Akreditif (Vesikalı Kredi), Rezerv ve Teyit Bankasının Sorumluluğu

- Akreditif (vesikalı kredi), alıcının bankasının, satıcıya belirlenen belgelerin ibrazı karşılığında ödeme yapmayı taahhüt etmesidir.
- Türk hukukunda akreditif özel bir kanunla düzenlenmemiştir; ilişkiye UCP 600 kuralları ile Türk Borçlar Kanunu’nun vekâlet hükümleri uygulanır.
- Akreditif, dayandığı satış sözleşmesinden bağımsızdır; bankalar mala değil, yalnızca belgelere bakar.
- Bankaların incelemesi belgelerin dış görünüşüyle sınırlıdır; sahtelik ve yerindelik denetimi yapılmaz.
- Amir banka akreditifi açan, ihbar bankası yalnızca bildiren, teyit bankası ise kendi bağımsız ödeme taahhüdünü ekleyen bankadır.
- İhbar bankası ödemekle yükümlü değildir; komisyon almış olması tek başına teyit sorumluluğu doğurmaz.
- Teyit, akreditifin yalnız bir kısmına eklenmiş olabilir; bu hâlde sorumluluk teyit edilen oran ve meblağla sınırlıdır.
- Rezerv, ibraz edilen belgelerdeki akreditif şartlarına aykırılıktır; süresinde ve usulünce bildirilmelidir.
- Uygun ibraz yapılmadıkça ve eksiklik süresinde giderilmedikçe bankanın ödeme yükümlülüğü doğmaz.
- Rezervli vesaiki onay bazında amir bankaya gönderen teyit bankası, teyidinin düştüğünü lehdara açıkça bildirmedikçe ödeme yükümlülüğüyle bağlı kalabilir.
- Bankalar arasındaki tek taraflı “dosyayı kapattık” bildirimi, geçerli bir akreditif iptali sayılmaz.
- Vesaikin yanlış adrese gönderilmesi gibi bankacılık hataları, basiretli iş adamı ölçüsüyle tazminat sorumluluğu doğurur.
Dış ticarette akreditif, taraflar birbirini tanımadığında güveni kuran araçtır: satıcı, malı yükleyip belgeleri ibraz ettiğinde bedeli bankadan alacağını bilir; alıcı ise belgeler eline geçmeden parasının çıkmayacağını bilir. Sistem, malın kendisine değil kâğıda dayanır.
Uyuşmazlıklar da tam bu noktada doğar. Bir konşimentodaki eksik tarih, bir fumigasyon belgesindeki imza yokluğu ya da bir kelimelik farklılık, yüz binlerce avroluk ödemeyi durdurabilir. Aşağıda tarafların rolleri, rezerv mekanizması ve teyit bankasının sorumluluğunun sınırları Yargıtay kararlarıyla ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
“Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.
Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.”
“Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.”
Akreditif ilişkisinde taraflar
| Taraf | Rolü | Ödeme sorumluluğu |
|---|---|---|
| Amir (ithalatçı) | Bankasından akreditif açılmasını ister | Bankasına karşı borçlu |
| Amir banka | Akreditifi açar | Uygun ibrazda birinci derecede sorumlu |
| Lehdar (ihracatçı) | Malı yükler, vesaiki ibraz eder | Alacaklı |
| İhbar bankası | Akreditifi lehdara bildirir | Kural olarak yok |
| Teyit bankası | Kendi taahhüdünü ekler | Amir bankadan bağımsız, doğrudan sorumlu |
| Görevli banka | İbrazı karşılamaya yetkilendirilmiş | Teyit yoksa zorunlu değil |
| Rambursman bankası | Bankalar arası ödemeyi yapar | Lehdara karşı yok |
| Kısmi teyit hâli | Teyit yalnız bir orana eklenmiş | Teyit edilen oran ve meblağla sınırlı |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Satış sözleşmesinde akreditifin türünü (dönülemez, teyitli, vadeli) ve hangi belgelerin isteneceğini açıkça kararlaştırın.
- Akreditif açıldığında ihbar mektubunu satır satır okuyun; teyit var mı, hangi orana eklenmiş, hangi ek onay şartları var, tespit edin.
- Yerine getiremeyeceğiniz bir şart varsa yükleme yapmadan önce akreditif değişikliği (amendment) talep edin.
- Belgeleri hazırlarken akreditif metnindeki ifadeleri birebir kullanın; mal tanımı, ölçü birimi ve tutarlarda farklılık bırakmayın.
- Yükleme tarihi, ibraz süresi ve akreditif vadesini takvime alın; ibraz süresi çoğunlukla vadeden kısadır.
- Vesaiki bankaya teslim ederken alındı belgesi alın ve teslim edilen belgelerin listesini kayıt altına alın.
- Banka rezerv bildirirse, rezervin niteliğini, bildirim tarihini ve süreye uygunluğunu yazılı olarak sorgulayın.
- Rezervi kabul edip “onay bazında gönderilsin” talimatı verecekseniz, bankadan teyidinin devam edip etmediğini yazılı olarak teyit ettirin.
- Düzeltilebilir bir rezerv varsa, ibraz süresi içinde belgeyi düzeltip yeniden ibraz edin; süre geçtikten sonra düzeltme hakkı kural olarak kalmaz.
- Banka vesaiki yanlış adrese gönderme gibi bir hata yaparsa, hatayı ve doğan zararı derhal yazılı olarak bildirip ihtirazi kayıt koyun.
- Akreditif kullanılmadan kapatılıyorsa, iptalin lehdarın onayıyla ve usulünce yapıldığını belgeleyin; bankalar arası tek taraflı mesajla yetinmeyin.
- Uyuşmazlıkta dava açarken talebinizi para birimi ve faiz türü bakımından doğru kurun; tacirler arası ilişkide avans faizi gündeme gelir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/6525, K. 2017/5009, 04.10.2017
Teyit yalnız akreditifin bir kısmına eklenmişse, teyit bankasının sorumluluğu o oran ve meblağla sınırlıdır. Yurt dışına tedarik yapan ihracatçı, yükleme bedellerinin %20’lik kısımlarının ödenmediğini, teyitli akreditifte belgelerin ibrazından sonra kayıtsız şartsız ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek 151.705,25 avro istemiştir. Banka, ihbar mektubunda akreditifin yalnızca %80’lik kısmına teyidini eklediğini bildirdiğini savunmuştur. Onanan yerel mahkeme gerekçesine göre, muhabir bankanın ödemesi amir bankanın yetkilendirmesine bağlıydı, ödeme koşullarını içeren maddede “%20’lik kısım için onay şartı bulunduğunun açıkça yazılı olduğu” ve davacının kendisine gönderilen ihtarnamede bu şartı açıkladığı, karşı tarafın da böyle bir onayın gelmediğini ifade ettiği belirtilerek dava reddedilmiştir. Sonuç: davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/4004, K. 2018/4654, 02.10.2018
Uygun belge ibraz edilmedikçe teyit bankasının ödeme yükümlülüğü doğmaz. İhracatçı, teyit bankası olan davalıdan akreditif bedelini istemiştir. Onanan istinaf gerekçesinde, bankanın akreditif metninin içeriğine göre hareket etmek zorunda olduğu, teyit bankasının inceleme ve kontrol yükümlülüğü bulunduğu ve “teyit bankasının, uygun belge ibrazı karşılığında ihracat bedelini ödemeyi taahhüt ettiği” vurgulanmıştır. Karara göre teyit bankası uygun belgeler ibraz edilmeden ödeme yaparsa bu tutarı amir bankadan tahsil edemez; UCP 600’ün 8. maddesinde ödemenin ancak uygun belge ibrazı karşılığında yapılacağı hükme bağlanmıştır. Davacı başvurusunu uygun belgelerle yapmadığı ve verilen sürede eksik belgeleri akreditif vadesinden önce tamamlamadığı için bankanın ödeme yükümlülüğü doğmamıştır. Sonuç: davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3428, K. 2023/6207, 26.10.2023
Rezervli vesaiki onay bazında amir bankaya gönderen teyit bankası, teyidinin hükümsüz kaldığını lehdara açıkça bildirmedikçe ödeme yükümlülüğüyle bağlı kalır. Mermer ihracatçısı lehine 289.000,92 avro tutarında dönülemez ve teyitli akreditif açılmış; banka ilk üç yüklemeye ait vesaikteki rezervleri lehdara bildirmiş, lehdarın rezervleri kabul ederek gönderilmesini istemesi üzerine vesaiki amir bankaya “onay bazında” göndermiş, amir banka da rambursman yetkisi vermiştir. Onanan ilk derece gerekçesine göre, teyit bankasının rezervli vesaiki onay bazında göndermesi “rezervleri kabul ederek, amir bankadan akreditifte değişiklik yapılması istemek anlamına” gelir ve bu değişikliği önceden kabul etmiş sayılan banka, vesaikin kabulü hâlinde ödeme yapma yükümlülüğüyle bağlı kalır. Bankanın teyidinin düştüğünü ileri sürebilmesi için, amir bankaya onay mesajı çekerken “davacı lehdara bildirimde bulunarak vesaikin rezervli biçimde ibrazı sonucu teyidinin hükümsüz kaldığını… açıkça ifade etmesi gerektiği” belirtilmiş; banka rezerv bildirim yazısında buna yer vermediğinden dört yükleme bedelinden sorumlu tutulmuştur. Buna karşılık lehdarın düzeltme hakkını kullanmadığı ve sonradan vesaikin tahsil bazında gönderilmesini isteyerek teyidin geçerliliğinin kalmadığını kabul ettiği beşinci vesaik bedeli reddedilmiştir. Sonuç: kısmen kabul kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2594, K. 2025/3624, 28.10.2025
“Dosyamızı kapattık” mesajı geçerli bir akreditif iptali değildir; vade sürdükçe teyit bankasının ibrazı karşılama görevi devam eder. Teminat akreditifine teyit ekleyen banka, yıllar sonra lehdarın usulüne uygun başvurusu üzerine 300.000 dolar ödemiş ve bu tutar ile birikmiş teyit komisyonunu amir bankadan istemiştir. Amir banka, teyit bankasının 2009 tarihli “akreditif kayıtlarımızda sona erdi, masraflarımızı gönderin” mesajını riskin bittiği şeklinde yorumlayarak dosyayı kapattığını, teminatları çözdüğünü savunmuştur. Onanan ilk derece gerekçesine göre, “davalı bankanın, davacı bankaya ‘dosyamızı kapattık’ şeklinde mesaj göndermiş olması UCP 600 hükümlerine göre geçerli bir iptal işlemi olamayacağından davalı müflis bankanın bu mesajının onu sorumluluktan kurtarmayacağı, yine UCP 600 hükümlerine ve akreditif sözleşmesine göre teyit bankasının tek başına akreditif dosyasını kapatma hakkı bulunmadığı” saptanmıştır. Kararda ayrıca bankanın incelemesinin sınırı çizilmiştir: “teyit bankasının ibrazının yalnızca dış görünümleri itibariyle incelemekle görevli olduğu bankanın, başvuran kişinin muhatap olup olmadığına ve vadenin devam edip etmediğine bakacağı, bunun ötesinde teyit bankasının sahtelik, yerindelik denetimi yapamayacağı ve tarafların iç ilişkilerine bakamayacağı”. Sonuç: davalı iflas idaresinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddine, yalnız harç muafiyeti yönünden kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Birinci halka: taahhüt belgeye bağlıdır, mala değil. Akreditifin bütün mantığı, bankanın malın gerçekten yüklenip yüklenmediğini değil, kendisine sunulan belgelerin akreditif şartlarına uygun olup olmadığını denetlemesine dayanır. 2025 tarihli karar bu sınırı açıkça çiziyor: banka ibrazı yalnızca dış görünüşü itibarıyla inceler, başvuranın muhatap olup olmadığına ve vadenin sürüp sürmediğine bakar; sahtelik ve yerindelik denetimi yapamaz, tarafların iç ilişkisine giremez. Bu, hem lehdarın güvencesi hem de sınırıdır: belgeler uygunsa banka satış sözleşmesindeki çekişmeyi tartışamaz, belgeler uygun değilse de lehdar “malı zaten gönderdim” diyemez.
İkinci halka: uygun ibraz, ödeme yükümlülüğünün doğum şartıdır. 2018 tarihli karar bunu en yalın biçimde ifade ediyor: teyit bankası ihracat bedelini uygun belge ibrazı karşılığında ödemeyi taahhüt etmiştir ve uygun belge olmadan ödeme yaparsa bu tutarı amir bankadan tahsil edemez. Bu ekonomik gerçek, bankaların rezerv konusundaki katılığını açıklar. Bankanın titizliği keyfîlik değil, kendi rücu riskinin sonucudur.
Üçüncü halka: teyit “hep ya da hiç” değildir. 2017 tarihli karar, teyidin akreditifin yalnız bir bölümüne eklenebileceğini ve teyit bankasının sorumluluğunun teyit ettiği oran ve meblağla sınırlı kalacağını göstermektedir. Somut olayda ihbar mektubunda %80’lik teyit bildirilmiş, geri kalan %20 için amir bankanın onayı şart koşulmuştu; lehdar bu şartı bilerek yükleme yaptığından, onay gelmeyen kısım için bankaya başvuramamıştır. Uygulamadaki ders açıktır: ihbar mektubu, satış sözleşmesinden daha belirleyici bir belgedir.
Dördüncü halka: rezerv kabul edilirken teyidin âkıbeti yazıya dökülmelidir. 2023 tarihli karar, uygulamada çok görülen bir sessizliği bankanın aleyhine yorumluyor. Rezervli vesaikin “onay bazında” amir bankaya gönderilmesi, teyit bankasının rezervleri kabul edip akreditifte değişiklik istemesi anlamına gelir; bu değişikliği önceden kabul etmiş sayılan banka, vesaik kabul edildiğinde ödemekle yükümlü kalır. Banka teyidinin düştüğünü ileri sürmek istiyorsa, bunu rezerv bildirimiyle birlikte lehdara açıkça yazmalıdır. Aynı kararın diğer yüzü de lehdar için uyarı niteliğindedir: düzeltme hakkını kullanmayıp vesaikin sonradan tahsil bazında gönderilmesini isteyen lehdar, teyidin sona erdiğini kabul etmiş sayılmış ve o kalem reddedilmiştir.
Beşinci halka: akreditif tek taraflı mesajla kapanmaz. 2025 tarihli karar, bankalar arasındaki gündelik yazışma pratiğinin hukuki sonuç doğurmadığını gösteriyor. Teyit bankasının “kayıtlarımızda sona erdi, masraflarımızı gönderin” mesajı ile amir bankanın “dosyamızı kapattık” cevabı, UCP 600 anlamında geçerli bir iptal değildir; teyit bankasının tek başına dosyayı kapatma hakkı da yoktur. Amir banka bu yorumla teminatları çözdüğü için yıllar sonra tüm riski üstlenmek zorunda kalmıştır. Akreditif kapatılacaksa, lehdarın onayı ve usulüne uygun iptal aranmalıdır.
Altıncı halka: bankanın operasyonel hatası tazminat doğurur. 2023 tarihli kararın maddi olayında vesaikin bir seti, amir banka yerine sehven ithalatçı firmaya gönderilmiştir. Banka bu ilişkide vekil konumundadır; vekilin özen borcunun ölçüsü, benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışıdır ve tacir olarak bankanın her faaliyetinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu iki ölçü, akreditif işlemindeki gecikme, yanlış gönderim, geç rezerv bildirimi ve yanlış bilgilendirme hâllerinde bankaya karşı açılacak tazminat davalarının dayanağını oluşturur.
Yedinci halka: talebin biçimi sonucu etkiler. Aynı kararda, bilirkişi Türk Borçlar hukuku dışındaki faiz mevzuatı uyarınca döviz üzerinden faiz uygulanabileceğini bildirmiş; ancak dava dilekçesinde talep Türk Lirası karşılığı üzerinden kurulduğu ve taraflar tacir olduğu için avans faizi işletilmiştir. Faizin başlangıcı da en son muaccel olan kalemin ödeme tarihine göre belirlenmiştir. Döviz alacaklarında talebin para birimi, faiz türü ve başlangıç tarihi dava açılırken bilinçli olarak seçilmelidir.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| “Akreditif açıldı, param garanti.” | Garanti uygun ibraz şartına bağlıdır. |
| “Banka teyit etti, tamamını öder.” | Teyit kısmi olabilir; sorumluluk teyit edilen oranla sınırlıdır. |
| “Malı gönderdim, belgeler ayrıntı.” | Bankalar mala değil yalnızca belgelere bakar. |
| “İhbar bankası da ödemekle yükümlü.” | İhbar bankasının kural olarak ödeme yükümlülüğü yoktur. |
| “Banka komisyon aldıysa teyit vermiştir.” | Komisyon alınmış olması tek başına teyit sorumluluğu doğurmaz. |
| “Rezervi kabul ettim, sorun bitti.” | Rezerv kabulü teyidin âkıbetini yazılı olarak açıklığa kavuşturmayı gerektirir. |
| “Eksik belgeyi sonra tamamlarım.” | Eksiklik ibraz süresi içinde ve vadeden önce giderilmelidir. |
| “Bankalar anlaştı, akreditif kapandı.” | Tek taraflı mesaj geçerli iptal sayılmaz. |
| “Bankanın hatasını sonra konuşuruz.” | Hata ve zarar derhal yazılı olarak bildirilmelidir. |
Akreditif nedir?
Alıcının talebi üzerine bankanın, satıcıya akreditifte belirtilen belgelerin uygun biçimde ibrazı karşılığında ödeme yapmayı taahhüt etmesidir. Vesikalı kredi olarak da anılır.
Akreditif hangi kurallara tabidir?
Türk hukukunda ayrı bir kanunda düzenlenmemiştir. Uygulamada UCP 600 kurallarına atıf yapılır; boşluklarda vekâlet hükümleri ve tacirin basiret ölçüsü uygulanır.
Amir banka ile teyit bankası arasındaki fark nedir?
Amir banka akreditifi açan bankadır. Teyit bankası ise akreditife kendi bağımsız ödeme taahhüdünü ekler ve uygun ibrazda doğrudan sorumlu olur.
İhbar bankası ödemek zorunda mı?
Kural olarak hayır. İhbar bankası akreditifi lehdara bildirir; teyit eklememişse ödeme yükümlülüğü doğmaz.
Teyit bankası akreditifin tamamından mı sorumludur?
Hayır. Teyit yalnız belirli bir orana eklenmiş olabilir; bu hâlde sorumluluk teyit edilen oran ve meblağla sınırlıdır.
Rezerv ne demektir?
İbraz edilen belgelerin akreditif şartlarına uymaması, yani aykırılık bulunmasıdır. Banka rezervi süresinde ve usulünce lehdara bildirmelidir.
Rezerv konulursa ne yapmalıyım?
Rezerv düzeltilebilir nitelikteyse belgeyi ibraz süresi içinde düzeltip yeniden sunmalısınız. Rezervi kabul edip vesaikin gönderilmesini istiyorsanız, bankanın teyidinin devam edip etmediğini yazılı olarak sorun.
Banka rezervi geç bildirirse ne olur?
Rezerv bildiriminin süresinde yapılmaması bankanın aleyhine sonuç doğurabilir; gecikmiş bildirim, lehdarın düzeltme imkânını da fiilen ortadan kaldırır.
Banka belgelerin gerçekliğini araştırır mı?
Hayır. İnceleme belgelerin dış görünüşüyle sınırlıdır; banka sahtelik ve yerindelik denetimi yapmaz, tarafların iç ilişkisine giremez.
Satış sözleşmesindeki uyuşmazlık ödemeyi durdurur mu?
Kural olarak hayır; akreditif dayandığı sözleşmeden bağımsızdır. Uygulamada, lehdarın açık kötüniyetini gösteren kesin ve likit delil bulunması ayrı bir tartışma konusudur.
Akreditif nasıl iptal edilir?
Dönülemez akreditif, ilgililerin onayı olmadan ve usulüne uygun bir işlem yapılmadan sona ermez. Bankalar arasındaki tek taraflı “dosyayı kapattık” mesajı geçerli iptal sayılmamıştır.
Banka vesaiki yanlış yere gönderirse sorumlu olur mu?
Banka bu ilişkide vekildir; özen borcunun ölçüsü benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışıdır. Hatadan doğan zarar için tazminat sorumluluğu gündeme gelir.
Teminat akreditifi ile teminat mektubu aynı mı?
İşlevleri benzerdir; teminat akreditifi de belge ibrazına dayanır ve UCP 600’e tabi kılınabilir. Uygulanacak kurallar akreditif metninde belirlenir.
Hangi mahkeme görevlidir?
Akreditiften doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Döviz alacağı için hangi faiz istenir?
Talebin para birimine göre değişir. Türk Lirası karşılığı üzerinden talep edilen tacirler arası alacakta avans faizi gündeme gelir; faizin başlangıcı muacceliyet tarihine göre belirlenir.
- UCP 600 — Akreditiflere İlişkin Yeknesak Kurallar ve Uygulamalar (MTO Broşür No. 600)
- UCP 600 m. 2 — Tanımlar (amir banka, teyit bankası, görevli banka, uygun ibraz)
- UCP 600 m. 4 — Akreditifin dayandığı sözleşmeden bağımsızlığı
- UCP 600 m. 5 — Belgeler ve mallar ayrımı
- UCP 600 m. 8 — Teyit bankasının yükümlülüğü
- UCP 600 m. 14 ve 16 — Belgelerin incelenmesi ve uygun olmayan ibrazın bildirimi
- Türk Borçlar Kanunu m. 502 ve 506 — Vekâlet ve vekilin özen borcu
- Türk Borçlar Kanunu m. 112 — Borca aykırılıktan doğan sorumluluk
- Türk Ticaret Kanunu m. 18/2 — Basiretli iş adamı ölçüsü
- Türk Ticaret Kanunu m. 4 ve 5 — Ticari davalar ve asliye ticaret mahkemesi
- 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 4/a — Yabancı para borçlarında faiz
- Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar — Kambiyo mevzuatı
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Banka teminat mektubu ve nakde çevrilmesi, Deniz yoluyla yük taşımada taşıyanın sorumluluğu, Hava yoluyla yük taşımada taşıyıcının sorumluluğu, Ticari satışta ayıp ihbarı, Faktoring sözleşmesi ve alacağın temliki, Cari hesap sözleşmesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Akreditif uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen çoğu zaman akreditif metninin ve banka yazışmalarının kendisidir; bu nedenle belgelerin eksiksiz saklanması önem taşır.