Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanma ve Dayanışma Aidatı (6356 m.39)

Kısaca
- Toplu iş sözleşmesinden kural olarak taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır (6356 s.K. m.39/1).
- İmza tarihinde üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar üyeliklerinin işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.
- İmza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar yararlanır.
- Sendika üyesi olmayan işçi, taraf işçi sendikasına dayanışma aidatı ödeyerek yararlanabilir.
- Dayanışma aidatıyla yararlanmada işçi sendikasının onayı aranmaz; bu bir hak olarak düzenlenmiştir.
- Ancak dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talep tarihinden geçerlidir; geriye yürümez.
- Bu nedenle her toplu iş sözleşmesi bakımından ayrıca talepte bulunmak gerekir; önceki dönemdeki talep yenisini kapsamaz.
- Maddede yer alan “İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur” cümlesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
- İptal kararı 30.12.2020 tarihli olup 03.03.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalarda uygulanır.
- Dayanışma aidatının miktarı, üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir.
- Mülga 2822 sayılı Kanun döneminde dayanışma aidatı üyelik aidatının üçte ikisiydi; 6356 döneminde tüzükte hüküm yoksa üyelik aidatıyla aynı kabul edilmektedir.
- Yararlanma şartları bulunmayan işçilerin işverence yararlandırılması, sendikanın yazılı onayı yoksa hukuka aykırıdır.
- Bu durumda sendika, alamadığı dayanışma aidatı tutarında tazminat isteyebilmektedir.
- Toplu iş sözleşmesinde “sendikasız işçilere daha fazla hak sağlanamaz” biçiminde bir hüküm varsa, bu yazılı onay sayılabilmektedir.
- Yazılı onay ihtimali, sendikanın açacağı tazminat davasının reddine yol açabilir; sözleşme metni bu gözle okunmalıdır.
Bir işyerinde toplu iş sözleşmesi imzalandığında, sendika üyesi olmayan işçinin ilk sorusu şudur: “Ben de zamdan yararlanır mıyım?” Cevap kanunda açıktır ama iki ayrıntıya bağlıdır: dayanışma aidatı ödemek ve bunu ne zaman talep etmek. Talep tarihi, çoğu davanın kaderini tek başına belirlemektedir.
Aşağıda yararlanmanın şartları, dayanışma aidatının işleyişi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının etkisi ve işverenin herkesi yararlandırması hâlinde sendikanın hakları, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin son kararları üzerinden ele alınmıştır.
Kanunî dayanak
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.39 — Toplu iş sözleşmesinden yararlanma
“(1) Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. (2) Toplu iş sözleşmesinden, sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır. (3) Toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyeler de, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanır.”
Değişiklik uyarısı — 6356 sayılı Kanun m.39/4 ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı
Maddenin dördüncü fıkrası şöyledir: “Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye olmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye olup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bunun için işçi sendikasının onayı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma, talep tarihinden geçerlidir. (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve E.:2020/57; K.:2020/83 sayılı Kararı ile)”
İptal edilen cümle “İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur.” hükmüydü. İptal kararı 03.03.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu iptal kararının kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğunu kabul etmektedir.
6356 sayılı Kanun m.26/4 — Üyesi olmayanlara uygulama
“Kuruluşların kendi faaliyetleri ile üyelerine sağladıkları hak ve çıkarların üyesi olmayanlara uygulanması, bu Kanunun yedinci ila on ikinci bölümlerinde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla yazılı onaylarına bağlıdır.”
Bu hüküm, kanunda öngörülen yararlanma şartları bulunmasa dahi işçi sendikasının yazılı onayıyla toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı mümkün kılar.
| İşçinin durumu | Yararlanma yolu | Başlangıç tarihi |
|---|---|---|
| İmza tarihinde taraf sendika üyesi | Üyelik | Sözleşmenin yürürlük tarihi |
| İmza tarihinden sonra üye olan | Üyelik | Üyeliğin işverene bildirildiği tarih |
| İmza ile yürürlük arasında ayrılan üye | Üyelik | İş sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar |
| İmza sırasında üye olmayan | Dayanışma aidatı | Talep tarihi |
| Sonradan girip üye olmayan | Dayanışma aidatı | Talep tarihi |
| Üyelikten ayrılan veya çıkarılan | Dayanışma aidatı | Talep tarihi |
| Şartları bulunmayan işçi | Sendikanın yazılı onayı | Onayın kapsamına göre |
| Aidat miktarı | Sendika tüzüğü | Üyelik aidatını aşamaz |
| Sendikanın onayı | Dayanışma aidatında aranmaz | m.26/4 hâlinde aranır |
Kritik nokta
Dayanışma aidatıyla yararlanma talep tarihinden geçerlidir ve geriye yürümez. Bunun pratik sonucu şudur: bir önceki dönem toplu iş sözleşmesi için verilmiş talep dilekçesi, yeni dönem sözleşmesi bakımından hüküm doğurmaz. Yargıtay, her toplu iş sözleşmesi bakımından ayrıca talepte bulunulması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Yeni sözleşme imzalandığında dilekçe yenilenmezse, aradaki zam farkları kaybedilir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Önce işçinin hangi kategoride olduğunu belirleyin: imza tarihinde üye mi, sonradan üye mi, üye değil mi, üyelikten ayrılmış mı?
- Üyeyseniz yararlanma tarihi kendiliğinden doğar; ayrıca talep gerekmez. İmza tarihinde üyeyseniz yürürlük tarihinden itibaren yararlanırsınız.
- Üye değilseniz taraf işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemek üzere yazılı talepte bulunun; dilekçenin tarihini ispatlayacak biçimde kayda geçirin.
- Talebi işverene değil, öncelikle toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına yöneltin; işverene de bir örneğini verin.
- Her yeni dönem toplu iş sözleşmesi imzalandığında talebinizi yenileyin; önceki dönem için verilen dilekçe yeni dönemi kapsamaz.
- Talep tarihinizi mümkün olan en erken tarihe çekin; yararlanma bu tarihten itibaren başlayacaktır.
- Sözleşmede zam takvimi varsa, talep tarihinizden sonraki tüm zam dilimlerinden yararlanacağınızı ileri sürün; sonraki dilimler talep tarihine göre değerlendirilir.
- Dayanışma aidatı miktarını sendika tüzüğünden kontrol edin; tüzükte hüküm yoksa üyelik aidatıyla aynı kabul edilmektedir.
- Sendika iseniz, üyeniz olmayan işçilerin sözleşmeden yararlandırılıp yararlandırılmadığını işveren kayıtları üzerinden araştırın.
- Sendika olarak tazminat davası açacaksanız, toplu iş sözleşmesinde m.26/4 anlamında yazılı onay sayılabilecek bir hüküm bulunup bulunmadığını önce kendiniz denetleyin.
- Tazminat hesabı için her bir işçiyi ayrı ayrı tespit ettirin; tek bir örnek işçi üzerinden yapılan hesap yeterli görülmemektedir.
- Sendikal ayrımcılık iddianız da varsa sendikal tazminatı ayrı bir talep olarak yazın; her talep hakkında ayrı hüküm kurulması zorunludur.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 09.12.2025 T., 2025/8655 E., 2025/9695 K.
Yararlanma talep tarihinden başlar; iptal kararı bunu değiştirmez. Toplu iş sözleşmesi 01.10.2021’de imzalanmış, yürürlük tarihi 01.01.2021 olarak belirlenmiş, işçi ise 08.10.2021’de dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebinde bulunmuştu. İlk derece mahkemesi Anayasa Mahkemesinin iptal kararına dayanarak 03.03.2021 tarihinden itibaren yararlanma kabul etmişti. Daire kuralı şöyle koymuştur: “6356 sayılı Kanun’un 39/1 hükmünde taraf işçi sendikasına üye olmak toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın şartı olarak öngörülmüştür. Madde metnine göre toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için aslolan sendika üyeliği olup istisnai hâller dışında (dayanışma aidatı, sendikanın yazılı onayı gibi) sendika üyesi olmayanlar toplu iş sözleşmesinden yararlanamaz.” Daire ayrıca “Şu hâlde toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödenerek yararlanılabilmesi için her toplu iş sözleşmesi bakımından ayrıca talepte bulunulması gerekmektedir” demiş ve somut olayda talep tarihinin imza tarihinden sonra olduğunu, dolayısıyla iptal kararının bu dosyaya etkisi bulunmadığını belirtmiştir. Sonuç: kararın sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 08.04.2025 T., 2025/108 E., 2025/3201 K.
Talep tarihinden sonraki tüm hükümlerden yararlanılır. Sendika üyeliğinden ayrılan işçi, 03.11.2021’de dayanışma aidatı ödeyerek yeni dönem toplu iş sözleşmesinden yararlanmayı talep etmişti. Mahkeme, talep tarihinden sonra sözleşmede ücret zammı öngörülmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı onamıştı. Daire, talep tarihinin doğru saptandığını kabul etmekle birlikte şu sonuca varmıştır: “Davacının dayanışma aidatı ödeyerek yararlanmak için talepte bulunma tarihi olan 03.11.2021 tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesinin birinci yıl ikinci altı ay ücret zammı dâhil tüm hükümlerinden yararlanabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis edilerek davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.” Daire ayrıca sendikal tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasını da hatalı bulmuştur. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 05.11.2024 T., 2024/12220 E., 2024/14508 K.
Herkesi yararlandıran işveren, sendikaya tazminat öder. Bir sendika, işverenin üye olmayan ve dayanışma aidatı ödemeyen işçileri de toplu iş sözleşmesinin parasal hükümlerinden yararlandırdığını ileri sürerek mahrum kaldığı dayanışma aidatı tutarında tazminat istemişti. Daire, m.26/4’ü aktardıktan sonra şu tespiti yapmıştır: “Belirtmek gerekir ki taraf işçi sendikasının yazılı onayı olmaksızın, toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartları bulunmayan işçilerin, işverence toplu iş sözleşmesinin mali haklara ilişkin hükümlerinden yararlandırılmasının hukuka aykırı olduğu açıktır. Bu hukuka aykırı eylemin gerçekleşmesi durumunda, işçi sendikasının, hakkı olduğu hâlde alamadığı dayanışma aidatı tutarında bir tazminat talebinin doğacağı kabul edilmektedir.” Bununla birlikte Daire, tazminat hesabında her yıl için tek bir işçi esas alınmasını yeterli görmemiş; hukuka aykırı olarak yararlandırılan işçilerin bireysel olarak tespit edilmesini, her biri için bordrolardaki ücret üzerinden hesap yapılmasını ve TBK m.52’nin de değerlendirilmesini istemiştir. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 03.10.2024 T., 2024/10094 E., 2024/13071 K.
Sözleşmedeki bir cümle “yazılı onay” sayılabilir. Sendika, işverenin üye olmayan işçileri de sözleşmeden yararlandırdığının tespitini ve durdurulmasını istemişti. Toplu iş sözleşmesinin 7. maddesinin (2) numaralı bendi ise “İşbu Sözleşmenin imzalanmasından sonra işçilere sağlanacak hak ve menfaatler konusunda sendika üyesi olmayan işçiler lehine farklı uygulama yapılamaz, sendikalaşmayı engellemek maksadıyla sendikasız işçilere fazla ödeme yapılamaz, sendika üyesi işçilerin yararlandığı hak ve menfaatlerden daha fazla hak ve menfaat sağlanamaz.” biçimindeydi. Daire, “Söz konusu hükmün mefhumu muhalifinden, işverence, toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartları bulunmayan işçilere toplu iş sözleşmesi ile sağlanan hak ve yararlar ile aynı oranda menfaat sağlanabileceği anlaşılmaktadır” demiş ve bu hükmü m.26/4 anlamında işçi sendikasının yazılı onayı niteliğinde sayarak davanın reddi gerektiği sonucuna varmıştır. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle.
Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?
Birinci halka — asıl olan üyeliktir. M.39/1 toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyelerinin yararlanacağını söyler. Yargıtay bunu “aslolan sendika üyeliğidir” biçiminde formüle etmekte, dayanışma aidatı ile sendikanın yazılı onayını istisna saymaktadır. Bu nedenle uyuşmazlıkta ilk sorulacak soru, işçinin hangi kategoride bulunduğudur.
İkinci halka — üyelikte tarih otomatik, dayanışma aidatında talebe bağlıdır. Üyeler için başlangıç tarihi kanunda belirlenmiştir: imza tarihinde üye olan yürürlük tarihinden, sonradan üye olan bildirim tarihinden yararlanır. Dayanışma aidatında ise başlangıç, işçinin talep ettiği tarihtir. Yani üyelik pasif bir hak doğururken, dayanışma aidatı aktif bir işlem gerektirir.
Üçüncü halka — talep her sözleşme için yenilenmelidir. Bu, uygulamada en çok hak kaybettiren noktadır. 09.12.2025 tarihli karar açıkça “her toplu iş sözleşmesi bakımından ayrıca talepte bulunulması gerekmektedir” demektedir. Önceki dönem için verilmiş bir dilekçeye güvenip yenisini vermeyen işçi, yeni dönemin zamlarından yararlanamaz.
Dördüncü halka — Anayasa Mahkemesinin iptali dar bir alanı düzeltti. İptal edilen cümle, imza tarihinden önce yapılan taleplerin ancak imza tarihinden itibaren hüküm doğuracağını söylüyordu. Anayasa Mahkemesi bu kuralı, toplu görüşme sürecinde talepte bulunan işçileri geriye dönük parasal haklardan mahrum bıraktığı ve işçileri sendikaya üye olmaya zorladığı gerekçesiyle iptal etmiştir. Ancak “talep tarihinden geçerlidir” kuralı yürürlüktedir. 09.12.2025 tarihli karara konu olayda talep imza tarihinden sonra yapıldığı için iptal kararı sonucu değiştirmemiştir.
Beşinci halka — talep tarihinden sonrası bir bütündür. 08.04.2025 tarihli karar, talep tarihinden sonraki dönem için sözleşmenin tüm hükümlerinden, o dönemdeki ücret zammı dâhil, yararlanılacağını göstermektedir. Mahkemelerin “talepten sonra zam öngörülmemiş” gerekçesiyle davayı reddetmesi bozma sebebi sayılmıştır. Dilekçede sözleşmenin zam takvimi ile talep tarihinin ilişkisi açıkça kurulmalıdır.
Altıncı halka — sendikanın da bir alacağı vardır. 05.11.2024 tarihli karar, işverenin yararlanma şartı bulunmayan işçileri sözleşmenin parasal hükümlerinden yararlandırmasını hukuka aykırı saymakta ve sendikanın alamadığı dayanışma aidatı tutarında tazminat isteyebileceğini kabul etmektedir. Bu, işverenin “herkese eşit davrandım” savunmasının hukuken karşılıksız kalabileceğini gösterir.
Yedinci halka — ama tazminat hesabı titiz olmalıdır. Aynı kararda, her yıl için tek bir örnek işçi üzerinden yapılan hesap yeterli görülmemiş; hukuka aykırı olarak yararlandırılan işçilerin bireysel olarak tespiti, her biri için bordro ücretine göre hesap yapılması ve sendika tüzüğüne göre aidat oranının belirlenmesi istenmiştir. Ayrıca zarar görenin kusuru bakımından TBK m.52’nin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sekizinci halka — sözleşmenin kendi metni sendikayı bağlayabilir. 03.10.2024 tarihli karar, “sendikasız işçilere daha fazla hak ve menfaat sağlanamaz” biçimindeki bir sözleşme hükmünü mefhumu muhalifinden okuyarak, aynı oranda menfaat sağlanmasına izin verildiği sonucuna varmış ve bunu m.26/4 anlamında yazılı onay saymıştır. Sendikaların toplu iş sözleşmesi metnini kaleme alırken bu cümleyi nasıl kurduklarına dikkat etmeleri gerekir; aksi hâlde açtıkları tazminat davası kendi sözleşmeleriyle reddedilebilir. Genel çerçeve için toplu iş sözleşmesi, yetki aşaması için yetki tespiti ve itiraz, ayrımcılık iddiaları için sendikal tazminat başlıkları birlikte okunmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Önceki dönem dilekçesine güvenmek | Yeni sözleşmenin zamlarından yararlanılamaz | Her yeni sözleşme için ayrıca talepte bulunmak |
| Talebi sözlü yapmak | Talep tarihi ispatlanamaz | Yazılı ve tarihli dilekçe vermek, kayda geçirmek |
| Talebi yalnız işverene vermek | Sendikaya karşı ödeme iradesi belgelenmez | Taraf işçi sendikasına vermek, işverene örnek sunmak |
| Yürürlük tarihinden itibaren yararlanmayı beklemek | Dayanışma aidatında yararlanma talep tarihinden başlar | Talebi mümkün olan en erken tarihe çekmek |
| İptal kararını geriye yürür sanmak | Yanlış talep kurulur, dava reddedilir | İptalin yalnız imza öncesi talepleri ilgilendirdiğini bilmek |
| Talep sonrası zam dilimlerini istememek | Hak eksik talep edilir | Talep tarihinden sonraki tüm hükümleri istemek |
| Sendika olarak sözleşme metnini denetlemeden dava açmak | Sözleşmedeki hüküm yazılı onay sayılıp dava reddedilebilir | m.26/4 açısından metni önceden değerlendirmek |
| Tazminatı örnek işçi üzerinden hesaplatmak | Rapor denetime elverişli bulunmaz | Her işçiyi bireysel tespit ettirip bordro üzerinden hesaplatmak |
| Sendikal tazminatı ayrı talep olarak yazmamak | Hüküm fıkrasında karşılık bulmayabilir | Her talebi ayrı ve açık biçimde ileri sürmek |
Toplu iş sözleşmesinden kimler yararlanır?
6356 sayılı Kanun m.39/1 uyarınca kural olarak taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanır. Üye olmayanlar ise dayanışma aidatı ödeyerek ya da sendikanın yazılı onayıyla yararlanabilir.
İmza tarihinde üyeysem ne zamandan itibaren yararlanırım?
Sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren. İmza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.
Sendika üyesi değilim; nasıl yararlanabilirim?
Toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasına dayanışma aidatı ödeyerek. Kanun bunun için işçi sendikasının onayının aranmayacağını açıkça belirtmiştir.
Dayanışma aidatı ödersem ne zamandan itibaren yararlanırım?
Talep tarihinden itibaren. 6356 sayılı Kanun m.39/4’te dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanmanın talep tarihinden geçerli olduğu düzenlenmiştir.
Geçen dönem dilekçe vermiştim; yeni sözleşme için de geçerli mi?
Geçerli değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.12.2025 tarihli kararında, dayanışma aidatı ödenerek yararlanılabilmesi için her toplu iş sözleşmesi bakımından ayrıca talepte bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesi hangi hükmü iptal etti?
6356 sayılı Kanun m.39/4’ün “İmza tarihinden önceki talepler imza tarihi itibarıyla hüküm doğurur.” biçimindeki dördüncü cümlesini, 30.12.2020 tarihli ve 2020/57 E., 2020/83 K. sayılı kararıyla iptal etmiştir. Karar 03.03.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
İptal kararı derdest davalarda uygulanır mı?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iptal kararının kesin hüküm hâlini almamış derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğunu kabul etmektedir.
Talebimi imza tarihinden sonra verdiysem iptal kararı işime yarar mı?
Yaramaz. 09.12.2025 tarihli karara konu olayda talep tarihi imza tarihinden sonra olduğundan, iptal kararının uyuşmazlığa etkisi bulunmadığı ve yararlanmanın talep tarihinden başlayacağı kabul edilmiştir.
Talep tarihimden sonra zam öngörülmemişse hakkım kalmaz mı?
Kalır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 08.04.2025 tarihli kararında, talep tarihi itibarıyla sözleşmenin birinci yıl ikinci altı ay ücret zammı dâhil tüm hükümlerinden yararlanılabileceği belirtilmiş, aksi yöndeki ret kararı bozulmuştur.
Dayanışma aidatı ne kadardır?
6356 sayılı Kanun m.39/5 uyarınca üyelik aidatından fazla olmamak kaydıyla sendika tüzüğünde belirlenir. Mülga 2822 sayılı Kanun döneminde üyelik aidatının üçte ikisiydi; 6356 döneminde tüzükte düzenleme yoksa üyelik aidatı ile aynı kabul edilmektedir.
İşveren herkesi sözleşmeden yararlandırabilir mi?
Sendikanın yazılı onayı yoksa hayır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 05.11.2024 tarihli kararında, yararlanma şartları bulunmayan işçilerin işverence sözleşmenin malî hükümlerinden yararlandırılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda sendika ne isteyebilir?
Aynı karara göre işçi sendikasının, hakkı olduğu hâlde alamadığı dayanışma aidatı tutarında bir tazminat talebi doğar. Tazminat, işverenin hukuka aykırı eyleminin karşılığı olarak değerlendirilmektedir.
Tazminat nasıl hesaplanır?
Aynı kararda, uyuşmazlık dönemine ait tüm toplu iş sözleşmelerinin getirtilmesi, hukuka aykırı olarak yararlandırılan işçilerin bireysel olarak tespiti, her biri için bordrolardaki ücrete göre hesap yapılması ve sendika tüzüğüne göre aidat oranının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sözleşmede “sendikasız işçiye daha fazla hak verilemez” hükmü varsa ne olur?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarihli kararında böyle bir hüküm, mefhumu muhalifinden aynı oranda menfaat sağlanmasına izin verdiği gerekçesiyle 6356 sayılı Kanun m.26/4 anlamında işçi sendikasının yazılı onayı niteliğinde sayılmıştır.
Sendikal tazminat talebim varsa ne yapmalıyım?
Ayrı ve açık bir talep olarak ileri sürmelisiniz. HMK m.297/2 uyarınca taleplerin her biri hakkında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması zorunludur; bu yapılmazsa karar bozulmaktadır.
İlgili mevzuat
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.51 — Sendika kurma hakkı
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.53 — Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.2 — Tanımlar
- 6356 sayılı Kanun m.17-19 — Sendika üyeliğinin kazanılması ve sona ermesi
- 6356 sayılı Kanun m.25 — Sendika özgürlüğünün güvencesi
- 6356 sayılı Kanun m.26 — Kuruluşların faaliyetleri ve yazılı onay
- 6356 sayılı Kanun m.33 — Toplu iş sözleşmesinin içeriği
- 6356 sayılı Kanun m.39 — Toplu iş sözleşmesinden yararlanma
- Anayasa Mahkemesi, 30.12.2020 T., 2020/57 E., 2020/83 K. — m.39/4’ün dördüncü cümlesinin iptali
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.52 — Zarar görenin kusuru
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297 — Hükmün içeriği
- Mülga 2822 sayılı Kanun m.9 — Dayanışma aidatı miktarı (eski dönem uyuşmazlıkları için)
İlgili yazılar: toplu iş sözleşmesi nedir, yetki tespiti ve itiraz, sendikal tazminat davası, grev hakkı, eşit davranma borcu.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; sözleşmenin imza ve yürürlük tarihleri ile talep dilekçesinin tarihi sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.