Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

legapro kapak 16969 LegaPro Hukuk Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)
Kısaca
  • Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak ya da hedef kitleyi ikna etmek amacıyla yapılan pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurudur.
  • Reklamların doğru ve dürüst olması esastır; tüketiciyi aldatıcı veya bilgi noksanlığını istismar edici reklam yasaktır.
  • Reklam verenler, reklamlarındaki iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür.
  • Reklam olduğu belirtilmeden yapılan tanıtım örtülü reklamdır ve her türlü iletişim aracında yasaktır.
  • Karşılaştırmalı reklam serbesttir; ancak aldatıcı olmamalı, rakibi kötülememeli ve iddialar objektif verilerle ispatlanabilmelidir.
  • Bir ticari uygulama, mesleki özene aykırıysa ve ortalama tüketicinin ekonomik davranışını önemli ölçüde bozuyorsa haksız sayılır.
  • Haksız ticari uygulama iddiasında ispat yükü uygulamada bulunandadır (m.62/2).
  • Reklam Kurulu; durdurma, düzeltme, idari para cezası ve gerekli hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurma kararı verebilir.
  • Kurulun yetkisi tüketici işlemleri ile sınırlıdır; karşı tarafı tüketici olmayan toptan ticarette yetki aşımı doğar.
  • Danıştay, salgın döneminde maske fiyatını piyasa mekanizması dışında artırmayı haksız ticari uygulama sayan Kurul kararını hukuka uygun bulmuştur.
  • Buna karşılık hal komisyoncusuna verilen cezayı, karşı tarafın perakendeci olması nedeniyle yetki yönünden iptal etmiştir.
  • İdari para cezalarında lehe kanun uygulaması geçerlidir (Kabahatler K. m.5, TCK m.7).
  • Ceza miktarı, ihlalin gerçekleştiği mecraya göre değişir; bir yıl içinde tekrarda on katına kadar artırılabilir.
  • Reklam Kurulunun durdurma kararı vermiş olması, aynı reklamın özel hukukta haksız rekabet sayılacağı anlamına gelmez.
  • Yargıtay, övgü içeren reklamların hedef kitlece belirli ölçüde hoşgörüyle karşılanacağını kabul etmiştir.

Bir reklamın “abartılı” mı yoksa “aldatıcı” mı olduğu, çoğu zaman aynı dosyada iki ayrı mercide iki ayrı sonuca bağlanır. Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Reklam Kurulu idarî yaptırım uygularken, rakip şirket ticaret mahkemesinde haksız rekabet davası açar; ikisinin ölçütü ve sonucu birbirinden farklı olabilir.

Bu yazıda ticari reklamın yasal çerçevesi, ispat yükünün kimde olduğu, örtülü ve karşılaştırmalı reklamın sınırları, haksız ticari uygulama kavramı, Reklam Kurulunun yetki alanı ve uyguladığı yaptırımlar, Danıştay ve Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alınıyor.

Kanunî dayanak

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.61 (Ticari reklam):
“(1) Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. (2) Ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esastır. (3) Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz. (4) Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır. (5) Aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilir. (6) Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür.”
Aynı Kanun m.62 (Haksız ticari uygulamalar) ve m.63/1 (Reklam Kurulu):
“Madde 62- (1) Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya önemli ölçüde bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Özellikle aldatıcı veya saldırgan nitelikte olan uygulamalar ile yönetmelik ekinde yer alan uygulamalar haksız ticari uygulama olarak kabul edilir. Tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar yasaktır. (2) Ticari uygulamanın haksız olduğunun iddia edilmesi hâlinde, ticari uygulamada bulunan, bu uygulamasının haksız ticari uygulama olmadığını ispatla yükümlüdür. (3) Haksız ticari uygulamanın reklam yoluyla gerçekleştirildiği hâllerde bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır. Madde 63- (1) Ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası veya gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası ya da içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verme hususlarında görevli bir Reklam Kurulu oluşturulur.”
Değişiklik uyarısı: 6502 sayılı Kanun, 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’u yürürlükten kaldırmış ve 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önceki fiillerde mülga 4077 s. K. m.16 ve m.25 uygulanır ve idarî para cezası bakımından lehe olan kanun gözetilir. Reklam Kurulunun yetkilerine 24/3/2022 tarihli 7392 sayılı Kanun’la içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verme yetkisi eklenmiştir; buna bağlı olarak m.77’nin on ikinci fıkrasına eklenen hükümler bakımından Anayasa Mahkemesi’nin 13/9/2023 tarihli E.2022/70, K.2023/152 sayılı kararıyla iptal sonucu doğmuştur; güncel metin bu karar gözetilerek okunmalıdır. Kurulun oluşumuna ilişkin m.63/2-(a) bendi 24/6/2026 tarihli 7587 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilmiştir; m.63/5’e 7392 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle cümle eklenmiştir. Uygulama, 10/1/2015 tarihli 29232 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ile yürütülmekte olup Yönetmelik defalarca değişmiştir; örneğin ekin “Aldatıcı Ticari Uygulamalar” bölümündeki 19. bent, 1/2/2022 tarihli 31737 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yürürlükten kaldırılmıştır. İdarî para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; aşağıdaki kararlarda geçen rakamlar karar tarihine aittir.
Ölçütİdarî yol (Reklam Kurulu)Özel hukuk yolu (haksız rekabet)
Dayanak6502 s. K. m.61-63, m.776102 s. TTK m.54-56
BaşvuranTüketici, rakip veya re’sen incelemeZarar gören veya zarar görme tehlikesi olan
Korunan menfaatTüketicinin ekonomik çıkarıDürüst ve bozulmamış rekabet
ÖlçütOrtalama tüketicinin davranışının bozulmasıDürüstlük kuralına aykırı davranış
İspat yüküReklam verende ve uygulamada bulunandaKural olarak davacıda
YaptırımDurdurma, düzeltme, idarî para cezasıTespit, men, tazminat, ilan
Görevli merciiİdare mahkemesi ve DanıştayAsliye ticaret mahkemesi
Yetki sınırıTüketici işlemleri ile sınırlıdırTacirler arası ilişkileri de kapsar
Sonuçların bağlantısıDurdurma kararı verilmiş olabilirBu, haksız rekabeti kendiliğinden doğurmaz
Kritik nokta: 6502 sayılı Kanun’un uygulama alanı, taraflarından biri tüketici olan işlem ve uygulamalardır. Reklam Kurulu bu çerçevenin dışına çıktığında, ne kadar haklı bir kamusal gerekçeye dayanırsa dayansın yetki yönünden sakat bir işlem tesis etmiş olur. Danıştay 10. Dairesi bunu toptancı hal komisyoncusu örneğinde açıkça göstermiştir: komisyoncunun karşı tarafı tüketici değil perakendeci olduğundan, fahiş kâr iddiası 6502 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemez; o alanın kendi kanunu ve kendi yetkili mercii vardır. Buna karşılık aynı Daire, doğrudan tüketiciye satış yapan bir internet satıcısının salgın dönemindeki fiyat artışını haksız ticari uygulama sayan Kurul kararını hukuka uygun bulmuştur. Savunmanın ilk sorusu bu nedenle “reklam aldatıcı mıydı” değil, “bu işlemde karşı taraf tüketici miydi” olmalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Size tebliğ edilen kararın dayanağı maddeyi belirleyin: m.61 (ticari reklam) ile m.62 (haksız ticari uygulama) farklı ceza fıkralarına tâbidir.
  2. İşlemin muhatabı olduğunuz ilişkide karşı tarafın tüketici olup olmadığını netleştirin; toptan ticarette yetki itirazı öne alınır.
  3. Reklamınızdaki somut iddiaların listesini çıkarın; her biri için ispat vasıtanızı (test, rapor, ölçüm, belge) eşleştirin.
  4. Nesnel ve sayısal veriye dayanan iddialarda bilimsel test veya akredite rapor bulundurun; genel ifadeler yeterli sayılmaz.
  5. Karşılaştırmalı reklamda rakibi kötüleyici ya da itibarsızlaştırıcı unsur bulunup bulunmadığını ayrı ayrı değerlendirin.
  6. Haber veya içerik görünümlü tanıtımlarda “reklam” ibaresinin açıkça yer aldığından emin olun; aksi hâlde örtülü reklam doğar.
  7. Mecrayı ve yayılma alanını belgeleyin; ceza miktarı ülke geneli ile yerel düzey arasında ciddi biçimde değişir.
  8. Fiilin tarihini ve o tarihte yürürlükte olan metni tespit edin; sonradan lehe değişiklik varsa lehe kanun uygulamasını talep edin.
  9. Bir yıl içinde tekrar iddiası varsa önceki cezanın tebliğ tarihini ve kesinleşme durumunu kontrol edin.
  10. Dava dilekçesinde düzenleyici işlem ile bireysel işlemi birlikte dava edip etmeyeceğinizi kararlaştırın; dayanak yönetmelik hükmü yürürlükten kalkmışsa konusuz kalma gündeme gelir.
  11. Yürütmenin durdurulması istemini ihmal etmeyin; durdurma kararı yayın planınızı doğrudan etkiler.
  12. Aynı reklam nedeniyle rakip tarafından haksız rekabet davası açılmışsa iki dosyayı birlikte yönetin; ölçütlerin farklı olduğunu dilekçelerde vurgulayın.
Yargı kararları

Danıştay 10. Daire, 12.12.2024 T., 2020/3621 E., 2024/6305 K.
Salgın döneminde maske fiyatının piyasa mekanizması dışında artırılması haksız ticari uygulamadır. Daire, düzenlemenin amacını ortaya koyarken “Satıcı ve sağlayıcı karşısında daha zayıf konumda bulunan tüketicilerin, aldatıcı veya saldırgan ticari uygulamalara, başka bir anlatımla haksız ticari uygulamalara … maruz kalması halinde, bu durum tüketicinin ekonomik ve/veya toplumsal davranışlarının bozulmasına ve ekonomik ve kişisel menfaatlerinin zarar görmesine sebebiyet vermektedir” demiş; Kanun’un gerekçesine dayanarak “tüketicinin irade özerkliğinin temin edilmesi amacıyla kendini yanlış yönlendirebilecek her türlü reklam ve haksız ticari uygulama yasaklanmıştır” tespitini yapmıştır. Somut olayda, internet üzerinden maske satan davacının fiyatı “piyasa mekanizmasının normal işleyişi dışında ve tüketicinin satın alma davranışını olumsuz etkileyecek şekilde” artırdığı gerekçesiyle verilen reklam durdurma ve idarî para cezası kararı yerinde bulunmuştur. Karar sonucu: Yönetmelik hükümlerinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oy birliğiyle, yürürlükten kalkan hüküm yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oy birliğiyle, Reklam Kurulu kararının iptali istemi yönünden ise DAVANIN REDDİNE oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Danıştay 10. Daire, 18.10.2022 T., 2019/3600 E., 2022/4538 K.
Reklam Kurulunun yetkisi tüketici işlemleriyle sınırlıdır; toptancı hal komisyoncusuna 6502 sayılı Kanun uygulanamaz. Alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki farkın fahiş olduğu gerekçesiyle idarî para cezası ve durdurma yaptırımı uygulanan komisyoncu bakımından Daire, Kanun’un “uygulama alanının, taraflarından birisi tüketici olan sözleşmeler ve hukuki işlemler olduğu”nu saptamış; “toptancılık yapan davacının ticari faaliyetinin diğer tarafının tüketici değil bir başka satıcı olan perakendeci olduğu, dolayısıyla anılan eylemin tüketici işleminden önce, işlem sırasında veya sonrasında yapılamayacağı kurala bağlanan haksız ticari uygulama kapsamında bulunmadığı” sonucuna varmıştır. Ayrıca toptancı hallerine ilişkin 5957 sayılı Kanun’un kendi yasak, ceza ve yetkili mercilerini düzenlediği vurgulanmıştır. Karar sonucu: Yönetmelik hükmü yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oy birliğiyle, Reklam Kurulu kararının ilgili kısmının İPTALİNE oy çokluğuyla karar verilmiştir. Kararda bir üyenin karşı oyu bulunmakta olup, davacının eyleminin dolaylı da olsa tüketicinin ekonomik çıkarlarını etkilediği yolundaki bu görüş Daire çoğunluğunun kabulü değildir.

Danıştay 15. Daire, 15.12.2015 T., 2015/8726 E., 2015/8764 K.
Reklam nedeniyle verilen idarî para cezasında lehe kanun uygulanır. Bir sağlık kuruluşunun gazete ekindeki tam sayfa tanıtımı nedeniyle verilen durdurma ve idarî para cezası incelenmiş; durdurma yönünden karar hukuka uygun bulunmuştur. İdarî para cezası yönünden ise Daire, mülga 4077 sayılı Kanun döneminde uygulanan cezanın 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesindeki mecra esaslı sisteme göre daha düşük olacağını saptamış ve “Kabahatler Kanunu’nun anılan hükümlerinin gözardı edilerek karar verilmesi mümkün olmadığı gibi, bir çeşit hukuk güvenliği sağlayan ve günümüz temel ceza hukuku ilkelerinden biri olan lehe kanun uygulamasından davacının mahrum edilmesinin de düşünülemeyeceği açıktır” demiştir. Karar sonucu: idarî para cezasına ilişkin kısmın BOZULMASINA oy çokluğuyla, reklamın durdurulmasına ilişkin kısmın ONANMASINA oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda, idarî tedbirlerde sonraki mevzuat değişikliklerinin uygulanamayacağı yönünde bir karşı oy bulunmakta olup bu görüş Daire çoğunluğunun kabulü değildir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 17.06.2026 T., 2026/433 E., 2026/1139 K.
Reklam Kurulunun durdurma kararı vermiş olması, aynı reklamın haksız rekabet oluşturduğu anlamına gelmez. Bir telekomünikasyon reklamındaki iki oyuncu arasındaki diyalog nedeniyle Reklam Kurulu durdurma cezası vermişti; rakip şirket ayrıca haksız rekabet davası açtı. Kararda aktarılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gerekçesinde, “reklam filmleri hedef kitlenin dikkatini çekerek ürünün özellikleri konusunda bilgilendirme ve ikna etme amacı taşıdığından belirli ölçüde abartı içerebilir” denilmiş; “Reklam filmi genele yönelik bir karşılaştırmalı reklam niteliğinde olup kendi hizmetinin üstün özelliğinden bahsetmenin rakiplerin kötülenmesi olarak anlaşılmaması gerekir. Nitekim övgü içeren reklamların hedef tüketici kitlesince belirli ölçüde hoşgörüyle karşılanacağından somut reklamda rakip operatörlerin davalıya oranla kalitesiz olduğu algısı yaratılmamıştır” sonucuna varılmıştır. Karar sonucu: ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve DAVANIN REDDİNE, Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda, piyasadaki operatör sayısının azlığı nedeniyle karşılaştırmanın algılanabileceği yolunda bir görüşün Hukuk Genel Kurulunda ileri sürüldüğü, ancak Kurul çoğunluğunca benimsenmediği belirtilmiştir.

Bu dört karar, reklam denetiminin dört ayrı sorusunu ayrı ayrı yanıtlar: kim yetkili, kim ispat edecek, hangi kanun uygulanacak ve idarî sonuç özel hukuku bağlar mı.

Yetki sorusu, uygulamada en çok gözden kaçan noktadır. 6502 sayılı Kanun tüketici işlemlerini düzenler; Reklam Kurulu da yetkisini bu alandan alır. Hal komisyoncusu kararı, fiyat artışının ne kadar yüksek olduğundan bağımsız olarak, ilişkinin karşı tarafının tüketici olmaması hâlinde Kurul kararının iptal edileceğini göstermektedir. Aynı fiil için başka bir kanunda başka bir mercii yetkili olabilir.

İspat sorusunda kanun, klasik dağılımı tersine çevirir. Reklam veren, reklamındaki somut iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür (m.61/6); haksız ticari uygulama iddiasında ise uygulamada bulunan, uygulamasının haksız olmadığını ispatlamak zorundadır (m.62/2). Bu, “ispat edemedim” savunmasının baştan kaybettiren bir savunma olduğu anlamına gelir.

Uygulanacak kanun sorusu, idarî para cezalarının kabahat niteliğinden doğar. Kabahatler Kanunu yollamasıyla lehe kanun ilkesi burada da geçerlidir. 2015 tarihli karar, mülga 4077 sayılı Kanun döneminde işlenen bir fiil için 6502 sayılı Kanun’un daha düşük ceza öngörmesi hâlinde yeni metnin uygulanması gerektiğini ortaya koyar. Aynı mantık, sonraki ceza değişikliklerinde de işletilebilir.

Dördüncü soru, idarî ve özel hukuk yollarının birbirine etkisidir. Reklam Kurulunun durdurma kararı vermiş olması, rakip için hazır bir delil gibi görünür; ancak haksız rekabetin ölçütü farklıdır. Telekomünikasyon reklamı örneğinde Kurul durdurma cezası verdiği hâlde, yargılama sonunda haksız rekabet koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmiştir. İki dosyanın sonuçları birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir; bu ayrımın özel hukuk tarafı haksız rekabet davası yazımızda ele alınmaktadır.

Karşılaştırmalı reklam, bu iki yolun en çok kesiştiği alandır. Kanun karşılaştırmalı reklamı serbest bırakır; sınır, aldatıcılık ve rakibi gereksiz yere kötülemedir. Yargıtay, iddialı sloganların ve övgünün belirli ölçüde hoşgörüyle karşılanacağını kabul ederken, üstünlük iddiasının hangi alanda ve hangi veriyle kurulduğunun gösterilmesini arar.

Denetim yalnızca reklam metniyle sınırlı da değildir. Fiyatlandırma, stoklama ve satış koşullarına ilişkin davranışlar da haksız ticari uygulama sayılabilir. Salgın dönemi maske kararı, hiçbir “reklam” metni olmasa bile fiyat davranışının tüketicinin ekonomik davranışını bozması hâlinde yaptırım doğurabileceğini göstermektedir; benzer bir denetim mantığı e-ticarette pazaryeri sorumluluğu yazımızda da görülür.

Son olarak, yaptırıma karşı başvuru yolu doğru seçilmelidir. Reklam Kurulu kararları idarî işlem olduğundan iptal davasına, kararın niteliğine göre ise farklı yargı düzenlerine tâbi olabilir; idarî para cezalarına itiraz usulünün genel çerçevesi için kabahatler kanununda idari para cezasına itiraz yazımıza bakılabilir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
İddiayı ispat belgesi olmadan reklama koymakDurdurma ve idarî para cezasıHer somut iddia için ispat vasıtası hazırlanır
“Türkiye’nin en iyisi” gibi ölçüsüz üstünlük vurgusuBelirsiz üstünlük nedeniyle yaptırımÜstünlük alanı ve ölçüsü gösterilir
Haber görünümlü tanıtımda reklam ibaresini atlamakÖrtülü reklam ihlaliReklam olduğu açıkça belirtilir
Yetki itirazını sonraya bırakmakGüçlü bir iptal sebebinin kaybıKarşı tarafın tüketici olup olmadığı önce tartışılır
Lehe kanun uygulamasını talep etmemekDaha yüksek cezanın kesinleşmesiFiil tarihi ile güncel metin karşılaştırılır
Mecrayı ve yayılma alanını belgelememekCeza tutarının yüksek belirlenmesiYerel-ülke geneli ayrımı ispatlanır
Kurul kararını haksız rekabette kesin delil saymakDavanın reddiİki yolun ölçütleri ayrı değerlendirilir
Yürütmenin durdurulması istemeden dava açmakKampanyanın fiilen sona ermesiDilekçede ayrıca talep edilir
Dayanağı kalkmış yönetmelik hükmünü dava etmekKonusuz kalma kararıGüncel metin ve yürürlük kontrol edilir
Ticari reklam nedir?

6502 sayılı Kanun m.61/1’e göre, bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır.

Reklamdaki iddiaları kim ispatlar?

Reklam verenler. Kanun m.61/6, reklam verenlerin ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü olduğunu açıkça düzenler.

Örtülü reklam nedir?

Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda marka, logo, ticari unvan veya işletme adının reklam amacıyla yer alması ve tanıtıcı biçimde sunulmasıdır. Her türlü iletişim aracında yasaktır.

Karşılaştırmalı reklam yapılabilir mi?

Evet, aynı ihtiyaçları karşılayan veya aynı amaca yönelik rakip mal ve hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilir. Ancak Yönetmelik, karşılaştırmanın aldatıcı olmamasını, objektif ve doğrulanabilir özelliklere dayanmasını ve rakibi kötülememesini şart koşar.

Abartılı slogan haksız rekabet sayılır mı?

Yargıtay, reklam filmlerinin bilgilendirme ve ikna amacı taşıdığından belirli ölçüde abartı içerebileceğini, övgü içeren reklamların hedef kitlece belirli ölçüde hoşgörüyle karşılanacağını kabul etmiştir. Belirleyici olan, rakip hakkında olumsuz bir intiba yaratılıp yaratılmadığıdır.

Haksız ticari uygulama ne demektir?

Bir ticari uygulamanın mesleki özenin gereklerine uymaması ve ortalama tüketicinin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya bozma ihtimalinin bulunmasıdır. Aldatıcı ve saldırgan uygulamalar ile yönetmelik ekinde sayılanlar her hâlükârda haksız sayılır.

Haksız olmadığını kim ispatlar?

Kanun m.62/2’ye göre, ticari uygulamanın haksız olduğu iddia edildiğinde ispat yükü uygulamada bulunandadır; yani işletme, uygulamasının haksız olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.

Reklam Kurulu hangi yaptırımları uygulayabilir?

Kanun m.63/1’e göre durdurma, aynı yöntemle düzeltme, idarî para cezası, gerekli görülen hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurma ve içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verebilir. Kurul kararları Bakanlıkça uygulanır.

Tedbiren durdurma kararını kim verir?

Kural olarak Reklam Kurulu verir; ancak Kurul bu yetkisini Reklam Kurulu Başkanına devredebilir.

Ceza miktarı neye göre belirlenir?

İhlalin gerçekleştiği mecraya ve yayılma alanına göre belirlenir; ülke genelinde yayın yapan televizyon, yerel radyo, süreli yayın, internet ve kısa mesaj için farklı tutarlar öngörülmüştür. Tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.

Aynı ihlal tekrarlanırsa ne olur?

Reklam Kurulu, idarî işleme konu ihlalin bir yıl içinde tekrar edilmesi hâlinde idarî para cezalarını on katına kadar uygulayabilir.

Eski tarihli bir fiile hangi kanun uygulanır?

Kabahatler Kanunu’nun yollamasıyla lehe kanun ilkesi geçerlidir. Danıştay 15. Dairesi, mülga 4077 sayılı Kanun dönemindeki bir fiil için 6502 sayılı Kanun’un daha düşük ceza öngörmesi hâlinde yeni metnin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir.

Reklam Kurulu her fiyat artışını denetleyebilir mi?

Hayır. Kurulun yetkisi 6502 sayılı Kanun’un kapsamıyla, yani tüketici işlemleri ve tüketiciye yönelik uygulamalarla sınırlıdır. Karşı tarafın tüketici olmadığı toptan ticarette Kurulun yetki sınırı aşılmış olur.

Kurul kararına karşı nereye başvurulur?

Reklam Kurulu kararları idarî işlem niteliğindedir; iptali istemiyle idarî yargıda dava açılır. Dilekçede yürütmenin durdurulması da ayrıca talep edilmelidir.

Rakibim Reklam Kuruluna şikâyet etti; ayrıca dava açabilir mi?

Evet. İdarî yaptırım süreci ile haksız rekabet davası birbirinden ayrıdır. Ancak Kurul tarafından durdurma cezası verilmiş olması, ticaret mahkemesinde haksız rekabetin kendiliğinden kabul edileceği anlamına gelmez.

İlgili mevzuat
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.1-3 – amaç, kapsam ve tanımlar
  • 6502 sayılı Kanun m.61 – ticari reklam, örtülü reklam, karşılaştırmalı reklam ve ispat yükü
  • 6502 sayılı Kanun m.62 – haksız ticari uygulamalar ve ispat yükünün yer değiştirmesi
  • 6502 sayılı Kanun m.63 – Reklam Kurulunun oluşumu, görev ve yetkileri
  • 6502 sayılı Kanun m.77/12 ve m.77/13 – reklam ve haksız ticari uygulama cezaları
  • Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği m.8 – karşılaştırmalı reklam şartları
  • Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği m.28-29 – haksız ticari uygulama ölçütleri
  • Reklam Kurulu Yönetmeliği m.7 – Kurulun görevleri
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.54-56 – haksız rekabet, örnek hâller ve davalar
  • 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.3 ve m.5 – genel hükümler ve zaman bakımından uygulama
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 – lehe kanun uygulaması
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 ve m.27 – dava açma süresi ve yürütmenin durdurulması

İlgili yazılarımız: ticari elektronik ileti ve İYS şikâyeti, ayıplı hizmet ve tüketicinin seçimlik hakları, tüketici hakem heyeti kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ve iptal davası, idari para cezasının iptali.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Tüketici hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Öğrenim Kredisi ve Bursun Kesilmesi (5102 Sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Yükseköğrenimde burs ve öğrenim kredisi iki ayrı kurumdur:…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara