Takas (TBK m. 139-145): Sartlari, Takas Def’i ve Mahsuptan Farki

Kısaca
- Takas, karşılıklı olarak birbirinden alacaklı iki kişiden birinin tek taraflı beyanıyla alacakları az olanı tutarınca sona erdirmesidir — TBK m. 139.
- Hukukî niteliği bozucu yenilik doğuran bir haktır; karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.
- Dört şart aranır: karşılıklılık, edimlerin özdeşliği (aynı cinsten olması), muacceliyet ve alacakların geçerli/ifa edilebilir olması.
- Özdeşlik cins ve nitelik bakımından aranır, miktar bakımından değil; alacakların kaynağının aynı olması gerekmez.
- Sözleşmeden doğan bir alacak, karşı tarafın haksız fiilden doğan tazminat alacağıyla takas edilebilir.
- Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir; aksi hâlde borçlu ihtilaf çıkararak takastan kurtulurdu.
- Zamanaşımına uğramış alacağın takası, takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla mümkündür.
- Takas bir def’idir: ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz ve kural olarak süresinde verilen cevap dilekçesinde bildirilmelidir.
- Karşı dava açmak zorunlu değildir; savunma olarak ileri sürmek yeterlidir. Karşı alacak asıl alacaktan fazlaysa ve hüküm altına alınması isteniyorsa karşı dava gerekir.
- Mahsup takastan farklıdır: ayrı iki alacak yoktur, alacağın gerçek miktarını bulmaya yarayan bir sayışmadır ve hâkim tarafından resen dikkate alınır.
- TBK m. 144 bazı alacakları koruma altına alır: tevdi edilmiş eşya, haksız alınmış eşya ve nafaka ile işçi ücreti gibi alacaklar ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilir.
- Borçlu takas hakkından önceden feragat edebilir (TBK m. 145); iflasta ise alacaklar muaccel olmasa bile takas edilebilir (m. 142).
İki tarafın birbirinden alacaklı olduğu her ilişkide aynı soru doğar: herkes önce kendi borcunu ödeyip sonra kendi alacağını mı tahsil edecek? Hukuk bu gereksiz gidiş gelişi ortadan kaldırmak için takası tanır. Takas, iki alacağı küçüğün tutarınca sona erdirir ve tarafları hem borcunu ifa etmiş hem de alacağını tahsil etmiş duruma getirir.
Uygulamada takas en çok itirazın iptali davalarında, işçilik alacaklarında ve inşaat sözleşmelerinde gündeme gelir. Buradaki asıl tartışma genellikle üç noktada düğümlenir: alacakların “aynı cinsten” sayılıp sayılmadığı, def’inin usulüne uygun ileri sürülüp sürülmediği ve ileri sürülenin gerçekte takas mı yoksa mahsup mu olduğu. Aşağıda bu üç eşiği tek tek ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
TBK m. 139 — “İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.
Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir.”
Takas beyanı ve sonuçları ayrı bir maddede düzenlenmiştir:
TBK m. 143 — “Takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erer.
Cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüller saklıdır.”
Bazı alacaklar özel olarak korunmuştur:
TBK m. 144 — “Aşağıdaki alacaklar takas haklarının doğumundan sonra, ancak alacaklıların rızasıyla takas edilebilir:
1. Tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.
2. Haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar.
3. Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup, özel niteliği gereği, doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar.”
Kefil, iflas ve feragat bakımından tamamlayıcı hükümler şunlardır:
TBK m. 140 — “Asıl borçlunun takası ileri sürme hakkı bulundukça, kefili de alacaklıya ifada bulunmaktan kaçınabilir.”
TBK m. 142 — “Borçlunun iflası hâlinde alacaklılar, muaccel olmasalar bile, alacaklarını, müflise olan borçları ile takas edebilirler.”
TBK m. 145 — “Borçlu, takas hakkından önceden de feragat edebilir.”
Takas ile mahsubun farkı
| Ölçüt | Takas | Mahsup |
|---|---|---|
| Yapı | Birbirinden bağımsız iki ayrı alacak vardır | Tek bir alacak vardır; bazı kalemler düşülür |
| Hukukî nitelik | Bozucu yenilik doğuran hak; def’i | Alacağın gerçek miktarını bulan sayışma işlemi; itiraz |
| Hâkim resen dikkate alır mı | Hayır; ileri sürülmedikçe dikkate alınamaz | Evet; borcu sona erdiren durum olarak resen gözetilir |
| Süre / usul | Kural olarak süresinde verilen cevap dilekçesinde | Cevap süresine bağlı değildir |
| Karşı dava gerekir mi | Zorunlu değil; fazlanın hüküm altına alınması isteniyorsa gerekir | Gerekmez |
| Beyan | Karşı tarafa ulaşması gereken irade açıklaması şarttır | Ayrı bir irade açıklaması aranmaz |
| Tipik örnek | Aidat borcuna karşı kambiyo senedinden doğan alacak | İade borcunda yapılan zorunlu masrafların semere bedelinden düşülmesi |
Kritik nokta. “Aynı cinsten olma” şartı, alacakların aynı hukukî sebepten doğması anlamına gelmez. Yargıtay bunu açıkça vurgular: özdeşlikten anlaşılması gereken, “borçlanılan edimlerin ifada birbirlerinin yerine geçebilecek nitelikte olması”dır. Dolayısıyla kat mülkiyetinden doğan ortak gider borcu ile haksız fiile dayalı bir tazminat alacağı, her ikisi de para alacağı olduğu sürece takas edilebilir. Alt mahkemelerin sık düştüğü hata, “dava sebepleri farklı” diyerek takas def’ini hiç incelememektir; bu, kanun yararına bozma sebebi sayılmıştır.
Ne yapmalı?
- Karşılıklılığı kontrol edin: takas beyanında bulunan kişi karşı tarafa borçlu, aynı zamanda ondan alacaklı olmalıdır. Üçüncü kişiden olan alacak takasa konu olmaz.
- Edimlerin ifada birbirinin yerine geçip geçmediğine bakın; ikisi de para alacağıysa kaynakların farklı olması sorun değildir.
- Kendi alacağınızın muaccel olduğunu belgeleyin; karşı tarafın alacağının ifa edilebilir olması yeterlidir.
- Takas iradenizi karşı tarafa ulaştırın: ihtarname, cevap dilekçesi veya icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi bu işlevi görür.
- Def’iyi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürün; sonradan bildirilirse savunmanın genişletilmesi yasağıyla karşılaşırsınız.
- Talebinizin gerçekte takas mı mahsup mu olduğunu doğru nitelendirin; mahsupta cevap süresi ve karşı dava zorunluluğu yoktur.
- Karşı alacağınız asıl alacaktan fazlaysa ve fazlasını hüküm altına aldırmak istiyorsanız karşı dava açın.
- Karşı alacağınız başka bir davada derdestse bunu belirtip o dosyanın bekletici sorun yapılmasını isteyin; çekişmeli olması takasa engel değildir.
- Zamanaşımına uğramış alacağa dayanacaksanız, takas şartlarının tamamlandığı anda alacağın henüz zamanaşımına uğramamış olduğunu gösterin.
- Nafaka, işçi ücreti ve tevdi edilmiş eşyaya ilişkin alacaklarda TBK m. 144 sınırını hatırlayın: bunlar ancak alacaklının rızasıyla takas edilir.
- Sözleşmede takastan feragat kaydı olup olmadığını denetleyin; TBK m. 145 önceden feragate izin verir.
- Harç ve vekâlet ücreti sonuçlarını hesaba katın: takas ve mahsup sonucu hüküm altına alınan miktar üzerinden harç alınır, def’i nedeniyle reddedilen kısım üzerinden def’iyi ileri süren lehine vekâlet ücretine karar verilir.
Yargıtay kararlarından
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/873, K. 2022/605, 26.04.2022
Alacağın çekişmeli ve başka bir davaya konu olması takas def’ine engel değildir; o dava bekletici sorun yapılmalıdır. Kooperatifin aidat alacağı için başlattığı takibe itiraz eden üye şirket, kooperatiften kambiyo senedine dayalı alacağı bulunduğunu belirterek takas def’inde bulunmuştu. Yerel mahkeme, takasa konu alacağın ayrı bir davanın konusu olduğu gerekçesiyle def’iyi dikkate almamış ve direnmişti. Hukuk Genel Kurulu önce iki kurumu ayırmıştır: takas, “karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukukî işlemdir”; mahsup ise “yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir” ve “borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır.” Özdeşlik konusunda ise “Özdeşlik koşulu, alacakların kaynağının da aynı olmasını gerektirmez” demiş, sözleşmeden doğan alacağın haksız fiil tazminatıyla takas edilebileceğini belirtmiştir. Çekişmeli alacak bakımından da: “Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Aksi hâlde takastan kurtulmak isteyen borçlu hemen bir ihtilaf çıkartarak amacına ulaşabilir.” Somut olayda takasın tüm koşullarının gerçekleştiğini, derdest davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini saptayarak direnme kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle hükmetmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/15773, K. 2023/718, 24.01.2023
“Aynı cinsten olma” şartı, alacakların aynı hukukî sebepten doğmasını gerektirmez. Site ortak gideri için başlatılan takibe itiraz eden kat maliki, sitedeki arızalı kapı yüzünden telefonunun kırıldığını ileri sürerek tazminat alacağıyla takas talebinde bulunmuştu. Sulh hukuk mahkemesi, asıl alacağın Kat Mülkiyeti Kanunu m. 20’den, takasa konu alacağın ise tazminattan doğduğunu, “aynı türden kaynaklanan alacaklar olmadığı”nı belirterek takas talebini hükme esas almamış ve davayı kesin olarak kabul etmişti. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyizi üzerine Daire, TBK m. 139/1’deki “…miktar para veya özdeş diğer edimleri…” ifadesinin aynı cinsten olma şartını ortaya koyduğunu, bundan “borçlanılan edimlerin ifada birbirlerinin yerine geçebilecek nitelikte olması”nın anlaşılması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda “karşılıklı edimlerin bir miktar para olduğu gözetilmeksizin sadece aynı hukuki nedene bağlı alacakların takas def’ine konu edilebileceği yanılgısı ile” def’inin değerlendirilmemesini isabetsiz bulmuş; kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, oy birliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/6236, K. 2023/7460, 22.05.2023
Takas bir def’idir; süresinde ileri sürülmüşse bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması onu geçersiz kılmaz. İşçilik alacakları davasında işveren, cevap dilekçesinde sehven fazladan ödenen yıllık izin ücretinin davacının alacaklarından mahsubunu talep etmişti. İlk derece mahkemesi bu konuda hiç karar vermemiş, bölge adliye mahkemesi ise davalının bilirkişi raporuna bu yönden itiraz etmediği gerekçesiyle istinaf sebebini reddetmişti. Daire, takasın niteliğini şöyle ortaya koymuştur: “Takas hukuki niteliği itibari ile bozucu yenilik doğuran bir haktır… Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir.” Ve usul yönünden: “Takas bir def’idir. Taraflarca ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi def’i olarak da ileri sürülebilir.” Harç ve vekâlet ücreti sonucunu da belirlemiştir: “takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def’i nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.” Süresinde ileri sürülen def’i hakkında değerlendirme yapılmamasını hatalı bularak bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, oy birliğiyle karar vermiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1088, K. 2025/6, 06.01.2025
Mahsup itirazı cevap süresine ve karşı dava açılmasına bağlı değildir. Doğal gaz satışından doğan fatura alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında, davalı site yönetimi sözleşme gereği yatırılan 150.000 TL teminatın iade edilmediğini ileri sürerek mahsup talebinde bulunmuştu. İlk derece mahkemesi bunu savunmanın genişletilmesi sayarak dikkate almamış, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmişti. Daire, iki kurumu ayrıntılı biçimde ayırmıştır: takasta “birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak” vardır; mahsupta ise “karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır” ve “Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından resen nazara alınır.” Somut olayda “mahsup itirazında bulunabilmek için cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi zorunlu olmadığı gibi karşı dava açılarak talep edilmesinin de zorunlu olmadığı”nı belirterek keşif yapılmasını ve teminatın mahsubunun araştırılmasını istemiştir. Karar, bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, oy birliğiyle verilmiştir.
Bu dört karar, takas uyuşmazlıklarının hemen tamamının döndüğü üç ekseni oluşturuyor. Birinci eksen özdeşliktir ve buradaki yaygın yanılgı düzeltilmiştir: alacakların aynı cinsten olması, aynı hukukî sebepten doğması demek değildir; ölçü, edimlerin ifada birbirinin yerine geçip geçemediğidir. İki para alacağı, biri sözleşmeden biri haksız fiilden doğsa bile takas edilebilir — bunun aksini varsayan bir karar kanun yararına bozulmuştur. İkinci eksen çekişmeli alacaktır: kanun, alacaklardan birinin çekişmeli olmasına rağmen takasa izin verir; aksi hâlde borçlu yapay bir ihtilaf çıkararak takastan kaçabilirdi. Bu durumda hâkimin yapması gereken def’iyi reddetmek değil, karşı alacağın belirlendiği derdest davayı bekletici sorun yapmaktır. Üçüncü eksen usuldür ve iki kurumun ayrımı burada pratik sonuç doğurur: takas bir def’idir, ileri sürülmedikçe dikkate alınmaz ve kural olarak süresinde verilen cevap dilekçesinde bildirilmelidir; mahsup ise bir itirazdır, cevap süresine ve karşı dava açılmasına bağlı değildir ve hâkim tarafından resen gözetilir. Aynı olguyu “takas” yerine “mahsup” olarak nitelendirmek, süre engelini aşan bir fark yaratabilir. Son olarak, def’inin başarısı harç ve vekâlet ücretine de yansır: hüküm altına alınan tutar üzerinden harç alınırken, def’i nedeniyle reddedilen kısım üzerinden def’iyi ileri süren lehine vekâlet ücretine hükmedilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| “Alacaklar farklı sebepten doğdu, takas olmaz” demek | Özdeşlik kaynak değil, edimin niteliğiyle ilgilidir | İki alacak da para ise takas mümkündür |
| Takas def’ini cevap süresinden sonra ileri sürmek | Savunmanın genişletilmesi yasağıyla karşılaşılır | Def’iyi süresinde verilen cevap dilekçesinde bildirin |
| Mahsup itirazını takas gibi sunmak | Gereksiz yere cevap süresi ve karşı dava tartışması doğar | Talebi doğru nitelendirin; mahsupta süre engeli yoktur |
| Takas beyanını karşı tarafa ulaştırmamak | TBK m. 143 beyanın bildirilmesini arar | İhtarname veya dilekçeyle iradenizi açıkça bildirin |
| Karşı alacağın çekişmeli olduğunu takasa engel saymak | Kanun açıkça aksini söyler | Derdest dosyanın bekletici sorun yapılmasını isteyin |
| Üçüncü kişiden olan alacağı takasa konu etmek | Karşılıklılık şartı gerçekleşmez | Alacağın temlik edildiğini belgeleyin ya da ayrı yol izleyin |
| Zamanaşımına uğramış alacağı koşulsuz ileri sürmek | Ancak takas anında zamanaşımına uğramamışsa mümkündür | Takas koşullarının tamamlandığı tarihi ortaya koyun |
| İşçi ücreti ve nafakayı serbestçe takas etmeye çalışmak | TBK m. 144 bu alacakları korur | Alacaklının rızası olmadan takas edilemeyeceğini bilin |
| Fazla karşı alacağı karşı dava açmadan hüküm altına aldırmaya çalışmak | Def’i yalnız savunma niteliğindedir | Fazlanın tahsili için karşı dava açın |
Sık sorulan sorular
Takas nedir?
Birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin, karşı tarafın kabulüne gerek olmaksızın tek taraflı beyanıyla bu alacakları az olanı tutarında sona erdirmesidir.
Karşı tarafın kabulü gerekir mi?
Hayır. Takas bir sözleşme değil, bozucu yenilik doğuran bir haktır; beyanın karşı tarafa ulaşması yeterlidir.
Alacakların aynı sözleşmeden doğması şart mı?
Hayır. Özdeşlik koşulu alacakların kaynağının aynı olmasını gerektirmez. İkisi de para alacağı ise, biri sözleşmeden biri haksız fiilden doğsa bile takas edilebilir.
Miktarlar eşit olmak zorunda mı?
Hayır. Özdeşlik cins ve nitelik bakımından aranır; miktar bakımından değil. Her iki borç, daha az olan borç tutarınca sona erer.
Alacağım tartışmalıysa takas ileri sürebilir miyim?
Evet. TBK m. 139/2 açıkça izin verir. Aksi hâlde borçlu yapay bir ihtilaf çıkararak takastan kurtulabilirdi.
Karşı alacağım başka bir davada görülüyor; ne olur?
Takas def’i yine ileri sürülebilir. Hâkimin yapması gereken, o derdest davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapıp sonucuna göre karar vermektir.
Zamanaşımına uğramış alacağımı takas edebilir miyim?
Ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamışsa. Bu, TBK m. 139/3’ün getirdiği özel bir istisnadır.
Takas için karşı dava açmam gerekir mi?
Hayır, savunma olarak ileri sürmek yeterlidir. Ancak karşı alacağınız asıl alacaktan fazlaysa ve fazlanın hüküm altına alınmasını istiyorsanız karşı dava açmanız gerekir.
Takas def’ini ne zaman ileri sürmeliyim?
Kural olarak süresinde verilen cevap dilekçesinde. Sonradan ileri sürülürse savunmanın genişletilmesi yasağı gündeme gelir.
Hâkim takası kendiliğinden dikkate alır mı?
Hayır. Takas bir def’idir; taraflarca ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Mahsup ise resen gözetilir.
Takas ile mahsup arasındaki fark nedir?
Takasta birbirinden bağımsız iki alacak vardır; mahsupta ise tek bir alacağın gerçek miktarını bulmak için bazı kalemler düşülür. Mahsup cevap süresine ve karşı dava açılmasına bağlı değildir.
İşçi ücreti veya nafaka takas edilebilir mi?
TBK m. 144 uyarınca nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olan alacaklar ancak alacaklının rızasıyla takas edilebilir.
Kefil, asıl borçlunun takas hakkına dayanabilir mi?
Evet. TBK m. 140’a göre asıl borçlunun takası ileri sürme hakkı bulundukça, kefil de alacaklıya ifada bulunmaktan kaçınabilir.
Borçlu iflas ederse takas mümkün mü?
Evet ve daha da geniştir. TBK m. 142 uyarınca borçlunun iflası hâlinde alacaklılar, alacakları muaccel olmasa bile bunları müflise olan borçlarıyla takas edebilirler.
Sözleşmeye “takas yapılamaz” kaydı konabilir mi?
Evet. TBK m. 145 uyarınca borçlu takas hakkından önceden feragat edebilir.
İlgili mevzuat
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 139 — Takasın koşulları
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 140 — Kefalette takas
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 142 — İflas hâlinde takas
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 143 — Takas beyanı ve hükümleri
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 144 — Alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 145 — Takastan feragat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141 — İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 165 — Bekletici sorun
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67 — İtirazın iptali davası
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 20 — Ortak giderlere katılma borcu
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: itirazın iptali davası, menfi tespit davası, zamanaşımının kesilmesi ve durması, kefalet sözleşmesi, iflas yoluyla takip.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sonuç, dosyadaki belgelere ve olayın özelliklerine göre değişir. Takas def’inin süresinde ve doğru nitelendirmeyle ileri sürülmesi davanın sonucunu doğrudan etkiler.