Sözleşmenin Haksız Feshinde Müspet Zarar ve Menfi Zarar

- Müspet (olumlu) zarar, sözleşme gereği gibi ifa edilseydi alacaklının malvarlığının bulunacağı durum ile mevcut durum arasındaki farktır.
- Menfi (olumsuz) zarar, sözleşmenin hüküm ifade etmemesi yüzünden güvenin boşa çıkmasından doğan zarardır; sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır.
- Menfi zarar da müspet zarar gibi hem fiilî zarardan hem de yoksun kalınan kârdan oluşabilir.
- Sözleşmenin geçerliliğine güvenilerek başka bir sözleşme yapılmaması sonucu kaçırılan fırsat menfi zararın bir türüdür.
- TBK m. 125 alacaklıya üç seçimlik hak tanır: aynen ifa ve gecikme tazminatı, ifadan vazgeçip müspet zarar, sözleşmeden dönüp menfi zarar.
- Bu haklar seçimliktir; müspet zarar ile menfi zarar birlikte istenemez.
- Müspet zarar zaten kısmen menfi zararı da içerdiğinden, ikisinin toplanması mükerrer tazmin doğurur.
- Eser sözleşmesinde kusursuz yüklenicinin kâr kaybı kesinti yöntemiyle hesaplanır.
- Kesinti yönteminde, sözleşme bedelinden yüklenicinin yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka işten kazandığı veya kazanmaktan kaçındığı yararlar düşülür.
- Kamu ihalesinde ilk sözleşme feshedilip ikinci ihale yapılmışsa, iki ihalenin makul sürede ve eşit koşullarda yapılıp yapılmadığı denetlenir.
- İhale koşulları ağırlaştırılmışsa, iki bedel arasındaki fark doğrudan tazminata esas alınamaz; illiyet bağı ayrıca kurulmalıdır.
- Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukukî nitelendirme yapmak hâkime aittir.
Bir sözleşme haksız biçimde feshedildiğinde ilk sorulan soru genellikle “ne kadar isteyebilirim” olur. Oysa uygulamada davayı kaybettiren asıl soru şudur: hangi zararı istiyorsunuz? Müspet zarar ile menfi zarar farklı hukuki sonuçlara bağlıdır ve ikisi birlikte istenemez.
Bu ayrım özellikle inşaat ve kamu ihalesi uyuşmazlıklarında belirleyicidir. Aşağıda iki zarar türünün tanımını, kâr kaybının nasıl hesaplandığını ve kaçırılan fırsat iddiasının hangi koşullarda kabul edildiğini Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.
Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.
Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.”
“Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”
“İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.”
İki zarar türünün karşılaştırılması
| Ölçüt | Müspet zarar | Menfi zarar |
|---|---|---|
| Dayanak | Sözleşmenin ifa edilmemesi | Sözleşmenin hükümsüz kalması |
| Karşılaştırma | İfa edilseydi oluşacak durum | Sözleşme yapılmasaydı oluşacak durum |
| Tipik kalem | Kâr kaybı, gecikme zararı | Sözleşme giderleri, kaçırılan fırsat |
| Seçimlik hak | İfadan vazgeçip tazminat | Sözleşmeden dönme |
| Sözleşmenin âkıbeti | Ayakta ya da ifa yerine tazminat | Geriye etkili olarak ortadan kalkar |
| Birlikte istenebilir mi? | Hayır; ikisi seçimliktir | |
| Eser sözleşmesinde hesap | Kesinti yöntemiyle kâr kaybı | Yapılan harcamalar ve kaçan fırsat |
| İspat yükü | Zarar ve miktarı alacaklıda; kusursuzluk borçluda | |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Feshin haklı olup olmadığını belirleyin; haksız fesih iddiası tüm talebin temelidir.
- Sözleşmede fesih, tasfiye, cezaî şart ve tazminat hükümleri var mı, önce bunları okuyun.
- İki zarar türünden hangisini talep edeceğinize dava açmadan önce karar verin.
- Sözleşme ayakta tutulabiliyorsa aynen ifa ve gecikme tazminatı seçeneğini de değerlendirin.
- Müspet zarar istiyorsanız kâr kaybını kesinti yöntemine uygun biçimde hesaplatın: kalan işin bedeli, tasarruf edilen giderler, başka işten elde edilen kazanç.
- Menfi zarar istiyorsanız kalemleri tek tek belgeleyin: sözleşme giderleri, noter ve harç masrafları, teminat mektubu komisyonu, personel ve şantiye giderleri.
- Kaçırılan fırsat iddiasını somutlaştırın: reddedilen teklif, imzalanmayan sözleşme, kaybedilen ihale.
- İkinci bir ihale ya da ikame sözleşme yapıldıysa, bunun makul sürede ve eşit koşullarda yapıldığını gösterin.
- Koşullar değiştiyse (süre kısaltma, cezaî şart eklenmesi), farkın buradan doğup doğmadığını ayrıca tartışın.
- Bilirkişi heyetinin uzmanlığını denetleyin ve raporun denetime elverişli olmasını isteyin.
- Faiz türünü ve başlangıcını belirleyin; tacirler arası ilişkide avans faizi gündeme gelir.
- Islah imkânını ve kesinlik sınırlarını gözeterek talebinizi baştan doğru kurgulayın.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3206, K. 2024/4563, 04.12.2024
Müspet zarar ile menfi zarar birlikte istenemez. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında altyapı işini üstlenen yüklenici, yer teslimi yapılmasına rağmen çalışma alanındaki evlerin boşaltılmaması nedeniyle işe başlayamamış; iş sahibi ise mücbir sebep göstererek sözleşmeyi feshetmiştir. Alt derece mahkemeleri feshi haksız bulmuş ve hem menfi zarar hem kâr kaybına hükmetmiştir. Daire önce iki kavramı tanımlamıştır: “Menfi zarar uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır.” ve “Müspet zarar (olumlu zarar) ise, sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır.” Ardından kural konulmuştur: “Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı seçim hakkını kullanarak TBK’nın 125. maddesinde yer alan seçimlik haklarından birisini talep edebilir. Dolayısıyla seçimlik haklar arasında bulunan müspet zarar ve menfi zararı birlikte isteyemez. Yine müspet zarar sözleşmenin ifası halinde elde edilecek kazanç olduğundan içerisinde kısmen menfi zararı da barındırır.” Sonuç: menfi zararın da kabulüne ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/563, K. 2022/1659, 06.12.2022
Kaçırılan fırsat menfi zararın bir türüdür; ancak illiyet bağı ayrıca kurulmalıdır. Belediyenin ihaleyle sattığı taşınmazın bedelini alıcı süresinde yatırmamış, ihale feshedilmiş ve taşınmaz beş hafta sonra yapılan ikinci ihalede çok daha düşük bedelle satılmıştır. Belediye, ilk ihaledeki en yüksek ikinci teklif ile ikinci ihale bedeli arasındaki farkı istemiştir. Genel Kurul menfi zararı tanımlamıştır: “Alacaklının malvarlığının hâlihazır durumu ile sözleşme yapılmamış olsaydı arz edeceği durum arasındaki fark, menfi zararı meydana getirir. Menfi zarar da tıpkı müspet zarar gibi fiili zarar ve yoksun kalınan kâr yani kaçırılan fırsattan oluşur. Bu bağlamda yapılan sözleşmenin geçerliliğine güvenerek başka bir sözleşme yapmamak suretiyle kaçırılan fırsatlar da menfi zararın bir türünü oluşturur.” Ancak somut olayda ikinci ihalede ödeme süresi on beş günden yedi güne indirilmiş ve ilkinde bulunmayan 300.000 TL’lik cezaî şart eklenmişti; Kurul “iki ihalenin aynı koşullarda yapıldığından bahsedilemez” demiş ve şunu eklemiştir: “Şayet zarar, ihale koşullarındaki değişiklik ya da dosyaya sunulan deliller çerçevesinde tespit olunacak bir başka sebepten kaynaklanıyorsa zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceğinden sorumluluğun davalıya yüklenmesi de mümkün olmayacaktır.” Sonuç: direnme kararının ilaveli değişik gerekçeyle BOZULMASINA, 06.12.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/555, K. 2023/2497, 04.10.2023
İkinci ihale farklı usulle yapıldıysa hesap, ihaleler eşitlenerek yeniden yapılmalıdır. Kamu kurumu, sofralık zeytin alımı için yapılan ihalede yüklenicilerin taahhüdünü yerine getirmemesi üzerine sözleşmeleri feshetmiş ve pazarlık usulüyle yeniden alım yaparak aradaki fiyat farkını istemiştir. Yerel mahkeme, ilk ihaledeki en ekonomik ikinci birim fiyat ile enflasyona göre güncellenmiş ikinci ihale fiyatı arasındaki farkı esas almıştı. Daire, denetimin çerçevesini hatırlatmıştır: “mahkemece yapılması gereken, ikinci ihalenin makul bir sürede ve ilkiyle eşit koşullarda yapılıp yapılmadığının ve ikinci ihale ilk ihaleyle aynı koşullarda yapılmış olsaydı satışın yapılması muhtemel değerinin ne olacağının belirlenmesi ve tespit edilecek bu değer ile kaçırılan fırsat olarak değerlendirilen bedel… arasındaki menfi zararın irat kaydedilen değerlerin de düşülmesi suretiyle denetime elverişli şekilde ortaya konulmasıdır.” Somut olayda sözleşmede idarenin ihale usulünü seçmekte serbest olduğu kararlaştırıldığından, hesabın ihaleler miktar ve nitelik bakımından uyarlanarak yapılması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç: İlk Derece Mahkemesi kararının davacı lehine BOZULMASINA, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1516, K. 2024/3815, 06.11.2024
Yüklenicinin gecikmesi yüzünden ödenmeye devam edilen kira bedeli zarar kapsamındadır. Kurum, üçüncü kişiden kiraladığı hizmet binasının genel onarım işini yükleniciye vermiş; yüklenici işi kararlaştırılan tarihte teslim etmemiş, sözleşme feshedilmiş ve iş ikmal sözleşmesiyle başka bir yükleniciye tamamlattırılmıştır. Kurum, binayı kullanamadığı dönemde ödemek zorunda kaldığı kira bedelini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, kurumun her hâlükârda kira ödeyeceğini belirterek illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Daire bunu kabul etmemiştir: “davalı tarafça tadilat işi süresinde yapılmadığından davacının sözleşme konusu binayı kullanamadığı, bu nedenle de bina için tadilat süresince kira bedeli ödemek zorunda kaldığı… bu zararın da davalının binayı teslim etmesi gerektiği tarihten 3. kişi ile imzalanan ikmal sözleşmesinde belirtilen işin teslim tarihi arasında ödediği kira bedeli kadar olduğu, mahkemece bu zararın tespit edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekir”. Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 06.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Birinci halka: ayrım karşılaştırma noktasındadır. Müspet zararda alacaklının mevcut durumu, sözleşme ifa edilseydi ulaşacağı durumla karşılaştırılır. Menfi zararda ise sözleşme hiç yapılmasaydı bulunacağı durumla karşılaştırılır. Bu tek cümlelik fark, hesaplamanın tamamını değiştirir: birinde beklenen kazanç, diğerinde boşa giden güven tazmin edilir.
İkinci halka: seçim yapılmalıdır. Kanun alacaklıya üç seçimlik hak tanır ve bunlar birbirini dışlar. 2024 tarihli karar, müspet zararın zaten menfi zararı kısmen içerdiğini belirterek ikisinin birlikte hükmedilmesini bozma sebebi saymıştır. Dilekçede her iki kalemin de “ihtiyaten” istenmesi, mahkemeyi zorlamaktan çok davayı zayıflatmaktadır.
Üçüncü halka: menfi zarar yalnız yapılan masraflardan ibaret değildir. Genel Kurul kararı, menfi zararın da tıpkı müspet zarar gibi fiilî zarar ve yoksun kalınan kârdan oluşabileceğini, sözleşmenin geçerliliğine güvenilerek başka bir sözleşme yapılmamış olmasının kaçırılan fırsat olarak menfi zarar kapsamında bulunduğunu açıkça kabul etmiştir. Bu, uygulamada çoğu zaman gözden kaçan bir imkândır.
Dördüncü halka: kaçırılan fırsat kendiliğinden ispatlanmış sayılmaz. Aynı kararda, ilk ihaledeki ikinci teklif ile ikinci ihale bedeli arasındaki farkın doğrudan zarar sayılabilmesi için iki ihalenin makul sürede ve eşit koşullarda yapılmış olması aranmıştır. Ödeme süresinin yarıya indirilmesi ve yeni bir cezaî şart eklenmesi, koşulların ağırlaştığını ve katılımı azalttığını gösterdiğinden eşitlik kabul edilmemiştir. Ayrıca fiyat düşüşünün başka bir sebepten kaynaklanma ihtimali varsa illiyet bağı da kurulamaz.
Beşinci halka: eşitsizlik davayı bitirmez, hesabı değiştirir. 2023 tarihli karar bu noktada tamamlayıcıdır. Sözleşme idareye ihale usulünü seçme serbestisi tanımışsa, ikinci ihalenin farklı usulle yapılmış olması talebi tümden reddettirmez; bunun yerine ihaleler miktar ve nitelik bakımından uyarlanarak, “aynı koşullarda yapılsaydı oluşacak bedel” tespit edilmeli ve hesap bunun üzerinden kurulmalıdır.
Altıncı halka: kâr kaybı kesinti yöntemiyle hesaplanır. Eser sözleşmesinde iş sahibinin kusuruyla sözleşme sona ermişse, kusursuz yüklenicinin isteyebileceği kâr kaybı, kalan işin bedelinden yüklenicinin işi tamamlamamış olması nedeniyle sağladığı tasarruf ile bu sürede başka iş yaparak kazandığı ya da kazanmaktan kasten kaçındığı miktarların düşülmesiyle bulunur. Bu yöntem uygulanmadan yapılan hesaplar denetime elverişli sayılmamaktadır.
Yedinci halka: dolaylı görünen kalemler de zarar olabilir. 2024 tarihli diğer karar, yüklenicinin gecikmesi yüzünden kurumun kullanamadığı bina için ödemeye devam ettiği kirayı zarar kapsamında görmüştür. Buradaki ölçüt, ödemenin sözleşmeden bağımsız olarak zaten yapılacak olması değil, karşılıksız hâle gelmiş olmasıdır. Benzer biçimde geçici olarak kiralanan alternatif mekân, depolama ve personel giderleri de somut olayın koşullarına göre gündeme gelebilir.
Sekizinci halka: nitelendirme hâkime aittir. Talep sonucunun ifadeleri belirsizse mahkeme, maddi olayların ileri sürülüş biçiminden hangi zarar türünün istendiğini kendisi belirler. Bu, yanlış etiketlenmiş talepler için bir güvence gibi görünse de riskini de taşır: mahkemenin yaptığı nitelendirme talebinizi zayıf düşen türe yerleştirebilir. Bu nedenle seçim, dilekçede açıkça yapılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| “Hem müspet hem menfi zararımı isterim.” | Seçimlik haklardan yalnız biri kullanılabilir. |
| “Menfi zarar sadece yaptığım masraflardır.” | Kaçırılan fırsat da menfi zarar kapsamındadır. |
| “Sözleşmeden döndüm, kâr kaybımı da isterim.” | Dönme hâlinde kural olarak menfi zarar istenir. |
| “İki ihale arasındaki fark benim zararımdır.” | İhalelerin makul sürede ve eşit koşullarda yapılması aranır. |
| “İkinci ihaleyi istediğim gibi yaparım.” | Koşulların ağırlaştırılması illiyet bağını koparabilir. |
| “Kâr kaybı sözleşme bedelinin sabit yüzdesidir.” | Kesinti yöntemiyle, tasarruflar düşülerek hesaplanır. |
| “Zaten kira ödüyordum, zararım yok.” | Karşılıksız kalan ödeme zarar olarak değerlendirilebilir. |
| “Bilirkişi ne derse odur.” | Rapor denetime elverişli ve yönteme uygun olmalıdır. |
| “Hukuki nitelemeyi mahkeme yapar, boş verelim.” | Nitelendirme hâkime aitse de seçim dilekçede açıkça yapılmalıdır. |
Müspet zarar nedir?
Sözleşme tam olarak ifa edilseydi alacaklının malvarlığının bulunacağı durum ile mevcut durum arasındaki farktır. Kâr kaybı tipik örneğidir.
Menfi zarar nedir?
Sözleşmenin hüküm ifade etmemesi yüzünden güvenin boşa çıkmasından doğan zarardır; sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır.
İkisi birlikte istenebilir mi?
Hayır. Kanun seçimlik haklar öngörmüştür ve müspet zarar zaten kısmen menfi zararı içerdiğinden ikisinin birlikte hükmedilmesi bozma sebebidir.
Sözleşmeden dönersem hangi zararı isterim?
Kural olarak menfi zararı. Borçlu temerrüde düşmekte kusursuz olduğunu ispat edemezse sözleşmenin hükümsüz kalmasından doğan zarar istenebilir.
Kaçırılan fırsat nedir?
Sözleşmenin geçerliliğine güvenerek başka bir sözleşme yapılmaması sonucu yoksun kalınan kazançtır ve menfi zararın bir türüdür.
Kâr kaybı nasıl hesaplanır?
Eser sözleşmelerinde kesinti yöntemiyle: kalan işin bedelinden, yüklenicinin işi yapmamaktan sağladığı tasarruf ile başka iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan kaçındığı yararlar düşülür.
Gecikme tazminatı hangi kapsamdadır?
Aynen ifa talebiyle birlikte istenen gecikme tazminatı, borcun geç ifasından doğan zarara ilişkindir ve sözleşmenin ayakta olduğu hâllerle bağlantılıdır.
Kusur kimde ispatlanır?
Alacaklı zararını ve miktarını ispatlar; borçlu ise kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur.
Kamu ihalesinde ikinci ihale farkı istenebilir mi?
İstenebilir; ancak ikinci ihalenin makul sürede ve ilkiyle eşit koşullarda yapılıp yapılmadığı denetlenir.
İhale koşulları değişmişse ne olur?
Koşullar ağırlaştırılmışsa iki bedel arasındaki fark doğrudan esas alınamaz; ihalelerin uyarlanmasıyla muhtemel bedel tespit edilerek hesap yapılır.
İrat kaydedilen teminat mahsup edilir mi?
Menfi zarar hesabında irat kaydedilen değerlerin düşülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dolaylı giderler zarar sayılır mı?
Somut olayın koşullarına göre. Gecikme nedeniyle kullanılamayan bina için ödenen kira bedeli zarar kapsamında kabul edilmiştir.
Talebimi yanlış adlandırırsam ne olur?
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Ancak yanlış kurgu, talebin zayıf düşen türe yerleştirilmesi riskini doğurur.
Faiz ne zamandan işler?
Temerrüt tarihinden. Uygulamada dava tarihi veya ihtarname tarihi esas alınmakta, tacirler arası ilişkide avans faizi gündeme gelmektedir.
Hangi mahkeme görevlidir?
Uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi; taraflardan biri tüketici ise tüketici mahkemesi görevlidir.
- Türk Borçlar Kanunu m. 112 — Borca aykırılıktan doğan sorumluluk
- Türk Borçlar Kanunu m. 117-118 — Temerrüt ve gecikme tazminatı
- Türk Borçlar Kanunu m. 123-124 — Süre verilmesi ve süre gerektirmeyen durumlar
- Türk Borçlar Kanunu m. 125 — Seçimlik haklar
- Türk Borçlar Kanunu m. 126 — Sürekli edimli sözleşmelerde fesih
- Türk Borçlar Kanunu m. 408 — İşverenin temerrüdünde kesinti
- Türk Borçlar Kanunu m. 480 — Götürü bedel ve uyarlama
- Türk Borçlar Kanunu m. 485 — Eserin iş sahibi yüzünden tamamlanamaması
- Türk Borçlar Kanunu m. 236 — Alıcının temerrüdünde zararın hesaplanması
- 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m. 19-21 ve 23 — Fesih ve tasfiye
- 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m. 57 ve 62 — Teminatın irat kaydı ve fesih
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 33 — Hukukun uygulanması
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Borçlunun temerrüdü, Eser sözleşmesi, Aşırı ifa güçlüğü ve sözleşmenin uyarlanması, Cezai şart, Kamu ihalesine itiraz ve KİK başvurusu, Kat karşılığı inşaatta geç teslim tazminatı.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Tazminat türünün seçimi davanın kaderini belirlediğinden, dava açılmadan önce hesabın yöntemiyle birlikte planlanması önem taşır.