Kooperatifin Dağılması ve Tasfiyesi (1163 s. K. m.81): Dağılmış Sayılma ve Tasfiye Memuru

- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.81, kooperatifin dağılma sebeplerini yedi bent hâlinde sayar.
- Bu sebeplerin bir bölümü kendiliğinden dağılma doğurur; bir bölümü ise mahkeme kararını gerektirir.
- Anasözleşme gereğince, genel kurul kararıyla, iflasın açılmasıyla, birleşme veya devralınma suretiyle ve üç yıl olağan genel kurulunu yapmama hâlinde kooperatif dağılır.
- Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde ve amacına ulaşma imkânının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti hâlinde, dağılma mahkeme kararıyla gerçekleşir.
- Üç yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatif, kendisine uygun süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılır.
- Bu durumda mahkemeden istenecek olan “fesih” değil, “kooperatifin dağılmış sayıldığının tespiti”dir; hüküm fıkrası buna göre kurulmalıdır.
- Bir kooperatif en az yedi ortak tarafından kurulur; ortak sayısının yediden aşağı düşmesi de dağılma sebebidir.
- Dağılma, kooperatifin ticaret sicilinden silindiği anlamına gelmez; tüzel kişilik tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder.
- Dağılmanın tespiti talebi, aynı zamanda tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması talebini de içerir.
- Mahkemece veya genel kurulca tasfiye memuru seçilmezse tasfiye işlerini yönetim kurulu yapar.
- Tasfiye kurulu üyelerine, atamayı yapan merci tarafından belirlenecek miktarda ücret ödenir.
- Tasfiyede kalan mallar, ancak anasözleşmede öngörülmüşse ortaklar arasında paylaştırılır; öngörülmemişse Türkiye Millî Kooperatifler Birliğine bırakılır.
- İlgili Bakanlık, kooperatifleri denetleme ve dağılmayı gerektiren sebepleri mahkemeye bildirme görev ve yetkisine sahiptir; bu nedenle dava açmakta hukuki yararı vardır.
- İflas dışındaki hâllerde dağılma, yetkili organlar tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.
- 1163 s. K. m.81’in yapı kooperatiflerine ilişkin fıkrası, 21/10/2021 tarihli 7339 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle değiştirilmiştir.
Yapı kooperatifleri ve tarımsal kooperatiflerin büyük bölümü, amacını tamamladıktan ya da faaliyetini fiilen bıraktıktan sonra kâğıt üzerinde varlığını sürdürür. Genel kurul yapılmaz, yönetim kurulu seçilmez, kayıtlar güncellenmez. Ancak ticaret sicilinde kayıt durduğu sürece kooperatifin borçları, davaları ve vergisel yükümlülükleri de devam eder.
Bu noktada iki ayrı yol karıştırılır: kooperatifin feshini istemek ile dağılmış sayıldığının tespitini istemek. Kanun bazı hâllerde dağılmayı kendiliğinden gerçekleştirmiştir; mahkemeden istenecek olan yalnızca bu durumun tespiti ve tasfiye sürecinin başlatılmasıdır. Aşağıda dağılma sebeplerini, hangi hâlde hangi talebin kurulacağını, tasfiye memuru atanmasının neden ayrıca istenmesi gerektiğini ve davayı kimin açabileceğini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Madde 81 – (Değişik: 6/10/1988 – 3476/20 md.) Kooperatif: 1. Anasözleşme gereğince, 2. Genel Kurul kararı ile, 3. İflasın açılmasıyla, 4. Kanunlarda öngörülen diğer hallerde, ilgili bakanlığın mahkemeden alacağı karar üzerine, 5. Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle, 6. Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde, 7. Amacına ulaşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla, Dağılır. … Mahkemece veya genel kurulca tasfiye memurları seçilmediği takdirde tasfiye işlerini yönetim kurulu yapar. Tasfiye kurulu üyelerine, atamayı yapan merci tarafından tespit edilecek miktarda ücret ödenir. Anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir.”
m.82: “İflastan gayrı hallerde kooperatifin dağılması, yetkili organlar tarafından Ticaret Siciline tescil ile ilan ettirilir. Yetkili organların kimler olacağı Anasözleşmede gösterilir.” — m.83: “Tasfiye haline giren kooperatifin bütün borçları ödendikten ve ortak pay bedelleri geri verildikten sonra kalan mallar ancak Anasözleşmede bu husus öngörülmüş olduğu takdirde, ortaklar arasında paylaştırılır. Anasözleşmede başka bir hal tarzı kabul edilmiş olmadıkça paylaştırma, dağılma anında kayıtlı ortaklar veya hukuki halefleri arasında eşit olarak yapılır. Ortaklara paylaştırma yapılacağına dair Anasözleşmede açıklama olmadığı takdirde tasfiye neticesinden arta kalan miktar, kooperatifleşme amacına uygun olarak harcanmak üzere Türkiye Milli Kooperatifler Birliğine bırakılır.”
Yapı kooperatifleri bakımından belirleyici olan hüküm 2021’de değişmiştir. 1163 sayılı Kanun m.81’in ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri, 21/10/2021 tarihli 7339 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle değiştirilerek şu hâli almıştır: “Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz.” Ayrıca aynı maddeye 3/6/2010 tarihli 5983 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle eklenen cümle uyarınca, amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri bu sebeple geri alınamaz; ancak bu eski ortaklar sonradan oluşabilecek tasfiye masraflarına katılır. Kuruluş bakımından ise m.2, 15/2/2018 tarihli 7099 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle değiştirilmiş ve anasözleşmenin ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personel huzurunda imzalanması şartı getirilmiştir.
| Konu | Kendiliğinden dağılma | Mahkeme kararıyla dağılma |
|---|---|---|
| Örnek sebep | Üç yıl olağan genel kurul yapmama | Amaca ulaşma imkânının kalmaması |
| Süre verilmesi | Gerekmez | Yargılama yapılır |
| Talebin adı | Dağılmış sayıldığının tespiti | Kooperatifin feshi/dağıtılması |
| Hükmün niteliği | Tespit hükmü | İnşaî hüküm |
| Kim başvurabilir | Hukuki yararı olan ilgililer | İlgili Bakanlık |
| Tasfiye memuru | Talep edilmese de resen atanır | Talep edilmese de resen atanır |
| Tüzel kişilik | Tasfiye amacıyla sınırlı devam eder | Tasfiye amacıyla sınırlı devam eder |
| Sicil işlemi | Tescil ve ilan ettirilir | Tescil ve ilan ettirilir |
| Tipik hata | “Fesih” biçiminde hüküm kurmak | Bakanlığın husumetini kabul etmemek |
Bu davalarda kararların bozulmasına yol açan iki hata neredeyse standarttır. Birincisi hüküm fıkrasının yanlış kurulmasıdır: üç yıl genel kurul yapılmaması hâlinde kooperatif zaten dağılmıştır, dolayısıyla mahkeme “feshine” değil “dağılmış sayıldığının tespitine” karar vermelidir. İkincisi tasfiye memurunun atlanmasıdır: dağılmanın tespiti talebi, tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması talebini de içerir; mahkeme bunu resen gözetmek zorundadır. Dilekçe yazılırken talep sonucunun bu iki noktayı açıkça karşılaması, dosyanın yıllarca kanun yolunda dolaşmasını önler.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Ticaret sicilinden kooperatifin güncel kaydını, son tescil edilen genel kurul ve organ bilgilerini alın.
- Son yapılan olağan genel kurulun tarihini kesin olarak belirleyin; üç yıllık sürenin dolup dolmadığı buradan hesaplanır.
- Anasözleşmenin dağılma sebeplerini düzenleyen maddesini çıkarın; kanunla paralel ancak farklı numaralandırılmış olabilir.
- Ortak sayısını tespit edin; sayı yediden aşağı düşmüşse bu ayrı bir dağılma sebebidir.
- Yapı kooperatifiyse ferdileşme ve ortaklar adına tescil işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını tapudan araştırın.
- Tescilden sonra anasözleşme değişikliğiyle amacın değiştirilip değiştirilmediğini kontrol edin; değiştirilmişse dağılma hükmü uygulanmaz.
- Talebinizi doğru adlandırın: kendiliğinden dağılma hâlinde “dağılmış sayıldığının tespiti”, diğer hâllerde “dağıtılması”.
- Talep sonucuna tasfiye kararı verilmesini ve tasfiye memuru atanmasını mutlaka ekleyin.
- Tasfiye memuru olarak son yönetim kurulunun mu yoksa dışarıdan bir kişinin mi atanmasını istediğinizi ve ücretin nasıl karşılanacağını belirtin.
- Kooperatifin derdest davaları, alacakları ve borçları varsa bunları dava dilekçesinde listeleyin; tasfiyenin kapsamını bu belirler.
- İlgili Bakanlık tarafından açılan davalarda, Bakanlığın denetim ve bildirim yetkisine dayanan taraf sıfatını ve hukuki yararını ayrıca gerekçelendirin.
- Karar kesinleştikten sonra dağılmanın ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesini takip edin; tescil yapılmadan tasfiye tamamlanmaz.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 29.04.2024 T., 2023/3385 E., 2024/1132 K.
Daire, üç yıl üst üste genel kurul yapılmaması hâlinde verilecek kararın fesih değil tespit kararı olması gerektiğini belirlemiş ve hüküm fıkrasındaki “feshine” ibaresini çıkararak yerine “dağılmış sayıldığının tespiti” ibaresini koymuştur. İlk derece mahkemesi, 1163 sayılı Kanun m.81/1-6 ve 7’deki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle kooperatifin feshine ve son yönetim kurulunun tasfiye heyeti olarak atanmasına karar vermiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı esastan onaylamıştı. Daire kararın esasını doğru bulmakla birlikte hüküm fıkrasını düzeltmiştir: “Mahkemece 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/1-6 ve 7. maddelerinde öngörülen şartların gerçekleşmiş bulunduğu gerekçesiyle kooperatifin feshine karar verilmiş ise de, kooperatifin üç yıl üst üstte genel kurul toplantısını yapmadığı durumlarda anılan hüküm gereğince kooperatif dağılacağından, mahkemece verilecek kararın fesih kararı olmayıp ‘kooperatifin dağılmış sayıldığının tespiti’ şeklinde tespit kararı olması gerektiği gerekçesiyle, verilen kararın bozulması gerekmiştir.” Kararda ayrıca bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği belirtilmiştir. Sonuç: hüküm fıkrasındaki “feshine” kelimesi çıkarılıp yerine “dağılmış sayıldığının tespiti” yazılarak karar DÜZELTİLEREK ONANMIŞ; karar 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 16.10.2023 T., 2022/3204 E., 2023/3302 K.
Daire, dağılmanın tespiti talebinin aynı zamanda tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması talebini de içerdiğini, mahkemenin bunu resen gözetmesi gerektiğini kabul etmiştir. Somut olayda bir yapı kooperatifinin ortak sayısı, bir üyenin noterden istifasıyla yedinin altına düşmüştü. İlk derece mahkemesi, 1163 sayılı Kanun m.81 ve anasözleşme hükmü uyarınca kooperatifin kendiliğinden dağıldığının tespitine karar vermiş; bölge adliye mahkemesi de bu kararı esastan onaylamıştı. Ancak hükümde tasfiyeye ve tasfiye memuruna ilişkin hiçbir düzenleme yoktu. Daire bu eksikliği bozma sebebi saymıştır: “Mahkemece, davalı kooperatifin dağıldığının tespitine karar verilmiş ise de, tasfiyeye ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin bir hüküm tesis edilmemiştir. Kooperatifin dağıldığının tespiti talebinin aynı zamanda tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması talebini içerdiği ve tasfiye memuru atanmasının feshin ve tasfiyenin doğal bir sonucu olduğu gözetilerek, mahkemece, kooperatifin tasfiyesine ve re’sen tasfiye memuru atanmasına karar vermesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması da doğru olmamıştır.” Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 09.10.2023 T., 2022/3059 E., 2023/3178 K.
Daire, ilgili Bakanlığın kooperatifleri teftiş ve denetleme yetkisini gözeterek, dağılmanın tespiti davasını açmakta taraf sıfatının ve hukuki yararının bulunduğunu kabul etmiştir. Alt derece mahkemeleri, m.81/1-6’daki kendiliğinden dağılma hâli için Bakanlığın dava açmasına gerek bulunmadığı ve Bakanlığın m.81/1-7’ye dayanmadığı gerekçesiyle davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmişti. Daire önce iki bendi ayırmıştır: “Anılan maddeye 3476 sayılı Kanun ile eklenen 6 ncı bent uyarınca, kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hâlinde, kooperatife genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın, kooperatif kendiliğinden dağılmış sayılacaktır. Aynı maddenin 7 nci bendinde ise, kooperatifin amacına ulaşma imkânının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti hâlinde, mahkemeden alacağı kararla dağılacağı hükmüne yer verilmiştir.” Ardından hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu vurgulayarak dava dilekçesindeki anlatımın yedinci bende de dayandığını saptamış ve sonuca varmıştır: “mahkemece 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 86/2 nci maddesi uyarınca Bakanlığın kooperatifleri teftiş ve denetim yetkisi de nazara alındığında dava açma hak ve ödevi ile taraf sıfatının ve dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek işin esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş” denilmiştir. Kararda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.03.2023 tarihli ve 2022/(15)6-1056 E., 2023/156 K. sayılı kararına da atıf yapılmıştır. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 25.04.2024 T., 2023/2787 E., 2024/1097 K.
Bu kısa kararda Daire, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ile tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmü onamış ve kendiliğinden dağılma kuralını bir kez daha teyit etmiştir. İlk derece mahkemesi, 1163 sayılı Kanun m.81 uyarınca kooperatifin üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısı yapmamasının kendiliğinden fesih sebebi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve tasfiye memuru atanmasına karar vermiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Kooperatif yönetim kurulu üyesinin temyizi üzerine Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır: “1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81. maddesine 3476 sayılı Kanun ile eklenen 6. bent uyarınca kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hâlinde, kooperatife genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın, kooperatif kendiliğinden dağılmış sayılacağından davalı kooperatif yönetim kurulu üyesinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.” Karar, kooperatifin sonradan faaliyete geçme iradesi göstermesinin dağılmayı ortadan kaldırmadığını göstermesi bakımından da önemlidir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı ONANMIŞ; karar 25.04.2024 tarihinde kesin olarak ve oy birliğiyle verilmiştir.
İkinci halka, hükmün nasıl kurulacağıdır. Üç yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatif zaten dağılmıştır; mahkemenin yapacağı iş bu durumu tespit etmektir. “Feshine” biçiminde kurulan hüküm, sonucu doğru olsa bile düzeltmeyi gerektirir. 2024 tarihli karar bunu açıkça göstermiş ve hüküm fıkrasındaki kelimeyi bizzat değiştirmiştir. Dilekçe yazarken bu tercih baştan yapılmalıdır.
Üçüncü halka, tasfiyenin dağılmadan ayrılmasıdır. Dağılma, kooperatifin ticaret sicilinden silindiği anlamına gelmez. Tüzel kişilik tasfiye amacıyla sınırlı olarak sürer; borçlar ödenir, alacaklar tahsil edilir, ortak pay bedelleri geri verilir. Bu nedenle 2023 tarihli karar, dağılmanın tespiti talebinin tasfiye ve tasfiye memuru atanması talebini de içerdiğini kabul etmiş; bu hususun atlanmasını bozma sebebi saymıştır.
Dördüncü halka, tasfiye memurunun kim olacağıdır. Kanun, mahkemece veya genel kurulca tasfiye memuru seçilmediği takdirde tasfiye işlerini yönetim kurulunun yapacağını söyler. Uygulamada mahkemeler çoğu zaman son yönetim kurulunu tasfiye heyeti olarak atamaktadır. Dışarıdan bir kişinin atanması istendiğinde ücretin nasıl karşılanacağı sorun olur; bu nedenle talep, ücret kaynağı da gösterilerek kurulmalıdır.
Beşinci halka, ortak sayısıdır. Bir kooperatif en az yedi ortakla kurulur ve bu sayı, kuruluş şartı olduğu kadar varlık şartıdır. Sayının yediden aşağı düşmesi anasözleşmelerde de ayrı bir dağılma sebebi olarak gösterilir. 2023 tarihli kararda tek bir üyenin noterden istifası, kooperatifi kendiliğinden dağılmış hâle getirmiştir. Bu yönüyle kooperatif üyeliğinden ihraç ve istifa işlemleri, kooperatifin varlığı bakımından da izlenmelidir.
Altıncı halka, Bakanlığın konumudur. İlgili Bakanlık kooperatifleri teftiş ve denetleme, dağılmayı gerektiren sebepleri mahkemeye bildirme görev ve yetkisine sahiptir. 2023 tarihli karar, kendiliğinden dağılma hâlinde bile Bakanlığın tespit davası açmakta taraf sıfatının ve hukuki yararının bulunduğunu kabul etmiştir. Bu, uygulamada Bakanlık davalarının husumet yokluğundan reddedilmesinin önüne geçen belirleyici bir tespittir.
Yedinci halka, yapı kooperatiflerine özgüdür. 2021 değişikliğinden sonra yapı kooperatifi, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescilden sonra usulüne uygun anasözleşme değişikliğiyle amaç değiştirilmişse dağılma hükmü uygulanmaz. Ferdileşme tamamlandıktan sonra yapının yönetimi artık kat mülkiyeti rejimine geçer; toplu yapı yönetimi hükümleri bu aşamada devreye girer.
Son halka, dağılma sonrasıdır. İflas dışındaki hâllerde dağılma, yetkili organlar tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Tasfiyeden arta kalan mallar ancak anasözleşmede öngörülmüşse ortaklar arasında paylaştırılır; öngörülmemişse Türkiye Millî Kooperatifler Birliğine bırakılır. Tasfiye tamamlanıp sicilden silindikten sonra ortaya çıkan bir malvarlığı ya da dava için ise ayrı bir yol izlenir; bu noktada ihya ve ek tasfiye kurumu gündeme gelir. Aynı ayrım, derneğin feshi ve tasfiyesi bakımından da benzer biçimde işler.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Kendiliğinden dağılmada fesih istemek | Hüküm düzeltilerek onanır | Dağılmış sayıldığının tespiti istenmeli |
| Tasfiye memuru talebini eklememek | Karar bozulur | Tasfiye ve memur atanması birlikte istenmeli |
| Dağılmayı sicilden silinme sanmak | Tasfiye işlemleri başlatılmaz | Tüzel kişilik tasfiye amacıyla sürer |
| Son genel kurul tarihini belgelememek | Üç yıllık süre ispatlanamaz | Ticaret sicil kaydı ve tutanak sunulmalı |
| Ortak sayısını denetlememek | Ayrı bir dağılma sebebi kaçırılır | Ortak listesi ve istifalar incelenmeli |
| Bakanlığın taraf sıfatını reddetmek | Usulden ret bozulur | Denetim ve bildirim yetkisi gözetilmeli |
| Anasözleşme değişikliğini gözden kaçırmak | Yapı kooperatifi yanlışlıkla dağılmış sayılır | Tescil sonrası amaç değişikliği araştırılmalı |
| Derdest davaları bildirmemek | Tasfiye kapsamı eksik kalır | Alacak ve borçlar dilekçede listelenmeli |
| Tescil ve ilanı takip etmemek | Tasfiye tamamlanmaz | Karar kesinleşince sicile tescil ettirilmeli |
Kooperatif hangi hâllerde dağılır?
1163 sayılı Kanun m.81’e göre anasözleşme gereğince, genel kurul kararıyla, iflasın açılmasıyla, kanunlarda öngörülen diğer hâllerde ilgili bakanlığın mahkemeden alacağı karar üzerine, başka bir kooperatifle birleşme veya devralınma suretiyle, üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması hâlinde ve amacına ulaşma imkânının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti hâlinde mahkemeden alacağı kararla dağılır.
Üç yıl genel kurul yapılmazsa ne olur?
Kooperatif, kendisine genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılır. 6. Hukuk Dairesi bu kuralı 25.04.2024 tarihli kararında açıkça teyit etmiştir.
Mahkemeden ne istenmelidir: fesih mi tespit mi?
Kendiliğinden dağılma hâllerinde “kooperatifin dağılmış sayıldığının tespiti” istenmelidir. 6. Hukuk Dairesi’nin 29.04.2024 tarihli kararında, hüküm fıkrasındaki “feshine” ibaresi çıkarılarak yerine “dağılmış sayıldığının tespiti” ibaresi konulmuş ve karar düzeltilerek onanmıştır.
Tasfiye memuru ayrıca istenmeli mi?
İstenmesi doğru olmakla birlikte, 6. Hukuk Dairesi’nin 16.10.2023 tarihli kararına göre dağılmanın tespiti talebi aynı zamanda tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması talebini de içerir; mahkeme bunu resen gözetmek zorundadır.
Tasfiye memuru atanmazsa tasfiyeyi kim yapar?
1163 sayılı Kanun m.81’e göre mahkemece veya genel kurulca tasfiye memurları seçilmediği takdirde tasfiye işlerini yönetim kurulu yapar. Tasfiye kurulu üyelerine, atamayı yapan merci tarafından tespit edilecek miktarda ücret ödenir.
Kooperatif kaç ortakla kurulur, sayı düşerse ne olur?
1163 sayılı Kanun m.2’ye göre bir kooperatif en az yedi ortak tarafından imzalanacak anasözleşme ile kurulur. Ortak sayısının yediden aşağı düşmesi anasözleşmelerde dağılma sebebi olarak gösterilmekte ve mahkemelerce kendiliğinden dağılma sonucu doğurduğu kabul edilmektedir.
Dağılma kooperatifin sicilden silinmesi midir?
Değildir. Dağılma tasfiye sürecini başlatır; tüzel kişilik tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder. Borçlar ödenip alacaklar tahsil edildikten ve tasfiye tamamlandıktan sonra sicilden silme işlemi yapılır.
Tasfiyeden arta kalan mallar kime kalır?
m.83’e göre bütün borçlar ödendikten ve ortak pay bedelleri geri verildikten sonra kalan mallar, ancak anasözleşmede öngörülmüşse ortaklar arasında paylaştırılır. Anasözleşmede açıklama yoksa arta kalan miktar, kooperatifleşme amacına uygun harcanmak üzere Türkiye Millî Kooperatifler Birliğine bırakılır.
İlgili Bakanlık dağılma davası açabilir mi?
Açabilir. 6. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2023 tarihli kararında, 1163 sayılı Kanun m.86/2 uyarınca Bakanlığın kooperatifleri teftiş ve denetim yetkisi gözetilerek dava açma hak ve ödevi ile taraf sıfatının ve hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.
Yapı kooperatifi ne zaman amacına ulaşmış sayılır?
21/10/2021 tarihli 7339 sayılı Kanun’la değişik m.81’e göre yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır.
Tescilden sonra kooperatif devam ettirilebilir mi?
Ettirilebilir. Aynı hükme göre tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi hâlinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz.
Dağılma sürecinde çıkan ortağın konutu geri alınır mı?
Alınmaz. 3/6/2010 tarihli 5983 sayılı Kanun’la eklenen cümleye göre amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılır.
Tasfiye hâlinde genel kurul nisabı aranır mı?
m.81’e göre anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemişse, tasfiye hâlinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz ve kararlar oy çokluğu ile verilir.
Kooperatif yeniden faaliyete geçmek isterse dağılma ortadan kalkar mı?
25.04.2024 tarihli kararda, kooperatifin sonradan ihtiyaç arttığı ve faaliyetin sürdürülmesinin gerekli olduğu yönündeki savunma kabul edilmemiş; üç yıl genel kurul yapılmamasının kendiliğinden dağılma sonucu doğurduğu gerekçesiyle temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dosyaya hangi belgeler konmalı?
Güncel ticaret sicil kaydı ve sicil gazeteleri, anasözleşme ve tadilleri, son genel kurul tutanağı ve hazirun cetveli, ortak listesi ile istifa ve ihraç belgeleri, yapı kooperatiflerinde ferdileşmeye ve ortaklar adına tescile ilişkin tapu kayıtları, kooperatifin derdest dava ve icra dosyalarının listesi ile mali kayıtlar.
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.1 – Kooperatifin tanımı
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.2 – Kuruluş ve asgari ortak sayısı
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.45 – Olağan genel kurul toplantısı
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.81 – Dağılma sebepleri ve tasfiye
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.82 – Dağılmanın ticaret siciline tescili
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.83 – Tasfiye bakiyesinin paylaştırılması
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.86 – Bakanlığın görev ve yetkileri
- 21/10/2021 tarihli 7339 sayılı Kanun m.11 – Yapı kooperatiflerinde dağılma hükmünde değişiklik
- 3/6/2010 tarihli 5983 sayılı Kanun m.2 – Dağılma sürecinde çıkan ortağın konutu
- 15/2/2018 tarihli 7099 sayılı Kanun m.7 – Kuruluş usulünde değişiklik
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu – Kooperatiflere uygulanacak anonim şirket hükümleri
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu – Ferdileşme sonrası yönetim rejimi
İlgili yazılarımız: kooperatif genel kurul kararının iptali, kooperatif üyeliğinden ihraç ve itiraz, şirketin ihyası ve ek tasfiye, derneğin feshi ve tasfiyesi ve vakfın sona ermesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.