Tapusuz Yerime El Atıldı, Ne Yapabilirim? Zilyetliğin Korunması Davası ve İki Aylık Süre

Tapusuz Yerime El Atıldı, Ne Yapabilirim? Zilyetliğin Korunması Davası ve İki Aylık Süre

Kısaca

  • Zilyet, bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimsedir (TMK m. 973); malik olması gerekmez.
  • Kanun zilyetliği, hakka karine olması ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle dava yoluyla korur.
  • Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir; ancak durumun haklı göstermediği ölçüde kuvvetten kaçınmalıdır (TMK m. 981).
  • Gasp hâlinde gasbeden, üstün hak iddia etse bile şeyi geri vermekle yükümlüdür (TMK m. 982).
  • Gasbeden, geri almayı gerektirecek üstün hakkı derhâl ispat ederse geri vermekten kaçınabilir.
  • Saldırı hâlinde dava, saldırının sona erdirilmesine, sebebinin önlenmesine ve zararın giderilmesine yönelir (TMK m. 983).
  • Dava hakkı, fiili ve faili öğrenmeden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 984).
  • Zilyetlik davasında hak tartışılmaz; davacı yalnızca zilyetliğini ve tecavüzü ispatlar.
  • Verilen karar mülkiyet yönünden kesin hüküm oluşturmaz ve zilyede mülkiyet hakkı vermez.
  • Zilyetlik iddiası aynî ya da şahsî bir hakka dayandırılırsa dava, hak davası niteliği kazanır.
  • İadeye karar verilebilmesi için, iadesi istenen şeyin davalının zilyetliğinde bulunması gerekir.
  • İdarî yol olan 3091 sayılı Kanun başvurusu ile dava yolu birlikte kullanılabilir.

Kısa cevap: Zilyet, bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimsedir (TMK m.973) ve malik olması gerekmez; kanun zilyetliği dava yoluyla korur. Zilyet her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir (TMK m.981); gasp hâlinde gasbeden, üstün hak iddia etse bile şeyi geri vermekle yükümlüdür (m.982).

Tapusuz bir tarlaya komşunun traktörle girmesi, kiralanan depoya malikin kilit vurması, ortak alana bir dükkânın masa atması, ocaktan çıkarılan blokların gece götürülmesi… Bu olayların hepsinde ortak soru şudur: mülkiyeti tartışmadan, sadece fiilî durumu korumak için ne yapılabilir?

Türk Medeni Kanunu bu soruya, mülkiyetten bağımsız bir koruma rejimi ile cevap verir. Aşağıda zilyetliğin ne olduğu, hangi davalarla korunduğu, iki aylık sürenin nasıl işlediği ve zilyetlik davasının sınırları güncel Yargıtay kararlarıyla ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

Kavram TMK m. 973’te tanımlanmıştır:

“Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir.

Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır.”

Kuvvet kullanma (savunma) hakkı TMK m. 981’dedir:

“Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir.

Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır.”

Gasp hâlindeki dava hakkı TMK m. 982’de düzenlenmiştir:

“Başkasının zilyet bulunduğu bir şeyi gasbeden kimse, o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür.

Davalı, o şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek üstün bir hakka sahip olduğunu derhâl ispat ederse onu geri vermekten kaçınabilir.

Dava, şeyin geri verilmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur.”

Saldırı hâlindeki dava hakkı TMK m. 983’te, süre ise m. 984’tedir:

“Saldırıda bulunan, şey üzerinde bir hak iddia etse bile; zilyetliği saldırıya uğrayan, ona karşı dava açabilir. Dava, saldırının sona erdirilmesine, sebebinin önlenmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur.”

“Gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer.”

Zilyetlik davası ile hak davasının karşılaştırılması

ÖlçütZilyetliğin korunması davasıMülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi
DayanakSalt fiilî hâkimiyetTapu kaydı ya da aynî hak
İspat konusuZilyetlik ve tecavüzMülkiyet ve haksız el atma
Hak tartışılır mı?HayırEvet
Süreİki ay / bir yıl (hak düşürücü)Kural olarak süreye bağlı değil
Görevli mahkemeKural olarak sulh hukukAsliye hukuk
Yargılama usulüBasit yargılama usulüYazılı yargılama usulü
Kararın etkisiGeçici; mülkiyet yönünden kesin hüküm değilKalıcı; mülkiyet yönünden kesin hüküm
Sonraki davaKarşı tarafın mülkiyet davası açma hakkı saklıAynı konuda yeniden dava açılamaz

Kritik nokta: Zilyetlik davasının en büyük avantajı ile en büyük tuzağı aynı yerdedir. Avantaj: davacı, zilyetliğinin bir hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan, yalnızca fiilî hâkimiyetini ve tecavüzü göstererek basit yargılama usulünün kolaylıklarından yararlanır. Tuzak: iki aylık hak düşürücü süre. Süre, fiili ve faili öğrenmeden başlar ve her hâlde fiilden itibaren bir yıl geçmekle hak düşer. Bu süreyi kaçıran kişi zilyetlik korumasını tümüyle yitirir; elinde yalnızca — varsa — mülkiyete ya da sözleşmeye dayalı bir dava kalır. Bir başka incelik: zilyetlik iddiasını “kira sözleşmem var”, “satış vaadim var” gibi bir hakka dayandırmak davanın niteliğini değiştirir ve dava bir hak davasına dönüşür. Dilekçenin nasıl kurulduğu, hangi rejimin uygulanacağını belirler.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Tarihi kayıt altına alın. Tecavüzün ve failin öğrenildiği gün, iki aylık sürenin başlangıcıdır.
  2. Fiilî durumu belgeleyin. Fotoğraf, video, drone görüntüsü ve tarih damgalı kayıtlar en güçlü delillerdir.
  3. Delil tespiti yaptırın. Durum değişmeden mahkemeden tespit istemek sonraki yargılamayı kolaylaştırır.
  4. Kolluğa başvurun. Jandarma ya da polis tutanakları, zilyetliğin ve tarihin ispatında kullanılır.
  5. 3091 sayılı Kanun yolunu değerlendirin. Kaymakamlık ya da valilik başvurusu hızlı sonuç verebilir.
  6. İdarî yol sonuç vermezse dava açın. İdarî başvuru, dava hakkını ortadan kaldırmaz.
  7. Dilekçeyi doğru kurun. Salt zilyetliğe mi, yoksa bir hakka mı dayanıyorsunuz — bu, mahkemeyi ve usulü belirler.
  8. Talebi net yazın. Gaspta iade, saldırıda önleme; ayrıca zararın giderilmesi istenebilir.
  9. Şeyin kimde olduğunu araştırın. İade kararı için şeyin davalının zilyetliğinde bulunması gerekir.
  10. Her yeni tecavüz için ayrı dava düşünün. Sonraki tecavüz, önceki davanın kesin hükmüne takılmaz.
  11. Kuvvet kullanırken ölçüyü aşmayın. Kanun savunmaya izin verir, ama orantısız kuvveti korumaz.
  12. Mülkiyet iddianız varsa ayrıca dava açın. Zilyetlik kararı mülkiyet yönünden kesin hüküm oluşturmaz.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4626, K. 2024/131, 11.01.2024

Korumanın gerekçesi ve iki aylık süre: Daire, zilyetliğin neden korunduğunu şöyle açıklamıştır: “Bu kişi o şeyin mâliki olabileceği gibi kiracısı da olabilir, hatta o şeyi herhangi bir hakka dayanmadan da elinde bulunduruyor olabilir… kanun koyucu zilyetliği kimi durumlarda koruma altına almıştır. Bu korumanın sebebi zilyetliğin kimi durumlarda hakka karine olması, kimi durumlarda ise böyle bir niteliği olmasa bile zilyetliği korumanın kamu düzeninin devamı adına önemli olmasıdır. Bu koruma yollarından birisi de el atmanın önlenmesi davasıdır.” Kararda TMK m. 983 ve 984 hükümleri esas alınarak, saldırıda bulunanın şey üzerinde hak iddia etmesinin dava açılmasına engel olmadığı ve dava hakkının fiil ile failin öğrenilmesinden başlayarak iki ay, her hâlde bir yıl geçmekle düşeceği vurgulanmıştır. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ONANMIŞTIR (oy birliği).

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6630, K. 2023/1018, 21.02.2023

Zilyetlik davasında hak tartışılmaz, karar geçicidir: Hazine adına kayıtlı taşınmazın bir bölümüne ilişkin uyuşmazlıkta Daire önce ayrımı kurmuştur: tapu kaydına ya da bir hakka dayanan zilyet mülkiyet hakkının korunmasından yararlanarak istihkak ya da el atmanın önlenmesi davası açabilir; “salt zilyetliğe dayanan kişiler ise, TMK’nın 981 ve devamı maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması hükümlerinden yararlanarak zilyetliğin korunması davası açabilirler.” 09.10.1946 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararına dayanarak da: “bir taşınmazda zilyetliği tecavüze uğrayan kimsenin bu hakkının korunması için açacağı davada; şeye malik olduğunu veya zilyetlik hakkını beyana lüzum olmadan sadece zilyetlik sıfatını değiştirerek tecavüzü ispat etmesi yeter… Bu karar zilyetlik konusunda kesin hüküm meydana getirmez. Zilyede mülkiyet hakkı vermez.” Kararların niteliği bakımından: “Zilyet davaları sonunda verilen mahkeme kararları tamamen geçici bir etkiye sahip olup, mülkiyet sorunu çözümlenmediğinden mülkiyet yönünden kesin hüküm teşkil etmezler.” Sonuç: Hüküm ONANMIŞTIR (oy birliği).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1560, K. 2023/3145, 08.11.2023

Hakka dayanan zilyetlik iddiası davayı hak davasına çevirir: Rödevans sözleşmesiyle işlettiği ocaktan mermer blokların götürüldüğünü ileri süren kiracı şirket, TMK m. 981 vd. uyarınca dava açmıştı. Daire önce koruma rejimini özetlemiştir: “zilyetliğin korunması davasıyla zilyet, zilyetliğin hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan sadece zilyetliğini öne sürerek sulh hukuk mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan yararlanır. Zilyet, zilyetliğin arkasında bulunan ayni veya şahsi bir hakka dayandığı takdirde dava bir hak davası niteliğini kazanır.” Somut olayda davacının kira sözleşmesine, davalının ise fesih savunmasına dayandığı belirtilerek “somut uyuşmazlığın şahsi hak doğuran kira sözleşmesinden kaynaklandığı” saptanmış ve işin esasının kira hükümlerine göre incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararda ayrıca ilk derece mahkemesinin, iade kararı verilebilmesi için “iadesi istenen şeyin davalının zilyetliğinde bulunması gerektiği” yönündeki tespiti de yer almaktadır. Sonuç: Hüküm davacı yararına BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/265, K. 2021/637, 02.02.2021

İdarî yol ve dava birlikte kullanılabilir; kötü niyet korunmaz: Zilyetliği devraldığı 2/B taşınmazına el konulması üzerine davacı önce kaymakamlığa 3091 sayılı Kanun uyarınca başvurmuş, men kararı alınıp infaz edildiği hâlde müdahale sürünce dava açmıştı. Daire, korumanın amacını şöyle ifade etmiştir: “TMK’nın (zilyetliğin korunmasına ilişkin) 981 ve devamı maddelerinde söz konusu edilen, kişinin o an için ihlal edilen üstün zilyetliğinin korunmasıdır. Bununla güdülen amaç, o an için bozulan kamu düzeninin sağlanması ve eski haline getirilmesidir. Davacı, anılan yasanın zilyede vermiş olduğu haklardan, idari yoldan koruma (3091 sayılı Kanun’a göre) ve dava hakkını süresi içerisinde kullanmış”tır. Zilyetliği daha önce devretmiş olan satıcının aynı yeri ikinci kez satmasına ilişkin senede değer verilemeyeceği, davalıların zilyetliğinin haklı sebebe dayanmadığı ve tutumlarının kötü niyetli olduğu belirtilerek, kanun hükmünün lafzî yorumunun “TMK’nun 2. maddesine aykırı olacak şekilde bir hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunun hukuk düzenince korunması sonucunu doğuracağı” vurgulanmıştır. Sonuç: Hüküm BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Kararlar birlikte okunduğunda zilyetlik korumasının beş temel özelliği belirginleşir. Birincisi korumanın hakka bağlı olmamasıdır. Zilyet, bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kişidir; malik olabilir, kiracı olabilir, hatta hiçbir hakka dayanmadan o şeyi elinde bulunduruyor olabilir. Kanun koyucunun bu fiilî durumu koruma sebebi ikilidir: zilyetlik çoğu zaman hakka karine oluşturur; oluşturmadığı hâllerde bile fiilî durumun keyfî olarak bozulmasını önlemek kamu düzeninin gereğidir. Kendini haklı gören kişiler bile başkasının fiilî hâkimiyetine belli bir çerçeve içinde saygı göstermek zorundadır — hakkını kendi eliyle almak, hukuk düzeninin izin verdiği bir yol değildir.

İkincisi gasp ile saldırı ayrımıdır. Zilyetlik tamamen elden alınmışsa gasp, kullanım engellenmiş ya da rahatsız edilmişse saldırı söz konusudur. Gaspta dava şeyin geri verilmesine, saldırıda ise saldırının sona erdirilmesine ve sebebinin önlenmesine yönelir; her ikisinde de zararın giderilmesi istenebilir. Gaspta çok güçlü bir kural vardır: gasbeden, o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür. Bu kuralın tek istisnası, davalının geri almayı gerektirecek üstün hakkını derhâl ispat etmesidir. Buradaki “derhâl” sözcüğü, uzun bir yargılamaya girişilmeksizin, hemen ortaya konulabilir bir ispatı anlatır. Ayrıca iade kararı verilebilmesi için, iadesi istenen şeyin gerçekten davalının zilyetliğinde bulunması gerekir.

Üçüncüsü süredir ve pratikte en çok hak kaybına yol açan noktadır. Dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay, her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer. Bu bir zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir: hâkim tarafından resen dikkate alınır, kesilmez ve durmaz. Buradaki tek rahatlatıcı nokta, her yeni el atmanın ayrı bir davanın konusunu oluşturmasıdır; ilk tecavüz için süresi kaçırılmış olsa bile sonradan gerçekleşen yeni bir tecavüz için yeniden dava açılabilir. İdarî yol da bu tabloyu tamamlar: 3091 sayılı Kanun uyarınca kaymakamlığa ya da valiliğe yapılan başvuru hızlı sonuç verebilir; men kararı alınmasına rağmen müdahale sürüyorsa dava yolu kapanmaz.

Dördüncüsü kararın geçici etkisidir. Zilyetlik davalarının en belirgin özelliği, davada hakkın tartışılmaması ve davayı kazanmanın ya da kaybetmenin mevcut olabilecek hak üzerinde etkisinin bulunmamasıdır. Mahkeme yalnızca eski zilyetlik durumunu yeniden kurar. Bu karar zilyetlik konusunda kesin hüküm oluşturmaz, zilyede mülkiyet hakkı vermez ve karşı tarafın mülkiyet iddiasıyla yetkili mercilerde dava açma hakkına dokunmaz. Uygulamadaki karşılığı şudur: zilyetlik davasını kazanmak “buranın sahibi benim” demek değildir; yalnızca fiilî durumun kendi elinizle değil mahkeme kararıyla değiştirilmesini sağlamaktır.

Beşincisi dilekçenin niteliğidir ve dosyanın kaderini burası belirler. Salt zilyetliğe dayanıldığında dava, sulh hukuk mahkemesinde basit yargılama usulüyle görülen bir zilyetlik davasıdır. Buna karşılık zilyetlik iddiası aynî ya da şahsî bir hakka — tapu kaydına, kira sözleşmesine, satış vaadine — dayandırıldığında dava bir hak davası niteliği kazanır ve tümüyle o hakkın hükümlerine göre çözülür. Bu nedenle dava açmadan önce verilmesi gereken karar nettir: hızlı ve geçici bir koruma mı isteniyor, yoksa ilişkiyi kökten çözecek bir hak davası mı? Elinde yazılı sözleşmesi bulunan bir kiracı için ikinci yol çoğu zaman daha kalıcı bir sonuç verir; hiçbir belgesi olmayan bir zilyet içinse birinci yol tek pratik imkândır.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
İki aylık süreyi kaçırmakSüre hak düşürücüdür; resen dikkate alınır
Tecavüz tarihini belgelememekSürenin başlangıcı ispat edilebilmelidir
Zilyetliği hakka dayandırıp zilyetlik davası açmakBu, davayı hak davasına dönüştürür
İade istenen şeyin nerede olduğunu araştırmamakİade için şey davalının zilyetliğinde bulunmalıdır
Zilyetlik kararını mülkiyet kararı sanmakKarar mülkiyet yönünden kesin hüküm oluşturmaz
Orantısız kuvvet kullanmakKanun, durumun haklı göstermediği kuvveti korumaz
İdarî yolu denemeden vazgeçmek3091 sayılı Kanun yolu hızlı sonuç verebilir
Yeni tecavüzü eski davaya bağlamakHer el atma ayrı bir davanın konusudur
Delil tespiti yaptırmamakFiilî durum değişmeden tespit yaptırılmalıdır
Zilyet kimdir?

Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimsedir. Malik olabileceği gibi kiracı da olabilir; hiçbir hakka dayanmadan o şeyi elinde bulunduran kişi de zilyettir.

Zilyetlik neden korunur?

Zilyetlik kimi durumlarda hakka karine oluşturur; oluşturmadığı hâllerde bile fiilî durumun keyfî olarak bozulmasını önlemek kamu düzeninin gereğidir.

Kendi gücümle karşı koyabilir miyim?

Evet. Zilyet her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Ancak durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır.

Gasp ile saldırı arasındaki fark nedir?

Zilyetlik tamamen elden alınmışsa gasp, kullanım engelleniyor ya da rahatsız ediliyorsa saldırı söz konusudur. Talep sonucu buna göre değişir.

Karşı taraf “burası benim” derse dava düşer mi?

Hayır. Gasbeden, şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür. Ancak üstün hakkını derhâl ispat ederse geri vermekten kaçınabilir.

Dava süresi ne kadar?

Fiili ve faili öğrenmeden başlayarak iki ay, her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Bu süre zamanaşımı mı?

Hayır, hak düşürücü süredir. Kesilmez, durmaz ve hâkim tarafından resen dikkate alınır.

Süreyi kaçırdım, hiçbir şey yapamaz mıyım?

Zilyetlik koruması yönünden hak düşer. Ancak mülkiyete veya sözleşmeye dayalı davalar açılabilir; ayrıca sonradan gerçekleşen yeni bir tecavüz için yeniden dava açılabilir.

Hangi mahkemede dava açılır?

Salt zilyetliğe dayanan davalar kural olarak sulh hukuk mahkemesinde ve basit yargılama usulüyle görülür.

Neyi ispat etmem gerekir?

Zilyetliğinizi ve tecavüzün gerçekleştiğini. Şeye malik olduğunuzu ya da zilyetliğinizin bir hakka dayandığını göstermeniz gerekmez.

Zilyetlik davasını kazanırsam mülkiyet bana mı geçer?

Hayır. Karar zilyetlik konusunda kesin hüküm oluşturmaz, mülkiyet hakkı vermez ve karşı tarafın mülkiyet davası açma hakkına dokunmaz.

3091 sayılı Kanun yolu nedir?

Taşınmaz zilyetliğine yapılan tecavüzlerin idarî yoldan önlenmesini sağlayan başvurudur. Kaymakamlık ya da valiliğe yapılır ve dava hakkını ortadan kaldırmaz.

Kira sözleşmem var, zilyetlik davası mı açmalıyım?

Zilyetliğinizi kira sözleşmesine dayandırırsanız dava hak davası niteliği kazanır ve kira hükümlerine göre çözülür. Talebinizi buna göre kurmalısınız.

Taşınırlar için de zilyetlik davası açılabilir mi?

Evet. Gasp hâlinde şeyin geri verilmesi istenebilir; ancak iade kararı için şeyin davalının zilyetliğinde bulunması gerekir.

Ecrimisil de isteyebilir miyim?

Zilyetlik davasında zararın giderilmesi istenebilir. Haksız kullanım tazminatı için ecrimisil yazımıza bakabilirsiniz.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 973 — Zilyetlik kavramı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 974-980 — Zilyetliğin türleri, devri ve karineler
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 981 — Savunma (kuvvet kullanma) hakkı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 982 — Zilyetliğin gasbında dava hakkı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 983 — Zilyetliğe saldırıda dava hakkı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 984 — Dava hakkının düşmesi
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 985-988 — Zilyetlikte hak karineleri
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 — Dürüstlük kuralı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 683 — Mülkiyet hakkının korunması
  • 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 316 vd. — Basit yargılama usulü
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400-405 — Delil tespiti

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: el atmanın önlenmesi, ecrimisil, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, delil tespiti, dürüstlük kuralı.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayda sonuç, tecavüzün tarihine ve elinizdeki delillere göre değişir. Zilyetlik uyuşmazlıklarında en değerli iki adım, tecavüz tarihini belgelemek ve iki aylık süreyi geçirmeden harekete geçmektir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Gayrimenkul hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Gayrimenkul Hukuku Makale

Teminat İçin Devredilen Taşınmaz Geri Alınabilir mi? İnançlı İşlem ve Nam-ı Müstear

İçindekilerKanunî ve içtihadî dayanakİnançlı işlem, muvazaa ve benzer kurumlarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca İnançlı…

30.08.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Sit Alanı İlan Edilirse İmar Planı Ne Olur? Geçiş Dönemi ve Koruma Amaçlı Plan (2863)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Bir alanın koruma bölge kurulunca sit ilan edilmesi,…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kaçak Yapı Cezası: Şikayet, İtiraz ve Hukuki Çözüm Yolları

İçindekilerKaçak Yapı Nedir?Kaçak Yapı Cezası Nedir?Kaçak Yapı Cezasından Kurtulma YollarıKaçak Yapı Cezası ile Karşı Karşıya Kalanların HaklarıKaçak Yapılara…

15.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Yalova Kira Hukuku Avukatı – Yalova Kira Avukatı

İçindekilerYalova Kira Hukuku Avukatı: Kiracı ve Ev Sahibi İçin Kira UyuşmazlıklarıKira Uyuşmazlıkları Hangi Konularda Çıkar?Yalova İçin Kira Davası…

20.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

El Atmanın Önlenmesi Davası (Müdahalenin Men’i)

İçindekilerTaşınmazınıza Yönelik Haksız Müdahalelere Karşı Hukuki Çözüm YoluEl Atmanın Önlenmesi Davası (Müdahalenin Men’i) Nedir?El Atmanın Önlenmesi Davasının ŞartlarıEl…

01.01.2025 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Kat Karşılığı İnşaatta Geç Teslim Tazminatı Nasıl Hesaplanır? Kira (Gecikme) Tazminatı

İçindekilerSözleşmenin niteliğiGecikme tazminatının üç şartıTazminatın kapsamı ve ölçüsüTeslim ne zaman gerçekleşmiş sayılır?Teslimi beklemek gerekmezNe yapmalı? Kısaca Yüklenici, inşaatı…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara