Zamanaşımının Kesilmesi ve Durması: Süre Ne Zaman Yeniden Başlar?

Kısaca
- Durmada süre olduğu yerde bekler, sonra kaldığı yerden devam eder.
- Kesilmede işlemiş süre yanar ve yeni bir süre başlar.
- Kesilme için zamanaşımının hâlen işliyor olması gerekir.
- Borcun ikrarı, kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin ve kefil keser.
- Dava, def’i, icra takibi ve iflas masasına başvuru keser.
- Davanın niteliği önemli değildir; tespit davası da keser.
- Davada her işlem ve her kararla süre yeniden başlar.
- İcra takibinde her işlemden sonra yeniden başlar.
- Kısmi davada saklı tutulan kesim için kesilme olmaz.
- Senede veya mahkeme kararına bağlanan borçta yeni süre on yıl.
Zamanaşımı, alacağı ortadan kaldırmaz; onu dava yoluyla isteyebilme imkânını ortadan kaldırır. Bu yüzden asıl mesele sürenin ne kadar olduğu değil, ne zaman durduğu, ne zaman kesildiği ve ne zaman yeniden başladığıdır.
Bu yazıda zamanaşımının durmasını ve kesilmesini; sebeplerini, yeni sürenin başlangıcını ve uygulamadaki tuzakları Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
TBK m.153 (durma): “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur: 1. Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için. 2. Vesayet süresince… 3. Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için. 4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için. 5. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece. 6. Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece. 7. Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde… Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.”
TBK m.154 (kesilme sebepleri): Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse; alacaklı dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa yahut iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı kesilir.
TBK m.156: “Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır.”
TBK m.157: “Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı, iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmişse, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar.”
Durma ile kesilme farkı
| Ölçüt | Durma (m.153) | Kesilme (m.154) |
|---|---|---|
| İşlemiş süreye etkisi | Korunur | Yanar |
| Sebep sona erince | Kaldığı yerden devam eder | Yeni süre baştan işler |
| Tipik hâller | Evlilik, velayet, vesayet | İkrar, dava, icra takibi |
| Kimin fiili | Kanunî durum | Borçlu, alacaklı veya hâkim |
Sık atlanan kural: Kesilme, ancak zamanaşımı henüz işlemekteyken mümkündür. Süre dolmuşsa artık kesilmeden söz edilemez; bu aşamada yapılan icra takibi veya dava süreyi geri getirmez.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Alacağın muaccel olduğu tarihi belirleyin.
- Uygulanacak zamanaşımı süresini tespit edin.
- Arada durma sebebi olup olmadığına bakın.
- Borçlunun ikrar niteliğindeki yazışmalarını toplayın.
- Kısmi ödeme ve faiz ödemelerini belgeleyin.
- Açılmış dava ve takipleri tarihleriyle listeleyin.
- İcra dosyasındaki son işlem tarihini çıkarın.
- Takibi işlemsiz bırakmayın.
- Davada duruşma ve ara kararların süreyi yenilediğini hatırlayın.
- Kısmi dava açıyorsanız saklı kesim için ayrı takip planlayın.
- Borç senede bağlanmışsa yeni sürenin on yıl olduğunu değerlendirin.
- Borçluysanız zamanaşımını def’i olarak ileri sürün.
Yargı kararları ne diyor?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2558, K. 2024/868, 29.02.2024
Dava açmak zamanaşımını keser ve davanın niteliği önemli değildir; tespit davası da keser. Daire, kesilmeyi tanımladıktan sonra ölçütü koymuştur: “Alacaklının bir mahkemede alacağıyla ilgili dava açması zamanaşımının kesilmesi için yeterli olup, davanın niteliği önem arz etmemektedir. Tespit davasında bir hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun saptanması istemi söz konusudur. Buna göre alacaklının alacağın mevcut olduğunun tespitine yönelik (müspet tespit) davası zamanaşımını keser.” Somut olayda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasıyla sürenin kesildiği, “zamanaşımının kesilmesine neden olan olayın son bulması ile mevcut dosyada davada verilen kararın kesinleşmesiyle yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır” denilerek esasa girilmesi gerektiği belirtilmiş; karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2377, K. 2022/6698, 05.10.2022
İcra takibi zamanaşımını keser; süre, dosyadaki son işlem tarihinden itibaren yeniden işler. Yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi, takibin salt zamanaşımını kesmek için yapıldığını ve düştüğünü belirterek kesici etkisini kabul etmemişti. Daire bu değerlendirmeyi düzeltmiştir: “Zamanaşımını kesen nedenler, 818 sayılı mülga BK 133. maddede (TBK 154. madde) sınırlı sayıda belirtilmiştir. … uyarınca, alacaklı icra takibinde bulunmuşsa zamanaşımı süresi kesilir.” Yeni sürenin başlangıcını da göstermiştir: “TBK 157. maddesi uyarınca zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlayacağı için … icra dosyasında yapılan en son işlem tarihi olan 18.06.2009 tarihinde zamanaşımı kesilerek yeniden işlemeye başladığından … 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.” Karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8435, K. 2022/433, 26.01.2022
Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, saklı kesim için zamanaşımını kesmez. Ek dava yönünden zamanaşımı itirazı tartışılmadan karar verilmişti. Daire kesilme sebeplerini saydıktan sonra kısmi davaya özgü kuralı vurgulamıştır: “Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir.” Mahkemenin, yasal değişikliklere dayanarak zamanaşımını hiç değerlendirmemesi isabetsiz bulunmuş ve hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/8038, K. 2025/1944, 04.03.2025
Takip kesinleştikten sonra dosya işlemsiz bırakılırsa zamanaşımı gerçekleşir ve icranın geri bırakılmasına karar verilir. Kambiyo senedine dayalı takipte ödeme emri tebliğ edilip takip kesinleşmiş, ardından dosya yıllarca hareketsiz kalmıştı. Daire, TTK m.662’deki kesme sebeplerini hatırlattıktan sonra somut tespiti yapmıştır: “takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekilinin son işlem tarihi olan 13.09.2013 tarihi ile 04.03.2019 tarihleri arasında dosyanın işlemsiz bırakıldığı, zamanaşımını kesen ya da durduran hiçbir işlem bulunmadığı görüldüğünden takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.” Bu nedenle “İİK’nun 71/son maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı Kanunun 33/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi” gerektiği belirtilerek karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Dört karar, zamanaşımı savunmasının neden çoğu zaman takvim hesabına indirgendiğini ve bu hesabın nasıl yapılacağını gösteriyor. Önce kavram ayrımı: durma, sürenin olduğu yerde beklemesidir — sebep kalkınca işlemiş süreler korunarak kaldığı yerden devam eder. Kesilme ise çok daha güçlüdür: işlemiş süre yanar ve sıfırdan yeni bir süre başlar. Kesme sebepleri kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır ve iki yönlüdür — borçlunun ikrar niteliğindeki davranışları (kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin, kefil) ile alacaklının başvuruları (dava, def’i, icra takibi, iflas masasına başvuru). 29.02.2024 tarihli kararın önemli katkısı, dava yoluyla kesilmede davanın türünün aranmadığını ortaya koymasıdır: alacağın varlığının tespitine yönelik bir dava da süreyi keser ve kesilme hâli, o davanın kesinleşmesiyle sona erip yeni süre başlar. İkinci kritik nokta yeni sürenin ne zaman başladığıdır. Davada her usul işlemi ve her hâkim kararı süreyi yeniler; icra takibinde ise 05.10.2022 tarihli kararın gösterdiği gibi dosyadaki her işlem yeniler. Bunun madalyonun öbür yüzü 04.03.2025 tarihli kararda görülüyor: kesinleşmiş bir takibi yıllarca işlemsiz bırakan alacaklı, kendi elindeki koruma mekanizmasını kaybeder ve borçlu icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Üçüncü nokta ise en çok hak kaybettiren ayrıntı: 26.01.2022 tarihli karara göre kısmi davada “fazlaya ilişkin haklarımı saklı tutuyorum” cümlesi saklı tutulan kesim bakımından zamanaşımını kesmez; kesilme yalnız dava konusu yapılan miktar için gerçekleşir. Bu yüzden kısmi dava açan alacaklının, bakiye için süreyi ayrıca takip etmesi ve ıslah ya da ek dava zamanlamasını buna göre planlaması gerekir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Süre dolduktan sonra takip yapmak | Dolmuş süre kesilemez |
| Kısmi davanın tamamı kestiğini sanmak | Yalnız dava konusu miktar için keser |
| İcra dosyasını işlemsiz bırakmak | Her işlem süreyi yeniler |
| Takip düştü diye kesilmedi saymak | Takibe başvurulması süreyi keser |
| Tespit davasını kesici saymamak | Davanın niteliği önem taşımaz |
| Durma ile kesilmeyi karıştırmak | Durmada süre korunur, kesilmede yanar |
| İkrar niteliğindeki ödemeyi kayıt altına almamak | Kısmi ödeme ve faiz ödemesi keser |
| Yeni sürenin hep aynı olduğunu sanmak | Senede veya karara bağlanan borçta yeni süre on yıldır |
| Zamanaşımını resen beklemek | Zamanaşımı def’i olarak ileri sürülmelidir |
Sık sorulan sorular
Zamanaşımı alacağı ortadan kaldırır mı?
Hayır. Maddi hak devam eder; yalnızca alacağı dava yoluyla talep etme imkânı düşer.
Zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?
Kural olarak alacağın muaccel olduğu anda.
Durma ne demek?
O ana kadar işlemiş sürenin durması, sebep ortadan kalkınca kaldığı yerden devam etmesidir.
Hangi hâllerde durur?
Velayet ve vesayet süresince, evlilik devam ettiği sürece eşler arasında, ev hizmetlilerinin çalıştıranlardan alacaklarında, borçlunun alacak üzerinde intifa hakkı bulunduğu sürece, alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülemediği sürece ve sıfatların birleşmesi hâlinde.
Kesilme ne demek?
İşlemiş sürenin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir sürenin başlamasıdır.
Borçlunun hangi davranışları keser?
Borcu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmi ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi.
Alacaklının hangi işlemleri keser?
Dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması.
Tespit davası keser mi?
Evet. Alacağın mevcut olduğunun tespitine yönelik dava da zamanaşımını keser; davanın niteliği önem taşımaz.
Dava sırasında süre yeniden başlar mı?
Evet. Tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.
İcra takibinde süre nasıl işler?
Alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Dosya işlemsiz bırakılırsa süre dolabilir.
Takip düşerse kesilme etkisi kalkar mı?
Takibe başvurulmuş olması kesme sonucunu doğurur; süre son işlem tarihinden itibaren yeniden işler.
Kesinleşmiş takipte zamanaşımı işler mi?
Evet. Takip kesinleştikten sonra dosya işlemsiz bırakılırsa zamanaşımı gerçekleşir ve borçlu icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Kısmi davada bakiye için süre kesilir mi?
Hayır. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması saklı kesim için zamanaşımını kesmez.
Kesilmeden sonra süre ne kadar olur?
Kural olarak aynı süre yeniden işler. Ancak borç bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır.
Faiz alacağı ayrı mı değerlendirilir?
Hayır. Asıl alacak zamanaşımına uğradığında faiz ve diğer ek haklar da zamanaşımına uğrar.
İlgili mevzuat
- 6098 sayılı TBK m.146-147 — genel ve beş yıllık zamanaşımı süreleri
- 6098 sayılı TBK m.149 — sürenin başlangıcı
- 6098 sayılı TBK m.152 — faiz ve ek hakların durumu
- 6098 sayılı TBK m.153 — zamanaşımının durması
- 6098 sayılı TBK m.154 — kesilme sebepleri
- 6098 sayılı TBK m.155 — birlikte borçlulara etkisi
- 6098 sayılı TBK m.156 — yeni sürenin başlaması
- 6098 sayılı TBK m.157 — kesilmede sürenin yeniden işlemesi
- 6098 sayılı TBK m.158 — davanın reddinde ek süre
- 2004 sayılı İİK m.33/a, m.71 — icra takibinde zamanaşımı ve icranın geri bırakılması
- 6102 sayılı TTK m.662 — kambiyo senetlerinde zamanaşımının kesilmesi
Borçlar hukukuyla ilgili diğer yazılarımız: senet zamanaşımı, belirsiz alacak davası ve kısmi dava ve alacağın temliki.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Zamanaşımı hesabında tek bir tarih sonucu değiştirebilir; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.