Hapis Hakkı (TMK 950-953): Alacağım Var Diye Malı Elimde Tutabilir miyim?

legapro kapak 16635 LegaPro Hukuk Hapis Hakkı (TMK 950-953): Alacağım Var Diye Malı Elimde Tutabilir miyim?
Kısaca
  • Hapis hakkı, alacaklıya borçlunun taşınırını veya kıymetli evrakını borç ödeninceye kadar alıkoyma yetkisi veren aynî bir haktır (TMK m. 950).
  • Kullanılabilmesi için eşyanın borçlunun rızasıyla alacaklının zilyetliğinde bulunması gerekir.
  • Alacağın muaccel olması ve eşya ile alacak arasında niteliği itibarıyla bağlantı bulunması aranır.
  • Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa tacirler arasında bu bağlantı var sayılır.
  • Alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de iyiniyetli zilyetliğin korunduğu ölçüde hapis hakkına sahiptir.
  • Paraya çevrilmeye elverişli olmayan taşınırlar üzerinde hapis hakkı kullanılamaz (TMK m. 951).
  • Alacaklının üstlendiği yükümlülükle, borçlunun talimatıyla veya kamu düzeniyle bağdaşmayan hâllerde de kullanılamaz.
  • Borçlu ödemeden acze düşerse alacak muaccel olmasa bile hapis hakkı kullanılabilir (TMK m. 952).
  • Borç yerine getirilmez ve güvence de gösterilmezse alacaklı, önceden bildirimde bulunarak hapsettiği şeyin paraya çevrilmesini isteyebilir (TMK m. 953).
  • Paraya çevirme, teslime bağlı rehin hükümlerine göre yapılır; alacaklı malı kendiliğinden satamaz veya mülkiyetine geçiremez.
  • İcra ve İflas Kanunu bakımından taşınır rehni tabiri hapis hakkını da kapsar; bu nedenle sıra cetvelinde rüçhan hakkı doğurabilir.
  • Ticarî hapis hakkı için ayrıca tarafların tacir olması ve alacak ile zilyetliğin ticarî ilişkiden doğmuş bulunması gerekir.
  • Ceza hukuku bakımından, gerçek bir hapis hakkının kullanılması güveni kötüye kullanma kastını ortadan kaldırabilir.
  • Bu savunma ileri sürüldüğünde mahkeme, alacağın gerçekten var olup olmadığını araştırmak zorundadır.
  • Şartları oluşmadan malı alıkoymak ise güveni kötüye kullanma suçunu ve haksız fiil sorumluluğunu doğurabilir.

Tamirciye bırakılan araç, depoda bekleyen mal, taşıyıcının elindeki yük, işten ayrılan çalışanda kalan şirket malzemesi… Bu durumların hepsinde aynı cümle kurulur: “Alacağımı almadan bu malı vermem.” Bu cümlenin arkasında bazen gerçek bir kanunî yetki vardır, bazen de hiçbir dayanağı olmayan bir alıkoyma.

Türk Medenî Kanunu bu ayrımı hapis hakkı adı verilen bir kurumla yapar. Şartları gerçekleşmişse alıkoyma hukuka uygundur ve alacaklıya, malı rehin gibi paraya çevirtme yetkisi bile verir. Şartları gerçekleşmemişse aynı davranış hem hukukî hem cezaî sorumluluk doğurur. Aşağıda bu ince çizgiyi, ticarî ilişkilerdeki kolaylığı ve ceza yargılamasındaki yansımasını ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TMK m. 950 — Hapis hakkı, genel olarak

“Alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması hâlinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir. Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır. Alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olur.”

TMK m. 951 — Ayrık durumlar

“Nitelikleri itibarıyla paraya çevrilmeye elverişli olmayan taşınırlar üzerinde hapis hakkı kullanılamaz. Alacaklının üstlendiği yükümlülükle veya borçlunun teslim sırasında ya da daha önce verdiği talimatla veya kamu düzeniyle bağdaşmayan hâllerde de hapis hakkı kullanılamaz.”

TMK m. 952 — Borç ödemeden aciz

“Alacaklı, borçlunun ödemeden acze düşmesi hâlinde, alacağı muaccel olmasa bile, hapis hakkını kullanabilir. Borç ödemeden aciz, taşınırın tesliminden sonra meydana gelmiş veya daha önce meydana gelmiş olmakla beraber alacaklı bu durumu teslimden sonra öğrenmiş ise; o şeyin belli bir yönde kullanılacağı konusunda alacaklı tarafından yüklenilmiş bir yükümlülük veya borçlunun teslim sırasında ya da daha önce verdiği talimatla bağdaşmasa bile, alacaklı hapis hakkını kullanabilir.”

TMK m. 953 — Hükümleri

“Borç yerine getirilmez ve yeterli güvence de gösterilmezse alacaklı, borçluya daha önce bildirimde bulunarak, hapsettiği şeylerin teslime bağlı rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebilir. Üzerinde hapis hakkı bulunan nama yazılı kıymetli evrakın paraya çevrilmesi için icra dairesi, borçlu yerine gerekli işlemleri yapar.”

Hapis hakkının şartları

ŞartAranan durumGerçekleşmezse
ZilyetlikEşyanın alacaklının fiilî hâkimiyetinde olmasıHapis hakkı doğmaz
RızaZilyetliğin borçlunun rızasıyla kurulmuş olmasıAlıkoyma haksız fiil olur
MuacceliyetAlacağın vadesinin gelmiş olmasıKural olarak kullanılamaz
BağlantıEşya ile alacak arasında nitelik itibarıyla ilişkiHapis hakkı doğmaz
Ticarî ilişki karinesiTaraflar tacir, zilyetlik ve alacak ticarî ilişkidenBağlantı ayrıca ispatlanmalıdır
Paraya çevrilebilirlikEşyanın satılabilir nitelikte olmasıHapis hakkı kullanılamaz
Yükümlülük ve talimatAlıkoymanın üstlenilen edimle çelişmemesiHapis hakkı kullanılamaz
Kamu düzeniAlıkoymanın kamu düzenine aykırı olmamasıHapis hakkı kullanılamaz
Acze düşmeBorçlunun ödemeden aciz hâline gelmesiMuacceliyet şartı aranmaz hâline gelinemez

Kritik nokta: Hapis hakkı, malı alıkoyma yetkisi verir; mülkiyetini kazanma ya da kendiliğinden satma yetkisi vermez. Borç ödenmez ve yeterli güvence de gösterilmezse alacaklının yapması gereken, borçluya önceden bildirimde bulunup malın teslime bağlı rehin hükümlerine göre paraya çevrilmesini istemektir. Bu yol izlenmeden malın satılması, tüketilmesi veya başkasına devredilmesi hem hapis hakkının sınırlarını aşar hem de güveni kötüye kullanma suçunu gündeme getirir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Elinizdeki malın kime ait olduğunu ve zilyetliği hangi hukukî ilişkiye dayanarak kazandığınızı belirleyin.
  2. Zilyetliğin borçlunun rızasıyla kurulduğunu gösteren belgeleri (teslim tutanağı, irsaliye, sözleşme) saklayın.
  3. Alacağınızın muaccel olup olmadığını kontrol edin; vadesi gelmemiş alacak için kural olarak hapis hakkı kullanılamaz.
  4. Alacak ile mal arasında bağlantı kurun: mal için yapılan masraf, o mala ilişkin hizmet bedeli, aynı ticarî ilişkiden doğan alacak gibi.
  5. Taraflar tacirse ve ilişki ticarîyse bağlantı karinesinden yararlandığınızı dilekçenizde açıkça belirtin.
  6. Malın paraya çevrilebilir nitelikte olduğundan emin olun; kişisel evrak gibi satılamaz şeyler üzerinde hapis hakkı kullanılamaz.
  7. Üstlendiğiniz bir edim veya borçlunun teslim sırasındaki talimatı alıkoymayla çelişiyorsa hapis hakkını kullanmayın.
  8. Borçlu acze düşmüşse, alacak muaccel olmasa bile hapis hakkını kullanabileceğinizi belgeyle ortaya koyun.
  9. Malı alıkoyduğunuzu ve sebebini borçluya yazılı olarak bildirin; ihtarnamenin tebliğ belgesini dosyalayın.
  10. Borç ödenmezse malı kendiniz satmayın; icra dairesine başvurarak paraya çevirme yoluna gidin.
  11. Borçlu iflas etmişse, hapis hakkınızı süresinde iflas masasına bildirin; aksi hâlde rüçhan iddiası tartışmalı hâle gelir.
  12. Aleyhinize güveni kötüye kullanma iddiası varsa, alacağınızı gösteren mahkeme kararı, fatura veya hesap belgelerini dosyaya sunun.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2643, K. 2016/3379, 01.06.2016

Hapis hakkının şartları, ticarî hapis hakkının ek şartları ve rüçhan etkisi. İflas eden bir şirketin bankadaki mevduatı üzerinde, genel kredi sözleşmesindeki hapis ve rehin hükmüne dayanan bankanın rüçhanlı alacak talebi tartışılmıştır. Daire, TMK m. 950’yi aktardıktan sonra şartları tek tek saymıştır: “Hapis hakkının şartlarından birincisi, borçlunun taşınır eşyasına veya kıymetli evrakına alacaklının zilyet olması, ikinci şart, taşınır eşyanın veya kıymetli evrakın borçlunun rızası ile alacaklının zilyetliğinde bulunması, üçüncü şart, alacağın muaccel olmasıdır… Dördüncü şart, alacakla, alacaklının zilyetliğinde bulunan taşınır eşya ya da kıymetli evrak arasında doğal bir ilişki bulunmasıdır, TMK’nın 950/2. maddesi uyarınca tacirler arasında alacak ve zilyetlik ayrı hukuki ilişkilerden meydana gelmiş olsa dahi doğal ilişki şartının gerçekleştiği kabul edilmelidir, beşinci şart, hapis olunan şeylerin parasal değerinin olması, altıncı şart ise, kanunda öngörülmüş olmasıdır.” Ticarî hapis hakkı için ise “Bunlardan birincisi tarafların tacir olması, ikincisi ise alacağın ve zilyetliğin taraflar arasındaki ticari münasebetten doğmuş bulunmasıdır” denilmiştir. Kararda ayrıca acze düşme istisnasının somut olayda gerçekleştiği ve taşınır rehninde aleniyetin zilyetlikle sağlandığı belirtilmiştir. Daire, hükmün şikâyetçi yararına BOZULMASINA, 01.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir. Karara ekli karşı oyda, bankanın nezdindeki para ve kıymetli evrakı iflas masasına usulünce bildirmediği, bu nedenle alacağın rüçhanlı sayılamayacağı görüşü savunulmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/5369, K. 2019/6629, 23.10.2019

Taşıyıcının hapis hakkı ve muacceliyet şartı. Navlun alacağı için başlatılan takibe karşı taşıtan, taşıyıcının bir kısım malı alıcılara teslim etmeyerek zarara yol açtığını ileri sürerek takas def’inde bulunmuştur. Daire, taşıyıcının hapis hakkının dayanağını ve sınırını göstermiştir: “navlun alacaklısı taşıyıcının, navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanunu’nun 950 ilâ 953’üncü maddeleri uyarınca eşya üzerinde hapis hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Gönderme yapılan 4721 sayılı TMK 950. madde hükmüne göre de, hapis hakkının kullanımı için öncelikle alacağın muacceliyeti ile hapis hakkı kullanılan eşya ile muaccel alacak arasına bağlantı bulunması gerekir. Ancak eşya üzerindeki zilyetlik ve zilyedin alacağı ticari ilişkiden doğmuş ise hapis hakkı kullanılacak eşya ile alacak arasında bu bağlantı var sayılır.” Somut olayda taşıyıcının hapis hakkı bulunmadığı kabul edilmiş; buna bağlı olarak teslim edilmeyen mal bedellerinin alacaktan mahsubu gerektiği belirtilmiştir. Daire, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 23.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/2345, K. 2018/1902, 20.03.2018

Gerçek bir hapis hakkının kullanılması, güveni kötüye kullanma kastını ortadan kaldırır. Altı yıl teknik servis görevlisi olarak çalışan sanık, işten ayrılmasına rağmen kendisine teslim edilen motorlu araç ve eşyaları iade etmemiş; hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dava açılmış, yerel mahkeme beraat kararı vermiştir. Daire, TMK m. 950’nin içeriğini aktardıktan sonra somut değerlendirmeyi yapmıştır: “sanığın tüm aşamalarda katılandan olan alacağı nedeniyle kendisine teslim edilen mallar üzerinde hapis hakkını kullandığını savunması ve bu savunmayı doğrular içerikte sanığın katılana ait şirketten alacağı olduğuna dair İş Mahkemesi kararı karşısında, sanığın Medeni Kanun’un 950. maddesi kapsamında düzenlenen hapis hakkını kullandığı bu nedenle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işleme kastı bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında verilen beraat hükmünde her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir.” Daire, beraat hükmünün ONANMASINA, 20.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/13434, K. 2018/6900, 18.10.2018

Hapis hakkı savunması araştırılmadan hüküm kurulamaz. Satış temsilcisi olarak çalışan sanığın, yaptığı tahsilatları şirkete aktarmayıp yaklaşık 15.000 TL’yi uhdesinde tuttuğu ileri sürülmüş; sanık ödenmeyen maaş alacağını savunma olarak ileri sürmüş ve yerel mahkeme beraat kararı vermiştir. Daire, beraat sonucunu değil, ona ulaşılırken izlenen yöntemi eleştirmiştir. Karara göre sanığın savunması ve “bu konuda her hangi bir araştırma yapılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından” iş sözleşmesinin varlığı, suç tarihi itibarıyla işçilik alacağı bulunup bulunmadığı, sigorta primlerinin yatırılıp yatırılmadığı ve yapılan ödemeler araştırılmalı; “sanığın hapis hakkının olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi ve sonucuna göre suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği” belirtilmiştir. Daire, hükmün BOZULMASINA, 18.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Bu dört karar bir arada okunduğunda, hapis hakkının nerede biten bir yetki olduğu ve savunmanın nasıl kurulması gerektiği netleşiyor.

İlk halka, hapis hakkının aynî bir hak olması. Bu, onu basit bir “elde tutma” davranışından ayırır. Şartları gerçekleştiğinde alacaklı yalnızca malı iade etmeme yetkisine değil, borç ödenmezse malı rehin gibi paraya çevirtme yetkisine de sahip olur. Aynî nitelik, iflas ve haciz gibi rekabet hâllerinde de sonuç doğurur.

İkinci halka, şartların birlikte aranması. Zilyetlik, rıza, muacceliyet, bağlantı, paraya çevrilebilirlik ve kanunî dayanak birlikte bulunmalıdır. Bunlardan biri eksikse hapis hakkından söz edilemez; alıkoyma haksız bir davranışa dönüşür. Yargıtay bu şartları maddeler hâlinde sıralayarak denetlenebilir bir çerçeve kurmuştur.

Üçüncü halka, bağlantı şartının ticarî ilişkilerde hafiflemesi. Kural olarak alacak ile mal arasında nitelik itibarıyla bir ilişki aranır. Ancak taraflar tacirse ve hem zilyetlik hem alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa bu bağlantı var sayılır. Bu, tacirler arasında farklı ilişkilerden doğan alacaklar için de hapis hakkının kullanılabilmesi sonucunu doğurur.

Dördüncü halka, muacceliyetin istisnası. Alacağın vadesi gelmemiş olsa bile borçlunun ödemeden acze düşmesi hâlinde hapis hakkı kullanılabilir. Kanun, aciz teslimden sonra ortaya çıkmışsa veya alacaklı bunu teslimden sonra öğrenmişse, üstlenilen yükümlülük ya da borçlunun talimatıyla bağdaşmasa dahi hakkın kullanılabileceğini kabul etmiştir.

Beşinci halka, yetkinin sınırı. Hapis hakkı, malın mülkiyetini kazandırmaz ve kendiliğinden satma yetkisi vermez. Borç ödenmez ve güvence gösterilmezse alacaklı, önceden bildirimde bulunarak teslime bağlı rehin hükümlerine göre paraya çevirme yoluna başvurmalıdır. Nama yazılı kıymetli evrakta gerekli işlemleri icra dairesi borçlu yerine yapar.

Altıncı halka, icra ve iflas hukukundaki yansıması. İcra ve İflas Kanunu’nda “taşınır rehni” tabiri hapis hakkını da kapsar. Bu nedenle hapis hakkı sahibi alacaklı, sıra cetvelinde rehinli alacaklı gibi rüçhan iddia edebilir. Ancak bu iddianın usulüne uygun ve süresinde bildirilmiş olması gerekir; nitekim bu nokta karşı oya konu olmuştur.

Yedinci halka, ceza hukukundaki koruyucu etkisi. Kendisine teslim edilen malı alacağı nedeniyle iade etmeyen kişi, gerçekten bir hapis hakkına sahipse güveni kötüye kullanma suçunu işleme kastıyla hareket etmiş sayılmaz. Bu savunmayı destekleyen en güçlü delil, alacağın varlığını ortaya koyan bir mahkeme kararıdır.

Sekizinci halka, araştırma yükümlülüğü. Hapis hakkı savunması ileri sürüldüğünde mahkeme, alacağın gerçekten bulunup bulunmadığını araştırmak zorundadır. İş sözleşmesinin varlığı, ödenmemiş ücret, sigorta kayıtları ve yapılan ödemeler bu araştırmanın konusudur. Bu inceleme yapılmadan verilen kararlar, sonuç beraat olsa bile eksik incelemeye dayalı sayılıp bozulmaktadır.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Vadesi gelmemiş alacak için malı alıkoymakHapis hakkı doğmazMuacceliyet beklenmeli veya aciz hâli belgelenmeli
Alacakla ilgisiz malı alıkoymakBağlantı şartı gerçekleşmezBağlantı kurulmalı; tacirlerde karineye dayanılmalı
Malı kendiliğinden satmakSuç ve tazminat riskiBildirim yapılıp icra yoluyla paraya çevrilmeli
Malı kullanmak veya tüketmekTeslim amacı aşılırYalnızca alıkoyma yetkisi vardır
Alıkoymayı borçluya bildirmemekİyiniyet tartışmalı hâle gelirYazılı bildirim yapılmalı
Kamu düzenine aykırı alıkoymaHapis hakkı kullanılamazTMK m. 951’deki sınırlar gözetilmeli
Paraya çevrilemeyecek şeyi alıkoymakHak doğmazSatılabilir nitelik aranmalı
İflasta hapis hakkını bildirmemekRüçhan iddiası zayıflarSüresinde masaya bildirim yapılmalı
Ceza dosyasında alacağı belgelememekSavunma karşılıksız kalırAlacağı gösteren karar ve belgeler sunulmalı
Hapis hakkı nedir?

Borçlunun rızasıyla zilyedi bulunulan taşınır veya kıymetli evrakın, muaccel ve bağlantılı bir alacak için borç ödeninceye kadar alıkonulmasını sağlayan aynî bir haktır. TMK m. 950-953’te düzenlenmiştir.

Hangi mallar üzerinde kullanılabilir?

Borçluya ait taşınırlar ve kıymetli evrak üzerinde. Nitelikleri itibarıyla paraya çevrilmeye elverişli olmayan taşınırlar üzerinde hapis hakkı kullanılamaz.

Borçluya ait olmayan mal üzerinde kullanılabilir mi?

Kullanılabilir. TMK m. 950/3 uyarınca alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahiptir.

Alacağın vadesi gelmemişse ne olur?

Kural olarak hapis hakkı kullanılamaz. Ancak borçlu ödemeden acze düşmüşse, alacak muaccel olmasa bile hapis hakkı kullanılabilir (TMK m. 952).

“Bağlantı” şartı ne demektir?

Alıkonulan eşya ile alacak arasında nitelik itibarıyla doğal bir ilişki bulunmasıdır. Örneğin araca yapılan tamir bedeli ile o araç arasındaki ilişki gibi.

Tacirler arasında bağlantı ispatlanmalı mı?

Hayır. Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa tacirler arasında bu bağlantı var sayılır. Yargıtay, alacak ve zilyetlik ayrı hukukî ilişkilerden doğmuş olsa bile bu şartın gerçekleştiğini kabul etmektedir.

Ticarî hapis hakkı için ek şart var mı?

Vardır. Tarafların tacir olması ve hem alacağın hem zilyetliğin taraflar arasındaki ticarî münasebetten doğmuş bulunması gerekir.

Malı satabilir miyim?

Kendiliğinden satamazsınız. Borç yerine getirilmez ve yeterli güvence de gösterilmezse, borçluya önceden bildirimde bulunarak hapsedilen şeyin teslime bağlı rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebilirsiniz.

Nama yazılı kıymetli evrakta nasıl işler?

Üzerinde hapis hakkı bulunan nama yazılı kıymetli evrakın paraya çevrilmesi için gerekli işlemleri icra dairesi, borçlu yerine yapar.

Hangi hâllerde hapis hakkı kullanılamaz?

Paraya çevrilemeyecek taşınırlarda; alacaklının üstlendiği yükümlülükle, borçlunun teslim sırasında veya daha önce verdiği talimatla ya da kamu düzeniyle bağdaşmayan hâllerde kullanılamaz.

Taşıyıcının hapis hakkı var mıdır?

Vardır. Türk Ticaret Kanunu, navlun alacaklısı taşıyıcının navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için TMK m. 950-953 uyarınca eşya üzerinde hapis hakkına sahip olduğunu düzenlemektedir. Ancak muacceliyet ve bağlantı şartları burada da aranır.

İflas hâlinde hapis hakkı işe yarar mı?

Yarayabilir. İcra ve İflas Kanunu’nda “taşınır rehni” tabiri hapis hakkını da kapsadığından, hapis hakkı sahibi alacaklı sıra cetvelinde rüçhan iddia edebilir. Bu iddianın usulüne ve süresine uygun biçimde masaya bildirilmesi önemlidir.

Malı iade etmezsem suç işlemiş olur muyum?

Şartları gerçekleşmiş bir hapis hakkını kullanıyorsanız, Yargıtay uygulamasına göre güveni kötüye kullanma suçunu işleme kastınız bulunmadığı kabul edilebilir. Şartlar yoksa alıkoyma suç oluşturabilir.

Hapis hakkı savunmam nasıl incelenir?

Mahkeme, alacağın gerçekten bulunup bulunmadığını araştırmak zorundadır. İşçi-işveren ilişkilerinde iş sözleşmesi, ödenmemiş ücret, sigorta kayıtları ve yapılmış ödemeler bu araştırmanın konusudur.

Hapis hakkı ile takas aynı şey midir?

Değildir. Takas, karşılıklı ve aynı türden borçların sona ermesini sağlar; hapis hakkı ise borcu sona erdirmez, yalnızca bir taşınır üzerinde teminat işlevi gören aynî bir hak doğurur.

İlgili mevzuat
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 950 — Hapis hakkı, genel olarak
  • 4721 sayılı TMK m. 951 — Ayrık durumlar
  • 4721 sayılı TMK m. 952 — Borç ödemeden aciz hâli
  • 4721 sayılı TMK m. 953 — Hapis hakkının hükümleri ve paraya çevirme
  • 4721 sayılı TMK m. 939-949 — Teslime bağlı taşınır rehni
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 3 — Ticarî işler
  • 6102 sayılı TTK m. 1201 — Taşıyıcının eşya üzerindeki hapis hakkı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 139-145 — Takas
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 23 — Tabirler; taşınır rehni ve hapis hakkı
  • 2004 sayılı İİK m. 206 — Alacakların sırası ve rüçhan hakkı
  • 2004 sayılı İİK m. 219 — İflasın açılmasının ilanı ve bildirimler
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 155 — Güveni kötüye kullanma

Teminat ve rehin konularında ipotek ve taşınmaz rehni ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yazılarımızı; borcu sona erdiren yollar için takas yazımızı; ceza boyutu için güveni kötüye kullanma suçu ve muhafaza görevini kötüye kullanma yazılarımızı; saklama ilişkisi için saklama sözleşmesi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Hapis hakkının kullanılabilip kullanılamayacağı; zilyetliğin nasıl kazanıldığına, alacağın muacceliyetine ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre değişir. Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara