Ayıplı Mal Alırsam Hangi Hakları Kullanabilirim? İade, Değişim, Onarım ve Bedel İndirimi

- 6502 sayılı Kanun m.11 tüketiciye dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme (bedel iadesi), ayıpsız misliyle değişim, ayıp oranında bedel indirimi ve ücretsiz onarım.
- Satıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
- Seçimlik hak yenilik doğurucu (inşai) bir haktır: bir kez bildirilince tercih değiştirilemez.
- Bu nedenle terditli (“olmazsa şu”) talepte bulunulamaz; mahkeme hangi hakkın seçildiğini açıklattırmak zorundadır.
- Hak kullanılırken TMK m.2‘deki objektif iyiniyet kurallarına uyulmalıdır.
- m.11/3: onarım veya değişim satıcı için orantısız güçlük doğuracaksa tüketici dönme veya indirim haklarından birini kullanır.
- Ayıp esasa ve değere etkili olmalıdır; onarımı mümkün küçük bir arıza tek başına değişimi gerektirmez.
Kısa cevap: 6502 sayılı Kanun m.11 tüketiciye dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme (bedel iadesi), ayıpsız misliyle değişim, ayıp oranında bedel indirimi ve ücretsiz onarım. Seçimlik hak yenilik doğurucu bir haktır ve bir kez bildirilince tercih değiştirilemez; bu nedenle terditli talepte bulunulamaz.
Satın alınan ürün beklenen niteliği taşımıyorsa tüketicinin elinde dört ayrı hak vardır. Ancak bu hakları kullanma biçimi, çoğu davada sonucu belirleyen asıl konudur.
Çünkü seçim tek seferliktir ve geri alınamaz.
Dört seçimlik hak
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11/1 uyarınca malın ayıplı olması durumunda tüketici şu haklara sahiptir:
| Hak | Sonuç | Ne zaman uygun? |
|---|---|---|
| Sözleşmeden dönme | Bedel iadesi | Ayıp ağır, güven tamamen sarsılmış |
| Ayıpsız misliyle değişim | Yeni ürün | Ayıp esasa ve değere etkili |
| Bedel indirimi | Ayıp oranında iade | Ürün kullanılabilir durumda |
| Ücretsiz onarım | Tamir | Ayıp giderilebilir nitelikte |
Seçim tek seferliktir
Tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanması gerekir. Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini bir kez bildirmekle seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez; çünkü satıcı kayıtsız şartsız bu tercihi yerine getirmek zorundadır. Bu özelliği nedeniyle seçimlik hak yenilik doğurucu (inşai) bir haktır.
Bunun pratik sonucu şudur: dava dilekçesinde “aracın ayıpsız misliyle değişimine, bu mümkün olmazsa bedelin iadesine” biçiminde terditli talepte bulunulamaz. Mahkemenin, tüketiciye hangi hakkı kullandığını açıklattırması ve sonuca göre hüküm kurması gerekir.
Orantısız güçlük istisnası
m.11/3: “Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.”
Bu, tüketicinin inisiyatifindeki seçim hakkının istisnasıdır. Benzer bir düzenleme TBK m.227/3‘te de yer alır; ayrıca m.83/1 uyarınca Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.
Ayıp ne kadar önemli olmalı?
Değişim ya da dönme talebinin kabulü için ayıbın esasa ve malın değerine etkili olması aranır. Binlerce farklı mekanik ve dijital parçanın bir araya getirilmesiyle üretilen bir üründe, tamiri mümkün bir parçadaki giderilebilir arıza tek başına ayıpsız misliyle değişimi gerektirmez.
Buna karşılık, değişen parçalar esasa ve aracın değerine etkili nitelikteyse misliyle değişimin yasal şartları oluşmuş sayılır.
Süreler
- Ayıp, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkarsa teslim anında var olduğu kabul edilir (m.10/1).
- Dava zamanaşımı kural olarak iki yıldır; konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda beş yıldır (m.12).
- Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz.
- Gizli ayıplarda süre, ayıbın ortaya çıktığı tarihten işlemeye başlar.
Ne yapmalı?
- Ayıbı fark eder etmez tarih atarak fotoğraf ve video ile kayıt altına alın.
- Satıcıya yazılı bildirimde bulunun (noter ihtarnamesi veya KEP).
- Bildirimde hangi seçimlik hakkı kullandığınızı tek ve açık biçimde yazın.
- Servis kayıtlarını, iş emirlerini ve değişen parça listesini saklayın.
- Değeri parasal sınırın altındaysa Tüketici Hakem Heyetine, üstündeyse tüketici mahkemesine gidin.
- Tüketici mahkemesi davası öncesi arabuluculuk dava şartını gözetin.
- Terditli talepten kaçının; tek bir talep kurun.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2020/7336, K.2020/6337, 10.11.2020 Seçimlik hak yenilik doğurucudur; terditli talep olmaz. Davacı, aracın ayıpsız misliyle değişimini, bu mümkün olmazsa bedelin iadesini istemişti. Daire, seçimlik hakların niteliğini ortaya koydu: “tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanması gerekmektedir. Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini, bir kez bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez. Çünkü, satıcı kayıtsız şartsız, bildirilen tercihi yerine getirmek zorundadır.” Bu nedenle seçimlik hak yenilik doğurucu (inşai) haklardandır. Kararda TBK m.227‘ye de atıf yapılarak, alıcıya tanınan bu hakların tüketilen haklardan olduğu ve terditli olarak talepte bulunulamayacağı belirtildi. Tereddüt varsa mahkemenin davacıya “değişim hakkını mı, sözleşmeden dönme hakkını mı” kullandığını açıklattırması gerekirdi.
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E.2016/25174, K.2020/1844, 11.02.2020 1.492,60 TL’lik onarılabilir arıza değişimi gerektirmez. Davacı, sıfır kilometre satın aldığı araçta üretimden kaynaklanan bir hata bulunduğunu ileri sürerek ayıpsız misliyle değişim istemişti. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın elektronik kontrol ünitesi arızasıyla karşı karşıya olduğu ve bu ünitenin değişim maliyetinin 1.492,60 TL olduğu belirtilmişti. Mahkeme buna dayanarak değişime hükmetmiş; Daire ise “binlerce farklı mekanik ve dijital parçanın bir araya getirilmesi suretiyle üretilen dava konusu ürünün tamiri mümkün bir parçasında oluşan giderilebilir bir arızanın dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişimini gerektirip gerektirmediği hususunda yanılgıya düşüldüğünü” belirtti. Kararda ayrıca tüketicinin seçimlik hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içinde hareket etmek zorunda olduğu vurgulandı.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2020/12311, K.2021/10023, 13.10.2021 Esasa ve değere etkili parça değişimi varsa şartlar oluşur. İlk derece mahkemesi, incelemede araçta herhangi bir ayıp ve arızaya rastlanılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Bölge Adliye Mahkemesi ise araçtaki arıza nedeniyle değişen parçaların esasa ve aracın değerine etkili nitelikte olduklarını saptayarak 6502 sayılı Kanun m.11 uyarınca ayıpsız misli ile değişim hakkının yasal şartlarının oluştuğu sonucuna vardı ve aracın aynı mahiyette sıfır kilometre misli ile değiştirilmesine karar verdi; maddi ve manevi tazminat talepleri reddedildi. Daire, kararında m.11/1‘deki dört seçimlik hakkı ve satıcının tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirme yükümlülüğünü yineleyerek, hakkın kullanımının TMK m.2‘deki objektif iyiniyet kurallarıyla sınırlı olduğunu belirtmiştir.
- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E.2018/929, K.2020/2698, 25.02.2020 Değişim talebi kural olarak hakkın kötüye kullanılması değildir. İlk derece mahkemesi, hakkaniyet gereği ayıp oranında indirim yapılmasının uygun olacağını değerlendirmişti. Bölge Adliye Mahkemesi ise aracın yenisiyle değiştirilmesi talebinin seçimlik hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacağı ve ilk derece mahkemesinin tespitinin yerinde olmadığı gerekçesiyle kararı kaldırıp ayıpsız misli değişim yönünde hüküm kurdu. Daire kararında sistemin mantığını açıklar: kanun koyucu m.11/1 ile seçimlik hakları sıralama yoluyla düzenlemiş; ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değiştirme haklarının kullanılması hâlinde karşı taraf için hakkaniyete aykırı orantısız güçlükler doğması ihtimalini ise tüketicinin inisiyatifindeki seçim hakkının bir istisnası olarak m.11/3‘te düzenlemiştir. Kararda bu düzenlemeyle paralel olan TBK m.227/3 ile m.83/1‘deki genel hükümlere yollama kuralına da yer verilmiştir.
Ayıplı üründe hangi hakları kullanabilirim?
6502 sayılı Kanun m.11 dört seçimlik hak tanır: bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, ayıp oranında bedel indirimi ve ücretsiz onarım. Seçim tüketiciye aittir ve satıcı tercih edilen talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak onarım veya değişim satıcı için orantısız güçlük doğuracaksa tüketici yalnızca dönme veya bedel indirimi haklarından birini kullanabilir. Ayrıca hakkın kullanımı dürüstlük kuralıyla sınırlıdır.
Seçimimi sonradan değiştirebilir miyim?
Hayır. Seçimlik hak, tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanılır; bir kez bildirmekle hak tüketilir ve tercih değiştirilemez. Satıcı, bildirilen tercihi kayıtsız şartsız yerine getirmek zorunda olduğundan hakkın bu niteliği kabul edilmiştir. Bu nedenle satıcıya gönderilecek ihtarnamede tek ve açık bir talep bulunmalıdır. “Önce onarım, olmazsa değişim” gibi ifadeler sonradan uyuşmazlık doğurur.
Dava dilekçesinde terditli talepte bulunabilir miyim?
Ayıplı mala ilişkin seçimlik haklar yenilik doğurucu nitelikte olduğundan terditli talepte bulunulamaz. “Aracın ayıpsız misliyle değişimine, mümkün olmazsa bedelin iadesine” biçimindeki taleplerde mahkeme, davacıya hangi hakkı kullandığını açıklattırmak ve hükmü buna göre kurmak zorundadır. Hem değişime hem de bunun mümkün olmaması hâlinde bedel iadesine hükmedilmesi usule aykırıdır ve bozma sebebidir.
Küçük bir arıza için yeni ürün isteyebilir miyim?
Kural olarak hayır. Değişim talebinin kabulü için ayıbın esasa ve malın değerine etkili olması aranır. Yargıtay, binlerce parçadan oluşan bir üründe tamiri mümkün bir parçadaki giderilebilir arızanın tek başına ayıpsız misliyle değişimi gerektirmediğini kabul etmektedir. Buna karşılık değişen parçaların esasa ve değere etkili nitelikte olması hâlinde misliyle değişim şartları oluşur. Bu değerlendirme bilirkişi incelemesiyle yapılır.
Değişim istemem hakkın kötüye kullanılması sayılır mı?
Kural olarak sayılmaz. Yargıtay, ürünün yenisiyle değiştirilmesi talebinin seçimlik hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmayacağını kabul etmiştir. Ancak tüketici hakkını TMK m.2’deki objektif iyiniyet kuralları içinde kullanmak zorundadır. Ayrıca m.11/3’teki orantısız güçlük istisnası saklıdır: değişim satıcı için orantısız güçlük doğuruyorsa tüketici dönme veya bedel indirimi haklarından birine yönlendirilir.
Ayıbın teslim anında var olduğunu nasıl ispatlarım?
6502 sayılı Kanun m.10/1 uyarınca teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir; bu bir karinedir ve ispat yükünü satıcıya geçirir. Altı aydan sonra ortaya çıkan ayıplarda ise ispat yükü tüketiciye aittir. Bu nedenle servis kayıtları, iş emirleri, değişen parça listeleri ve varsa üretim hatasına ilişkin geri çağırma kayıtları önemlidir. Uyuşmazlıkta teknik bilirkişi incelemesi yapılır.
Ayıplı malda zamanaşımı ne kadar?
Kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre öngörülmemişse ayıplı maldan sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre beş yıldır. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. Gizli ayıplarda sürenin ayıbın ortaya çıktığı tarihten işlemeye başladığı kabul edilmektedir.
Hakem heyetine mi mahkemeye mi başvurmalıyım?
Uyuşmazlık değeri her yıl yeniden belirlenen parasal sınırın altındaysa Tüketici Hakem Heyetine başvurulur ve bu zorunludur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür. Tüketici mahkemesinde açılacak davalar bakımından arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Başvuru yapılacak yıla ait güncel parasal sınırın kontrol edilmesi gerekir; yanlış mercie yapılan başvuru süre kaybına yol açar.
- 6502 sayılı Kanun m.8 — Ayıplı mal tanımı
- 6502 sayılı Kanun m.9 — Satıcının sorumluluğu
- 6502 sayılı Kanun m.10 — İspat yükü
- 6502 sayılı Kanun m.11 — Tüketicinin seçimlik hakları
- 6502 sayılı Kanun m.12 — Zamanaşımı
- 6502 sayılı Kanun m.83 — Genel hükümlere yollama
- 6098 sayılı TBK m.219 vd. — Satıcının ayıptan sorumluluğu
- 6098 sayılı TBK m.227 — Alıcının seçimlik hakları
- 4721 sayılı TMK m.2 — Dürüstlük kuralı
Bağlantılı başlıklar için ayıplı araç satışı, tüketici hakem heyetine başvuru ve tüketici davalarında arabuluculuk şartı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.