Sendikadan Çıkarılan Üye Ne Yapabilir? Üyelikten Çıkarma Kararının İptali (6356 m.19)

- Sendika üyeliğinden çıkarılma kararını yalnızca genel kurul verebilir (6356 s. K. m.19/4).
- Çıkarılma kararına karşı üye, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemeye itiraz edebilir; mahkeme iki ay içinde kesin olarak karar verir.
- Üyelik, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.
- Bu nedenle disiplin kurulunun ya da yönetim kurulunun tek başına verdiği “üyelikten çıkarma” niteliğindeki kararlar geçersizdir.
- Adı “geçici olarak görevden el çektirme” veya “üyeliğin askıya alınması” olsa da, süresi ve sonuçları itibarıyla üyelikten çıkarma etkisi doğuran karar aynı denetime tabidir.
- Yargıtay, “geçici” kavramının anlamına uygun düşecek kısa bir süreyi ifade etmesi gerektiğini kabul etmektedir.
- Sendika, bir özel hukuk tüzel kişisidir; kararlarının ve işlemlerinin iptal edilebilmesi için mevzuatta bu yönde bir düzenleme bulunması gerekir.
- Sendikanın çıkardığı bir yönetmeliğin doğrudan iptali istenemez; ancak somut bir disiplin cezasına karşı açılan davada o yönetmelik hükmünün geçersizliğinin tespiti istenebilir.
- 6356 sayılı Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde Türk Medenî Kanunu ile Dernekler Kanunu’nun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır (m.80).
- Bu atıf nedeniyle sendika organ kararlarının iptalinde TMK m.83’teki dernek rejimi devreye girer.
- İşkolunu değiştirenin sendika üyeliği kendiliğinden sona erer (m.19/7); bu durumda açılmış davada hukuki yarar kalmaz ve dava usulden reddedilir.
- Hukuki yarar bir dava şartıdır ve kararın kesinleşmesine kadar yargılamanın her aşamasında resen gözetilir (HMK m.114/1-h).
- Tüzükte unvanlı üyeliklerde yalnızca boşalma hâlinde yeniden seçim öngörülmüşse, boşalma olmadan yapılan görev değişikliği iptal edilir.
- Profesyonel yöneticiliğe son verilmesi kararında objektif ve somut gerekçelerin denetime elverişli biçimde açıklanması ve kanıtlanması gerekir.
- İşyeri sendika temsilcisinin güvencesine ilişkin davada, 12/10/2017 tarihli 7036 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle değişik 6356 s. K. m.24/2 uyarınca bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir.
Kısa cevap: Sendika üyeliğinden çıkarılma kararını yalnızca genel kurul verebilir (6356 s. K. m.19/4); çıkarılma kararına karşı üye, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemeye itiraz edebilir ve mahkeme iki ay içinde kesin olarak karar verir. Disiplin kurulunun ya da yönetim kurulunun tek başına verdiği “üyelikten çıkarma” niteliğindeki kararlar geçersizdir.
Sendika içi uyuşmazlıklar dışarıdan göründüğünden çok daha teknik bir zeminde çözülür. Bir üye ya da yönetici hakkında disiplin kararı verilir; karar hemen uygulanır, kişi organ toplantılarına alınmaz, ücreti kesilir, delege seçimlerine katılamaz. Karşı taraf ise kararın “geçici” olduğunu, “nihai bir sonuç doğurmadığını” ve bu nedenle dava açılamayacağını savunur.
Oysa kanun, üyelikten çıkarma yetkisini tek bir organa vermiştir: genel kurula. Bunun dışındaki organların verdiği kararlar, sonuçları itibarıyla üyeliği sona erdirici nitelikteyse aynı denetime tabi tutulur. Aşağıda hangi kararın hangi merci tarafından verilebileceğini, dava süresini, sendikanın özel hukuk tüzel kişisi olmasından doğan sınırları ve üyeliğin kendiliğinden sona erdiği hâllerin dava üzerindeki etkisini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“(4) Sendika üyeliğinden çıkarılma kararı genel kurulca verilir. Karar, e-Devlet kapısı üzerinden Bakanlığa elektronik ortamda bildirilir ve çıkarılana yazı ile tebliğ edilir. Çıkarılma kararına karşı üye, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemeye itiraz edebilir. Mahkeme iki ay içinde kesin olarak karar verir. Üyelik, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder. … (6) Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alarak işten ayrılan işçilerin sendika üyeliği sona erer. Ancak çalışmaya devam edenler ile kuruluş ve şubelerinin yönetim, denetleme ve disiplin kurullarındaki görevleri sırasında yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alanların üyeliği, görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder. (7) İşkolunu değiştirenin sendika üyeliği kendiliğinden sona erer. (8) İşçi kuruluşu ve şubelerinin organlarında görev almak üyeliği sona erdirmez. (9) İşçi sendikası üyesinin bir yılı geçmemek üzere işsiz kalması üyeliğini etkilemez.”
“(1) Kuruluşlar hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 4721 sayılı Kanun ile 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır. (2) Toplu iş sözleşmeleri hakkında, bu Kanunda hüküm olmayan hâllerde 4721 sayılı Kanun ve 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile iş sözleşmesini düzenleyen diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.”
Bu alanda iki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi kanun yolu: 6356 sayılı Kanun m.24/2’nin ikinci cümlesi, 12/10/2017 tarihli 7036 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle değiştirilerek “Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir.” biçimini almıştır. Dolayısıyla işyeri sendika temsilcisinin güvencesine ilişkin davalarda temyiz yolu kapalıdır ve bu hüküm, m.24/5 uyarınca işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır. İkincisi başvuru usulü: yürürlükteki metne göre sendikaya üyelik, Bakanlıkça sağlanacak elektronik başvuru sistemine e-Devlet kapısı üzerinden başvurulması ve tüzükte belirlenen yetkili organın kabulüyle kazanılır; üyelikten çekilme de e-Devlet kapısı üzerinden yapılır ve bildirim eş zamanlı olarak Bakanlığa ve sendikaya ulaşır. Üyelik başvurusu otuz gün içinde reddedilmezse kabul edilmiş sayılır; haklı neden gösterilmeden reddedilenler tebliğden itibaren otuz gün içinde dava açabilir ve mahkemenin kararı kesindir.
| Konu | Üyelikten çıkarma | Diğer organ kararları |
|---|---|---|
| Yetkili organ | Genel kurul (m.19/4) | Tüzükte gösterilen organ |
| Dava süresi | Tebliğden itibaren otuz gün | TMK m.83 rejimi (m.80 atfı) |
| Karar süresi | Mahkeme iki ay içinde karar verir | Genel usule tabi |
| Kanun yolu | Mahkeme kararı kesindir | Genel kanun yolu rejimi |
| Kararın etkisi | Kesinleşinceye kadar üyelik sürer | Kararın niteliğine göre değişir |
| Yetkisiz organ kararı | Geçersizdir | Tüzüğe aykırılık iptal sebebidir |
| Ölçülülük denetimi | Eylemle ceza orantılı olmalı | Eylemle ceza orantılı olmalı |
| Savunma hakkı | Tüzükte öngörülen usul izlenmeli | Tüzükte öngörülen usul izlenmeli |
| Hukuki yarar | Üyelik sona ererse düşer | Üyelik sona ererse düşer |
Bu davalarda savunmanın standart iki argümanı vardır: “karar geçicidir, nihai değildir” ve “üyelik zaten sona erdi, hukuki yarar yok”. İkisi de dosyanın kaderini belirler ama farklı yönlerde. Birinci argüman genellikle etkisizdir; Yargıtay, adı ne olursa olsun sonuçları itibarıyla üyeliği sona erdiren ya da uzun süre üyelik haklarını askıya alan kararı üyelikten çıkarma niteliğinde saymaktadır. İkinci argüman ise çoğu zaman etkilidir; işkolu değişikliği gibi bir sebeple üyelik kendiliğinden sona ermişse dava hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilir. Bu nedenle dava açılırken üyeliğin devam ettiğini güvenceye alacak tedbir talebi de birlikte kurulmalı, işveren tarafından yapılan nakil işlemleri ayrıca dava konusu edilmelidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kararı veren organı belirleyin: disiplin kurulu mu, yönetim kurulu mu, genel kurul mu? Yetki sorunu çoğu dosyada tek başına sonuç doğurur.
- Kararın gerçek niteliğini tespit edin; “askıya alma” veya “el çektirme” adı taşısa da süresi ve sonuçları itibarıyla çıkarma etkisi doğurup doğurmadığını değerlendirin.
- Tüzüğün ilgili maddelerini eksiksiz çıkarın: disiplin cezaları, cezayı verecek organ, itiraz usulü ve süreler.
- Tüzükte cezanın hangi eylem karşılığında verileceğinin açıkça gösterilip gösterilmediğini kontrol edin; belirsizlik keyfilik iddiasının dayanağıdır.
- Savunmanızın usulüne uygun alınıp alınmadığını belgeleyin; savunma istem yazısındaki isnat ile karara esas alınan eylem aynı olmalıdır.
- Kararın tebliğ tarihini sabitleyin ve çıkarma kararına karşı otuz günlük süreyi kaçırmayın.
- Diğer organ kararları için 6356 s. K. m.80 atfıyla uygulanan TMK m.83 rejimini ve dernek içi denetim yolunun tüketilmesi koşulunu gözetin.
- Kararın uygulanmasının durdurulması için ihtiyati tedbir talep edin; delege seçimi ve genel kurul takvimi yaklaşıyorsa telafisi imkânsız zararı somutlaştırın.
- İşveren tarafından yapılan nakil veya işyeri değişikliği varsa, bunu 6356 s. K. m.24 kapsamında ayrı bir davayla dava konusu edin.
- İşkolu değişikliği riski varsa üyeliğinizin düşmemesi için gerekli işlemleri zamanında yapın; üyelik düşerse açtığınız dava hukuki yarar yokluğundan reddedilir.
- Yalnızca yönetmeliğin iptalini istemeyin; somut disiplin cezasına karşı dava açıp o davada yönetmelik hükmünün geçersizliğinin tespitini talep edin.
- Parasal talepleriniz varsa miktarını açıkça belirtin ve harcını yatırın; aksi hâlde usulüne uygun açılmış bir alacak davası bulunmadığı kabul edilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 14.12.2022 T., 2022/14590 E., 2022/16834 K.
Daire, sendikanın çıkardığı bir yönetmeliğin doğrudan iptalinin istenemeyeceğini, ancak somut bir disiplin cezasına karşı açılan davada o yönetmelik hükmünün geçersizliğinin tespitinin istenebileceğini belirlemiştir. Davacı, bir sendika şube başkanı olarak hakkında uygulanan disiplin yönetmeliğinin çeşitli maddelerinin ve tümünün iptalini istemişti. Alt derece mahkemeleri esasa girerek yönetmelikte hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire, ret sonucunu doğru bulmakla birlikte gerekçeyi değiştirmiştir: “Bir özel hukuk tüzel kişisi olan sendika tarafından alınan kararların ve yapılan işlemlerin iptal edilebilmesi için mevzuatta bu yönde düzenleme yer alması gerekmektedir. Bununla birlikte sendika tarafından ihdas edilen yönetmelik hükümlerinin iptaline karar verilebileceğini öngören bir hüküm hukukumuzda mevcut değildir. Buna göre sendika yönetim kurulu kararı ile ihdas edilen yönetmeliğin iptalinin talep edilmesi olanaklı değildir.” Kararda pratik yol da gösterilmiştir: “dava konusu Sendika Disiplin Kurulları ve Disiplin Yönetmeliği’nin somut olarak uygulanması suretiyle sendika üyeleri ile sendika yöneticileri hakkında disiplin cezası tesisi söz konusu olur ise disiplin kurulu kararına karşı yargı yolu açık olduğu gibi bu nitelikte bir dava açılması durumunda disiplin cezasına dayanak teşkil eden Yönetmelik hükümlerinin geçersizliğinin tespitinin de istenebileceği gözetildiğinde, davacının hukuki yararının bulunmadığı da açıktır.” Kararda ayrıca Anayasa m.51’in son fıkrası uyarınca sendika tüzüklerinin, yönetim ve işleyişlerinin Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı hatırlatılmıştır. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMIŞ; karar 14.12.2022 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.05.2022 T., 2022/4308 E., 2022/6514 K.
Daire, işkolu değişikliği nedeniyle sendika üyeliği kendiliğinden sona eren davacının, disiplin kararının iptali davasında hukuki yararının kalmadığını kabul ederek davanın usulden reddi gerektiğine karar vermiştir. Davacı, sendika şube yönetim kurulu yedek üyeliğinden bir yıl süreyle el çektirilmesine ilişkin kararın iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi, bir yıllık el çektirmenin “geçici” sayılamayacağını ve kararın üyelikten çıkarma niteliğinde olduğunu, üyelikten çıkarma kararını ise yalnızca genel kurulun verebileceğini belirterek davayı kabul etmişti. Ancak yargılama sırasında davacının başka bir işkolundaki işyerine nakli yapılmış ve üyeliği düşmüştü. Daire önce hukuki yararın dava şartı olduğunu ve resen gözetileceğini vurgulamıştır: “bir dava şartı olan hukuki yarar, kararın kesinleşmesine kadar yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken bir husustur.” Ardından somut sonuca varmıştır: “6356 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin 7 nci fıkrasında da ‘İşkolunu değiştirenin sendika üyeliği kendiliğinden sona erer.’ düzenlemesi mevcuttur. Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, davacının davalı Sendikaya olan üyeliği kendiliğinden son bulduğundan, davacının inceleme konusu davada hukuki yararı kalmamıştır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.” Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, İlk Derece Mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar 25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 02.11.2023 T., 2023/16284 E., 2023/16542 K.
Daire, tüzükte unvanlı üyeliklerde yalnızca boşalma hâlinde yeniden seçim öngörülmüşken boşalma olmadan yapılan görev değişikliğini iptal edilmesi gereken bir karar saymış; profesyonel yöneticiliğe son verme kararında ise objektif ve somut gerekçelerin denetime elverişli biçimde açıklanıp kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir. Uyuşmazlığın hukuki dayanağı olarak “6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 80 inci maddesi atfı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 83 üncü maddesi, Sendika Tüzüğü” gösterilmiştir. Şube sekreterliği bakımından Daire, tüzüğün “Şube yönetim kurulunun şube başkanı veya unvanlı üyeliklerinde boşalma olduğunda, aldıkları oy sırasına göre yedek üyeler çağrılıp bu unvanlı üyelerin seçimi yapılır.” hükmünü esas alarak şu sonuca varmıştır: “Bu düzenlemelere göre Şube Yönetim Kurulunun ilk toplantısında şube sekreteri ve şube saymanı belirlendikten sonra sadece bu ünvanlı üyeliklerde boşalma olması durumunda yeniden seçim yapılabilir. Somut uyuşmazlıkta şube sekreterliği görevinde bir boşalma olmadığından, şube sekterliği görevine yeniden seçim yapılmasına ilişkin Sendika Şube Yönetim Kurulunun 22.02.2021 tarihli kararının iptaline karar verilmesi gerekmektedir.” Profesyonel yöneticilik bakımından ise ölçüt şöyle konulmuştur: “Genel Yönetim Kurulu üyesi de olan davacının profesyonel yöneticiliğinin sona erdirilmesine ilişkin karar bakımından, objektif ve somut gerekçeler denetime elverişli şekilde açıklanıp kanıtlanmadığından bu yönden de davanın kabulü … gerekmektedir.” Kararda ayrıca miktarı açıkça belirtilmeyen ve harcı yatırılmayan alacak talebi bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı belirtilmiştir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 25.09.2023 T., 2023/14691 E., 2023/12774 K.
Bu dosyada Daire, süre belirtilmeksizin “ilk genel kurulda ihraç talebiyle üyeliğin askıya alınması” biçiminde verilen disiplin kararının üyelikten çıkarma niteliğinde olduğunu ve geçerli sayılamayacağını kabul eden ilk derece kararını onamıştır. Davacı hakkında sendika genel disiplin kurulunca, ilk genel kurulda üyelikten ihracı talebiyle üyeliğinin askıya alınmasına karar verilmişti. Alt derece mahkemeleri önce, kararın genel kurulda görüşülüp oylanmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığını kabul etmiş; Daire bu yaklaşımı bozmuştur. Bozma kararında, “Genel Kurul kararının dayanağı olan Disiplin Kurulu kararının usul ve kanuna uygun olup olmadığının saptanmasının Genel Kurul kararının geçerliliğini etkileyeceğinden davacının hukuki yararı bulunduğu” belirtilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra ilk derece mahkemesi şu gerekçeyle davayı kabul etmiştir: “kararda bir süre belirtilmediği, konuyu görüşmek üzere olağanüstü Genel Kurulun toplantıya çağrılmadığı, dolayısıyla Genel Disiplin Kurulu kararının üyelikten çıkarma niteliğinde olduğu, bu nedenle Sendika Disiplin Kurulunun davacı hakkında verdiği sendika üyeliğinin ilk Genel Kurul tarihine kadar askıya alınmasına ilişkin kararının hukuki geçerliliği bulunmadığı”. Daire, temyiz incelemesinde kararın bozmaya uygun olduğunu, kararda ve gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını belirlemiştir. Sonuç: davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ONANMIŞ; karar 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
İkinci halka kararın adı değil etkisidir. Uygulamada tüzükler “geçici olarak görevden uzaklaştırma”, “üyeliğin askıya alınması” gibi ara yaptırımlar öngörür. Yargıtay bunları peşinen geçersiz saymaz; ancak süresine ve sonuçlarına bakar. Bir yıllık el çektirme, geçicilik kavramına uygun kısa bir süre sayılmamıştır. Süresi hiç belirtilmeyen ve “ilk genel kurula kadar” süren askıya alma ise doğrudan üyelikten çıkarma niteliğinde kabul edilmiştir.
Üçüncü halka usuldür. Savunma alınmadan ceza verilemez ve savunma istem yazısındaki isnat ile karara esas alınan eylem örtüşmelidir. Tüzükte cezanın hangi eylem karşılığında verileceğinin açıkça gösterilmemiş olması, kararın keyfiliğe açık olduğu yönündeki iddiayı güçlendirir. Aynı biçimde, profesyonel yöneticiliğe son verme gibi kişinin gelirini doğrudan etkileyen kararlarda objektif ve somut gerekçelerin denetime elverişli biçimde açıklanması ve kanıtlanması aranır.
Dördüncü halka, sendikanın hukuki niteliğinden doğan sınırdır. Sendika bir özel hukuk tüzel kişisidir; kararlarının ve işlemlerinin iptal edilebilmesi için mevzuatta bu yönde düzenleme bulunması gerekir. Bu nedenle bir idari düzenlemeye karşı açılabilen türden bir “yönetmelik iptali” davası sendika yönetmelikleri bakımından mümkün değildir. Doğru yol, somut disiplin cezasına karşı dava açmak ve o davada dayanak yönetmelik hükmünün geçersizliğinin tespitini istemektir.
Beşinci halka, boşluk hâlinde uygulanacak hukuktur. 6356 sayılı Kanun m.80, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Medenî Kanunu ile Dernekler Kanunu’nun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağını söyler. Bu atıf sayesinde organ kararlarının iptalinde dernek rejimi devreye girer ve dernek genel kurul kararının iptali bakımından geliştirilmiş ilkeler burada da uygulanır. Ancak üyelikten çıkarmada 6356 sayılı Kanun’un kendi özel süresi ve rejimi önce gelir.
Altıncı halka hukuki yarardır ve savunmanın en güçlü silahıdır. Üyelik, kanunda sayılan hâllerde kendiliğinden sona erer: işkolu değişikliği, işveren veya işveren vekili sıfatının kaybı, yaşlılık veya malullük aylığı alarak işten ayrılma. Bu hâllerden biri gerçekleşirse açılmış davada hukuki yarar kalmaz ve dava usulden reddedilir. Bu nedenle dosyanın seyri sırasında yapılan nakil işlemleri yakından izlenmeli, gerekirse ihtiyati tedbir yoluyla kararın uygulanması durdurulmalıdır.
Yedinci halka, işveren ile sendika arasındaki bağlantıdır. İşyeri sendika temsilcisinin ve işyerinde çalışmaya devam eden yöneticinin işyeri, yazılı rızası olmadıkça değiştirilemez; aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır. Bu güvence ile sendika içi disiplin süreci çoğu zaman iç içe geçer: nakil işlemi işkolu değişikliğine, işkolu değişikliği üyeliğin düşmesine, üyeliğin düşmesi de açılmış davanın reddine yol açabilir. Bu zincirin her halkası ayrı ayrı dava konusu edilmelidir; sendikal tazminat talepleri de bu çerçevede değerlendirilir.
Son halka, talebin usulüne uygun kurulmasıdır. İptal talepleri hangi karara ilişkinse tarih ve sayısıyla ayrı ayrı gösterilmeli; parasal talepler miktarı belirtilerek ve harcı yatırılarak ileri sürülmelidir. Aksi hâlde mahkeme, usulüne uygun açılmış bir alacak davası bulunmadığını kabul eder. Aynı özen, sendikanın toplu iş sözleşmesi yetkisine ilişkin süreçlerde de gereklidir; yetki tespitine itiraz bakımından öngörülen süreler kaçırıldığında sonuç geri alınamaz.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Çıkarma kararını disiplin kuruluna verdirmek | Karar geçersiz sayılır | Çıkarma kararı genel kurulca verilmeli |
| Süresiz “askıya alma” kararı | Çıkarma niteliğinde sayılır | Süre ve kapsam tüzüğe uygun belirlenmeli |
| Savunma istemindeki isnadı değiştirmek | Savunma hakkı ihlal edilir | Karara esas eylem savunma isteminde gösterilmeli |
| Otuz günlük itiraz süresini kaçırmak | Çıkarma kararı kesinleşir | Tebliğden itibaren süre içinde dava açılmalı |
| Sendika yönetmeliğinin iptalini istemek | Hukuki yarar yokluğundan ret | Somut cezaya dava açıp geçersizlik tespiti istenmeli |
| Tedbir talep etmemek | Karar uygulanır, zarar telafi edilemez | Uygulamanın durdurulması ayrıca istenmeli |
| Nakil işlemini dava konusu etmemek | İşkolu değişip üyelik düşer | m.24 kapsamında ayrı dava açılmalı |
| Alacağı miktarsız talep etmek | Usulüne uygun dava sayılmaz | Miktar belirtilip harcı yatırılmalı |
| Genel kurul onayını konusuz kalma saymak | Dayanak karar denetlenemez | Disiplin kararının hukuka uygunluğu ayrıca incelenmeli |
Sendika üyeliğinden kim çıkarabilir?
6356 sayılı Kanun m.19/4 uyarınca sendika üyeliğinden çıkarılma kararını genel kurul verir. Disiplin kurulu veya yönetim kurulu tarafından verilen ve sonuçları itibarıyla üyeliği sona erdiren kararlar geçerli kabul edilmemektedir.
Çıkarma kararına ne kadar sürede itiraz edilir?
Kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemeye itiraz edilir. Mahkeme iki ay içinde kesin olarak karar verir. Üyelik, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.
“Geçici olarak görevden el çektirme” cezası verilebilir mi?
Tüzükte öngörülmüşse verilebilir; ancak Yargıtay uygulamasında “geçici” kavramının anlamına uygun kısa bir süreyi ifade etmesi aranır. Bir genel kurul dönemini kapsayacak kadar uzun süreli el çektirme, üyelikten çıkarma niteliğinde değerlendirilebilmektedir.
Sendikanın disiplin yönetmeliğinin iptali istenebilir mi?
İstenemez. 9. Hukuk Dairesi’nin 14.12.2022 tarihli kararına göre “sendika tarafından ihdas edilen yönetmelik hükümlerinin iptaline karar verilebileceğini öngören bir hüküm hukukumuzda mevcut değildir.” Buna karşılık somut bir disiplin cezasına karşı açılan davada dayanak yönetmelik hükmünün geçersizliğinin tespiti istenebilir.
Sendika üyeliği hangi hâllerde kendiliğinden sona erer?
6356 sayılı Kanun m.19 uyarınca işkolunu değiştirenin üyeliği, işveren veya işveren vekili sıfatını kaybedenlerin üyelik ve görevleri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alarak işten ayrılan işçilerin üyeliği kendiliğinden sona erer.
Üyeliğim düşerse açtığım dava ne olur?
Hukuki yarar dava şartıdır ve kararın kesinleşmesine kadar resen gözetilir. 9. Hukuk Dairesi’nin 25.05.2022 tarihli kararında, işkolu değişikliği nedeniyle üyeliği kendiliğinden sona eren davacının davada hukuki yararının kalmadığı ve HMK m.114/1-h uyarınca davanın usulden reddi gerektiği kabul edilmiştir.
Emekli olan işçinin sendika üyeliği devam eder mi?
Kural olarak sona erer. Ancak çalışmaya devam edenler ile kuruluş ve şubelerinin yönetim, denetleme ve disiplin kurullarındaki görevleri sırasında yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alanların üyeliği, görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder.
Sendika organ kararlarına hangi hükümler uygulanır?
6356 sayılı Kanun m.80, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağını düzenler. 9. Hukuk Dairesi bu atıf yoluyla TMK m.83’ü uygulamaktadır.
Şube yönetim kurulu sekreteri görevden alınabilir mi?
Tüzüğe bağlıdır. 9. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2023 tarihli kararında, tüzükte unvanlı üyeliklerde yalnızca boşalma hâlinde yeniden seçim öngörülmüşken boşalma olmadan yapılan görev değişikliğine ilişkin şube yönetim kurulu kararının iptali gerektiği belirtilmiştir.
Profesyonel yöneticilik sona erdirilebilir mi?
Sona erdirilebilir, ancak keyfi olamaz. Aynı kararda, profesyonel yöneticiliğin sona erdirilmesine ilişkin karar bakımından objektif ve somut gerekçelerin denetime elverişli şekilde açıklanıp kanıtlanması gerektiği; bu yapılmadığında kararın iptal edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Disiplin kararı genel kurulda onaylanırsa dava konusuz kalır mı?
Kalmaz. 9. Hukuk Dairesi’nin bozma kararında, genel kurul kararının dayanağı olan disiplin kurulu kararının usul ve kanuna uygun olup olmadığının saptanmasının genel kurul kararının geçerliliğini etkileyeceği, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunduğu belirtilmiştir.
İşyeri sendika temsilcisinin güvencesi nedir?
6356 sayılı Kanun m.24 uyarınca işveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez; ayrıca yazılı rızası olmadıkça temsilcinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Bu hükümler, işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır.
Bu davada temyiz yolu açık mı?
6356 sayılı Kanun m.24/2’nin 12/10/2017 tarihli 7036 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle değişik cümlesine göre, işyeri sendika temsilciliğinin güvencesine ilişkin davada istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir. Üyelikten çıkarma kararına itiraz davasında ise m.19/4 uyarınca mahkemenin kararı kesindir.
Sendikaya üyelik nasıl kazanılır?
Yürürlükteki metne göre üyelik, Bakanlıkça sağlanacak elektronik başvuru sistemine e-Devlet kapısı üzerinden başvurulması ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulüyle kazanılır. Başvuru otuz gün içinde reddedilmezse kabul edilmiş sayılır; haklı neden gösterilmeden reddedilenler tebliğden itibaren otuz gün içinde dava açabilir.
Dosyaya hangi belgeler konmalı?
Sendika tüzüğü ve disiplin yönetmeliği, savunma istem yazısı ve savunmanız, disiplin kurulu ve yönetim kurulu kararları ile tebliğ belgeleri, genel kurul tutanağı ve hazirun cetveli, üyelik kayıtları ve varsa işkolu değişikliğini gösteren işveren yazıları ile nakil işlemine ilişkin belgeler.
- 2709 sayılı Anayasa m.51 – Sendika kurma hakkı ve demokrasi esaslarına uygunluk
- 6356 sayılı Kanun m.17 – Sendikaya üyelik ve üyeliğin kazanılması
- 6356 sayılı Kanun m.19 – Üyeliğin sona ermesi ve çıkarılma
- 6356 sayılı Kanun m.24 – İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi
- 6356 sayılı Kanun m.25 – Sendika özgürlüğünün güvencesi
- 6356 sayılı Kanun m.80 – Uygulanacak diğer kanun hükümleri
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.83 – Genel kurul kararının iptali
- 5253 sayılı Dernekler Kanunu – 6356 s. K. m.80 atfıyla uygulanan hükümler
- 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu m.16 – Üyeliğin sona ermesi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114/1-h – Hukuki yarar dava şartı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 vd. – İhtiyati tedbir
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.31 – 6356 s. K. m.24/2’de yapılan değişiklik
İlgili yazılarımız: dernek genel kurul kararının iptali, sendikal tazminat davası, toplu iş sözleşmesi yetki tespiti ve itiraz, grev kararı ve sendika yetkisinin düşmesi ve ihtiyati tedbir kararı.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.