Tarımsal Destekleme Ödemesinin Geri Alınması ve Beş Yıllık Hak Mahrumiyeti (5488 s. K. m.23)

- Tarımsal destekleme araçları 5488 sayılı Tarım Kanunu m.19’da sayılmıştır: doğrudan gelir desteği, fark ödemesi, telafi edici ödemeler, hayvancılık destekleri, tarım sigortası ödemeleri, kırsal kalkınma destekleri, çevre amaçlı tarım arazilerini koruma programı destekleri ve diğer destekleme ödemeleri.
- Ödemeler bütçe imkânları çerçevesinde ve gerekli denetim ve kontrollerin tamamlanmasından sonra yapılır (m.18).
- Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesindeki gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faiziyle birlikte, aynı Kanun hükümlerine göre geri alınır (m.23/1).
- Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan ve belge düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulur.
- Haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmaz (m.23/2).
- İdarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler bu hak mahrumiyetinin dışındadır.
- Geri alma işlemi, tahsil aşamasında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülür; bu nedenle ödeme emri rejimi devreye girer.
- 5488 sayılı Kanun’a 12/7/2013 tarihli 6495 sayılı Kanun’la eklenen ve 02/08/2013’te yürürlüğe giren geçici m.3, belirli koşullarla hem geri almayı hem de hak mahrumiyetini ortadan kaldıran bir başvuru yolu getirmiştir.
- Geçici m.3’e göre gerçek üretim yaptığı tespit edilenlere hak ettikleri destekleme ödemeleri yapılır ve m.23/2’deki hak mahrumiyeti uygulanmaz.
- Maddenin yürürlüğünden sonra kapsadığı dönemlere ilişkin takip başlatılanlar, takip yazısının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurarak aynı şartlarla yararlanabilir.
- Danıştay, geçici m.3 kapsamında süresinde başvuran üreticinin gerçek üretici olup olmadığının araştırılmadan işlem tesis edilemeyeceğine hükmetmiştir.
- Çiftçi Kayıt Sistemine yapılan kayıtlar tarımsal faaliyetin belirlenmesine yöneliktir; mülkiyet tespitinde esas alınmaz ve mülkiyet hakkı doğurmaz.
- Destekleme tebliğ ve kararlarının iptali istemleri, üst normlara, kamu yararına ve desteklemenin amaç ve ilkelerine uygunluk yönünden denetlenir.
- Destekleme ödemesinin türü, üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatının oranını da belirler.
- Danıştay, yem bitkileri desteği ödemesini doğrudan gelir desteği mahiyetinde saymış ve bu ödemeler üzerinden yapılan %4 tevkifatı hukuka aykırı bulmuştur.
Tarımsal destekleme uyuşmazlıkları çoğunlukla ödemeden yıllar sonra başlar. Bakanlık müfettişleri bir soruşturma yürütür, ilçe tahkim komisyonu karar alır ve üreticiye iki şey birden tebliğ edilir: yıllar önce alınmış desteğin faiziyle geri istenmesi ve beş yıl boyunca hiçbir destekten yararlanamama. İkinci yaptırım çoğu zaman birinciden çok daha ağırdır.
Oysa kanun bu sonuçların ikisini de mutlak kılmamıştır. İdarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hak mahrumiyetinin dışında tutulmuş; 2013’te eklenen geçici bir madde ile de gerçek üretim yapanlar için ayrı bir kurtuluş yolu açılmıştır. Aşağıda geri alma rejimini, hak mahrumiyetinin sınırlarını, geçici m.3 başvurusunu ve destekleme ödemelerinin vergilendirilmesini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“MADDE 23 – Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar. Bu Kanunla belirlenen destekleme ödemelerinden, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler, beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmazlar.”
“MADDE 18 – Tarımsal desteklemelerin amacı; tarım sektörünün öncelikli problemlerinin çözümüne katkıda bulunmak, uygulanan politikaların etkinliğini artırmak, sektörün bu politikalara uyumunu kolaylaştırmaktır. Tarımsal destekleme politikaları, ekonomik ve sosyal etkinlik ve verimlilik koşullarını sağlayacak programlarla uygulanır. Ödemeler bütçe imkânları çerçevesinde ve programların niteliğine bağlı olarak, gerekli denetim ve kontrollerin tamamlanmasından sonra ödenir. Tarımsal destekleme programlarının belirlenmesinde, aşağıdaki ilke ve stratejiler dikkate alınır: a) Tarım politikalarının amaçlarına ulaşılmasına katkıda bulunması. b) Avrupa Birliği mevzuatı ve uluslararası taahhütler ile uyumlu olması. c) Üreticilerin piyasa koşullarında faaliyetlerini yürütmesi. ç) Kullanılacak kaynağın, adil ve etkin bir şekilde üreticilere yansımasını sağlayacak yapıda olması. d) Tarımın alt sektörlerinde dengeli bir dağılım göstermesi.”
Bu alanda dosyanın sonucunu değiştiren temel hüküm, sonradan eklenen bir geçiş kuralıdır. 5488 sayılı Kanun’a 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’la eklenen ve 02/08/2013 tarihinde yürürlüğe giren geçici 3. maddeye göre: “25/4/2006 tarihinden itibaren desteklemelerden yararlanmak için başvuruda bulunduğu hâlde, meri mevzuat uyarınca desteklemelerden yararlanabilmek için ibrazı öngörülen makbuz, fatura ve diğer belgelerin gerçeğe aykırı, usulsüz veya sahte olduğu gerekçesiyle desteklemeden yararlandırılmayanlara veya yararlandıkları destekleme tutarları aynı gerekçe ile bu Kanunun 23. maddesi doğrultusunda geri alınanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde … başvurmaları ve Bakanlık tarafından yapılan incelemede bunların gerçek üretim yaptığının tespit edilmesi hâlinde hak ettikleri destekleme ödemeleri yapılır. … Bu hüküm yararlandıkları destekleme tutarlarının, aynı gerekçelerle geri alınması yönünde haklarında takip başlatılanlar için de uygulanır ve maddede öngörülen şartların oluşması hâlinde haklarındaki takip işlemlerine son verilir. Ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra maddenin kapsadığı dönemlere ilişkin olarak haklarında takip başlatılanların, takibe ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde anılan Bakanlığa başvurmaları hâlinde bunlar da madde hükmünden aynı şartlar dâhilinde yararlandırılır. Bu maddeden yararlananlara 23 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca uygulanması öngörülen herhangi bir hak mahrumiyeti uygulanmaz.” Ayrıca m.19’daki destekleme araçlarında belirleme yetkisi Cumhurbaşkanına ait olup, m.19’un (ğ) bendi 28/10/2020 tarihli 7255 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle mülga edilmiştir.
| Konu | Geri alma (m.23/1) | Hak mahrumiyeti (m.23/2) |
|---|---|---|
| Konusu | Ödenen tutarın iadesi | Beş yıl destekleme yasağı |
| Faiz | 6183 s. K. m.51 gecikme zammı oranı | — |
| Tahsil usulü | 6183 sayılı Kanun hükümleri | — |
| Sorumluluk | Belge düzenleyenler müştereken sorumlu | Üreticiye özgü |
| İdarî hata istisnası | Metinde ayrıca düzenlenmemiştir | Açıkça hariç tutulmuştur |
| Geçici m.3 etkisi | Takip işlemlerine son verilebilir | Hak mahrumiyeti uygulanmaz |
| Başvuru süresi | Takip yazısının tebliğinden itibaren bir ay | |
| Aranan şart | Bakanlık incelemesinde gerçek üretim yaptığının tespiti | |
| Yargı yolu | İdari yargı, iptal davası | |
Bu dosyalarda savunmanın merkezine yerleştirilmesi gereken soru, belgenin sahte olup olmadığı değil, üreticinin gerçekten üretim yapıp yapmadığıdır. Kanun koyucu 2013’te bu ayrımı açıkça yapmış; belgesi usulsüz ya da sahte bulunanlar bakımından bile, Bakanlık incelemesinde gerçek üretim yaptığı tespit edilenlere hak ettikleri desteğin ödeneceğini ve haklarında hak mahrumiyeti uygulanmayacağını düzenlemiştir. Danıştay da, süresinde başvuru yapılmışsa gerçek üretim yapılıp yapılmadığı araştırılmadan işlem tesis edilemeyeceğine hükmetmiştir. Dolayısıyla dosyanın kaderi, arazide fiilen üretim yapıldığının ortaya konmasına bağlıdır: keşif, tespit, uydu görüntüsü, satış faturaları, borsa tescili ve tanık beyanı bu noktada belirleyici olur.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Size tebliğ edilen belgeleri ayırın: tahkim komisyonu kararı mı, geri isteme yazısı mı, yoksa ödeme emri mi?
- İşlemin hangi destekleme türüne ve hangi üretim yıllarına ilişkin olduğunu tarih tarih çıkarın.
- Soruşturma raporunu, ek raporu ve ön inceleme raporunu dosyadan isteyin; isnadın size ilişkin kısmını ayırın.
- Belgenin sahte veya usulsüz olduğu iddiasına karşı, belgeyi kimin düzenlediğini ve sizin bu düzenlemeye katılıp katılmadığınızı ortaya koyun.
- Gerçek üretim yaptığınızı gösteren her delili toplayın: satış faturaları, borsa tescil belgeleri, girdi alım belgeleri, tarımsal kredi kayıtları.
- 5488 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinden yararlanma başvurusu yapıp yapmadığınızı ve tarihini tespit edin.
- Takip yazısı tebliğ edilmişse, bir aylık süre içinde Bakanlığa başvurarak geçici m.3 kapsamında değerlendirilmeyi talep edin.
- Başvurunuz reddedildiyse ret işlemini de ayrıca dava konusu edin; yalnızca esas işleme dava açmakla yetinmeyin.
- İdarî hata savunmasını kurun: kayıt sırasında hangi belgenin istenmediğini, hangi uyarının yapılmadığını somutlaştırın.
- Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtlarının mülkiyet tespitinde esas alınmadığını ve mülkiyet hakkı doğurmadığını gözetin; hisseli arazilerde muvafakat sorunu ayrıca tartışılmalıdır.
- Ödeme emri aşamasına gelinmişse, 6183 sayılı Kanun’daki kısa itiraz süresini kaçırmayın.
- Destekleme ödemesi üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatını kontrol edin; ödemenin türü yanlış nitelendirilmişse iade talep edin.
Danıştay 10. Daire, 16.11.2021 T., 2016/13622 E., 2021/5551 K.
Daire, sahte belge sunulduğu açık olsa bile, geçici 3. madde kapsamında süresinde başvuran üreticinin gerçek üretim yapıp yapmadığı araştırılmadan geri alma ve hak mahrumiyeti işlemi tesis edilemeyeceğine karar vermiştir. Davacı, sahte toprak analiz raporlarıyla 2012 yılı gübre ve toprak analizi desteğinden yararlandığı gerekçesiyle 1.007,69 TL’nin faiziyle geri alınmasına, beş yıl destekleme yasağına ve geçici 3. maddeden yararlandırılmamasına ilişkin işlemlerin iptalini istemişti. İdare mahkemesi davayı reddetmişti. Daire, geçici 3. maddeyi ayrıntılı biçimde çözümledikten sonra şu sonuca varmıştır: “davacının desteklemelerden yararlanmak için usulsüz ve sahte belge sunduğu açık ise de, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca süresinde başvurduğu, bu başvuru üzerine gerçek üretim yaptığının tespit edilmesi halinde hak ettiği destek ödemesinden yararlanabileceği ve hakkında herhangi bir hak mahrumiyeti uygulanamayacağı, dolayısıyla Mahkeme kararındaki tespitin aksine, davacının da anılan hüküm kapsamında olduğu ve belirtilen hükmün davacıya da uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.” Buna göre “geçici 3. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine davacının gerçek üretici olup olmadığı ve gerçek üretim yapıp yapmadığı hususunda davalı idare tarafından yapılacak tespit sonrasında ortaya çıkacak sonuca göre işlem tesis edilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmayarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık” bulunmadığı belirtilmiştir. Sonuç: davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararı BOZULMUŞ; karar 16.11.2021 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Danıştay 4. Daire, 06.03.2024 T., 2023/10936 E., 2024/1565 K.
Bu dosyada Daire, hisseli arazide diğer paydaşların muvafakati bulunmadan düzenlenen kira sözleşmesine dayanılarak alınan desteklerin geri istenmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulan kararı onamıştır. Davacı, eşinin annesine ait hisseli arazileri noter onaylı kira sözleşmesiyle kiralayarak Çiftçi Kayıt Sistemine kaydettirmiş ve 2008–2011 yıllarında destekleme almıştı. İdare mahkemesi, kira sözleşmesinin arazilerin tamamına malik olmayan ve tamamını kiraya vermeye yetkisi bulunmayan kişi adına düzenlendiğini, iştirak hâlindeki maliklerin bir kısmının muvafakatinin bulunmadığını saptayarak davayı reddetmişti. Daire, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden inceleme yaparak kararı onamıştır. Kararda ayrıca Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri aktarılmış ve “ÇKS’ye yapılan kayıtların, esas olarak tarımsal faaliyetin belirlenmesine yönelik olduğu, bu kayıtların hiçbir şekilde mülkiyet tespitinde esas alınmayacağı ve mülkiyet hakkı doğurmayacağı” vurgulanmıştır. Kararda yer alan ve idarenin araştırma yükümlülüğüne, idarî hatadan kaynaklı sorumluluğun üreticiye yüklenemeyeceğine ilişkin ayrıntılı değerlendirme ise çoğunluk gerekçesine dâhil edilmeyen bir KARŞI OY görüşüdür. Sonuç: İdare Mahkemesi kararı ONANMIŞ; karar 06.03.2024 tarihinde oy çokluğuyla verilmiştir.
Danıştay 3. Daire, 20.04.2021 T., 2021/38 E., 2021/2091 K.
Daire, yem bitkileri desteği ödemesinin doğrudan gelir desteği mahiyetinde olduğunu ve bu ödemeler üzerinden %4 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılamayacağını kanun yararına bozma yoluyla ortaya koymuştur. Vergi mahkemesi, desteğin fark ödemesi kapsamında olduğunu kabul ederek %4 tevkifatı hukuka uygun bulmuş ve davayı kesin olarak reddetmişti. Danıştay Başsavcılığı kararı kanun yararına temyiz etmiştir. Daire, 5488 sayılı Kanun m.3’teki doğrudan gelir desteği tanımı ile m.19’daki destekleme araçlarını, 2019 yılı Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili tebliğ hükümleriyle birlikte değerlendirerek şu sonuca varmıştır: “Yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden davacıya yapılan yem bitkileri desteği ödemesinin doğrudan gelir desteği mahiyetinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, 193 sayılı Kanun’un 94. maddesinin 1. fıkrasının 11. bendinin (d) alt bendinde yer alan ve tevkifat oranı 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla %0 olarak düzenlenen çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ödemeleri üzerinden tahakkuk eden ve ödenen gelir (stopaj) vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığından ulaştığı aksi yöndeki yargıyı hükme esas alarak davayı reddeden vergi mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.” Sonuç: Vergi Mahkemesi kararı, İYUK m.51 uyarınca hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMUŞ ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasına hükmedilmiştir; karar 20.04.2021 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 03.03.2022 T., 2021/3128 E., 2022/727 K.
Kurul, bir ürünün hangi destekleme kategorisinde değerlendirileceğine ilişkin tebliğ düzenlemesinin iptali istemini reddeden Daire kararını onamıştır. Davacı şirket, keçiboynuzu meyvesinin organik tarım desteklemesinde birinci kategoriye alınması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ve dayanak tebliğ ekine karşı dava açmıştı. Danıştay Onuncu Dairesi, m.18’deki amaç ve ilkeleri esas alarak idarenin kanunla verilen yetkiyi kullandığını; organik tarım desteklerinin alan bazlı yapılması ve keçiboynuzu ağacının dağınık yapıda bulunup geniş alanları kapsaması nedeniyle birinci kategoride değerlendirilmediğini saptamış ve “dava konusu edilen Tebliğ’in üst hukuk normlarına, kamu yararına, tarımsal desteklemelerin amaçlarına ve ilkelerine uygun olduğu görüldüğünden, anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davayı reddetmişti. Kurul temyiz istemini reddetmiştir. Kararda bir karşı oy bulunmakta olup, bu görüşte tebliğ ekinin uygulama işlemiyle ilgisi bulunmayan kısımları bakımından dava açma süresi yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. Sonuç: Danıştay Onuncu Dairesi kararı ONANMIŞ; karar 03.03.2022 tarihinde oy çokluğuyla ve kesin olarak verilmiştir.
İkinci halka, hak mahrumiyetinin sınırıdır. Kanun, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeleri beş yıllık yasağın dışında tutmuştur. Bu istisna, uygulamada en çok tartışılan noktadır: kayıt sırasında hangi belgenin istendiği, hangi uyarının yapıldığı ve idarenin hangi araştırmayı yapmakla yükümlü olduğu, her dosyada ayrı ayrı ortaya konmalıdır.
Üçüncü halka, 2013’te eklenen geçiş kuralıdır ve dosyaların en güçlü savunma dayanağıdır. Geçici 3. madde, belgesi usulsüz veya sahte bulunanlar bakımından bile gerçek üretim yapıldığının tespiti hâlinde hak edilen desteğin ödeneceğini ve hak mahrumiyeti uygulanmayacağını öngörür. 2021 tarihli karar bunun sonucunu açıkça göstermektedir: süresinde başvuru varsa, gerçek üretim araştırılmadan işlem tesis edilemez.
Dördüncü halka, süredir. Geçici 3. maddeden yararlanmak için maddenin yürürlüğünden itibaren üç aylık, sonradan takip başlatılanlar bakımından ise takip yazısının tebliğinden itibaren bir aylık süre öngörülmüştür. Bu süre kaçırıldığında, gerçek üretim yapılmış olsa bile maddeden yararlanma imkânı ortadan kalkar. Bu nedenle takip yazısı elinize ulaştığı anda başvuru yapılmalı ve tarih belgelenmelidir.
Beşinci halka, arazi üzerindeki hak ilişkisidir. Çiftçi Kayıt Sistemine yapılan kayıtlar tarımsal faaliyetin belirlenmesine yöneliktir; mülkiyet tespitinde esas alınmaz ve mülkiyet hakkı doğurmaz. Buna karşılık hisseli arazilerde, kiraya verenin tüm hisseleri kiralamaya yetkili olup olmadığı ayrı bir sorundur ve 2024 tarihli kararda bu eksiklik geri alma işleminin dayanağı yapılmıştır. Hisseli arazide üretim yapılacaksa muvafakatnamelerin baştan alınması gerekir; kadastro tespitine itiraz veya paydaşlık uyuşmazlığı bulunan arazilerde bu risk daha da yüksektir.
Altıncı halka, tahsil aşamasıdır. Geri alma, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülür ve faiz, aynı Kanun’un 51. maddesindeki gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanır. Bu, uyuşmazlığın belirli bir aşamadan sonra kamu alacağı takibine dönüşmesi anlamına gelir; kısa süreli ödeme emrine itiraz yolu kaçırıldığında borç kesinleşir ve esasa ilişkin savunmalar sonuç doğurmaz.
Yedinci halka, düzenleyici işlem denetimidir. Hangi ürünün hangi destekleme kategorisinde ve hangi birim fiyatla destekleneceği, tebliğ ve Cumhurbaşkanı kararlarıyla belirlenir. Bu düzenlemeler yargısal denetime tabidir; ancak denetim, idarenin yerine geçerek yeni bir tercih yapmak biçiminde değil, düzenlemenin üst normlara, kamu yararına ve desteklemenin amaç ve ilkelerine uygunluğu yönünden yapılır. Buna karşı açılacak davalarda idari başvuru ve zımni ret kuralları ile süre hesabı ayrıca gözetilmelidir.
Son halka, verginin doğru hesaplanmasıdır ve çoğu zaman gözden kaçar. Destekleme ödemesinin türü, üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatının oranını belirler; doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeleri için oran sıfır olarak belirlenmiştir. 2021 tarihli kanun yararına bozma kararı, yem bitkileri desteğinin doğrudan gelir desteği mahiyetinde olduğunu ve bu ödemelerden yapılan %4 kesintinin hukuka aykırı bulunduğunu göstermektedir. Yanlış nitelendirmeye dayanan kesintiler için vergi hatalarında düzeltme ve şikâyet yolu değerlendirilebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Yalnızca geri alma işlemine dava açmak | Beş yıllık yasak ayakta kalır | Her iki sonuç ayrı ayrı dava edilmeli |
| Geçici m.3 başvurusunu atlamak | Hak mahrumiyeti kalkmaz | Süresinde Bakanlığa başvurulmalı |
| Takip yazısındaki bir aylık süreyi kaçırmak | Madde hükmünden yararlanılamaz | Tebliğden itibaren bir ay içinde başvurulmalı |
| Başvurunun reddine dava açmamak | Ret işlemi kesinleşir | Ret işlemi de dava konusu edilmeli |
| Gerçek üretimi belgelememek | Esas savunma dayanaksız kalır | Fatura, tescil ve tespitler sunulmalı |
| İdarî hata savunmasını soyut bırakmak | İstisnadan yararlanılamaz | Hangi belgenin istenmediği somutlaştırılmalı |
| Hisseli arazide muvafakat almamak | Destek haksız sayılır | Tüm paydaşların muvafakati alınmalı |
| ÇKS kaydını mülkiyet belgesi saymak | Yanlış dayanak kurulur | Kayıt yalnızca faaliyeti gösterir |
| Stopaj oranını denetlememek | Fazla kesinti iade edilmez | Ödemenin türüne göre oran kontrol edilmeli |
Haksız destekleme ödemesi nasıl geri alınır?
5488 sayılı Kanun m.23/1’e göre ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesindeki gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faiziyle birlikte, aynı Kanun hükümlerine göre geri alınır.
Beş yıllık destekleme yasağı kimlere uygulanır?
m.23/2’ye göre, idarî hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılan ödemeler hariç, haksız yere yararlandığı tespit edilen üreticiler beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmaz.
İdarî hata istisnası ne anlama gelir?
Belge idarenin hatası sonucu düzenlenmişse, bu belgeye dayalı ödemeden yararlanan üreticiye beş yıllık hak mahrumiyeti uygulanmaz. Uygulamada bu istisna, kayıt sırasında hangi belgenin istendiği ve idarenin hangi araştırmayı yapmakla yükümlü olduğu tartışılarak somutlaştırılır.
Belge düzenleyenler de sorumlu olur mu?
Olur. m.23/1’e göre haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulur.
Geçici 3. madde ne getirmiştir?
12/7/2013 tarihli 6495 sayılı Kanun’la eklenen ve 02/08/2013’te yürürlüğe giren geçici 3. madde, belgeleri gerçeğe aykırı, usulsüz veya sahte bulunduğu için destekten yararlandırılmayan ya da desteği geri alınanlara, süresinde başvurmaları ve Bakanlık incelemesinde gerçek üretim yaptıklarının tespiti hâlinde hak ettikleri ödemenin yapılacağını ve hak mahrumiyeti uygulanmayacağını öngörür.
Sahte belge sunulmuşsa yine de yararlanılabilir mi?
Danıştay 10. Daire’nin 16.11.2021 tarihli kararına göre, usulsüz ve sahte belge sunulduğu açık olsa bile geçici 3. madde uyarınca süresinde başvurulmuşsa, gerçek üretim yapıldığının tespiti hâlinde hak edilen destekten yararlanılabilir ve hak mahrumiyeti uygulanamaz.
Başvuru süresi ne kadar?
Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay; maddenin yürürlüğünden sonra kapsadığı dönemlere ilişkin olarak haklarında takip başlatılanlar bakımından ise takibe ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren bir aydır.
Başvuru üzerine idare ne yapmak zorundadır?
Danıştay’ın 2021 tarihli kararına göre, geçici 3. madde kapsamında yapılan başvuru üzerine üreticinin gerçek üretici olup olmadığı ve gerçek üretim yapıp yapmadığı hususunda idare tarafından tespit yapılması, işlemin bu tespitin sonucuna göre kurulması gerekir.
Çiftçi Kayıt Sistemi kaydı mülkiyet belgesi midir?
Değildir. Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği’ne göre ÇKS’ye yapılan kayıtlar esas olarak tarımsal faaliyetin belirlenmesine yöneliktir; bu kayıtlar hiçbir şekilde mülkiyet tespitinde esas alınmaz ve mülkiyet hakkı doğurmaz.
Hisseli arazide destekleme alınabilir mi?
Alınabilir; ancak arazi başkasına aitse kira sözleşmesi sunulması gerekir ve kiraya verenin tüm hisseleri kiralamaya yetkili olması aranır. Danıştay 4. Daire’nin 06.03.2024 tarihinde onadığı kararda, paydaşların bir kısmının muvafakati bulunmadan düzenlenen kira sözleşmesine dayanılarak alınan destekler haksız sayılmıştır.
Destekleme tebliğine karşı dava açılabilir mi?
Açılabilir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 03.03.2022 tarihinde onadığı kararda tebliğ düzenlemesi, üst hukuk normlarına, kamu yararına ve tarımsal desteklemelerin amaç ve ilkelerine uygunluk yönünden denetlenmiş ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Destekleme ödemesinden vergi kesilir mi?
Ödemenin türüne göre değişir. Danıştay 3. Daire’nin 20.04.2021 tarihli kanun yararına bozma kararında, çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeleri için tevkifat oranının %0 olarak belirlendiği; yem bitkileri desteğinin de doğrudan gelir desteği mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir.
Kanun yararına bozma kararı benim dosyamı etkiler mi?
Kanun yararına bozma kararı, daha önce kesinleşmiş merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. Ancak karar Resmî Gazete’de yayımlanır ve benzer uyuşmazlıklarda idarenin ve mahkemelerin uygulamasını yönlendiren bir dayanak oluşturur.
Hangi destekleme araçları vardır?
5488 sayılı Kanun m.19’a göre doğrudan gelir desteği, fark ödemesi, telafi edici ödemeler, hayvancılık destekleri, tarım sigortası ödemeleri, kırsal kalkınma destekleri, çevre amaçlı tarım arazilerini koruma programı destekleri ve diğer destekleme ödemeleri.
Dosyaya hangi belgeler konmalı?
Tahkim komisyonu kararı ve geri isteme yazısı, soruşturma ve ön inceleme raporlarının ilgili kısımları, ÇKS kayıtları ve başvuru evrakı, kira sözleşmeleri ve muvafakatnameler, üretim ve satışı gösteren faturalar ile borsa tescil belgeleri, geçici 3. madde başvurunuz ve idarenin cevabı, varsa ödeme emri ve tebliğ belgeleri.
- 5488 sayılı Tarım Kanunu m.3 – Tanımlar ve doğrudan gelir desteği tanımı
- 5488 sayılı Tarım Kanunu m.18 – Tarımsal desteklemenin amacı ve ilkeleri
- 5488 sayılı Tarım Kanunu m.19 – Tarımsal destekleme araçları
- 5488 sayılı Tarım Kanunu m.23 – Haksız ödemelerin geri alınması ve hak mahrumiyeti
- 5488 sayılı Tarım Kanunu geçici m.3 (6495 s. K. ile ek) – Gerçek üretim tespiti hâlinde ödeme ve yasağın uygulanmaması
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.51 – Gecikme zammı
- 6183 sayılı Kanun m.55 ve m.58 – Ödeme emri ve itiraz
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.53 ve m.94 – Zirai kazançta tevkifat
- Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği – Kayıt, belge ve taahhütname
- Bitkisel Üretime Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Tebliğler
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 ve m.10 – Dava açma süresi ve idareye başvuru
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.51 – Kanun yararına temyiz
İlgili yazılarımız: ödeme emrine itiraz, mera tahsis amacının değiştirilmesi, idari işlemin geri alınması ve kaldırılması, idari başvuru ve zımni ret ve kadastro tespitine itiraz davası.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.