Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı (KVK m.13)

Kısaca
- Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı bedel veya fiyat üzerinden işlem yaparsa kazanç örtülü olarak dağıtılmış sayılır (KVK m.13/1).
- Alım, satım, imalat, inşaat, kiralama ve ödünç para alınması-verilmesi her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı sayılır.
- Bu nedenle ortağa faizsiz borç verilmesi ya da düşük faizle kaynak kullandırılması tipik bir tarhiyat sebebidir.
- İlişkili kişi tanımı kanunda sayılarak belirlenmiştir; tanımın dışında kalanlar bu kapsamda değerlendirilemez.
- Ortaklık kanalıyla kurulan ilişkilerde en az %10 ortaklık, oy veya kâr payı hakkı şartı aranır (6728 s.K. ile eklenen cümleler).
- Emsallere uygunluk, ilişkili kişilerle uygulanan fiyatın böyle bir ilişki olmasaydı oluşacak fiyata uygun olmasını ifade eder.
- Emsal belirlemede önce iç emsal, bulunamazsa dış emsal araştırılır; şirketin kendi kredi faizi iç emsal olarak kabul edilebilmektedir.
- Yurt içi işlemlerde örtülü dağıtımın kabulü Hazine zararı şartına bağlıdır (KVK m.13/7).
- Belgelendirme yükümlülükleri tam ve zamanında yerine getirilmişse vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanır (m.13/8).
- Örtülü dağıtılan kazanç, kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilemez (KVK m.11/1-c).
- Kasa hesabında yüksek bakiye tek başına örtülü kazanç dağıtımını göstermez; somut tespit aranır.
- Ödenmemiş sermaye taahhüdü, Danıştay 3. Dairenin 2025 tarihli kararında örtülü kazanç dağıtımı sayılmamıştır.
- Şirket personeli, kanundaki tanım karşısında kural olarak ilişkili kişi değildir.
- Adatlandırmada uygulanacak faiz oranı tartışmalıdır; kararlarda reeskont ve avans faizi ayrımı yapılmaktadır.
- Vergilendirmede işlemlerin gerçek mahiyeti esastır; olağan dışı bir durumu iddia eden ispat yükünü taşır (VUK m.3/B).
Bir şirketin ortağına faizsiz para kullandırması, grup şirketleri arasında piyasa altı fiyatla mal satılması ya da kasa hesabında yıl boyu yüksek bakiye görünmesi; vergi incelemelerinde en sık karşılaşılan tarhiyat sebeplerindendir. Hepsinin ortak adı transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımıdır.
Aşağıda ilişkili kişi tanımı, emsallere uygunluk ilkesi, emsal araştırmasının sırası, kasa fazlası ve ödenmemiş sermaye tartışmaları, Danıştay’ın son kararları üzerinden ele alınmıştır.
Kanunî dayanak
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.13/1 ve m.13/2 — Tanım ve ilişkili kişi
“(1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.”
“(2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır.”
Değişiklik uyarısı — 6728 sayılı Kanun (15.07.2016) ile getirilen %10 eşiği
KVK m.13/2’ye 15.07.2016 tarihli 6728 sayılı Kanun’un 59. maddesiyle şu cümleler eklenmiştir: “İlişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı aranır. Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da taraflar ilişkili kişi sayılır. İlişkili kişiler açısından bu oranlar topluca dikkate alınır.”
Aynı Kanun’la m.13/4’e işlemsel kâr yöntemleri ile “mükellefin kendi belirleyeceği yöntem” seçeneği de eklenmiştir. 2016 öncesine ilişkin dönemlerde bu eşik ve yöntemler aranmayacağından, inceleme dönemi ile mevzuat metni eşleştirilerek okunmalıdır.
5520 sayılı Kanun m.13/7 ve m.13/8 — Hazine zararı ve indirimli ceza
“(7) Tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcilerinin aralarında ilişkili kişi kapsamında gerçekleştirdikleri yurt içindeki işlemler nedeniyle kazancın örtülü olarak dağıtıldığının kabulü Hazine zararının doğması şartına bağlıdır. Hazine zararından kasıt, emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili kişiler adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk ettirilmesidir.”
“(8) Transfer fiyatlandırmasına ilişkin belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine getirilmiş olması kaydıyla, örtülü olarak dağıtılan kazanç nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş veya eksik tahakkuk ettirilmiş vergiler için vergi ziyaı cezası (Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi hali hariç) %50 indirimli olarak uygulanır.”
| Konu | İdarenin tipik iddiası | Yargısal denetimde aranan |
|---|---|---|
| Ortağa faizsiz para | Bedelsiz finansman hizmeti sunulmuştur | Paranın fiilen kullandırıldığının somut tespiti |
| Kasa hesabı fazlası | Kasadaki nakit ortaklarca çekilmiştir | Fiilen kasada bulunup bulunmadığına dair tespit |
| Düşük faizli ödünç | Emsalin altında faiz uygulanmıştır | Karşılaştırılabilir nitelikte iç veya dış emsal |
| Ödenmemiş sermaye | Sermaye ortağın kullanımına bırakılmıştır | Değerin şirket aktifine dahil olup olmadığı |
| Personele indirimli hizmet | Personel ilişkili kişidir | Kanundaki ilişkili kişi tanımına girip girmediği |
| Faiz oranı | Avans faiz oranı üzerinden adatlandırma | Reeskont ve avans faizi ayrımının gözetilmesi |
| Emsal sırası | Bulunan ilk oranın emsal sayılması | Önce iç emsal, yoksa dış emsal araştırması |
| Ceza | Bir kat vergi ziyaı cezası | Belgelendirme yapılmışsa %50 indirim |
| Yurt içi işlem | Matrah farkı yeterlidir | Hazine zararının doğmuş olması |
Kritik nokta
KVK m.13/1, ödünç para alınması ve verilmesini “her hal ve şartta” mal veya hizmet alım ya da satımı saymaktadır. Bu nedenle grup içi finansman, örtülü kazanç dağıtımı incelemelerinin merkezindedir. Buna karşılık Danıştay, yalnızca kayıt üzerinden hareket eden ve paranın fiilen kullandırıldığını somut olarak ortaya koymayan tarhiyatları eksik inceleme ve varsayıma dayalı bulup kaldırmaktadır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İncelemenin ilk aşamasında karşı tarafın ilişkili kişi olup olmadığını KVK m.13/2’deki tanıma göre denetleyin; tanım sayma yoluyla belirlenmiştir.
- Ortaklık kanalıyla kurulan ilişkilerde 15.07.2016’dan sonraki dönemler için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkı bulunup bulunmadığını hesaplayın.
- İşlemin m.13/1’de sayılan türlerden hangisine girdiğini belirleyin. Ödünç para verme ayrı bir başlık gerektirmez; kanun bunu doğrudan kapsama almıştır.
- Emsal araştırmasının sırasını denetleyin: önce iç emsal, bulunamıyorsa dış emsal. Sıranın atlanması bozma sebebi olabilmektedir.
- İdarenin iç emsal saydığı işlemin gerçekten karşılaştırılabilir olup olmadığını sorgulayın; borç alma ile borç verme işlemlerinin niteliği tartışılmaktadır.
- Kasa hesabı iddiasında, paranın fiilen kasada bulunup bulunmadığına ilişkin bir tespit yapılıp yapılmadığını inceleyin.
- Kasada yüksek bakiye tutulmasının haklı bir sebebi varsa bunu belgeleriyle açıklayın; açıklanamayan fazlalık aleyhe yorumlanabilmektedir.
- Ödenmemiş sermaye taahhüdü nedeniyle tarhiyat yapılmışsa, bu değerin şirket aktifine hiç girmediğini ve konunun TTK’daki temerrüt faizi rejimine ait olduğunu ileri sürün.
- Adatlandırmada uygulanan faiz oranını denetleyin; reeskont faizi ile avans faizi arasındaki farkın matraha etkisini hesaplayın.
- Yurt içi işlemlerde m.13/7’deki Hazine zararı şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini ayrıca tartışın.
- Transfer fiyatlandırması belgelendirme yükümlülüklerinizi tam ve zamanında yerine getirin; bu, cezanın %50 indirimli uygulanmasını sağlar.
- Emsallere uygunluk doğrultusunda tespit edilen fiyatlara ilişkin kayıt, cetvel ve belgeleri ispat edici kâğıt olarak saklayın; bu saklama kanunen zorunludur.
Danıştay ne diyor?
Danıştay 3. Daire, 28.11.2023 T., 2023/4022 E., 2023/4962 K.
Şirketin kendi kullandığı kredi faizi iç emsal olabilir. Bağlı ortaklıklarına ödünç para veren şirket, Merkez Bankasının avans işlemlerinde uyguladığı %9,75 oranı üzerinden faiz hesaplamış; ancak aynı dönemde arsa alımı için %11,76 faizle kredi kullanmıştı. Daire önce çerçeveyi çizmiştir: “transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edebilmek için, gerçek kişi veya kurum tarafından bir mal veya hizmet alım ya da satımının, ilişkili kişilere ’emsallere uygunluk ilkesi’ne aykırı olarak tespit edilen fiyat veya bedel üzerinden yapılması gerekmektedir.” Ardından somut olayı değerlendirmiştir: “bilançosunda zarar gösteren davacı şirketin bağlı ortaklıklarına sağladığı fon karşılığında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın avans işlemlerinde uyguladığı % 9,75 faiz oranına göre faiz geliri hesaplamasına karşın aynı dönemde arsa alımı için … Anonim Şirketinden yıllık %11,76 faiz oranı üzerinden kredi kullanması ticari hayatın gerekleriyle bağdaşmadığı gibi bu durumun basiretli davranmak zorunluluğuna uygun düştüğünden de söz edilemez.” Daire, temin edilen krediye ilişkin faiz oranının karşılaştırılabilir nitelikte iç emsal verisi olarak esas alınabileceği sonucuna varmıştır. Sonuç: Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak.
Danıştay 9. Daire, 24.04.2025 T., 2023/6972 E., 2025/1583 K.
Kasa bakiyesinin yüksek seyretmesi tek başına yetmez. Vergi inceleme raporunda, kasa hesabındaki bakiyenin günlük ihtiyacı aşan kısmının ortaklara kullandırıldığı ve faiz hesaplanmadığı sonucuna varılarak cezalı tarhiyat yapılmıştı. Daire şu değerlendirmeyi yapmıştır: “davacı şirketin nakit ihtiyacından fazla miktardaki kasa mevcudunun, ortaklara örtülü olarak dağıtıldığı hususunun açıkça ve hukuken geçerli şekilde tespit edilmediği, inceleme döneminde bakiyelerin yüksek seyrettiğine ilişkin yapılan tespitin tek başına transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğunu göstermeyeceği hususları karşısında eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı” sonucuna varılmıştır. Sonuç: kararın bir kısmının BOZULMASINA, bir kısmının ONANMASINA, 24.04.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla. Bir üye, tarafların temyiz isteminin reddiyle kararın onanması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Danıştay 3. Daire, 24.06.2025 T., 2024/4224 E., 2025/3070 K.
Ödenmemiş sermaye taahhüdü örtülü kazanç dağıtımı değildir. İdare, ortakların taahhüt ettiği ancak ödemediği sermayenin ortakların kullanımına bırakıldığı gerekçesiyle tarhiyat yapmıştı. Daire şu sonuca varmıştır: “Kurum ortakları tarafından sermaye artırımı kapsamında taahhüt edilen ancak henüz işletme aktifine dahil edilmeyen değerlerin, şirket tarafından ticari faaliyet kapsamında kullanılmasına imkan bulunmadığından tasarruf imkanı olmayan söz konusu değerler kapsamında ilişkili kişilere emsallere aykırı fiyat veya bedel üzerinden işlem gerçekleştirildiğinden ve bu suretle ilişkili kişilere menfaat sağlandığından da bahsedilemeyecektir.” Daire ayrıca sermaye taahhüdünde temerrüde düşülmesinin Türk Ticaret Kanunu’na aykırılık teşkil etmekle birlikte “bu durumun herhangi bir mal veya hizmet alım veya satımı ile ilgisi bulunmamaktadır” demiş ve “herhangi bir menfaat temininin mümkün olmadığı sermaye temerrüdünde, örtülü kazanç hükümlerinin uygulanmasının kanunun ruhuna da aykırılık teşkil edeceği”ni belirtmiştir. Sonuç: temyiz isteminin kısmen reddine, 24.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla. Karşı oyda, ödenmeyen sermaye için faiz hesaplanmamasının örtülü kazanç dağıtımı sayılması gerektiği savunulmuştur; bu görüş Dairenin hükmü değildir.
Danıştay 3. Daire, 18.11.2024 T., 2023/6549 E., 2024/5992 K.
Şirket personeli kural olarak ilişkili kişi değildir. İdare, şirketin kendi personeline emsalinden düşük bedelle hizmet sunmasını da transfer fiyatlandırması saymıştı. İlk derece mahkemesi bu değerlendirmeyi kabul etmemiş; “ilişkili kişi kavramının Kanun koyucu tarafından tahdidi olarak saymak suretiyle belirtildiği, şirket personellerinin ilişkili kapsamında değerlendirilmesine yönelik bir düzenlemenin olmadığı hususları dikkate alındığında, ortada ilişkili kişi kavramı olmadığı açık olan durum bakımından transfer fiyatlandırması hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı” sonucuna varmıştı. Aynı kararda kasadaki fazla nakdin işletmeden çekildiğinin somut tespitlerle ortaya konulamadığı da belirtilmişti. Daire, temyize konu kararı usul ve hukuka uygun bulmuştur. Sonuç: Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 18.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak. Karşı oyda, kasa fazlasının ortaklara kullandırıldığının kabulü gerektiği görüşü savunulmuştur.
Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?
Birinci halka — üç unsur birlikte aranır. Danıştay 3. Dairenin 28.11.2023 tarihli kararı bunu açıkça formüle eder: bir mal veya hizmet alım ya da satımının bulunması, bunun ilişkili kişiyle yapılmış olması ve emsallere uygunluk ilkesine aykırı bir fiyat veya bedel tespiti. Üçünden biri eksikse KVK m.13 uygulanamaz. Savunmanın ilk işi, hangi unsurun eksik olduğunu göstermektir.
İkinci halka — ilişkili kişi listesi genişletilemez. KVK m.13/2 ilişkili kişileri sayarak belirlemiştir. 18.11.2024 tarihli karara konu olayda şirket personeli bu kapsama sokulmak istenmiş, ancak tanımın tahdidî olduğu gerekçesiyle bu değerlendirme kabul edilmemiştir. Aynı mantık, 2016 sonrası dönemlerde %10 eşiğinin altındaki ortaklıklar için de geçerlidir.
Üçüncü halka — kayıt tek başına delil değildir. 24.04.2025 tarihli karar, kasa bakiyelerinin yüksek seyrettiğine ilişkin tespitin tek başına örtülü kazanç dağıtımını göstermeyeceğini, paranın fiilen kasada bulunup bulunmadığına dair bir tespit yapılmadan yürütülen incelemenin eksik ve varsayıma dayalı olduğunu belirtmiştir. VUK m.3/B’nin gerçek mahiyet ölçütü burada mükellef lehine işlemektedir.
Dördüncü halka — ama açıklanamayan fazlalık aleyhe döner. Aynı konuda 18.11.2024 tarihli kararın karşı oyunda, kasada günlük ihtiyacın üzerinde nakit bulundurmanın ticarî teamüllere uygun olmadığı ve fazlalığın sebebinin izah edilememesi hâlinde ortaklara kullandırıldığının kabulü gerekeceği savunulmuştur. Bu, dairelerde tam bir görüş birliği bulunmadığını gösterir; mükellefin kasa bakiyesi için makul bir açıklama ve belge hazırlaması pratikte belirleyicidir.
Beşinci halka — emsalin sırası ve karşılaştırılabilirliği ayrı sorulardır. Önce iç emsal, bulunamazsa dış emsal aranır. 28.11.2023 tarihli karara konu olayda ilk derece mahkemesi, borç alma ile borç verme işlemlerinin farklı nitelikte olduğunu ve birbirine emsal teşkil etmeyeceğini kabul etmişti. Daire ise şirketin kendi kullandığı kredinin faiz oranını karşılaştırılabilir iç emsal saymıştır. Dolayısıyla “iç emsal yok” savunmasının tek başına yeterli olmadığı görülmektedir.
Altıncı halka — basiretli tacir ölçütü iki yönlü çalışır. Aynı kararda belirleyici olan, şirketin daha yüksek faizle kredi kullanırken bağlı ortaklığına daha düşük faizle kaynak aktarmasının ticarî hayatın gerekleriyle bağdaşmamasıdır. Grup içi finansman planlanırken, dışarıdan alınan kaynağın maliyeti ile içeriye verilen kaynağın getirisi arasındaki fark açıklanabilir olmalıdır.
Yedinci halka — sermaye taahhüdü ayrı bir dünyadır. 24.06.2025 tarihli karar, henüz şirket aktifine girmemiş bir değerin kullandırılmasından söz edilemeyeceğini vurgular. Ortağın sermaye borcunu ödememesi Türk Ticaret Kanunu bakımından temerrüttür ve karşılığı temerrüt faizidir; bu, mal veya hizmet alım satımı değildir. Aynı kararda örtülü kazanç dağıtımının “muvazaanın özel bir görünüm şekli” olarak nitelendirilmesi de, kurumun amacının vergisel avantaj sağlayan gerçek dışı fiyatlandırmalarla sınırlı olduğunu gösterir.
Sekizinci halka — savunma dosyada kurulur. Kanun, emsallere uygunluk doğrultusunda tespit edilen fiyat ve bedellere ilişkin kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıt olarak saklanmasını zorunlu tutar. Belgelendirme yükümlülüğü tam ve zamanında yerine getirilmişse vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanır. Ayrıca yurt içi işlemlerde m.13/7’deki Hazine zararı şartı ayrı bir savunma başlığıdır. İnceleme süreci için vergi inceleme süreci ve mükellef hakları, ceza boyutu için vergi ziyaı cezası, tarhiyat usulü için resen vergi tarhı başlıkları birlikte okunmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Ortağa faizsiz borç vermeyi olağan saymak | Adatlandırma yoluyla matrah farkı ve cezalı tarhiyat | Grup içi finansmanı emsale uygun faizle sözleşmeye bağlamak |
| Kasa hesabında yıl boyu yüksek bakiye taşımak | Nakdin ortaklara kullandırıldığı varsayımı | Bakiyeyi gerçek duruma yaklaştırmak ve sebebini belgelemek |
| İlişkili kişi tanımını yorumla genişletmek ya da daraltmak | Yanlış kapsam, gereksiz veya eksik savunma | KVK m.13/2’deki sayımı ve %10 eşiğini esas almak |
| Emsal araştırmasının sırasını denetlememek | Hukuken kabul edilebilir emsale dayanmayan tarhiyat gözden kaçar | Önce iç, yoksa dış emsal araştırıldığını denetlemek |
| Adat faiz oranını sorgulamamak | Matrah farkı olduğundan yüksek hesaplanır | Reeskont ve avans faizi ayrımını hesaplamaya yansıtmak |
| Belgelendirme yükümlülüğünü ihmal etmek | Cezada %50 indirim imkânı kaybedilir | Yıllık belgelendirmeyi zamanında ve tam yapmak |
| Yurt içi işlemde Hazine zararını tartışmamak | m.13/7’deki şart denetim dışı kalır | Vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk edip etmediğini göstermek |
| Ödenmemiş sermayeyi ödünç para gibi savunmak | Yanlış hukukî nitelendirme | Değerin aktife hiç girmediğini ve TTK temerrüt rejimini ileri sürmek |
| Örtülü dağıtılan kazancı gider yazmak | KVK m.11/1-c uyarınca indirim reddedilir | Kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyanda göstermek |
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı nedir?
KVK m.13/1 uyarınca kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları hâlinde kazancın tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılmış sayılmasıdır.
Kimler ilişkili kişi sayılır?
Kurumun kendi ortakları, kurumun veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan ya da dolaylı olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi ve kurumlardır. Ortakların eşleri, üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır.
Şirket çalışanım ilişkili kişi midir?
Kural olarak değildir. Danıştay 3. Dairenin 18.11.2024 tarihli kararına konu ilk derece gerekçesinde, ilişkili kişi kavramının kanunda tahdidî olarak sayıldığı ve şirket personelinin bu kapsamda değerlendirilmesine yönelik bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir.
%10 eşiği ne zamandan beri uygulanıyor?
15.07.2016 tarihli 6728 sayılı Kanun’un 59. maddesiyle eklenen cümlelerle getirilmiştir. Buna göre ilişkinin ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların kapsama girmesi için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkı aranır.
Ortağa faizsiz borç vermek örtülü kazanç dağıtımı sayılır mı?
KVK m.13/1, ödünç para alınması ve verilmesini her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı saymaktadır. Bu nedenle ilişkili kişiye emsale uygun faiz uygulanmadan kaynak aktarılması tipik bir örtülü kazanç dağıtımı iddiasına konu olur.
Kasa hesabımda yüksek bakiye var; doğrudan tarhiyat yapılabilir mi?
Danıştay 9. Dairesinin 24.04.2025 tarihli kararına göre bakiyelerin yüksek seyrettiğine ilişkin tespit tek başına örtülü kazanç dağıtımını göstermez; paranın ortaklara dağıtıldığının açıkça ve hukuken geçerli şekilde tespit edilmesi gerekir.
Emsal nasıl belirlenir?
Uygulamada önce şirketin kendi işlemlerinden iç emsal aranır, bulunamazsa dış emsale gidilir. KVK m.13/4 ayrıca karşılaştırılabilir fiyat, maliyet artı, yeniden satış fiyatı ve işlemsel kâr yöntemlerini saymakta; bunlarla sonuca ulaşılamıyorsa mükellefin kendi belirleyeceği yöntemi kullanabileceğini öngörmektedir.
Şirketin kullandığı banka kredisinin faizi iç emsal sayılır mı?
Danıştay 3. Dairesinin 28.11.2023 tarihli kararında, arsa alımı için kullanılan kredinin faiz oranı karşılaştırılabilir nitelikte iç emsal verisi olarak esas alınabilecek görülmüş ve daha düşük faizle bağlı ortaklığa kaynak aktarılması ticarî hayatın gerekleriyle bağdaşmaz bulunmuştur.
Ortakların ödemediği sermaye için faiz hesaplamazsam ceza gelir mi?
Danıştay 3. Dairesinin 24.06.2025 tarihli kararında, henüz işletme aktifine dahil edilmeyen sermaye taahhüdü bakımından örtülü kazanç dağıtımından söz edilemeyeceği kabul edilmiştir. Ancak karar oy çokluğuyla verilmiş olup karşı oyda aksi görüş savunulmuştur.
Adatlandırmada hangi faiz oranı uygulanır?
Bu konu tartışmalıdır. 24.04.2025 tarihli karara konu bölge idare mahkemesi gerekçesinde, Danıştay kararlarıyla istikrar kazandığı belirtilerek avans faiz oranı yerine reeskont faiz oranının uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Hazine zararı şartı nedir?
KVK m.13/7 uyarınca yurt içindeki işlemlerde örtülü dağıtımın kabulü Hazine zararının doğmasına bağlıdır. Hazine zararı, emsale aykırı fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili kişiler adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk ettirilmesidir.
Belgelendirme yaparsam ceza azalır mı?
Azalır. KVK m.13/8 uyarınca belgelendirme yükümlülükleri tam ve zamanında yerine getirilmişse, örtülü dağıtılan kazanç nedeniyle eksik tahakkuk eden vergiler için vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanır. VUK m.359’daki fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi hâli bunun dışındadır.
Örtülü dağıtılan kazancı gider yazabilir miyim?
Yazamazsınız. KVK m.11/1-c, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançları kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler arasında saymıştır.
Peşin fiyatlandırma anlaşması yapılabilir mi?
KVK m.13/5 uyarınca ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin yöntemler, mükellefin talebi üzerine idare ile anlaşılarak belirlenebilir; bu yöntem üç yılı aşmamak üzere anlaşmada tespit edilen süre ve şartlar dahilinde kesinlik taşır.
Örtülü dağıtılan kazanç ne zaman kâr payı sayılır?
KVK m.13/6 uyarınca şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılır. Karşı taraftaki düzeltmenin yapılabilmesi için örtülü kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır.
İlgili mevzuat
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.6 — Safî kurum kazancı
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.11 — Kabul edilmeyen indirimler
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.12 — Örtülü sermaye
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.13 — Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı
- 6728 sayılı Kanun m.59 (15.07.2016) — KVK m.13’te yapılan değişiklikler
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.38 — Bilanço esasında ticarî kazancın tespiti
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.3/B — Vergilendirmede gerçek mahiyet ve ispat
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.30 — Resen vergi tarhı
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.134 — Vergi incelemesinin amacı
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.344 — Vergi ziyaı cezası
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.18 — Basiretli iş adamı gibi hareket etme
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.128 ve m.129 — Sermaye borcu ve temerrüt faizi
İlgili yazılar: vergi inceleme süreci, vergi ziyaı cezası, resen vergi tarhı, vergi uzlaşması, kâr payı hakkı.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; inceleme dönemi, işlem türü ve dosyadaki tespitler sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.