İhalenin Feshi Davası (İİK m.134): Süre, Sebepler, Para Cezası ve 2025 Değişikliği

Kısaca
- İhalenin feshi ayrı bir “dava” değil, icra mahkemesine yapılan bir şikâyettir; kural süre ihale tarihinden itibaren 7 gündür.
- Talep hakkı sınırlıdır: satış isteyen alacaklı, borçlu, malın resmî sicilinde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve pey sürerek ihaleye katılanlar.
- 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la gelen yenilik: bu kişiler dışındakilerin talebi artık dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir.
- Fesih sebepleri Yargıtay uygulamasında dörde ayrılır: ihaleye fesat, artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler, ihale sırasındaki hatalı işlemler, alıcının esaslı nitelikte hataya düşürülmesi.
- Her usulsüzlük fesih sebebi değildir; şikâyetçi kendi menfaatinin zarar gördüğünü ispatlamak zorundadır (İİK m.134/son fıkralar).
- Satış ilanı tebliğ edilmemişse ya da esaslı vasıf hatası/fesat sonradan öğrenilmişse süre öğrenme tarihinden başlar; ama ilan tarihinden itibaren 1 yılı aşamaz.
- Talep esasa girilerek reddedilirse mahkeme ihale bedelinin %10’una kadar para cezası verir; usulden (örneğin süreden) ret hâlinde para cezası verilemez.
- Yargıtay 12. HD: önceki teklifin katlarına çıkan orantısız pey sürme tek başına ihaleye fesat sayılır.
- Kıymet takdirine süresinde itiraz edilmemişse, sonradan “değer düşük belirlendi” denilerek ihalenin feshi istenemez.
- İhale bedeli, fesih talebi yapılmış olsa bile artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren 7 gün içinde nakden ödenmek zorundadır (İİK m.130).
Cebri icra yoluyla satılan bir taşınmazın kaderi çoğu zaman ihale çekicinin indiği anda değil, ondan sonraki yedi günde belirlenir. Borçlu için “evim gitti” denilen o an, hukuken hâlâ geri döndürülebilir bir andır; ihale alıcısı için ise mülkiyeti kazandığı fakat henüz rahat nefes alamadığı bir aradır.
Bu yazıda ihalenin feshinin kimler tarafından, hangi süre içinde, hangi sebeplerle istenebileceğini; hangi hâllerde talebin baştan reddedileceğini ve hangi hâllerde şikâyetçinin cebinden para cezası çıkacağını Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz. 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la maddeye eklenen iki yeni cümlenin pratikte ne değiştirdiğine de ayrı bir başlık ayırdık.
İhalenin feshi nedir, dava mıdır şikâyet midir?
İİK m.134’e göre taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini ihale anında kazanır. Yani mülkiyetin geçmesi için tapuya tescil beklenmez; tescil sadece kaydın düzeltilmesidir. Buna karşılık kazanılan bu mülkiyet, ihalenin feshi süresi geçene veya fesih talebi kesin olarak sonuçlanana kadar askıdaki bir mülkiyettir.
İhalenin feshi teknik anlamda bir “dava” değil, icra mahkemesine yapılan bir şikâyettir. Ancak uygulamada dava gibi görülür: mahkeme kural olarak duruşma açar, taraf teşkili yapar, tanık dahil her türlü delil dinlenebilir. Kanun, talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapılmasını emreder.
İİK m.134/2 (24.11.2021-7343 s.K. ile değişik): “İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.”
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Nerede açılır? | Satışı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi |
| Süre | Kural: ihale tarihinden 7 gün. İstisna: öğrenme tarihinden 7 gün, en çok 1 yıl |
| Duruşma | Kural olarak zorunlu; usulden ret hâllerinde evrak üzerinden karar verilebilir |
| Delil | Sınırlama yok; tanık dahil her türlü delil |
| Yanlış mahkemeye başvuru | Mahkeme 10 gün içinde görevsizlik/yetkisizlik verip dosyayı resen gönderir; bu karar kesindir |
| Kanun yolu | İstinaf; parasal sınırı aşan hâllerde temyiz |
Kimler ihalenin feshini isteyebilir?
Kanun talep hakkını beş grupla sınırlamıştır. Bu sınırlama “hukuki yarar” tartışmasından bağımsız, doğrudan kanundan gelen bir sıfat şartıdır.
| Talep edebilenler | Açıklama |
|---|---|
| Satış isteyen alacaklı | Takip alacaklısı; satış talebinde bulunmuş olması aranır |
| Borçlu | Takip borçlusu; taşınmaz maliki olması şart değil (üçüncü kişi ipoteki hâlinde malik de sicilde kayıtlı ilgilidir) |
| Resmî sicilde kayıtlı ilgililer | Tapuda kayıtlı hissedar, ipotek alacaklısı, haciz alacaklısı, şerh sahibi |
| Sınırlı ayni hak sahipleri | İntifa, sükna, üst hakkı, geçit hakkı sahipleri |
| Pey sürerek ihaleye katılanlar | Elektronik ortamda veya salonda fiilen teklif vermiş olanlar |
Buradaki ince nokta şudur: ihaleye katılmak isteyip de teminat yatırmadığı için katılamayan kişi bu listede yoktur. Aynı şekilde taşınmazın kiracısı, komşusu ya da taşınmazı sonradan satın almak isteyen kişi de fesih talep edemez. Ayrıca ihale alıcısının kendisi, ödemekle yükümlü olduğu bedel ile ihale arasındaki farktan doğacak sorumluluk sebebiyle fesih isteyebilir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu hukuki yararı açıkça kabul etmiştir.
2025 değişikliği: sıfatı olmayanın talebi artık dosya üzerinden kesin olarak reddediliyor
24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle İİK m.134’e iki ayrı yerde yeni cümleler eklendi. Bu değişiklik, ihale sürecini uzatmak amacıyla yapılan dayanaksız başvuruları filtrelemeye yöneliktir.
İİK m.134/2’ye eklenen cümle (24.12.2025-7571/1): “Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir.”
Teminat ve harç bakımından eklenen cümleler (24.12.2025-7571/1): “Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder.”
Pratik sonuçlar şunlardır:
- Sıfatı bulunmayan kişinin başvurusunda artık duruşma açılmaz; karar dosya üzerinden verilir ve kesindir — istinaf yolu kapalıdır.
- Teminat/harç eksikliği doğrudan ret sebebi değildir; mahkeme önce iki haftalık kesin süreli muhtıra tebliğ etmek zorundadır. Muhtıra tebliğ edilmeden verilen ret kararı usule aykırıdır.
- Kesin süre içinde ikmal yapılmazsa mahkeme “derhal” reddeder; burada takdir yetkisi yoktur.
Nispi harç ve %5 teminat: kimler için zorunlu?
7343 sayılı Kanun, “dışarıdan” gelen fesih taleplerini caydırmak için iki mali süzgeç getirmişti. Bu süzgeçler satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışındaki kişilere uygulanır — yani pratikte pey sürerek ihaleye katılmış üçüncü kişilere.
| Yükümlülük | Kim için | Miktar | Sonucu |
|---|---|---|---|
| Nispi harç | Sicilde kayıtlı olmayan talep sahipleri | İhale bedeli üzerinden; yarısı peşin | Talep kabul edilirse iade edilir; ret hâlinde iade edilmez, kalanı tahsil edilir |
| Teminat | Aynı kişiler | İhale bedelinin %5’i | Ret kararının kesinleşmesinden itibaren 1 ay içinde tazminat davası açılmazsa, para cezasının tahsili için tahsil dairesine bildirilir |
| Konut finansmanı / TOKİ alacakları | Aynı kişiler | Teminat oranı %20 | İİK m.134’ün son fıkralarındaki özel düzenleme |
Bir de teminatın akıbetine ilişkin usul kuralı vardır: tahsil dairesi, bildirimden itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse, talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir.
Yedi günlük süre tam olarak ne zaman başlar?
Bu, ihalenin feshi başvurularının en çok kaybedildiği noktadır. Kanun iki ayrı başlangıç anı öngörür.
| Durum | Sürenin başlangıcı | Üst sınır |
|---|---|---|
| Kural | İhale tarihi | — |
| Satış ilanı hiç tebliğ edilmemişse | Öğrenme (ıttıla) tarihi | İhalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan tarihinden itibaren 1 yıl |
| Esaslı vasıf hatası sonradan öğrenilmişse | Öğrenme tarihi | Aynı — 1 yıl |
| Fesada sonradan vakıf olunmuşsa | Öğrenme tarihi | Aynı — 1 yıl |
Kanun ayrıca çok sert bir karine koyar: “İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir.” Yani kıymet takdiri, satış ilanı, şartname gibi hazırlık aşamasındaki aksaklıklar bakımından “ben sonradan öğrendim” savunması kural olarak dinlenmez.
Dikkat: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre, şikâyet dilekçesinde satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğü ileri sürülmemişse, şikâyetçinin satış ilanının tebliğ tarihi itibarıyla ihale tarihinden haberdar olduğu kabul edilir. Bu durumda 7 günlük süre ihale gününden işler ve gecikmiş başvuru esasa girilmeden reddedilir.
Fesih sebepleri: dörtlü tasnif
İİK m.134 fesih sebeplerini tek tek saymaz; yalnızca TBK m.281’deki sebepler ile satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, satılan malın esaslı vasıflarındaki hata ve ihaledeki fesada değinir. Boşluğu doktrin ve Yargıtay uygulaması doldurmuştur.
1) İhaleye fesat karıştırılması
Kanuna veya ahlaka aykırı biçimde artırmanın doğal seyrinin bozulmasıdır. Tipik örnekler: artırmaya katılmak isteyenlerin tehdit veya para ile caydırılması, muvazaalı teklifler, aralarında anlaşan katılımcıların bedeli suni biçimde düşük tutması ve — Yargıtay’ın son dönem içtihadında sıkça karşımıza çıkan — orantısız pey sürme.
2) Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler
Kıymet takdiri raporunun ilgilisine tebliğ edilmemesi, mükellefiyetler listesinin düzenlenmemesi, satış ilanının kanuna aykırı yapılması veya hiç tebliğ edilmemesi, artırma şartnamesindeki esaslı eksiklikler bu gruba girer. İİK m.127 uyarınca satış ilanı borçluya, alacaklıya ve tapu sicilinde kayıtlı ilgililere tebliğ edilmelidir.
3) İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler
Artırmanın ilanda belirtilen yer, gün ve saatte yapılmaması; elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılmaması; usulsüz ara teklif alınması; asgari ihale bedeli şartına uyulmaması; İİK m.109’a aykırı olarak alacağı karşılayan satıştan sonra diğer malların da satılması.
4) Alıcının esaslı niteliklerde hataya düşürülmesi
Taşınmazın imar durumu, yüzölçümü, üzerindeki yapı veya mükellefiyetler konusunda alıcının yanıltılmasıdır. Bu grupta talep sahibi genellikle ihale alıcısının kendisidir.
Zarar unsuru: “usulsüzlük var” demek yetmiyor
İİK m.134’ün açık hükmü gereği “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.” Uygulamada bu kural şöyle işler:
- Satış ilanı tebliğindeki usulsüzlük İİK m.127 uyarınca tek başına fesih sebebidir; ancak Yargıtay uygulamasına göre satış bedeli muhammen bedelin üzerindeyse borçlu bakımından zarar unsuru gerçekleşmiş sayılmaz.
- Kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyip kesinleştiren kişi, sonradan “değer düşük belirlendi” diyerek fesih isteyemez. İİK m.128/a uyarınca kıymet takdiri raporuna tebliğden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet edilmelidir ve bu konudaki kararlar kesindir.
- “Ekonomik koşullar değişti, taşınmaz bugün daha değerli” savunması İİK m.128/a’da sayılan hâllerden olmadığı için fesih sebebi değildir. Kesinleşen kıymet takdirinden itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez; istisnası doğal afetler ve imar durumundaki çok önemli değişikliklerdir.
Para cezası: ne zaman verilir, ne zaman verilemez?
7343 sayılı Kanun’la getirilen para cezası, ihale sürecini uzatma amaçlı başvuruları caydırmaya yöneliktir. Ancak kanun uygulama alanını dikkatle sınırlamıştır.
| Ret sebebi | Para cezası |
|---|---|
| İşin esasına girilerek ret | Verilir — ihale bedelinin %10’una kadar |
| Sıfatı olmayan kişilerce talep edilmesi nedeniyle ret | Verilir |
| Sicilde kayıtlı olmayan kişiler bakımından feragat nedeniyle ret | Verilir |
| Süre aşımı (7 gün geçmiş) nedeniyle ret | Verilemez — esasa girilmemiştir |
| Hukuki yarar yokluğu gibi diğer usulden ret hâlleri | Verilemez |
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu konuyu resen denetler: taraflar temyiz sebebi yapmasa bile hem istinaf hem temyiz aşamasında para cezasının hukuka uygunluğu incelenir. Ayrıca oran da denetlenir; mahkeme, şikâyetçinin süreci uzatma amacıyla hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü bir oran belirlemek zorundadır.
Fesih talebi ihale bedelinin ödenmesini durdurur mu?
Hayır. Bu, ihale alıcılarının en sık düştüğü yanılgıdır.
İİK m.130 (24.11.2021-7343/24 md. ile değişik): “İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.”
İİK m.134 de aynı yönde bir hüküm içerir: taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile satış bedelini derhâl veya m.130’a göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadır. Ödenen bedel, fesih şikâyeti kesinleşinceye kadar bankada nemalandırılır; şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin karar kesinleşince nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenir.
Buna karşılık ihale bedeli, ihale kesinleşmedikçe ve mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe alacaklılara ödenmez. Malın teslim edilemeyeceği anlaşılırsa ihale icra müdürü tarafından iptal edilir ve bedel alıcıya geri verilir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İhale tarihini ve saatini icra dosyasından, artırma sonuç tutanağından ve elektronik satış portalından teyit edin; süre bu tarihten işler.
- Tebligat parçalarını çıkarın: kıymet takdiri raporu tebliği, mükellefiyetler listesi tebliği, satış ilanı tebliği. Her birinin tebliğ tarihini ve usulünü ayrı ayrı inceleyin.
- Satış ilanı tebliğinde usulsüzlük varsa bunu dilekçede mutlaka açıkça ileri sürün; aksi hâlde ihale tarihinden haberdar sayılırsınız ve süre ihale gününden işler.
- Talep sıfatınızı belgeleyin: tapu kaydı, ipotek/haciz şerhi, takip dosyası, teminat makbuzu veya elektronik teklif dökümü.
- Sicilde kayıtlı ilgili değilseniz, dilekçeyle birlikte nispi harcın yarısını ve ihale bedelinin %5’i oranındaki teminatı yatırın. Eksik yatırırsanız mahkeme iki haftalık kesin süre verecektir; bu süreyi kaçırmayın.
- Elektronik teklif listesini isteyin. Önceki tekliflerin katlarına çıkan bir teklif varsa orantısız pey iddiasını bu dökümle somutlaştırın.
- Zarar unsurunu ayrı bir başlık altında yazın: usulsüzlüğün sizin menfaatinizi nasıl zedelediğini rakamla gösterin.
- Satış bedelini muhammen bedelle karşılaştırın. Bedel muhammen bedelin üzerindeyse tebliğ usulsüzlüğü iddianızın tek başına sonuç vermeyeceğini bilerek başka sebep de ekleyin.
- İhale sırasındaki bir işlemi (ör. usulsüz ara teklif) hedefliyorsanız, o işlemin iptalini ayrı şikâyetle değil doğrudan ihalenin feshi talebiyle ileri sürün.
- Duruşma gününü takip edin; kanun talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma öngörür. Tanık deliliniz varsa listesini ilk dilekçeyle verin.
- İhale alıcısıysanız: fesih talebi olsa bile bedeli 7 gün içinde yatırın. Yatırmazsanız teminatınız iade edilmez ve iki ihale bedeli arasındaki farktan sorumlu olursunuz.
- Ret kararı çıkarsa para cezasının oranını ve dayanağını kontrol edin; usulden ret hâlinde verilmiş bir para cezası varsa bunu istinaf/temyiz sebebi yapın.
Yargı kararları ne diyor?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/7774, K. 2025/371, 21.01.2025
Satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğü dilekçede ileri sürülmemişse, şikâyetçi ihale tarihinden haberdar sayılır; 7 günlük süre ihale gününden işler ve gecikmiş talep esasa girilmeden reddedilir. Daire kararında şöyle denilmektedir: “Somut olayda; ihalenin feshi isteminde bulunan borçlunun satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğünün ileri sürülmediği, bu durumda şikayetçinin satış ilanı tebliğ tarihi itibariyle ihale tarihinden haberdar olduğunun kabulü gerekmektedir. İhalenin 06.06.2016 tarihinde gerçekleştiği ve ihalenin feshi istemine yönelik şikayetin ise 16.06.2016 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında … şikayetin esastan reddine karar verilen 6 adet taşınmaza hasren esasa girilmeksizin yasal 7 günlük süre aşımından reddi gerekirken, başvurunun esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” Karar aynı zamanda para cezası bakımından da yol göstericidir: “İİK’nın 134/2. maddesi uyarınca bir kısım taşınmazlar yönünden şikayeti kısmen reddedilen şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için şikayetin esasa ilişkin nedenlerle reddi öngörülmüş olup, istemin esasa girilmeksizin süreden reddi halinde para cezasına hükmolunamayacağından borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi de doğru görülmemiş” denilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/503, K. 2025/1821, 03.03.2025
Önceki teklifin neredeyse on katına çıkan orantısız pey sürme, ihaleye açıkça fesat karıştırıldığı sonucunu doğurur ve ihalenin feshi gerekir. Sulh hukuk mahkemesi satış memurluğu dosyasında yapılan ihalede taşınmaz 1.350.050,00 TL bedelle alıcıya ihale edilmiş, oysa önceki teklifler 140.000,00 TL ve 135.000,00 TL düzeyinde kalmıştı. Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır: “davalı ihale alıcısının sehven sunduğunu ifade ettiği teklif kendisinden önceki teklifin neredeyse 10 katı olup, sonrasında ihaleye teklif sunulmadığı, dolayısı ile ihalenin doğal şartlarında yapılmasının engellendiği açıktır. Dairemizin yerleşik içtihadı gereğince, orantısız pey sürme ihaleye açıkça fesat karıştırıldığı sonucu doğuracağından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” Bölge adliye mahkemesinin ret kararı ve şikâyetçi aleyhine hükmedilen %5 para cezası oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1118, K. 2025/2908, 08.04.2025
İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler ancak ihalenin feshi talebiyle ileri sürülebilir; ihalenin feshi istenmeden yalnızca o işlemin iptali talep edilemez. Daire önce fesih sebeplerini tasnif etmiştir: “İhalenin feshi nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında; 1-İhaleye fesat karıştırılmış olması 2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler 3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler 4-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır.” Somut olayda mezat salonunda alınan ara teklife karşı yapılan başvuru bakımından ise şu sonuca varılmıştır: “şikayetçinin iptalini talep ettiği ara teklifin alınması işlemi ihalenin yapılması sırasındaki işlemlerden olup ihalenin feshi davasında tartışılması ve değerlendirilmesi gerekli ise de HMK’nın 26/1. maddesi uyarınca ‘taleple bağlılık’ ilkesi dikkate alındığında, şikayetçinin ihalenin feshini talep etmediği gözönünde bulundurulmak suretiyle talebin reddine karar verilmesi gerekir.” Bölge adliye mahkemesinin icra müdürlüğü kararını iptal eden hükmü oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/683, K. 2024/131, 28.02.2024
Elektronik ortamda verilen yüksek teklifin “maddi hata” olduğu iddiası soyut bir rakam karşılaştırmasıyla değil, dosyanın bütünü değerlendirilerek çözülür. İhale alıcısı, 64.234,70 TL değer takdir edilen taşınmaz için 35.118,00 TL yazacakken sehven 351.118,00 TL yazdığını ileri sürerek ihalenin feshini istemişti. Genel Kurul, aynı gün satışa çıkarılan diğer taşınmaza aynı kişinin on kuruş farkla dikkatli bir teklif vermiş olmasını belirleyici görmüştür: “Açıklanan tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, şikâyetçinin elektronik ortamda dikkatli bir şekilde teklif verebildiği, şikâyet konusu ihale için elektronik ortamda verilen teklifin maddi hata sonucu verildiğinin kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.” Karar, ihale alıcısının hukuki yararı bakımından da nettir: “belirtilen maddedeki şartların oluşması hâlinde iki ihale arasındaki farktan sorumlu olacağından alıcının ihalenin feshini istemekte hukuki yarar vardır.” Genel Kurul ayrıca şu ilkeyi de teyit etmiştir: “Hacizli mallardan birinin (veya bir kaçının) satış bedeli haciz alacaklısının (veya alacaklılarının) alacağının tamamım karşıladığı hâlde 2004 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesine aykırı olarak diğer hacizli malın (veya malların) da satılmış olması ihalenin feshi sebebidir.” Direnme kararı oy birliğiyle ve kesin olarak onanmıştır.
Bu dört karar birlikte okunduğunda ihalenin feshinde üç katmanlı bir süzgeç ortaya çıkıyor. Birinci katman usuldür: talep sahibinin sıfatı, yedi günlük süre, harç ve teminat. 12. Hukuk Dairesi’nin 21.01.2025 tarihli kararı bu katmanın ne kadar sert işlediğini gösteriyor — dilekçede satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu söylenmediği için şikâyetçi ihale tarihinden haberdar sayılıyor ve dosya esasa hiç girilmeden kapanıyor. Bu, dilekçe yazımının sonucu doğrudan belirlediği ender hukuki durumlardan biridir. İkinci katman sebeptir: 08.04.2025 tarihli karar, sebepleri dörde ayırmakla kalmıyor, her sebebin usulî kabını da çiziyor. İhale sırasındaki bir işlem hukuka aykırı olsa dahi, ihalenin feshi talep edilmeden yalnızca o işlemin iptali istenirse mahkeme taleple bağlılık ilkesi gereği reddetmek zorunda; yani doğru tespit, yanlış talep kalıbı içinde sonuçsuz kalıyor. Üçüncü katman zarardır ve burada ispat yükü tamamen şikâyetçidedir. 03.03.2025 tarihli orantısız pey kararı ile Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2024 tarihli maddi hata kararı, aynı olgunun — beklenmedik biçimde yüksek bir teklifin — iki farklı hukuki sonuca bağlanabileceğini gösteriyor. Teklif ihalenin doğal seyrini bozup diğer katılımcıları caydırmışsa fesat sayılıyor; buna karşılık teklif sahibi kendi hatasına sığınıyorsa, Genel Kurul dosyadaki davranış bütünlüğüne bakıyor ve aynı gün on kuruş hassasiyetle teklif verebilen kişinin “sıfır fazla yazdım” savunmasını kabul etmiyor. Buradan çıkan pratik ders şudur: ihalenin feshinde belirleyici olan, tek başına rakamların olağandışılığı değil, o rakamın ihaleye ve diğer katılımcılara ne yaptığıdır. Son olarak, 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun değişikliğinden sonra birinci katmanın daha da kalınlaştığını hatırda tutmak gerekir: sıfatı bulunmayan kişinin talebi artık duruşma dahi açılmadan, dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilmektedir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Süreyi tapu tescilinden veya tahliye emrinden başlatmak | Kural süre ihale tarihinden işler; tescil ve tahliye sonraki aşamalardır |
| Satış ilanı tebliğ usulsüzlüğünü dilekçede yazmayıp duruşmada söylemek | İddia dilekçede açıkça ileri sürülmezse şikâyetçi ihale tarihinden haberdar sayılır |
| Kıymet takdirine itiraz etmeyip ihaleden sonra “değer düşük” demek | Kıymet takdiri raporuna tebliğden itibaren 7 gün içinde ayrıca şikâyet edilmelidir |
| Sadece “usule aykırılık var” deyip zarar unsurunu açıklamamak | Kanun, menfaatin zedelendiğinin ispatını şart koşar |
| İhale sırasındaki işlemin ayrı şikâyetle iptalini istemek | Bu işlemler ancak ihalenin feshi talebiyle incelenir (taleple bağlılık) |
| Fesih talep edildi diye ihale bedelini yatırmamak | İİK m.130: talep olsa dahi 7 gün içinde nakden ödeme zorunludur |
| Sicilde kayıtlı olmayan talep sahibinin harç ve teminatı yatırmaması | Mahkeme iki haftalık kesin süre verir; ikmal edilmezse talep kesin olarak reddedilir |
| Süreden ret kararında para cezasını kabullenmek | Esasa girilmeden verilen ret kararında para cezası verilemez; bu resen denetlenir |
| Kiracı, komşu veya ilgisiz üçüncü kişi olarak fesih istemek | Talep hakkı kanunda sayılan beş grupla sınırlıdır; aksi hâlde dosya üzerinden kesin ret |
Sık sorulan sorular
İhalenin feshi süresi tatil günlerinde de işler mi?
Süre, HMK’nın süre hesabına ilişkin kuralları çerçevesinde işler. Sürenin son günü adli tatile, resmî tatile veya hafta sonuna denk gelirse, süre bu günü takip eden ilk iş günü mesai bitiminde sona erer. Ancak sürenin tatil günlerinde “durduğu” gibi bir kural yoktur; ara günler sayılır.
İhale kesinleşmeden taşınmaz benim adıma tapuya geçer mi?
Mülkiyet ihale anında geçer, ancak tapuya tescil için tebligat, şikâyet süresi geçtikten veya şikâyet edilmişse şikâyeti sonuçlandıran kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. İİK m.135 bunu açıkça düzenler.
İhale kesinleşinceye kadar taşınmazda oturan kişi kira öder mi?
Evet. 7343 sayılı Kanun’la eklenen hükme göre ihale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, kira sözleşmesine bağlı oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İhtara rağmen yatırılmazsa İİK m.356 kıyasen uygulanır. Depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir.
İhale alıcısı kendisi ihalenin feshini isteyebilir mi?
Evet. Pey sürerek ihaleye iştirak eden sıfatıyla talep hakkı vardır. Hukuk Genel Kurulu, ihale bedelini yatırmaması hâlinde iki ihale bedeli arasındaki farktan sorumlu olacağı için alıcının fesih istemekte hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir.
Elektronik ortamda yanlışlıkla fazla teklif verdim, ihaleyi feshettirebilir miyim?
Otomatik bir sonuç yoktur. Mahkeme, maddi hata iddiasını dosyanın bütünü içinde değerlendirir: teklifin muhammen bedelle oranı, aynı kişinin diğer ihalelerdeki davranışı, teklif zamanı, hatanın fark edilmesinden sonra yapılan başvurular ve ihale tutanağına düşülen şerhler birlikte incelenir. Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2024 tarihli kararında, aynı gün başka bir taşınmaza on kuruş farkla dikkatli teklif veren kişinin maddi hata savunması kabul edilmemiştir.
Satış bedeli muhammen bedelin altında kalırsa ihale otomatik olarak fesholur mu?
Hayır. Kanun asgari ihale bedeli şartını düzenler; bu şart sağlanmadan ihale zaten yapılamaz. İhale bu şart sağlanarak yapılmışsa, bedelin düşüklüğü tek başına fesih sebebi değildir. Ancak bedelin muhammen bedelin çok altında kalması, tebliğ usulsüzlüğü gibi başka bir sebeple birlikte zarar unsurunun gerçekleştiğini göstermede kullanılır.
Para cezası ihale bedelinin yüzde kaçıdır?
Kanun üst sınır koymuştur: ihale bedelinin %10’una kadar. Mahkeme bu sınır içinde, şikâyetçinin ihale sürecini uzatma amacıyla hareket edip etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü bir oran belirler. Uygulamada %1 ile %10 arasında oranlara rastlanır ve oran hem istinafta hem temyizde resen denetlenir.
Fesih talebim reddedilirse yatırdığım %5 teminat ne olur?
Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davası açılmazsa, hükmedilen para cezasının 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi bildirimden itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse, talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir.
Yanlış icra mahkemesine başvurursam hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. İİK m.134, görevsiz veya yetkisiz mahkemeye yapılan başvurularda mahkemenin evrak üzerinde inceleme yaparak en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı vereceğini ve dosyayı resen görevli/yetkili icra mahkemesine göndereceğini düzenler. Bu kararlar kesindir. Önemli olan başvurunun yedi günlük süre içinde yapılmış olmasıdır.
İhalenin feshi kararı kesinleşmeden taşınmazı boşaltmam gerekir mi?
Tahliye emri, ihale kesinleşip taşınmaz alıcı adına tescil edildikten sonraki aşamaya aittir. İİK m.135 uyarınca taşınmaz borçlu tarafından ya da hacizden önceki tarihli resmî belgeye dayanmayan bir akde göre başkası tarafından işgal ediliyorsa, on beş gün içinde tahliye için tahliye emri tebliğ edilir; bu sürede tahliye edilmezse zorla çıkarılır.
İhale alıcısından taşınmazı satın alan kişi tahliye isteyebilir mi?
Evet. 7343 sayılı Kanun’la İİK m.135’e eklenen cümle uyarınca, taşınmazın ihale alıcısı adına tescilinden sonra henüz tahliye yapılmadan taşınmazı ihale alıcısından satın alan kişi de aynı fıkra gereğince tahliye isteme hakkına sahiptir.
İhalenin feshi talebi kabul edilirse ne olur?
İhale ortadan kalkar, alıcının kazandığı mülkiyet geriye etkili olarak son bulur ve yatırdığı ihale bedeli nemalarıyla birlikte kendisine iade edilir. İcra dosyası satış aşamasına döner; usulsüzlük giderilerek yeniden satış işlemleri yapılır.
Bir taşınmazın satışıyla alacak karşılandığı hâlde diğer taşınmazlar da satıldıysa ne yapılabilir?
Bu, ihalenin feshi sebebidir. İİK m.109 uyarınca satış bedeli, icra masrafları da dahil olmak üzere kesin haciz sahibi alacaklıların alacaklarının toplamına ulaşınca satış tatil edilir. Hukuk Genel Kurulu’nun 28.02.2024 tarihli kararı bu ilkeyi açıkça teyit etmiştir.
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) satışlarında da aynı kurallar geçerli mi?
Sulh hukuk mahkemesi satış memurluğunca yapılan satışlarda da İİK’nın ihaleye ve ihalenin feshine ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 03.03.2025 tarihli orantısız pey kararı da bir satış memurluğu dosyasına ilişkindir.
İhalenin feshi talebinden feragat edersem para cezası öder miyim?
Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle ret hâlinde kanun para cezasına hükmedilmesini öngörmüştür. Sayılan bu dört gruptaki kişiler bakımından feragat, para cezası sebebi olarak düzenlenmemiştir.
İlgili mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.109 — satış bedelinin alacağı karşılaması hâlinde satışın tatili
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.126, m.129 — açık artırma, elektronik teklif ve asgari ihale bedeli
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.127 — satış ilanının borçluya, alacaklıya ve sicilde kayıtlı ilgililere tebliği
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.128 ve m.128/a — mükellefiyetler listesi, kıymet takdiri ve kıymet takdirine şikâyet
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.130 — ihale bedelinin yedi gün içinde nakden ödenmesi
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.134 — ihalenin neticesi ve feshi
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.135 — tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.281 — artırma yoluyla satışta iptal sebepleri
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26 — taleple bağlılık ilkesi
- 7343 sayılı Kanun (24.11.2021) ve 7571 sayılı Kanun (24.12.2025) — İİK m.134’te yapılan değişiklikler
İcra ve satış hukukuyla bağlantılı diğer yazılarımız: İİK m.114 açık artırma ve mirasçılar arası satış, kiralananın icra yoluyla tahliyesi (İİK m.269) ve menfi tespit davası.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. İhalenin feshinde süreler çok kısadır ve her dosyanın tebligat geçmişi kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.