Yapım İşinde Gecikme Cezası ve Süre Uzatımı: İhtar Şartı, Cezalı Çalışma ve Yasaklama Riski

Kısaca
- Yüklenicinin taahhüdünü sözleşmeye uygun yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi hâlinde, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanır.
- 4735 sayılı Kanun m.20/a uyarınca fesih için, gecikme cezası uygulanmak üzere idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi aranır.
- Bu şart gerçekleşirse ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir, sözleşme feshedilerek hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir.
- Buna karşılık m.20/b, sözleşmenin uygulanması sırasında m.25’teki yasak fiil veya davranışların tespiti hâlinde süre verilmeksizin feshe imkân tanır.
- Danıştay 13. Dairesi, “cezasız ek süre verildi, aksi hâlde işlem yapılır” içerikli bir yazının m.20/a’daki ihtar niteliğini taşımadığına karar vermiştir.
- On günlük ihtar aşaması işletilmeden doğrudan feshe ve ardından yasaklamaya gidilmesi, yasaklama işlemini hukuka aykırı hâle getirir.
- Süre uzatımı talebinin kabulü hâlinde, uzatılan sürenin ne zaman başlayacağı belirleyicidir; Danıştay, bildirim tarihinin esas alındığı uygulamayı yerinde bulmuştur.
- Süre uzatımı yazısında “verilen sürenin sözleşme bitim tarihinden başlayacağı” belirtilmemişse, sürenin bildirimle birlikte uzadığı kabul edilmiştir.
- Süre uzatımı kabul edildiğinde yükleniciye işi tamamlaması için yeni bir hak tanınmış olur; bu, sonraki fesih ve yasaklama değerlendirmesini değiştirir.
- İhale dokümanında yer almayan bir imalatın yükleniciden istenmesi, işin yapılamamasının haklı sebebi olarak ileri sürülebilir.
- Yapım sözleşmelerinde iş artışı, anahtar teslimi götürü bedelde sözleşme bedelinin %10’una kadar ve belirli şartlarla mümkündür (4735 m.24).
- İş bu şartlar dâhilinde tamamlanamayacaksa artış yapılmaksızın hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir.
- Fesih haksızsa, adlî yargıda açılan tazminat davasındaki bilirkişi tespitleri idarî yargıda dikkate alınmalıdır; bunlar araştırılmadan verilen karar eksik incelemedir.
- Yasaklama, 4735 m.26 uyarınca fiil veya davranışın özelliğine göre bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar uygulanır.
- Sermaye şirketlerinde, sermayenin yarısından fazlasına sahip gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında da yasaklama kararı verilir.
Kamu yapım işlerinde takvimin kayması olağandır; asıl mesele bu kaymanın hukukî sonucudur. Aynı gecikme, doğru usul izlendiğinde yalnızca gecikme cezasıyla sonuçlanırken, usul atlandığında sözleşmenin feshine, teminatın gelir kaydına ve iki yıla kadar ihalelerden yasaklanmaya kadar gidebilir.
Bu yazıda gecikme cezasının nasıl uygulandığını, feshin ön şartı olan on günlük ihtarın niteliğini, süre uzatımının ne zaman başladığını ve Danıştay 13. Dairesi’nin bu ölçütleri son yıllarda nasıl netleştirdiğini inceliyoruz.
Kanunî dayanak
4735 sayılı Kanun m.20 (İdarenin sözleşmeyi feshetmesi)
“Aşağıda belirtilen hâllerde idare sözleşmeyi fesheder: a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25. maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi, hâllerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.”
4735 sayılı Kanun m.25/f ve m.26 (Yasak fiil ve yasaklama)
“Madde 25 – Sözleşmenin uygulanması sırasında aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır: … f) Mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek.”
“Madde 26 – 25. maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya davranışlarının özelliğine göre, bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar, 4734 sayılı Kanun’un 2. ve 3. maddeleri ile istisna edilenler dâhil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilir. … Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması hâlinde şirket ortaklarının tamamı hakkında, sermaye şirketi olması hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında birinci fıkra hükmüne göre yasaklama kararı verilir.”
Değişiklik uyarısı – iş artışı sınırı ve tasfiye
Gecikmenin sebebi çoğu zaman ihale dokümanında öngörülmemiş imalatlardır. Bu noktada 4735 sayılı Kanun m.24 belirleyicidir: “Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması hâlinde, artışa konu olan iş; a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması, b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması, şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10’una … kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir… İşin bu şartlar dâhilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.”
Ayrıca 4735 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 4. madde, 31.08.2018 tarihinden önce ihalesi yapılan ve o tarihte devam eden sözleşmeler için, 60 gün içinde yazılı başvuru şartıyla fesih-tasfiye, devir veya süre uzatımı imkânı getirmiştir. Bu geçici düzenlemeye dayanılarak verilen süre uzatımları, aşağıdaki kararlardan birinin konusunu oluşturmaktadır.
| Ölçüt | m.20/a – gecikme sebebiyle fesih | m.20/b – yasak fiil sebebiyle fesih |
|---|---|---|
| Sebep | Taahhüdün yerine getirilmemesi veya işin süresinde bitirilmemesi | m.25’teki yasak fiil veya davranışın tespiti |
| Ön şart | En az on gün süreli, nedenleri açıkça belirtilen ihtar | Süre verilmesi gerekmez |
| İhtarın işlevi | Gecikme cezası uygulanarak düzeltme imkânı tanır | Böyle bir imkân tanınmaz |
| Fesih anı | İhtar süresi sonunda aynı durumun devamı | Tespit üzerine derhâl |
| Teminatın durumu | Gelir kaydedilir | Gelir kaydedilir |
| Hesabın tasfiyesi | Genel hükümlere göre | Genel hükümlere göre |
| Yasaklamaya etkisi | Ancak usulüne uygun ihtar sonrası doğar | Yasak fiilin varlığına bağlıdır |
| Yargısal denetim | İhtarın içeriği ve süresi denetlenir | Fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenir |
| Uygulamadaki hata | Uyarı yazısının ihtar sayılması | m.20/a şartları varken m.20/b’ye dayanılması |
Kritik nokta
İdarenin yükleniciye gönderdiği her yazı ihtar değildir. Danıştay 13. Dairesi, işin tamamlanması için cezasız ek süre veren ve aksi hâlde fesih ve yasaklama işlemlerinin başlatılacağını bildiren bir yazının, 4735 sayılı Kanun m.20/a’daki “en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtar” niteliğini taşımadığına hükmetmiştir. Savunmanın ilk hamlesi, dosyadaki yazışmaların hangisinin bu niteliği taşıdığını göstermek olmalıdır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sözleşmenin gecikme ceza oranını tespit edin. Gecikme cezası ihale dokümanında belirlenen oran üzerinden uygulanır; sözleşmenin ilgili maddesi ile idari şartname birlikte okunmalıdır.
- İş bitim tarihini ve varsa süre uzatımını netleştirin. Yapım işlerinde işin, sözleşmede belirtilen bitim tarihinde veya süre uzatımı verilmişse buna göre belirlenen tarihte tamamlanıp geçici kabule hazır hâle getirilmesi gerekir.
- Süre uzatımı talebini yazılı ve gerekçeli yapın. Talebin dayandığı sebep, gecikmenin kaynağı ve istenen gün sayısı açıkça gösterilmelidir.
- Süre uzatımı yazısının başlangıç tarihini kontrol edin. Yazıda uzatılan sürenin sözleşme bitim tarihinden başlayacağı belirtilmemişse, sürenin bildirimle birlikte uzadığı savunması ileri sürülebilir.
- Cezasız ek süre yazısını ihtarla karıştırmayın. Cezasız ek süre veren bir yazı, m.20/a’daki ihtarın yerini tutmaz; bu yazıya dayanarak yapılan fesih ve yasaklama sakattır.
- İhtarın unsurlarını denetleyin. İhtar en az on gün süreli olmalı, nedenleri açıkça belirtmeli ve gecikme cezası uygulanacağını içermelidir.
- İhtar süresi içinde eksikleri giderin ve belgeleyin. Süre içinde yapılan imalatlar tutanak, fotoğraf ve hakediş kayıtlarıyla belgelenmelidir; feshin haklılığı bu belgelerle tartışılır.
- İhale dokümanında olmayan işleri yazılı olarak bildirin. İstenen imalat teknik şartname, proje ve pozlarda yer almıyorsa bu durum derhâl ve yazılı biçimde idareye bildirilmelidir.
- İş artışı sınırını hesaplayın. Anahtar teslimi götürü bedel yapım işlerinde artış, sözleşme bedelinin %10’unu aşamaz; aşıyorsa artış yapılmaksızın hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir.
- Adlî yargıdaki dosyayı idarî yargıya taşıyın. Feshin haksızlığına ilişkin adlî yargıda alınan bilirkişi raporundaki teknik tespitler, yasaklama davasında dikkate alınmalıdır.
- Yasaklama süresinin ölçülülüğünü tartışın. Yasaklama, fiil veya davranışın özelliğine göre bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar uygulanır; sürenin belirlenmesi gerekçelendirilmelidir.
- Ortaklar hakkındaki yansımayı gözden kaçırmayın. Sermaye şirketlerinde sermayenin yarısından fazlasına sahip ortaklar hakkında da yasaklama kararı verilir; bu kişilerin de dava açma hakkı vardır.
Yargı kararları
Danıştay 13. Daire, 13.06.2024 T., 2024/1461 E., 2024/2828 K.
Cezasız ek süre veren yazı, m.20/a’daki on günlük ihtar niteliğini taşımaz. Yol yapım işinde 90 günlük süre dolmadan yüklenici 25 gün süre uzatımı istemiş; idare talebi kabul ederek işin belirli bir tarihe kadar geçici kabule hazır hâle getirilmesini, aksi hâlde tasfiye ve fesih işlemlerine başlanacağını ve yasaklama için iş ve işlemlerin başlatılacağını bildirmiştir. Belirlenen tarihte eksiklikler tamamlanmayınca sözleşme feshedilmiş ve yüklenici bir yıl süreyle yasaklanmıştır. Daire, m.20’nin iki bendi arasındaki farkı ortaya koyduktan sonra somut yazıyı değerlendirmiştir: “davalı idare tarafından davacıya 25 takvim günü cezasız ek süre verilerek 23/12/2022 tarihine kadar işi tamamlaması gerektiği belirtilmiş olmakla birlikte bahsi geçen yazıda, davacıya işin zamanında bitirilmesi yönünde uyarılarda bulunulduğu ancak bu yazının 4735 sayılı Kanun’un 20. maddesinin (a) bendinde düzenlenen ‘en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtar’ niteliğini taşımadığı anlaşılmıştır.” Daire, on günlük ihtar süresi verilmeden doğrudan feshe ve ardından yasaklamaya gidilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 13.06.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verilmiştir.
Danıştay 13. Daire, 05.02.2025 T., 2024/2990 E., 2025/606 K.
Bozmaya uyularak verilen iptal kararı onanmış, ihtar şartı kesinleşmiştir. Yukarıdaki bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesi, istinaf başvurusunu kabul ederek idare mahkemesi kararını kaldırmış ve yasaklama işlemini iptal etmiştir. İdare bu kararı temyiz etmiş; Daire, bozma kararına uyulduğu takdirde temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağını belirterek şu sonuca varmıştır: “dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Böylece, cezasız ek süre yazısının ihtar sayılamayacağı ve on günlük ihtar aşaması işletilmeden yapılan feshe dayanan yasaklamanın hukuka aykırı olduğu yönündeki değerlendirme kesinleşmiştir. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 05.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verilmiştir.
Danıştay 13. Daire, 14.11.2022 T., 2022/597 E., 2022/4185 K.
Süre uzatımı yazısında aksi belirtilmemişse süre, bildirimle birlikte uzamış sayılır. Yapım işinde sözleşme bitim tarihinden sonra 422 gün süre uzatımı istenmiş; idare 4735 sayılı Kanun Geçici m.4 uyarınca 120 gün uzatımı uygun görmüş ve kararı belirli bir tarihte yükleniciye bildirmiştir. İdare, sürenin sözleşme bitim tarihinden işlediğini kabul ederek işi bitirmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmiş ve şirketin çoğunluk hissedarını yasaklamıştır. Daire, süre uzatımının yükleniciye tanıdığı hakkı vurgulamıştır: “Yüklenici şirket tarafından sözleşme ve ihale dokümanına göre belirlenen iş programına uyulmadığı sabit olmakla birlikte, yükleniciden ek süre verilerek taahhütlerini yerine getirmesinin istenildiği, bu durumda, yükleniciye işi tamamlamasına yönelik olarak yeni bir hak tanındığı anlaşılmaktadır.” Daire ayrıca şu tespiti yapmıştır: “şirkete 120 gün ek süre verilmesi yönündeki yazıda, verilen ek sürenin sözleşme süresinin bitimi tarihinden başlayacağı yönünde herhangi bir ibareye yer verilmediği ve buna yönelik başka bir bildirimde de bulunulmadığı”; bu nedenle sürenin bildirimle birlikte 120 gün uzadığının kabulü gerektiği ve 4735 sayılı Kanun m.25/f’deki şartın gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının GEREKÇEYLE ONANMASINA, 14.11.2022 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verilmiştir. Karara katılmayan üye, süre uzatımının sözleşme bitim tarihinden başlaması ve cezalı çalışma süresinde yüklenicinin işyerini terk edememesi gerektiği görüşündedir; bu görüş azınlıkta kalmıştır.
Danıştay 13. Daire, 23.03.2021 T., 2016/4515 E., 2021/1021 K.
İhale dokümanında yer almayan imalat iddiası ve adlî yargıdaki bilirkişi tespitleri araştırılmadan karar verilemez. Cezaevi binası onarımı işinde yer teslimi yapıldıktan sonra yüklenici, teknik şartnamede öngörülmeyen zemin kırım imalatının istendiğini, bedelinin ihale bedelinin %10’unu aştığını bildirerek sözleşmenin feshini ve teminatının iadesini istemiştir. İdare talebi kabul etmemiş, ihtar sonrası işe başlanmayınca sözleşmeyi feshetmiş ve yükleniciyi bir yıl yasaklamıştır. Bu arada yüklenicinin adlî yargıda açtığı davada bilirkişi, zemin kırım işleminin ihale dokümanlarında yer alan iş ve işlemlerden biri olmadığını tespit etmiştir. Daire, idarî yargı hâkiminin bu tespitleri gözetmesi gerektiğine hükmetmiştir: “davacının şartnamede yer almamasına rağmen idarece talep edildiği ve bedelinin ihale bedelinin %10’unu aştığı iddia edilen zeminde kırım işlemi yapılmasının ihale dokümanlarında yer alan iş ve işlemlerden biri olmadığının tespit edildiği dikkate alındığında, Mahkemece … bu karara esas alınan bilirkişi raporunda yer verilen teknik tespitler çerçevesinde gerekli araştırma yapılmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.” Sonuç: İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 23.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Bu dört karar birlikte okunduğunda, yapım işi uyuşmazlıklarında yargısal denetimin üç noktaya yoğunlaştığı görülür: sürenin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, feshin usulüne uyulup uyulmadığı ve gecikmenin gerçekten yükleniciye yüklenip yüklenemeyeceği.
Birinci halka, m.20’nin iki bendi arasındaki farktır. (a) bendi gecikme hâlini düzenler ve fesih için on günlük ihtarı şart koşar; (b) bendi ise m.25’teki yasak fiillerin tespitinde süre verilmeksizin feshe imkân tanır. İdareler uygulamada sıklıkla (a) bendinin konusu olan bir gecikmeyi (b) bendine dayandırarak süre vermeden feshetmekte; bu da işlemi sakat hâle getirmektedir.
İkinci halka, ihtarın niteliğidir. Kanun ihtarın en az on gün süreli olmasını ve nedenlerinin açıkça belirtilmesini arar. “İşi şu tarihe kadar bitirin, aksi hâlde fesih ve yasaklama işlemleri başlatılır” içerikli bir yazı, uyarı niteliği taşısa da bu unsurları karşılamaz. Danıştay bu ayrımı 2024 tarihli kararında açıkça kurmuş, 2025’te de kararı onayarak pekiştirmiştir.
Üçüncü halka, süre uzatımının başlangıcıdır. İdarenin uzatım kararı yükleniciye bildirilirken sürenin ne zaman işlemeye başlayacağı yazılmazsa, sürenin bildirimle birlikte uzadığı kabul edilmektedir. Bu, günü gününe hesap yapılan yapım işlerinde ay ölçeğinde fark yaratır ve feshin haklılığını doğrudan etkiler.
Dördüncü halka, süre uzatımının hukukî anlamıdır. İdare süre uzatımını kabul ettiğinde yükleniciye işi tamamlaması için yeni bir hak tanımış olur. Bu nedenle iş programına daha önce uyulmamış olması tek başına m.25/f’deki yasak fiilin gerçekleştiğini göstermez; değerlendirme, uzatılan süre esas alınarak yeniden yapılır.
Beşinci halka, gecikmenin kaynağıdır. İhale dokümanında, teknik şartnamede ve pozlarda yer almayan bir imalatın yükleniciden istenmesi, işin yapılamamasının haklı sebebi olabilir. Yüklenicinin bu durumu derhâl ve yazılı olarak bildirmiş olması, sonraki aşamada belirleyici bir delil hâline gelir.
Altıncı halka, iş artışının sınırıdır. Anahtar teslimi götürü bedel yapım işlerinde artış, sözleşmeye esas proje içinde kalmak ve asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması şartlarıyla sözleşme bedelinin %10’una kadar mümkündür. İş bu şartlarla tamamlanamıyorsa artış yapılmaksızın hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir. Bu, yüklenicinin “yapamam” demesinin hukuka uygun zeminidir. Fiyat farkı boyutu için kamu ihale sözleşmesinde fiyat farkı yazımıza bakabilirsiniz.
Yedinci halka, adlî ve idarî yargı arasındaki ilişkidir. Yüklenicinin feshin haksızlığı iddiasıyla adlî yargıda açtığı tazminat davasında alınan bilirkişi raporundaki teknik tespitler, yasaklama işlemine karşı açılan idarî davada göz ardı edilemez. Bu tespitler araştırılmadan verilen karar eksik incelemeye dayanır. Feshin kendisine ilişkin ayrıntılar için kamu ihale sözleşmesinin feshi (4735 m.20) yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sekizinci halka, yaptırımın ağırlığıdır. Fesih tek başına kalmaz: kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir, hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir ve ardından bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar yasaklama gündeme gelir. Sermaye şirketlerinde bu yaptırım, sermayenin yarısından fazlasına sahip ortaklara da yansır. Yasaklamanın genel çerçevesi için kamu ihalelerinden yasaklama yazımıza bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış | Doğrusu |
|---|---|---|
| Her uyarı yazısını ihtar saymak | İhtar en az on gün süreli ve gerekçeli olmalıdır | Yazının unsurları tek tek denetlenir |
| Cezasız ek süre yazısına dayanarak fesih yapmak | Bu yazı m.20/a’daki ihtar niteliğini taşımaz | Ayrıca usulüne uygun ihtar çekilir |
| Gecikmeyi m.20/b’ye dayandırarak süre vermemek | Gecikme (a) bendinin konusudur | Doğru bende dayanılır ve süre verilir |
| Süre uzatımının sözleşme bitiminden başladığını varsaymak | Yazıda belirtilmemişse bildirimle başlar | Uzatım yazısının içeriği esas alınır |
| Süre uzatımına rağmen eski tarihe göre fesih yapmak | Uzatım yükleniciye yeni bir hak tanır | Değerlendirme uzatılmış süreye göre yapılır |
| Dokümanda olmayan imalatı sözlü olarak tartışmak | Yazılı bildirim olmadan ispat güçleşir | Durum derhâl yazılı bildirilir |
| İş artışı sınırını hesaplamadan işe devam etmek | Artış %10’u aşarsa tasfiye gündeme gelir | Sınır baştan hesaplanır ve bildirilir |
| Adlî yargıdaki bilirkişi raporunu dosyaya sunmamak | Teknik tespitler idarî yargıda dikkate alınır | Rapor ve karar idarî dava dosyasına konur |
| Ortaklar hakkındaki yasaklamayı ayrı dava konusu yapmamak | Yasaklama çoğunluk ortağa da yansır | Ortak da kendi adına dava açar |
Yapım işinde gecikme cezası nasıl uygulanır?
Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmemesi hâlinde, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanır. Tip sözleşmelerde bu husus “Gecikme hâlinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshi” başlıklı maddede düzenlenir ve en az on gün süreli yazılı ihtar yapılması öngörülür.
İdare sözleşmeyi hangi hâllerde feshedebilir?
4735 sayılı Kanun m.20 iki hâl öngörür: (a) taahhüdün yerine getirilmemesi veya işin süresinde bitirilmemesi üzerine, gecikme cezası uygulanmak üzere en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtara rağmen aynı durumun devam etmesi; (b) sözleşmenin uygulanması sırasında m.25’teki yasak fiil veya davranışlarda bulunulduğunun tespiti.
On günlük ihtar zorunlu mu?
m.20/a kapsamındaki gecikme hâllerinde evet. Danıştay 13. Dairesi, on günlük ihtar süresi verilmeden doğrudan feshe ve ardından yasaklamaya gidilmesini hukuka aykırı bulmuş; bu değerlendirme sonraki onama kararıyla kesinleşmiştir.
Cezasız ek süre veren yazı ihtar sayılır mı?
Hayır. Daire, işin belirli bir tarihe kadar tamamlanmasını isteyen ve aksi hâlde tasfiye, fesih ve yasaklama işlemlerine başlanacağını bildiren bir yazının, m.20/a’da düzenlenen “en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtar” niteliğini taşımadığına karar vermiştir.
Süre uzatımı ne zaman başlar?
Uzatım yazısının içeriğine bakılır. Danıştay, ek süre verilmesine ilişkin yazıda “verilen ek sürenin sözleşme süresinin bitimi tarihinden başlayacağı” yönünde bir ibare bulunmadığı ve buna yönelik başka bir bildirim de yapılmadığı hâlde, sürenin bildirimle birlikte uzadığının kabulü gerektiğine hükmetmiştir.
Süre uzatımı verilmesi yasaklamayı engeller mi?
Kendiliğinden engellemez; ancak değerlendirmeyi değiştirir. Daire, ek süre verilerek yükleniciden taahhütlerini yerine getirmesinin istenmesi hâlinde yükleniciye işi tamamlamasına yönelik yeni bir hak tanındığını belirtmiş; bu nedenle uzatılmış süre esas alındığında m.25/f’deki şartın gerçekleşmediği sonucuna varmıştır.
İşin süresinde bitirilmesi ne demektir?
İhale konusu işin, sözleşmede belirtilen bitim tarihinde veya süre uzatımı verilmişse süre uzatımına göre belirlenen tarihte tamamlanıp geçici kabule hazır hâle getirilmesidir. Geçici kabule hazır hâle getirilmeyen iş, süresinde bitirilmiş sayılmaz.
İhale dokümanında olmayan bir imalat istenirse ne yapmalıyım?
Durumu derhâl ve yazılı olarak idareye bildirin. Danıştay tarafından incelenen bir dosyada, adlî yargıda alınan bilirkişi raporuyla söz konusu imalatın ihale dokümanlarında yer alan iş ve işlemlerden biri olmadığı tespit edilmiş; Daire bu teknik tespitlerin idarî yargıda araştırılması gerektiğine hükmetmiştir.
İş artışı hangi sınıra kadar mümkündür?
4735 sayılı Kanun m.24 uyarınca, öngörülemeyen durumlar nedeniyle zorunlu bir iş artışında, artışa konu işin sözleşmeye esas proje içinde kalması ve idareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel yapım işlerinde sözleşme bedelinin %10’una kadar aynı yükleniciye yaptırılabilir.
İş artışı sınırı aşılırsa ne olur?
İşin bu şartlar dâhilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda artış yapılmaksızın hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
Fesih hâlinde teminata ne olur?
m.20’de sayılan hâllerde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesap genel hükümlere göre tasfiye edilir.
Yasaklama süresi ne kadardır?
4735 sayılı Kanun m.26 uyarınca, m.25’te belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya davranışlarının özelliğine göre bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar yasaklama kararı verilir. Yasaklama, 4734 sayılı Kanun’un 2. ve 3. maddeleriyle istisna edilenler dâhil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerini kapsar.
Yasaklama şirket ortaklarını da etkiler mi?
Evet. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması hâlinde ortakların tamamı, sermaye şirketi olması hâlinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında da yasaklama kararı verilir.
Adlî yargıdaki tazminat davası idarî davayı etkiler mi?
Etkileyebilir. Danıştay, feshin haksızlığı iddiasıyla adlî yargıda açılan davada alınan bilirkişi raporundaki teknik tespitlerin idare mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğini; bu araştırma yapılmadan verilen kararın eksik incelemeye dayandığını belirtmiştir.
4735 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi neyi düzenler?
31.08.2018 tarihinden önce ihalesi yapılan ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihte devam eden sözleşmeler için, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle, 60 gün içinde yüklenicinin yazılı başvurusu şartıyla fesih ve tasfiye, devir ya da süre uzatımı imkânı getirmiştir. Bu kapsamda verilen süre uzatımları, kısıtlama ve şartlara tâbi olmaksızın yapılabilir.
İlgili mevzuat
- 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m.20 – İdarenin sözleşmeyi feshetmesi
- 4735 sayılı Kanun m.22 – Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler
- 4735 sayılı Kanun m.24 – İlave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi
- 4735 sayılı Kanun m.25 – Yasak fiil ve davranışlar
- 4735 sayılı Kanun m.26 – İhalelere katılmaktan yasaklama
- 4735 sayılı Kanun Geçici m.4 – Sözleşmelerin tasfiyesi veya devri
- 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m.2 ve m.3 – Kapsam ve istisnalar
- 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m.19 – Açık ihale usulü
- Yapım İşleri Genel Şartnamesi – İşin süresi, süre uzatımı ve geçici kabul
- Yapım İşleri Genel Şartnamesi – İlave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45, m.49 ve m.50 – İstinaf ve temyiz
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2 – İptal davası
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: kamu ihale sözleşmesinin feshi, kamu ihalelerinden yasaklama, kamu ihale sözleşmesinde fiyat farkı, kamu ihalesine itiraz ve KİK başvurusu, banka teminat mektubu ve nakde çevrilmesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukukî görüş yerine geçmez.