Orman Kadastrosu ve 2/B Arazileri: Kadastro Tespitine İtiraz Davası

- Orman kadastrosu, orman sayılan yerlerin sınırlarının tespiti işlemidir ve orman kadastro komisyonlarınca yapılır.
- Komisyon kararlarına ilişkin tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün ilan edilir; bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir.
- İtirazı olanlar askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemesinde dava açabilir; süre geçerse tutanak ve haritalar kesinleşir.
- Kesinleşmeden itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
- Sınırlamaya itiraz davalarında hasım Orman Genel Müdürlüğü; 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine itirazda hasım Hazine ve Orman Genel Müdürlüğüdür.
- Orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilen taşınmazın mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkı Orman İdaresine aittir; bu davalarda ikisi zorunlu dava arkadaşıdır.
- 2/B, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman sınırları dışına çıkarılmasıdır.
- 2/B uygulaması ancak kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerlerde yapılabilir.
- Muhafaza ormanı, millî park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve izin-irtifak tesis edilen alanlarda; yanan orman sahalarında ise hiçbir şekilde 2. madde uygulanmaz.
- Zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış tapu kaydıyla ormandan yer kazanılamaz.
- Öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağı orman sayılan yerdir.
- Orman kadastrosuna itiraz davası derdestken kadastro tespiti yapılırsa tutanağın malik hanesi hukuken açıktır ve kadastro hâkimi resen araştırma yapar.
- Zilyetlikle kazanımda 3402 sayılı Kanun m. 14’teki miktar sınırı ve m. 17’deki imar-ihya koşulları ayrıca denetlenir.
- Kadastro hâkimi, infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmak zorundadır; ada veya parsel numarasındaki yanlışlık dahi bozma sebebi olur.
Kırsalda en çok mülkiyet kaybına yol açan uyuşmazlık, kuşaklardır kullanılan bir tarlanın orman kadastrosu sonucunda orman sınırı içinde bırakılmasıdır. Tersi de sık görülür: Orman İdaresi, sınır dışında bırakılan bir alanın aslında orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açar.
Her iki hâlde de tartışma aynı teknik zemine oturur: hava fotoğrafları, memleket haritaları, amenajman planları ve keşif. Aşağıda orman kadastrosuna itirazın süresini ve hasmını, 2/B uygulamasının koşullarını, zilyetlikle kazanımın sınırlarını ve Yargıtay’ın aradığı araştırma yöntemini kararlarla birlikte ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
6831 sayılı Orman Kanunu m. 2 – Orman sınırları dışına çıkarma (2/A ve 2/B): “Orman sayılan yerlerden: A) Öncelikle orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi maksadıyla, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen yerler ile halen orman rejimi içinde bulunan funda ve makilerle örtülü yerlerden tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tespit edilen yerler, B) 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, Orman sınırları dışına çıkartılır… Bu yerler dışında orman sınırlarında hiçbir suretle daraltma yapılamaz. Bu madde hükümleri; muhafaza ormanı, millî park alanları, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlık alanlar ve 3 üncü madde ile orman rejimi içine alınan yerlerde bu niteliklerinin devamı süresince; yanan orman sahalarında ise hiçbir şekilde uygulanmaz.”
6831 sayılı Kanun m. 11 – İlan, itiraz süresi ve hasım: “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasım Orman Genel Müdürlüğü; 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında ise hasım Hazine ve Orman Genel Müdürlüğüdür.”
Kavramlar ve ölçütler
| Kavram | Ölçüt | Dayanak |
|---|---|---|
| Orman kadastrosu | Orman sayılan yerlerin sınırlarının komisyonca tespiti | 6831 m. 7 |
| Askı ilanı | Otuz gün; ilgililere şahsen tebliğ hükmünde | 6831 m. 11/1 |
| İtiraz süresi | Askı tarihinden itibaren otuz gün | 6831 m. 11/1 |
| Kesinleşme sonrası sınır | On yıl geçtikten sonra Hazine hariç dava açılamaz | 6831 m. 11/1 |
| Sınırlamaya itirazda hasım | Orman Genel Müdürlüğü | 6831 m. 11/2 |
| 2. madde uygulamasına itirazda hasım | Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü | 6831 m. 11/2 |
| 2/B tarihi eşiği | 31.12.1981’den önce orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olmak | 6831 m. 2/B |
| 2. maddenin uygulanmayacağı yerler | Muhafaza ormanı, millî park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı, izin-irtifaklı alanlar; yanan orman sahaları | 6831 m. 2/4 |
| Ormandan yer kazanma | Zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış tapu kaydıyla kazanılamaz | Yerleşik içtihat |
| Bitki örtüsünün yok edilmesi | Salt orman toprağı orman sayılan yerdir | Yerleşik içtihat |
Kritik nokta: Bu davalarda kaybedilen dosyaların büyük bölümü hukuki değil teknik nedenlerle kaybedilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, yalnızca büro incelemesine dayanan raporları yeterli görmemekte; en eski tarihli ve dava tarihinden on beş ila yirmi beş yıl öncesine ait memleket haritaları ile hava fotoğraflarının getirtilmesini, bunların stereoskop aletiyle üç boyutlu incelenmesini, kadastro paftası ile aynı ölçeğe çevrilerek üst üste aplike edilmesini ve komşu parsellerle birlikte değerlendirilmesini aramaktadır. Bu belgeler dosyaya girmeden alınan rapor, lehe de olsa hükme esas alınamaz.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Askı ilanının tarihini tespit edin. İlan, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir; süre bu tarihten işler.
- Otuz günlük süreyi kaçırmayın. Tutanak ve haritalara itiraz, askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemesinde açılacak dava ile yapılır.
- Hasmı doğru belirleyin. Sınırlamaya itirazda Orman Genel Müdürlüğü, 2. madde uygulamasına itirazda Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü hasım gösterilmelidir.
- Zorunlu dava arkadaşlığını gözetin. Orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilen taşınmazlarda Hazine ile Orman İdaresi zorunlu dava arkadaşıdır; taraf teşkili sağlanmadan esasa girilemez.
- Kadastro tutanağının aslını getirtin. Aynı parsel hakkındaki davalar birleştirilmeli ve taşınmaz hakkında tek sicil oluşturulmalıdır.
- Eski hava fotoğraflarını isteyin. Yöreye ait en eski tarihli ve dava tarihinden on beş, yirmi, yirmi beş yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile memleket haritaları dosyaya getirtilmelidir.
- Amenajman planını ve tahdit haritasını ekletin. Taşınmazın orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterildiği onaylı harita örneği dosyaya girmelidir.
- 2/B belgelerini eksiksiz isteyin. İşe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçların askı ilan tutanakları eksiksiz getirtilmelidir.
- 2/B’nin ön şartını sorgulayın. Bu uygulama ancak kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerlerde yapılabilir; sınır kesinleşmemişse uygulama tartışmalı hâle gelir.
- Bilirkişi heyetinin bileşimine dikkat edin. Üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi-fotogrametri mühendisi ile yerel bilirkişi kurulu aranmaktadır.
- Orman içi açıklık savunmasını hazırlayın. Taşınmazın 6831 m. 17/2 anlamında orman içi açıklık olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
- Zilyetlik sınırlarını hesaplayın. 3402 sayılı Kanun m. 14 uyarınca aynı çalışma alanında kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz edinilip edinilmediği ile m. 14/2’deki miktar sınırının aşılıp aşılmadığı araştırılmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1172, K. 2024/2664, 22.04.2024
Kadastro hâkimi infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmak zorundadır. Orman İdaresi, orman parseline bitişik ve komşu olmayan bazı alanların orman sayılan yerlerden olduğu hâlde orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi hava fotoğrafı incelemeleri sonucunda bir kısım parselleri orman sayarak dava konusu yerlerin bir bölümünü Hazine adına tescil etmiştir. Daire, tarafların sair temyiz itirazlarını yerinde görmemiş, ancak tek bir teknik aykırılık saptamıştır: “3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.” Somut olayda davanın kabulüne karar verilen bir parselin ada numarasının hüküm fıkrasında yanlış yazılması, hükmün infazında tereddüt oluşturacağı için usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasına eksik ibare eklenerek karar 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMIŞTIR.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4733, K. 2025/5169, 02.07.2025
2/B uygulaması kesinleşmiş orman sınırlarını gerektirir; ormandan zilyetlikle yer kazanılamaz. Kadastro tespitine ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğindeki davada ilk derece mahkemesi, taşınmazların bir bölümünde 2/B çalışmalarını iptal ederek zilyetler adına, bir bölümünü ise Hazine adına tescil etmiş; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Daire araştırmayı yetersiz bulmuştur: 1959 yılına ait memleket haritasının dayanağı hava fotoğrafları incelenmemiş, 2/B uygulamasına ilişkin belgeler eksiksiz getirtilmemiş, zilyetlik yönünden dava tarihinden on beş yirmi yıl öncesine ait hava fotoğrafları incelenmemiştir. Daire ayrıca uyulması gereken maddi ölçütleri sıralamıştır: “zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli”; evveliyatın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılırsa “6831 sayılı Kanun’un (2/b) maddesi hükmü gözetilerek, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediklerini irdeleyen” rapor alınmalıdır. Sonuç olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece kararı bozulmuş ve hüküm 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1235, K. 2025/6777, 18.11.2025
Orman kadastrosuna itiraz davası derdestken yapılan kadastro tespitinde malik hanesi hukuken açıktır. Bakanlık 2003 yılında, köyde yapılan orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılan alanların orman sınırı içine alınmasını istemiş; yargılama sürerken 2007 yılında aynı taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiştir. Daire önce usulü belirlemiştir: “kadastro tespitinden önce açılan orman kadastrosuna itiraz davası bulunduğu gözetilerek, 3402 sayılı Kanun’un 27… . maddelerine göre malik hanesi açık olarak tespit tutanağı düzenlenmesi gerekirken malik haneleri doldurulmuşsa da, anılan mevzuat hükümleri uyarınca taşınmaz tutanaklarının malik haneleri hukuken açıktır. Bu durumda, 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi gereğince kadastro hâkimi, re’sen araştırma ilkesine göre gerekli incelemeyi yaptıktan sonra, dava konusu taşınmazların kimin adına tescil edileceğine karar verecektir.” Daire ayrıca bilirkişi raporu ile hava fotoğrafı bulguları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bazı parsellerin çevresi orman yapıldığı için orman içi açıklık hâline geldiğini ve yüzölçümü hesaplarındaki tutarsızlıkların infazda tereddüt yaratacağını saptamıştır. Sonuç olarak karar bir kısım parseller yönünden ONANMIŞ, bir kısım parseller yönünden BOZULMUŞ ve hüküm 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4415, K. 2025/7757, 23.12.2025
Hazine ile Orman İdaresi zorunlu dava arkadaşıdır; imar-ihya ve zilyetlik süresi somut olarak araştırılmalıdır. Orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilen büyük bir parsel içinde kalan arazileri kullandıklarını ileri süren çok sayıda kişi tespitin iptali ile adlarına tescil istemiştir. Uyulan bozma ilamında taraf teşkili kuralı ortaya konmuştur: “kadastro tespitine itiraz davaları tespit malikine karşı açılır. Orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanma hakkı Orman İdaresine aittir. Bu tür davalarda Hazine ve Orman İdaresi zorunlu dava arkadaşıdırlar.” Bozmaya uyulmasına rağmen Daire araştırmayı yine yetersiz bulmuştur: raporda dava konusu yerlerin orman içi açıklık vasfında olup olmadığı değerlendirilmemiş, hangi tarihli olduğu belirtilmeyen bir hava fotoğrafı incelenmiş, ziraat raporunda ne kadar süredir tarım yapıldığı belirtilmemiş ve bir kısım yer baraj suları altında kaldığından toprak yapısı ile imar-ihya durumu incelenememiştir. Sonuç olarak ilk derece kararı bozulmuş ve hüküm 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Bu dört karar, orman uyuşmazlıklarının neden bu kadar uzun sürdüğünü ve nerede kaybedildiğini birlikte açıklıyor. Dosyaların çoğu maddi hukuk tartışmasında değil, delil toplama ve hüküm kurma aşamasında kaybediliyor.
Birinci halka süre ve hasımdır. 6831 sayılı Kanun’un 11. maddesi, komisyon kararlarına ilişkin tutanak ve haritaların askı suretiyle otuz gün ilan edileceğini ve bu ilanın ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde olduğunu söyler. Yani kimseye ayrıca tebligat beklenmez; süre askıyla işlemeye başlar. İtiraz da otuz gün içinde kadastro mahkemesinde açılacak dava ile yapılır. Hasım da işin türüne göre değişir: sınırlamaya itirazda Orman Genel Müdürlüğü, 2. madde uygulamasına itirazda Hazine ile Orman Genel Müdürlüğü. Maddenin bugünkü metni bu süreleri 2014 değişikliğiyle düzenlemiştir; daha eski tarihli uygulamalarda o dönemde yürürlükte olan süreler geçerlidir, nitekim 2025 tarihli kararlardan birinde 2003 yılında yapılan orman kadastrosunun altı ay süreyle ilan edildiği görülmektedir.
İkinci halka taraf teşkilidir ve tek başına yılları geri alabilir. 8. Hukuk Dairesinin 23.12.2025 tarihli kararında aktarılan bozma ilamı, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilen taşınmazın mülkiyet hakkının Hazineye, kullanma hakkının Orman İdaresine ait olduğunu ve bu tür davalarda ikisinin zorunlu dava arkadaşı olduğunu söyler. Yalnızca Orman İdaresine karşı açılan bir dava, esasa hiç girilmeden taraf teşkili nedeniyle geri döner.
Üçüncü halka 2/B’nin ne olduğu ve ne olmadığıdır. 6831 sayılı Kanun m. 2/B, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş ve tarla, bağ, bahçe, fındıklık gibi tarım alanlarına ya da otlak, kışlak, yaylak gibi kullanıma dönüşmüş yerleri orman sınırları dışına çıkarır. Tarih eşiği katıdır: 1981 sonrasında açılan bir alan bu kapsamda değildir. Maddenin dördüncü fıkrası ayrıca bir yasak listesi getirir; muhafaza ormanı, millî park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve izin-irtifak tesis edilmiş alanlarda bu nitelikleri sürdükçe, yanan orman sahalarında ise hiçbir şekilde uygulanmaz.
Dördüncü halka 2/B’nin ön şartıdır. 8. Hukuk Dairesinin 02.07.2025 tarihli kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, 2/B uygulamasının ancak kesinleşmiş orman sınırları içindeki taşınmazlarda yapılabileceğini, dava nedeniyle sınırlar kesinleşmediği için uygulamanın usulsüz olduğunu kabul etmişti. Daire kararı araştırmanın eksikliği nedeniyle bozdu; ancak dosyanın bu yönü, 2/B tartışmasının önce orman sınırının kesinleşip kesinleşmediği sorusuyla başladığını gösteriyor.
Beşinci halka, ormandan yer kazanmanın iki mutlak sınırıdır ve bu sınırlar Anayasa’nın orman rejimine ilişkin ilkelerinden doğar. Birincisi: zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamaz. Ne kadar uzun ve kesintisiz olursa olsun zilyetlik, orman sayılan bir yerde mülkiyet doğurmaz. İkincisi: öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağı orman sayılan yerdir. Bu ikinci kural, ağaçları kesip tarla açmanın hukuken sonuç doğurmadığı anlamına gelir; o yer ancak 2/B koşulları gerçekleşmişse sınır dışına çıkabilir.
Altıncı halka usul kesişmesidir. Orman kadastrosuna itiraz davası derdestken aynı taşınmazlar hakkında arazi kadastrosu yapılırsa ne olacaktır? 8. Hukuk Dairesinin 18.11.2025 tarihli kararı bunu çözer: tutanağın malik hanesi açık düzenlenmeliydi, doldurulmuş olsa bile hukuken açıktır ve kadastro hâkimi 3402 sayılı Kanun m. 30/2 uyarınca resen araştırma ilkesine göre kime tescil edileceğine karar verir. Buradan pratik bir sonuç doğar: taraflar talep etmese bile hâkim, m. 14’teki zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırmak zorundadır.
Yedinci halka delil standardıdır ve kararların en ayrıntılı bölümünü oluşturur. Daire, yalnız büro incelemesine dayanan raporları kabul etmiyor. Aranan yöntem şudur: yöreye ait en eski tarihli ve dava tarihinden on beş, yirmi, yirmi beş yıl öncesine ait memleket haritaları ile hava fotoğraflarının tamamı, amenajman planı, komşu parsel tutanakları ve tapu kayıtları getirtilir; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle, Tarım ve Orman Bakanlığında görev yapmayan uzman orman mühendisleri ile ziraat, fen ve jeodezi-fotogrametri bilirkişileri eşliğinde keşif yapılır; hava fotoğrafları ile memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrilerek komşu parselleri de kapsayacak biçimde üst üste aplike edilir; taşınmazın eğimi klizimetreyle ölçülür; stereoskopla üç boyutlu inceleme yapılarak taşınmazın niteliği, kullanım durumu ve tasarruf sınırlarının belirgin görünüp görünmediği belirlenir.
Sekizinci ve son halka hükmün infaz edilebilirliğidir. 8. Hukuk Dairesinin 22.04.2024 tarihli kararı bunu en yalın biçimde ortaya koyar: kadastro hâkimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli karar vermek zorundadır. O dosyada bozma sebebi bir ada numarasının yanlış yazılmasıydı ve Daire bunu düzelterek onadı. 18.11.2025 tarihli kararda ise yüzölçümü hesaplarındaki tutarsızlıklar ve aynı parsel hakkında iki kez hüküm kurulması bozma sebebi sayıldı. Yıllar süren bir yargılamanın sonunda dosyanın geri dönmesi için bazen tek bir rakam yetiyor.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Askı ilanından haberdar olmadığını ileri sürmek | İlan, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir |
| Süreyi tebligat bekleyerek geçirmek | Dava askı tarihinden itibaren otuz gün içinde açılır |
| Yalnız Orman İdaresini hasım göstermek | 2. madde uygulamasına itirazda Hazine de hasımdır |
| Uzun süreli zilyetliğe güvenmek | Zilyetlikle ormandan yer kazanılamaz |
| Ağaçların kesilmiş olmasını dayanak yapmak | Salt orman toprağı orman sayılan yerdir |
| 2/B için tarih eşiğini atlamak | Nitelik kaybı 31.12.1981’den önce gerçekleşmiş olmalıdır |
| Yanan alanda 2/B beklemek | Yanan orman sahalarında bu madde hiçbir şekilde uygulanmaz |
| Eski hava fotoğrafı istemeden keşfe girmek | En eski tarihli ve 15-25 yıl öncesine ait fotoğraflar getirtilmelidir |
| Rapordaki ada ve parsel numaralarını denetlememek | Hüküm infazı kabil ve sicile elverişli olmalıdır |
Orman kadastrosuna nasıl itiraz edilir?
6831 sayılı Kanun m. 11 uyarınca komisyon kararlarına ilişkin tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün ilan edilir. İtirazı olanlar askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemesinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemede dava açabilir.
Askı ilanını görmedim, süre yine de işler mi?
Evet. Kanun, askı suretiyle yapılan bu ilanın ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde olduğunu açıkça belirtir. Ayrıca kişisel tebligat yapılması gerekmez.
Süre geçtikten sonra dava açılabilir mi?
İlan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kararlara ilişkin tutanak ve haritalar kesinleşir. Ayrıca kesinleşme tarihinden itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Davayı kime karşı açmalıyım?
Hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin açacağı sınırlamaya itiraz davalarında hasım Orman Genel Müdürlüğüdür. 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında ise hasım Hazine ve Orman Genel Müdürlüğüdür.
Hazine ve Orman İdaresi birlikte mi davalı olur?
Orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilen taşınmazlar bakımından evet. Yargıtay incelemesinden geçen bir kararda, bu taşınmazların mülkiyet hakkının Hazineye, kullanma hakkının Orman İdaresine ait olduğu ve bu tür davalarda ikisinin zorunlu dava arkadaşı olduğu belirtilmiştir.
2/B arazisi ne demektir?
6831 sayılı Kanun m. 2/B uyarınca, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş ve tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık gibi tarım alanlarına veya otlak, kışlak, yaylak gibi kullanıma ya da toplu yerleşim alanlarına dönüşmüş yerlerin orman sınırları dışına çıkarılmasıdır.
2/B her orman alanında uygulanabilir mi?
Hayır. Madde hükümleri; muhafaza ormanı, millî park alanları, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, izin ve irtifak hakkı tesis edilen ormanlık alanlar ile 3. madde uyarınca orman rejimine alınan yerlerde bu nitelikleri sürdükçe uygulanmaz. Yanan orman sahalarında ise hiçbir şekilde uygulanmaz.
2/B uygulaması için orman sınırının kesinleşmesi gerekir mi?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, 2/B madde uygulamasının ancak kesinleşmiş orman sınırları içindeki taşınmazlarda yapılabileceğini, davaya konu parsellerin orman sınırları karşısındaki durumu kesinleşmediğinden uygulamanın usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Daire kararı araştırma eksikliği nedeniyle bozmuştur.
Uzun yıllardır kullandığım tarlayı zilyetlikle kazanabilir miyim?
Yer orman sayılan yerlerden ise hayır. Yargıtay’ın yerleşik ifadesiyle zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamaz. Yer orman sayılmıyorsa, bu kez 3402 sayılı Kanun m. 14 ve 17’deki koşullar aranır.
Ağaçlar kesilmişse orman vasfı düşer mi?
Hayır. Yargıtay, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunu belirtmektedir. Nitelik kaybının hukuken sonuç doğurması ancak 2/B koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır.
Orman kadastrosu davası sürerken kadastro tespiti yapılırsa ne olur?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli kararında, kadastro tespitinden önce açılmış orman kadastrosuna itiraz davası bulunduğundan tutanağın malik hanesinin açık düzenlenmesi gerektiği, doldurulmuş olsa bile malik hanelerinin hukuken açık olduğu ve kadastro hâkiminin resen araştırma ilkesine göre kime tescil edileceğine karar vereceği belirtilmiştir.
Orman içi açıklık ne anlama gelir?
Çevresi orman olan ve orman bütünlüğü içinde kalan açık alanları ifade eder. Yargıtay, taşınmazın 6831 sayılı Kanun m. 17/2 anlamında orman içi açıklık vasfında olup olmadığının bilirkişi raporunda ayrıca değerlendirilmesini aramakta; bir kararda çevresindeki kısımlar orman yapıldığı için ortada kalan bölümün de orman içi açıklık hâline geldiğini belirtmiştir.
Hangi belgeler dosyaya getirtilmelidir?
Yöreye ait en eski tarihli ve dava tarihinden on beş, yirmi, yirmi beş yıl öncesine ait memleket haritaları ile hava fotoğraflarının tamamı, varsa amenajman planı, 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve askı ilan tutanakları, onaylı orman tahdit harita örneği ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve tapu kayıtları.
Bilirkişi heyeti kimlerden oluşmalıdır?
Yargıtay kararlarında; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan kişilerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile birlikte, hâlen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aranmaktadır.
Hükümdeki yazım hatası kararı bozar mı?
Bozabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararında, bir parselin ada numarasının hüküm fıkrasında yanlış yazılması infazda tereddüt oluşturacağından usul ve yasaya aykırı bulunmuş; ancak düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar düzeltilerek onanmıştır.
- Anayasa m. 169 – Ormanların korunması ve geliştirilmesi
- Anayasa m. 170 – Orman köylüsünün korunması
- 6831 sayılı Orman Kanunu m. 1 – Orman tanımı ve orman sayılmayan yerler
- 6831 sayılı Orman Kanunu m. 2 – Orman sınırları dışına çıkarma (2/A ve 2/B)
- 6831 sayılı Orman Kanunu m. 7 – Orman kadastrosu
- 6831 sayılı Orman Kanunu m. 11 – İlan, itiraz ve kesinleşme
- 6831 sayılı Orman Kanunu m. 17 – Orman içi açıklıklar ve izinler
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 1 – Amaç ve kapsam
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 4 – Kadastro çalışma alanı ve orman sınırlandırması
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 14 – Zilyetlikle iktisap ve miktar sınırı
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 17 – İmar ve ihya
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 30 – Kadastro hâkiminin resen araştırma yetkisi
- 6292 sayılı Kanun – Orman köylülerinin kalkındırılması ve 2/B taşınmazlarının değerlendirilmesi
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, tapu iptali ve tescil davası, tapu sicilinden devletin sorumluluğu, hazine taşınmazlarının satışı ve kamulaştırmasız el atma.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.