Tek Satıcılık (Distribütörlük) Sözleşmesi ve Sona Ermesinde Tazminat (TTK m. 122/5)

legapro kapak 16511 LegaPro Hukuk Tek Satıcılık (Distribütörlük) Sözleşmesi ve Sona Ermesinde Tazminat (TTK m. 122/5)
Kısaca
  • Tek satıcılık sözleşmesi, yapımcının ürünlerini belirli bir coğrafî bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcıya göndermeyi, tek satıcının da bu malları kendi adına ve hesabına satarak sürümü artırmayı üstlendiği sözleşmedir.
  • Kanunda düzenlenmemiş (atipik) bir sözleşme olduğundan, sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmelere ilişkin genel hükümler uygulanır.
  • Acenteden farkı, tek satıcının kendi adına ve hesabına çalışması ve mülkiyeti devralmasıdır.
  • Acentelikteki denkleştirme (portföy) tazminatı, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ve benzeri tekel hakkı veren sürekli sözleşmelerin sona ermesinde de uygulanır (TTK m. 122/5).
  • Denkleştirme için üç koşul birlikte gerçekleşmelidir: müvekkilin sonradan da önemli menfaat elde etmesi, tek satıcının ücret isteme hakkını kaybetmesi ve ödemenin hakkaniyete uygun düşmesi.
  • Tazminat, son beş yıllık ortalama komisyon veya diğer ödemeleri aşamaz.
  • Sözleşmeyi haklı sebep olmaksızın tek satıcı feshetmişse ya da onun kusuruyla haklı sebeple feshedilmişse denkleştirme istenemez.
  • Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez; istem, sona ermeden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
  • Sözleşmede “hiçbir hüküm inhisarî hak verildiği şeklinde yorumlanamaz” gibi bir kayıt varsa denkleştirme talep edilemez.
  • Sözleşmenin tek satıcılık olduğunun saptanması tek başına yetmez; m. 122/1’deki koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Münhasırlık yoksa denkleştirme doğmaz; ancak haksız fesih hâlinde uğranılan zararın tazmini istenebilir.
  • Uzun süreli sözleşmelerin haksız feshinde, kural olarak yeni bir iş ilişkisinin kurulması için gereken süre kadar kâr kaybına hükmedilebilir.

Bir işletme, yıllarca yabancı bir markanın ürünlerini Türkiye’de tanıtır, bayi ağı kurar, servis altyapısı yapar. Sonra bir gün üreticiden bir mektup gelir: sözleşme, öngörülen bildirim süresine uyularak feshedilmiştir. Geriye kalan, o marka için oluşturulmuş bir müşteri portföyü ve bu portföyün artık başkasına hizmet edecek olmasıdır.

Türk Ticaret Kanunu bu duruma acentelikten ödünç alınan bir çözüm getirir: denkleştirme tazminatı. Ancak bu çözümün kapısı herkese açık değildir. Aşağıda tek satıcılık sözleşmesinin ne olduğunu, tazminatın hangi şartlarda doğduğunu ve uygulamada davaları hangi ayrıntıların kaybettirdiğini ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TTK m. 122 — Denkleştirme istemi
“(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra;
a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,
b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve
c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa,
acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir.
(2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.
(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.
(4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
(5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.”

Tek satıcı, acente, bayi

ÖlçütAcenteTek satıcı (distribütör)Sıradan bayi
Kimin ad ve hesabınaMüvekkil adına ve hesabınaKendi adına ve hesabınaKendi adına ve hesabına
MülkiyetMalın mülkiyetini almazMalı satın alırMalı satın alır
Tekel (inhisar) hakkıBölgede tekel kuralBölgede tekel zorunlu unsurYok
KazançKomisyonAlış-satış farkıAlış-satış farkı
Kanunî düzenlemeTTK m. 102-123Yok (atipik sözleşme)Yok
Denkleştirme tazminatıTTK m. 122/1m. 122/5 yollamasıyla mümkünKural olarak yok
Haksız fesihte tazminatGenel hükümlerGenel hükümler (kâr kaybı, yatırım)Genel hükümler
SüreBir yılBir yılGenel zamanaşımı
Kritik nokta. Denkleştirme tazminatının kapısını açan anahtar, sözleşmenin adı değil tekel (inhisar) hakkıdır. Sözleşmenizin başlığında “distribütörlük” yazması, hatta fiilen o bölgede tek satıcı olmanız yetmez; belirli bir coğrafî bölge, müşteri grubu veya faaliyet bakımından size münhasırlık tanınmış olması gerekir. Uygulamada üreticiler bunun tam tersini yazar: “bu sözleşmedeki hiçbir hüküm, bayiye belirli bir bölge, müşteri ya da faaliyet bakımından inhisarî bir hak verildiği şeklinde yorumlanamaz”. Bu tek cümle, on yıllara yayılmış bir emeğin karşılığında denkleştirme talebini kapatmaktadır. Sözleşme müzakeresinde üzerinde en çok durulması gereken hüküm budur.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Sözleşmeyi imzalarken münhasırlık maddesini okuyun. Bölge, müşteri grubu veya ürün bakımından size tekel tanınıp tanınmadığını açıkça yazdırın.
  2. “İnhisarî hak verilmemiştir” kaydına dikkat edin; bu kayıt varsa denkleştirme yolunun kapandığını baştan bilin ve karşılığında başka güvenceler pazarlık edin.
  3. Fesih rejimini müzakere edin: bildirim süresi, haklı fesih sebeplerinin sayılması, yatırımların amortismanı için asgarî süre.
  4. Yaptığınız yatırımları belgeleyin: showroom, servis ekipmanı, personel eğitimi, stok, tanıtım ve reklam harcamaları. Bunlar hem kâr kaybı hem yatırım maliyeti taleplerinin dayanağıdır.
  5. Kazandırdığınız müşteri portföyünü kayıt altına alın: yeni müşteri listeleri, ilk satış tarihleri, bölge bazlı ciro gelişimi.
  6. Fesih bildirimi gelince tarihini ve gerekçesini not edin; gerekçe gösterilmemişse bunu tespit ettirin.
  7. Sözleşmenin sona erdiği tarihi netleştirin; bildirim süreli fesihte süre sonunda sona erer ve bir yıllık denkleştirme süresi bu tarihten işler.
  8. Denkleştirme talebinizi kanundaki üç koşula göre ayrı ayrı temellendirin: üreticinin sonraki menfaati, sizin kaybettiğiniz gelir ve hakkaniyet.
  9. Üreticinin fesihten sonra sizin kazandırdığınız müşterilere satış yapmaya devam ettiğini gösterin; bu, ilk koşulun en güçlü delilidir.
  10. Talebi son beş yılın ortalaması üzerinden hesaplatın; kanun bu tavanı aşan tazminata izin vermez.
  11. Münhasırlık yoksa talebinizi denkleştirme değil, haksız fesih nedeniyle kâr kaybı üzerine kurun ve zararı kendi ticarî defterlerinizle hesaplatın; farazî kazanç planları kabul görmemektedir.
  12. Feshin iptalini ve sözleşmenin devamını istemeyin; fesih bozucu yenilik doğuran bir haktır ve sona ermiş sözleşme yeniden canlandırılamaz.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2397, K. 2024/6436, 16.09.2024

Tekel hakkı vermeyen bayilik sözleşmesi tek satıcılık değildir; denkleştirme istenemez. Samsun bölgesinde faaliyet gösteren bir bayi, fiilen tek satıcı olduğunu ve sözleşmenin feshi üzerine portföy tazminatına hak kazandığını ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi, tek satıcılığın tanımından hareket etmiştir: “tek satıcılık sözleşmesinin yapımcı ile tek satıcı arasında hukuki ilişkileri düzenleyen, yapımcının ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belli bir coğrafi bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcıya göndermeyi, tek satıcının da söz konusu malları kendi adına ve hesabına satarak bu malların sürümünü artırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğü üstlendiği bir sözleşme olması”. Karara göre taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ne tek satıcılık sözleşmesidir ne de davacıya tekel hakkı vermektedir; TTK m. 122/5, hükmü acentelik, tek satıcılık ya da “benzeri tekel hakkı veren sürekli sözleşmeler”e teşmil ettiğinden, bu nitelikleri taşımayan sözleşme bakımından denkleştirme istenemez. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8788, K. 2022/9519, 27.12.2022

Denkleştirme bayilik sözleşmelerinde de istenebilir; ancak sözleşmedeki “inhisarî hak yoktur” kaydı bu talebi kapatır. Otuz iki yıllık yedek parça bayii ve yetkili servis, sözleşmelerin haksız feshedildiğini ileri sürerek kâr kaybı, karşılanmayan yatırım maliyetleri, denkleştirme ve manevî tazminat istemiştir. Üretici, sözleşmelerde öngörülen iki yıllık bildirim süresine uyarak olağan fesih hakkını kullanmıştır. Bölge adliye mahkemesi iki ayrı tespit yapmıştır. Birincisi fesih yönünden: yeniden yapılanmaya gidilmesinin başlı başına üreticiyi haksız çıkarmadığı, davacının kendisine verilen iki yıllık sürede belirlenen standartları karşıladığını ya da bu yönde yatırım yaptığını kanıtlayamadığı, bu itibarla “olağan fesih hakkının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanıldığından söz edilemeyeceği”. İkincisi denkleştirme yönünden: ilk derece mahkemesinin “acentelik ilişkisi yok, denkleştirme istenemez” gerekçesi yerinde bulunmamış, “denkleştirme tazminatının tek satıcılık hakkı veren bayilik sözleşmeleri bakımından da istenebileceği” kabul edilmiş; ancak sözleşmelerin 2.6 maddesindeki “bu sözleşmedeki hiçbir hüküm bayiye/servise belirli bir bölge, müşteri ya da faaliyet bakımından inhisari bir hak verildiği şeklinde yorumlanamaz” kaydı nedeniyle talep reddedilmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 27.12.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4540, K. 2025/4358, 19.06.2025

“Tek satıcılık vardır” tespiti tek başına tazminat doğurmaz; m. 122/1’deki üç koşul ayrıca incelenmelidir. On yıl boyunca bir markanın ürünlerini Türkiye’de dağıtan şirket, tek satıcılık hakkının başka bir firmaya verilmesi üzerine tazminat istemiştir. Dairenin önceki bozma ilamında, tek satıcılık sözleşmesinde tek satıcıya belirlenen bölgede tekel hakkı tanındığı, TTK m. 122/5 uyarınca denkleştirme kurallarının hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılığa da uygulanacağı ve m. 122/1-a, b, c’deki koşulların düzenlendiği belirtilerek, sözleşmenin unsurlarının somut olayda irdelenmesi ve “tek satıcılık ilişkisi olduğunun somut gerekçelerle tespiti halinde ise bu kez TTK’nın 122. maddesi çerçevesinde denkleştirme tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi” gerektiği vurgulanmıştı. Bozmaya uyulmasına karar verilmesine rağmen mahkeme, yalnız tek satıcılık ilişkisinin varlığından hareketle tazminata hükmetmiştir. Daire bunu yeterli bulmamıştır: “gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda gerekse karar yerinde denkleştirme tazminatının koşullarının varlığı konusunda bir değerlendirme yapılmamış… Oysa denkleştirme tazminatının koşulları TTK’nın 122. maddesinde düzenlenmiş olup, bozma ilamımızda da anılan madde hükmüne atıfla bu koşulların değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş”tir. Sonuç: ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1302, K. 2025/7388, 09.12.2025

Münhasırlık yoksa denkleştirme yoktur; ama haksız fesihte kâr kaybı istenebilir ve sözleşme yeniden canlandırılamaz. Bir doğrudan satış şirketinin bağımsız distribütörleri, lisanslarının haksız iptal edildiğini ileri sürerek yoksun kalınan kâr, denkleştirme ve manevî tazminat ile sözleşmenin devamına karar verilmesini istemiştir. Derece mahkemeleri, haklı fesih sebebi olarak ileri sürülen hususların ispatlanamadığını saptayarak feshi haksız bulmuş; ancak sözleşmenin davacılara belirli bir bölgede tek satıcılık veya münhasır yetki vermediğini belirleyerek denkleştirme talebini reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararında, kanunda tipik olarak düzenlenmeyen distribütörlük sözleşmelerine sürekli borç doğuran sözleşme hükümlerinin uygulanacağı, “bu sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini talep edilebileceği”, “bu tür uzun süreli sözleşmelerin feshi halinde kural olarak bayilik ilişkisine kıyasen yeni bir iş ilişkisinin kurulması için gereken süre kadar kâr kaybı tazminatına hükmedilebileceği” ve zararın davacıların kendi kayıtlarıyla belirlenmesi gerektiği, sunulan farazî kazanç planının esas alınamayacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin devamı talebi yönünden ise feshin bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu ve “feshedilen bir sözleşmenin yeniden canlandırılarak tarafların ifaya mecbur edilmesinin mümkün olmadığı” vurgulanmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 09.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu dört karar, tek satıcılık davalarının hangi sırayla elendiğini gösteriyor.

Birinci halka: sözleşmenin adı değil, içeriği belirleyicidir. Tek satıcılık, yapımcının ürünlerini belirli bir coğrafî bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcıya göndermeyi, tek satıcının da malları kendi adına ve hesabına satarak sürümü artırmayı üstlenmesini gerektirir. 2024 tarihli onama kararında “bayilik sözleşmesi” adı taşıyan ve tekel hakkı vermeyen bir sözleşme bu tanımın dışında bırakılmıştır. Buna karşılık 2022 tarihli karar da göstermektedir ki adı bayilik olan bir sözleşme tekel hakkı veriyorsa denkleştirme kapsamına girebilir. Yani ne “bayilik” adı otomatik olarak kapıyı kapatır ne de “distribütörlük” adı otomatik olarak açar.

İkinci halka: münhasırlık maddesi davanın kaderidir. 2022 tarihli kararda ilk derece mahkemesinin “acente değilsin, denkleştirme isteyemezsin” gerekçesi yanlış bulunmuş, ancak sonuç değişmemiştir; çünkü sözleşmede inhisarî hak verilmediğine dair açık bir kayıt vardır. 2025 tarihli distribütörlük kararında da münhasır yetki bulunmaması denkleştirme talebini düşürmüştür. Sözleşme müzakerelerinde bu tek maddeye harcanacak emek, sonradan açılacak davadan çok daha verimlidir.

Üçüncü halka: tek satıcılık tespiti bir başlangıçtır, sonuç değil. 2025 tarihli bozma kararı, uygulamada sık rastlanan bir kestirmeyi kapatıyor: mahkeme “taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi vardır, öyleyse m. 122/5 uyarınca denkleştirme istenebilir” diyerek hüküm kuramaz. Kanun tazminatı üç koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlamıştır: üreticinin kazandırılan müşteriler sayesinde sona ermeden sonra da önemli menfaat elde etmesi, tek satıcının bu müşterilerle yapılacak işlerden doğacak geliri kaybetmesi ve ödemenin hakkaniyete uygun düşmesi. Bilirkişi raporunun bu üç başlığı ayrı ayrı karşılaması gerekir.

Dördüncü halka: kanun bir tavan koymuştur. m. 122/2 uyarınca tazminat, son beş yıllık faaliyet sonucu alınan yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz; ilişki daha kısaysa o dönemin ortalaması esas alınır. Tek satıcılıkta “komisyon” bulunmadığından hesap, alış-satış farkından doğan brüt kazanç üzerinden kurulur ve bu, bilirkişi incelemesinin en tartışmalı kısmıdır.

Beşinci halka: denkleştirme kapanınca dava bitmez. 2025 tarihli distribütörlük kararı burada önemli bir alternatif gösteriyor. Münhasırlık bulunmadığı için denkleştirme reddedilmiş; ancak fesih haksız bulunduğundan uğranılan zararın tazminine hükmedilmiştir. Ölçü olarak da, uzun süreli sözleşmelerin feshinde kural olarak yeni bir iş ilişkisinin kurulması için gereken süre kadar kâr kaybı benimsenmiştir. Bu, sözleşmenin sonsuza kadar süreceği varsayımına dayanan hesapları dışlayan, ölçülü bir yaklaşımdır.

Altıncı halka: zarar farazî değil, defterle ispatlanır. Aynı kararda, davacıların sunduğu “farazî kazanç planı” hükme esas alınmamış; zararın davacıların kendi kayıtlarıyla belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca kâr payı dışında sözleşme nedeniyle yapılmış bir yatırımın varlığı kanıtlanamadığından yatırım maliyeti talebi de karşılanmamıştır. Distribütörün, ilişki devam ederken yaptığı yatırımları belgelemesi bu yüzden hayatîdir.

Yedinci halka: fesih geri alınamaz, süre beklemez. Fesih bozucu yenilik doğuran bir haktır; sona ermiş sözleşme mahkeme kararıyla canlandırılamaz. Buna karşılık denkleştirme istemi, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir ve bu istemden önceden vazgeçilemez. Uygulamada distribütörler çoğu zaman üreticiyle görüşmelerin sürdüğü aylarda bu süreyi tüketmektedir; fesih bildirimi eline geçen distribütörün ilk yapması gereken, sürenin başlangıç tarihini belirleyip takvime işlemektir.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
“Sözleşmenin adı distribütörlük, denkleştirme alırım.”Belirleyici olan ad değil, tekel hakkının varlığıdır.
“Fiilen o bölgede tek satıcıyım, bu yeterli.”Sözleşmede münhasırlık tanınmış olması aranmaktadır.
“Sözleşmedeki ‘inhisarî hak yoktur’ kaydı önemsiz.”Bu kayıt denkleştirme talebini kapatmaktadır.
“Acente değilim, denkleştirme isteyemem.”Tekel hakkı veren sözleşmelerde m. 122/5 uyarınca istenebilir.
“Tek satıcı olduğum tespit edilirse tazminat kesin.”m. 122/1’deki üç koşul ayrıca değerlendirilir.
“Tazminat için üst sınır yok.”Son beş yıllık ortalama ödemeleri aşamaz.
“Sözleşmede feragat ettim, bir şey yapamam.”Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez.
“Süre yok, ne zaman istersem dava açarım.”İstem, sona ermeden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
“Feshin iptalini isteyip sözleşmeyi devam ettiririm.”Feshedilen sözleşme yeniden canlandırılamaz; talep tazminata yönelmelidir.
Tek satıcılık sözleşmesi nedir?

Yapımcının ürünlerinin tamamını veya bir kısmını belirli bir coğrafî bölgede tekel hakkına sahip olarak tek satıcıya göndermeyi, tek satıcının da bu malları kendi adına ve hesabına satarak sürümünü artırmayı üstlendiği sözleşmedir.

Tek satıcı ile acente arasındaki fark nedir?

Acente müvekkil adına ve hesabına çalışır, komisyon alır. Tek satıcı ise malı satın alıp kendi adına ve hesabına satar; kazancı alış-satış farkıdır.

Denkleştirme tazminatı tek satıcıya da uygulanır mı?

Evet. TTK m. 122/5, hükmün hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesinde de uygulanacağını öngörür.

Bayilik sözleşmesinde denkleştirme istenebilir mi?

Sözleşme tekel hakkı veriyorsa istenebilir. Yargıtay, denkleştirme tazminatının tek satıcılık hakkı veren bayilik sözleşmeleri bakımından da istenebileceğini kabul etmiştir.

Denkleştirmenin koşulları nelerdir?

Üreticinin kazandırılan yeni müşteriler sayesinde sona ermeden sonra da önemli menfaat elde etmesi, tek satıcının bu müşterilerle yapılacak işlerden doğacak geliri kaybetmesi ve ödemenin hakkaniyete uygun düşmesi. Üçü birlikte gerçekleşmelidir.

Tazminatın üst sınırı var mı?

Evet. Son beş yıllık faaliyet sonucu alınan yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz; ilişki daha kısaysa o dönemin ortalaması esas alınır.

Hangi hâllerde denkleştirme istenemez?

Üreticinin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan tek satıcı sözleşmeyi feshetmişse ya da tek satıcının kusuru nedeniyle sözleşme üretici tarafından haklı sebeple feshedilmişse istenemez.

Sözleşmede denkleştirmeden feragat edilebilir mi?

Hayır. Kanun, denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğini açıkça düzenlemiştir.

Ne kadar süre içinde talep etmeliyim?

Denkleştirme istem hakkının, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.

Üretici bildirim süresine uyarak feshederse tazminat alamaz mıyım?

Olağan fesih hakkının kullanılması tek başına haksızlık oluşturmaz; ancak bu hakkın dürüstlük kuralına aykırı kullanılıp kullanılmadığı ayrıca değerlendirilir. Denkleştirme koşulları varsa fesih usulüne uygun olsa da talep edilebilir.

Münhasırlığım yoksa hiçbir şey isteyemez miyim?

Denkleştirme isteyemezsiniz; ancak fesih haksızsa uğradığınız zararların tazminini talep edebilirsiniz.

Kâr kaybı nasıl hesaplanır?

Yargıtay uygulamasında, uzun süreli sözleşmelerin feshinde kural olarak yeni bir iş ilişkisinin kurulması için gereken süre kadar kâr kaybına hükmedilebilmektedir.

Zararı nasıl ispatlarım?

Kendi ticarî defter ve kayıtlarınızla. Farazî kazanç planları ve varsayıma dayalı hesaplamalar hükme esas alınmamaktadır.

Yaptığım yatırımların bedelini isteyebilir miyim?

Sözleşme nedeniyle yapılmış yatırımın varlığı ve bu nedenle zarara uğranıldığı kanıtlanırsa istenebilir. Belgelenemeyen yatırım talepleri reddedilmektedir.

Feshin iptalini isteyip sözleşmeyi sürdürebilir miyim?

Hayır. Fesih bozucu yenilik doğuran bir haktır; feshedilen sözleşmenin yeniden canlandırılarak tarafların ifaya mecbur edilmesi mümkün değildir.

İlgili mevzuat
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 102-104 — Acentelik ve tekel hakkı
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 121 — Acentelik sözleşmesinin sona ermesi
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 122 — Denkleştirme istemi
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 123 — Rekabet yasağı anlaşması
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54-63 — Haksız rekabet
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19 — Sözleşmenin yorumu
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 20-25 — Genel işlem koşulları
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 50-52 — Zararın ve tazminatın belirlenmesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112-114 — Borca aykırılıktan doğan sorumluluk
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 2 — Dürüstlük kuralı
  • 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 4-5 — Dikey anlaşmalar ve muafiyet
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222 — Ticarî defterlerin delil olması

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Acentelik ve denkleştirme tazminatı, Franchise sözleşmesi, Haksız rekabet davası, Ticaret unvanına tecavüz ve terkin davası, Ticarî satışta ayıp ihbarı, Cari hesap sözleşmesi.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Denkleştirme isteminde bir yıllık süre belirleyici olduğundan, fesih bildirimi alındığında gecikmeden hareket edilmesi gerekir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Rekabet Kurulu Soruşturması, Yerinde İnceleme ve İdari Para Cezası (4054 sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakSoruşturma süreci ve yargı denetimiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Rekabeti engelleme, bozma ya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Faktoring Sözleşmesi, Alacağın Temliki ve Borçlunun Defileri (6361 sayılı Kanun m. 9)

İçindekilerKanunî dayanakKim, hangi savunmayı yapabilir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Faktoring, müşteri (satıcı firma), faktoring…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Lisans Sözleşmesi ve Lisans Alanın Dava Hakkı (SMK m. 24, 148, 158)

İçindekilerKanunî dayanakİnhisarî lisans ile inhisarî olmayan lisansNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Marka hakkı, tescil…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: Yönetim Kurulunun Yükümlülükleri (TTK m. 376)

İçindekilerKanunî dayanakÜç kademe, üç ayrı yükümlülükNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Son yıllık bilançoya göre…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Geminin İhtiyati Haczi, Seferden Men ve Deniz Alacakları (TTK m. 1352-1376)

İçindekilerKanunî dayanakGemi haczinin işleyişiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Gemiler için özel bir cebrî icra…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali ve Yokluk (1163 sayılı Kanun m. 53)

İçindekilerKanunî dayanakİptal, butlan ve yoklukNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kooperatif genel kurul kararları, kanuna,…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara