Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali ve Yokluk (1163 sayılı Kanun m. 53)

- Kooperatif genel kurul kararları, kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet esaslarına aykırılık iddiasıyla iptal davasına konu edilebilir (1163 sayılı Kanun m. 53).
- Dava, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılmalıdır.
- Bu süre hak düşürücüdür; “30 gün” değil, takvim ayı olarak hesaplanır.
- Kural olarak, toplantıda hazır bulunup karara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten ortak dava açabilir.
- Ancak toplantıya çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini ya da yetkisiz kişilerin karara katıldığını iddia eden ortak için muhalefet şerhi aranmaz.
- Yönetim kurulu ve — kararın yerine getirilmesi kişisel sorumluluklarını doğuruyorsa — yönetim kurulu üyeleri ile denetçiler de dava açabilir.
- Çağrıdaki usulsüzlük tek başına kararların iptali veya yokluğu sonucunu doğurmaz; ayrıca kanuna, anasözleşmeye veya iyiniyete aykırılık ispatlanmalıdır.
- Çağrılmayan ortakların katılmaması toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa karar yok hükmündedir.
- Yokluğun tespiti davası süreye ve muhalefet şartına tabi değildir.
- Ortağın oyu sonuca etkili olmayacaksa, çağrı usulsüz olsa da iptal gerekmez; mahkeme bunu aritmetik olarak denetler.
- Kanunun emredici hükümlerine (örneğin ortaklar arasında eşitlik ilkesine) aykırı kararlar iptal edilebilir değil, mutlak butlanla batıldır ve her aşamada resen gözetilir.
- Kooperatif, kendi genel kurulunda alınan kararın iptalini veya butlanını dava edemez.
Konut yapı kooperatifleri, tarımsal kalkınma kooperatifleri, esnaf kooperatifleri… Türkiye’de yüz binlerce kişi bir kooperatifin ortağıdır ve çoğu zaman kooperatifin kaderi tek bir genel kurul toplantısında belirlenir: arsanın satışı, yükleniciyle sözleşme, aidat artışı, yönetimin ibrası.
O toplantıya çağrılmadığını sonradan öğrenen ortağın elindeki süre çok kısadır ve kanunun aradığı şartlar tek tek ölçülür. Aşağıda kooperatif genel kurul kararlarına karşı hangi davanın açılacağını, sürenin nasıl hesaplandığını ve iptal ile yokluk arasındaki sınırı ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.
1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;
2. Yönetim Kurulu;
3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;
… Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür.
Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir…
Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder.”
m. 45/2: “Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4’ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.”
m. 51/1: “Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.”
m. 23: “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.”
İptal, butlan ve yokluk
| Ölçüt | İptal edilebilirlik | Butlan | Yokluk |
|---|---|---|---|
| Sebep | Kanuna, anasözleşmeye veya iyiniyete aykırılık | Emredici hükme aykırılık | Nisabı etkileyecek biçimde ortakların çağrılmaması |
| Muhalefet şerhi | Kural olarak gerekir | Gerekmez | Gerekmez |
| Süre | Bir ay (hak düşürücü) | Süreye tabi değildir | Süreye tabi değildir |
| Resen gözetilme | Hayır | Evet | Evet |
| Kararın etkisi | İptalle geçmişe etkili sonuç doğar | Baştan hükümsüzdür | Hiç doğmamıştır |
| Tipik örnek | Gündemde olmayan konunun görüşülmesi | Ortaklar arası eşitliğin bozulması | Karar nisabının hiç oluşmaması |
| Davacı | m. 53’te sayılanlar | Hukukî yararı olan herkes | Hukukî yararı olan herkes |
| Kooperatifin kendisi | Dava edemez | Dava edemez | — |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kooperatif anasözleşmesinin çağrı usulünü düzenleyen maddesini okuyun: taahhütlü mektup mu, ilan mı, elden tebliğ mi öngörülmüş?
- Ortaklar defterinde kayıtlı olup olmadığınızı ve adresinizin güncel olup olmadığını kontrol edin; çağrı bu kayıtlara göre yapılır.
- Toplantıya katılıyorsanız, karşı olduğunuz her karar için ret oyu kullanın ve muhalefetinizi tutanağa geçirtin; tutanağın imzalı bir örneğini alın.
- Tutanağa geçirilmediğini düşünüyorsanız bunu toplantıda ve hemen sonrasında yazılı olarak bildirin; sonradan ileri sürmek zorlaşmaktadır.
- Toplantıya çağrılmadıysanız hazirun cetvelini, çağrı belgelerini ve tebliğ evrakını isteyin; imza sizin değilse bunu tespit ettirin.
- Süreyi doğru hesaplayın: toplantıyı izleyen günden başlar ve bir takvim ayı sonra, aynı güne karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Otuz gün olarak hesaplamayın.
- Toplantıya katılmamış olmanın süreyi başlatmaya engel olmadığını unutmayın; süre toplantı tarihinden işler.
- Talebinizi doğru kurun: iptal mi, butlanın tespiti mi, yokluğun tespiti mi? Gerekiyorsa terditli talep edin.
- Yokluk iddiasında bulunacaksanız hesap yapın: çağrılmayan ortaklar katılsaydı toplantı ve karar nisabı nasıl değişirdi?
- Butlan iddiasında bulunacaksanız hangi emredici hükmün ihlâl edildiğini gösterin; ortaklar arasında eşitliğin bozulması bunun tipik örneğidir.
- Davayı kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede açın ve teminat gösterilmesine karar verilebileceğini hesaba katın.
- Kararın iptalinin bütün ortaklar için hüküm ifade edeceğini gözetin; aynı toplantıya ilişkin davalar birleştirilerek görülür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/969, K. 2021/2403, 01.06.2021
Usulsüz çağrılan ortaktan muhalefet şerhi aranmaz; süre “bir ay”dır, otuz gün değil. Bir kooperatif ortağı, katılmadığı olağan genel kurulda alınan iki kararın iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi toplantıya katılmadığı ve muhalefet şerhi vermediği gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamıştır. Daire, yerleşik uygulamayı aktarmıştır: “usulsüz çağrı genel kurul kararlarının iptali için tek başına yeterli olmayıp, usulsüz çağrılan ortağa, genel kurulda alınan kararlara red oyu kullanıp, muhalefet şerhini tutanağa geçirtme koşulları aranmaksızın iptal davası açma hakkını sağlar. Ancak çağrı usulsüz olsa bile genel kurul kararlarının iptali davasının 1163 sayılı Yasa’nın 53. maddesi bir ay içinde açılması gerekmekte olup, davacının genel kurulda bulunmamaları sürenin başlamasına engel değildir.” Sürenin hesabı bakımından da düzeltme yapılmıştır: derece mahkemeleri süreyi “yasaya aykırı olarak 1 ay yerine 30 gün” almış; oysa HMK m. 92/2 uyarınca ay ile başlayan süreler, başladığı günü takip eden ayda aynı güne karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer. Bu hesaba göre dava süresinde açılmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, 01.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1948, K. 2023/2170, 05.06.2023
Çağrı usulsüz olsa da, ret oyu sonucu değiştirmeyecekse karar iptal edilmez. Bir yapı kooperatifinin ortakları, 2008 tarihli genel kurula usulüne uygun çağrılmadıklarını, elden tebliğ belgelerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını ve 112 dairenin satışı için yönetim kuruluna verilen yetkinin hükümsüz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Derece mahkemeleri davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararında: “1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 ncü maddesinde çağrıda usulsüzlük halinde genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali için dava açma hakkı verilmiş ise de çağrıdaki usulsüzlüğün alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmadığı, yasal düzenleme ve ana sözleşmede geçen nisaplarla toplantının yapılıp yeterli çoğunlukla karar alındığı… davacıların toplantıya katılarak ret oyu kullanmaları halinde oylarının nisabı etkilemeyeceği” saptanmıştır. Kararda ayrıca, davacıların bu genel kuruldan önceki ve sonraki toplantılara katılıp hazirun cetvellerini imzaladıkları, dolayısıyla söz konusu toplantıdan haberdar olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı düştüğü ve davanın bir aylık sürede de açılmadığı belirtilmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3321, K. 2024/1819, 29.05.2024
Nisabı etkileyen çağrı eksikliği yokluk doğurur; etkilemiyorsa iptal de gerekmez. Genel kurula usulüne uygun çağrılmadığı sabit olan bir ortak, tüm kararların iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi, yönetim ve denetim kurulu seçimine ilişkin 8. madde bakımından davacının katılmamasının oylamaya etkisinin anlaşılamadığı gerekçesiyle bu maddeyi iptal etmiştir. Daire önce ölçütü koymuştur: “çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmamaktadır. Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir.” Ardından somut hesap yapılmıştır: 63 ortaktan 57’sinin katılımıyla nisap sağlanmış; 8. maddede başka aday bulunmadığı, katılan 57 ortağın yarıdan bir fazlasının 29 olduğu, davacı da katılıp olumsuz oy kullansaydı dahi sonucun değişmeyeceği belirlenerek 8. maddenin iptalinin gerekmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2882, K. 2023/3038, 28.09.2023
Ortaklar arasında eşitliği bozan karar iptal edilebilir değil, mutlak butlanla batıldır. Bir yapı kooperatifinin genel kurulu, aidatını belirli bir tarihe kadar kapatan birinci etap üyelerinin kooperatifle ilişiğinin kesilmesine oy birliğiyle karar vermiştir. Derece mahkemeleri, iptal davasının bir aylık sürede açılmadığı ve kararın iptal edilebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle butlan istemini reddetmiştir. Daire önce Kooperatifler Kanunu m. 23’ü hatırlatmıştır: “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.” Ardından: “Bu genel kurul hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin amaçlarına, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar genel kurulun iptali ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı genel kurul kararları kanuna aykırılık nedeniyle geçersizdir. Kanunun emredici hükümlerine aykırılık her aşamada re’sen gözetilir.” Kararda ayrıca, kooperatif organı vasıtasıyla işlemi tesis eden taraf olduğundan kooperatifin kendi genel kurul kararının butlanını dava edemeyeceği de kabul edilmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Birinci halka: dava hakkı ile davanın kazanılması ayrı şeylerdir. Kanun, çağrının usulüne uygun yapılmadığını ya da gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini iddia eden ortağa, toplantıda bulunup muhalefet şerhi vermiş olma şartı aranmaksızın dava açma imkânı tanır. 2021 tarihli bozma kararı bunu net biçimde ifade eder. Ancak aynı karar, bu imkânın yalnızca kapıyı açtığını da söyler: iptal için kararın kanuna, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ayrıca ortaya konması gerekir.
İkinci halka: süre, en sert şarttır ve ay olarak hesaplanır. 1163 sayılı Kanun m. 53, davanın toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde açılmasını arar; bu süre hak düşürücüdür. 2021 tarihli karar, derece mahkemelerinin süreyi “30 gün” olarak hesaplamasını yasaya aykırı bulmuştur: HMK m. 92/2 uyarınca ayla başlayan süre, başladığı günü izleyen ayda aynı güne karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer. Bir günlük fark, hak düşürücü sürede davanın kaderini belirleyebilir. Toplantıya katılmamış olmak da sürenin başlamasına engel değildir; süre öğrenmeden değil, toplantı tarihinden işler.
Üçüncü halka: mahkeme aritmetik yapar. 2023 ve 2024 tarihli kararlar aynı testi uygular: davacı toplantıya katılıp ret oyu kullansaydı sonuç değişir miydi? 2024 tarihli kararda hesap açıkça yapılmıştır — 57 katılımcının yarıdan bir fazlası 29’dur, davacı da olumsuz oy kullansaydı 58 üzerinden 30 gerekirdi ve ret oyu sayısı 28’de kalırdı; sonuç değişmediği için iptal gerekmemiştir. Bu, dava dilekçesini yazarken yapılması gereken ilk hesaptır.
Dördüncü halka: nisap eşiği aşılınca rejim değişir. Çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemesi toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, artık iptal edilebilir bir karardan değil yok hükmünde bir karardan söz edilir. 2024 tarihli karar bunun iki sonucunu da belirtir: yokluğun tespiti davasında kararlara muhalif olmak gerekmez ve dava herhangi bir süreye tabi değildir. Bir aylık süreyi kaçırmış ortak için tek gerçekçi yol çoğu zaman budur; ancak nisap hesabının dosyada somut olarak kurulması şarttır.
Beşinci halka: emredici hükme aykırılık butlan doğurur. 2023 tarihli karar, üçüncü bir kategoriyi işletiyor. Kooperatifler Kanunu m. 23’teki ortaklar arasında eşitlik ilkesi emredicidir; bunu ihlâl eden bir genel kurul kararı — örneğin bir kısım ortağın aidatını kapatması hâlinde kooperatifle ilişiğinin kesilmesi — iptal edilebilir değil, baştan itibaren geçersizdir. Böyle bir aykırılık her aşamada resen gözetilir ve bir aylık süre engel oluşturmaz. Uygulamada bu, süresi geçmiş dosyalarda en güçlü argümandır; ancak “kanuna aykırı” her karar butlanla batıl olmaz, ihlâl edilen hükmün emredici niteliği ayrıca gösterilmelidir.
Altıncı halka: gündem usulsüzlüğü butlan değil, iptal sebebidir. Aynı dosyada derece mahkemeleri, gündemde olmayan konunun görüşülmesini iptal edilebilirlik yaptırımına tabi bir usulsüzlük saymış ve bu nedenle muhalefet şerhi ile bir aylık süre şartlarını aramıştır. Yani genel kurulda gündem dışı bir karar alındığında ortağın yapması gereken, o an muhalefetini tutanağa geçirtmek ve bir ay içinde dava açmaktır; sonradan “bu karar yok hükmündedir” demek sonuç vermemektedir.
Yedinci halka: kooperatif kendi kararına dava açamaz. 2023 tarihli kararda, kooperatifin organı aracılığıyla işlemi tesis eden taraf olduğu ve m. 53 ile anasözleşmede dava açabilecekler arasında kooperatif tüzel kişiliğinin sayılmadığı belirtilerek, kooperatifin kendi genel kurulunda alınan kararın iptalini ya da butlanını dava edemeyeceği kabul edilmiştir. Yönetim değişikliğinden sonra eski yönetimin kararlarını mahkeme yoluyla ortadan kaldırmak isteyen kooperatifler için bu, baştan bilinmesi gereken bir sınırdır; dava ortaklar tarafından açılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| “Süre 30 gündür.” | Süre bir aydır; ayla başlayan süreler takvim ayına göre hesaplanır. |
| “Toplantıyı öğrendiğim tarihten itibaren sürem başlar.” | Süre, toplantıyı kovalayan günden işler; katılmamış olmak engel değildir. |
| “Çağrı usulsüzse karar kendiliğinden iptal edilir.” | Ayrıca kanuna, anasözleşmeye veya iyiniyete aykırılık ispatlanmalıdır. |
| “Toplantıya katılmadım, dava açamam.” | Usulsüz çağrı iddiasında muhalefet şerhi aranmaz. |
| “Katıldım ama muhalefet şerhi vermedim, sorun değil.” | Katılan ortak için muhalefetin tutanağa geçirtilmesi kural olarak şarttır. |
| “Gündem dışı karar yok hükmündedir.” | Bu bir iptal sebebidir; muhalefet ve bir aylık süre şartlarına tabidir. |
| “Bir ayı kaçırdım, hiçbir şey yapamam.” | Nisabı etkileyen çağrı eksikliği veya emredici hükme aykırılık varsa süre işlemez. |
| “Oyum azınlıkta kalırdı ama yine de iptal isterim.” | Oyunuz sonucu değiştirmeyecekse iptal gerekmemektedir. |
| “Kooperatif olarak kendi kararımızın iptalini isteriz.” | Kooperatif kendi genel kurul kararının iptalini veya butlanını dava edemez. |
Kooperatif genel kurul kararı nasıl iptal edilir?
Kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırılık iddiasıyla, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede dava açılarak.
Süre ne zaman başlar ve nasıl hesaplanır?
Toplantıyı izleyen günden başlar. Ayla başlayan süreler, başladığı günü takip eden ayda aynı güne karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer; otuz gün olarak hesaplanmaz.
Toplantıya katılmadıysam süre yine işler mi?
Evet. Yargıtay, genel kurulda bulunmamanın sürenin başlamasına engel olmadığını kabul etmiştir.
Muhalefet şerhi şart mı?
Toplantıda hazır bulunan ortak için kural olarak şarttır. Ancak çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini ya da yetkisiz kişilerin karara katıldığını iddia eden ortak için aranmaz.
Kimler dava açabilir?
Kanunda sayılan pay sahipleri, yönetim kurulu ve kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluklarını doğuruyorsa yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin her biri.
Kooperatif kendi kararının iptalini isteyebilir mi?
Hayır. Yargıtay, kooperatifin organı vasıtasıyla işlemi tesis eden taraf olduğunu ve kendi genel kurulunda alınan kararın iptalini ya da butlanını dava edemeyeceğini kabul etmiştir.
Çağrı usulsüzse karar geçersiz olur mu?
Çağrıdaki usulsüzlük tek başına kararların iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmaz. Ayrıca kararın kanuna, anasözleşmeye veya iyiniyete aykırı olduğu ispatlanmalıdır.
Karar ne zaman yok hükmünde sayılır?
Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa karar yok sayılır.
Yokluk davası süreye tabi mi?
Hayır. Yokluğun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi dava herhangi bir süreye de tabi değildir.
Oyum sonucu değiştirmeyecekse dava kazanabilir miyim?
Yargıtay, davacının toplantıya katılıp ret oyu kullanması hâlinde dahi sonucun değişmeyeceği hâllerde iptalin gerekmediğini kabul etmektedir.
Emredici hükme aykırı karar iptal edilebilir mi?
Böyle bir karar iptal edilebilir nitelikte değil, mutlak butlanla batıldır. Kanunun emredici hükümlerine aykırılık her aşamada resen gözetilir.
Ortaklar arasında eşitlik ne anlama gelir?
Kooperatifler Kanunu m. 23 uyarınca ortaklar, kanunun kabul ettiği esaslar dâhilinde hak ve vecibelerde eşittir. Bu ilkeyi bozan genel kurul kararları geçersiz sayılmaktadır.
Gündemde olmayan konu görüşülürse ne olur?
Derece mahkemesi uygulamasında bu, iptal edilebilirlik yaptırımına tabi bir usulsüzlük sayılmakta; ret oyu verilmesi, muhalefetin tutanağa geçirtilmesi ve bir aylık sürede dava açılması aranmaktadır.
Mahkeme teminat isteyebilir mi?
Evet. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir; teminatın niteliğini ve miktarını mahkeme belirler.
Kararın iptali diğer ortakları etkiler mi?
Evet. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder. Birden fazla dava açılmışsa davalar birleştirilerek görülür.
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 23 — Ortaklar arasında eşitlik
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 45 — Genel kurul toplantısı ve çağrı
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 46 — Gündem
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 47-50 — Toplantıya katılma ve temsil
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 51 — Karar nisabı
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 53 — Kararların bozulması ve şartlar
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 81 — Kooperatifin dağılması
- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 98 — Türk Ticaret Kanunu’na yollama
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 445-451 — Genel kurul kararlarının iptali
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 447 — Butlan
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 92 — Sürelerin hesaplanması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114-115 — Dava şartları
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Kooperatif üyeliğinden ihraç ve itiraz, Anonim şirkette genel kurul kararlarının iptali, Kat malikleri kurulu kararının iptali, Yönetim kurulu kararlarının butlanı, Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, Site yöneticisinin sorumluluğu.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Bir aylık hak düşürücü süre belirleyici olduğundan, genel kurul kararından haberdar olunduğunda gecikmeden hareket edilmesi gerekir.