Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu (TCK 289): Yediemin Sorumluluğunun Sınırları

legapro kapak 16629 LegaPro Hukuk Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma Suçu (TCK 289): Yediemin Sorumluluğunun Sınırları
Kısaca
  • Suç, kendisine resmen teslim olunan rehinli, hacizli veya elkonulmuş mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmakla oluşur (TCK m. 289/1).
  • Ceza üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezasıdır.
  • Fail malın sahibi ise verilecek ceza yarı oranında indirilir.
  • Eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren ya da bedelini ödeyen kişide cezanın beşte dördü indirilir (m. 289/2).
  • Malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle kaybolması veya bozulması ayrı bir hâldir ve adlî para cezası gerektirir (m. 289/3).
  • Soruşturma veya kovuşturmada elkonulan eşyayı amacı dışında kullanmak ayrıca bir yıla kadar hapisle cezalandırılır (m. 289/4).
  • Suç özgü (mahsus) suçtur: fail ancak resmen yediemin olarak görevlendirilen kişidir.
  • Görevlendirmenin, yetkili merci tarafından ve usulüne uygun bir teslim tutanağıyla yapılmış olması gerekir.
  • Haciz veya rehin, kamu idaresince konulmuş olmalıdır; özel hukuk ilişkisinden doğan teslimler bu suçu oluşturmaz.
  • Suç tarihi, failin mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği tarihtir.
  • O tarihte haciz hukuken ayakta değilse suçun hukuka aykırılık unsuru oluşmaz.
  • Satış süresinde istenmediği için haciz kalkmışsa (İİK m. 106, 110) fiil suç oluşturmaz.
  • Yediemin, hacizli malı satış yerine götürmekle yükümlü değildir; götürmemek teslim amacı dışında tasarruf sayılmaz.
  • Yedieminlik, Türk Borçlar Kanunu’ndaki saklama sözleşmesinin bir türü kabul edilir; malı saklandığı yerde iade etmek yeterlidir.
  • Yedieminlik görevi hukuken sona ermişse ceza sorumluluğu doğmaz; ancak iade yükümlülüğü devam eder ve başka suçlar gündeme gelebilir.

Haciz sırasında en sık duyulan cümlelerden biri şudur: “Bu eşyaları size yediemin olarak bırakıyoruz.” Bu cümlenin ardından imzalanan tutanak, o kişiyi ceza hukuku bakımından özel bir konuma sokar. Bundan sonra eşyayı satmak, başkasına vermek ya da ortadan kaybetmek, sıradan bir borç meselesi değil, Türk Ceza Kanunu’nun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde yer alan bir suç hâline gelir.

Buna karşılık uygulamada, bu suçun kapsamı sıklıkla olması gerekenden geniş yorumlanıyor. Malı satış yerine götürmeyen, tebligatı okuyamayan ya da haczin çoktan düştüğünden habersiz olan kişiler hakkında mahkûmiyet kararları veriliyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu noktada net sınırlar çizmiştir. Aşağıda suçun unsurlarını, haczin geçerliliğiyle bağını ve içtihatla belirlenen sınırları ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TCK m. 289 — Muhafaza görevini kötüye kullanma

“(1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir. (2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir. (3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. (4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Suç ne zaman oluşur, ne zaman oluşmaz?

DurumSuç oluşur mu?Dayanak
Hacizli malı satmak, başkasına vermek, kırmakOluşurTeslim amacı dışında tasarruf (m. 289/1)
Malın bulunduğu adresten kaybolması, yerinde bulunmamasıOluşabilirTeslim amacı dışında tasarruf olarak değerlendirilir
Malı icra dairesinin belirlediği satış yerine götürmemekOluşmazKanundan doğan bir götürme yükümlülüğü yoktur
Süresinde satış istenmediği için haczin kalkmış olmasıOluşmazHukuka aykırılık unsuru yoktur (İİK m. 106, 110)
Ödeme emri tebliğinden bir yıl sonra haciz istenmesiOluşmazHaciz isteme hakkı düşmüştür (İİK m. 78)
Usulüne uygun resmî teslim tutanağı bulunmamasıOluşmaz“Resmen teslim” şartı gerçekleşmemiştir
Yetkili merci tarafından görevlendirilmemiş kişiOluşmazSuç özgü suçtur; fail yediemin olmalıdır
Özel hukuk ilişkisiyle bırakılan malOluşmazHaciz veya rehin kamu idaresince konulmuş olmalıdır
Eşyanın kovuşturmadan önce geri verilmesiOluşur, ama ceza azalırCezanın beşte dördü indirilir (m. 289/2)

Kritik nokta: Bu suçta savunmanın ilk adımı, olayın kendisi değil icra dosyasının takvimidir. Suç tarihi, failin mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği tarihtir. O tarih itibarıyla haczin hukuken ayakta olup olmadığı belirlenmelidir. Satış, taşınırlarda kanunda öngörülen süre içinde istenmemişse haciz başka bir işleme gerek kalmaksızın kalkar ve bu tarihten sonraki fiiller suçun hukuka aykırılık unsurunu taşımaz. Bu husus, dosyanın esasına girilmeden önce denetlenmesi gereken bir konudur.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Haciz tutanağının aslını temin edin; malların size yediemin sıfatıyla teslim edilip edilmediğini ve hukukî-cezaî sorumluluğun hatırlatılıp hatırlatılmadığını kontrol edin.
  2. Teslimin yetkili merci tarafından yapıldığını ve tutanağın usulüne uygun düzenlendiğini denetleyin.
  3. Haciz tarihini ve satışın hangi tarihte istendiğini icra dosyasından tespit ettirin.
  4. Süresinde satış istenmemişse haczin kalktığını, dolayısıyla hukuka aykırılık unsurunun oluşmadığını savunmanızda ileri sürün.
  5. Ödeme emrinin tebliğ tarihini ve haczin bu tarihten itibaren kanunî süre içinde istenip istenmediğini kontrol edin.
  6. İsnat edilen fiilin ne olduğunu netleştirin: malın satılması mı, kaybolması mı, yoksa yalnızca satış yerine götürülmemesi mi?
  7. Yalnızca satış yerine götürmeme söz konusuysa, bunun suçun maddi unsuru kapsamında tasarruf sayılmadığını vurgulayın.
  8. Malın hâlen elinizde ve muhafaza edildiği yerde durduğunu gösteren delilleri (fotoğraf, tanık, adres bilgisi) dosyaya sunun.
  9. İade talebinin size usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını, malın bulunduğu yerden alınmak istenip istenmediğini araştırın.
  10. Mal hâlen mevcutsa, kovuşturma başlamadan önce iade ederek cezada beşte dört indirimden yararlanmayı değerlendirin.
  11. Yedieminlik görevinizin satış veya başka bir nedenle sona erip ermediğini; sona erdiyse bunun tarihini belgeleyin.
  12. Görev sona ermiş olsa bile iade yükümlülüğünüzün sürdüğünü ve başka suçların gündeme gelebileceğini göz önünde bulundurun.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/299, K. 2018/394, 02.10.2018

Hacizli malı satış yerine götürmemek suç değildir. Eşinin borcu nedeniyle evde yapılan hacizde eşya kendisine yediemin olarak teslim edilen sanık, icra dairesince bildirilen satış gününde malları mezat salonuna getirmediği gerekçesiyle mahkûm edilmiştir. Ceza Genel Kurulu önce yedieminliğin özel hukuktaki yerini belirlemiş, saklama sözleşmesi hükümlerine göre “muhafaza eden kişinin malı götürüp teslim etme yükümlülüğü bulunmadığından, malın saklanması amacıyla teslim eden kişinin, iadesini istediği malı, muhafaza edilen yerden teslim alması gerekmektedir” demiştir. Ardından ceza hukuku bakımından sınırı çizmiştir: “faile kanuna dayanmayan bir görev yüklenmesi, diğer bir ifadeyle, bu suçun maddi unsurunu oluşturan ve ‘mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunma’ şeklinde tanımlanan fiilin kapsamını, mahcuz malı icra dairesi tarafından belirlenen satış yerine götürmemek biçiminde genişletmek; suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olup bu eylemden ibaret ihmali davranışın teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilmesi de olanaklı değildir.” Ceza Genel Kurulu, direnme hükmünün, beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 02.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/346, K. 2017/242, 18.04.2017

Haciz kalkmışsa suçun hukuka aykırılık unsuru oluşmaz; ölçüt suç tarihidir. Şirket iş yerinde haczedilerek yediemin olarak sanığa teslim edilen eşyanın, on bir gün sonra yapılan ikinci hacizde yerinde bulunmadığı tespit edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, İcra ve İflas Kanunu’nun satış isteme süresine ve haczin kalkmasına ilişkin hükümlerini inceledikten sonra ölçütü şöyle kurmuştur: “Yediemin olarak faile teslim edilen mahcuzlar ile ilgili olarak, haciz tarihinden itibaren başlayan satış isteme süresinin, failin mahcuzlar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği tarih itibarıyla dolmaması halinde haciz geçerliliğini koruduğundan, muhafaza görevini kötüye kullanma suçu oluşacaktır. Ancak haciz tarihi ile failin mahcuzlar üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği tarih arasında… satış isteme süresinin dolması ve… sürenin durmasını gerektirecek nedenlerin bulunmaması halinde, mahcuzlar üzerindeki haciz başka bir işleme gerek kalmaksızın kalkacağından, hukuka aykırılık öğesinin bulunmaması nedeniyle muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun unsurları da oluşmayacaktır.” Somut olayda suç tarihi itibarıyla süre dolmadığından suç oluşmuş sayılmıştır. Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 18.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2020/3943, K. 2020/5134, 10.06.2020

Fail, yetkili merci tarafından yediemin olarak görevlendirilmiş kişi olmalıdır. Trafikten men edilerek otoparka çekilen bir araç nedeniyle otopark işleticisi sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Daire, trafikten men edilen araçların yediemin otoparklara ya da trafik komisyonlarınca yetkilendirilmiş otoparklara tutanakla teslim edileceğine ilişkin mevzuatı aktardıktan sonra failin sıfatına ilişkin ölçütü koymuştur: “5237 sayılı TCK’nun 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin; yediemin olarak görevlendirme yetkisine sahip ilgili merci tarafından yetkilendirilmiş kişi olması gerekir.” Somut olayda sanığa yalnızca otopark açma ruhsatı verildiği belirlenmiş; “aracın yöntemince muhafaza edilmek amacıyla, sanığa teslim edildiğine ilişkin yükümlülüğünü açıklayan resmi teslim belgesi olup olmadığı araştırılarak” karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Daire, hükmün BOZULMASINA, 10.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/620, K. 2021/6017, 22.03.2021

İş yerinden ayrılan ve mallara ulaşamayan yediemin bakımından suçun unsurları oluşmaz. Haciz sırasında iş yerinde işçi olarak çalışan ve hacizli mallar kendisine yediemin olarak bırakılan sanık, sonradan iş sözleşmesi sona erdiği için iş yerinden ayrılmış; borçlunun malları başka yere götürdüğünü öğrendiğini ve işverene ulaşamadığını beyan etmiştir. Yerel mahkeme beraat kararı vermiştir. Daire bu kabulü yerinde bulmuştur: sanığın “iş verene ulaşamadığı, yedieminin mahcuz eşyayı satış yerine götürme hususunda kanundan doğan bir yükümlülüğünün bulunmadığı, mahcuz malın satış yerine götürülmemesinin TCK’nın 289. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçun maddi unsuru kapsamında tasarruf olarak değerlendirilemeyeceğinden sanığa atılı muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında; mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.” Daire, beraat hükmünün ONANMASINA, 22.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar vermiştir.

Bu dört karar bir arada okunduğunda, TCK m. 289’un uygulamada nasıl daraltıldığı ve savunmanın hangi noktalara yoğunlaşması gerektiği ortaya çıkıyor.

İlk halka, suçun özgü suç olması. Bu suçu herkes işleyemez; yalnızca kendisine mal resmen teslim edilen kişi, yani yediemin işleyebilir. “Resmen teslim”, malın yetkili resmî organ tarafından teslim edilmesini, zilyetliğin devrini ve yedieminlik yükümlülükleriyle cezaî sorumluluğun hatırlatılmasını kapsar. Bir otopark ruhsatı sahibi olmak, kişiyi kendiliğinden yediemin yapmaz; dosyada usulüne uygun bir teslim belgesi aranır.

İkinci halka, haczin kamu idaresince konulmuş olması. Suçun konusu, icra dairesi veya kamu alacaklarının tahsili mevzuatı uyarınca haczedilmiş ya da elkonulmuş maldır. Taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisiyle bırakılan mallar bu suçun kapsamına girmez; orada gündeme gelebilecek olan güveni kötüye kullanma suçudur.

Üçüncü halka, maddi unsurun sınırı. Kanun fiili “teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak” olarak tanımlar. Satmak, başkasına vermek, kırmak, ortadan kaldırmak bu kapsamdadır. Buna karşılık kanunun yüklemediği bir görevi yerine getirmemek, tasarruf sayılamaz. Ceza Genel Kurulu, satış yerine götürmemeyi bu nedenle suç saymamış ve genişletici yorumu suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bulmuştur.

Dördüncü halka, iadenin nerede yapılacağı. Yedieminlik, saklama sözleşmesinin bir türü olarak kabul edilir. Saklayan, saklanan şeyi korunması gereken yerde iade etmekle yükümlüdür. Bu nedenle malı isteyen tarafın, malı muhafaza edildiği yerden teslim alması gerekir. Yediemin adresine gidilip iade istendiği hâlde vermemek ise yükümlülüğe aykırılık oluşturur.

Beşinci halka, hukuka aykırılık unsurunun haczin geçerliliğine bağlanması. Yedieminliği doğuran işlem hukuken geçerli değilse ya da geçerliliğini yitirmişse, fiil hukuka aykırı olmaz. Süresinde satış istenmemesi hâlinde haciz kendiliğinden kalkar; ödeme emrinin tebliğinden sonra süresinde haciz istenmemişse haciz isteme hakkı düşer. Bu iki durumda da suç oluşmaz.

Altıncı halka, suç tarihinin belirleyiciliği. Suç tarihi, failin mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği tarihtir. Haczin geçerli olup olmadığı da bu tarihe göre değerlendirilir. Dolayısıyla savunmada iki tarih arasındaki mesafenin hesaplanması belirleyici olur: haciz tarihi ile tespit tarihi.

Yedinci halka, görevin sona ermesiyle sorumluluğun bitmemesi. Yedieminlik sıfatının hukuken ortadan kalkması, TCK m. 289 bakımından ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır; ancak malı iade etme yükümlülüğünü sona erdirmez. Malın tüketilmesi, satılması veya başkasına verilmesi hâlinde bu kez güveni kötüye kullanma suçu gündeme gelebilir. Bu nedenle “haciz düştü” savunması, malı elde tutmayı meşrulaştırmaz.

Sekizinci halka, etkin pişmanlığın gücü. TCK m. 289/2, eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren ya da bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişi için cezanın beşte dördünün indirilmesini öngörür. Bu, uygulamada çok yüksek bir indirim oranıdır ve zamanlaması kritiktir: indirimden yararlanmak için iade veya ödemenin kovuşturma başlamadan yapılması gerekir. Fail aynı zamanda malın sahibiyse, m. 289/1’deki yarı oranındaki indirim de ayrıca uygulanır.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Haciz tutanağını hiç okumadan imzalamakYedieminlik yükümlülüğü doğarTutanaktaki sıfat ve sorumluluk kaydı okunmalı
Satış isteme tarihini araştırmamakHaczin düştüğü savunması kaçırılırİcra dosyasından takvim çıkarılmalı
“Malı satış yerine götürmedim” fiilini kabul etmekGereksiz mahkûmiyet riskiBu fiil suçun maddi unsuru değildir
Teslim belgesinin usulünü sorgulamamakResmen teslim şartı denetlenmezYetkili merci ve tutanak incelenmeli
Malı taşınırken adres değişikliğini bildirmemekMal yerinde bulunamaz, aleyhe yorumlanırYeni muhafaza adresi icra dairesine bildirilmeli
İade talebini “gelip alsınlar” diyerek yanıtsız bırakmakYükümlülüğe aykırılık doğabilirMalın yerinde hazır olduğu yazılı olarak bildirilmeli
Etkin pişmanlık süresini kaçırmakBeşte dört indirimden yararlanılamazİade veya ödeme kovuşturmadan önce yapılmalı
Malın sahibi olunduğunu belirtmemekYarı oranındaki indirim uygulanmazMülkiyet ilişkisi dosyaya konulmalı
Haciz düştü diye malı elden çıkarmakBaşka suçlar gündeme gelirİade yükümlülüğü devam eder
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu nedir?

Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli, hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmaktır. TCK m. 289’da, Adliyeye Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir.

Cezası nedir?

Üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası. Kişi malın sahibiyse verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Bu suçu kim işleyebilir?

Yalnızca kendisine mal resmen teslim edilen yediemin. Suç özgü suç niteliğinde olduğundan, yetkili merci tarafından yediemin olarak görevlendirilmemiş kişiler fail olamaz.

Hacizli malı satış gününde götürmezsem suç işlemiş olur muyum?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yedieminin mahcuz malı satış yerine götürme konusunda kanundan doğan bir yükümlülüğü bulunmadığını; bu eylemin teslim amacı dışında tasarruf olarak değerlendirilemeyeceğini kabul etmiştir.

Alacaklı malı benden nasıl alacak?

Yedieminlik saklama sözleşmesinin bir türü sayıldığından, saklanan şey korunması gereken yerde iade edilir. Malı isteyen tarafın, malı muhafaza edildiği yerden teslim alması gerekir.

Haciz düşmüşse ne olur?

Süresinde satış istenmemesi nedeniyle haciz kalkmışsa, suçun hukuka aykırılık unsuru oluşmaz ve fiil bu suçu meydana getirmez. Aynı şekilde ödeme emrinin tebliğinden sonra süresinde haciz istenmemişse haciz isteme hakkı düşer.

Suç tarihi hangi tarihtir?

Failin, mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun tespit edildiği tarihtir. Haczin geçerliliği de bu tarihe göre değerlendirilir.

Malı geri verirsem ceza almaz mıyım?

Ceza tamamen kalkmaz, ancak çok ciddi biçimde azalır. TCK m. 289/2 uyarınca eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması hâlinde bedelini ödeyen kişide verilecek cezaların beşte dördü indirilir.

Mal benim malımsa ceza değişir mi?

Değişir. TCK m. 289/1’in son cümlesi uyarınca kişinin bu malın sahibi olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Mal kaza sonucu bozulur veya kaybolursa ne olur?

Bu hâl m. 289/3’te ayrıca düzenlenmiştir. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle malın kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi adlî para cezası ile cezalandırılır.

Ceza soruşturmasında elkonulan eşya için de aynı hüküm mü uygulanır?

Kısmen. Soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanmak, m. 289/4’te ayrı bir suç olarak düzenlenmiş olup bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Özel bir kişiye emanet bırakılan mal bu suçun konusu olur mu?

Olmaz. Suçun konusunu oluşturan haciz veya rehnin kamu idaresince konulmuş olması gerekir. Özel hukuk ilişkisinden doğan teslimlerde koşulları varsa güveni kötüye kullanma suçu gündeme gelebilir.

Yedieminlik görevim sona erdiyse malı elimde tutabilir miyim?

Tutamazsınız. Görevin hukuken sona ermesi bu suç bakımından cezaî sorumluluğu ortadan kaldırabilir; ancak malı iade etme yükümlülüğünüz devam eder ve iade etmemeniz başka suçları gündeme getirebilir.

İş yerinden ayrıldım, mallara ulaşamıyorum; sorumlu olur muyum?

Somut duruma bağlıdır. Yargıtay, hacizli malların başkası tarafından götürüldüğünü öğrenen ve işverene ulaşamayan bir çalışan bakımından suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki beraat kararını onamıştır. Bu tür durumlarda ulaşılamama ve iyi niyet somut delillerle ortaya konmalıdır.

Bu suç şikâyete bağlı mıdır?

Değildir. Adliyeye karşı işlenen bir suç olup soruşturma ve kovuşturması resen yapılır; korunan hukukî yarar kamu otoritesidir.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 289 — Muhafaza görevini kötüye kullanma
  • 5237 sayılı TCK m. 290 — Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması
  • 5237 sayılı TCK m. 155 — Güveni kötüye kullanma
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 78 — Haciz isteme hakkı ve süresi
  • 2004 sayılı İİK m. 88 — Taşınır mallarda muhafaza tedbirleri
  • 2004 sayılı İİK m. 106 — Satış isteme süresi
  • 2004 sayılı İİK m. 110 — Haczin kalkması
  • 2004 sayılı İİK m. 111 — Taksitle ödeme
  • 2004 sayılı İİK m. 358 — Üçüncü kişiye bırakılan mallar
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 561 vd. — Saklama sözleşmesi
  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 82-84 — Haciz ve muhafaza
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 5, 20 ve 34 — Araçlara ilişkin şerhler ve trafikten men

İcra hukukundaki bağlantılı konular için eve haciz gelir mi, haczedilemeyen mal ve haklar, hacizde şikâyet yolu ve mal beyanında bulunmama suçu yazılarımızı; benzer nitelikteki suç tipi için güveni kötüye kullanma suçu yazımızı; saklama ilişkisinin özel hukuktaki görünümü için saklama sözleşmesi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Muhafaza görevini kötüye kullanma iddialarında sonuç; teslim tutanağının usulü, haczin geçerliliği ve isnat edilen fiilin niteliğine göre değişir. Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara