karşı ileri sürülebilmesi gerekir.
  9. Puantaj kayıtlarını, işyeri dosyasını ve varsa iş sağlığı ölçüm raporlarını celbettirin.
  10. Hesabın bildirilen tüm süre üzerinden değil, fiilen çalışılan süre üzerinden yapılmasını talep edin; izin ve tatil günlerinin ayrıştırılmasını isteyin.
  11. Yer altı işlerinde bu çıkarmanın yapılmayacağını dilekçede ayrıca belirtin.
  12. Tahsis aşamasında yaştan indirim için gerekli 3600 (yer altında 1800) gün şartını sağlayıp sağlamadığınızı hesaplayın.
Yargı kararları

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 14.03.2024 T., 2023/5011 E., 2024/2753 K.
Zararlı etkiye somut olarak maruz kalmak değil, riske maruziyet hâliyle çalışmak yeterlidir. Bakır ürün imalatı yapan bir işyerinde anot döküm ustası olarak çalışan sigortalı bakımından mahkeme, işyerini kapsamda saymış ancak sigortalının bakır toksisitesine maruz kalmadığı gerekçesiyle zammı vermemişti. Daire bu yaklaşımı isabetsiz bulmuş ve “davacının döküm işinde, döküm kalıp ve maçalarının yapılması ve döküme hazır duruma getirilmesi, döküm şarjının hazırlanması ve her çeşit maden eritme (izabe) fırınlarının döküme hazır duruma getirilmesi, maden eritme ve dökme işleri olarak üç ayrı sınıf olarak belirtilen işlerden birisinde fiilin çalışması dolaysıyla zararlı etkiye maruz kalması değil bu riske maruziyet haliyle çalışması fiili hizmet süresi zammı verilmesi için yeterlidir” demiştir. Hesap yöntemi bakımından ise, dönem içindeki “yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin belirlenip çıkarılması ile bildirilen tüm süreye değil fiilen çalışılan süre için hesaplanan fiili hizmet süresi zammının verilmesi” gerektiği belirtilmiştir. Karar sonucu: bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 11.12.2018 T., 2017/3744 E., 2018/9144 K.
Yangın söndürme kadrosunda çalışmak, riske maruz kalma şartını da içinde barındırır. Orman teşkilatında yangın söndürme işçisi olarak çalışan sigortalı bakımından bölge adliye mahkemesi, yalnızca fiilen yangına müdahale edilen saatleri esas alarak zammı dört güne indirmişti. Daire bunu kabul etmemiş; dosyadaki işçi hareket onayı, belirli süreli iş sözleşmesi ve “Orman Yangınlarıyla Mücadele ve İş Güvenliği” eğitim belgelerini değerlendirerek “tüm dosya kapsamından davacının yangın söndürme işçisi olarak çalıştığı sabit olup, kadrosunun yangın söndürme olması nedeniyle 5510 sayılı Yasa’nın 40. maddesinde belirtilen risklere maruz kalma şartını da içerdiği halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce davacının yangın söndürme çalışmalarına fiilen katıldığı süreye göre itibari hizmetini hesaplaması hatalı olmuştur” sonucuna varmıştır. Karar sonucu: bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda yer alan “iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir” değerlendirmesi bölge adliye mahkemesine aittir ve bozulan gerekçedir.

Danıştay 12. Daire, 07.02.2023 T., 2020/2235 E., 2023/372 K.
Kanunda sayılmayan bir iş, yönetmelikle kapsama alınamaz. Bir üniversitenin metal işleri atölyesinde teknisyen olarak çalışan davacı, yüksek ses, kimyasal gaz ve toza maruz kaldığını ileri sürerek yönetmelik tablosunda “metal işleri”ne yer verilmemesinin eksik düzenleme olduğunu savunmuştur. Daire, yönetmeliğin “Kanun’un verdiği takdir yetkisini sınırlandırıcı ve daraltıcı farklı yeni kurallar getirmediği gibi eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilen tablonun, anılan Kanun’un 40. maddesinin ikinci fıkrasının devamındaki tablonun tekrarından ibaret olduğu”nu saptamış ve “dayanağı Kanun hükmünde yer almayan sigortalıların, alt hukuk normu olan Yönetmelik kapsamına alınmasının mümkün olmaması” karşısında düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Karar sonucu: hem yönetmelik hükmü hem bireysel işlem yönünden DAVANIN REDDİNE, oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda yer alan Danıştay Tetkik Hâkimi ve Danıştay Savcısı düşünceleri Daire’nin hükmü değildir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 24.06.2024 T., 2024/2789 E., 2024/6881 K.
Memurlukta kazanılan fiilî hizmet müddeti zammı yaş haddinden indirilir, ancak sigortalılık başlangıcını geriye çekmez. Muvazzaf subay olarak görev yaptıktan sonra özel sektörde çalışmaya başlayan sigortalının, 5434 sayılı Kanun kapsamında kazandığı zammın sigortalılık başlangıcından geri çekilmesi istemiyle açtığı davada, kararda aktarılan Hukuk Genel Kurulu gerekçesinde farazi sigortalılık kavramı “ağır, yıpratıcı veya tehlikeli işlerde ve işyerlerinde çalışanların sigortalılık sürelerine fazladan belirli bir sürenin farazi sigortalılık süresi olarak eklenmesi” biçiminde tanımlanmış; sonuç olarak “506 sayılı Kanun’da düzenlenen itibari hizmet süresinden farklı olan fiili hizmet müddeti zammının sigortalılık süresi yönünden sigortalılık başlangıç tarihinden geriye doğru ekleme yapılması suretiyle sigortalılık başlangıç tarihini geriye götürecek şekilde ek bir sigortalılık süresine imkân vermesine olanak bulunmamaktadır” denilmiştir. Buna karşılık aynı zammın 506 sayılı Kanun’un ek 39. maddesi uyarınca yaş haddinden indirileceği kabul edilmiştir. Karar sonucu: faiz başlangıcının düzeltilmesi suretiyle mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu dört karar, yıpranma payı uyuşmazlıklarının dört ayrı eşiğini gösterir: kapsam, şart, hesap ve birleştirme. Bir talep bu eşiklerden hangisinde takılırsa orada biter.

Birinci eşik kapsamdır ve en katı olanıdır. Kanun, yirmi sıra hâlinde iş ve işyerlerini sayar; bu bir örnekleme değil, sınırlı sayımdır. Danıştay 12. Dairesi’nin metal işleri kararı bunun sonucunu net biçimde ortaya koyar: bir işin fiilen yıpratıcı olması, kanunun listesine girmediği sürece hak doğurmaz ve bu boşluk yönetmelikle kapatılamaz. Kapsamı genişletmek yasama organının işidir.

İkinci eşik şarttır. Kanun, kapsamdaki işyerinde fiilen çalışmayı ve işin risklerine maruz kalmayı birlikte arar. Ancak Yargıtay bu şartı, sigortalıdan somut bir zarar veya maruziyet ölçümü istemek biçiminde uygulamaz. Döküm kararında ifade edildiği gibi belirleyici olan, sayılan işlerden birinde çalışmak ve böylece riske maruziyet hâlinde bulunmaktır.

Yangın söndürme işçisi kararı aynı ölçütü kadro üzerinden gösterir. Kadro ve pozisyon yangın söndürme ise, yangın çıkmadığı günlerde başka iş yapılmış olması hakkı ortadan kaldırmaz; risk, görevin kendisinde içkindir. Bu, mevsimlik ve nöbet esaslı çalışan pek çok işçi bakımından belirleyici bir kabuldür.

Üçüncü eşik hesaptır ve burada denge sigortalı aleyhine döner. Zam, bildirilen toplam süre üzerinden değil fiilen çalışılan süre üzerinden hesaplanır; yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil günleri kural olarak çıkarılır. Bu çıkarmanın yapılmadığı tek yer, kanunun (10) numaralı sırasındaki yer altı işleridir. Uygulamada rapora itirazın en verimli noktası da burasıdır.

Dördüncü eşik, kamu ve özel sektör hizmetlerinin birleştiği hâllerde ortaya çıkar. Memurlukta kazanılan fiilî hizmet müddeti zammı, birleştirme sonrasında yaş haddinden indirilebilir; fakat sigortalılık başlangıcını geriye çekerek ek bir sigortalılık süresi yaratmaz. Bu ayrım, subay, polis ve infaz görevlisi olarak çalışıp sonra özel sektöre geçenlerde doğrudan sonuç doğurur ve hizmet birleştirme yazımızdaki çerçeveyle birlikte okunmalıdır.

Yıpranma payının pratik değeri, yalnızca prim gün sayısını artırmasından gelmez; kanunda öngörülen sınırlar içinde emeklilik yaşını da düşürür. Ancak bu indirimden yararlanmak için kapsamdaki işte en az 3600 gün (yer altında 1800 gün) çalışmış olmak gerekir. Yaş ve gün eşiklerinin genel görünümü için erken emeklilik ve 3600 gün yazımıza bakılabilir.

Son olarak, yıpranma payı bir tazminat değil, sosyal güvenlik hakkıdır; işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini hafifletmez. Riskin varlığı yıpranma payını doğururken, aynı risk işverenin önleme ve koruma borcunu da ağırlaştırır; bu yükümlülüklerin kapsamı iş sağlığı ve güvenliğinde işveren sorumluluğu yazımızda ele alınmaktadır.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
“Ağır işte çalışan herkese verilir” sanmakTalebin kapsam yönünden reddiKanundaki yirmi sıra tek tek kontrol edilir
Yalnızca işyerinin faaliyetine bakmakEksik değerlendirmeİşyeri ve yapılan iş birlikte aranır
Zararlı etkiye maruz kalmayı ayrıca ispata çalışmakGereksiz delil tartışmasıRiske maruziyet hâliyle çalışmak yeterlidir
Yalnızca fiilen müdahale edilen saatleri saymakHesabın haksız biçimde düşmesiKadro ve pozisyon esas alınır
Bildirilen tüm süreyi hesaba katmakRaporun bozulmasıİzin ve tatil günleri çıkarılır
Yer altı işlerinde de izin çıkarmakHakkın eksik hesaplanması(10) numaralı sırada çıkarma yapılmaz
Birden çok bende girince toplamakHatalı hesapEn yüksek bentten uygulanır
Yaştan indirimi sürenin tamamı sanmakEmeklilik tarihinin yanlış hesaplanmasıKural olarak yarısı, en çok üç yıl indirilir
Memurluk zammıyla sigorta başlangıcını geri çekmekTahsis talebinin reddiZam yaştan indirilir, başlangıcı geriye çekmez
Yıpranma payı nedir?

Kanunî adı fiilî hizmet süresi zammıdır. 5510 sayılı Kanun m.40’ta sayılan iş ve işyerlerinde çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayısına, her 360 günlük çalışma için tabloda gösterilen gün sayısının eklenmesidir.

Hangi işler kapsamdadır?

Kanun yirmi sıra hâlinde sayar: kurşun ve arsenik işleri, cam, cıva, çimento, kok ve termik santraller, alüminyum, demir-çelik, döküm, asit üretimi, yer altı işleri, radyoaktif maddelerle yapılan işler, su altı işleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet ve MİT, itfaiye ve yangın söndürme, basın ve gazetecilik, TRT, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı, ceza infaz kurumları ile insan sağlığına ilişkin işler.

Kaç gün yıpranma verilir?

Tabloya göre değişir; çoğu sırada her 360 gün için 60 veya 90 gün, yer altı işlerinde 180 gündür. 360 günden eksik süreler orantılı hesaplanır.

Fiilen çalışma ve riske maruz kalma ne demektir?

Sigortalının kapsamdaki işyerinde, tabloda o işyeri karşısında gösterilen işi yapıyor olmasıdır. Yargıtay, zararlı etkiye somut olarak maruz kalındığının ayrıca ispatını aramamakta; sayılan işte riske maruziyet hâliyle çalışmayı yeterli saymaktadır.

Bu şart herkes için aranır mı?

Hayır. Kanun, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalıları, yani Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik mensupları ile emniyet ve MİT mensuplarını bu şarttan istisna tutmuştur.

Yangın söndürme işçisi yangın olmayan günler için de yararlanır mı?

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2018 tarihli kararına göre kadronun yangın söndürme olması riske maruz kalma şartını da içerir; hesabın yalnızca fiilen yangına katılınan saatlere göre yapılması hatalı bulunmuştur.

Yıllık izin ve tatil günleri hesaba katılır mı?

Kural olarak katılmaz; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim ve hazırlık süreleri ayrıştırılarak çıkarılır. Tablonun (10) numaralı sırasındaki yer altı işlerinde bu şart aranmaz.

Birden fazla bende giriyorsam süreler toplanır mı?

Hayır. Kanun açıkça, birden fazla bende dâhil olanlar için en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi zammı uygulanacağını düzenler.

En fazla ne kadar yıpranma eklenebilir?

Prim ödeme gün sayısına eklenecek süre, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarındaki sigortalılar için sekiz, diğer sigortalılar için beş yılı geçemez.

Emeklilik yaşından ne kadar indirim yapılır?

Eklenen sürenin üç yılı geçmemek üzere yarısı yaş haddinden indirilir. (18) numaralı sıradaki sigortalılar için tamamı indirilir; (10) numaralı sıradaki yer altı işlerinde bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz.

Yaştan indirim için ek bir şart var mı?

Evet. Ölüm ve malullük hâlleri ile (18) numaralı sıra hariç, tablonun (10) numaralı sırasındakilerin en az 1800 gün, diğer sıralardakilerin ise en az 3600 gün kapsamdaki işyeri ve işlerde çalışmış olmaları gerekir.

Kanunda sayılmayan bir iş yönetmelikle eklenebilir mi?

Hayır. Danıştay 12. Dairesi, dayanağı kanun hükmünde yer almayan sigortalıların alt hukuk normu olan yönetmelik kapsamına alınmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.

Memurken kazandığım yıpranma özel sektöre geçince ne olur?

Hizmetler birleştirildiğinde 5434 sayılı Kanun kapsamındaki fiilî hizmet müddeti zammı emeklilik işlemlerinde fiilî hizmet sayılır ve yaş haddinden indirilir; ancak sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekerek ek bir sigortalılık süresi yaratmaz.

1 Ekim 2008 öncesi dönem nasıl değerlendirilir?

O dönem için 506 sayılı Kanun’un mülga ek 5. maddesindeki itibari hizmet süresi ile 5434 sayılı Kanun’un fiilî hizmet müddeti zammı ve itibari hizmet müddeti hükümleri uygulanmaya devam eder.

İşveren bildirmezse ne yapılabilir?

Önce Kuruma yazılı başvuru yapılır; talep reddedilirse iş mahkemesinde fiilî hizmet süresi zammının tespiti davası açılabilir. Yargılamada işyeri dosyası, puantaj kayıtları, görevlendirme belgeleri ve tanık beyanları değerlendirilir.

İlgili mevzuat
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.40 – fiilî hizmet süresi zammı ve kapsam tablosu
  • 5510 sayılı Kanun m.4 – sigortalı sayılanlar (a) ve (c) bentleri
  • 5510 sayılı Kanun m.28 – yaşlılık aylığına hak kazanma şartları
  • 5510 sayılı Kanun m.42 – gelir, aylık ve toptan ödemelerin hesaplanma süresi
  • 5510 sayılı Kanun geçici m.1 ve geçici m.7 – önceki kanunlara tâbi olanlar ve geçiş hükümleri
  • Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m.5 – yararlanma şartları ve tablo
  • 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu mülga ek m.5 – itibari hizmet süresi
  • 506 sayılı Kanun mülga ek m.39 – itibari hizmet süresinin yaş haddinden indirilmesi
  • 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu m.31-34 – fiilî hizmet müddeti ve zamları
  • 5434 sayılı Kanun m.35-38 ve geçici m.205 – itibari hizmet müddeti ve yaş haddi indirimi
  • 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun m.4 ve m.8
  • 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.10 – risk değerlendirmesi

İlgili yazılarımız: malulen emeklilik, meslek hastalığı, askerlik borçlanması, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti, emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Öğrenim Kredisi ve Bursun Kesilmesi (5102 Sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Yükseköğrenimde burs ve öğrenim kredisi iki ayrı kurumdur:…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara