Taraf Sıfatı (Husumet), Taraf Ehliyeti ve Dava Ehliyeti Arasındaki Fark

legapro kapak 16423 LegaPro Hukuk Taraf Sıfatı (Husumet), Taraf Ehliyeti ve Dava Ehliyeti Arasındaki Fark

Kısaca

  • Uygulamada iç içe kullanılan dört kavram birbirinden farklıdır: taraf ehliyeti, dava ehliyeti, dava takip yetkisi ve taraf sıfatı (husumet).
  • İlk üçü davanın taraflarının kişiliğiyle, dördüncüsü ise dava konusu sübjektif hakla ilgilidir.
  • Taraf ehliyeti hak ehliyetinin usul hukukundaki görünümüdür; hak ehliyeti olan her gerçek ve tüzel kişi davada taraf olabilir.
  • Dava ehliyeti fiil ehliyetinin usul hukukundaki görünümüdür; ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlanmamış kişilerde bulunur.
  • Taraf ve dava ehliyeti ile temsilcinin niteliği dava şartıdır (HMK m. 114/1-d); eksikliği usulden redde yol açar.
  • Buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre sıfat dava şartı değildir, itirazdır.
  • Sıfat yokluğundan verilen ret kararı usulî değil esasa ilişkin bir karardır ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturur.
  • Sıfat maddi hukuka göre belirlenir: davacı sıfatı hakkın sahibini, davalı sıfatı hakkın yükümlüsünü gösterir.
  • Sıfat itirazı her aşamada ileri sürülebilir; taraflar ileri sürmese bile hâkim re’sen gözetir.
  • Dava ehliyeti eksikliği çoğu zaman tamamlanabilir nitelikte olduğundan hemen ret değil, önce süre verilir (HMK m. 115/2).
  • Sözleşmeye dayalı taleplerde akdî ilişkinin bulunmaması, tipik bir pasif husumet yokluğu sebebidir.
  • Husumetten ret hâlinde vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 7/2 uyarınca sınırlı olarak hükmedilir.

Bir dava, esasında ne kadar haklı olursa olsun yanlış kişiye açıldığında kaybedilir. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken cevaplanması gereken ilk soru “haklı mıyım?” değil, “doğru kişiyle mi karşı karşıyayım?” sorusudur.

Uygulamada bu alan, kavram karışıklığının en yoğun olduğu yerdir. Kararlarda ve dilekçelerde “aktif dava ehliyeti”, “husumet ehliyeti”, “taraf sıfatı” ifadeleri çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır. Oysa bu kavramların hukukî sonuçları farklıdır: birinin eksikliği davayı usulden, diğerininki esastan sonlandırır.

Kanunî dayanak

Dava şartları HMK m. 114’te sayılmıştır:

“(1) Dava şartları şunlardır:

a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.

(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.”

Ehliyetler ise HMK m. 50, 51 ve 53’te düzenlenmiştir:

“Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.” (m. 50)

“Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.” (m. 51)

“Dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Bu yetki, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir.” (m. 53)

Dört kavram, dört ayrı sonuç

KavramNeyle ilgili?Maddi hukuktaki karşılığıDava şartı mı?Eksikliğinin sonucu
Taraf ehliyetiDavada taraf olabilme yeteneğiHak ehliyeti (TMK m. 8, 48)EvetUsulden ret
Dava ehliyetiDavayı bizzat yürütebilmeFiil ehliyeti (TMK m. 9)EvetÖnce süre; giderilmezse usulden ret
Dava takip yetkisiHüküm alabilme yetkisiTasarruf yetkisiEvetUsulden ret
Taraf sıfatı (husumet)Dava konusu hakla bağHakkın sahibi / yükümlüsü olmaHayır — itirazdırEsastan ret; kesin hüküm

Kritik nokta: Bu ayrımın en önemli pratik sonucu kesin hüküm bakımından ortaya çıkar. Taraf ehliyeti veya dava ehliyeti yokluğundan verilen ret kararı usulîdir; eksiklik giderilerek dava yeniden açılabilir. Buna karşılık sıfat yokluğundan verilen ret esasa ilişkindir ve aynı taraflar arasında kesin hüküm oluşturur. Bu nedenle mahkemenin ret gerekçesini hangi kavrama dayandırdığı, davayı yeniden açma imkânınızı doğrudan belirler. Kararda “aktif dava ehliyeti yokluğu” yazıyorsa ancak gerçekte sıfat yokluğu varsa — ya da tersi — bu, istinafta düzeltilmesi gereken bir nitelendirme hatasıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Önce hakkın sahibini belirleyin. Dava konusu sübjektif hak kime aitse davacı odur; şirket kasasından ödeme yapılmışsa hak şirkete, mirasçıya geçmişse mirasçıya aittir.
  2. Yükümlüyü doğru saptayın. Sözleşmeye dayalı taleplerde davalı, sizinle akdî ilişki içinde olan kişidir; zincirin başka halkasına dava açmak husumetten redde yol açar.
  3. Tüzel kişilik var mı, kontrol edin. Apartman ve site yönetimlerinin tüzel kişiliği yoktur; yönetici ancak Kat Mülkiyeti Kanunu’nun verdiği yetki çerçevesinde ve o sınırlarla dava açabilir.
  4. Ölü kişiye dava açmayın. Kişilik ölümle sona erdiğinden ölen kişinin taraf ehliyeti yoktur; dava mirasçılara yöneltilmelidir.
  5. Mirasın reddi ihtimalini araştırın. Mirası kayıtsız şartsız reddeden kişinin mirasçı sıfatı ortadan kalkar ve pasif husumet ehliyeti kalmaz.
  6. Kısıtlılık iddiası varsa vesayet sürecini takip edin. Vasi atanması dava ehliyetine ilişkin eksikliği tamamlayabilir; derdest vesayet davasının sonucu beklenmelidir.
  7. Vasinin izin belgesini unutmayın. Vasinin dava açması vesayet makamının iznine bağlıdır; bu eksiklik için kesin süre verilebilir.
  8. Vekâletnameyi baştan denetleyin. Usulüne uygun vekâletname bulunmaması ayrı bir dava şartı eksikliğidir.
  9. Zorunlu dava arkadaşlığı olup olmadığını sorgulayın. Elbirliği mülkiyetinde ve bazı aile hukuku davalarında tüm hak sahiplerinin davada yer alması gerekir.
  10. Husumet itirazına cevap verirken kavramı düzeltin. Karşı taraf “dava ehliyeti yok” diyorsa ama gerçekte sıfat tartışılıyorsa, bu ayrımı dilekçenizde açıkça ortaya koyun.
  11. Tarafta değişiklik imkânını değerlendirin. Maddi hataya dayanan hâllerde HMK m. 124 uyarınca karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği mümkün olabilir.
  12. Vekâlet ücreti riskini hesaplayın. Husumetten ret hâlinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 7/2 uyarınca sınırlı ücrete hükmedilir; nispi ücret hesaplanması hatalıdır.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/465, K. 2022/1416, 02.11.2022

Kavramların ayrıştırılması ve sıfatın hukukî niteliği: Hukukî işlem ehliyetini yitirdiği ileri sürülen babaları adına açılan tapu iptali davasında Genel Kurul, dört kavramı birbirinden ayırmıştır: “Taraf sıfatı, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi kavramları uygulamada zaman zaman birbiri yerine kullanılmak suretiyle karıştırılmaktadır. Oysa taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir.” Sıfatın niteliğini de belirlemiştir: “Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır… dava şartları işin esasının incelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Bu karar, davanın dinlenemeyeceğine ilişkin bir karar olmayıp, yine davanın esasına ilişkin bir karardır.” Somut olayda dava ehliyeti eksikliğinin tamamlanabilir nitelikte olduğu kabul edilmiş; ancak hak sahibinin yargılama sırasında ölmesiyle tamamlama imkânı ortadan kalktığından karar sonucu itibarıyla doğru bulunmuştur. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle ONANMIŞTIR (oy çokluğu).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/298, K. 2025/595, 01.10.2025

“Aktif dava ehliyeti” nitelendirmesi hatalıdır; doğrusu sıfat yokluğudur: Soybağının reddi davasını, kanunda sayılmayan bir kişi (kocanın sonraki eşi) açmıştı. Özel Daire, davayı “aktif dava ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret” gerekçesiyle bozmuştu. Genel Kurul sonuca katılmakla birlikte nitelendirmeyi düzeltmiştir: “davacının ise kanunda sayılan bu kişilerden olmadığı gözetildiğinde sıfat yokluğu nedeniyle bu davayı açma hakkı bulunmadığı tartışmasızdır. Ne var ki bu hususun Özel Daire bozma kararında, 6100 sayılı Kanun’un 114. maddesinde düzenlenen dava şartları ile ilişkilendirilmesi hatalı olmuştur.” Kavram karışıklığına da dikkat çekmiştir: “uygulamada çoğu kez husumet terimi yerine, taraf kavramına ilişkin ‘taraf ve dava ehliyeti’ kavramının kullanıldığı, ne var ki bu terimlerin her birinin anlamının farklı olması nedeniyle kavram karışıklığına yol açıldığı görülmektedir.” Sonuç: Direnme kararı ilave gerekçelerle BOZULMUŞTUR (oy çokluğu).

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2305, K. 2023/2458, 21.06.2023

Akdî ilişki yoksa pasif husumet de yoktur: Site yöneticisi sıfatıyla açılan ve yüklenicinin binadaki eksik ve ayıplı işlerinden doğan bedelin tahsili istenen davada Daire, önce ölçütü koymuştur: “Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir… Taraf sıfatı bu anlamda, defi değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.” Somut olayda sonuç şu olmuştur: “davacı site yöneticisi sıfatıyla, apartmanı inşa eden davalı yüklenici şirket aleyhine dava açmış olup davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davanın tarafları arasında akdî ilişki kurulmamış olduğundan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.” Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ONANMIŞTIR (oy birliği).

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/79, K. 2023/6550, 26.12.2023

Sıfat tartışılmadan esasa girilemez; vekâlet ücreti de buna göre belirlenir: Dava dışı bir şirketin kasasından ödeme yapıldığını ileri sürerek taşınmazın kendi adına tescilini isteyen davacının davası, ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Daire, sıfatın önceliğini vurgulamıştır: “ayrı tüzel kişiliği bulunan dava dışı … ünvanlı şirket kasasından yapılan ödemeyi ileri sürerek inançlı işleme konu taşınmazın kendi adına tescilini isteyen davacının, taraf sıfatı üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.” Kararda ayrıca husumetten ret hâlinde uygulanacak vekâlet ücreti kuralı hatırlatılmıştır: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 7/2 uyarınca “davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur”. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, ilk derece kararı BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Dört karar, birbirine karıştırılan kavramları düzenli bir hiyerarşiye oturtur. En dışta taraf ehliyeti vardır: davada taraf olabilme yeteneği. Bu, maddi hukuktaki hak ehliyetiyle özdeştir; hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi davada taraf olabilir. Buradaki tipik eksiklik, tüzel kişiliği bulunmayan topluluklar adına dava açılması ya da ölmüş bir kişinin taraf gösterilmesidir. Eksiklik dava şartıdır ve dava usulden reddedilir.

İkinci halkada dava ehliyeti bulunur: tarafın davayı bizzat veya vekili aracılığıyla yürütebilmesi. Bu, fiil ehliyetinin usul hukukundaki görünümüdür. Ayırt etme gücünden yoksun kişilerin dava ehliyeti yoktur ve davada kanunî temsilcileriyle temsil edilirler. Önemli olan nokta şudur: dava ehliyeti eksikliği kural olarak tamamlanabilir niteliktedir. Mahkeme hemen ret kararı vermez; kanunî temsilcinin davaya icazet vermesi için süre verir. 2022 tarihli Genel Kurul kararı bunu bir adım ileri götürmüş, kısıtlanması istenen kişi adına açılan davada derdest vesayet davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Gerekçe pratiktir: aksi hâlde henüz vasisi bulunmayan kişi korumasız kalır ve taşınmazlar üçüncü kişilere devredilerek tapu siciline güven ilkesiyle korunabilir hâle gelir.

Üçüncü halka dava takip yetkisidir: talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi. Bu yetki maddi hukuktaki tasarruf yetkisine bağlıdır. Kişi hak sahibi olabilir, ancak hak üzerinde tasarruf yetkisi sınırlanmışsa davayı kendi adına yürütemez. İflas eden borçlu, vesayet altındaki kişi veya elbirliği mülkiyetinde tek başına hareket eden paydaş bakımından bu sorun sık gündeme gelir.

Dördüncü ve en çok karıştırılan halka taraf sıfatıdır. Diğer üçünden farkı, tarafın kişiliğiyle değil dava konusu hakla ilgili olmasıdır. Bu nedenle sıfat, tamamen maddi hukuka göre belirlenir ve usul hukuku sorunu değildir. Genel Kurul’un bundan çıkardığı sonuç kesindir: sıfat dava şartı değil itirazdır; sıfat yokluğundan verilen ret usulî değil esasa ilişkin bir karardır. Pratikte bunun anlamı, kararın aynı taraflar arasında kesin hüküm oluşturması ve eksiklik giderilerek davanın yeniden açılamamasıdır. 2025 tarihli karar, bu ayrımın yargı içinde de kolayca kaybolduğunu göstermesi bakımından öğreticidir: Özel Daire aynı olguyu “aktif dava ehliyeti” olarak nitelendirmiş, Genel Kurul bunu hatalı bulmuştur.

Son olarak, sıfatın somut olarak nasıl belirlendiği. Cevap sözleşmesel ilişkilerde nettir: hakkın kaynağı sözleşme ise davalı, sizinle akdî ilişki içindeki kişidir. 2023 tarihli iki karar bunun iki yönünü gösterir. Site yöneticisinin, kendisiyle akdî ilişkisi bulunmayan yükleniciye açtığı dava husumetten reddedilmiştir. Şirket kasasından yapılan ödemeye dayanarak taşınmazın kendi adına tescilini isteyen kişi bakımından ise ayrı tüzel kişilik engeli gündeme gelmiş ve sıfat tartışılmadan esasa girilmesi bozma sebebi sayılmıştır. Buradan çıkan pratik kural şudur: ödemeyi kim yaptı, hak kimde doğdu, yükümlülük kimde sorularının cevabı dava dilekçesi yazılmadan önce verilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
“Aktif dava ehliyeti yok” diyerek sıfat yokluğunu ifade etmekSıfat ile dava ehliyeti farklıdır; sonuçları da farklıdır
Husumetten reddi usulî bir karar sanmakSıfat yokluğundan ret esasa ilişkindir ve kesin hüküm oluşturur
Apartman veya site yönetimi adına genel nitelikte dava açmakYönetimlerin tüzel kişiliği yoktur; yönetici ancak kanunun verdiği yetkiyle dava açar
Ölmüş kişiyi davalı göstermekKişilik ölümle sona erer; dava mirasçılara yöneltilmelidir
Mirası reddeden kişiye dava açmakMirasçı sıfatı ortadan kalktığından pasif husumet ehliyeti yoktur
Şirket adına yapılan ödemeye dayanıp kendi adına tescil istemekAyrı tüzel kişilik nedeniyle hak şirkete aittir
Dava ehliyeti eksikliğinde hemen ret beklemekEksiklik tamamlanabilir nitelikteyse önce kesin süre verilir
Vasinin izin belgesini sunmamakVasinin dava açması vesayet makamının iznine bağlıdır; süre verilebilir
Husumetten redde nispi vekâlet ücreti hesaplamakAAÜT m. 7/2 uyarınca sınırlı maktu ücrete hükmedilir
Husumet ne demektir?

Uygulamada taraf sıfatını ifade etmek için kullanılan terimdir. Davacı sıfatı için “aktif husumet”, davalı sıfatı için “pasif husumet” denir. Terim kanunlarda geçmez; hem HUMK’ta hem HMK’da yer almamaktadır.

Taraf sıfatı ile taraf ehliyeti aynı şey mi?

Hayır. Taraf ehliyeti davada taraf olabilme yeteneğidir ve tarafın kişiliğiyle ilgilidir. Taraf sıfatı ise dava konusu hakla taraf arasındaki bağı ifade eder ve tamamen maddi hukuka göre belirlenir.

Sıfat yokluğu dava şartı mıdır?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre hayır; sıfat dava şartı değil itirazdır. Bu nedenle sıfat yokluğundan verilen ret kararı esasa ilişkindir ve kesin hüküm oluşturur.

Husumetten reddedilen davayı yeniden açabilir miyim?

Aynı taraflar arasında ve aynı hak için hayır; karar esasa ilişkin olduğundan kesin hüküm teşkil eder. Ancak doğru davalıya karşı açılacak dava farklı bir davadır.

Sıfat itirazı ne zaman ileri sürülebilir?

Davanın her aşamasında. Bir ilk itiraz ya da def’i olmadığından süreye tabi değildir; taraflar ileri sürmese bile mahkeme re’sen gözetir.

Dava ehliyeti olmayan kişi adına açılan dava hemen reddedilir mi?

Hayır. Eksiklik tamamlanabilir nitelikteyse mahkeme kanunî temsilcinin davaya icazet vermesi için kesin süre verir. Süre sonunda eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir.

Kısıtlanması istenen kişi adına dava açılabilir mi?

Vasi henüz atanmamışsa temsilci niteliğine ilişkin dava şartı eksiktir. Ancak Yargıtay, derdest vesayet davasının sonucunun beklenmesini ve vasi atandığında eksikliğin tamamlanmasını kabul etmektedir.

Vasi doğrudan dava açabilir mi?

Vasi kanunî temsilcidir, ancak dava açmak vesayet makamının iznine tabidir. İzin belgesinin alınması için mahkemeye başvurulması gerekiyorsa ilgiliye kesin süre verilir.

Ölmüş kişi aleyhine dava açılırsa ne olur?

Kişilik ölümle sona erdiğinden ölen kişinin taraf ehliyeti bulunmaz. Bu bir dava şartı eksikliğidir; dava mirasçılara yöneltilmelidir.

Mirası reddeden kişiye dava açılabilir mi?

Mirası kayıtsız şartsız reddeden kişinin yasal mirasçı sıfatı ortadan kalkar; bu kişi bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmaz.

Yanlış kişiyi davalı gösterdim, düzeltebilir miyim?

HMK m. 124 uyarınca maddi bir hataya dayanan tarafta değişiklik, karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilebilir. Bunun dışındaki hâllerde rıza veya yeni dava gerekir.

Site veya apartman yönetimi dava açabilir mi?

Yönetimlerin tüzel kişiliği yoktur. Yönetici, ancak Kat Mülkiyeti Kanunu’nun verdiği görevlerle sınırlı olarak ve kat malikleri kurulunun yetkilendirmesiyle dava açabilir; bu sınırların dışındaki taleplerde husumet eksikliği doğar.

Şirket adına yapılan ödemeye dayanarak kendi adıma tescil isteyebilir miyim?

Kural olarak hayır. Şirket ayrı bir tüzel kişiliktir; ödemeyi yapan şirketse hak da şirkete aittir. Bu husus esasa girilmeden önce tartışılmalıdır.

Husumetten ret hâlinde vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 7/2 uyarınca, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı maktu ücrete hükmedilir; nispi ücret hesaplanması hatalıdır.

Dava takip yetkisi nedir?

Talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir ve maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre belirlenir. HMK m. 114/1-e uyarınca dava şartıdır; kişi hak sahibi olsa bile tasarruf yetkisi sınırlıysa davayı kendi adına yürütemez.

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 50 — Taraf ehliyeti
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 51-52 — Dava ehliyeti ve kanuni temsil
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 53-54 — Dava takip yetkisi ve izin belgesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 65 — İzin alınması için süre
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114-115 — Dava şartları ve incelenmesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 124 — Tarafta iradi değişiklik
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 8, 9, 13, 15 — Hak ve fiil ehliyeti, ayırt etme gücü
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 28, 48 — Kişiliğin başlangıcı ve tüzel kişilerin ehliyeti
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 404-408, 448, 462 — Vesayet, vasinin görevleri ve izin
  • 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 35, 38 — Yöneticinin görev ve sorumlulukları
  • Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 7/2 — Husumetten ret hâlinde vekâlet ücreti

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: dava şartları, kesin süre, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması, müteselsil sorumluluk ve rücu.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sonuç, dava konusu hakkın kime ait olduğuna ve yükümlünün kim olduğuna göre değişir. Dava açılmadan önce sıfat incelemesi yapılması, sonradan telafisi mümkün olmayan kayıpları önler.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Yönetim Kurulu Üyesinin Şirketle İşlem Yapma ve Rekabet Yasağı (TTK m. 395-396)

İçindekilerKanunî dayanakİki yasak, iki ayrı yaptırımNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Yönetim kurulu üyesi, genel…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı ve Yokluğu (TTK m. 390-391)

İçindekilerKanunî dayanakButlan, yokluk ve iptal: üç ayrı sonuçNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Genel kurul…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Tapum Orman Çıktı: Tapu Sicilinin Tutulmasından Devletin Sorumluluğu (TMK m. 1007)

İçindekilerKanunî dayanakSorumluluğun şartları ve sınırlarıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Franchise (İsim Hakkı) Sözleşmesi: Fesih, Cezaî Şart ve Ödenen Bedelin İadesi

İçindekilerKanunî çerçeveUyuşmazlık haritasıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Franchise sözleşmesi kanunda düzenlenmemiş, atipik (isimsiz) ve…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Bilişim Hukuku Makale

Alan Adı (Domain) Uyuşmazlıkları: Markam Başkasının Sitesinde Kullanılıyorsa Ne Yapmalı?

İçindekilerKanunî dayanakHangi hâlde tecavüz var, hangi hâlde yok?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Bir işaretin…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Pay Sahibinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı ile Özel Denetçi Atanması (TTK m. 437-440)

İçindekilerKanunî dayanakİki basamak, iki farklı eşikNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Finansal tablolar, faaliyet raporu,…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara