Otoparka Bırakılan Araç Çalınırsa veya Zarar Görürse: Saklama Sözleşmesi ve İşletenin Sorumluluğu

- Aracı otoparka, garaja veya valeye bırakmak, TBK m. 561’deki saklama (vedia) sözleşmesini kurar; yazılı sözleşmeye gerek yoktur.
- Fiş, makbuz veya teslim tutanağı düzenlenmemiş olması, aracın teslim edilmediği anlamına gelmez; zımnî teslim de sözleşmeyi kurar.
- TBK m. 579, garaj ve otopark işletenler için kusursuz nitelikte sözleşmesel sorumluluk öngörür: işletenin veya personelinin kusuru aranmaz.
- İşleten ancak zararın saklatanın (veya yakınının) kusurundan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat ederek kurtulabilir.
- “Kaybolan eşyadan sorumlu değiliz” türü levhalar hükümsüzdür; kanun, ilanla sorumsuzluk kaydını açıkça geçersiz sayar.
- Kusur yoksa sorumluluk, alınan günlük saklama ücretinin on katıyla sınırlıdır; kusur varsa bu tavan uygulanmaz.
- Otel, motel, pansiyon ve tatil köylerinde ise sınır günlük konaklama ücretinin üç katıdır (TBK m. 576).
- Kıymetli eşya, para ve kıymetli evrak işletene saklatılmamışsa işleten yalnız kusuru hâlinde sorumludur (TBK m. 577).
- Konaklayan, zararı öğrenir öğrenmez işletene bildirmezse istem hakkını kaybeder (TBK m. 578).
- Zararın miktarı tam ispatlanamıyorsa hâkim TBK m. 50/2 uyarınca hakkaniyete göre belirler.
- İşletenin, ücret ve saklama giderleri için bıraktığınız araç üzerinde hapis hakkı vardır (TBK m. 580); aracın maliki ile borçlunun aynı kişi olması şart değildir.
- Araç trafik ekiplerince yediemin otoparkına çekilmişse saklama sözleşmesi kurulmaz; ilişki vekâletsiz iş görme olarak nitelendirilir.
Aracını ücretli otoparka bırakan, restoranın valesine anahtarı teslim eden, otelin otoparkına park eden herkes aslında bir sözleşme kurar. Bu sözleşmenin adı hukukta saklama (eski deyişle vedia) sözleşmesidir ve karşı tarafa sadece “yer verme” değil, aracı güvenli bir yerde koruma borcu yükler. Otoparkın camı kırılıp içindeki çanta alındığında, araç çalındığında veya vale aracı çarptığında tartışma buradan başlar.
Uygulamada en çok karşılaşılan savunma, duvara asılmış bir levhadır: “Araçta bırakılan eşyadan sorumlu değiliz.” Kanun koyucu bu savunmayı baştan geçersiz saymıştır. Aşağıda otopark, garaj, vale ve otel işletenlerinin sorumluluğunun sınırlarını, tavanları ve Yargıtayın uygulamasını ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.
Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir.”
“Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen hayvan, at arabası, bunlara ait koşum ve benzeri eşya ile motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludurlar. Ancak işletenler, zararın saklatan veya ziyaretçisi ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle, bu sorumluktan kurtulurlar.
Ancak, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu, kendilerine veya çalışanlarına bir kusur yüklenmedikçe, saklananların her biri için alınan günlük saklama ücretinin on katını aşamaz.
İşleten böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu bu Kanunda gösterilmemiş olan bir koşula bağladığını, herhangi bir yolla ilan etse bile, sorumluluktan kurtulamaz.”
“Otel, motel, pansiyon, tatil köyü gibi yerleri işletenler, konaklayanların getirdikleri eşyanın yok olması, zarara uğraması veya çalınmasından sorumludurlar. Ancak işletenler, zararın bizzat konaklayana veya onu ziyarete gelen ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kimseye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat etmekle, bu sorumluluktan kurtulurlar.
Bu sorumluluk, işletenlere veya çalışanlarına bir kusur yüklenmedikçe, konaklayanlardan her biri için, günlük konaklama ücretinin üç katını aşamaz.”
“Kıymetli eşya veya oldukça önemli miktarda para veya kıymetli evrak, işletene saklanması için bırakılmamışsa, işleten ancak kendisinin veya çalışanlarının kusuru hâlinde sorumlu olur.
İşleten, bunları saklamak üzere almış veya almaktan kaçınmışsa, eşyanın tam değerinden sorumludur.”
“Konaklayan zararını öğrenir öğrenmez işletene bildirmezse, istem hakkını kaybeder.
İşleten böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu bu Kanunda gösterilmemiş olan bir koşula bağladığını, herhangi bir yolla ilan etse bile, sorumluluktan kurtulamaz.”
Otopark mı, otel mi, yediemin mi? Rejimler farklıdır
| Ölçüt | Garaj / otopark / vale (TBK m. 579) | Otel / motel / pansiyon (TBK m. 576-578) | Yediemin otoparkı (çekilen araç) |
|---|---|---|---|
| Hukukî ilişki | Saklama (vedia) sözleşmesi | Konaklama sözleşmesine bağlı yasal sorumluluk | Sözleşme yok; vekâletsiz iş görme |
| Kusur aranır mı? | Hayır, kusursuz sözleşmesel sorumluluk | Hayır, kusursuz sorumluluk | Yönetmelik yükümlülükleri ve genel hükümlere göre |
| Kurtuluş beyyinesi | Saklatanın kusuru, mücbir sebep, eşyanın niteliği | Konaklayanın kusuru, mücbir sebep, eşyanın niteliği | Genel sorumluluk hükümleri |
| Kusursuz hâlde tavan | Günlük saklama ücretinin on katı | Günlük konaklama ücretinin üç katı | Tavan öngörülmemiştir |
| Kusur varsa | Tavan uygulanmaz, gerçek zarar | Tavan uygulanmaz, gerçek zarar | Gerçek zarar |
| Kıymetli eşya | Ayrıca teslim edilmemişse ispat ve takdir sorunu doğar | Saklatılmamışsa yalnız kusur hâlinde sorumluluk (m. 577) | — |
| Sorumsuzluk ilanı | Geçersiz | Geçersiz | — |
| Bildirim yükü | Genel hükümler | Zararı öğrenir öğrenmez bildirmezse hak düşer (m. 578) | Genel hükümler |
| İşletenin hapis hakkı | Var (TBK m. 580) | Var (TBK m. 580) | Saklama hizmeti karşılığı doğan borç için var |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Olayı fark eder etmez kolluğa bildirin ve tutanak tutturun. Aracın çalındığı, camının kırıldığı veya hasar gördüğü an ile yer, sorumluluk zincirinin başlangıcıdır.
- Aynı anda işletmeye yazılı bildirimde bulunun. Özellikle otel ve benzeri konaklama yerlerinde, zararı öğrenir öğrenmez bildirmemek istem hakkını düşürür (TBK m. 578).
- Aracın otoparka/otele girişini kanıtlayacak her şeyi toplayın: giriş fişi, POS slipi, HGS/kamera kaydı, otel rezervasyon ve konaklama kaydı, tanık beyanları.
- Fiş veya makbuz almadıysanız umutsuzluğa kapılmayın. Yargıtay, teslim tutanağı, makbuz veya fiş bulunmamasının aracın teslim edilmediği sonucunu doğurmayacağını kabul etmektedir; anahtarın teslimi ve zımnî kabul yeterlidir.
- İşletmedeki güvenlik kamerası kayıtlarının derhâl muhafazasını isteyin; gecikirse kayıtlar silinir. Gerekirse delil tespiti talebinde bulunun.
- İşletmenin güvenlik önlemlerini belgeleyin: bariyer var mı, kamera çalışıyor mu, anahtarlar kilitli dolapta mı tutuluyor, giriş-çıkışta kayıt yapılıyor mu? Bu tespitler kusuru ortaya koyar ve on kat tavanını kaldırır.
- Günlük saklama ücretini belgeleyin. Kusur ispatlanamazsa tazminat bu ücretin on katıyla sınırlı olacağından, ücretin miktarı doğrudan tazminatı belirler.
- Araç içindeki eşyalar için ayrı bir ispat çabası gerekir. Ticarî mal, altın, nakit veya kıymetli evrak söz konusuysa fatura, sevk irsaliyesi, ticarî defter kaydı ve stok hareketleri hazırlayın.
- Kıymetli eşyanızı mümkünse işletmeye ayrıca teslim edin ve teslim belgesi alın. Otellerde bu, sorumluluğun tam değere kadar genişlemesini sağlar (TBK m. 577/2).
- Zararın miktarını tam ispatlayamıyorsanız TBK m. 50/2’ye dayanın; hâkim, olayların olağan akışını ve aldığınız önlemleri gözeterek zararı hakkaniyete göre belirleyebilir.
- Kasko poliçeniz varsa önce sigortacınıza başvurun; ancak poliçe kapsamını kontrol edin. Otoparkın mesleki faaliyet sorumluluk poliçesi genellikle bırakılan aracın kendisinde oluşan zararı değil, o aracın üçüncü kişilere verdiği zararı karşılar.
- Araç trafik ekiplerince çekilip yediemin otoparkında zarar gördüyse, dayanağınızı doğru kurun: burada saklama sözleşmesi yoktur, ilişki vekâletsiz iş görme olarak nitelendirilir ve Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği’ndeki yükümlülükler devreye girer.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5238, K. 2024/1452, 26.02.2024
Otopark işletenin sorumluluğu kusursuzdur; “sorumlu değiliz” levhası hükümsüzdür ve zarar ispatlanamıyorsa hakkaniyete göre belirlenir. Kuyumcu olan davacının otoparka bıraktığı aracın arka camı kırılmış, içindeki çanta alınmıştır. İşletme, otoparkta “Teslim edilmeyen değerli eşyalarınızdan müessesemiz mesul değildir” uyarısının bulunduğunu savunmuştur. Daire önce rejimi ortaya koymuştur: “6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 579 uncu maddesinde kusursuz nitelikte bir sözleşmesel sorumluluk hâli düzenlenmiştir… bu yerleri işletenin veya personelinin kusuru, sorumluluğun mevcudiyeti için aranan bir koşul değildir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca da otopark, garaj yahut benzeri yerleri işleten, böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu bu Kanun’da gösterilmemiş olan bir koşula bağladığını, herhangi bir yolla ilan etse dahi sorumluluktan kurtulamaz.” Somut olayda manevî tazminata hükmedilirken maddî tazminatın tümüyle reddedilmesi çelişkili bulunmuş; olayın oluş şekli, zarar görenin kusur oranı, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile m. 579/2 birlikte değerlendirilerek hakkaniyete uygun maddî tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/694, K. 2025/8310, 22.05.2025
Otopark işletmecisi, tüm dikkat ve itinayı gösterse dahi hasarın yine de meydana geleceğini ispat etmedikçe zarardan sorumludur. Sigorta tahkim yargılamasından gelen dosyada Daire, saklama sözleşmesinin kurulduğunu tespit ettikten sonra sorumluluğun kapsamını şöyle çizmiştir: “Bu sözleşme ile saklayıcı, saklatanca kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer. Davalı otopark işleticisi, kendisine güvenerek gelen müşterilerini her türlü tehlikeye karşı korumak üzere gerekli önlemlerini almak zorunda olup, bunu yapmadığı takdirde meydana gelen zarardan sorumludur. Yani davalı otopark işleticisi, üzerine düşen tüm dikkat ve itinayı gösterse dahi, bu hasarın meydana geleceğini ispat etmediği takdirde meydana gelen zararı ödemekle yükümlüdür. Saklayıcı, gerek sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcuna aykırı davranması gerekse istihdam edenin sorumluluğu nedeniyle oluşan zarardan sorumludur.” Daire, davalının poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/2445, K. 2023/6955, 01.11.2023
İşletenin hapis hakkı için aracı bırakan ile malikin aynı kişi olması gerekmez. El konularak yediemin sıfatıyla teslim edilen bir tekne, beraat kararından sonra malik tarafından teslim alınmamış ve saklama ücreti ödenmemiştir. İşletmeci, TBK m. 580 uyarınca hapis hakkı tanınmasını ve rehinli takip başlatılmasını istemiş; derece mahkemeleri, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Daire bu yaklaşımı bozmuştur. Kararda önce genel kural konulmuştur: “Otopark, garaj gibi yerleri işletenler ile buraya taşıtını bırakmak isteyenler arasında bir sözleşme kurulması gerekmekte olup, bu sözleşme TBK’nun 561. ve devamında düzenlenen genel saklama sözleşmesi olarak nitelendirilir… bahsi geçen sözleşmenin kurulması için işletene bırakılan taşıtın mülkiyetinin taşıtı bırakana ait olması gerekmemektedir. Sözleşmenin kurulması için TBK böyle bir zorunluluk getirmemekte, zilyetliğin taşıtı bırakana ait olmasını yeterli görmektedir.” Daire, sunulan saklama hizmeti nedeniyle bir borcun doğduğunu, ödenmediği takdirde işletenin TBK m. 580 uyarınca hapis hakkına sahip olduğunu ve alacağını saklanan malın paraya çevrilmesi yoluyla alabileceğini belirtmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7715, K. 2023/12228, 20.11.2023
Trafik ekiplerince çekilen araçta saklama sözleşmesi kurulmaz; mesleki faaliyet poliçesi de aracın kendisindeki zararı karşılamaz. Trafik ekiplerince yediemin deposuna çekilen araç, üç gün sonra çıkan yangında tamamen zarar görmüş; malik, depo işletmecisinin zorunlu mali (mesleki faaliyet) sorumluluk sigortacısına başvurmuştur. Daire önce hukukî ilişkiyi nitelendirmiştir: “Somut olayda araç trafik ekiplerince yediemin otoparkına bırakılmış olup davacı ile otopark işletmesi arasında bir saklama sözleşmesi bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca aradaki hukuki ilişki 6098 sayılı Kanun’un 526 ncı vd. Maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme olarak nitelendirilebilecektir.” Poliçe bakımından ise sonuç şudur: “aracın kendisinde meydana gelen zarara poliçe kapsamında teminat verilmemiş olup teşebbüs sahibine bırakılan motorlu aracın üçüncü şahıslara vereceği zararlar teminat kapsamındadır.” Bu nedenle sigortacının sorumluluğu bulunmadığı belirlenmiştir. Sonuç: İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Birinci halka: sorumluluğun temeli sözleşmedir, haksız fiil değil. Aracı bırakmakla kurulan saklama sözleşmesi, işletene yalnız “yer verme” değil, güvenli bir yerde koruma borcu yükler. Bu, sorumluluğun kaynağını değiştirdiği gibi ispat yükünü de tersine çevirir: zarar görenin işletenin kusurunu ispatlaması gerekmez; aksine işleten, kurtuluş sebeplerinden birini ispatlamak zorundadır. 2025 tarihli karardaki ifade bu yükü çok net gösteriyor — işletmeci “üzerine düşen tüm dikkat ve itinayı gösterse dahi, bu hasarın meydana geleceğini ispat etmediği takdirde” zararı ödemekle yükümlüdür.
İkinci halka: levhalar hukuku değiştirmez. “Değerli eşyalarınızdan sorumlu değiliz” yazısı, kanunun açık hükmü karşısında sonuç doğurmaz. TBK m. 579/3, işletenin sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu kanunda gösterilmemiş bir koşula bağladığını herhangi bir yolla ilan etse bile sorumluluktan kurtulamayacağını söyler. Aynı yasak, oteller için m. 578/2’de tekrarlanmıştır. Bu, sözleşme özgürlüğüne getirilmiş bilinçli bir sınırdır: hizmeti sunan taraf, riski tek taraflı bir duyuruyla müşteriye devredemez.
Üçüncü halka: tavanın kalkması kusura bağlıdır, sorumluluğun doğması değil. Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur. Otopark işleteni, hiç kusuru olmasa bile sorumludur; ancak bu hâlde ödeyeceği miktar günlük saklama ücretinin on katıyla sınırlıdır. Kamera sisteminin bulunmaması, bariyer ve giriş-çıkış kontrolünün olmaması, anahtarların kilitsiz kulübede tutulması gibi olgular kusur olarak kabul edildiğinde ise tavan kalkar ve gerçek zarar gündeme gelir. Dolayısıyla dosyada asıl mücadele, çoğu zaman güvenlik önlemlerinin yeterliliği üzerinden yürür.
Dördüncü halka: zararın ispatı ile sorumluluğun varlığı ayrı sorunlardır. 2024 tarihli kararda araçtan çanta alındığı tartışmasızdır; tartışmalı olan, çantada iddia edilen miktarda altın bulunup bulunmadığıdır. Derece mahkemesi bunu ispatlanamamış sayıp maddî tazminatı tümüyle reddetmiş, ancak manevî tazminata hükmetmiştir. Daire bu çelişkiye işaret ederek TBK m. 50/2’yi hatırlatmıştır: zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek miktarı hakkaniyete göre belirler. Yani “tam ispatlayamadın” gerekçesiyle sıfır tazminat verilmesi doğru değildir.
Beşinci halka: sözleşme kurulup kurulmadığı, sonucu kökten değiştirir. Aracı kendi iradenizle otoparka bırakmışsanız saklama sözleşmesi vardır ve TBK m. 579 rejimi işler. Buna karşılık araç trafik ekiplerince çekilip yediemin otoparkına konulmuşsa, malik ile işletme arasında bir sözleşme iradesi yoktur; ilişki vekâletsiz iş görme olarak nitelendirilir ve sorumluluk, Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği’ndeki yükümlülükler ile genel hükümler üzerinden kurulur. Bu ayrımı baştan yapmamak, dosyanın yanlış hukukî temele oturmasına yol açar.
Altıncı halka: ilişki tek yönlü değildir. İşletenin borcu kadar hakkı da vardır. TBK m. 580, işletene ücret ve saklama giderlerinden doğan alacakları için bırakılan eşya üzerinde hapis hakkı tanır. 2023 tarihli karar bu hakkın kapsamını genişletici biçimde yorumlamıştır: sözleşmenin kurulması için taşıtın mülkiyetinin bırakana ait olması gerekmediği gibi, hapis hakkının kullanılması için de malik ile borçlunun aynı kişi olması aranmaz. Aksi kabul, kararın deyişiyle, kanundaki düzenlemenin hukukî yararını ortadan kaldırırdı.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| “Fiş almadım, sözleşme kurulmadı.” | Fiş, makbuz veya tutanak şart değildir. Anahtarın teslimi ve zımnî kabul saklama sözleşmesini kurar. |
| “Levhada sorumlu olmadıkları yazıyordu.” | İlanla yapılan sorumsuzluk kaydı kanunen geçersizdir (TBK m. 579/3, m. 578/2). |
| “İşletenin kusurunu ispatlamam gerekir.” | Sorumluluk kusursuzdur. İspat yükü işletendedir: saklatanın kusuru, mücbir sebep veya eşyanın niteliği. |
| “Kusur yoksa hiç tazminat alamam.” | Kusur yoksa da tazminat vardır; yalnızca günlük saklama ücretinin on katıyla sınırlıdır. |
| “Zararın tam miktarını ispatlayamazsam dava reddedilir.” | TBK m. 50/2 uyarınca hâkim, zararı hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir. |
| “Otelde de on kat sınırı uygulanır.” | Otel, motel, pansiyon ve tatil köylerinde sınır günlük konaklama ücretinin üç katıdır (TBK m. 576/2). |
| “Zararı sonra bildiririm, acelesi yok.” | Konaklama yerlerinde zararı öğrenir öğrenmez bildirmemek istem hakkını düşürür (TBK m. 578/1). |
| “Araçtaki altınları söylemeye gerek yoktu.” | Kıymetli eşya, para ve kıymetli evrak ayrıca saklatılmamışsa sorumluluk kusur şartına bağlanır (TBK m. 577). |
| “Otoparkın poliçesi aracımdaki hasarı karşılar.” | Mesleki faaliyet sorumluluk poliçesi kural olarak bırakılan aracın üçüncü kişilere verdiği zararı karşılar, aracın kendisindeki zararı değil. |
Aracımı otoparka bırakmakla sözleşme kurulmuş olur mu?
Evet. Otopark, garaj ve benzeri yerleri işletenlerle taşıtını bırakanlar arasında TBK m. 561 ve devamında düzenlenen saklama sözleşmesi kurulur. Yazılı sözleşme, fiş veya makbuz düzenlenmesi zorunlu değildir; anahtarın teslimi ve işletmenin kabulü yeterlidir.
Fiş veya makbuz almadım, hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. Yargıtay, teslim-tesellüm tutanağı, makbuz veya fiş bulunmamasının aracın teslim edilmediği sonucunu doğurmayacağını kabul etmektedir. Tanık beyanı, kamera kaydı, giriş-çıkış kayıtları ve işletme çalışanlarının ikrarı teslimi ispatlamaya elverişlidir.
Otopark işleteni kusuru olmasa da sorumlu mudur?
Evet. TBK m. 579 kusursuz nitelikte sözleşmesel bir sorumluluk öngörür. İşletenin veya personelinin kusuru, sorumluluğun doğması için aranmaz. İşleten ancak zararın saklatanın kusurundan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat ederek kurtulabilir.
“Sorumlu değiliz” levhası işletmeyi korur mu?
Hayır. Kanun açıkça, işletenin böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu kanunda gösterilmemiş bir koşula bağladığını herhangi bir yolla ilan etse bile sorumluluktan kurtulamayacağını söylemektedir.
Ne kadar tazminat alabilirim?
İşletene veya çalışanlarına kusur yüklenemiyorsa tazminat, saklananların her biri için alınan günlük saklama ücretinin on katını aşamaz. Kusur varsa bu tavan uygulanmaz ve gerçek zararın tazmini istenebilir.
Otoparkta kamera ve bariyer yoktu; bu kusur sayılır mı?
Somut olaya göre değerlendirilir; ancak uygulamada kamera sisteminin bulunmaması, giriş-çıkış kontrolünün yapılmaması, anahtarların kilitli dolapta tutulmaması gibi eksiklikler kusur olarak kabul edilebilmektedir. Kusurun kabulü, on kat tavanını ortadan kaldırır.
Otelde kalırken eşyam çalınırsa ne olur?
Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü işletenleri, konaklayanların getirdiği eşyanın yok olması, zarara uğraması veya çalınmasından sorumludur. Kusur yoksa sorumluluk, konaklayanların her biri için günlük konaklama ücretinin üç katını aşamaz.
Otelde para veya mücevherim çalındı; tam değerini alabilir miyim?
Kıymetli eşya, önemli miktarda para veya kıymetli evrak işletene saklanması için bırakılmamışsa, işleten yalnızca kendisinin veya çalışanlarının kusuru hâlinde sorumlu olur. Buna karşılık işleten bunları saklamak üzere almış ya da almaktan kaçınmışsa eşyanın tam değerinden sorumludur.
Zararı ne zaman bildirmeliyim?
Konaklama yerlerinde zararı öğrenir öğrenmez işletene bildirmezseniz istem hakkınızı kaybedersiniz. Otopark ve garajlarda böyle özel bir düşme hükmü bulunmasa da, gecikme delillerin kaybına yol açacağından derhâl bildirim yapmanız gerekir.
Araç içinde bıraktığım eşyalar da kapsamda mı?
TBK m. 579, motorlu taşıt ve eklentilerinden söz eder. Araç içindeki ticarî mal, nakit veya değerli eşya bakımından asıl güçlük, bunların araçta bulunduğunun ve miktarının ispatıdır. Fatura, irsaliye, ticarî defter kaydı ve stok hareketleri bu noktada belirleyici olur.
Zararın miktarını tam ispatlayamıyorum, ne olacak?
TBK m. 50/2’ye göre uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
Otopark ücretimi ödemezsem aracımı vermeyebilirler mi?
Evet. TBK m. 580, işletenlere ücretlerini veya saklama giderlerinden doğan alacaklarını güvenceye almak için bırakılan eşya üzerinde hapis hakkı tanır. Kiraya verenin hapis hakkına ilişkin hükümler kıyasen uygulanır ve alacak, malın paraya çevrilmesi yoluyla tahsil edilebilir.
Aracı ben bıraktım ama malik başkası; sözleşme geçerli mi?
Evet. Yargıtay, saklama sözleşmesinin kurulması için taşıtın mülkiyetinin bırakana ait olmasının gerekmediğini, zilyetliğin bırakana ait olmasının yeterli olduğunu belirtmiştir. Aynı şekilde işletenin hapis hakkı için de malik ile borçlunun aynı kişi olması aranmaz.
Aracım trafik ekiplerince çekildi ve otoparkta zarar gördü; aynı hükümler mi uygulanır?
Hayır. Bu hâlde malik ile işletme arasında bir saklama sözleşmesi kurulmadığından ilişki vekâletsiz iş görme olarak nitelendirilmektedir. Sorumluluk, Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği’ndeki yükümlülükler ve genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
Otoparkın sigortası zararımı karşılar mı?
Poliçenin kapsamına bakmak gerekir. Karayolları Trafik Kanunu m. 104 kapsamındaki zorunlu mali (mesleki faaliyet) sorumluluk poliçesi, kural olarak işletmeye bırakılan aracın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar; aracın kendisinde oluşan hasar bu teminatın dışında kalabilir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 561 — Saklama sözleşmesinin tanımı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 562-565 — Saklatanın ve saklayanın borçları
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 576 — Konaklama yerlerini işletenlerin sorumluluğu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 577 — Kıymetli eşya
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 578 — Sorumluluğun kalkması ve bildirim
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 579 — Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 580 — İşletenin hapis hakkı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50 — Zararın belirlenmesi
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 66 — Adam çalıştıranın sorumluluğu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 526 vd. — Vekâletsiz iş görme
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85 ve 104 — İşleten sıfatı ve mesleki faaliyet sigortası
- Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği m. 16, 17 ve 30 — Lisans sahibinin yükümlülük, sorumluluk ve sigorta zorunluluğu
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m. 66), Vekâletsiz iş görme, Kasko sigortasında teminat dışı hâller, Kasko tazminatının reddi, Araç mülkiyetinin devri ve emin sıfatıyla zilyet, Zilyetlik ve korunması.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Sorumluluğun kapsamı, aracın nasıl ve kime teslim edildiğine, işletmenin aldığı önlemlere ve poliçe kapsamına göre her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.