Ortak Girişim: İş Ortaklığı ve Konsorsiyum Ayrımı, Sorumluluk ve Dava

legapro kapak 16545 LegaPro Hukuk Ortak Girişim: İş Ortaklığı ve Konsorsiyum Ayrımı, Sorumluluk ve Dava
Kısaca
  • Ortak girişim, birden fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdiği yapıdır ve iki türü vardır.
  • İş ortaklığı üyeleri, hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapmak üzere bir araya gelir.
  • Konsorsiyum üyeleri ise hak ve sorumluluklarını ayırarak, işin kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımlarını yapmak üzere ortaklık kurar.
  • Her iki yapı da hukukî nitelik olarak adi ortaklıktır ve tüzel kişiliği yoktur.
  • Tüzel kişiliği bulunmadığından ortak girişimin taraf ehliyeti de yoktur; davada ortaklar hep birlikte hareket etmelidir.
  • Ortak girişim tarafından açılacak davalar bütün ortaklar tarafından açılmalıdır; ortaklar mecburi dava arkadaşıdır.
  • Ortak girişime karşı açılacak davada, konu paradan başka bir şey ise dava tüm ortaklara yöneltilmelidir.
  • Konu para alacağı ise ortaklar müteselsil sorumlu olduğundan biri, birkaçı ya da tümü hakkında dava açılabilir.
  • Ortaklar, birlikte ya da temsilci aracılığıyla üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludur.
  • Yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi varsayılır.
  • Temsilci ortağın imzaladığı sözleşme, kural olarak diğer ortağı da bağlar.
  • Taraf ehliyeti dava şartıdır ve mahkemece resen gözetilir.

Büyük yapım, enerji ve altyapı ihalelerinde işi tek başına üstlenebilecek yüklenici az bulunur; bu nedenle şirketler bir araya gelip ortak girişim kurar. Sözleşme imzalanana kadar her şey yolunda görünür. Sorun, alt yükleniciye ödeme yapılmadığında ya da idare işi feshettiğinde çıkar: kim, kime karşı, hangi sıfatla sorumludur?

Türk hukukunda bu yapıların tüzel kişiliği bulunmadığından, cevap adi ortaklık hükümlerinde aranır. Aşağıda iş ortaklığı ile konsorsiyum ayrımını, taraf ehliyeti sorununu ve temsilci ortağın imzasının sonuçlarını Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

Türk Borçlar Kanunu m. 637 (karardan aktarıldığı şekliyle)
Kendi adına ve ortaklık hesabına bir üçüncü kişi ile işlemde bulunan ortak, bu kişiye karşı bizzat kendisi alacaklı ve borçlu olur. Ortaklardan biri, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yaparsa, diğer ortaklar ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca bu kişinin alacaklısı ve borçlusu olurlar. Kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi bulunduğu varsayılır.
Türk Borçlar Kanunu m. 638/son (karardan aktarıldığı şekliyle)
“Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.”
Türk Borçlar Kanunu m. 163 (karardan aktarıldığı şekliyle)
“Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.”

İki tür ortak girişim

Ölçütİş ortaklığıKonsorsiyum
İşin bölünmesiİşin tümü birlikte yapılırUzmanlık alanına göre bölünür
Hak ve sorumlulukBirlikteAyrılmış
Hukukî nitelikAdi ortaklıkAdi ortaklık
Tüzel kişilikYokYok
Taraf ehliyetiYokYok
Üçüncü kişiye karşı sorumlulukKural olarak müteselsilKural olarak müteselsil; sözleşmeyle bölünebilir
Dava açarkenTüm ortaklar birlikte (mecburi dava arkadaşlığı)
Aleyhe dava (para alacağı)Ortaklardan biri, birkaçı veya tümü
Aleyhe dava (para dışı)Tüm ortaklara birlikte
Kritik nokta. Uygulamadaki en sık hata, davanın doğrudan “… İş Ortaklığı” ya da “… Konsorsiyumu” adına ya da bu ada karşı açılmasıdır. Bu yapıların tüzel kişiliği olmadığı için taraf ehliyeti de yoktur ve taraf ehliyeti dava şartıdır. Ancak yargı, bu yanlışlığı çoğu zaman kabul edilebilir bir yanılgı saymakta ve davacıya, ortak girişimi oluşturan tüm ortakları göstermesi için süre verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Yine de bu, baştan doğru davranmanın yerini tutmaz: dilekçede ortaklar ad ad gösterilmelidir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Sözleşmenin tarafını tespit edin: iş ortaklığı mı, konsorsiyum mu, tek bir şirket mi?
  2. Ortak girişim sözleşmesini (genellikle noterde düzenlenir) temin edin ve koordinatör/lider ortağı belirleyin.
  3. Sözleşmede işin ve sorumluluğun ortaklar arasında bölünüp bölünmediğine bakın.
  4. Müteselsil sorumluluğun açıkça bertaraf edilip edilmediğini kontrol edin; aksi kararlaştırılmamışsa sorumluluk müteselsildir.
  5. Temsil ve imza yetkisinin kime, hangi kapsamda verildiğini tespit edin.
  6. Alt yüklenici veya tedarikçiyseniz sözleşmeyi kimin, hangi sıfatla imzaladığını belgeleyin.
  7. Dava açarken ortakları ad ad gösterin; ortak girişimin adını yalnız tanımlayıcı olarak kullanın.
  8. Ortak girişim adına dava açacaksanız tüm ortakların katılımını ya da muvafakatini sağlayın.
  9. Muvafakat vermeyen ortak varsa onu da davada taraf gösterin.
  10. Para alacağında dilerseniz yalnız bir ortağa yönelin; ancak tahsil kabiliyetini gözetin.
  11. Taraf yanlışlığı yapıldıysa süre verilmesini ve taraf teşkilinin tamamlanmasını talep edin.
  12. Uyuşmazlık ticari nitelikteyse görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu gözden kaçırmayın.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/279, K. 2020/1042, 12.03.2020

İş ortaklığı ile konsorsiyum ayrımı ve adi ortaklıkta dava arkadaşlığı. Belediye ile bir yüklenici konsorsiyumu arasındaki sözleşmeden doğan tahkim kararının iptali istenmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, konsorsiyumun diğer ortağı yargılamaya katılmadığı için kararı iptal etmişti. Daire önce kavramları tanımlamıştır: “Ortak girişimler birden fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak iki türlü oluşturulabilir. İş ortaklığı üyeleri hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapmak üzere, konsorsiyum üyeleri ise hak ve sorumluluklarını ayırarak işin kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımlarını yapmak üzere ortaklık yaparlar.” Ardından: “Konsorsiyumu teşkil eden şirketler arasındaki ilişki… adi ortaklıktan ibarettir. Adi şirketin (ortaklığın) hükmi şahsiyeti mevcut değildir… Adi ortaklıkta davanın tüm ortaklar tarafından açılması gereklidir. Ortaklar davada mecburi dava arkadaşı durumundadır. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılması ve bu suretle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir.” Somut olayda diğer ortağın işini tamamlayıp sözleşmesinin tasfiye edildiği ve ibra edildiği çekişmesiz olduğundan, tahkimin yalnız bir ortakla yürütülmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç: hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 12.03.2020 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/8407, K. 2021/168, 11.01.2021

Ortak girişimin taraf ehliyeti yoktur; ancak taraf yanlışlığı kabul edilebilir yanılgı sayılır. İşçilik alacağı davası, davalı olarak doğrudan “… İş Ortaklığı”na yöneltilmiş, tebligat da bu ada yapılarak yargılama sürdürülmüştü. Daire ilkeyi kurmuştur: “adi ortaklığın taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir.” Ayrımı ise şöyle yapmıştır: “Davanın konusu paradan başka bir şey ise davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması (mecburi dava arkadaşlığı), davanın konusu para ise; ortaklar bu borçtan müteselsil sorumlu bulunduklarından ortaklardan biri, bazıları yada tümüne karşı (ihtiyari dava arkadaşlığı) dava açılabilecektir.” Somut olayda ise “davalı tarafın yanlış gösterilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124/5. maddesi uyarınca, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmaktadır. Bu sebeple davacı vekiline, adi ortaklığı oluşturan tüm ortaklara tebligat yapılması için süre verilmeli ve taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmelidir.” Sonuç: kararın BOZULMASINA, 11.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2064, K. 2023/1959, 23.05.2023

Temsilci ortağın imzaladığı taşeronluk sözleşmesinden diğer ortak da sorumludur. İki şirket, elektrik iletim hattı yapım işini konsorsiyum olarak üstlenmiş; noterde düzenlenen ortaklık sözleşmesinde koordinatör ortağın tam yetkili olacağı kararlaştırılmıştı. Alt yüklenici, koordinatör ortağın yetkilisiyle taşeronluk sözleşmesi imzalamış; diğer ortak ise sözleşmede imzası bulunmadığı için borçlu olmadığının tespitini istemiş ve alt derecelerde kazanmıştı. Daire, ortaklığın temsiline ilişkin hükümleri hatırlattıktan sonra şu sonuca varmıştır: “idare ve temsil yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlemler, ortakları üçüncü kişilere karşı eşit olarak sorumlu kılar.” ve “iş ortaklığı sözleşmesi ile münferiden adi ortaklığı temsile yetkili kılınan ortak yetkilisi … tarafından imzalandığı ihtilafsız olan sözleşmeden dolayı davalı borçlu şirketin de sorumlu olduğu ve ticari mümessil olarak kabulü gereken adı geçen yetkilinin sözleşme yapmak için özel bir yetki aranmayacağı nazara alınarak davanın reddi gerekir”. Sonuç: İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1103, K. 2025/1072, 17.03.2025

“Konsorsiyumdur, müteselsil sorumluluk yoktur” savunması sonucu değiştirmemiştir. Aynı uyuşmazlıkta bozma kararına uyulmuş ve dava reddedilmiştir. Davacı şirket temyizinde, konsorsiyumların adi ortaklıktan farkının sözleşmeyle müteselsil sorumluluğu bertaraf etmiş olmaları olduğunu, sözleşmenin 3.a maddesinde elektrik işlerinden diğer ortağın sorumlu olduğunun yazıldığını, ortaklık adına hareket edildiğine dair bir ibare bulunmadığını ileri sürmüştür. Daire bu iddiaları kabul etmemiştir: “Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı”. Sonuç: kararın ONANMASINA, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Dört karar, ortak girişim uyuşmazlıklarının haritasını çıkarıyor.

Birinci halka: ayrım işin bölünmesindedir. İş ortaklığında üyeler işin tümünü birlikte üstlenir; konsorsiyumda ise hak ve sorumluluklar bölünür ve her üye kendi uzmanlık alanındaki kısmı yapar. Bu ayrım idari mevzuattan gelir ve ihale dosyasında hangi türün seçildiği açıkça belirtilir. Ancak ayrım, özel hukuk bakımından yapının niteliğini değiştirmez.

İkinci halka: her iki tür de adi ortaklıktır. Ortak girişimin tüzel kişiliği yoktur; ilişki adi ortaklık hükümlerine tabidir. Bunun ilk sonucu taraf ehliyetinin bulunmamasıdır. Ortak girişim ne dava açabilir ne de kendisine karşı dava açılabilir; ortaklar taraf olur.

Üçüncü halka: davanın yönü kuralları değiştirir. Ortak girişim tarafından açılacak davalarda tüm ortakların birlikte hareket etmesi zorunludur; ortaklar mecburi dava arkadaşıdır. Ortak girişim aleyhine açılacak davalarda ise ikili bir ayrım vardır: konu paradan başka bir şeyse tüm ortaklara birlikte, para alacağıysa müteselsil sorumluluk nedeniyle ortaklardan yalnız birine de dava açılabilir.

Dördüncü halka: taraf yanlışlığı düzeltilebilir. 2021 tarihli karar, doğrudan ortak girişim adına yöneltilen davada bunun kabul edilebilir bir yanılgı sayıldığını ve davacıya taraf teşkilini tamamlaması için süre verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna karşılık taraf ehliyeti dava şartı olduğundan, süre verilmeden esasa girilip ortak girişim aleyhine hüküm kurulması bozma sebebidir.

Beşinci halka: temsilci ortağın imzası ortaklığı bağlar. 2023 tarihli bozma kararı, uygulamada çok işlevsel bir sonuca varıyor. Yönetim görevi verilen ortağın ortaklığı temsil yetkisi bulunduğu varsayılır ve bu ortağın yaptığı işlemler diğer ortakları da eşit biçimde sorumlu kılar. Kararda bu ortağın hukukî konumu ticari mümessile benzetilmiş ve sözleşme yapması için özel yetki aranmayacağı belirtilmiştir. Alt yükleniciler bakımından bu, koordinatör ortakla yapılan sözleşmenin diğer ortağa da yöneltilebileceği anlamına gelir.

Altıncı halka: sorumluluğun bölünmesi iç ilişkide kalır. Konsorsiyum sözleşmesinde işin ve sorumluluğun ortaklar arasında paylaştırılmış olması, üçüncü kişilere karşı otomatik bir koruma sağlamamaktadır. 2025 tarihli onama kararında davacı tam da bu argümanı ileri sürmüş, ancak kabul görmemiştir. Kanun, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsil sorumluluk öngörür; “aksinin kararlaştırılması” ise üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmek için o kişinin bilgisi ve kabulüne bağlı olarak değerlendirilir.

Yedinci halka: sözleşmenin kim adına yapıldığı ayrı bir sorudur. Kanun, kendi adına ve ortaklık hesabına işlem yapan ortağın bizzat alacaklı ve borçlu olacağını; ortaklık ya da bütün ortaklar adına işlem yapılmışsa diğer ortakların ancak temsil hükümleri uyarınca borçlanacağını söyler. Bu nedenle uyuşmazlıklarda önce sözleşmenin başlığı ve imza bloğu, sonra ortaklık sözleşmesindeki yetki maddesi incelenir.

Sekizinci halka: usulî kazanılmış hak süreci kilitler. 2025 tarihli karar, bozmaya uyulduktan sonra karşı taraf lehine oluşan kazanılmış hak nedeniyle aynı hususların yeniden incelenemeyeceğini belirtmiştir. Ortak girişim uyuşmazlıkları çoğu zaman yıllara yayıldığından, ilk derece aşamasındaki savunmanın eksiksiz kurulması sonradan telafi edilememektedir.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
“İş ortaklığı adına dava açarım.”Tüzel kişiliği yoktur; ortaklar taraf gösterilmelidir.
“Ortak girişime tebligat yeterlidir.”Ortakların ayrı ayrı taraf olarak gösterilmesi gerekir.
“Tek ortak dava açabilir.”Ortak girişim tarafından açılan davalarda tüm ortaklar birlikte hareket etmelidir.
“Para alacağında da herkesi dava etmeliyim.”Müteselsil sorumluluk nedeniyle birine de dava açılabilir.
“Sözleşmede imzam yok, sorumlu değilim.”Temsilci ortağın imzası diğer ortağı da bağlayabilir.
“Konsorsiyumda müteselsil sorumluluk olmaz.”Aksi kararlaştırılmadıkça sorumluluk müteselsildir.
“İç paylaşım üçüncü kişiyi bağlar.”İç ilişkideki bölüşüm kural olarak dış ilişkiyi etkilemez.
“Taraf ehliyetini karşı taraf ileri sürmedi.”Dava şartıdır ve mahkemece resen gözetilir.
“Yanlış taraf gösterdim, dava düştü.”Kabul edilebilir yanılgıda taraf teşkili için süre verilir.
Ortak girişim nedir?

Birden fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdiği yapıdır; iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak kurulabilir.

İş ortaklığı ile konsorsiyum arasındaki fark nedir?

İş ortaklığı üyeleri hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapar; konsorsiyum üyeleri hak ve sorumluluklarını ayırarak kendi uzmanlık alanlarındaki kısımları yapar.

Ortak girişimin tüzel kişiliği var mı?

Hayır. Her iki yapı da adi ortaklık niteliğindedir ve tüzel kişiliği bulunmamaktadır.

Ortak girişim adına dava açılabilir mi?

Hayır. Taraf ehliyeti bulunmadığından davada ortaklar taraf olarak gösterilmelidir.

Dava tüm ortaklara mı açılmalı?

Konu paradan başka bir şeyse evet. Para alacağında ise ortaklardan biri, birkaçı ya da tümü hakkında dava açılabilir.

Ortaklar birbirinin borcundan sorumlu mu?

Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığıyla üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludur.

Koordinatör ortağın imzası beni bağlar mı?

Yönetim görevi verilen ortağın temsil yetkisi bulunduğu varsayılır ve yaptığı işlemler diğer ortakları da sorumlu kılabilir.

Sözleşmede sorumluluğu böldük, yeterli mi?

İç ilişkideki paylaşım üçüncü kişilere karşı otomatik koruma sağlamaz; müteselsil sorumluluk kuraldır.

Taraf ehliyeti eksikse dava reddedilir mi?

Taraf ehliyeti dava şartıdır; ancak taraf yanlışlığı kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa süre verilerek taraf teşkili tamamlanır.

Ortaklardan biri iflas ederse ne olur?

Diğer ortakların müteselsil sorumluluğu devam eder; davaya iflas idaresi husumet yöneltilerek sürdürülür.

Bir ortak işini tamamlayıp ibra edilmişse?

Somut olayda bu husus çekişmesizse, yargılamanın yalnız diğer ortakla sürdürülmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Tahkim şartı ortak girişimde nasıl uygulanır?

Tahkimde de taraf ehliyeti ve dava arkadaşlığı kuralları geçerlidir; ortakların katılımı veya muvafakati aranır.

Alt yüklenici kime dava açmalı?

Sözleşmeyi imzalayan ortağa; ayrıca temsil yetkisi ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde diğer ortaklara da yönelebilir.

Hangi mahkeme görevlidir?

Uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi; işçilik alacaklarında iş mahkemesi görevlidir.

Ortak girişim vergi bakımından nasıl değerlendirilir?

İş ortaklıkları mükellefiyet bakımından ayrı düzenlemelere tabidir; bu, özel hukuktaki tüzel kişilik yokluğunu değiştirmez.

İlgili mevzuat
  • Türk Borçlar Kanunu m. 620 vd. — Adi ortaklık sözleşmesi
  • Türk Borçlar Kanunu m. 625-627 — Yönetim ve ortakların yetkileri
  • Türk Borçlar Kanunu m. 637 — Ortaklığın üçüncü kişilerle ilişkisi
  • Türk Borçlar Kanunu m. 638 — Temsilin sonuçları ve müteselsil sorumluluk
  • Türk Borçlar Kanunu m. 162-163 — Müteselsil borçluluk
  • Türk Borçlar Kanunu m. 470-486 — Eser sözleşmesi
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 50-51 — Taraf ve dava ehliyeti
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114 — Dava şartları
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 59-60 — Mecburi dava arkadaşlığı
  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 124 — Tarafta iradî değişiklik
  • 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu m. 14 — Ortak girişimler
  • 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m. 12 — Ortak girişimlerde sorumluluk

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Adi ortaklık ve tasfiyesi, Kamu ihalesine itiraz ve KİK başvurusu, Eser sözleşmesi, Müspet ve menfi zarar, Menfi tespit davası, Taraf sıfatı ve dava ehliyeti.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Ortak girişim uyuşmazlıklarında davanın kime yöneltildiği esasa girilmeden sonucu belirleyebildiğinden, dilekçe hazırlığı özel önem taşır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara