Hâkim Şirket Bağlı Şirketi Zarara Uğratırsa Ne Olur? Şirketler Topluluğu (TTK m.195-208)

Hâkim Şirket Bağlı Şirketi Zarara Uğratırsa Ne Olur? Şirketler Topluluğu (TTK m.195-208)
Kısaca
  • Bir ticaret şirketi, diğerinin oy haklarının çoğunluğuna sahipse, yönetim organında çoğunluğu oluşturacak üyeyi seçebiliyorsa veya onu sözleşmeyle ya da başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa hâkim şirket, diğeri bağlı şirkettir (TTK m. 195/1).
  • Payların veya yönetim çoğunluğunu sağlayacak payların elde bulundurulması, hâkimiyetin varlığına karine sayılır (m. 195/2).
  • Topluluğun tepesindeki hâkimin bir teşebbüs olması hâlinde de topluluk hükümleri uygulanır ve hâkim teşebbüs tacir sayılır (m. 195/5).
  • Şirketler topluluğu hükümlerinin uygulanmasında “yönetim kurulu” terimi gerçek kişilerde gerçek kişinin kendisini ifade eder (m. 195/6); gerçek kişi olmak tacir sayılmaya engel değildir.
  • Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz (m. 202/1-a).
  • Kayıp aynı faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilir ya da en geç yıl sonuna kadar denk değerde bir istem hakkı tanınırsa sorumluluk doğmaz.
  • Denkleştirme yapılmazsa bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden şirketin zararının tazminini isteyebilir.
  • Hâkim, hakkaniyete uygun düşerse tazminat yerine payların satın alınmasına veya duruma uygun başka bir çözüme karar verebilir.
  • Bu iki talep, aynı davada terditli olarak ileri sürülebilir.
  • Alacaklılar da, şirket iflas etmemiş olsa bile, zararın şirkete ödenmesini isteyebilir (m. 202/1-c).
  • Birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih gibi işlemlerde red oyu verip tutanağa geçirten pay sahipleri tazminat veya payların satın alınmasını isteyebilir; bu dava iki yıllık zamanaşımına tabidir (m. 202/2).
  • TTK m. 208’deki azınlığı çıkarma (satın alma) hakkı yalnızca hâkim şirkete tanınmıştır; gerçek kişi pay sahibi bu hakkı kullanamaz.

Kısa cevap: Bir ticaret şirketi, diğerinin oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya yönetim organında çoğunluğu oluşturacak üyeyi seçebiliyorsa hâkim şirket, diğeri bağlı şirkettir (TTK m.195/1). Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz (m.202/1-a); kayıp aynı faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilirse sorumluluk doğmaz.

Türkiye’de grup şirketi yapıları çok yaygın: bir holding ya da bir aile, birbirine bağlı onlarca şirketi tek merkezden yönetir. Kaynaklar şirketler arasında serbestçe hareket eder; bir şirketin kârı diğerine aktarılır, biri diğerine kefil olur, ortak giderler yansıtılır. Bu akışkanlık ticarî hayatın gereğidir; ancak azınlıkta kalan pay sahipleri ve alacaklılar için ciddi bir risk yaratır.

Türk Ticaret Kanunu bu riski, 195 ila 209. maddeler arasında düzenlenen “şirketler topluluğu” rejimiyle karşılar. Rejimin çekirdeği basittir: hâkimiyet kullanılabilir, ama bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanılırsa ya aynı yıl içinde denkleştirilir ya da tazmin edilir. Aşağıda bu mekanizmayı ve uygulamadaki eşiklerini ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TTK m. 195 — Hâkim ve bağlı şirket (kararlarda aktarıldığı şekliyle)
“(1) a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak; 1. Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya 2. Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkına haizse veya 3. Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa, b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. c) Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır…
(5) …şirketler topluluğunun hâkiminin, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya yurt dışında bulunan, bir teşebbüs içinde olması hâlinde de, 195 ila 209. maddeler ile bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır… Hâkim teşebbüs tacir sayılır.
(6) Şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanmasında ‘yönetim kurulu’ terimi limited şirketlerde müdürleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile şahıs şirketlerinde yöneticileri, diğer tüzel kişilerde yönetim organını ve gerçek kişilerde gerçek kişinin kendisini ifade eder.”
TTK m. 202 — Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması
“(1) a) Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya… yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın.
b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir. Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre, davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir.
c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler.
d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden, bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez.”

Kim kime karşı, neyi isteyebilir?

Talep sahibiDayanakTalepSüre
Bağlı şirketin her pay sahibim. 202/1-bŞirketin zararının tazmini (tazminat şirkete ödenir)Kıyasen m. 560
Bağlı şirketin pay sahibim. 202/1-bHakkaniyet gerektiriyorsa payların hâkim şirketçe satın alınmasıAynı davada terditli
Bağlı şirketin alacaklılarım. 202/1-cZararın şirkete ödenmesi (iflas şartı aranmaz)Kıyasen m. 560
Red oyu verip tutanağa geçirten pay sahibim. 202/2Birleşme, bölünme, tür değiştirme gibi işlemlerde tazminat veya payların satın alınmasıİki yıl
Hâkim şirketm. 208%90’a ulaşınca azınlığın paylarının satın alınması (çıkarma)—
Gerçek kişi hâkim pay sahibim. 208Bu hakkı kullanamaz—
Hâkim şirket (savunma)m. 202/1-dBağımsız bir yönetici de aynı işlemi yapabilirdi savunması—
Kritik nokta. Hâkimiyetin kullanılması kendiliğinden hukuka aykırı değildir; hukuka aykırı olan, bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanılmasıdır. Kanun bu kaybı da mutlak biçimde yasaklamaz: kayıp aynı faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilirse ya da en geç yıl sonuna kadar bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınırsa sorumluluk doğmaz. Uygulamadaki asıl mücadele bu nedenle “kayıp var mı?” sorusundan çok “denkleştirme yapıldı mı, nasıl ve ne zaman yapılacağı belirtildi mi?” sorusu üzerinde yürür. Buna bir de m. 202/1-d’deki kurtuluş imkânı eklenir: işlemin bağımsız bir şirketin tedbirli yöneticisi tarafından da yapılabileceği ispatlanırsa tazminata hükmedilmez.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Önce topluluğun varlığını kurun: hâkim kim, bağlı şirketler hangileri? Pay oranları, oy sözleşmeleri ve yönetim organı seçim hakları belgelenmelidir.
  2. Hâkim bir gerçek kişi ya da teşebbüsse bunu ayrıca ortaya koyun; m. 195/5 ve 195/6 bu ihtimali açıkça kapsar ve hâkim teşebbüsü tacir sayar.
  3. Topluluk hükümlerinin uygulanabilmesi için şirketlerden en az birinin merkezinin Türkiye’de olması gerektiğini unutmayın.
  4. Kaybı somutlaştırın. “Şirket zarar ediyor” yeterli değildir; hangi işlem, hangi tarihte, hangi tutarda kayba yol açtı? Kâr aktarımı, kefalet, varlık devri, gider yansıtması gibi kalemleri tek tek gösterin.
  5. Denkleştirme yapılıp yapılmadığını araştırın: aynı faaliyet yılı içinde fiilî denkleştirme var mı, yoksa yıl sonuna kadar denk değerde bir istem hakkı tanınmış mı?
  6. Davayı doğru kişiye yöneltin. Talep hâkim şirkete ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerine yöneltilir; hâkim şirket dava dışı bırakılırsa dava temelsiz kalır.
  7. Taleplerinizi terditli kurun: önce zararın tazmini, kabul edilmezse paylarınızın hâkim şirketçe satın alınması. Yargıtay bu iki talebin birlikte ileri sürülmesine engel görmemektedir.
  8. Alacaklıysanız şirketin iflasını beklemeyin; m. 202/1-c uyarınca zararın şirkete ödenmesini doğrudan isteyebilirsiniz.
  9. Birleşme, bölünme, tür değiştirme veya önemli esas sözleşme değişikliği söz konusuysa genel kurulda red oyu verip tutanağa geçirtin; yönetim kurulu kararlarına ise yazılı itiraz edin. Bu, m. 202/2 davasının ön şartıdır.
  10. m. 202/2 davasında iki yıllık zamanaşımını takvime alın: süre, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten işler.
  11. Teminat yükümlülüğüne hazırlıklı olun: m. 202/2 davası açıldığında muhtemel zararı veya satın alma değerini karşılayan tutarın mahkeme adına bir bankaya yatırılmasına karar verilir.
  12. Azınlığı çıkarmak istiyorsanız m. 208’in yalnızca hâkim şirkete tanındığını gözetin; gerçek kişi pay sahibi bu yolu kullanamaz.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/733, K. 2023/1560, 02.05.2023

Birden çok şirketi kontrol eden gerçek kişi, hâkim teşebbüs olarak tacir sayılır ve iflasa tabidir. Beş ayrı şirketin tek başına ya da çoğunluk pay sahibi olan gerçek kişi aleyhine açılan iflas davasında derece mahkemeleri, kişinin ticaret sicili kaydı bulunmadığı ve birden fazla şirkette ortaklık ile yöneticiliğin tek başına tacir sıfatı doğurmayacağı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Daire, TTK m. 195’i madde madde çözümledikten sonra sonuca varmıştır: “davalının tek başına veya çoğunluk pay sahibi olduğu şirketler hakkında TTK’nın 195/2. maddesi gereğince hakimiyetin varlığına ilişkin yasal karinenin mevcut olduğu, aynı maddenin 5. fıkrasına göre şirketler topluluğuna ilişkin kurallar uygulanacağı, hakim teşebbüs konumunda olan davalı …’ün … hem yönetim kurulu, hem şirket müdürü, hem de gerçek kişi sıfatıyla şirketler topluluğunun hakim teşebbüsü olması nedeniyle TTK’nın 195/5. bendindeki ‘Hakim teşebbüs tacir sayılır’ hükmü gereğince tacir sayılacağı, aynı maddenin 6. fıkrasına göre gerçek kişi olmasının tacir sayılmasına engel teşkil etmediği”. Karar ayrıca şirketlerin merkezinin yurt dışında olmasının bu sonucu değiştirmediğini vurgulamıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2132, K. 2023/6542, 08.11.2023

Zararın tazmini ile payların satın alınması talepleri aynı davada terditli olarak ileri sürülebilir. Bir aile şirketler grubunda, hâkim şirketin bağlı şirketin malvarlığını sattırdığı ve grup yöneticilerinin ortağı olduğu bir şirket lehine 2.000.000 TL teminat mektubu verdirildiği ileri sürülerek zararın tazmini, kabul edilmezse payların satın alınması istenmiştir. Derece mahkemeleri, bu iki davanın birbirinden bağımsız olduğu ve terditli olarak ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, m. 202/1’in (a) ve (b) bentlerini açıkladıktan sonra bu yaklaşımı bozmuştur: “6102 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca davacıların hâkim şirket olan davalılar aleyhine bağlı şirkete verildiğini iddia ettikleri zararın tazminini ya da paylarının satın alınması şeklinde terditli talepleri içeren dava açabileceklerinin mümkün olduğu gözetilip tarafların delilleri toplanıp … rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/602, K. 2024/8914, 11.12.2024

Gerçek kişinin hâkim teşebbüs sayılabilmesi için topluluğun oluşması gerekir; iki bağlı şirket yeterli görülmemiştir. Bir madencilik şirketinde %4,41 pay sahibi olan davacı, iki şirketin de çoğunluk pay sahibi olan gerçek kişinin kârı diğer şirkete aktardığını ileri sürerek TTK m. 202/1-b uyarınca tazminat, olmazsa paylarının satın alınmasını istemiştir. Derece mahkemeleri, TTK m. 195/1 ve 195/5 ile Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 105 uyarınca “bir gerçek kişinin hakim teşebbüs olması halinde şirketler topluluğunun oluşması için hakim teşebbüse bağlı en az üç şirket bulunması gerektiği” ve davalıya bağlı üç şirket bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Kararda ayrıca davanın hâkim konumda olduğu ileri sürülen şirkete değil, her iki şirketin pay sahibi olan gerçek kişiye yöneltilmiş olmasına da işaret edilmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 11.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4719, K. 2022/9173, 19.12.2022

TTK m. 208’deki azınlığı çıkarma hakkı yalnız hâkim şirkete tanınmıştır; gerçek kişi pay sahibi bu hakkı kullanamaz. Bir anonim şirkette %90’dan fazla paya sahip gerçek kişi, ortaklık ilişkisinin çekilmez hâle geldiğini ileri sürerek diğer ortakların paylarını mahkemece belirlenecek bedelle satın almak istemiştir. Derece mahkemesi talebi reddetmiştir: “TTK’nın 208. maddesinde açıkça bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahip olma durumunu ‘Hakim şirket’ için tanımladığı, dolayısıyla bu maddeye dayanarak şirketteki azınlık paylarını satın almak için dava açma hakkının ancak şirket paylarının en az %90’ına sahip olan şirketlere tanınmış bir hak olduğu, gerçek kişi pay sahiplerine böyle bir hakkın tanınmadığı, ayrıca kanun maddesinin ‘I- Hâkim ve Bağlı Şirket’ başlığı altındaki 195’inci maddeden sonra düzenlenmiş olduğu… dava konusu olayda davacının 90’dan daha fazla paya sahip olan gerçek kişi olduğu, ‘hakim şirket’ olmadığı”. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 19.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Dört karar birlikte okunduğunda, şirketler topluluğu rejiminin nerede işlediği ve nerede tıkandığı görülüyor.

Birinci halka: rejim, tepede kimin bulunduğuna göre değişmez. TTK m. 195, hâkimin bir ticaret şirketi olmasını şart koşmaz. Beşinci fıkra, topluluğun hâkiminin bir teşebbüs olması hâlinde de 195-209. maddelerin uygulanacağını ve hâkim teşebbüsün tacir sayılacağını söyler; altıncı fıkra ise gerçek kişilerde “gerçek kişinin kendisinin” esas alınacağını belirtir. 2023 tarihli iflas kararı bunun en çarpıcı sonucunu gösteriyor: ticaret sicilinde kaydı bulunmayan bir gerçek kişi, kontrol ettiği şirketler nedeniyle tacir sayılabilmekte ve iflasa tabi hâle gelmektedir.

İkinci halka: ama önce bir “topluluk” bulunmalıdır. 2024 tarihli onama kararı, birinci halkanın sınırını çiziyor. Gerçek kişinin iki şirkette çoğunluk pay sahibi olması, derece mahkemelerince topluluk oluşturmaya yeterli görülmemiş; Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 105’e dayanılarak en az üç bağlı şirket aranmıştır. Bu, m. 202’ye dayalı davalarda ilk aşılması gereken eşiktir ve pratikte pek çok davanın esasa girilmeden reddedilmesine yol açmaktadır. Aynı kararda ikinci bir usul uyarısı da var: davanın kime yöneltildiği belirleyicidir; hâkim konumundaki kişi ya da şirket taraf gösterilmemişse sonuç alınamaz.

Üçüncü halka: kayıp yasaklanmamış, denkleştirilmemiş kayıp yasaklanmıştır. m. 202/1-a, hâkim şirketin bağlı şirketi kâr aktarmaya, kefalet ve garanti vermeye, varlık devretmeye yöneltmesini kural olarak yasaklar; ancak kaybın o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilmesi ya da yıl sonuna kadar denk değerde bir istem hakkı tanınması hâlinde sorumluluk doğmaz. Bu nedenle savunmalar da genellikle iki eksende kurulur: kayıp yoktur, ya da kayıp denkleştirilmiştir. Buna m. 202/1-d’deki üçüncü eksen eklenir: bağımsız bir şirketin tedbirli yöneticisi de aynı işlemi yapabilirdi.

Dördüncü halka: iki talep birbirinin alternatifidir, rakibi değil. Kanun, denkleştirme yapılmadığında pay sahibine zararın tazminini isteme hakkı verir; hâkime ise hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat yerine payların satın alınmasına veya “duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme” karar verme yetkisi tanır. 2023 tarihli bozma kararı, bu iki talebin terditli olarak aynı davada ileri sürülebileceğini açıkça kabul etmiştir. Dolayısıyla pay sahibinin baştan tercih yapmak zorunda bırakılması doğru değildir.

Beşinci halka: alacaklılar unutulmamıştır. m. 202/1-c, bağlı şirketin alacaklılarına da dava hakkı tanır ve bunu şirketin iflas etmiş olması şartına bağlamaz. Tazminat yine şirkete ödenir. Bu, grup içi kaynak aktarımlarının en çok mağdur ettiği kesim olan bağlı şirket alacaklıları için önemli ama uygulamada az kullanılan bir yoldur.

Altıncı halka: azınlığı çıkarma yolu dar tutulmuştur. TTK m. 208, sermayenin ve oy haklarının en az %90’ına ulaşan hâkim şirkete, azınlığın paylarını satın alma imkânı verir. 2022 tarihli onama kararı bu hükmün kişi bakımından uygulama alanını kesin biçimde sınırlıyor: hak, yalnız hâkim şirkete tanınmıştır. Şirketin %90’ından fazlasına sahip bir gerçek kişi, ortaklık ilişkisi ne kadar çekilmez hâle gelirse gelsin bu yoldan azınlığı çıkaramaz; onun elindeki araçlar haklı sebeple fesih ve genel hükümlerdir.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
“Hâkim ancak bir şirket olabilir.”Topluluğun hâkimi bir teşebbüs veya gerçek kişi de olabilir; hâkim teşebbüs tacir sayılır.
“İki şirketi kontrol ediyorsa topluluk vardır.”Gerçek kişi hâkim teşebbüs bakımından uygulamada en az üç bağlı şirket aranmaktadır.
“Şirket zarar ediyor, m. 202 uygulanır.”Somut bir işlemden doğan kaybın gösterilmesi gerekir; genel zarar iddiası yetmez.
“Kayıp varsa hemen sorumluluk doğar.”Kayıp aynı faaliyet yılı içinde denkleştirilir veya denk istem hakkı tanınırsa sorumluluk doğmaz.
“Tazminat ile pay satın alma birlikte istenemez.”Bu talepler aynı davada terditli olarak ileri sürülebilir.
“Tazminatı kendime isterim.”Zarar bağlı şirketin zararıdır; tazminat şirkete ödenir.
“Alacaklıyım, önce iflas gerekir.”Alacaklılar, şirket iflas etmemiş olsa bile zararın şirkete ödenmesini isteyebilir.
“Genel kurulda sustum, sonra dava açarım.”m. 202/2 davası için red oyu verip tutanağa geçirtmek veya yönetim kurulu kararına yazılı itiraz şarttır.
“%90 payım var, azınlığı çıkarırım.”TTK m. 208’deki hak yalnız hâkim şirkete tanınmıştır; gerçek kişi kullanamaz.
Şirketler topluluğu ne zaman oluşur?

Bir ticaret şirketi, diğerinin oy haklarının çoğunluğuna sahipse, şirket sözleşmesi uyarınca yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturacak üyeleri seçebiliyorsa, bir sözleşmeye dayanarak oy çoğunluğunu oluşturuyorsa ya da onu başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa hâkim-bağlı şirket ilişkisi ve dolayısıyla topluluk doğar.

Hâkimiyet nasıl ispatlanır?

TTK m. 195/2 bir karine getirmiştir: bir ticaret şirketinin diğerinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alacak miktarda paya sahip olması, hâkimiyetin varlığına karinedir. Aksi ispat edilebilir.

Gerçek kişi hâkim teşebbüs olabilir mi?

Evet. Topluluğun hâkiminin bir teşebbüs içinde olması hâlinde de topluluk hükümleri uygulanır ve hâkim teşebbüs tacir sayılır. Şirketler topluluğu hükümlerinin uygulanmasında gerçek kişilerde “gerçek kişinin kendisi” esas alınır.

Gerçek kişi hâkim teşebbüs iflasa tabi midir?

Yargıtay, birden çok şirketi kontrol eden gerçek kişinin TTK m. 195/5 uyarınca tacir sayılacağını ve bu nedenle tacir ile iflasa tabi kişilerden olduğunun kabulü ile inceleme yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Kaç bağlı şirket gerekir?

Uygulamada, hâkimin gerçek kişi olduğu hâllerde Ticaret Sicili Yönetmeliği’ne dayanılarak en az üç bağlı şirketin bulunması aranmaktadır. Bu eşik aşılmazsa topluluk hükümleri uygulanmamaktadır.

Hâkim şirket bağlı şirketten kaynak aktarabilir mi?

Bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde yöneltemez. Ancak kayıp o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilirse veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilerek en geç yıl sonuna kadar denk değerde bir istem hakkı tanınırsa sorumluluk doğmaz.

Denkleştirme yapılmazsa ne olur?

Bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden şirketin zararının tazminini isteyebilir. Hâkim, hakkaniyete uygun düşerse tazminat yerine payların satın alınmasına veya uygun başka bir çözüme karar verebilir.

Tazminat kime ödenir?

Zarar bağlı şirketin zararı olduğundan tazminat şirkete ödenir. Pay sahibi dolaylı zararı için kendi adına değil, şirket lehine talepte bulunur.

Tazminat ile payların satın alınmasını birlikte isteyebilir miyim?

Evet. Yargıtay, bu taleplerin terditli olarak aynı davada ileri sürülebileceğini kabul etmiştir; bunun aksine karar verilmesini bozma sebebi saymıştır.

Alacaklı olarak dava açabilir miyim?

Evet. TTK m. 202/1-c uyarınca alacaklılar da, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler.

Hâkim şirketin kurtuluş imkânı var mı?

Var. Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullarda, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyelerince de yapılabileceği ispatlanırsa tazminata hükmedilmez.

Birleşme veya bölünme hâlinde ne yapabilirim?

Hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı sebebi bulunmayan birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde; genel kurulda red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulu kararına yazılı itiraz eden pay sahipleri tazminat ya da paylarının satın alınmasını isteyebilir.

Bu davanın süresi nedir?

Tazminat veya payların satın alınması istemi, genel kurul kararının verildiği ya da yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Dava açınca teminat yatırmam gerekir mi?

TTK m. 202/2 davası açıldığında, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutarın teminat olarak mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir. Teminat yatırılmadıkça karara ilişkin işlem yapılamaz.

%90 paya sahip ortak azınlığı çıkarabilir mi?

Bu hak TTK m. 208’de yalnızca hâkim şirkete tanınmıştır. Yargıtay, şirketin %90’ından fazla payına sahip olsa dahi gerçek kişi pay sahibinin bu hakkı kullanamayacağını kabul etmiştir.

İlgili mevzuat
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 195 — Hâkim ve bağlı şirket, hâkim teşebbüs
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 196-198 — Payların ve oy haklarının hesaplanması, bildirim ve tescil
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 199 — Bağlılık raporu
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 200-201 — Bilgi alma ve oy hakkının kullanılması
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 202 — Hâkimiyetin hukuka aykırı kullanılması
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 203-206 — Tam hâkimiyet hâli ve alacaklıların hakları
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 208 — Hâkim şirketin satın alma hakkı
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 209 — Güvenden doğan sorumluluk
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 395/3 — Topluluk içi kefalet ve garanti
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 553, 555-557, 560-561 — Kıyasen uygulanacak sorumluluk hükümleri
  • Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 105 — Şirketler topluluğuna ilişkin tescil
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 154 ve 174 — İflas davasında yetki ve itirazın kaldırılması

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, Şirketle işlem yapma ve rekabet yasağı, Pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı, Haklı sebeple anonim şirketin feshi, Genel kurul kararlarının iptali, Tacir olmanın hükümleri.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Şirketler topluluğu davalarında sonuç, topluluğun varlığının ve somut kaybın belgelerle ortaya konulmasına bağlıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Tacirler Arası Satışta Ayıp İhbar Süresi Kaç Gündür? Açık Ayıpta 2, Gizli Ayıpta 8 Gün

İçindekilerKanunî dayanakÜç ayıp türü, üç ayrı süreNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Tacirler arasındaki satışta…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Akreditif Nedir? Teyit Bankası Ne Zaman Ödemek Zorundadır? Rezerv ve UCP 600

İçindekilerKanunî dayanakAkreditif ilişkisinde taraflarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Akreditif (vesikalı kredi), alıcının bankasının, satıcıya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Bilgi Suistimali Suçu Nedir? SPK Borsada İşlem Yapma Yasağı Ne Zaman Konur?

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Bilgi suistimali, sermaye piyasası araçlarının fiyatını, değerini veya…

09.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Apostil Nedir? Nasıl Alınır?

İçindekilerApostil Şerhi: Uluslararası Belgelerin Geçerliliği İçin Temel AdımApostil Şerhi Nedir?Apostil Şerhi Ne İşe Yarar?Apostil Şerhi Nasıl Alınır?Apostil Şerhi…

08.06.2024 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Haksız Rekabet Davası Nasıl Açılır? Dava Türleri ve Zamanaşımı (TTK m.54 vd.)

İçindekilerTemel ilkeBaşlıca haksız rekabet hâlleri (TTK m.55)1. Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri2. Sözleşmeyi ihlale veya sona…

17.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Nama Yazılı Pay Devri Ne Zaman Reddedilebilir? Bağlam, Onay ve Pay Defterine Kayıt

İçindekilerKural: serbest devirRed sebepleri: TTK m.493Kaçınma (kaçış) klozuÜç aylık zımni onay ve iradî olmayan iktisaplarÇıplak payın devriNe yapmalı?…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara