Avukatın Disiplin Sorumluluğu ve Baro Disiplin Cezasına İtiraz (1136 s. K. m.134-159)

- Avukatlara uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır (1136 s. K. m.135).
- Bu maddelerin tamamı 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la yeniden yazılmış; hangi eylemin hangi cezayı gerektirdiği ilk kez madde metninde bent bent sayılmıştır.
- Para cezası yirmi bin ile iki yüz bin Türk lirası arasında belirlenir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
- İşten çıkarma, üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmadır.
- Meslekten çıkarma, ruhsatnamenin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve unvanın kaldırılmasıdır.
- Yeni düzenlemede meslekten çıkarma, yalnızca m.5/1-a’daki suçlardan veya m.56’daki suçtan mahkûmiyet hâlinde verilir.
- Tekerrürde ceza bir derece ağırlaşır; bir defa işten çıkarma cezası alan avukat beş yıl içinde en az kınama gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır.
- İlk defa disiplin cezası gerektiren bir fiil işleyene, meslekten çıkarma hâlleri hariç, bir derece hafif ceza uygulanabilir.
- Kovuşturma zamanaşımı üç yıl, ceza zamanaşımı dört buçuk yıldır; eylem aynı zamanda suç teşkil ediyor ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır (m.159).
- 7571 sayılı Kanun’la m.159’a eklenen hükümlere göre, iptal kararının baroya bildirilmesinden itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.
- İsnat edilen husus avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmeli, yazılı savunması istenmeli ve en az on günlük süre tanınmalıdır (m.137).
- Kesinleşmiş mahkûmiyet nedeniyle bağlı yetki içinde karar verilecek olsa bile savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edilemez.
- Disiplin kurulu kararlarına karşı ilgililer ve Cumhuriyet savcısı, tebliğden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilir (m.157).
- TBB Disiplin Kurulu kararı, Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar verilmezse veya onaylanırsa kesinleşir; uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup Bakanlığın onayına tâbi değildir.
- Kesinleşen işleme karşı idari yargıda iptal davası açılır; bu davalar idare mahkemesinde görülür ve istinaf ile temyiz aşamalarından geçer.
Avukat hakkında yürütülen disiplin süreci, dışarıdan göründüğünden çok daha ağır sonuçlar doğurabilir. Uyarma ile başlayan bir zincir, tekerrür kuralları nedeniyle işten çıkarmaya; kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyeti ise doğrudan meslekten çıkarmaya kadar gidebilir. Süreç baro yönetim kurulunun soruşturma kararıyla başlar, baro disiplin kurulunda karara bağlanır, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunda incelenir ve nihayet idari yargıda denetlenir.
Bu alandaki kurallar Aralık 2025’te köklü biçimde değişti. Hangi eylemin hangi cezayı gerektirdiği artık kanun metninde tek tek sayılıyor, para cezasının alt ve üst sınırı belirleniyor, tekerrür ve zamanaşımı rejimi yeniden düzenleniyor. Aşağıda yeni düzenlemeyi, süreçteki merci ve süreleri, savunma hakkının kapsamını ve idari yargının bu dosyaları hangi ölçütlerle denetlediğini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
m.134: “(Başlığı ile Birlikte Değişik:24/12/2025-7571/5 md.) Avukatlara; avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre bu Kanunda yazılı disiplin cezalarından biri verilir.” — m.137: “Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur.”
“Madde 157 – Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler. Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak, işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir. … Birlik Disiplin Kurulunun, itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. Şu kadar ki, uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup, Bakanlığın onayına tâbi değildir.”
Avukat disiplin hukuku Aralık 2025’te yeniden yazılmıştır. 1136 sayılı Kanun’un 134. maddesi 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle, 135. maddesi aynı Kanun’un 6. maddesiyle, 136. maddesi ise 7. maddesiyle başlıklarıyla birlikte değiştirilmiştir. Yeni m.135, beş disiplin cezasını sayarken hangi eylemin hangi cezayı gerektirdiğini bent bent düzenlemekte; para cezasını “yirmibin Türk Lirası ila ikiyüzbin Türk Lirası” aralığında belirlemekte ve bu tutarların her yıl yeniden değerleme oranında artırılacağını öngörmektedir. İşten çıkarma “üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanma” olarak tanımlanmış, meslekten çıkarma ise m.5/1-a’daki suçlardan veya m.56’daki suçtan mahkûmiyet hâline bağlanmıştır. Yeni m.136 tekerrür rejimini değiştirmiş; ayrıca m.159’a 7571 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle eklenen hükümlerle, kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi hâlinde kesinleşen mahkeme kararının baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı ve iptal kararının bildirilmesinden itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemeyeceği düzenlenmiştir. Aşağıda incelenen Danıştay kararları bu değişiklikten önceki metne göre verilmiştir; güncel dosyalarda madde metni yürürlükteki hâliyle uygulanmalıdır.
| Ceza | İçeriği | Sonucu |
|---|---|---|
| Uyarma | Daha dikkatli davranılması gerektiğinin yazılı bildirimi | Kesin, Bakanlık onayına tâbi değil |
| Kınama | Mesleğinde veya davranışında kusurlu sayıldığının bildirimi | Kesin, Bakanlık onayına tâbi değil |
| Para cezası | Yirmi bin–iki yüz bin TL, disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenir | Kesin, Bakanlık onayına tâbi değil |
| İşten çıkarma | Üç aydan az, iki yıldan fazla olmamak üzere faaliyetten yasaklanma | Bakanlık onayı süreci işler |
| Meslekten çıkarma | Ruhsatnamenin geri alınması, levhadan silinme, unvanın kaldırılması | Bakanlık onayı süreci işler |
| Tedbiren işten yasaklama | Kovuşturma sürerken uygulanan geçici tedbir | İtiraz uygulamayı durdurmaz |
| İtiraz süresi | Tebliğden itibaren otuz gün | TBB Disiplin Kuruluna |
| Kovuşturma zamanaşımı | Eylemden itibaren üç yıl | İşe el konulmuşsa işlemez |
| Ceza zamanaşımı | Eylemden itibaren dört buçuk yıl | Suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı |
Bu dosyalarda en çok gözden kaçan nokta, hangi kararın nerede kesinleştiğidir. Uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin TBB Disiplin Kurulu kararları kesindir ve Adalet Bakanlığının onayına tâbi değildir; dolayısıyla dava açma süresi bu kararın tebliğinden itibaren işler. Buna karşılık işten çıkarma ve meslekten çıkarma kararlarında Bakanlık onay süreci devreye girer: karar Bakanlığa ulaştıktan sonra iki ay içinde karar verilmez ya da onaylanırsa kesinleşir; Bakanlık uygun bulmazsa gerekçesiyle geri gönderir ve TBB Disiplin Kurulu üçte iki çoğunlukla aynen kabul ederse karar onaylanmış sayılır. Dava, kesinleşmeyi sağlayan bu son işleme karşı açılmalıdır. Dava dilekçesinde hangi işlemin iptalinin istendiğinin açık, belirli ve somut biçimde gösterilmesi zorunludur.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Size tebliğ edilen belgenin türünü belirleyin: soruşturmacı görevlendirme yazısı mı, savunma istem yazısı mı, disiplin kuruluna sevk kararı mı, yoksa ceza kararı mı?
- Savunma istem yazısında isnat edilen hususun açıkça ve yazılı olarak gösterilip gösterilmediğini denetleyin; en az on günlük süre tanınması zorunludur.
- Savunmanızı süresinde ve yazılı olarak verin; sözlü dinlenme talebiniz varsa bunu ayrıca yazın.
- Karara esas alınan eylemin savunma istem yazısındaki isnatla aynı olup olmadığını karşılaştırın; farklıysa bunu ilk itirazınızda ileri sürün.
- Zamanaşımını hesaplayın: kovuşturma için üç yıl, ceza için dört buçuk yıl; eylem suç teşkil ediyorsa ilgili ceza zamanaşımı süresini uygulayın.
- Aynı eylemden ceza davası açılmışsa disiplin kovuşturmasının bekletilmesi gerektiğini hatırlatın ve bekletme kararının sonuçlarını takip edin.
- Beraatle sonuçlanan bir ceza davası varsa, beraatin gerekçesini inceleyin; eylemin işlenmemiş veya sanık tarafından yapılmamış olması hâli ayrı sonuç doğurur.
- Ceza kararına dayanılıyorsa kararın gerçekten kesinleşip kesinleşmediğini denetleyin; kanun yolu değişiklikleri nedeniyle kesinlik durumu sonradan değişebilmektedir.
- Baro disiplin kurulu kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde TBB Disiplin Kuruluna itiraz edin ve duruşma talebinizi belirtin.
- İşten çıkarma veya meslekten çıkarma söz konusuysa Adalet Bakanlığı onay sürecinin sonucunu bekleyin; kesinleşmeyi sağlayan işlemi tespit edin.
- İptal davasını, kesinleşmeyi sağlayan işlemi açıkça göstererek idare mahkemesinde açın ve yürütmenin durdurulmasını ayrıca talep edin.
- Tedbiren işten yasaklama kararı varsa buna karşı ayrıca itiraz edin; itirazın uygulamayı durdurmadığını ve bir ay içinde karara bağlanması gerektiğini gözetin.
Danıştay 8. Daire, 05.03.2025 T., 2021/6315 E., 2025/1677 K.
Daire, kesinleşmiş mahkûmiyet nedeniyle baro disiplin kurulunun bağlı yetki içinde olduğu hâllerde bile, savunma hakkı tanınmadan meslekten çıkarma kararı verilemeyeceğine hükmetmiştir. Davacı avukat hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunması üzerine baro disiplin kurulu meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararı vermiş; idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, kanunun amir hükmü karşısında işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire önce kuralı hatırlatmıştır: “avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunlu olduğu gibi, disiplin kovuşturması açılıp açılmamasına esas olmak üzere baro yönetim kurulunca görevlendirilen üyenin, hakkında soruşturma yapılan avukatı dinlemesi veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna vermesi gerektiği görülmektedir.” Ardından bağlı yetki savunmasını aşan değerlendirmeyi yapmıştır: “Baro Disiplin Kurulu’nun mevzuat gereği davacının meslekten çıkarılması ve işten yasaklanması hususunda bağlı yetki içinde olduğu, farklı bir işlem tayini konusunda takdir yetkisine sahip bulunmadığı anlaşılmakta ise de, 1136 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca Baro Disiplin Kurulunca bu yönde bir karar verilmeden önce, davacıya savunma hakkı tanınarak, yazılı veya sözlü beyanlarının alınması gerekirken, bu yola başvurulmaksızın davacının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, savunması ve beyanları alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.” Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 16.05.2025 T., 2023/6898 E., 2025/4717 K.
Bu dosyada Daire, avukatlığa alınma yeterliliğini kaybettiren kesinleşmiş mahkûmiyet nedeniyle verilen meslekten çıkarma cezası bakımından disiplin zamanaşımı savunmasını kabul etmeyen kararı onamıştır. Adalet Bakanlığı, avukatın “resmî belgede sahtecilik” suçuna konu eyleminde disiplin kovuşturma ve ceza zamanaşımının dolduğunu ileri sürerek TBB Disiplin Kurulunun ısrar kararının iptalini istemişti. İdare mahkemesi önce zamanaşımı rejimini ortaya koymuştur: “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 159. maddesi uyarınca disiplin cezasını gerektiren bir eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi halinde anılan Kanun’daki 3 yıllık zamanaşımı süresinin yerine bu suç için ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresi bulunuyorsa, bu sürenin disiplin kovuşturması ve ceza zamanaşımı olarak da uygulanacağının belirtildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçu için sekiz yıl olağan ve on iki yıl uzamış zamanaşımı süresinin öngörüldüğü” denilmiş; ardından esas ayrım kurulmuştur: “1136 sayılı Kanun’un 136. maddesinde yer alan ‘5/1-a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır’ hükmüyle disiplin işlemlerinden ve disiplin zaman aşımından bağımsız olarak avukatlık mesleğine alınma yeterliliğini kaybeden avukatın meslekten çıkarılmasının düzenlendiği” gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Karar ayrıca Adalet Bakanlığının geri gönderme yetkisi ile TBB Disiplin Kurulunun ısrar kararı mekanizmasının nasıl işlediğini göstermesi bakımından önemlidir. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararı ONANMIŞ; karar 16.05.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 16.06.2025 T., 2024/1018 E., 2025/5746 K.
Daire, dava konusu işlemin belirsiz bırakıldığı hâllerde mahkemenin talebi netleştirmesi gerektiğini vurgulamış; ayrıca yargı kararının uygulanmasını teminen tesis edilen işlemin Anayasa m.138 ve İYUK m.28 çerçevesinde denetlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Uyuşmazlık, kesinleşmiş bir mahkûmiyete dayanan meslekten çıkarma kararının, sonradan getirilen kanun yolu düzenlemeleri karşısında geçerliliğini koruyup korumadığından doğmuştu. Kararda önce usul kuralı konulmuştur: “Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak yargı merciince inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.” Ardından esas değerlendirme yapılmıştır: “bu işlemin hukuksal denetiminde Anayasanın 138. maddesinde yer alan, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu … hükmü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde belirtilen … hükmü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken 7343 sayılı Kanun gereğince 1136 sayılı Kanuna eklenen Geçici 24. madde çerçevesinde yapılan değerlendirmede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” Kararda ayrıca, 15/7/2020 tarihli 7249 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun’un 59. maddesine eklenen fıkra uyarınca avukatların görevlerinden doğan suçlarda bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararları hakkında CMK m.286/2’nin uygulanmayacağı ve 30/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle eklenen geçici m.24 ile bu hükmün geriye dönük uygulanmasına imkân tanındığı ayrıntılı biçimde aktarılmıştır. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 27.12.2023 T., 2022/1783 E., 2023/7981 K.
Bu dosyada Daire, önceki işten çıkarma cezasının kesinleşmesinden sonraki beş yıllık dönemde işlenen ve özen borcuna aykırılık teşkil eden yeni bir eylem nedeniyle cezanın meslekten çıkarmaya dönüştürülmesini hukuka uygun bulan kararı onamıştır. İdare mahkemesi kararında önce zamanaşımı denetlenmiştir: “şikayete konu fiilin/suçun işlendiği tarih, şikayet tarihi, tahkikatın başlatıldığı tarih ve disiplin cezasının verildiği tarih, suçun mahiyeti itibariyle tabi olduğu 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi ile birlikte dikkate alındığında, olayda 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 159’uncu maddesinde düzenlenen tahkikat ve ceza zamanaşımı sürelerinin dolmadığı”. Ardından tekerrür kuralı uygulanmıştır: “davacının ceza yargılamasına konu eyleminin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 6. Kısmının 34. maddesinde belirtilen özen borcuna aykırılık teşkil ettiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmadığı anlaşıldığından, Yasa’nın 136/3 maddesinde belirtilen bir defa işten çıkarılan avukat 5 yıllık dönem içerisinde Yasa’nın 6. kısmında yer verilen kurallara aykırı bir davranışta bulunursa meslekten çıkarılır hükmü uygulanmak ve … kesinleşmiş işten çıkarma cezası dikkate alınmak suretiyle kınama cezasının meslekten çıkarma cezası şeklinde uygulanmasına ilişkin kararda … hukuka aykırılık bulunmadığı”. Davacının cezanın orantısız olduğu ve ceza kararının kesinleşmediği yönündeki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararı ONANMIŞ; karar 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
İkinci halka soruşturma aşamasının kendisidir. Baro yönetim kurulunca görevlendirilen üye, hakkında soruşturma yapılan avukatı dinlemek ya da dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna vermek zorundadır. Tutukluluk veya benzeri bir engel nedeniyle bu dinleme yapılamamışsa, dosyanın bu hâliyle disiplin kuruluna sevk edilmesi ayrı bir sakatlık oluşturur. Bu yönüyle süreç, disiplin soruşturmasında savunma hakkı bakımından geliştirilmiş genel ilkelerle örtüşür.
Üçüncü halka zamanaşımıdır ve iki kademelidir. Kovuşturma zamanaşımı eylemden itibaren üç yıl, ceza zamanaşımı dört buçuk yıldır. Ancak eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa, bu süreler yerine ceza zamanaşımı uygulanır. 2023 tarihli kararda sekiz yıllık süre esas alınmış ve zamanaşımı savunması bu nedenle sonuç doğurmamıştır. Benzer bir hesaplama mantığı memur disiplin cezalarında zamanaşımı bakımından da geçerlidir, ancak süreler ve rejim farklıdır.
Dördüncü halka, disiplin zamanaşımının hangi hâllerde devreye girmediğidir. 2025 tarihli onama kararında benimsenen ayrım şudur: kesinleşmiş bir mahkûmiyet nedeniyle avukatlığa alınma yeterliliğini kaybeden kişinin meslekten çıkarılması, disiplin işlemlerinden ve disiplin zamanaşımından bağımsız olarak düzenlenmiştir. Bu, savunma stratejisini doğrudan etkiler: zamanaşımı itirazının sonuç doğurup doğurmayacağı, cezanın hangi hukuki temele dayandırıldığına bağlıdır.
Beşinci halka tekerrürdür. Yeni m.136, hakkında disiplin cezası verilen avukatın cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde yeni bir fiil işlemesi hâlinde cezanın bir derece ağırlaştırılacağını öngörür. Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde en az kınama gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır. Buna karşılık ilk defa disiplin cezası gerektiren bir fiil işleyene, meslekten çıkarma hâlleri hariç, bir derece hafif ceza uygulanabilir.
Altıncı halka ceza yargılamasıyla ilişkidir. Avukat hakkında başlamış ceza kovuşturması disiplin işlemlerinin uygulanmasına engel olmaz; ancak aynı eylemlerden ceza davası açılmışsa disiplin kovuşturması ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Beraatle sonuçlanan bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması ise, eylemin ceza kanunu hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir nitelikte olmasına bağlıdır; eylemin işlenmemiş ya da sanık tarafından yapılmamış olması sebebiyle verilen beraat bunun dışındadır. Baro yönetim kurulları ise hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının konusunu teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadır.
Yedinci halka kanun yolu ve kesinleşmedir. Baro disiplin kurulu kararına karşı otuz gün içinde TBB Disiplin Kuruluna itiraz edilir. Uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesindir ve Bakanlık onayına tâbi değildir. İşten çıkarma ve meslekten çıkarma kararlarında ise Bakanlık onay süreci işler; Bakanlık uygun bulmadığı kararı gerekçesiyle geri gönderir ve TBB Disiplin Kurulu üçte iki çoğunlukla aynen kabul ederse karar onaylanmış sayılır. Bu nedenle dava, kesinleşmeyi sağlayan işleme karşı ve idari yargı kuralları çerçevesinde açılmalıdır.
Son halka, dilekçenin nasıl kurulacağıdır. 2025 tarihli bozma kararı, iptali istenen işlemin açık, belirli ve somut biçimde gösterilmesi gerektiğini vurgular. Uzun ve çok aşamalı bu süreçte baro disiplin kurulu kararı, TBB Disiplin Kurulu kararı, Bakanlık geri gönderme işlemi, TBB’nin ısrar ya da uyma kararı ve Bakanlık onayı ayrı ayrı işlemlerdir. Hangisinin dava konusu edildiği belirsiz bırakılırsa mahkeme talebi netleştirmek zorunda kalır; bu da yıllara yayılan bir kanun yolu döngüsü doğurur. Aynı özen, avukatın ücret sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda da aranır; ancak orada uyuşmazlık adli yargıda görülür ve disiplin rejiminden bağımsızdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Savunma istem yazısını yanıtsız bırakmak | Dosya eksik savunmayla karara bağlanır | Süresinde yazılı savunma verilmeli |
| Bağlı yetki savunmasını kabul etmek | Savunma hakkı ihlali gözden kaçar | Bağlı yetkide bile savunma alınmalıdır |
| Otuz günlük itiraz süresini kaçırmak | Baro kararı kesinleşir | TBB Disiplin Kuruluna süresinde itiraz edilmeli |
| Zamanaşımını yalnızca üç yıl saymak | Hesap yanlış çıkar | Eylem suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı uygulanır |
| Kesinleşmemiş mahkûmiyete dayanmak | İşlem iptal edilir | Kararın kesinliği ayrıca denetlenmeli |
| Bakanlık onay sürecini atlamak | Dava süresi yanlış hesaplanır | Kesinleşmeyi sağlayan işlem belirlenmeli |
| Dava konusu işlemi belirsiz bırakmak | Dilekçe reddi ve gecikme | İşlem tarih ve sayısıyla gösterilmeli |
| Tedbiren yasaklamaya itiraz etmemek | Yasak süresince faaliyet durur | Ayrıca itiraz edilmeli, bir ay içinde karar verilir |
| Tekerrür kaydını gözden kaçırmak | Kınama meslekten çıkarmaya dönüşebilir | Önceki cezaların kesinleşme tarihleri incelenmeli |
Avukatlara hangi disiplin cezaları verilir?
1136 sayılı Kanun m.135’e göre uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma. Bu madde 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle başlığıyla birlikte değiştirilmiş ve hangi eylemin hangi cezayı gerektirdiği bent bent sayılmıştır.
Para cezasının alt ve üst sınırı nedir?
Yürürlükteki m.135’e göre para cezası, yirmi bin Türk lirası ile iki yüz bin Türk lirası arasında belirlenerek disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenir. Bu tutarlar her yıl, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
İşten çıkarma ne kadar sürer?
Yürürlükteki m.135’e göre işten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır.
Meslekten çıkarma hangi hâlde verilir?
Yürürlükteki m.135’e göre meslekten çıkarma cezası, 5. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56. maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak hâlinde verilir. Ceza, ruhsatnamenin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılması sonucunu doğurur.
Tekerrür cezayı nasıl etkiler?
Yürürlükteki m.136’ya göre disiplin cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde yeni bir fiil işlenirse ceza bir derece ağırlaştırılır. Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde en az kınama gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır.
İlk kez ceza alan avukata indirim uygulanır mı?
Uygulanabilir. Yürürlükteki m.136’ya göre meslekten çıkarmayı gerektiren hâller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata verilecek cezadan bir derece hafif olanı uygulanabilir. Aynı imkân, önceki cezanın kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler için de tanınmıştır.
Savunma hakkı nasıl kullanılır?
m.137’ye göre isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük süre tanınması zorunludur. Danıştay 8. Daire’nin 05.03.2025 tarihli kararında, bağlı yetki hâlinde bile savunma alınmadan işlem tesis edilemeyeceği belirtilmiştir.
Disiplin zamanaşımı süreleri nedir?
m.159’a göre eylemin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmişse kovuşturma yapılamaz, dört buçuk yıl geçmişse ceza verilemez. Eylem aynı zamanda suç teşkil ediyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu süreler yerine ceza zamanaşımı uygulanır.
İptal kararından sonra yeniden ceza verilebilir mi?
24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle m.159’a eklenen fıkraya göre, iptal kararının ilgili baroya veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren en geç iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilir; iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.
Ceza davası varken disiplin kovuşturması sürer mi?
m.140’a göre ceza kovuşturması disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz; ancak aynı eylemlerden ceza davası açılmışsa disiplin kovuşturması ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Bu hâlde disiplin kurulu, işten yasaklamaya yer olup olmadığı hakkında karar vermek zorundadır.
Beraat eden avukata disiplin cezası verilebilir mi?
m.140’a göre eylemin işlenmemiş veya sanık tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hâli dışında, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir nitelikte olmasına bağlıdır.
Baro disiplin kurulu kararına nasıl itiraz edilir?
m.157’ye göre Cumhuriyet savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilir. Birlik disiplin kurulu dosya üzerinde inceleme yapar; ancak işten veya meslekten çıkarma ya da işten yasaklanma kararlarında avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.
Hangi kararlar Adalet Bakanlığı onayına tâbidir?
m.157’ye göre uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup Bakanlığın onayına tâbi değildir. Diğer kararlar, Bakanlığa ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde karar verilmezse veya onaylanırsa kesinleşir; Bakanlık uygun bulmadığı kararı gerekçesiyle geri gönderir ve TBB Disiplin Kurulu üçte iki çoğunlukla aynen kabul ederse karar onaylanmış sayılır.
Tedbiren işten yasaklama nedir?
m.153’e göre hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek nitelikte bir işten dolayı kovuşturma yapılan avukat, disiplin kurulu kararıyla tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir. Karara karşı TBB Disiplin Kuruluna itiraz edilebilir; itiraz kararın uygulanmasını durdurmaz ve en geç bir ay içinde karara bağlanır. m.158’e göre işten yasaklanılan süre, süreli işten çıkarma cezasından mahsup edilir.
Dava hangi mahkemede açılır ve nasıl kurulmalıdır?
Kesinleşen disiplin işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Danıştay 8. Daire’nin 16.06.2025 tarihli kararında, taleple bağlılık ilkesi gereği iptali istenen işlemin açık, belirli ve somut olması gerektiği; aksi hâlde mahkemece dilekçe ret kararı verilerek talebin netleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5 – Avukatlığa kabulde engeller
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.34 – Özen, doğruluk ve meslek kurallarına uyma yükümlülüğü
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.134 – Disiplin cezasını gerektiren hâller (7571 s. K. m.5 ile değişik)
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.135 – Disiplin cezaları (7571 s. K. m.6 ile değişik)
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.136 – Cezaların uygulanma şekli ve tekerrür (7571 s. K. m.7 ile değişik)
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.137 – Savunma hakkı
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.140 – Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına etkisi
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.141 ve m.144 – Kovuşturmanın açılması ve disiplin kurulunda duruşma
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.153 ve m.154 – İşten yasaklanma
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.157, m.158 ve m.159 – İtiraz, delillerin takdiri ve zamanaşımı
- 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun m.5, m.6, m.7 ve m.9 – Disiplin rejiminde yapılan değişiklikler
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.3, m.28 ve m.49 – Dilekçe, kararların uygulanması ve temyiz
İlgili yazılarımız: disiplin soruşturmasında savunma hakkı, memur disiplin cezası iptal davası, memur disiplin cezalarında zamanaşımı, avukatlık ücret sözleşmesi ve idari yargıda temyiz kapsamı.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.