Alacağın Temliki İçin Borçlunun Rızası Gerekir mi? Yazılı Şekil ve Devir Yasağı (TBK m.183)

Alacağın Temliki İçin Borçlunun Rızası Gerekir mi? Yazılı Şekil ve Devir Yasağı (TBK m.183)

Kısaca

  • Alacağın devri (temliki), mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesini sağlayan tasarruf işlemidir (TBK m. 183).
  • Kural olarak borçlunun rızası aranmaz; borcun özü korunur, yalnızca alacaklı değişir.
  • Devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; devir sözü verme ise şekle bağlı değildir (TBK m. 184).
  • Devir yasağı kanundan, sözleşmeden veya işin niteliğinden doğabilir.
  • Sözleşmesel devir yasağının istisnası, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenmiş iyiniyetli devralandır (TBK m. 183/2).
  • Devralan küllî değil, cüz’î ve sınırlı halef olur; devredenin kişisel durumuna bağlı sonuçlar ona geçmez.
  • Devir bildirilmemişse borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeyerek borcundan kurtulur (TBK m. 186).
  • Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir (TBK m. 188).
  • Bono ve senedin bedelsizliği veya sahteliği, devralana karşı ileri sürülebilen def’ilerdendir.
  • Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaatta kendi payına düşen daireyi satması, alacağın temliki niteliğindedir; yazılı şekil yeterlidir.
  • Dava açıldıktan sonraki devir, TBK m. 183 değil HMK m. 125 (dava konusunun devri) kapsamındadır.
  • Üzerine haciz konulmuş bir dosya alacağında devredenin tasarruf yetkisi sınırlıdır.

Kısa cevap: Alacağın devri (temliki), mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesini sağlayan tasarruf işlemidir (TBK m.183) ve kural olarak borçlunun rızası aranmaz. Devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; devir sözü verme ise şekle bağlı değildir (TBK m.184).

Alacağın temliki, ticari hayatın en sık kullanılan ama en çok yanlış anlaşılan kurumlarından biridir. Bir taşeron, işverenden olan alacağını malzeme tedarikçisine devreder; bir yüklenici, arsa sahibinden olan alacağını daire alıcısına devreder; bir şirket, cari hesap alacağını faktoring kuruluşuna devreder.

Her seferinde aynı sorular çıkar: borçlunun onayı gerekir mi? Sözleşmede “temlik edilemez” yazıyorsa devir geçersiz mi olur? Borçlu, eski alacaklıya ödeme yaparsa ne olur? Devralan, devredenin karşılaştığı bütün savunmalara katlanmak zorunda mı? Aşağıda bu sorular güncel Yargıtay kararlarıyla yanıtlanmaktadır.

Kanunî dayanak

Kurumun temeli TBK m. 183’tedir:

“Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.

Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”

Şekil şartı TBK m. 184’te düzenlenmiştir:

“Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.”

Bildirim yapılmamışsa borçlunun durumu TBK m. 186’da korunmuştur:

“Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur.”

Borçlunun savunmaları TBK m. 188’de saklı tutulmuştur:

“Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.

Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.”

Temlik, dava konusunun devri ve borcun üstlenilmesi

ÖlçütAlacağın devri (TBK m. 183)Dava konusunun devri (HMK m. 125)Borcun üstlenilmesi (TBK m. 195)
Değişen tarafAlacaklıDavacı ya da davalıBorçlu
Ne zaman söz konusu?Her zamanDava açıldıktan sonraHer zaman
Karşı tarafın onayıKural olarak gerekmezAranmazAlacaklının onayı şart
ŞekilYazılı (geçerlilik şartı)Devir işleminin kendi şekliYazılı iç üstlenme + dış üstlenme
Halefiyetin niteliğiCüz’î ve sınırlıUsulî sıfat geçişiBorç ilişkisine giriş
Yasak konulabilir mi?Evet (m. 183/2 istisnası saklı)Ön şart öngörülmemiştirSözleşmeyle sınırlanabilir
Bağlı haklarÖncelik ve bağlı haklar geçer—Kişisel güvenceler kural olarak sona erer

Kritik nokta: Temlikname yaptırmak yetmez; borçluya bildirim yapılmadıkça borçlu eski alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur. Bu durumda devralanın elinde kalan tek imkân, tahsil ettiği parayı iade etmesi için devredene başvurmaktır — ki devreden bu arada ödeme güçsüzlüğüne düşmüşse alacak fiilen tahsil edilemez hâle gelir. Bu nedenle temlikin ardından atılacak ilk adım, noter aracılığıyla borçluya bildirimde bulunmak ve tebliğ belgesini saklamaktır. Devir tarihi ile bildirim tarihi arasındaki her gün, devralan için taşınan bir risktir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Asıl sözleşmeyi okuyun. Temlik yasağı içeren bir madde varsa devir kural olarak borçluya karşı sonuç doğurmaz.
  2. Yasak varsa yazılı borç tanıması arayın. TBK m. 183/2 istisnası ancak bu koşulla işler.
  3. Borç tanımasının muhatabına dikkat edin. Devredene verilen bir cevap, devralan bakımından borç tanıması sayılmayabilir.
  4. Temliknameyi yazılı yapın. Yazılılık geçerlilik şartıdır; sözlü devir hüküm doğurmaz.
  5. Alacağı tereddütsüz belirleyin. Hangi sözleşmeden, hangi dönemden, hangi tutarda — hepsi yazılmalıdır.
  6. Borçluya noterden bildirim yapın. Bildirim yapılmadan yapılan ödeme borçluyu borcundan kurtarır.
  7. Alacağın üzerinde haciz olup olmadığını kontrol edin. Hacizli dosya alacağında devredenin tasarruf yetkisi sınırlıdır.
  8. Borçlunun def’ilerini önceden değerlendirin. Devri öğrendiği andaki savunmalar devralana karşı da ileri sürülebilir.
  9. Takas riskini hesaplayın. Borçlu, koşulları varsa karşı alacağıyla takas def’inde bulunabilir.
  10. Bağlı hakları yazın. Faiz, rehin, kefalet gibi bağlı haklar da devredilmiş sayılır; belirsizlik bırakmayın.
  11. Dava sonrası devirde HMK m. 125’i uygulayın. Devralan davacı yerine geçer, dava kaldığı yerden devam eder.
  12. Yüklenici satışlarında yazılı belgeyi saklayın. Arsa payı karşılığı inşaatta daire satışı temlik niteliğindedir ve yazılı şekil yeterlidir.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/43, K. 2024/76, 07.02.2024

Yüklenicinin daire satışı temlik sayılır, yazılı şekil yeterlidir: Kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine devredilen daireyi adi yazılı sözleşmeyle satan yüklenici, sonradan tapuyu devretmekten kaçınmıştı. Hukuk Genel Kurulu önce genel kuralı hatırlatmıştır: “Alacağın devri kural olarak borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen tasarrufî bir hukuki işlemdir; külli değil, cüz’i ve sınırlı bir halefiyet meydana gelmektedir.” Ardından somut olayı nitelendirmiştir: “Yükleniciye yapılan bu devirden sonra dava konusu dairenin davacıya harici satış sözleşmesiyle satılması… alacağın temliki mahiyetindedir. Tapulu taşınmazların resmî olmayan devri geçersiz ise de açıklanan şekildeki temlik aynı Kanun’un 163 üncü maddesi gereğince yazılı şekilde yapılmış olması şartıyla geçerlidir.” Alıcının bedeli ödemiş ve daireyi teslim alıp kullanıyor olması karşısında, satışa geçerlilik tanınmamasının “hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil edeceği” belirtilmiştir. Sonuç: Direnme kararı BOZULMUŞTUR (oy çokluğu; azınlık görüşü Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir).

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/803, K. 2024/1115, 25.04.2024

Devredene verilen cevap, borç tanıması değildir: Taraflar arasındaki çerçeve sözleşmede alacağın temlikini borçlunun onayına bağlayan açık bir madde vardı. Devralan, borçlunun devredene gönderdiği cari hesap mutabakatını “yazılı borç tanıması” sayarak TBK m. 183/2 istisnasından yararlanmak istedi. Daire bu yolu kapatmıştır: “Dava dışı alacağı temlik veren… tarafından davalı borçluya, aralarında yaptıkları yazışma sırasında, borcun ne kadar olduğunun sorulması ve karşılığında davalı borçlu tarafından cevap verilmiş olması Borçlar Kanunu anlamında bir borç tanınması olarak kabul edilemez. Zira temlik alana değil temlik edene karşı bir cevap verilmesi söz konusudur.” Sonuç olarak “temlik yasağı bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken” kabul kararı verilmesi hatalı bulunmuştur. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ ve davalı yararına BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3064, K. 2022/6872, 11.10.2022

Devredenin kötü niyeti devralana kendiliğinden geçmez: Sahte olduğu ileri sürülen bir bonoya dayalı takipten sonra alacak üçüncü kişiye temlik edilmiş, mahkeme kötü niyet tazminatına da temlik alanı mahkûm etmişti. Daire çoğunluğu bu sonucu ayırmıştır: “devralanın devredenin külli değil cüzi ve sınırlı halef olması nedeniyle devredenin kişisel durumuna bağlı hukuki sonuçlar alacağı devralana geçemeyeceğinden temlik edenin de kötü niyetinin temlik alana doğrudan geçtiği anlamına gelmeyeceği, ancak temlik alanın davacı…’ın temlik verene borcunun olmadığını bile bile veya davacının senetteki imzasının sahte olduğunu bilerek temlik alması durumunda davalı temlik alanın kötü niyetinin olduğu kabul edilebilir.” Buna karşılık senedin bedelsiz ve sahte oluşturulmuş olmasının “alacağın temliki hükümleri kapsamında ve ayrıca senet metninden anlaşılan ve senedin hükümsüzlüğüne ilişkin def’i mahiyetinde olması sebebiyle davalı-temlik alana da ileri sürülebileceği” yönündeki değerlendirme yerinde bulunmuştur. Sonuç: Karar, kötü niyet tazminatı yönünden davalı yararına BOZULARAK KALDIRILMIŞTIR (oy çokluğu).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/820, K. 2023/2783, 18.10.2023

Dava sırasında devir: devralan davacı yerine geçer: İcra takibinin fer’ileriyle birlikte devredildiği bir dosyada Daire, usulî sonuçları sıralamıştır: “alacak temlik edilince devreden kişinin alacaklı sıfatı ile birlikte davacı sıfatının da devir alana geçeceği ve davacı yerine geçen üçüncü şahsın usulden doğan yetkilerini kullanabileceği, 6100 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi uyarınca dava açıldıktan sonra davacı tarafından dava konusu üçüncü kişiye devredildiğinden, devralan üçüncü kişinin, hukuk gereği (ipso iure) davacı sıfatı ve buna bağlı olarak davayı takip yetkisi kazanacağı… devralan davacının davaya kaldığı yerden devam edeceği, daha önce yapılmış olan işlemlerin tekrarlanmasını isteyemeyeceği ve devredenin sahip bulunmadığı yetkileri kullanamayacağı”. Sonuç: Temlik edenin temyiz dilekçesi REDDEDİLMİŞ, bölge adliye mahkemesi kararı ONANMIŞTIR.

Dört karar, alacağın devrini uçtan uca kavramak için gereken beş halkayı kurar. Birinci halka işlemin niteliğidir: devir bir tasarruf işlemidir; borç ilişkisinin özü değişmez, yalnızca alacaklı değişir. Bu nedenle borçlunun rızası kural olarak aranmaz — borçlu bakımından değişen tek şey, ödemeyi kime yapacağıdır. Buradan çıkan ikinci sonuç da aynı derecede önemlidir: devralan küllî değil cüz’î ve sınırlı haleftir. Bunun pratik karşılığını 2022 tarihli karar gösterir: devredenin kişisel durumuna bağlı hukukî sonuçlar — örneğin takibi kötü niyetle başlatmış olması — devralana kendiliğinden geçmez; devralanın kendi kötü niyeti ayrıca araştırılmalıdır.

İkinci halka şekildir. Devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; buna karşılık “alacağımı sana devredeceğim” biçimindeki taahhüt şekle bağlı değildir. Bu ayrım uygulamada büyük fark yaratır: elinde yalnızca sözlü bir vaat bulunan kişi alacaklı sıfatı kazanmamıştır, yalnızca devir isteme hakkına sahiptir. Yazılılığın ne kadar geniş bir alanı kapsadığını 2024 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı gösterir: yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaatta kendi payına düşen daireyi üçüncü kişiye satması aslında bir alacağın temlikidir ve tapulu taşınmaz devrindeki resmî şekil değil, temlikteki yazılı şekil aranır. Alıcı bedeli ödemiş, daire teslim edilmiş ve malik gibi kullanılıyorsa, satıcının şekil eksikliğine sığınması dürüstlük kuralına aykırı bulunur.

Üçüncü halka devir yasağıdır. Yasak kanundan, sözleşmeden ya da işin niteliğinden doğabilir. Sözleşmesel yasak, uygulamada özellikle kamu ve büyük ölçekli tedarik sözleşmelerinde standart hâle gelmiştir. Kanun bu yasağı mutlak kılmamış, TBK m. 183/2 ile bir istisna getirmiştir: devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan iyiniyetli üçüncü kişiye karşı, bu yasak ileri sürülemez. Ancak 2024 tarihli 6. Hukuk Dairesi kararı istisnanın sınırını çok net çizer: borç tanımasının devralana yönelmiş olması gerekir. Borçlunun devredene gönderdiği bir mutabakat yazısı, devralan bakımından güvenilecek bir borç tanıması sayılmaz. Devir yasağı bulunan bir alacağı satın alacak kişinin yapması gereken, borçludan doğrudan kendisine hitaben yazılı teyit almaktır.

Dördüncü halka bildirimdir ve en çok para kaybettiren nokta burasıdır. Devir borçluya bildirilmemişse borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeyerek borcundan kurtulur. Kanun burada borçluyu korumuştur; korunmayan taraf, bildirimi ihmal eden devralandır. Aynı mantık birden çok kez devredilen alacaklar için de geçerlidir. Bildirimin noter aracılığıyla yapılması, hem yapıldığını hem de tarihini ispatladığı için tavsiye edilir.

Beşinci halka borçlunun savunmalarıdır. Devralan, devredenin hukukî durumunu olduğu gibi devralır: borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu bütün savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Senedin bedelsizliği ya da sahteliği tam da bu tür bir def’idir ve 2022 tarihli karar bunu açıkça teyit eder. Buna takas imkânı da eklenir: borçlu, devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan alacağını bile, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla takas edebilir. Son olarak bir usul ayrımı: dava açıldıktan sonra yapılan devir artık TBK m. 183 değil, HMK m. 125 kapsamındadır. Orada devralan kendiliğinden davacı yerine geçer, dava kaldığı yerden devam eder ve devralan, önceki işlemlerin tekrarını isteyemez.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Sözlü temlike güvenmekDevrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır
Borçluya bildirim yapmamakBildirimsiz devirde borçlu eski alacaklıya ödeyerek kurtulur
Asıl sözleşmeyi incelemeden temlik almakSözleşmesel devir yasağı devri etkisiz kılabilir
Devredene yazılmış yazıyı borç tanıması saymakBorç tanıması devralana yönelmiş olmalıdır
Borçlunun def’ilerini hesaba katmamakDevri öğrendiği andaki savunmalar devralana karşı da ileri sürülür
Hacizli dosya alacağını devralmakHaciz varken devredenin tasarruf yetkisi sınırlıdır
Devredenin kötü niyetini devralana yüklemekCüz’î halefiyette kişisel durumlar geçmez
Dava sonrası devri temlik sanmakBu, HMK m. 125 kapsamında dava konusunun devridir
Yüklenici satışında resmî şekil aramakTemlik niteliğindeki satışta yazılı şekil yeterlidir
Alacağın temliki nedir?

Mevcut bir alacağın, alacaklısının değişmesini sağlayan tasarruf işlemidir. Eski alacaklının (devredenin) yerini yeni alacaklı (devralan) alır.

Borçlunun rızası gerekir mi?

Kural olarak gerekmez. Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını devredebilir.

Temlikname yazılı olmak zorunda mı?

Evet. Alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Buna karşılık “devredeceğim” şeklindeki taahhüt şekle bağlı değildir.

Sözleşmede “temlik edilemez” yazıyorsa ne olur?

Kural olarak devir borçluya karşı ileri sürülemez. Ancak devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan iyiniyetli üçüncü kişiye karşı bu yasak ileri sürülemez.

Borç tanıması kime yapılmış olmalı?

Yargıtay uygulamasında devralana yönelmiş olması aranır. Borçlunun yalnızca devredene gönderdiği bir yazışma, devralan bakımından güvenilecek borç tanıması sayılmayabilir.

Borçluya bildirim zorunlu mu?

Geçerlilik şartı değildir, ancak hayatî önemdedir. Bildirim yapılmamışsa borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ödeyerek borcundan kurtulur.

Borçlu bana karşı hangi savunmaları yapabilir?

Devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu bütün savunmaları size karşı da ileri sürebilir. Senedin bedelsizliği veya sahteliği bunlardandır.

Borçlu takas def’inde bulunabilir mi?

Evet. Devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını bile, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla takas edebilir. Ayrıntı için takas yazımıza bakabilirsiniz.

Faiz ve rehin gibi haklar da geçer mi?

Öncelik hakları ve bağlı haklar, devredene ya da borçluya özgü olanlar dışında alacakla birlikte devralana geçer.

Devralan, devredenin bütün durumunu devralır mı?

Hayır. Devralan küllî değil cüz’î ve sınırlı haleftir; devredenin kişisel durumuna bağlı sonuçlar ona kendiliğinden geçmez.

Dava açtıktan sonra alacağımı devredebilir miyim?

Evet. Bu durumda HMK m. 125 uygulanır: devralan davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder.

Üzerinde haciz olan bir alacak devredilebilir mi?

Haciz konulmuş dosya alacağında alacaklının tasarruf yetkisi sınırlanmıştır; bu durumda yapılan devir devralan bakımından risk taşır.

Yükleniciden aldığım daire için tapu davası açabilir miyim?

Yüklenicinin payına düşen dairenin satışı temlik niteliğindedir ve yazılı şekil yeterlidir. Edimlerin karşılıklı olarak ifa edilmiş olması hâlinde tescil istenebilir.

Gelecekte doğacak alacak devredilebilir mi?

Yargıtay uygulamasında hâlen kazanılmış alacak kadar ileride kazanılacak alacak da, muaccel alacak kadar vadeye ya da şarta bağlı alacak da devredilebilir.

Temlik ücretsiz de olabilir mi?

Evet. Devrin arkasındaki sebep satım, bağışlama ya da teminat olabilir; devir işleminin geçerliliği bu sebepten bağımsız değerlendirilir.

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 183 — Alacağın devrinde genel kural ve devir yasağı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 184 — Devrin şekli
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 185 — Yasal veya yargısal devir
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 186 — Bildirim yapılmamışsa iyiniyetli ifa
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 187 — İfadan kaçınma ve tevdi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 188 — Borçlunun savunmaları ve takas
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 189 — Öncelik ve bağlı hakların geçişi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 191-194 — Devredenin garanti sorumluluğu
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 195 vd. — Borcun üstlenilmesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 125 — Dava konusunun devri
  • 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m. 88, 89 — Haciz ve üçüncü kişideki alacak
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, 706 — Dürüstlük kuralı ve resmî şekil

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: borcun üstlenilmesi, takas, üçüncü kişi yararına sözleşme, taraf sıfatı ve dava ehliyeti, ispat yükü.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayda sonuç, asıl sözleşmenin içeriğine ve bildirimin yapılıp yapılmadığına göre değişir. Temlik alırken yapılacak en değerli iki iş, asıl sözleşmeyi okumak ve borçluya derhâl bildirimde bulunmaktır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Vekâlet Verdiğim Kişi Parayı Ödemedi, Ne Yapabilirim? Vekilin Borçları (TBK m.502)

İçindekilerKanunî dayanakVekilin borçları ve karşılığındaki yaptırımNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet…

30.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Jigolo Dolandırıcılığı Mağdurları

İçindekilerJigolo Sitesi Dolandırıcılığı ve Mağdurlarının Yaşadığı SorunlarJigolo Ne Demek?Jigolo Sitesi Dolandırıcılığından Korunma YollarıJigolo Sitesi Dolandırıcılığına Karşı Alınacak Önlemler…

18.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İşçi Alacak ve Tazminat Türleri

İçindekilerİşçi Alacak ve Tazminat Türleri: Kapsamlı Bir RehberFeshe Bağlı İşçilik Alacakları: Kapsamlı Bir RehberKıdem Tazminatı: Haklarınız ve Hesaplama…

29.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İzmir Tazminat Avukatı – İzmir Tazminat Davaları Avukatı

İçindekilerİzmir Tazminat Avukatı: Maddi ve Manevi Tazminat DavalarıTazminat Davası Hangi Hukuki Sebeplere Dayanır?İspat ve Tazminatın BelirlenmesiZamanaşımı ve FaizAvukatlık…

24.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

İhtiyati Haciz Teminatının İadesi:Örnek Talep Dilekçesi

İçindekilerİhtiyati Haciz Nedir?İhtiyati Haciz Şartlarıİhtiyati Hacizde TeminatTeminatın AmacıTeminat Miktarı ve ŞekliTeminattan Muafiyet Halleriİhtiyati Haciz Teminatının İadesiİhtiyati Haciz Teminatının…

05.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Nafaka Ödememe Sorumluluğu ve Ödememenin Sonuçları

İçindekilerNafakayı Ödemedim Cezası Var Mı?Nafaka Nedir? Türleri ve Hukuki DayanakNafaka Ödeme YükümlülüğüNafakayı Ödememenin SonuçlarıA. Hukuki SonuçlarB. Cezai Sonuçlar…

16.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara