Ticari Defterlerin Delil Niteliği: HMK m.222 ve Karşı Taraf Şartı

- HMK m.222/1: mahkeme, ticari davalarda defterlerin ibrazına kendiliğinden ya da talep üzerine karar verebilir.
- m.222/2: defterin delil olabilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve kayıtların birbirini doğrulamış olması şarttır.
- m.222/3: defterin sahibi lehine delil olabilmesi için karşı tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması gerekir.
- Karşı taraf defterlerini ibraz etmezse bu, dayanan taraf lehine sonuç doğurur.
- 2020 değişikliği: karşı tarafın usulüne uygun defterleri ilgili hususta hiçbir kayıt içermiyorsa, defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
- m.222/4: onayları bulunmayan ve kayıtları birbirini doğrulamayan defterler sahibi aleyhine delil olur.
- Defterlerdeki lehe ve aleyhe kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Ticari davalarda en sık dayanılan delil, tarafların kendi ticari defterleridir. Ancak defterin kendi sahibi lehine delil olması, sanıldığı kadar kolay değildir.
Çünkü kanun, defterin gücünü karşı tarafın defterine bağlamıştır.
HMK m.222 sistematiği
| Fıkra | Kural |
|---|---|
| 222/1 | Mahkeme ibraza resen ya da talep üzerine karar verebilir |
| 222/2 | Şekil şartları: eksiksiz ve usulüne uygun tutulma, açılış-kapanış onayı, kayıtların birbirini doğrulaması |
| 222/3 | Lehe delil olma şartları ve lehe-aleyhe kayıtların ayrılmazlığı |
| 222/4 | Şartları taşımayan defter aleyhe delildir |
| 222/5 | Taraflardan biri tacir değilse defterler o kişi aleyhine delil olmaz |
Kesin delil, ama koşullu
Ticari defterler kesin delillerdendir: kanun, delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiğini düzenlemiştir. Ancak defterler kesin delil olsa da ancak HMK m.222’deki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Karşı taraf defterinin incelenmesi zorunludur
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmışsa, karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa dahi karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü bir tarafın defterleri, ancak karşı tarafın defterleriyle uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde, dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
İbrazdan kaçınmanın sonucu
Tacir olup defter tutmak zorunda olan taraf, “defterim yok” diyemez. Verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmezse:
- Kendi defterlerinin karşı taraf defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olmuş sayılır.
- HMK m.220/3 uyarınca, sunmaktan kaçındığı belgelerdeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilir.
Bunun için mahkemenin, defter ibrazından kaçınan tarafa bu sonucu ihtar etmiş olması gerekir.
2020 değişikliği: “hiçbir kayıt içermeme”
7251 sayılı Kanun ile m.222/3‘e eklenen cümle önemli bir denge getirdi: karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş defterleri ilgili hususta hiçbir kayıt içermiyorsa, ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Lehe ve aleyhe kayıtlar ayrılamaz
Şartlara uygun tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Yani bir taraf, defterinin yalnızca kendi işine gelen kayıtlarına dayanamaz.
Ne yapmalı?
- Defterlerin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırın; eksiklik defteri aleyhe delile dönüştürür.
- Yevmiye, defteri kebir ve envanter kayıtlarının birbirini doğruladığından emin olun.
- Dava dilekçesinde karşı tarafın defterlerine de açıkça dayanın.
- Karşı tarafın defter ibrazı için kesin süre ve ihtar talep edin.
- İbrazdan kaçınma hâlinde HMK m.220/3 sonucunun uygulanmasını isteyin.
- Karşı defterin ilgili hususta kayıt içerip içermediğini bilirkişiye tespit ettirin.
- Defter dışında fatura, irsaliye ve banka kaydı gibi destekleyici delilleri de sunun.
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2025/394, K.2026/70, 03.02.2026 Karşı taraf defteri incelenmeden lehe delil olmaz. Mahkeme, HMK m.222‘nin dört fıkrasını sırasıyla aktardıktan sonra Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ilkesel değerlendirmesine yer verdi: “Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, Kanun’un ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK’nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.” Kararın en pratik sonucu şudur: “Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. … Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.” Bu nedenle kendi defterine dayanan davacının, karşı tarafın defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2024/671, K.2025/207, 18.03.2025 2020 değişikliği ve ihtar zorunluluğu. Karar, m.222/3‘ün 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen cümlesini de içerecek biçimde günceldir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Ayrıca lehe-aleyhe ayrımı yasağı vurgulanır: “Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” Kararda uygulamaya dönük iki sonuç çıkarılır: davacı defterlerinin lehe delil olabilmesi için davalı defterlerinin aykırı olmaması, davalının ibrazdan kaçınması ya da aksinin kesin delille ispatlanmamış olması gerekir; ve “defter ibrazından kaçınan tarafa, defter ibrazından kaçınması halinde diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan defterlerinin diğer taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtar edilmiş olması gerekir.”
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2017/333, K.2019/1677, 19.12.2019 “Defterim yok” savunması tacire kapalıdır. Davacı, icra takibine itiraz üzerine dava açmış; mahkemece ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilerek davalı vekiline 25.01.2018 tarihli celsede defterlerini sunmak üzere süre verilmişti. Davalı ne defterlerini sundu ne de davacı defter kayıtlarının aksini ispata yarar delil ibraz etti. Mahkeme sonucu şöyle bağladı: “Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden” verilen kesin süreye rağmen ibraz etmemesi nedeniyle HMK m.220/3 gereğince sunmaktan kaçındığı defterlerdeki kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir.
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2025/479, K.2026/399, 30.06.2026 Güncel metnin uygulanması: üç seçenekli üçüncü fıkra. Karar, m.222/3‘ün yürürlükteki hâlini üç seçenekli biçimde uygular: defterin sahibi lehine delil olabilmesi için karşı tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya bu defterlerin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması aranır. m.222/4 yönünden ise kural yinelenir: “Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.” Kararda ayrıca Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin, defterlerin kesin delil olmakla birlikte yalnızca m.222 koşulları çerçevesinde ispat aracı olabileceğine ve karşı taraf defterlerinin incelenmesinin zorunluluğuna ilişkin değerlendirmesine yer verilmiştir.
Ticari defterim tek başına delil olur mu?
Olmaz. Defterin sahibi lehine delil olabilmesi için HMK m.222/3 uyarınca karşı tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması, karşı tarafın defterlerini ibraz etmemesi ya da aksinin kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu nedenle karşı taraf defterleri incelenmeden, dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Açılış veya kapanış onayı yoksa ne olur?
Defter aleyhinize delil hâline gelir. HMK m.222/4 uyarınca açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Bu, defterin ispat gücünü kaybetmesinden daha ağır bir sonuçtur: karşı taraf, sizin usulsüz defterinizdeki kayıtlara dayanarak iddiasını ispatlayabilir. Bu nedenle onay işlemlerinin süresinde yaptırılması kritik önemdedir.
Karşı taraf defterini sunmazsa ne olur?
Bu davranış aleyhine sonuç doğurur. Tacir olup defter tutmak zorunda olan taraf “defterim yok” diyemez; kesin süreye rağmen ibraz etmezse kendi defterlerinin karşı taraf defterleriyle uyumunun incelenmesine engel olmuş sayılır ve HMK m.220/3 uyarınca sunmaktan kaçındığı defterlerdeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilir. Ancak bunun için mahkemenin bu sonucu önceden ihtar etmiş olması gerekir.
Karşı tarafın defterinde hiç kayıt yoksa?
7251 sayılı Kanunla HMK m.222/3’e eklenen cümle uyarınca, karşı tarafın ikinci fıkradaki şartlara uygun tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Yani “karşı defterde aksi kayıt yok, öyleyse benim defterim doğrudur” denemez. Bu durumda alacağın fatura, irsaliye, banka kaydı gibi başka delillerle ispatlanması gerekir.
Defterimin sadece lehime olan kısmına dayanabilir miyim?
Hayır. HMK m.222/3’ün son cümlesi uyarınca şartlara uygun tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Defter bir bütün olarak değerlendirilir; bilirkişi incelemesinde lehe kayıtlarla birlikte aleyhe kayıtlar da hesaba katılır. Bu nedenle defterlere dayanmadan önce kayıtların tümünün gözden geçirilmesi ve olası aleyhe kayıtların değerlendirilmesi gerekir.
Karşı taraf tacir değilse defterim delil olur mu?
Olmaz. HMK m.222/5 uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın ticari defterlerinin içeriğini kabul edeceğini belirtirse bu defterlerdeki kayıtlar delil olur; aksi hâlde tacir olmayan kişi aleyhine ticari defterler delil oluşturmaz. Bu nedenle tüketici işlemlerinde ve gerçek kişilere karşı açılan davalarda önce tacir sıfatının araştırılması gerekir.
Defterlerin ibrazını mahkeme kendiliğinden isteyebilir mi?
Evet. HMK m.222/1 uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Bu, ticari defterlerin ispat sistemindeki merkezi rolünün bir sonucudur. Uygulamada mahkemeler, defterlere dayanılan uyuşmazlıklarda her iki tarafın defterlerini birlikte inceletmekte ve bilirkişiden karşılaştırmalı rapor almaktadır.
Defter kayıtlarının aksi nasıl ispatlanır?
Ticari defterler kesin delil niteliğinde olduğundan aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir; tanıkla çürütülemez. Bu kapsamda karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ve aykırı kayıt içeren defterleri, imzalı belgeler, banka dekontları ve ikrar kullanılabilir. Bu nedenle ticari ilişkilerde ödemelerin banka üzerinden ve açıklamalı yapılması, sonraki uyuşmazlıklarda belirleyici bir üstünlük sağlar.
- 6100 sayılı HMK m.222 — Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
- 6100 sayılı HMK m.219-220 — Belgelerin ibrazı ve kaçınma
- 6100 sayılı HMK m.200 — Senetle ispat zorunluluğu
- 6102 sayılı TTK m.64 — Defter tutma yükümlülüğü
- 6102 sayılı TTK m.65 — Defterlerin tutulması ve onay
- 6102 sayılı TTK m.82 — Belgelerin saklanması
- 7251 sayılı Kanun m.23 — m.222/3’e eklenen cümle
Bağlantılı başlıklar için limited şirkette müdürün sorumluluğu, ticari davalarda arabuluculuk ve tanıkla ispat yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.