Ticarî Satışta Ayıp İhbarı: İki Gün, Sekiz Gün ve “Derhal” Kuralı (TTK m. 23)

legapro kapak 16495 LegaPro Hukuk Ticarî Satışta Ayıp İhbarı: İki Gün, Sekiz Gün ve "Derhal" Kuralı (TTK m. 23)
Kısaca
  • Tacirler arasındaki satışta ayıp ihbarı, tüketici satışından tamamen farklı ve çok daha kısa sürelere bağlıdır.
  • Ayıp teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde satıcıya ihbar edilmelidir (TTK m. 23/1-c).
  • Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleme veya incelettirme külfeti altındadır; inceleme sonucu ayıp çıkarsa aynı süre içinde ihbar etmelidir.
  • Bu iki hâlin dışında, yani gizli ayıpta, TBK m. 223/2 uygulanır: ayıp sonradan anlaşılırsa hemen bildirilmelidir.
  • Süresinde ihbar yapılmazsa mal o hâliyle kabul edilmiş sayılır ve alıcı TBK m. 227’deki seçimlik haklarını kaybeder.
  • İhbarın süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir; süre içinde gönderilmiş olması alıcının hakkını korur.
  • Ayıbın açık mı gizli mi olduğu, gerektiğinde uzman bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gereken teknik bir sorundur; mahkeme bunu belirlemeden süreye dayanarak davayı reddedemez.
  • Gizli ayıpta süre, ayıbın fiilen öğrenildiği andan işler; tespit raporunun düzenlendiği tarih, rapor alıcıya tebliğ edilmemişse öğrenme tarihi sayılmaz.
  • Aylar sonra çekilen ihtarname “hemen” kavramı içinde yorumlanamaz.
  • Teslimden itibaren kesintisiz devam eden ve satıcının kendi personeli önünde giderilmeye çalışılan bir arızada, sekiz günlük sürenin katı biçimde uygulanması doğru değildir.
  • İhbarın yapıldığı, yazılı delille ispatlanmalıdır; “sözlü söyledim” savunması kabul görmemektedir.
  • İhbar süresinde yapılsa bile dava, kural olarak teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 231).

Bir işletme, tedarikçisinden aldığı hammaddenin bozuk çıktığını üretim hattında fark eder. Faturayı ödememiş, malı da kullanmaya başlamıştır. Sonra hukukçuya sorulan ilk soru gelir: “Parayı geri alabilir miyiz?” Cevap çoğu zaman malın gerçekten ayıplı olup olmadığına değil, çok daha erken bir noktaya bağlıdır: ayıbın zamanında ihbar edilip edilmediğine.

Tacirler arası satışta kanun, tüketici satışındakine hiç benzemeyen bir hız dayatır. Günler değil, saatler önem taşır. Aşağıda TTK m. 23/1-c’nin üçlü rejimini, gizli ayıp hâlinde devreye giren TBK m. 223/2’yi ve Yargıtay’ın bu süreleri nasıl esnettiğini ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TTK m. 23/1-c — Ticarî satışta muayene ve ihbar
“Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.”

Aynı maddenin birinci fıkrasına göre: “Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.”
TBK m. 223 — Gözden geçirme ve satıcıya bildirme (kararlarda aktarıldığı şekliyle)
“Alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla kabul edilmiş sayılır.”
TBK m. 227 — Alıcının seçimlik hakları
“Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.”
TBK m. 231 — Zamanaşımı
“Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.”

Üç ayıp türü, üç ayrı süre

Ayıbın niteliğiSüre başlangıcıSüreDayanak
Teslim sırasında açıkça belli olan ayıpTeslimİki günTTK m. 23/1-c, 1. cümle
Açıkça belli olmayan, ancak inceleme ile anlaşılabilen ayıpTeslimSekiz gün (inceleme + ihbar)TTK m. 23/1-c, 2. cümle
Olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıpAyıbın öğrenilmesi“Hemen”TTK m. 23/1-c yollamasıyla TBK m. 223/2
Satıcının iğfali (alıcıyı yanıltması)Süre savunması dinlenmezTBK m. 225
Tüketici satışı (karşılaştırma)TeslimGenel hükümlerde ayrı rejim6502 sayılı Kanun
Eser sözleşmesi (karşılaştırma)Teslim / muayeneAyrı rejimTBK m. 474 vd.
Dava zamanaşımıDevirİki yıl (ağır kusurda uygulanmaz)TBK m. 231
Kritik nokta. Ticarî satışta davanın kaderini çoğu zaman “mal gerçekten ayıplı mıydı?” sorusu değil, “ayıp açık mıydı, gizli miydi?” sorusu belirler. Çünkü nitelendirme değişince süre de, sürenin başlangıcı da değişir: açık ayıpta saat teslimle işlemeye başlar, gizli ayıpta ayıbın öğrenildiği anla. Yargıtay bu nedenle, ayıbın niteliği uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenmeden sırf “süre geçmiş” denilerek verilen ret kararlarını bozmaktadır. Alıcı için pratik sonuç şudur: malı teslim alır almaz muayene ettirin ve ayıp gördüğünüz an, niteliğini tartışmadan, yazılı olarak ihbar edin.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Satım ilişkisinin tacirler arasında olup olmadığını belirleyin; TTK m. 23 yalnız ticarî satışta uygulanır, tüketici satışında farklı bir rejim geçerlidir.
  2. Teslim tarihini kesin biçimde belgeleyin: irsaliye, teslim tutanağı, kantar fişi, kargo teslim kaydı. Bütün süreler bu tarihten hesaplanır.
  3. Malı teslim alır almaz muayene edin ya da ettirin. Sekiz günlük süre bir hak değil, bir külfettir; kullanılmazsa hak kaybına yol açar.
  4. Gözle görülen bir bozukluk varsa iki günü beklemeyin; aynı gün yazılı ihbar gönderin.
  5. İhbarı mutlaka yazılı ve tarihi ispatlanabilir bir kanalla yapın: noter ihtarnamesi, KEP, iadeli taahhütlü mektup ya da kayıtlı e-posta. Sözlü bildirim ispatlanamaz.
  6. İhbar metninde ayıbı somut olarak tanımlayın: hangi parti, hangi fatura, hangi kusur. “Mallar bozuk çıktı” ifadesi yetersizdir.
  7. Aynı yazıda TBK m. 227’deki seçimlik haklarınızdan hangisini kullandığınızı belirtin: dönme, bedel indirimi, onarım veya ayıpsız misliyle değişim.
  8. Gizli ayıp söz konusuysa öğrenme tarihini belgeleyin ve “hemen” bildirin; günlerle ölçülen bir gecikme bile hak kaybına yol açabilir.
  9. Delil tespiti yaptıracaksanız bunu ihbarın yerine değil, yanında yapın. Tespit talebi tek başına ihbar sayılmaz.
  10. Tespit raporu alındıysa raporun size tebliğ tarihini not edin; öğrenme anı bakımından bu tarih önem taşır.
  11. İhbardan sonra aynı satıcıdan mal almaya devam etmeyin; bu davranış, ayıbın kabul edildiği yönünde yorumlanabilmektedir.
  12. İki yıllık zamanaşımını takvime alın; satıcının ağır kusuru ileri sürülecekse bunu baştan iddia ve delillendirin.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/3671, K. 2021/1915, 02.03.2021

Ayıbın açık mı gizli mi olduğu belirlenmeden süreye dayanılarak dava reddedilemez. Plastik boru alımına ilişkin uyuşmazlıkta mahkeme, TTK m. 23/1-c uyarınca ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, sürenin uygulanabilmesi için önce ayıbın niteliğinin tespit edilmesi gerektiğini vurgulamıştır: “Mahkemece konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla satım konusu plastik boruların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı tespit ettirilerek, ayıp açıkca belli değilse, gizli ayıp olduğu takdirde, davacının söz konusu gizli ayıbı öğrenme tarihi tespit edildikten sonra, bu ayıbın öğrenildiğinde hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğinden TBK m. 223/2 gereğince derhal bildirim yapılıp yapılmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Sonuç: hükmün BOZULMASINA, 02.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4016, K. 2021/3858, 20.04.2021

Gizli ayıpta “hemen” kavramı aylarla ölçülmez. Peynir satımından doğan itirazın iptali davasında alıcı, 10.01.2012 tarihli faturayla aldığı malların ayıplı olduğunu ancak 22.05.2012 tarihli ihtarnameyle bildirmiş, 07.06.2012’de de delil tespiti yaptırmıştır. Yerel mahkeme, tespit raporunun sunulduğu tarih ile ihtarnameler dikkate alındığında ihbarın makul sürede yapıldığını kabul etmiştir. Daire bu değerlendirmeyi kabul etmemiştir: “Davalı alıcı 10.01.2012 tarihli fatura ile satın almış olduğu peynirlerin ayıplı olduğu iddiasını anılan yasa hükmü uyarınca hemen satıcıya bildirmesi gerekirken 22.05.2012 tarihli ihtarname ile bildirimde bulunmuş… Aradan geçen süre yasa hükmünde anılan ‘hemen’ kavramı içinde yorumlanamaz. Ayıp durumu daha önceki tarihte öğrenilmiş olduğuna göre artık iğfalden söz edilemez.” Sonuç: hükmün BOZULMASINA, 20.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4135, K. 2024/534, 23.01.2024

İhbarın süresinde gönderilmesi yeterlidir; ancak yapıldığı yazılı delille ispatlanmalıdır. Okul malzemesi alımına ilişkin davada bölge adliye mahkemesi, TTK m. 23/1-c’nin işleyişini ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur: iki ve sekiz günlük sürelerin zorunlu olduğu, “ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşmasının şart olmadığı, bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcının haklarını koruyacağı”; gizli ayıpta TBK m. 223/2 uyarınca bildirimin derhal yapılması gerektiği, aksi hâlde malın ayıbıyla kabul edilmiş sayılacağı; ihbar külfetini yerine getiren alıcının zamanaşımı süresi içinde TBK m. 227’deki hakları dava yoluyla isteyebileceği. Somut olayda mal 01.06.2015’te teslim edilmiş, inceleme 24.06.2016’da yapılmış, rapor 13.07.2016’da davacıya ulaşmış, ayıp ihbarı ise davacının beyanına göre 27.07.2017’de yapılmıştır. Bölge adliye mahkemesi, davacının süresinde ihbarda bulunduğunu “yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı”, gizli ayıp varsayılsa dahi aylarca ihtar çekilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/4681, K. 2026/1407, 10.03.2026

Arıza teslimden itibaren kesintisiz sürüyorsa sekiz günlük süre katı biçimde uygulanamaz. Maske makinesi satımında ilk makine ayıplı çıkmış, satıcı bunu geri alıp 13.08. tarihinde ikinci makineyi teslim etmiş, alıcı ise ayıp ihbarını 22.08. tarihli e-posta ile yapmıştır. Bölge adliye mahkemesi, ihbarın sekiz günlük süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle bedel iadesi talebini reddetmiştir. Daire, e-postanın içeriğine dikkat çekmiştir: makinenin satıcı personeli hazır bulunurken çalıştırıldığı, ilk çalıştırma safhasında arızaların çıktığı ve parça beklenerek giderilmeye çalışıldığı belirtilmektedir. Karara göre: “e-posta içeriğinin doğru olması halinde artık TTK’nın 23/c hükmündeki 8 günlük sürenin dikkate alınması doğru olmamıştır. Zira arıza baştan beri devam edip 9. günde e-posta yolu ile davalı satıcıya bildirilmiştir. Mahkemece gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bu hususlar değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.” Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda, ticarî satışta ayıp ihbarının nasıl bir yapı olduğu netleşiyor: kısa ama mekanik olmayan, katı ama olay örgüsüne duyarlı bir rejim.

Birinci halka: önce nitelendirme, sonra süre. TTK m. 23/1-c üç ayrı ihtimali üç ayrı süreye bağlar; hangi sürenin uygulanacağı, ayıbın açık mı, incelemeyle anlaşılabilir mi, yoksa gizli mi olduğuna bağlıdır. Bu, çoğu zaman hukukî değil teknik bir sorudur. 2021 tarihli bozma kararı bu nedenle, ayıbın niteliği uzman bilirkişiyle tespit edilmeden verilen süre gerekçeli ret kararını bozmuştur. Uygulamada davanın kritik anı bilirkişi raporudur: rapor “basit bir muayene ile anlaşılırdı” derse süre teslimden, “gizli ayıptır” derse öğrenmeden işler.

İkinci halka: gizli ayıpta ölçü “hemen”dir ve bu ölçü gerçekten dardır. Kanun gizli ayıpta sabit bir gün sayısı vermez; ancak Yargıtay’ın 2021 tarihli peynir kararı, dört aylık bir gecikmenin “hemen” sayılamayacağını açıkça ortaya koyar. 2024 tarihli onama kararında ise raporun alıcıya ulaşmasından sonra bir yılı aşkın süre geçmiştir. Pratikte alıcının elindeki güvenli tutum, ayıbı öğrendiği gün ihbar göndermektir.

Üçüncü halka: gönderme yeterlidir, ulaşma değil. 2024 tarihli kararda onanan gerekçede açıkça belirtildiği gibi, ihbarın iki ya da sekiz günlük süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir; süre içinde gönderilmiş olması alıcının haklarını korur. Bu, kısa sürelerin yarattığı sertliği bir ölçüde yumuşatan önemli bir kuraldır. Ancak faydası, gönderim tarihinin ispatlanabilmesine bağlıdır — dolayısıyla noter, KEP veya iadeli taahhütlü kanallar tercih edilmelidir.

Dördüncü halka: ihbar iddiası değil, ispat meselesidir. Aynı kararda davanın reddine götüren asıl unsur, davacının süresinde ihbarda bulunduğunu yazılı bir delille kanıtlayamamasıdır. Ticarî hayatta ayıp bildirimleri sıklıkla telefonla ya da satış temsilcisiyle yapılan görüşmelerle iletilir; bunların hiçbiri dosyada delil değeri taşımaz. İhbarın kendisi kadar, ihbarın kaydı da önemlidir.

Beşinci halka: süreler mekanik bir sayaç değildir. 2026 tarihli bozma kararı, rejimin en ilginç yönünü gösteriyor. Orada da ihbar dokuzuncu günde yapılmıştır; ancak arıza teslim anından itibaren kesintisiz devam etmiş, satıcının kendi personeli makinenin başında bulunmuş ve parça değişimiyle giderilmeye çalışılmıştır. Daire, bu olgular doğrulanırsa sekiz günlük sürenin dikkate alınmasının doğru olmayacağını belirtmiştir. Buradaki mantık, ihbar külfetinin amacına dayanır: külfetin işlevi satıcıyı ayıptan haberdar etmektir; satıcı zaten olayın içindeyse gün sayısı belirleyici olmaktan çıkar.

Altıncı halka: ihbar kapıyı açar, davayı kazandırmaz. Süresinde ihbar, alıcının TBK m. 227’deki seçimlik haklarını korumasını sağlar; dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim arasında seçim yapabilir ve genel hükümlere göre tazminat hakkı saklı kalır. Ancak bu haklar da TBK m. 231 uyarınca kural olarak devirden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Satıcının ayıplı malı devretmekte ağır kusurlu olduğu hâller bu sürenin dışında tutulmuştur; bu ise ayrıca iddia ve ispat edilmesi gereken bir husustur.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
“Ayıplı malı iki yıl içinde bildirmem yeterli.”İki yıl dava zamanaşımıdır; ihbar süreleri iki gün, sekiz gün ya da “hemen”dir.
“Tüketici gibi otuz günüm var.”Tacirler arası satışta tüketici mevzuatı uygulanmaz; TTK m. 23 rejimi geçerlidir.
“Sekiz gün bekleyip sonra bakarım.”Sekiz gün, inceleme ve ihbarın birlikte tamamlanması gereken azamî süredir.
“Telefonla söyledim, haberi var.”İhbarın yapıldığı yazılı delille ispatlanmalıdır.
“İhbarım süresinde ulaşmadı, hakkım gitti.”Sürede gönderilmesi yeterlidir; ulaşma şartı aranmaz.
“Delil tespiti yaptırdım, ihbar sayılır.”Tespit talebi ihbarın yerini tutmaz; ayrıca ihbar gönderilmelidir.
“Gizli ayıpta acele etmeye gerek yok.”Gizli ayıp öğrenildiği anda hemen bildirilmelidir; aylık gecikme hak kaybına yol açar.
“Tespit raporu düzenlendiği gün öğrendim sayılır.”Rapor tebliğ edilmemişse o tarihin öğrenme tarihi sayılması doğru değildir.
“İhbardan sonra alışverişe devam etmemin sakıncası yok.”Mal almaya devam etmek, ayıbın kabulü yönünde değerlendirilebilmektedir.
Ticarî satışta ayıp ihbarı süresi kaç gündür?

Ayıp teslim sırasında açıkça belliyse iki gün; açıkça belli değilse alıcı sekiz gün içinde malı inceler veya incelettirir ve ayıp çıkarsa aynı süre içinde ihbar eder. Gizli ayıpta ise TBK m. 223/2 uyarınca öğrenildiği anda hemen bildirilmelidir.

Süre ne zaman işlemeye başlar?

Açık ayıpta ve incelemeyle anlaşılabilen ayıpta süre teslim tarihinden, gizli ayıpta ise ayıbın fiilen öğrenildiği tarihten işler.

İhbarın süre içinde satıcıya ulaşması şart mı?

Hayır. Onanan bir gerekçede belirtildiği üzere ihbarın bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir; süre içinde gönderilmişse alıcı haklarını korur.

Açık ayıp ile gizli ayıp nasıl ayrılır?

Basit bir muayeneyle görülebilen ayıp açık, ancak tahlil, kullanım veya teknik inceleme sonucu anlaşılabilen ayıp gizlidir. Bu ayrımın uzman bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerekir.

Mahkeme ayıbın niteliğini belirlemeden davayı reddedebilir mi?

Yargıtay, ayıbın açık mı gizli mi olduğu tespit edilmeden yalnızca süre gerekçesiyle verilen ret kararını eksik inceleme sayarak bozmuştur.

“Hemen” ne kadar süredir?

Kanun sabit bir gün sayısı vermez; ancak Yargıtay, dört ay sonra çekilen ihtarnameyi “hemen” kavramı içinde yorumlanamaz bulmuştur. Öğrenildiği gün bildirim yapmak en güvenli tutumdur.

Süresinde ihbar yapmazsam ne olur?

Mal o hâliyle kabul edilmiş sayılır; alıcı TBK m. 227’nin birinci fıkrasındaki seçimlik haklardan yararlanamaz.

İhbarı nasıl yapmalıyım?

Tarihi ispatlanabilir yazılı bir kanalla: noter ihtarnamesi, kayıtlı elektronik posta, iadeli taahhütlü mektup veya kayıtları saklanan e-posta. Sözlü bildirim ispat edilemediği için sonuç doğurmamaktadır.

Delil tespiti yaptırmam ihbar yerine geçer mi?

Hayır. Delil tespiti ayıbın varlığını belgelemeye yarar; satıcıya yöneltilmiş ihbarın yerini tutmaz. İkisinin birlikte yapılması gerekir.

Ayıp ihbarında neleri yazmalıyım?

Hangi fatura ve partiye ilişkin olduğunu, ayıbın somut tanımını, teslim ve tespit tarihlerini ve TBK m. 227’de yer alan seçimlik haklardan hangisini kullandığınızı yazmalısınız.

Arıza teslimden beri devam ediyorsa yine sekiz gün mü?

Yargıtay, arızanın baştan itibaren kesintisiz devam ettiği ve satıcının personeli huzurunda giderilmeye çalışıldığı bir olayda sekiz günlük sürenin dikkate alınmasını doğru bulmamış, kararı bozmuştur.

Satıcı beni yanıltmışsa süre işler mi?

Satıcının alıcıyı iğfal ettiği (yanılttığı) hâllerde süre savunması ileri sürülemez. Ancak Yargıtay, ayıbın daha önceki bir tarihte öğrenilmiş olması hâlinde artık iğfalden söz edilemeyeceğini belirtmiştir.

Ayıp ihbarından sonra hangi hakları kullanabilirim?

Sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim arasında seçim yapabilirsiniz; genel hükümlere göre tazminat isteme hakkınız saklıdır.

Dava açma süresi nedir?

Satıcı daha uzun bir süre üstlenmemişse, ayıptan doğan davalar satılanın devrinden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Satıcı ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz.

Bedeli ödemedim, ayıbı def’i olarak ileri sürebilir miyim?

Alıcının devirden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz. Ancak def’inin dayanağı olan ihbarın süresinde yapılmış olması gerekir.

İlgili mevzuat
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 23 — Ticarî satış ve mal değişimi
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18/3 — Tacirin basiretli iş adamı gibi hareket etmesi
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 21 — Faturaya itiraz
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219 — Ayıptan sorumluluğun kapsamı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 223 — Gözden geçirme ve satıcıya bildirme
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 225 — Satıcının ağır kusuru ve iğfal
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 227 — Alıcının seçimlik hakları
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 229-230 — Dönme ve bedel indiriminin sonuçları
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 231 — Ayıptan sorumlulukta zamanaşımı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 474-478 — Eser sözleşmesinde ayıp rejimi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400-405 — Delil tespiti
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8-11 — Tüketici satışında ayıp

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Faturaya itiraz, Tacir olmanın hükümleri, Ticarî defterlerin delil niteliği, Eser sözleşmesinde ayıp, Ayıplı malda iade ve değişim hakkı, Haksız rekabet davası.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Ayıp ihbarı süreleri çok kısa olduğundan, ticarî satıştan doğan uyuşmazlıklarda gecikmeden hareket edilmesi önem taşır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Rekabet Kurulu Soruşturması, Yerinde İnceleme ve İdari Para Cezası (4054 sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakSoruşturma süreci ve yargı denetimiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Rekabeti engelleme, bozma ya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Faktoring Sözleşmesi, Alacağın Temliki ve Borçlunun Defileri (6361 sayılı Kanun m. 9)

İçindekilerKanunî dayanakKim, hangi savunmayı yapabilir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Faktoring, müşteri (satıcı firma), faktoring…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Lisans Sözleşmesi ve Lisans Alanın Dava Hakkı (SMK m. 24, 148, 158)

İçindekilerKanunî dayanakİnhisarî lisans ile inhisarî olmayan lisansNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Marka hakkı, tescil…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: Yönetim Kurulunun Yükümlülükleri (TTK m. 376)

İçindekilerKanunî dayanakÜç kademe, üç ayrı yükümlülükNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Son yıllık bilançoya göre…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Geminin İhtiyati Haczi, Seferden Men ve Deniz Alacakları (TTK m. 1352-1376)

İçindekilerKanunî dayanakGemi haczinin işleyişiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Gemiler için özel bir cebrî icra…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali ve Yokluk (1163 sayılı Kanun m. 53)

İçindekilerKanunî dayanakİptal, butlan ve yoklukNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kooperatif genel kurul kararları, kanuna,…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara