Senedin Sahteliği ve Sahtelik İddiası (HMK m.208-214): İmza İnkârı, İsticvap ve Sahtelik Davası

Kısaca
- Kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isteyen taraf sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge aleyhine delil olarak kullanılır (HMK m.208/1).
- Sahtelik iddiası, aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürülebileceği gibi ayrı bir sahtelik davasına da konu edilebilir (m.208/3).
- Resmî bir senetteki yazı veya imzanın inkârı, ancak evraka resmiyet kazandıran kişi de taraf gösterilerek açılacak ayrı bir davada incelenir (m.208/4).
- Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse imza veya yazıyı inkâr eden tarafa bu davayı açması için iki haftalık kesin süre verir.
- Adi senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar senet hiçbir işleme esas alınamaz (m.209/1).
- Resmî senetlerde ise senet, ancak sahtelik mahkeme kararıyla sabit olursa işleme esas alınamaz (m.209/2); yani karine resmî senedin lehinedir.
- Sahtelik incelemesi kanunda gösterilen sıra ile yapılır: önce isticvap ve huzurda yazı-imza alma, kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesi (m.211).
- İsticvap için davet edilen taraf belirtilen günde hazır bulunmazsa, inkâr ettiği yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus davetiyede ayrıca ihtar edilir.
- Yargıtay’a göre isticvap davetiyesi asile bizzat gönderilir; vekile “asili hazır et” biçiminde kesin süre verilmesi usule aykırıdır.
- Güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârında, taraf dinlendikten sonra kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurulur (m.210).
- Senedin sahte olduğuna dair karar kesinleşince senedin altına sahte olduğu yazılarak senet iptal edilir; resmî senetlerde dairedeki asıl da iptal olunur (m.212).
- Sahtelik iddiasında haksız çıkan taraf kötü niyetliyse, ertelenen her duruşma için celse harcına ve talep hâlinde karşı tarafın zararını tazmine mahkûm edilir (m.213).
- Ceza mahkemesinin beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı, hukuk mahkemesinin sahteliği incelemesini engellemez (m.214/2).
- Buna karşılık belgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesi kararı kesinleşirse, ceza mahkemesinde de sahtelik iddiası dinlenmez (m.214/1).
- Kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde HMK m.209 uygulanmaz; imza itirazı İİK m.170’e, diğer sahtelik iddiaları borca itiraz olarak İİK m.169-169/a’ya tâbidir.
Karşı tarafın dosyaya sunduğu senette imzanın size ait olmadığını söylemek tek başına yeterli değildir. Kanun, bu itirazın belirli bir usulle, belirli bir sırayla ve belirli bir sonuç doğuracak biçimde ileri sürülmesini arar. Usulüne uygun ileri sürülmeyen bir inkâr, belgenin aleyhinize delil olarak kullanılmasını engellemez.
Bu yazıda sahtelik iddiasının nasıl ileri sürüleceğini, adi ve resmî senetler arasındaki farkı, isticvap ve bilirkişi incelemesinin sırasını, sahtelik davasının etkisini ve icra takibi devam ederken bu iddianın ne sonuç doğuracağını inceliyoruz.
Kanunî dayanak
6100 sayılı HMK m.208 (Yazı veya imza inkârı)
“(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır. (3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir.”
6100 sayılı HMK m.211 (Sahtelik incelemesi)
“(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir.”
Değişiklik uyarısı – elektronik imza, iptal ve ceza-hukuk ilişkisi
Sahtelik hükümleri yalnızca kâğıt senetlere özgü değildir. HMK m.210 uyarınca “Güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde, hâkim tarafından veriyi inkâr eden taraf dinlendikten sonra bir kanaate varılamamışsa, bilirkişi incelemesine başvurulur.” Burada isticvap ve huzurda imza alma aşaması yoktur; doğrudan teknik incelemeye geçilir.
Sahtelik kararının sonucu ise m.212’de düzenlenmiştir: “Bir senedin sahte olduğuna dair karar kesinleştikten sonra, senedin altına sahte olduğu yazılarak senet iptal olunur. Resmî senetlerde, senedin ilgili dairedeki aslı da bu yolla iptal edilir.” Ceza ve hukuk mahkemesi kararları arasındaki ilişki bakımından m.214/2 açıktır: “Ceza mahkemesince belgeyi düzenleyen hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ya da beraat kararı verilmiş olması, hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesini engellemez.”
| Ölçüt | Adi senette sahtelik | Resmî senette sahtelik |
|---|---|---|
| İleri sürme biçimi | Ön sorun veya ayrı dava | Yalnızca ayrı dava (m.208/4) |
| Davalı olarak gösterilecek kişi | Karşı taraf | Evraka resmiyet kazandıran kişi de taraf |
| İnkârın anında etkisi | Karar verilinceye kadar işleme esas alınamaz | Sahtelik mahkeme kararıyla sabit olmadıkça işleme esas alınır |
| İspat yükünün ağırlığı | Senedi kullanan taraf lehine karine yok | Senet lehine güçlü karine var |
| Süre verilmesi | Zorunlu değil | Hâkim iki haftalık kesin süre verebilir |
| İnceleme sırası | İsticvap, huzurda yazı-imza, bilirkişi | Ayrı davada aynı sıra uygulanır |
| Kötü niyetli iddianın yaptırımı | Celse harcı ve tazminat | Celse harcı iki kat uygulanır (m.213/2) |
| Sahtelik kararının sonucu | Senedin altına şerh verilerek iptal | Dairedeki asıl da iptal olunur |
| Tipik örnek | Bono, adi yazılı sözleşme, taahhütname | Noter senedi, düzenleme şeklinde vekâletname |
Kritik nokta
İcra takibi ile genel mahkemedeki dava aynı kurallara tâbi değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, İcra ve İflas Kanunu’nun takip hukuku bakımından HMK’ya göre özel kanun olduğunu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda imza itirazının İİK m.170’e tâbi bulunduğunu ve bu nedenle HMK m.209’un uygulama alanı olmadığını kabul etmiştir. Genel mahkemede senedin işleme esas alınamaması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Belgenin niteliğini belirleyin. Noter senedi ve düzenleme şeklinde vekâletname resmî senettir; bono, taahhütname, adi yazılı sözleşme adi senettir. Bu ayrım, izlenecek yolu tümüyle değiştirir.
- Sadece “kabul etmiyorum” demeyin. HMK m.208/1 açıktır: yazı veya imzayı inkâr etmek isteyen taraf sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge aleyhine delil olarak kullanılır.
- İddianızı süresinde ve açıkça ileri sürün. Sahtelik iddiası, aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürülebileceği gibi ayrı bir dava konusu da yapılabilir.
- Resmî senette noteri de davalı gösterin. Resmî senetteki yazı veya imzanın inkârı, ancak evraka resmiyet kazandıran kişi de taraf gösterilerek açılacak ayrı bir davada incelenir; bu kişi hasım gösterilmeden açılan dava sonuç doğurmaz.
- İki haftalık kesin süreyi kaçırmayın. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse inkâr eden tarafa dava açması için iki haftalık kesin süre verir; bu süre kaçırılırsa belge aleyhinize delil olmaya devam eder.
- Belgenin muhafazasını isteyin. Sahtelik iddia edildiğinde belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır; bu talebi tutanağa geçirtin.
- İsticvap aşamasına hazırlıklı gidin. İnceleme kanunda gösterilen sıra ile yapılır: önce isticvap, sonra huzurda yazı yazdırıp imza attırma, kanaat oluşmazsa bilirkişi.
- İsticvap davetiyesini takip edin. Davetiye asile bizzat gönderilmelidir; hazır bulunmama hâlinde yazı veya imzanın ikrar edilmiş sayılacağı hususu davetiyede ayrıca ihtar edilir.
- Karşılaştırma belgelerini toplayın. Bilirkişi incelemesinden önce, tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir; nüfus, tapu, banka ve noter kayıtları bu amaçla istenebilir.
- Ceza soruşturmasına güvenmeyin. Ceza mahkemesinin beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı, hukuk mahkemesinin sahteliği incelemesini engellemez; hukuk davasında ayrıca ispat gerekir.
- İcra takibinde doğru hükme dayanın. Kambiyo takibinde imza itirazı beş gün içinde icra mahkemesine yapılır; diğer sahtelik iddiaları borca itiraz olarak değerlendirilir. HMK m.209’a dayanarak takibin durdurulmasını istemek sonuç vermez.
- Kötü niyetli iddianın bedelini hesaplayın. Sahtelik iddiasında haksız çıkan taraf kötü niyetliyse ertelenen her duruşma için celse harcına ve talep hâlinde karşı tarafın zararını tazmine mahkûm edilir; resmî senette bu harç iki kat uygulanır.
Yargı kararları
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.03.2021 T., 2017/364 E., 2021/384 K.
Kambiyo takibinde HMK m.209 uygulanmaz; sahtelik şikâyeti takibi kendiliğinden durdurmaz. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takip kesinleştikten sonra borçlu, senedin sahte düzenlendiğini ve savcılıkta soruşturma başlatıldığını ileri sürerek HMK m.209 uyarınca takibin durdurulmasını istemiş; icra dairesi buna rağmen haciz uygulamıştır. Kurul, İİK’nın takip hukuku bakımından HMK’ya göre özel kanun olduğunu belirledikten sonra m.209’un uygulama şartını göstermiştir: “HMK’nın 209. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemenin uygulama alanı bulabilmesi için imza inkârına ilişkin iradenin, bir dava açılması suretiyle açıklanması yahut görülmekte olan bir davada ön sorun şeklinde ortaya konulması gerekir. İmzaya itiraz iradesinin açıklandığı merciin, özel görevli bir yargı organı konumunda bulunan icra mahkemesi olması da yapılmış bulunan bu tespitin değişmesi sonucunu doğurmaz.” Kurul ayrıca şunu vurgulamıştır: “Genel mahkemede açılan sahtelik davası gibi Cumhuriyet Savcılığına aynı nedenle yapılan şikâyet ve ceza mahkemesinde açılan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmaz. HMK’nın 209. maddesi genel mahkemelerde açılan davalarla ilgili olarak senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını öngörmekte olup, icra takibine etkisi yoktur.” Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA, 30.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 16.12.2024 T., 2024/651 E., 2024/4342 K.
Noter senedinin sahteliği ayrı davada, noteri de taraf göstererek incelenir; ön sorun sayılıp reddedilemez. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, satışta kullanılan düzenleme şeklindeki vekâletnamenin sahte olduğu ileri sürülmüş; mahkemece davacıya bu konuda dava açması için süre verilmiştir. Açılan sahtelik davası ise hem ilk derece hem bölge adliye mahkemesince, talebin asıl davada incelenecek bir ön sorun olduğu ve ayrı dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Daire, HMK m.208/4’ün açık hükmüne dayanarak bu değerlendirmeyi yanılgılı bulmuştur: “Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir.” Daire, vekâletnameyi düzenleyen noterin de taraf gösterildiği bu davanın esasının incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 30.03.2022 T., 2021/6309 E., 2022/2954 K.
İmza inkâr edilmişse HMK m.211’deki sahtelik incelemesi yapılmadan esas hakkında karar verilemez. GSM abonesi, adına düzenlenen cihaz kampanyası taahhütnamesindeki imzanın kendisine ait olmadığını ve cihazı almadığını savunmuş, bu konuda savcılığa başvurmuştur. Tüketici mahkemesi, sahtelik konusunda hiçbir inceleme yapmadan faturaların mevzuata uygun düzenlendiği gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Adalet Bakanlığı kararı kanun yararına temyiz etmiştir. Daire, HMK m.208, 209 ve 211’i birlikte değerlendirerek şu sonuca varmıştır: “davalı abonenin, 08/12/2017 tarihli telefon cihazı kampanyasına ait taahhütnamedeki imzayı inkar ettiği ve telefon cihazının üçüncü kişiler tarafından alındığı yönündeki açıklamaları dikkate alınarak, HMK’nın 211 inci maddesi uyarınca sahtelik incelemesi yapılması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı”dır. Sonuç: Kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 30.03.2022 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 08.12.2021 T., 2021/4146 E., 2021/12657 K.
İsticvap davetiyesi asile bizzat gönderilir; vekile verilen “asili hazır et” kesin süresi usule aykırıdır. Bankadan kullanılan kredilerdeki imzaya itiraz edilmiş; mahkeme davacı vekiline, asili imza örneği alınmak üzere hazır etmesi için iki haftalık kesin süre vermiş, asil hazır edilmeyince davayı reddetmiştir. Daire bu usulü kabul etmemiştir: “mahkemece, davacı vekiline 11/02/2016 tarihli duruşmada imza örneklerinin alınması için davacı asili hazır etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 211/1-a maddesi atfıyla aynı Kanun’un 171. maddesi gereğince isticvabına karar verilen davacı asile bizzat davetiye gönderilerek belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere hazır bulunmasının gerektiği belirtilmesi gerekir.” Daire ayrıca kesin sürenin geçerlilik şartlarını da hatırlatmış; ara kararın duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olması, yükümlülüklerin ve uyulmamanın sonuçlarının açıkça anlatılıp tutanağa geçirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 08.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.
Bu dört karar birlikte okunduğunda sahtelik iddiasının üç ayrı düzlemde işlediği görülür: iddianın nasıl ileri sürüleceği, nasıl inceleneceği ve icra takibine ne etki edeceği. Uygulamadaki hataların çoğu bu düzlemlerin birbirine karıştırılmasından doğar.
Birinci halka, inkârın usulüdür. “Bu imza bana ait değil” demek, hukuken bir sahtelik iddiasıdır ve kanun bunun açıkça ileri sürülmesini arar. HMK m.208/1’in yaptırımı serttir: sahtelik iddiasında bulunulmazsa belge, iddiada bulunmayan aleyhine delil olarak kullanılır. Dilekçede geçen “kabul etmiyoruz” ifadesi, bu yükümlülüğü karşılamaya çoğu zaman yetmez.
İkinci halka, adi senet ile resmî senet arasındaki ayrımdır. Adi senette inkâr, karar verilinceye kadar senedin işleme esas alınmasını engeller; resmî senette ise senet, sahtelik mahkeme kararıyla sabit olmadıkça işleme esas alınmaya devam eder. Bu, resmî senedin lehine işleyen güçlü bir karinedir ve savunmanın ağırlığını değiştirir.
Üçüncü halka, resmî senette hasım gösterme zorunluluğudur. HMK m.208/4, resmî senetteki yazı veya imzanın inkârının ancak evraka resmiyet kazandıran kişi de taraf gösterilerek açılacak ayrı bir davada incelenebileceğini söyler. Noter senedinin sahteliği, asıl davada ön sorun olarak çözülemez. Bu nedenle, “ön sorundur, ayrı dava açılamaz” gerekçesiyle verilen ret kararı bozma sebebidir.
Dördüncü halka, incelemenin sırasıdır. HMK m.211 bir sıra öngörür ve bu sıra atlanamaz: önce isticvap, gerekirse huzurda yazı yazdırma ve imza attırma, hâkimde kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesi. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumdaysa gerekçesini açıkça belirtmek zorundadır. Hiçbir inceleme yapmadan esasa geçmek eksik incelemedir.
Beşinci halka, isticvabın kendisidir. İsticvap kişiye özgü bir usul işlemidir; davetiye asile bizzat gönderilir ve hazır bulunmama hâlinde yazı veya imzanın ikrar edilmiş sayılacağı ihtar edilir. Vekile “asili hazır et” biçiminde kesin süre vermek bu usulün yerini tutmaz. Kesin sürenin geçerliliği için ara kararın açık olması ve uyulmamanın sonucunun tutanağa geçirilmesi de ayrıca aranır.
Altıncı halka, elektronik verinin farkıdır. Güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârında isticvap ve huzurda imza alma aşaması yoktur; taraf dinlendikten sonra kanaat oluşmazsa doğrudan bilirkişi incelemesine geçilir. Dijital sözleşme ve onay kayıtlarının tartışıldığı dosyalarda bu ayrım belirleyicidir.
Yedinci halka, ceza ve hukuk yargılaması arasındaki ilişkidir. HMK m.214 iki yönlü bir kural kurar: belgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesi kararı kesinleşirse ceza mahkemesinde sahtelik iddiası dinlenmez; buna karşılık ceza mahkemesinin beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı hukuk mahkemesinin incelemesini engellemez. Ceza dosyasındaki olumlu sonuca güvenip hukuk davasında delil toplamamak ciddi bir hatadır. Suç boyutu için özel belgede sahtecilik (TCK m.207) ve resmî belgede sahtecilik yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sekizinci halka, icra takibidir ve pratikte en çok yanılgıya yol açan nokta budur. İİK, takip hukuku bakımından HMK’ya göre özel kanundur. Kambiyo senetlerine mahsus takipte imza itirazı beş gün içinde icra mahkemesine yapılır ve İİK m.170’e tâbidir; imza dışındaki sahtelik iddiaları borca itiraz sayılır. Genel mahkemede açılan sahtelik davası, savcılığa yapılan şikâyet veya ceza davası takibi kendiliğinden durdurmaz; ancak savcılık ya da ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse takip durur. Kambiyo takibindeki usul için kambiyo senedinde imza itirazı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış | Doğrusu |
|---|---|---|
| Dilekçede yalnızca “kabul etmiyoruz” demek | İnkâr için sahtelik iddiasında bulunulmalıdır | Sahtelik iddiası açıkça ileri sürülür |
| Noter senedinin sahteliğini ön sorun yapmak | Resmî senette ayrı dava zorunludur | Noteri de taraf göstererek dava açılır |
| İki haftalık kesin süreyi kaçırmak | Süre geçince belge aleyhe delil olmaya devam eder | Süre içinde dava açılır ve dosyaya bildirilir |
| Adi ile resmî senedin sonucunu aynı sanmak | Resmî senette karine senedin lehinedir | Belgenin niteliği baştan belirlenir |
| Doğrudan bilirkişi talep etmek | Kanun sıralı inceleme öngörür | Önce isticvap ve huzurda imza aşaması işletilir |
| İsticvap davetiyesini vekile göndertmek | İsticvap kişiye özgü bir usul işlemidir | Asile bizzat davetiye çıkarılır ve ihtar edilir |
| İsticvap duruşmasına katılmamak | Yazı veya imza ikrar edilmiş sayılır | Duruşmaya bizzat katılınır |
| Ceza beraatini hukuk davası için yeterli görmek | Beraat hukuk mahkemesinin incelemesini engellemez | Hukuk davasında ayrıca ispat yapılır |
| HMK m.209’a dayanarak icra takibini durdurmak | Takip hukukunda İİK özel kanundur | İİK m.169-170 çerçevesinde itiraz edilir |
Senetteki imzanın bana ait olmadığını nasıl ileri sürerim?
HMK m.208/1 uyarınca sahtelik iddiasında bulunarak. Kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isteyen taraf sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, iddiada bulunmayan aleyhine delil olarak kullanılır.
Sahtelik iddiasını ayrı dava olarak mı açmalıyım?
Adi senetlerde seçim hakkınız vardır: HMK m.208/3 uyarınca sahtelik aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürülebileceği gibi ayrı bir dava konusu da yapılabilir. Resmî senetlerde ise ayrı dava zorunludur.
Noter senedinin sahteliği nasıl ileri sürülür?
HMK m.208/4 uyarınca, resmî senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, noteri de taraf gösteren böyle bir davanın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir.
İki haftalık kesin süre ne için verilir?
Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse imza veya yazıyı inkâr eden tarafa resmî senedin sahteliği davasını açması için iki haftalık kesin süre verir. Bu sürenin kaçırılması hâlinde belge, aleyhinize delil olmaya devam eder.
İmzayı inkâr edince senet hemen geçersiz mi olur?
Hayır. Adi senette inkâr, bu konuda bir karar verilinceye kadar senedin herhangi bir işleme esas alınmasını engeller. Resmî senette ise senet, sahtelik ancak mahkeme kararıyla sabit olursa işleme esas alınamaz. Senedin geçersizliği ayrı bir hükümle sabit olur.
Sahtelik incelemesi nasıl yapılır?
HMK m.211’de gösterilen sıra ile. Önce hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder; kanaat edinemezse huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırarak elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Bu incelemeye rağmen kesin kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine karar verir.
İsticvap duruşmasına gitmezsem ne olur?
İnkâr etmiş olduğunuz belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılırsınız. Kanun bu sonucun size çıkarılacak davetiyede ayrıca ihtar edilmesini şart koşar. Bu nedenle davetiyenin içeriği ve tebliği ayrıca denetlenir.
İsticvap davetiyesi avukatıma gönderilebilir mi?
Hayır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, HMK m.211/1-a atfıyla m.171 gereğince isticvabına karar verilen asile bizzat davetiye gönderilmesi gerektiğini; vekile “asili hazır et” biçiminde kesin süre verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.
Bilirkişi karşılaştırma belgelerini nereden alır?
Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi bu yazı ve imzalarla, mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar; gerekirse tarafın huzurunda yeniden yazı yazmasını veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.
Elektronik imzalı belgede sahtelik iddiası nasıl incelenir?
HMK m.210 uyarınca, güvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde hâkim veriyi inkâr eden tarafı dinler; bir kanaate varılamamışsa bilirkişi incelemesine başvurulur. Burada isticvap sonrası huzurda yazı-imza alma aşaması bulunmaz.
Senedin sahte olduğuna karar verilirse ne olur?
HMK m.212 uyarınca karar kesinleştikten sonra senedin altına sahte olduğu yazılarak senet iptal olunur. Resmî senetlerde, senedin ilgili dairedeki aslı da aynı yolla iptal edilir.
Haksız sahtelik iddiasının yaptırımı var mı?
Evet. HMK m.213 uyarınca sahtelik iddiası sonunda haksız çıkan taraf kötü niyetliyse, bu sebeple ertelenen her bir duruşma için celse harcına ve talep hâlinde karşı tarafın uğradığı zararları tazmine mahkûm edilir. Resmî senette bu harç iki kat uygulanır. Bilirkişi incelemesine karar verilmeden önce iddiadan vazgeçilirse hâkim tazminattan indirim yapabilir veya hiç hükmetmeyebilir.
Ceza mahkemesindeki beraat hukuk davasını bağlar mı?
Hayır. HMK m.214/2 uyarınca ceza mahkemesince belgeyi düzenleyen hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ya da beraat kararı verilmiş olması, hukuk mahkemesinin belgenin sahteliğini incelemesini engellemez. Buna karşılık belgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesi kararı kesinleşirse, ceza mahkemesinde de sahtelik iddiası dinlenmez.
Sahtelik iddiası icra takibini durdurur mu?
Kural olarak hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, genel mahkemede açılan sahtelik davası ile savcılığa yapılan şikâyet ve ceza davasının kendiliğinden icra takibini durdurmayacağını; HMK m.209’un icra takibine etkisi bulunmadığını belirtmiştir. Ancak savcılık veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse takip durdurulabilir.
Kambiyo takibinde imza itirazı nasıl yapılır?
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde sebepleriyle birlikte bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilerek. İmzaya itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz; ancak icra mahkemesi itirazı ciddi görürse kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir. İmza dışındaki sahtelik iddiaları borca itiraz olarak değerlendirilir.
İlgili mevzuat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.171 – İsticvap usulü
- 6100 sayılı Kanun m.208 – Yazı veya imza inkârı
- 6100 sayılı Kanun m.209 – Yazı veya imza inkârının sonucu
- 6100 sayılı Kanun m.210 – Güvenli elektronik imzalı verinin inkârı
- 6100 sayılı Kanun m.211 – Sahtelik incelemesi
- 6100 sayılı Kanun m.212 – Sahte senedin iptali
- 6100 sayılı Kanun m.213 – Haksız yere sahtelik iddiası
- 6100 sayılı Kanun m.214 – Hukuk ve ceza mahkemesi kararlarının etkisi
- 6100 sayılı Kanun m.94 – Kesin süre
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.168 ve m.170 – Kambiyo takibinde imzaya itiraz
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.169 ve m.169/a – Borca itiraz
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.204 ve m.207 – Resmî ve özel belgede sahtecilik
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: kambiyo senedinde imza itirazı, senetle ispat ve delil başlangıcı, boş senede imza (beyaza imza), özel belgede sahtecilik (TCK m.207), belgelerin ibrazı zorunluluğu.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukukî görüş yerine geçmez.