Derneğin Feshi ve Tasfiyesi: Kendiliğinden Sona Erme, Genel Kurul Kararı ve Mahkeme Kararıyla Fesih

legapro kapak 16803 LegaPro Hukuk Derneğin Feshi ve Tasfiyesi: Kendiliğinden Sona Erme, Genel Kurul Kararı ve Mahkeme Kararıyla Fesih

Kısaca

  • Derneklerde sona erme üç yolla gerçekleşir: kendiliğinden sona erme (TMK m.87), genel kurul kararı ile fesih (TMK m.88) ve mahkeme kararı ile fesih (TMK m.89).
  • Kendiliğinden sona erme hâlleri TMK m.87’de beş bent hâlinde sayılmıştır; en sık uygulananı olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamamasıdır.
  • Kendiliğinden sona erme kendiliğinden gerçekleşir; mahkemeden istenen şey fesih değil, sona erdiğinin tespitidir. Bu ayrım görevli mahkemeyi de belirler.
  • Kendiliğinden sona ermenin tespiti davasında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi, derneğin feshi davasında ise asliye hukuk mahkemesidir.
  • Genel kurul her zaman derneğin feshine karar verebilir; bu karar için tüzükte öngörülen ağırlaştırılmış yeter sayılar aranır.
  • Mahkeme kararıyla fesih ancak derneğin amacının kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemiyle mümkündür.
  • Yargıtay’a göre fesih için derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı hâline geldiğinin ve süregelen, birden çok eylemin varlığının tespiti gerekir; tek bir olay yetmez.
  • Dernek üyelerinin veya başkanının bireysel nitelikteki suçları, derneğin feshi için yeterli sebep sayılmaz.
  • Sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK m.52).
  • Tasfiye tamamlanmadan dernek kütükten silinemez; dernek bu aşamada tüzel kişiliğini korur.
  • Yargıtay, derneğin malvarlığının bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığına karar vermiştir.
  • Genel kurul kararıyla feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin tasfiyesi tüzükteki esaslara göre; mahkeme kararıyla feshedilen derneğinki ise mahkeme kararıyla yapılır.
  • Mahkeme kararıyla tasfiyede malvarlığı, bulunduğu ildeki amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredilir.
  • Tasfiye kurulu son yönetim kurulu üyelerinden oluşur; tasfiye süresince dernek adında “tasfiye hâlinde … Derneği” ibaresi kullanılır.
  • Yargıtay HGK, tasfiye devam ederken derneğin borçlarının tüzük hükmüne dayanılarak üçüncü bir tüzel kişiye devredilemeyeceğine karar vermiştir.

Bir derneğin defterlerinin kapanması göründüğü kadar basit değildir. Uygulamada en çok karıştırılan nokta, derneğin “feshi” ile “kendiliğinden sona ermesi”nin farklı kurumlar olmasıdır. Bu ayrım yalnızca terminoloji meselesi değildir; hangi mahkemeye başvurulacağını, hangi talebin ileri sürüleceğini ve tasfiyenin kim tarafından yürütüleceğini doğrudan belirler.

Bu yazıda derneğin sona ermesinin üç yolunu, her birinin şartlarını, tasfiye sürecinin nasıl işlediğini ve Yargıtay’ın uygulamada sık karşılaşılan tartışmalara verdiği cevapları ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.87 (Kendiliğinden sona erme)

“Dernekler, aşağıdaki hâllerde kendiliğinden sona erer: 1. Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi, 2. İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması, 3. Borç ödemede acze düşmüş olması, 4. Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi, 5. Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması. Her ilgili, sulh hâkiminden, derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitini isteyebilir.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.88 ve m.89 (Genel kurul kararı ve mahkeme kararı ile sona erme)

“Madde 88- Genel kurul, her zaman derneğin feshine karar verebilir.”

“Madde 89- Derneğin amacı, kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelirse; Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkeme, derneğin feshine karar verir. Mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil gerekli bütün önlemleri alır.”

Değişiklik uyarısı – spor kulüpleri artık ayrı bir kanuna tâbidir

5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 14. maddesi (spor kulüplerine ilişkin hüküm), 22.04.2022 tarihli 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun 58. maddesiyle mülga hâle getirilmiştir. Bu tarihten sonra spor kulüplerinin kuruluşu, organları ve sona ermesi bakımından 7405 sayılı Kanun uygulanır. Aşağıda yer verilen Hukuk Genel Kurulu kararı, olay tarihi itibarıyla eski rejime tâbi bir spor kulübü derneğine ilişkin olmakla birlikte, tasfiye ve borçların devri konusunda ortaya koyduğu ilke genel niteliktedir.

Tasfiyenin çerçevesini çizen 5253 sayılı Kanun m.15 ise yürürlüktedir: “Genel kurul kararı ile feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesi, tüzüğünde gösterilen esaslara göre yapılır. Tüzükte tasfiyenin ne şekilde yapılacağının genel kurul kararına bırakıldığı hallerde, genel kurul tarafından bir karar alınmamış veya genel kurul toplanamamışsa, yahut dernek mahkeme kararı ile feshedilmişse, derneğin bütün para, mal ve hakları, mahkeme kararıyla derneğin amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredilir.”

ÖlçütKendiliğinden sona erme (TMK m.87)Mahkeme kararıyla fesih (TMK m.89)
SebepKanunda sayılan beş objektif hâlden biriAmacın kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelmesi
Hukukî nitelikSona erme kendiliğinden gerçekleşirSona erme mahkeme kararıyla doğar
Mahkemeden istenenSona erdiğinin tespitiDerneğin feshi
Görevli mahkemeSulh hukuk mahkemesiAsliye hukuk mahkemesi
Kararın etkisiAçıklayıcı (tespit edici)Kurucu (inşaî)
İstem sahibiHer ilgiliCumhuriyet savcısı veya bir ilgili
Geçici tedbirKanunda özel bir düzenleme yokFaaliyetten alıkoyma dâhil bütün önlemler
Tasfiyenin esasıTüzükte gösterilen esaslara göreMahkeme kararında belirtilen esaslara göre
Malvarlığının devriTüzükte belirtilen şekildeİldeki amacına en yakın ve en fazla üyeli derneğe

Kritik nokta

Talep ile hüküm arasındaki uyumsuzluk bu davalarda en sık görülen bozma sebebidir. HMK m.26 uyarınca hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Kendiliğinden sona ermenin tespiti istenmişken derneğin feshine karar verilmesi, taleple bağlılık ilkesine aykırıdır ve tek başına bozma sebebidir. Dava dilekçesinde talebin hangi maddeye dayandığı ve ne istendiği tereddütsüz yazılmalıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Önce sona erme sebebini belirleyin. Genel kurul iki kez üst üste toplanamadıysa TMK m.87/5, amaç gerçekleşmiş veya olanaksız hâle gelmişse m.87/1 gündemdedir. Sebep, hangi davayı hangi mahkemede açacağınızı belirler.
  2. Talebi doğru formüle edin. Kendiliğinden sona erme hâlinde “derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine” karar verilmesini isteyin; “feshine” demeyin. Bu iki talep farklı hukukî sonuç doğurur ve farklı mahkemenin görevine girer.
  3. Görevli mahkemeyi ayırın. Tespit davası sulh hukuk mahkemesinde, fesih davası asliye hukuk mahkemesinde açılır. Görev kamu düzenindendir ve resen gözetilir.
  4. Tasfiye memuru veya tasfiye kurulu atanması talebini ayrıca değerlendirin. Bu talep tespit talebiyle birlikte ileri sürülebilir; ancak görevli mahkeme yönünden ayrı bir değerlendirme gerekir.
  5. Genel kurul kararıyla fesihte tüzükteki yeter sayılara uyun. Fesih kararı çoğu tüzükte toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğunu gerektirir; yeter sayı sağlanmadan alınan karar iptale açıktır.
  6. Fesih kararını beş gün içinde mülkî amirliğe bildirin. Bildirim yükümlülüğü yönetim kuruluna aittir ve tüzüklerde de yer alır.
  7. Tasfiye kurulunu oluşturun. Tasfiye kurulu, kural olarak son yönetim kurulu üyelerinden oluşur. Malvarlığı bulunmasa dahi kurul oluşturulur; Yargıtay malvarlığı yokluğunun tasfiye kurulu kurulmasına engel olmadığını belirtmiştir.
  8. Derneğin hesaplarını tutanağa bağlayın. Defterler, alındı ve harcama belgeleri, tapu ve banka kayıtları incelenerek varlık ve yükümlülükler tespit edilir; sonuç tasfiye tutanağına geçirilir.
  9. Alacaklılara çağrıda bulunun. Borçlu olduğu tespit edilen derneğin alacaklılarına çağrı yapılır, varsa mallar paraya çevrilerek alacaklılara ödenir.
  10. Borç ödenmeden devir yapmayın. Devredilebilecek olan, alacakların tahsili ve borçların ödenmesinden sonra kalan para ve mallardır. Borç varken kütük kaydının silinmesi işlemi iptal edilebilir.
  11. Tasfiye süresine dikkat edin. Tasfiye işlemleri, mülkî idare amirliğince haklı sebeple verilen ek süreler hariç üç ay içinde tamamlanır; tasfiye tutanağı yedi gün içinde mülkî amirliğe bildirilir.
  12. Defter ve belgeleri saklayın. Tasfiye kurulu sıfatıyla son yönetim kurulu üyeleri defter ve belgeleri saklamakla görevlidir; saklama süresi beş yıldır.

Yargı kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.03.2023 T., 2021/409 E., 2023/234 K.

Tasfiye devam ederken derneğin borçları, tüzük hükmüne dayanılarak üçüncü kişiye devredilemez. Bir spor kulübü derneği aleyhine başlatılan ilâmsız takip kesinleştikten sonra alacaklı, dernek tüzüğünün “fesih kararı üzerine kulübün taşınır ve taşınmaz bütün malları, alacakları ve borçları belediyeye devrolunur” hükmüne dayanarak belediyenin icra dosyasına borçlu olarak eklenmesini istemiş; icra müdürlüğü bu talebi kabul ederek belediyeye muhtıra göndermiştir. Kurul, tasfiyenin hukukî işlevini ortaya koymuştur: TMK m.52 uyarınca “sona eren tüzel kişinin kişiliğinin tasfiye amacıyla sınırlı olmakla birlikte tasfiye aşaması bitene kadar devam edeceği düzenlenmiştir. Buna göre derneğin temel amacının yerini ‘tasfiye amacı’ alır.” Kurul, tasfiyenin sırasına ilişkin kuralı da vurgulamıştır: alacakların tahsili ve borçların ödenmesinden sonra kalan para ve mallar tüzükte belirtildiği şekilde devredilir. Somut olayda derneğin borcu bulunduğundan kütük kaydının silinmesi işlemi iptal edilmiş ve tasfiye süreci devam etmektedir. Kurul şu sonuca varmıştır: “Dernekler Yönetmeliğinin 89 uncu maddesinde derneğin borçlu olması hâlinde borçların ödenmesinden sonra kalan para ve malların tüzükte belirtildiği şekilde devredilebileceği düzenlenmiş olup tasfiyenin devam ettiği süreçte borçların devredilebileceği belirtilmemiştir.” Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 07.03.2024 T., 2022/1056 E., 2024/1497 K.

Derneğin malvarlığı bulunmaması, tasfiye kurulu oluşturulmasına engel değildir. Sulh hukuk mahkemesi kararıyla kendiliğinden sona erdiği tespit edilen bir spor kulübü derneğinin tasfiyesi istenmiş; ilk derece mahkemesi derneğin demirbaşı ya da malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiye kurulu oluşturmadan davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı yerinde bulmuştur. Daire, tasfiye ile tüzel kişiliğin sona ermesi arasındaki bağı kurmuştur: “tasfiye gerçekleşmeden derneğin dernek kütüğünden silinemeyeceği ve tüzel kişiliğini koruyacağı gözetilerek derneğin malvarlığının bulunup bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığı hususu da dikkate alınarak” derneğin malvarlığının yöntemince tespitinden ve uygulamada duraksamaya yol açmamak için bir tasfiye kurulunun belirlenmesinden sonra tasfiyeye karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 10.02.2020 T., 2017/1093 E., 2020/428 K.

Sona ermenin üç türü ve görevli mahkeme ayrımı. Olağan genel kurulunu iki kez üst üste yapamayan bir birliğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti ve tasfiye heyeti atanması istenmiş; mahkeme ise talebin dışına çıkarak birliğin feshine karar vermiştir. Daire, kurumları ve görevli mahkemeleri açıkça ayırmıştır: “Derneklerde sona erme; kendiliğinden sona erme (TMK m. 87), genel kurul kararı ile sona erme (TMK m. 88) ve mahkeme kararı ile sona erme (derneğin feshi- TMK m. 89) olarak üç şekilde gerçekleşmekte olup, kendiliğinden sona erme TMK’nın 87. maddesinde sayılan hallerden ve derneğin feshi ise TMK’nın 89. maddesinde sayılan hallerden birinin varlığı halinde mümkündür. Ayrıca, kendiliğinden sona ermenin tespiti istemli davada görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi, derneğin feshi istemli davada ise görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.” Daire ayrıca tasfiye heyeti atanması istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasını HMK m.297/2’ye aykırı bulmuştur. Sonuç: Temyiz edilen kararın (1), (2) ve (3) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 16.11.2017 T., 2017/3268 E., 2017/15493 K.

Tek bir olay derneğin feshi için yeterli değildir; dernek suçun kaynağı hâline gelmiş olmalıdır. Kolluğun dernek lokalinde yaptığı denetimde kumar oynandığı tespit edilerek tutanak düzenlenmiş; asliye hukuk mahkemesi derneğin amacının kanuna ve ahlâka aykırı hâle geldiği gerekçesiyle TMK m.89 uyarınca feshine karar vermiştir. Daire ölçütü şöyle belirlemiştir: “Bir derneğin feshedilebilmesi için o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin, süregelen ve birden çok eylemin varlığının tespiti halinde mümkün olup ancak o takdirde dernek kurucularının asıl amaçlarının dernek faaliyeti yürütmek olmayıp dernek adı altında suç işlemeye veya ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya yasal zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilir. Dernekte ilk kez yapılan aramada ele geçirilen suç unsurunun varlığı veya dernek başkan ve üyelerinin bireysel nitelikte suç işlemeleri durumunda derneğin feshi için yeterli neden kabul edilemez.” Daire ayrıca tüzel kişi olan derneklerin ancak organ sıfatıyla hareket eden gerçek kişilerin fiillerinden sorumlu olduğunu belirtmiş, tek eylemin derneği suçun “kaynağı” hâline getirdiğini göstermeye yetmeyeceği sonucuna varmıştır. Sonuç: Hükmün BOZULMASINA, 16.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda, dernek sona erme uyuşmazlıklarının aslında birbirini izleyen iki ayrı aşamadan oluştuğu görülür: sona ermenin hukukî sebebinin doğru tespiti ve tasfiyenin usulüne uygun yürütülmesi. Uygulamadaki hataların büyük bölümü bu iki aşamanın karıştırılmasından doğar.

Birinci halka, terminolojinin hukukî sonucudur. “Fesih” ile “kendiliğinden sona erme” eşanlamlı değildir. TMK m.87’deki hâllerden biri gerçekleştiğinde dernek zaten sona ermiştir; mahkemeye başvurmanın amacı bu durumu tespit ettirmektir. TMK m.89’da ise durum tersidir: sona erme mahkeme kararıyla doğar. Birincisinde karar açıklayıcı, ikincisinde kurucu niteliktedir.

İkinci halka, görev kuralıdır. Ayrımın pratik karşılığı doğrudan görevli mahkemeye yansır: tespit davası sulh hukuk, fesih davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Görev kamu düzenindendir ve mahkemece resen gözetilir; yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır ve süre kaybettirir.

Üçüncü halka, taleple bağlılık ilkesidir. HMK m.26 uyarınca hâkim taleple bağlıdır; tespit istenmişken feshe karar verilmesi bozma sebebidir. Aynı şekilde, tasfiye kurulu atanması gibi ikinci bir talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması HMK m.297/2’ye aykırıdır. Dava dilekçesindeki netlik, bu iki bozma sebebinin de önüne geçer.

Dördüncü halka, tasfiyenin tüzel kişiliği ayakta tutan işlevidir. TMK m.52 uyarınca sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder. Bunun sonucu şudur: sona erme kararı verilmiş olması derneğin hukuk âleminden silindiği anlamına gelmez. Dernek, tasfiye tamamlanıp kütükten silinene kadar taraf ehliyetini korur.

Beşinci halka, tasfiye kurulunun zorunluluğudur. Derneğin hiçbir malvarlığı bulunmasa bile tasfiye kurulu oluşturulur. Bunun sebebi kurulun yalnızca mal paylaştırmakla görevli olmaması, aynı zamanda hesapları incelemek, varlık ve yükümlülükleri tutanağa bağlamak ve alacaklılara çağrıda bulunmakla yükümlü olmasıdır. “Mal yok” tespiti, bu incelemenin sonucudur; başlangıç varsayımı olamaz.

Altıncı halka, tasfiyenin sırasıdır. Önce alacaklar tahsil edilir, sonra borçlar ödenir, en son kalan net malvarlığı tüzükte gösterilen şekilde devredilir. Bu sıra, alacaklıların korunmasına hizmet eder. Tüzükte “fesih hâlinde tüm mallar ve borçlar şu kuruma devredilir” biçiminde bir hüküm bulunması, bu sırayı değiştirmez; tasfiye devam ederken borçların devredilmesine dayanak oluşturmaz.

Yedinci halka, TMK m.89’un dar uygulama alanıdır. Bir derneğin mahkeme kararıyla feshi, örgütlenme özgürlüğüne yapılan en ağır müdahaledir. Bu nedenle Yargıtay, feshi ancak derneğin süregelen ve birden çok eylemle suçun kaynağı hâline geldiği hâllerle sınırlamıştır. Yöneticilerin veya üyelerin bireysel suçları, tüzel kişinin amacının kanuna aykırı hâle geldiğini göstermez; tüzel kişi ancak organ sıfatıyla hareket eden kişilerin fiillerinden sorumludur.

Sekizinci halka, uygulamaya dönük sonuçtur. Fesih ya da tespit talebiyle mahkemeye gidilmeden önce tüzük hükümleri, son genel kurul tutanakları ve il dernekler müdürlüğü kayıtları birlikte incelenmelidir; çünkü kütük kaydının silinip silinmediği, tasfiyenin tamamlanıp tamamlanmadığı ve derneğin borcu bulunup bulunmadığı davanın seyrini belirler. Ticaret şirketlerinde benzer sorunların nasıl çözüldüğü için şirketin ihyası ve ek tasfiye yazımıza, tüzel kişilik ile arkasındaki kişiler arasındaki sorumluluk ilişkisi için tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yazımıza, icra dosyasına haksız yere borçlu eklenmesine karşı başvurulacak yol için borçlunun hacizde şikâyet yolu (İİK m.16) yazımıza bakabilirsiniz.

Sık yapılan hatalar

HataNeden yanlışDoğrusu
Kendiliğinden sona erme hâlinde “fesih” talep etmekSona erme zaten gerçekleşmiştir, mahkeme yalnızca tespit eder“Kendiliğinden sona erdiğinin tespiti” istenir
Tespit davasını asliye hukukta açmakGörevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidirTespit sulh hukukta, fesih asliye hukukta açılır
Malvarlığı yok diye tasfiye kurulu oluşturmamakMalvarlığı yokluğu kurul kurulmasına engel değildirKurul oluşturulur, malvarlığı yöntemince tespit edilir
Tasfiye bitmeden derneği yok saymakTüzel kişilik tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam ederDernek kütükten silinene kadar taraf ehliyetini korur
Borç varken malvarlığını devretmekDevredilecek olan borçlar ödendikten sonra kalandırÖnce alacaklar tahsil, sonra borçlar ödenir
Tüzük hükmüne dayanarak borçları devrettirmekTasfiye sürecinde borçların devri öngörülmemiştirBorçlar tasfiye kurulunca ödenir
Tek bir olaya dayanarak fesih davası açmakFesih için süregelen ve birden çok eylem aranırDerneğin suçun kaynağı hâline geldiği ortaya konur
Üyenin bireysel suçunu derneğe yüklemekTüzel kişi organ fiillerinden sorumludurOrgan sıfatıyla hareket edilip edilmediği incelenir
Tasfiye kurulu atanması talebini dilekçeye yazmayı unutmakHâkim talep dışına çıkamazTalepler dilekçede ayrı ayrı ve açıkça gösterilir
Dernek kaç şekilde sona erer?

Üç şekilde: kendiliğinden sona erme (TMK m.87), genel kurul kararı ile fesih (TMK m.88) ve mahkeme kararı ile fesih (TMK m.89). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu üçlü ayrımı açıkça yapmış ve her birinin şartlarının farklı olduğunu belirtmiştir.

Kendiliğinden sona erme hâlleri nelerdir?

TMK m.87’de beş hâl sayılmıştır: amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi; ilk genel kurulun kanunda öngörülen sürede yapılmaması ve zorunlu organların oluşturulmaması; borç ödemede acze düşme; tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi; olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması.

Genel kurul iki kez toplanamazsa dernek otomatik olarak biter mi?

Hukuken sona erme gerçekleşir; ancak bunun kayıtlara yansıması için tespit kararı gerekir. TMK m.87’nin son fıkrası uyarınca her ilgili, sulh hâkiminden derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitini isteyebilir. Bu karar alınmadan kütük kaydı silinmez ve tasfiye başlatılamaz.

Tespit davası hangi mahkemede açılır?

Sulh hukuk mahkemesinde. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kendiliğinden sona ermenin tespiti istemli davada görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi, derneğin feshi istemli davada ise asliye hukuk mahkemesi olduğunu açıkça belirtmiştir. Görev kamu düzenindendir, resen gözetilir.

Mahkeme hangi hâllerde derneğin feshine karar verir?

TMK m.89 uyarınca yalnızca derneğin amacı kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelirse. İstem Cumhuriyet savcısından veya bir ilgiliden gelir. Mahkeme dava sırasında faaliyetten alıkoyma dâhil gerekli bütün önlemleri alabilir.

Dernekte bir kez suç işlenmesi fesih sebebi olur mu?

Hayır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, feshin ancak derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı hâline geldiğinin, süregelen ve birden çok eylemin varlığının tespiti hâlinde mümkün olduğuna karar vermiştir. İlk kez yapılan aramada ele geçirilen suç unsuru veya dernek başkan ve üyelerinin bireysel suçları fesih için yeterli sayılmaz.

Dernek yöneticisinin suçu derneğe mal edilebilir mi?

Kural olarak hayır. Tüzel kişi olan dernekler, ancak organları olarak hareket eden gerçek kişilerin fiillerinden sorumludur. Kişinin bireysel olarak, dernek organı sıfatı dışında işlediği suç derneğin amacının kanuna aykırı hâle geldiğini göstermez.

Sona eren derneğin tüzel kişiliği ne zaman biter?

Tasfiye tamamlanıp kütük kaydı silindiğinde. TMK m.52 uyarınca sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder. Yargıtay da tasfiye gerçekleşmeden derneğin kütükten silinemeyeceğini ve tüzel kişiliğini koruyacağını belirtmiştir.

Tasfiye kurulu kimlerden oluşur?

Kural olarak son yönetim kurulu üyelerinden. Tasfiye işlemlerine, feshe ilişkin genel kurul kararının alındığı veya kendiliğinden sona erme hâlinin kesinleştiği tarihten itibaren başlanır. Tasfiye süresince bütün işlemlerde dernek adında “tasfiye hâlinde … Derneği” ibaresi kullanılır.

Derneğin hiç malvarlığı yoksa tasfiye kurulu gerekli mi?

Evet. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, derneğin malvarlığının bulunup bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığına karar vermiştir. Malvarlığının yöntemince tespit edilmesi ve uygulamada duraksamaya yol açmamak için tasfiye kurulunun belirlenmesi gerekir.

Tasfiye sonunda kalan mallar kime kalır?

Genel kurul kararıyla feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneklerde tüzükte gösterilen esaslara göre devredilir. Tüzükte bu konu genel kurula bırakılmış ve karar alınmamışsa, genel kurul toplanamamışsa yahut dernek mahkeme kararıyla feshedilmişse, bütün para, mal ve haklar mahkeme kararıyla derneğin amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredilir.

Derneğin borçları tüzükteki devir hükmüne göre başka bir kuruma geçer mi?

Tasfiye devam ederken geçmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tüzükte “fesih hâlinde bütün mallar, alacaklar ve borçlar belediyeye devrolunur” hükmü bulunmasına rağmen, tasfiyenin devam ettiği aşamada borçlardan üçüncü kişinin sorumlu tutulamayacağına ve borç ödeme muhtırası gönderilemeyeceğine karar vermiştir. Devredilebilecek olan, borçlar ödendikten sonra kalan malvarlığıdır.

Tasfiye ne kadar sürede tamamlanmalıdır?

Dernekler Yönetmeliği uyarınca, mülkî idare amirliklerince haklı bir nedene dayanılarak verilen ek süreler hariç üç ay içinde. Tasfiye ve intikal işlemleri tamamlandıktan sonra durum yedi gün içinde bir yazı ile mülkî idare amirliğine bildirilir ve yazıya tasfiye tutanağı eklenir.

Hakkında dava açılmış dernek mallarını devredebilir mi?

Hayır. 5253 sayılı Kanun m.15/3 uyarınca, feshedilmesi için hakkında soruşturma veya dava açılmış olan bir dernek, fesih ve buna bağlı olarak dernek mallarının devrine dair bir karar alsa dahi, soruşturma ve dava sonuçlanıncaya kadar devir işlemi yapılmaz.

Spor kulüpleri de aynı hükümlere mi tâbidir?

Artık değil. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun spor kulüplerine ilişkin 14. maddesi, 22.04.2022 tarihli 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun 58. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra spor kulüpleri bakımından 7405 sayılı Kanun uygulanır; ancak tasfiyenin sırasına ve borçların devrine ilişkin genel ilkeler değişmemiştir.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.52 – Sona eren tüzel kişinin ehliyeti
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.53 ve m.54 – Malvarlığının tasfiyesi ve özgülenmesi
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.87 – Derneğin kendiliğinden sona ermesi
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.88 – Genel kurul kararı ile sona erme
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.89 – Mahkeme kararı ile fesih
  • 5253 sayılı Dernekler Kanunu m.15 – Tasfiye
  • 5253 sayılı Dernekler Kanunu m.4 – Tüzükte bulunması zorunlu hususlar
  • Dernekler Yönetmeliği m.89 – Derneklerin para, mal ve haklarının tasfiyesi
  • Dernekler Yönetmeliği m.90 – Dernekler kütüğündeki kayıtların silinmesi
  • 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu – Spor kulüpleri bakımından özel rejim
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26 – Taleple bağlılık ilkesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297 – Hükmün kapsamı

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: şirketin ihyası ve ek tasfiye, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, adi ortaklık ve tasfiyesi, genel kurul çağrısı ve gündeme bağlılık, borçlunun hacizde şikâyet yolu (İİK m.16).

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukukî görüş yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara