İpotek (Taşınmaz Rehni): Üst Sınır ve Kesin Borç İpoteği Ayrımı ile Fek Davası

legapro kapak 16449 LegaPro Hukuk İpotek (Taşınmaz Rehni): Üst Sınır ve Kesin Borç İpoteği Ayrımı ile Fek Davası

Kısaca

  • İpotek, kişisel bir alacağı güvence altına alan ve taşınmazın değerinden alacağın elde edilmesini sağlayan sınırlı aynî haktır.
  • Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin ya da olası bir alacak da ipotekle güvence altına alınabilir (TMK m. 881).
  • Alacak belirliyse kesin borç (anapara) ipoteği, belirsizse üst sınır (limit) ipoteği kurulur.
  • Kesin borç ipoteğinde limit dışında faiz ve takip giderleri de teminat kapsamındadır (TMK m. 875).
  • Üst sınır ipoteğinde ana borç, faiz, takip gideri ve eklentiler dâhil toplam borç limiti aşamaz.
  • Akit tablosuna “bu meblağa ilaveten” gibi ekleme yapılamaz; yapılsa da geçerli sayılmaz.
  • Üst sınır ipoteği başta biçimseldir; alacak doğup miktarı belli olunca fer’îlik tam olarak gerçekleşir.
  • İpoteğin borçluya ait bir taşınmaz üzerinde kurulması şart değildir; üçüncü kişi de kendi taşınmazını rehnedebilir.
  • Üçüncü kişi ipotekinde asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır.
  • İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmadıkça sorumlulukta ve güvencede değişiklik yaratmaz (TMK m. 888/1).
  • Alacak sona erince malik, ipoteğin terkinini isteyebilir; alacaklı direnirse fek davası açılır (TMK m. 883).
  • Konut kredisi ipoteğine eklenen “doğmuş ve doğacak tüm borçlar” kaydı, tüketici bakımından haksız şart sayılabilir.

İpotek, Türkiye’de en çok karşılaşılan ama kapsamı en az bilinen teminattır. Bir kişi konut kredisi için evine ipotek koydurur; bir baba oğlunun şirket kredisi için taşınmazını rehnettirir; bir alıcı üzerinde ipotek bulunan bir daireyi satın alır. Sorun, borç ödendikten sonra ipoteğin kaldırılmaması ya da ipoteğin sanılandan çok daha geniş bir borcu kapsadığının anlaşılmasıyla başlar.

Aşağıda ipoteğin türleri, kapsamının sınırı, üçüncü kişi ipotekinin sonuçları, ipotekli taşınmazın devri ve fek (terkin) davasının koşulları güncel Yargıtay kararlarıyla ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

Belirlilik ilkesi TMK m. 851/1’de düzenlenmiştir:

“Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir.”

Güvencenin kapsamı TMK m. 875’te sayılmıştır:

“Taşınmaz rehninin alacaklıya sağladığı güvencenin kapsamına şunlar girer:

1. Ana para,

2. Takip giderleri ve gecikme faizi,

3. İflâsın açıldığı veya rehnin paraya çevrilmesinin istendiği tarihe kadar muaccel olmuş üç yıllık faiz ile son vadeden başlayarak işleyen faiz.

Daha önce belirlenmiş olan faiz oranı, sonradan gelen alacaklıların zararına olarak artırılamaz.”

Hangi alacakların ipotekle güvence altına alınabileceği TMK m. 881/1’dedir:

“Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.”

Terkin hakkı TMK m. 883’te düzenlenmiştir:

“Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.

İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde… İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması hâlinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.”

Devrin etkisi TMK m. 888/1’de belirtilmiştir:

“İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.”

Kesin borç ipoteği ile üst sınır ipoteğinin karşılaştırılması

ÖlçütKesin borç (anapara) ipoteğiÜst sınır (limit) ipoteği
Teminat altına alınan alacakDoğmuş, miktarı belirliİleride doğacak ya da doğması muhtemel
Akit tablosundaki tutarAna alacağı gösterirTaşınmazın sorumlu olduğu üst miktarı gösterir
Faiz ve takip gideriLimit dışında ayrıca teminat kapsamındadırLimitin içindedir; limit aşılamaz
Alacak yoksaTescil güvence oluşturmazAlacak doğana kadar biçimseldir
Fer’îlikBaştan mutlaktırAlacak doğduğunda tam olarak gerçekleşir
Takip türüBelirlenmesi takip bakımından önemlidirBelirlenmesi takip bakımından önemlidir
Üçüncü kişiler bakımındanSicildeki tutar yönlendiricidirSicildeki limit güven kaynağıdır

Kritik nokta: Üst sınır ipoteğinde tapuda yazan rakam, borcun miktarı değil taşınmazın sorumlu olduğu tavandır. Ana para, gecikme faizi, icra takip giderleri ve kararlaştırılan eklentiler bu tavanın içinde kalır. Bu nedenle akit tablosunda limit belirlendikten sonra “bu meblağa ilaveten şu kalemler de teminat kapsamındadır” biçiminde ekleme yapılamaz; yapılsa dahi geçerli sayılmaz. Buna karşılık kesin borç ipoteğinde akit tablosundaki ana alacaktan başka takip giderleri, faiz ve diğer fer’îler de TMK m. 875 uyarınca teminat kapsamına girer. İpotek verirken ya da ipotekli bir taşınmaz satın alırken sorulması gereken ilk soru budur: bu ipotek hangi türden?

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Akit tablosunu okuyun. İpoteğin türü ve kapsamı yalnızca resmî senetten anlaşılır; tapu özeti yeterli değildir.
  2. “Doğmuş ve doğacak tüm borçlar” ibaresini arayın. Bu ibare, ipoteği tek bir krediyle sınırlı olmaktan çıkarır.
  3. Süreye dikkat edin. “Fekki banka tarafından bildirilinceye kadar” ifadesi ipoteği süresiz kılar.
  4. Ödeme yaptıkça belgeleyin. Malikin ödeme iddiası yazılı delille ispatlanmalıdır.
  5. Borç bitince terkin talebinde bulunun. Alacaklı yanaşmazsa ipoteğin fekki davası açılabilir.
  6. Süreli ipotekte 30 günü izleyin. Süre bitiminde şerh konulmazsa tapu müdürlüğünden terkin istenebilir.
  7. Üçüncü kişi olarak ipotek verirken sınır koyun. “Yalnızca … tarihli sözleşmeden doğan borçlar” kaydı çok önemlidir.
  8. Yeni kredilere onay vermeyeceğinizi bildirin. Süresiz ve kapsamı geniş ipoteklerde bu bildirimi noterden yapın.
  9. İpotekli taşınmaz alırken risk hesabı yapın. Devir, kural olarak güvencede değişiklik yaratmaz.
  10. Satıcının kefaletlerini araştırın. İpotek, satıcının kefil olduğu borçları da kapsayabilir.
  11. Tüketici konumundaysanız haksız şart ileri sürün. Konut kredisi ipoteğinin kapsamını genişleten kayıtlar hükümsüz sayılabilir.
  12. Takipte zorunlu arkadaşlığı kontrol edin. Üçüncü kişi ipotekinde asıl borçlu da takipte gösterilmelidir.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6717, K. 2023/1569, 16.03.2023

Limit aşılamaz, ekleme geçersizdir; fek için borç depo edilir: Daire önce ipoteğin tanımını ve fek davasının temelini kurmuştur: “İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır… Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.” Üst sınırın anlamı ise şöyle çizilmiştir: “üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir… Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra ‘bu meblağa ilaveten’ denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz.” Daire ayrıca “taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur” demiş ve fek için borcun depo edilmesi yöntemini göstermiştir. Sonuç: Hüküm BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/115, K. 2025/2203, 27.03.2025

Süresiz üst sınır ipoteğinde tek taraflı beyanla kurtulma yoktur: Taşınmazını üçüncü kişi şirketlerin kredileri için “fekki banka tarafından bildirilinceye kadar” ipotek eden malik, sonradan noterden “yeni kredilere muvafakatim yok” ihtarı çekmiş, buna rağmen banka yeni kredi kullandırmıştı. Hükme esas alınan çerçeve şudur: üst sınır ipoteğinde tescil edilen yük miktarı “ipotekli alacaklının tüm alacak kalemleri için bir üst sınır teşkil eder” ve “İpotekle temin edilen borcun sona erme halleri TMK’nın 883 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiş olup, ipotek veren üçüncü kişinin tek taraflı irade beyanı ile ipotek borcundan kurtulması hâlini düzenleyen bir yasa maddesi bulunmamaktadır.” Buna göre ipotek akdinin süresiz ve üst sınır ipoteği olduğu, gelecekte doğacak alacağın teminat altına alındığı, “ticari ilişki devam ettiği sürece bu dönem içerisinde doğan alacağın sona ermesi yani bir kısım borcun ödenmesi ile ipoteğin sona ermeyeceği” kabul edilmiştir. Sonuç: Davanın reddine ilişkin karar ONANMIŞTIR (oy birliği).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1311, K. 2025/987, 20.02.2025

İpotekli taşınmazı alan, limitle sınırlı olarak katlanmak zorundadır: Kayın biraderinden ipotekli daire satın alan davacı, ipoteğin yalnızca konut kredisine ilişkin olduğunu ileri sürmüştü. Daire, devrin sonucunu şöyle açıklamıştır: “Yeni malik için taşınmaz üzerindeki ipotek kural olarak yalnızca taşınmazla sınırlı sorumluluk doğurur. Başka bir anlatımla; ipotekli bir taşınmazı satın alan yeni malike, aksi kararlaştırılmış olmadıkça… taşınmazın cebri icra yoluyla satışına katlanma yükümlülüğü yüklemesinden ibarettir.” Takip usulü bakımından da: “ipotek veren 3. kişinin bu takipte asıl borçlu ile birlikte gösterilmesi zorunludur. Yani asıl borçlu ile ipotek veren 3. kişi arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır.” Somut olayda ipoteğin konut kredisine özgülenmediği, doğmuş ve doğacak bütün borçların teminatı olarak üst sınır ipoteği biçiminde kurulduğu, davacının üçüncü kişiden aldığı için tüketici sıfatı bulunmadığı ve “ipotek limiti kadar borcu da devraldığı” saptanmıştır. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ONANMIŞTIR (oy çokluğu).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2381, K. 2026/1286, 09.03.2026

Konut kredisi ipoteğini genişleten kayıt haksız şarttır: Konut kredisi için kurulan ipoteğin, malikin kefaletlerinden doğan ticari borçları da kapsadığı gerekçesiyle taşınmaz icradan satılmıştı. Daire önce ayrımı hatırlatmıştır: “Doğmuş bir alacağı teminat altına almak için kurulan ipotek kesin borç ipoteğidir. İlerde doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulan ipotek ise üst limit ipoteğidir.” Üst sınırın koruyucu işlevini de vurgulamıştır: bu ilke “tapu sicilinde kayıtlı ipotek limitine itibar ederek aynı taşınmazda alacakları için ipotek tesis ettirecek üçüncü kişiler yönünden de tapu sicilindeki kayda itibar edilmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır.” Somut olayda resmî senetteki “asaleten ve/veya kefaleten doğmuş ve/veya doğacak tüm borçlarının… teminatı” kaydı, tüketici mevzuatı karşısında “haksız şart niteliğindedir” denilerek davanın kabulü gerektiği belirtilmiştir. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, ilk derece kararı BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Dört karar, ipotek uyuşmazlıklarının döndüğü beş ekseni gösterir. Birinci eksen türün belirlenmesidir. Ayrım, ipotek ile alacak arasındaki bağın yoğunluğuna göre yapılır: ipotek kurulurken alacağın miktarı belirli ve borç mevcutsa ve limit dışında faiz ile takip giderlerinin de teminattan yararlanacağı öngörülmüşse anapara ipoteği; ipotek belirsiz ya da ileride doğacak bir alacağa bağlı olarak limitle kurulmuşsa üst sınır ipoteği söz konusudur. Bu belirleme akademik bir sınıflandırma değildir: yapılacak takibin türünü, sorumluluğun tavanını ve fek davasının sonucunu doğrudan etkiler.

İkinci eksen limitin bağlayıcılığıdır. Üst sınır ipoteğinde tapuya tescil edilen tutar, alacaklının bütün alacak kalemleri için bir tavan oluşturur. Ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam, bu tavanı aşamaz. Kural o kadar katıdır ki akit tablosuna “bu meblağa ilaveten” biçiminde eklenen kalemler geçerli sayılmaz. Bu katılığın sebebi yalnızca ipotek verenin korunması değildir: aynı taşınmaz üzerinde sonradan ipotek alacak üçüncü kişiler de sicildeki limite güvenerek karar verirler. Tapu sicilinin güvenilirliği, limitin aşılamamasıyla korunur.

Üçüncü eksen üçüncü kişi ipotekidir. İpoteğin borçlunun kendi taşınmazı üzerinde kurulması şart değildir; bir kişi başkasının borcu için kendi taşınmazını rehnedebilir. Bu, uygulamada aile içi kefalet ilişkilerinin en yaygın biçimidir ve en ağır sonuçları doğurur. İki nokta özellikle önemlidir. Birincisi usulîdir: ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi birlikte gösterilmek zorundadır; aralarında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. İkincisi maddîdir: ipotek veren üçüncü kişinin tek taraflı irade beyanıyla ipotek borcundan kurtulmasını düzenleyen bir kanun hükmü yoktur. “Bundan sonraki kredilere muvafakatim yoktur” içerikli bir ihtar, süresiz ve geniş kapsamlı kurulmuş bir üst sınır ipoteğini kendiliğinden sona erdirmez. Bu nedenle ipotek verilirken kapsamın ve sürenin senette sınırlandırılması, sonradan yapılacak hiçbir bildirimin sağlayamayacağı bir korumadır.

Dördüncü eksen ipotekli taşınmazın devridir. Devir, aksi kararlaştırılmadıkça borçlunun sorumluluğunda ve güvencede değişiklik yaratmaz. Yeni malik için bu, kural olarak yalnızca taşınmazla sınırlı bir sorumluluktur: borç ödenmezse taşınmazın cebrî icra yoluyla satışına katlanmak zorundadır. Ancak “yalnızca taşınmazla sınırlı” ifadesi yanıltıcı bir rahatlık yaratmamalıdır — kaybedilecek olan taşınmazın kendisidir. İpotekli bir taşınmaz satın alırken bakılması gereken tek belge tapu kaydı değil, ipotek akit tablosunun tam metnidir; ayrıca satıcının hangi kredilere kefil olduğu da araştırılmalıdır. Yargıtay bu tür olaylarda taraflar arasındaki akrabalık bağını ve devirlerin zamanlamasını da değerlendirmektedir.

Beşinci eksen tüketici koruması ve buradaki gelişim çizgisidir. Konut kredisi için kurulan bir ipoteğin resmî senedine, kredi borcunun yanında malikin “asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçları”nı da kapsayan standart bir kayıt eklenmesi yaygın bir bankacılık uygulamasıdır. 2026 tarihli karar, bu kaydı tüketici mevzuatı karşısında haksız şart sayarak hükümsüz kabul etmiştir; zira tüketicinin ipotek verirken öngördüğü risk konut kredisiyle sınırlıdır ve kapsamın bu şekilde genişletilmesi menfaat dengesini onun aleyhine bozar. Buna karşılık koruma sınırsız değildir: taşınmazı üçüncü kişiden, üzerindeki üst sınır ipoteğini bilerek satın alan kişi bakımından tüketici sıfatının bulunmadığı ve limitle sınırlı sorumluluğun devralındığı kabul edilmiştir. Aradaki fark, ipotek ilişkisine tüketici olarak taraf olup olmadığınızdır. Son olarak fek davası bakımından iki pratik kural: alacak sona erdiği hâlde alacaklı terkine yanaşmazsa malik dava açabilir; malikin ödeme iddiası ise yazılı delille ispatlanmalıdır.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Tapudaki rakamı borç miktarı sanmakÜst sınır ipoteğinde bu rakam sorumluluk tavanıdır
Akit tablosunu okumadan ipotek vermekKapsam ve süre yalnızca resmî senetten anlaşılır
“Fekki bildirilinceye kadar” ibaresini önemsememekBu ifade ipoteği süresiz kılar
İhtarla ipotekten kurtulacağını düşünmekTek taraflı beyanla kurtulmayı düzenleyen hüküm yoktur
Ödemeyi belgelememekMalikin ödeme iddiası yazılı delille ispatlanır
Borç bitince terkin istememekAlacak sona erince terkin talep hakkı doğar
İpotekli taşınmazı araştırmadan almakDevir, güvencede kural olarak değişiklik yaratmaz
Satıcının kefaletlerini sormamakİpotek, kefaletten doğan borçları da kapsayabilir
Takipte asıl borçluyu göstermemekÜçüncü kişi ipotekinde zorunlu takip arkadaşlığı vardır
İpotek nedir?

Kişisel bir alacağı güvence altına almayı amaçlayan, kıymetli evraka bağlı olmayan ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı aynî haktır.

İpotek nasıl kurulur?

Taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki rehin sözleşmesinin resmî senede bağlanması ve tapu kütüğüne tescil edilmesiyle kurulur.

Kesin borç ipoteği ile üst sınır ipoteği arasındaki fark nedir?

Kesin borç ipoteğinde doğmuş ve miktarı belirli bir alacak teminat altına alınır; limit dışında faiz ve takip giderleri de kapsamdadır. Üst sınır ipoteğinde ise toplam borç, akit tablosundaki limiti aşamaz.

Tapudaki rakam borcumun miktarı mı?

Üst sınır ipoteğinde hayır. O rakam, taşınmazın sorumlu olduğu üst miktardır; borcun kendisi daha az ya da daha çok olabilir.

Limitin üstüne ekleme yapılabilir mi?

Hayır. Akit tablosuna “bu meblağa ilaveten” biçiminde ekleme yapılamaz; yapılsa da geçerli sayılmaz.

Henüz doğmamış borç için ipotek verilebilir mi?

Evet. Hâlen mevcut olan veya doğması kesin ya da olası bulunan herhangi bir alacak ipotekle güvence altına alınabilir.

Başkasının borcu için taşınmazımı ipotek edebilir miyim?

Evet. İpoteğin borçluya ait bir taşınmaz üzerinde kurulması şart değildir. Ancak bu, taşınmazınızı kaybetme riski demektir.

Verdiğim ipotekten tek taraflı çıkabilir miyim?

İpotek veren üçüncü kişinin tek taraflı irade beyanıyla ipotek borcundan kurtulmasını düzenleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Borcumu ödedim, ipotek kalkmıyor. Ne yapabilirim?

Alacak sona erdiği hâlde alacaklı terkin taahhüdünü yerine getirmezse malik, ipoteğin fekki davası açabilir.

Süreli ipotekte özel bir kolaylık var mı?

Evet. İpotek süreli kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde İİK m. 150/c şerhi konulmazsa ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir.

İpotekli ev satın alınır mı?

Alınabilir; ancak devir, aksi kararlaştırılmadıkça güvencede değişiklik yaratmaz. Yeni malik, borç ödenmezse taşınmazın satışına katlanmak zorunda kalır.

İpotek yalnızca konut kredisini mi kapsar?

Akit tablosunun içeriğine bağlıdır. “Doğmuş ve doğacak tüm borçlar” ibaresi varsa ipotek tek bir krediyle sınırlı değildir.

Bu geniş kapsam kaydına itiraz edilebilir mi?

Tüketici işlemi niteliğindeki konut kredilerinde bu tür kayıtlar haksız şart sayılabilmekte ve hükümsüz kabul edilebilmektedir.

İpoteğin paraya çevrilmesi takibinde kim taraf olur?

Üçüncü kişi ipotekinde asıl borçlu ile ipotek veren birlikte gösterilmelidir; aralarında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Rehnin paraya çevrilmesi yazımıza bakabilirsiniz.

İhaleye itiraz edebilir miyim?

Koşulları varsa ihalenin feshi istenebilir. İhalenin feshi yazımıza bakabilirsiniz.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 850 — Taşınmaz rehninin türleri
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 851 — Belirlilik ilkesi ve üst sınır
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 856 — Kuruluş ve tescil
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 875 — Güvencenin kapsamı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 881 — İpotekle güvence altına alınabilecek alacaklar
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 883 — İpoteğin terkinini isteme hakkı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 887-889 — Devir ve sorumluluk
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 890-897 — Sıra, borcun nakli ve diğer hükümler
  • 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m. 145 vd. — Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
  • 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m. 149, 149/b, 150/c — İpoteğin paraya çevrilmesi
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 5 — Haksız şartlar
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 583, 601 — Kefalette şekil ve halefiyet

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: rehnin paraya çevrilmesi, ihalenin feshi, intifa hakkı, oturma hakkı, alacağın temliki.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayda sonuç, ipotek akit tablosunun metnine ve ipoteğin türüne göre değişir. İpotek verirken ya da ipotekli bir taşınmaz alırken yapılacak en değerli iş, akit tablosunun tam metnini okumak ve kapsamı senette sınırlandırmaktır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Gayrimenkul hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Akreditif (Vesikalı Kredi), Rezerv ve Teyit Bankasının Sorumluluğu

İçindekilerKanunî dayanakAkreditif ilişkisinde taraflarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Akreditif (vesikalı kredi), alıcının bankasının, satıcıya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Rekabet Kurulu Soruşturması, Yerinde İnceleme ve İdari Para Cezası (4054 sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakSoruşturma süreci ve yargı denetimiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Rekabeti engelleme, bozma ya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Faktoring Sözleşmesi, Alacağın Temliki ve Borçlunun Defileri (6361 sayılı Kanun m. 9)

İçindekilerKanunî dayanakKim, hangi savunmayı yapabilir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Faktoring, müşteri (satıcı firma), faktoring…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Lisans Sözleşmesi ve Lisans Alanın Dava Hakkı (SMK m. 24, 148, 158)

İçindekilerKanunî dayanakİnhisarî lisans ile inhisarî olmayan lisansNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Marka hakkı, tescil…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: Yönetim Kurulunun Yükümlülükleri (TTK m. 376)

İçindekilerKanunî dayanakÜç kademe, üç ayrı yükümlülükNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Son yıllık bilançoya göre…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Geminin İhtiyati Haczi, Seferden Men ve Deniz Alacakları (TTK m. 1352-1376)

İçindekilerKanunî dayanakGemi haczinin işleyişiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Gemiler için özel bir cebrî icra…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara