Kısmî Ödemenin Mahsup Sırası (TBK m.100-102)

legapro kapak 16751 LegaPro Hukuk Kısmî Ödemenin Mahsup Sırası (TBK m.100-102)

Kısaca

  • Bir borcun tamamını karşılamayan her ödeme, TBK m.100 anlamında kısmî ödemedir.
  • Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir.
  • Bu hak emredicidir; kanun “aksine anlaşma yapılamaz” demektedir.
  • Buna karşılık borçlu faiz ve giderleri ödemede temerrüde düşmüşse, kısmî ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve giderlere mahsup edilir.
  • Uygulamada temerrüde düşmüş borçlunun ödemesi, alacaklının bu yönde beyanı olup olmadığına bakılmaksızın önce faiz ve masraflara sayılmaktadır.
  • Alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence alınmışsa, borçlu ödemeyi güvenceli kısma mahsup ettiremez (m.100/2).
  • Birden çok borç varsa borçlu, ödeme gününde hangisini ödediğini alacaklıya bildirebilir.
  • Borçlu bildirimde bulunmazsa ödeme, derhâl itiraz edilmedikçe alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır (m.101).
  • Ne bildirim ne makbuzda açıklık varsa devreye TBK m.102’deki kanunî sıra girer.
  • Bu sıraya göre ödeme önce muaccel borç için yapılmış sayılır.
  • Birden çok borç muaccelse ödeme, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borca sayılır.
  • Takip yoksa vadesi ilk gelen borca; vadeler aynıysa orantılı olarak mahsup edilir.
  • Hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.
  • Kıdem tazminatında işveren fesih tarihinde temerrüde düştüğünden, sonraki ödemeler önce faize sayılır.
  • İcra takibinde de kısmî ödemeler ödeme tarihi esas alınarak önce faiz ve masraftan, artan varsa anaparadan düşülür.

Borçlu 100.000 lira borcun 40.000 lirasını ödediğinde, bu para anaparadan mı yoksa işlemiş faizden mi düşülecektir? Cevap ödeme miktarına değil, borçlunun faiz ve giderleri ödemede gecikip gecikmediğine bağlıdır. Aradaki fark, yıllar sonra bakiye borcun kaç lira olduğunu değiştirir.

Aşağıda kısmî ödemenin mahsup sırası, birden çok borç bulunması hâlinde uygulanacak kurallar ve bunların iş davaları ile icra takiplerindeki yansımaları, Yargıtay’ın kararları üzerinden ele alınmıştır.

Kanunî dayanak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.100 — Kısmen ödemede mahsup

“Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.101 — Borçlu ve alacaklının bildirimine göre

“Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.”

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.102 — Kanuna göre mahsup

“Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.”

DurumUygulanacak kuralSonuç
Faiz ve giderde gecikme yokTBK m.100/1Ödeme ana borçtan düşülür; aksine anlaşma geçersiz
Faiz ve giderde temerrüt varTBK m.100/1 karşıt anlamÖdeme önce gecikmiş faiz ve giderlere sayılır
Borcun bir kısmı güvenceliTBK m.100/2Güvenceli kısma mahsup istenemez
Birden çok borç, borçlu bildirdiTBK m.101/1Bildirilen borca mahsup edilir
Bildirim yok, makbuzda açıklık varTBK m.101/2Derhâl itiraz edilmedikçe makbuzdaki borca sayılır
Ne bildirim ne makbuz açıklığıTBK m.102Önce muaccel borca sayılır
Birden çok muaccel borçTBK m.102İlk takip edilen borca sayılır
Takip yok, vadeler farklıTBK m.102Vadesi ilk gelen borca sayılır
Vadeler aynı / hiçbiri gelmemişTBK m.102Orantılı mahsup / güvencesi en az olan borca

Kritik nokta

TBK m.100’ün ilk cümlesi borçlu lehine bir hak tanır, ancak bu hak yalnızca borçlunun faiz ve giderleri ödemede gecikmemiş olması hâlinde vardır. Temerrüde düşmüş borçlunun yaptığı ödeme, aksi kararlaştırılmadıkça önce gecikmiş faiz ve masraflara sayılır. Kıdem tazminatı gibi feshin kendisiyle muaccel hâle gelen alacaklarda işveren fesih tarihinde temerrüde düştüğünden, yıllar sonra yapılan ödemenin önemli bir bölümü yalnızca faizi karşılayabilir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Önce borcun kaç kalemden oluştuğunu ayırın: anapara, işlemiş faiz, giderler. Mahsup tartışması bu üçlü üzerinden yürür.
  2. Borçlunun faiz ve giderleri ödemede gecikip gecikmediğini belirleyin; sonuç doğrudan buna bağlıdır.
  3. Temerrüdün hangi tarihte doğduğunu tespit edin. Kıdem tazminatında işveren fesih tarihinde temerrüde düşer.
  4. Borçlu iseniz ödeme yaparken hangi borca ve hangi kaleme sayılmasını istediğinizi yazılı olarak bildirin; bildirim ödeme gününde yapılmalıdır.
  5. Alacaklı iseniz makbuzda ödemenin hangi borca sayıldığını açıkça yazın; borçlu derhâl itiraz etmezse bu kayıt bağlayıcı olur.
  6. Makbuz veya dekont açıklamasına “ikramiye”, “kıdem tazminatı” gibi kalem adı yazdırın; sonraki mahsup tartışmasını bu tek satır bitirir.
  7. Ödemenin hangi borca ilişkin olduğu belirsizse TBK m.102’deki sırayı uygulayın; sıra atlanamaz.
  8. Alacağınızın bir kısmı için rehin ya da kefalet aldıysanız, borçlunun ödemeyi güvenceli kısma saydırma talebine m.100/2 ile karşı çıkın.
  9. İcra dosyasında yapılan kısmî ödemelerde, ödeme tarihi esas alınarak önce faiz ve masraflardan düşüm yapılmasını isteyin.
  10. Bilirkişi raporunda mahsup yönteminin hangi maddeye dayandığını sorun; yöntem hatası tek başına bozma sebebi olabilmektedir.
  11. Aynı hukukî ilişkiden doğan karşı alacağınız varsa bunun da mahsubunu ayrıca talep edin; resen dikkate alınmadığı durumlar vardır.
  12. Dava dilekçesinde talep sonucunu kurarken, mahsup sonrası bakiye alacağa hangi tarihten itibaren faiz isteneceğini de belirtin.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24.05.2023 T., 2023/2507 E., 2023/7624 K.

Temerrütten sonraki ödemeler önce faize sayılır. İş sözleşmesi 25.01.2015’te feshedilen işçiye, işveren 2017 yılı içinde beş ayrı tarihte “kıdem tazminatı” adı altında ödemeler yapmıştı. Bölge adliye mahkemesi bu ödemeleri doğrudan hesaplanan kıdem tazminatından düşerek bakiye alacak bulunmadığı sonucuna varmıştı. Daire kuralı şöyle ortaya koymuştur: “Ana borç, gecikmiş faiz ve giderleri olmak üzere toplam borç tutarının altında kalan her bir ödeme 6098 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesinin birinci fıkrası anlamında kısmen yapılan ödemedir. Borçlu para borcunun faiz ve masraflarını ödemede temerrüde düşmemişse yaptığı kısmi ödemeyi anapara borcuna mahsup etme hakkına sahiptir. Borçlu, faiz ve masrafları ödemede temerrüde düşmüşse yaptığı kısmi ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve masraf borçlarına mahsup edilecektir.” Daire, kıdem tazminatı borcunda işverenin fesih tarihinde temerrüde düşeceğini belirterek “yapılan ödemelerin öncelikle ödeme tarihlerine göre hesaplanacak faiz alacağından düşülmesi ve bu mahsup sonucu kalan kıdem tazminatı alacağına ise son ödeme tarihi olan 20.12.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir” demiştir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.05.2021 T., 2021/4164 E., 2021/9622 K.

Ödemenin hangi borca ilişkin olduğu belliyse başka kalemden mahsup edilemez. Yargılama sırasında işçiye bir ödeme yapılmış, ancak idarenin yazısında ve ekindeki formda ödemenin karşılığı açıkça “2012-2013-2014 ikramiye ve 16 günlük maaş” olarak gösterilmişti. Mahkeme buna rağmen ödemenin tamamını fark ücret alacağından düşmüştü. Daire, TBK m.101 ve m.102 metinlerini aktardıktan sonra şu sonuca varmıştır: “Şu halde davacıya ödenen miktarın, davacının 2012, 2013 ve 2014 ikramiye alacakları ile ücret alacağından mahsup edilmesi gerektiği açık olup; Mahkemece tüm ödemenin fark ücret alacağından mahsubu suretiyle sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” Sonuç: hükmün BOZULMASINA, 27.05.2021 tarihinde oy birliğiyle.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 08.05.2024 T., 2023/8551 E., 2024/4460 K.

İcra takibinde de sıra aynıdır; ancak bozulan ilamda faiz işletilemez. İlamlı takip sırasında yapılan ödemenin anaparadan mı yoksa faizden mi düşüleceği tartışılmıştı. Daire ölçütü şöyle özetlemiştir: “6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100 maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer’i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır. Ayrıca icra takibi kapsamında yapılan ödemelere dayanak ilamın bozularak/düzeltilerek/kaldırılarak yeniden hüküm kurulması durumunda faiz işletilemez. Ödeme tarihi dikkate alınarak önce faiz ve masraflardan, artan miktar var ise anapardan düşülerek hesap yapılması gerekmektedir.” Somut olayda ilk ilam bozulup yeni hüküm kurulduğu hâlde ödeme tarihinden yeni icra emri tarihine kadar faiz işletilerek hesap yapılması hatalı bulunmuştur. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 19.12.2022 T., 2021/8106 E., 2022/9206 K.

Aynı ilişkiden doğan karşı alacak da mahsup edilmelidir. Banka ile kredi borçluları arasındaki uyuşmazlıkta bilirkişi raporu, davacı bankanın 22.233,00 TL alacaklı olduğunu, buna karşılık davalıların da aynı ilişki nedeniyle 1.719,34 TL alacaklı bulunduğunu saptamıştı. Mahkeme rapora dayanmakla birlikte bu karşı alacağı mahsup etmemişti. Daire, “6098 sayılı TBK 100 maddesi gereğince aynı ilişkiden doğan davalılar alacağı 1.719,34 TL’nin asıl alacaktan mahsup edilmemesi doğru görülmediğinden” kararı davalılar yararına bozmuştur. Sonuç: davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, bu yön bakımından kararın BOZULMASINA, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle.

Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?

Birinci halka — “kısmî ödeme” geniş bir kavramdır. 24.05.2023 tarihli kararın tanımı nettir: anapara, gecikmiş faiz ve giderlerden oluşan toplam borç tutarının altında kalan her ödeme kısmî ödemedir. Yani borçlunun “anaparanın yarısını ödedim” demesi, o ödemenin anaparaya sayılacağı anlamına gelmez.

İkinci halka — anahtar soru temerrüttür. TBK m.100/1 borçluya ana borçtan düşme hakkını, yalnızca faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş olması şartıyla tanır. Gecikme varsa sıra tersine döner ve ödeme önce gecikmiş faiz ile masraflara sayılır. Bu nedenle bir mahsup tartışmasında ilk tespit edilmesi gereken, temerrüdün hangi tarihte doğduğudur.

Üçüncü halka — iş davalarında temerrüt çoğu zaman erken doğar. Kıdem tazminatı borcu bakımından işveren, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. 24.05.2023 tarihli karara konu olayda fesih 2015, ödemeler 2017 tarihlidir; iki yıllık faiz, ödemelerin önemli bir bölümünü tüketmiştir. Bölge adliye mahkemesinin “bakiye kıdem tazminatı yok” sonucu bu yüzden bozulmuştur.

Dördüncü halka — hakkın emredici yüzü. M.100/1’in son cümlesi “aksine anlaşma yapılamaz” der. Yani faiz ve giderleri ödemede gecikmemiş borçlunun anaparadan düşme hakkı sözleşmeyle bertaraf edilemez. Buna karşılık m.100/2, alacağın güvenceli kısmını korur: borçlu kısmî ödemeyi kefalet, rehin ya da başka bir güvenceyle korunan kısma mahsup ettiremez.

Beşinci halka — birden çok borçta önce irade, sonra kanun. M.101 bir sıralama kurar: önce borçlunun ödeme günündeki bildirimi, o yoksa alacaklının makbuzdaki kaydı. 27.05.2021 tarihli karar bunun somut sonucunu gösterir: ödemenin karşılığı belgede “ikramiye ve 16 günlük maaş” olarak yazılmışsa, mahkeme bu ödemeyi başka bir alacak kaleminden düşemez.

Altıncı halka — irade yoksa kanunun sırası devreye girer. M.102 dört kademeli bir sıra kurar: muaccel borç, birden çoksa ilk takip edilen borç, takip yoksa vadesi ilk gelen borç, vadeler aynıysa orantılı mahsup. Hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Bu sıra atlanabilir bir yorum kuralı değil, doğrudan uygulanacak bir kanun hükmüdür.

Yedinci halka — icra dosyasında da aynı mantık işler. 08.05.2024 tarihli karar, kısmî ödemelerin öncelikle fer’i alacaklardan mahsup edileceğini icra hukuku bakımından da teyit eder. Aynı kararda ek bir ölçüt vardır: takip kapsamında yapılan ödemelere dayanak ilam bozulur, düzeltilir ya da kaldırılıp yeniden hüküm kurulursa faiz işletilemez. Dolayısıyla bozmadan sonra düzenlenen icra emrinde eski ödeme, faiz eklenmeden düşülmelidir.

Sekizinci halka — mahsup yalnız ödemelerle sınırlı değildir. 19.12.2022 tarihli karar, aynı hukukî ilişkiden doğan karşı alacağın da asıl alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini göstermektedir. Bilirkişi raporunda karşı alacak saptanmış olmasına rağmen hüküm fıkrasına yansıtılmaması bozma sebebi sayılmıştır. Bu nedenle savunmada karşı alacağın açıkça talep edilmesi ve hüküm fıkrasında gösterilmesinin istenmesi gerekir. Faiz türü ve başlangıcı için işçi alacaklarında faiz, karşılıklı borçların sona ermesi için takas, gecikmeden doğan aşkın zarar için munzam zarar başlıkları birlikte okunmalıdır.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Ödemeyi açıklamasız yapmakMahsup TBK m.101-102’ye göre belirlenir, tercih kaybolurÖdeme gününde hangi borca sayılacağını yazılı bildirmek
Makbuza kalem adı yazdırmamakSonradan hangi alacaktan düşüleceği tartışmalı olurMakbuz veya dekont açıklamasına alacak kalemini yazmak
Alacaklının makbuzdaki kaydına itiraz etmemekÖdeme o borca yapılmış sayılırDerhâl ve yazılı itiraz etmek
Temerrüt tarihini belirlememekMahsubun yönü yanlış kurulurFesih, ihtar veya vade tarihini dosyada saptamak
Ödemeyi doğrudan anaparadan düşmekBakiye alacak eksik hesaplanır, karar bozulurTemerrüt varsa önce faiz ve masraftan düşmek
Bilirkişi raporundaki mahsup yöntemini denetlememekHatalı yönteme dayalı hüküm kurulurRaporun hangi maddeye dayandığını sordurmak
Güvenceli kısma mahsup istemekTalep m.100/2 uyarınca reddedilirÖdemeyi güvencesiz kısma yönlendirmek
Karşı alacağı ayrıca talep etmemekRapor saptasa bile hükme yansımayabilirKarşı alacağın mahsubunu açıkça talep etmek
Bozulan ilamdaki ödemeye faiz işletmekHesap hatalı olur, karar bozulurYeni hüküm sonrası ödemeyi faizsiz düşmek
Kısmî ödeme nedir?

Anapara, gecikmiş faiz ve giderlerden oluşan toplam borç tutarının altında kalan her ödeme, TBK m.100/1 anlamında kısmî ödemedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.05.2023 tarihli kararında bu tanım açıkça yapılmıştır.

Yaptığım ödeme önce anaparadan mı düşülür?

Faiz veya giderleri ödemede gecikmemişseniz evet; TBK m.100/1 size ödemeyi ana borçtan düşme hakkı tanır ve aksine anlaşma yapılamaz. Gecikmişseniz ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve giderlere mahsup edilir.

Alacaklıyla “önce faizden düşülür” diye anlaşabilir miyiz?

Borçlu faiz ve giderleri ödemede gecikmemişse böyle bir anlaşma geçerli değildir; kanun açıkça “aksine anlaşma yapılamaz” demektedir.

Borcumun bir kısmı için ipotek verdim; ödemeyi oraya saydırabilir miyim?

Hayır. TBK m.100/2 uyarınca alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence alınmışsa borçlu, kısmen yaptığı ödemeyi güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.

Birden çok borcum var; hangisinin ödendiğini ben mi seçerim?

TBK m.101/1 uyarınca ödeme gününde hangi borcu ödemek istediğinizi alacaklıya bildirebilirsiniz. Bu bildirim ödeme günü yapılmalıdır.

Bildirim yapmazsam ne olur?

TBK m.101/2 uyarınca ödeme, tarafınızdan derhâl itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.

Ne bildirim ne de makbuzda açıklık varsa?

TBK m.102 devreye girer: ödeme önce muaccel borç için yapılmış sayılır; birden çok borç muaccelse ilk takip edilen borca, takip yoksa vadesi ilk gelen borca sayılır. Vadeler aynıysa mahsup orantılı yapılır; hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.

Dekont açıklamasında hangi alacak yazıyorsa oradan mı düşülür?

Uygulamada evet. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27.05.2021 tarihli kararında, ödemenin karşılığının belgede “ikramiye ve 16 günlük maaş” olarak gösterilmiş olmasına rağmen tamamının fark ücret alacağından mahsubu hatalı bulunmuş ve hüküm bozulmuştur.

Kıdem tazminatında işveren ne zaman temerrüde düşer?

İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte. Bu nedenle fesihten sonra yapılan ödemeler kısmî ödeme niteliğindedir ve öncelikle ödeme tarihlerine göre hesaplanacak faiz alacağından düşülür.

Mahsuptan sonra kalan alacağa hangi tarihten faiz işler?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.05.2023 tarihli kararında, mahsup sonucu kalan kıdem tazminatı alacağına son ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

İcra takibinde yapılan ödemeler nasıl mahsup edilir?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarihli kararına göre ödeme tarihi dikkate alınarak önce faiz ve masraflardan, artan miktar varsa anaparadan düşülerek hesap yapılır.

Takibe dayanak ilam bozulursa ödemeye faiz işler mi?

İşlemez. Aynı kararda, icra takibi kapsamında yapılan ödemelere dayanak ilamın bozulması, düzeltilmesi veya kaldırılarak yeniden hüküm kurulması durumunda faiz işletilemeyeceği belirtilmiştir.

Karşı alacağım da mahsup edilir mi?

Aynı hukukî ilişkiden doğuyorsa edilmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.12.2022 tarihli kararında, bilirkişi raporunda saptanan karşı alacağın asıl alacaktan mahsup edilmemesi bozma sebebi sayılmıştır.

Mahsup ile takas aynı şey mi?

Değildir. Mahsup, tek bir borç ilişkisi içinde yapılan ödemenin hangi kaleme sayılacağıyla ilgilidir. Takas ise TBK m.139 ve devamında düzenlenmiş, karşılıklı ve aynı türden muaccel borçların birbirini sona erdirmesidir.

Mahsup itirazını hangi aşamada ileri sürmeliyim?

Ödemeyi savunma olarak ileri sürerken aynı anda mahsup yöntemini de yazılı olarak belirtmek gerekir. Bilirkişi raporuna itirazda yöntemin hangi maddeye dayandığının sorulması, kanun yolunda güçlü bir temyiz sebebi hazırlar.

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.83 — Kısmen ifa
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.100 — Kısmen ödemede mahsup
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.101 — Birden çok borçta bildirime göre mahsup
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.102 — Birden çok borçta kanuna göre mahsup
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.103-105 — Makbuz ve senetlerin geri verilmesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117 — Borçlunun temerrüdü
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.120 — Temerrüt faizi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.122 — Aşkın zarar
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.139-145 — Takas
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.32 — Ücretin ödenmesi
  • 1475 sayılı İş Kanunu m.14 (yürürlükteki hüküm) — Kıdem tazminatı
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.32 ve m.33 — İcra emri ve icranın geri bırakılması

İlgili yazılar: işçi alacaklarında faiz türü ve başlangıcı, takas, munzam zarar, zamanaşımının kesilmesi, ifa yerine edim.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; borcun kalemleri, temerrüt tarihi ve ödeme belgelerinin içeriği sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara