İspat Yükü (TMK m. 6 – HMK m. 190): Kimin Neyi İspatlaması Gerekir?

legapro kapak 16429 LegaPro Hukuk İspat Yükü (TMK m. 6 – HMK m. 190): Kimin Neyi İspatlaması Gerekir?

Kısaca

  • Kural tektir: bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf o vakıayı ispatla yükümlüdür (TMK m. 6, HMK m. 190/1).
  • İspat yükü ilk önce davacıya düşer; davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
  • İspatın konusunu yalnızca çekişmeli vakıalar oluşturur; ikrar edilen vakıanın ayrıca ispatı gerekmez.
  • Hâkim, taraflarca ileri sürülmemiş vakıaları kendiliğinden araştıramaz ve kural olarak kendiliğinden delil toplayamaz.
  • Her iki taraf da ispat yükünü gözetmeden delil göstermişse, hâkimin yükün kimde olduğunu ayrıca araştırmasına gerek yoktur.
  • Yük, ancak gösterilen deliller hâkimde tam kanaat oluşturmadığında belirleyici hâle gelir.
  • Kanunî karineye dayanan taraf yalnızca karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatlar; aksini ispat karşı tarafa düşer.
  • Normal duruma dayanan tarafın iddiasını ispat etmesi gerekmez; yük, normalin aksini iddia edene geçer.
  • Vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr) bölünemez; vakıayı kabul edip hukukî niteliğini reddeden tarafa karşı ispat yükü iddia sahibindedir.
  • Bağlantısız bileşik ikrarda ise yük, eklenen vakıayı ileri süren tarafa geçer.
  • Değeri kanunî sınırı aşan hukukî işlemler senetle ispat edilmelidir; tanık ancak muvafakat, delil başlangıcı veya kanunî istisna varsa dinlenir.
  • İspat yükü kendisinde olmayan taraf da tanık dinletebilir; aksi uygulama silahların eşitliği ilkesini ihlal eder.

Bir davanın sonucu çoğu zaman hukukî tartışmadan önce tek bir soruda belirlenir: bu vakıayı kim ispatlayacak? Çünkü ispat edilemeyen vakıa, gerçekte yaşanmış olsa bile hüküm bakımından yok sayılır.

İspat yükünün kimde olduğu, Türk hukukunda iki paralel hükümle düzenlenmiştir: Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi. Kural sade görünür; ancak ikrar türleri, karineler ve senetle ispat zorunluluğu devreye girdiğinde yük beklenmedik biçimde yer değiştirebilir.

Kanunî dayanak

Temel kural TMK m. 6’dadır:

“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”

Aynı kural HMK m. 190’da usul hukuku diliyle tekrarlanmıştır:

“(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”

İspatın konusu ve somutlaştırma yükü ise HMK m. 187 ve 194’te düzenlenmiştir:

“İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.” (m. 187/1)

“(1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.” (m. 194)

Taraflarca getirilme ilkesi HMK m. 25’te yer alır:

“(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.”

İkrar türleri ve ispat yükünün yönü

TürDavalının tutumuÖrnekİspat yükü kimde?
İnkârVakıayı reddeder“Böyle bir para almadım”Davacıda
Basit (adi) ikrarKayıtsız şartsız kabul“Aldım, borcum var”İspat gerekmez
Vasıflı ikrar (gerekçeli inkâr)Vakıayı kabul, niteliğini reddeder“Aldım ama ödünç değil, bağış”Davacıda
Bağlantılı bileşik ikrarKabul + bağlantılı ek vakıa“Aldım ama aynı ilişkide mahsup edildi”Davacıda
Bağlantısız bileşik ikrarKabul + bağımsız ek vakıa“Aldım ama sonra ödedim”Davalıda
Kanunî karineKarinenin aksini ileri sürerZilyetlik, babalık karinesiKarineye dayanan yalnız temel vakıayı ispatlar

Kritik nokta: Vasıflı ikrar ile bağlantısız bileşik ikrar arasındaki ayrım, uygulamada davanın kaderini belirler. Davalı “parayı aldım ama ödünç olarak değil” diyorsa bu vasıflı ikrardır; ikrar bölünemez ve ödünç ilişkisini ispat yükü davacıda kalır. Buna karşılık davalı “parayı ödünç olarak aldım ama sonra ödedim” diyorsa bu bağlantısız bileşik ikrardır ve ödemeyi ispat yükü davalıya geçer. Banka dekontu, paranın gönderildiğini gösterir; ancak hangi hukukî sebeple gönderildiğini göstermez. Bu nedenle dekont tek başına ödünç ilişkisini ispata yetmez.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Vakıaları hukukî nitelendirmeden ayırın. İspatın konusu vakıalardır; hukukî sebebi belirlemek hâkimin işidir.
  2. Her vakıayı ayrı ayrı numaralandırın. HMK m. 119 ve 129 uyarınca dilekçede vakıaların sıra numarası altında açık özetleri bulunmalıdır.
  3. Hangi delilin hangi vakıayı ispatladığını yazın. Somutlaştırma yükü budur; eksikliğinde hâkim o delili dikkate almadan karar verebilir.
  4. Değer sınırını kontrol edin. Senetle ispat zorunluluğu bulunan işlemlerde tanık kural olarak dinlenmez.
  5. Delil başlangıcı arayın. Yazılı bir belge, iddia edilen işlemi tamamen ispat etmese de tanık dinletme kapısını açabilir.
  6. Yemin deliline açıkça dayanın. Dava dilekçesinde, cevaba cevapta ya da delil listesinde açıkça belirtilmezse yemin teklif hakkı hatırlatılmayabilir.
  7. Karine var mı, sorgulayın. Kanunî karineye dayanabiliyorsanız yalnızca karinenin temel vakıasını ispatlamanız yeterlidir.
  8. Normal durumu vurgulayın. Olağan olana dayanan taraf ispat yükü altında değildir; yük, normalin aksini iddia edene geçer.
  9. Karşı tarafın beyanını doğru adlandırın. Vasıflı ikrar mı, bağlantısız bileşik ikrar mı? Cevabınız yükün yönünü değiştirir.
  10. Kendi tanıklarınızı da bildirin. İspat yükü karşı tarafta olsa bile tanık dinletebilirsiniz; aksi uygulama silahların eşitliğine aykırıdır.
  11. Keşif ve kayıt incelemesi talebinizi yineleyin. Delil listesinde gösterilen keşif deliline rağmen inceleme yapılmaması bozma sebebidir.
  12. Ceza dosyasındaki beraatın türüne bakın. Maddi olgunun yokluğuna dayanan beraat hukuk hâkimini bağlar; delil yetersizliğine dayanan beraat bağlamaz.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/484, K. 2021/493, 15.04.2021

İspat yükünün mekaniği ve ne zaman önem kazandığı: Envanter açığından doğan tazminat davasında Genel Kurul, kuralı ve işleyişini adım adım açıklamıştır: “İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.” Yükün ne zaman belirleyici olduğunu da göstermiştir: “Her iki taraf da, ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise, bu hâlde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur… Buna karşılık gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi hâlinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.” Kuralın istisnasını da belirtmiştir: “normal bir duruma dayanan tarafın, bu iddiasını ispat etmesi gerekmez; bilâkis ispat yükü bu normal durumun aksini iddia eden tarafa düşer.” Ayrıca ceza kararının etkisi netleştirilmiştir: “ceza yargılamasında davalı hakkında kesin ve yeterli delil elde edilememesi sebebiyle beraat kararı verilmiş olup, maddi vakıaya yönelik olarak bir tespit yapılmamıştır. Bu nedenle verilen beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı hususu her türlü tereddütten uzaktır.” Sonuç: Direnme kararı BOZULMUŞTUR (oy çokluğu).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/174, K. 2022/1542, 17.11.2022

Vasıflı ikrar bölünemez; hukukî sebebi ispat davacıya düşer: Şirket hesabından para çeken kişiye karşı açılan itirazın iptali davasında davalı, parayı aldığını kabul etmiş ancak ödünç olarak değil, şirket sahibine teslim edilmek üzere aldığını savunmuştu. Genel Kurul önce ikrar türlerini ayırmıştır: “Vasıflı ikrarda, (ki buna gerekçeli inkar da denilmektedir) karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte, onun hukukî niteliğinin (vasfının) ileri sürülenden başka olduğu bildirilir. Örneğin; davalı, davacıdan 1.000TL aldığını ikrar eder, fakat bu parayı ödünç olarak değil, hibe olarak aldığını bildirmesi hâlinde olduğu gibi, vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden, davacı iddiasını, yani parayı ödünç verdiğini kanıtlamalıdır.” Somut olayda sonuç şu olmuştur: “davalı-karşı davacı ise parayı aldığını ikrar etmekle birlikte hukukî sebebini (ödünç) inkar etmektedir. Bu durumda davalı-karşı davacının savunması ‘vasıflı ikrar, gerekçeli inkar’ mahiyetindedir. Öyle olunca, işlemin hukukî sebebini ispat yükü davacıdadır… banka dekontları, paranın borç (ödünç) olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir.” Sonuç: Direnme kararı BOZULMUŞTUR (oy çokluğu).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3098, K. 2021/546, 29.04.2021

Senetle ispat zorunluluğu ve yemin deliline dayanmanın önemi: Yazılı sözleşme bulunmayan ve iş sahibinin akdî ilişkiyi inkâr ettiği eser sözleşmesi uyuşmazlığında Genel Kurul kuralı şöyle koymuştur: “eser sözleşmesine dayalı bir davada; davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir.” Tanık dinletmenin şartlarını da saymıştır: “tanık dinlenebilmesi için HMK 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi, HMK 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması ya da HMK 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir.” Yemin bakımından ise davacı lehine bir kolaylık kabul edilmiştir: “Mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için, delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir. Hangi maddi vakıanın çekişmeli olacağı başlangıçta belli olmadığından, davacının dayandığı yemin deliliyle hangi maddi vakıayı ispat edeceğini ayrıca mahkemeye bildirmesi gerekmemektedir.” Sonuç: Direnme kararı BOZULMUŞTUR (oy çokluğu).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/223, K. 2023/893, 04.10.2023

İspat yükü karşı tarafın delil sunmasına engel değildir: İnançlı işleme dayalı uyuşmazlıkta mahkeme, delil başlangıcı davacı lehine olduğu gerekçesiyle yalnız davacı tanıklarını dinlemiş, davalının tanık dinletme talebini reddetmişti. Genel Kurul bu yaklaşımı reddetmiştir: “bir hukuki olgunun ispat yükü kendisine ait olan taraf dışında karşı tarafın tanık dinletemeyeceği yönünde usuli bir kural bulunmamaktadır.” Gerekçesini adil yargılanma hakkına bağlamıştır: “‘Hukukî dinlenilme hakkı’ ve ‘silahların eşitliği ilkesi’ gereğince her iki tarafın eşit şekilde bilgi ve belge sunma, beyanda bulunma, açıklama yapma imkânının bulunması, tarafların yargılama süresince mahkeme nezdinde sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından eşitliğin gözetilmesi… gerekir.” Sonuç olarak “davalı tanıkları dinlenmeden ve dosya kapsamı bütün olarak değerlendirilmeden davacının iddiasının kuşkuya yer vermeyecek biçimde ispatlandığı kabul edilemez” denilmiştir. Sonuç: Direnme kararı değişik gerekçeyle BOZULMUŞTUR (oy çokluğu).

Dört karar birlikte okunduğunda ispat yükünün, sanıldığından çok daha hareketli bir kavram olduğu görülür. Başlangıç noktası nettir: davacı, davasını dayandırdığı olguları ispat eder. Ancak bu kural, davanın her aşamasında aynı ağırlıkta işlemez. 2021 tarihli Genel Kurul kararının vurguladığı gibi, taraflar yükü gözetmeden delil sunmuşsa hâkimin yükün kimde olduğunu araştırmasına gerek yoktur; hâkim önce sunulan delilleri inceler. Yük, ancak deliller hâkimde tam kanaat oluşturmadığında devreye girer ve o anda kimin üzerindeyse o taraf davayı kaybeder. Bu nedenle “ispat yükü karşı tarafta” savunması, delil sunmamak için bir gerekçe olamaz.

İkinci halka ikrar türleridir ve pratikte yükün yönünü en çok değiştiren mekanizma budur. Davalının beyanı üç farklı sonuç doğurabilir. Vakıayı tümüyle reddederse yük davacıda kalır. Vakıayı kabul edip hukukî niteliğini reddederse — “aldım ama ödünç değil” — bu vasıflı ikrardır; ikrar bölünemediğinden davacı, iddia ettiği hukukî sebebi ispatlamak zorundadır. Buna karşılık vakıayı ve niteliğini kabul edip bağımsız bir yeni vakıa eklerse — “ödünç aldım ama ödedim” — bu bağlantısız bileşik ikrardır ve eklenen vakıayı ispat yükü davalıya geçer. 2022 tarihli karar bu ayrımın parasal uyuşmazlıklardaki en yaygın görünümünü ele alır ve önemli bir uyarı içerir: banka dekontu paranın gönderildiğini gösterir, hangi sebeple gönderildiğini göstermez.

Üçüncü halka delil sisteminin sınırlarıdır. Yük kimde olursa olsun, ispat serbest bir alanda yürümez. Değeri kanunî sınırı aşan hukukî işlemler senetle ispat edilmelidir; bu, sözlü kurulmuş sözleşmelerde davacıyı ciddi bir zorlukla karşı karşıya bırakır. Kapı üç yerden aralanabilir: karşı tarafın tanık dinlenmesine açık muvafakati, yazılı delil başlangıcının bulunması ya da kanunda sayılan istisnalardan birinin gerçekleşmesi. Bunlar yoksa geriye kesin deliller kalır. 2021 tarihli eser sözleşmesi kararının en pratik mesajı da buradadır: yemin deliline dilekçede açıkça dayanmak, davacıya son bir imkân bırakır ve bunun için hangi vakıanın yeminle ispat edileceğinin baştan gösterilmesi gerekmez.

Dördüncü halka somutlaştırma yükü ve hâkimin rolüdür. Taraflarca getirilme ilkesi gereği hâkim, ileri sürülmemiş vakıaları araştıramaz ve kendiliğinden delil toplayamaz. Ancak bu ilke mutlak değildir: HMK m. 31 hâkime davayı aydınlatma ödevi yükler. Buradaki ince ayrım şudur — hâkim, olmayanı ortaya çıkarmak için değil, talep edileni netleştirmek için soru sorar. Delillerini somutlaştırmayan tarafa süre verilebilir; süreye rağmen somutlaştırmayan taraf, o delilin dikkate alınmaması sonucuna katlanır.

Son halka silahların eşitliğidir. 2023 tarihli karar, uygulamada sık rastlanan bir hatayı düzeltir: ispat yükü kendisinde olmayan tarafın tanık dinletemeyeceği yönünde bir usul kuralı yoktur. Bir tarafın delilleri, ancak karşı tarafın delilleriyle birlikte tartılabildiğinde denetlenebilir hâle gelir; aksi hâlde gerekçeli karar da mümkün olmaz. Bu nedenle “yük sizde değil” gerekçesiyle tanık talebinin reddi, hukukî dinlenilme hakkının ihlali sayılmaktadır.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
“İspat yükü karşı tarafta” deyip delil sunmamakYük ancak deliller kanaat oluşturmadığında belirleyici olur; delil sunmak her hâlde yararlıdır
Banka dekontuyla ödünç ilişkisini ispat edilmiş saymakDekont paranın gönderildiğini gösterir, hukukî sebebini göstermez
Vasıflı ikrarı bölerek davalıya yük yüklemekVasıflı ikrar bölünemez; hukukî sebebi ispat davacıya düşer
Delil listesinde yemin deliline dayanmamakAçıkça dayanılmazsa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmayabilir
Hangi delilin hangi vakıayı ispatladığını yazmamakHMK m. 194 somutlaştırma yükünü zorunlu kılar
Senetle ispat sınırını gözetmeden tanığa güvenmekMuvafakat, delil başlangıcı veya kanunî istisna yoksa tanık dinlenmez
Yükü karşı tarafta diye kendi tanıklarını bildirmemekİspat yükü karşı tarafta olsa da tanık dinletilebilir
Keşif talebini dilekçede belirtip takip etmemekDelil listesindeki keşif talebinin karşılanmaması bozma sebebidir
Her beraat kararını hukuk hâkimini bağlayıcı saymakYalnızca maddi olgunun tespitine ilişkin ceza kararı bağlar
İspat yükü nedir?

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiğidir. TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf bu yükü taşır.

İspat yükü önce kime düşer?

Kural olarak davacıya. Davacı, davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Davalı ise savunmasının dayanağı olan vakıaları ispatla yükümlüdür.

Karşı taraf her şeyi kabul ederse yine ispat gerekir mi?

Hayır. İspatın konusunu yalnızca çekişmeli vakıalar oluşturur. Mahkeme önünde ikrar edilen vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve ayrıca ispatı gerekmez.

Vasıflı ikrar nedir?

Karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığı kabul edilmekle birlikte hukukî niteliğinin farklı olduğunun bildirilmesidir. Buna gerekçeli inkâr da denir; bölünemez ve ispat yükü iddia sahibinde kalır.

Bağlantısız bileşik ikrarda yük kimde olur?

İkrara eklenen ve bağımsız nitelikte olan vakıayı ileri süren tarafta. Örneğin “ödünç aldım ama ödedim” diyen davalı, ödemeyi ispat etmekle yükümlüdür.

Karine varsa ne değişir?

Kanunî bir karineye dayanan taraf yalnızca karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatlar. Kanunda öngörülen istisnalar dışında karşı taraf, karinenin aksini ispat edebilir.

Normal duruma dayanan taraf ispat yapmak zorunda mı?

Hayır. Olağan duruma dayanan tarafın bu iddiasını ispat etmesi gerekmez; ispat yükü, normalin aksini iddia eden tarafa geçer.

Hâkim kendiliğinden delil toplayabilir mi?

Kural olarak hayır. Taraflarca getirilme ilkesi gereği hâkim, ileri sürülmemiş vakıaları dikkate alamaz ve kanunda belirtilen durumlar dışında kendiliğinden delil toplayamaz. Kamu düzenine ilişkin davalarda ise re’sen araştırma ilkesi uygulanır.

Somutlaştırma yükü nedir?

Tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleridir. Eksikliği hâlinde hâkim davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde süre verebilir.

Sözlü sözleşmeyi tanıkla ispat edebilir miyim?

Değeri kanunî sınırı aşan hukukî işlemler senetle ispat edilmelidir. Tanık ancak karşı tarafın açık muvafakati, yazılı delil başlangıcının bulunması veya kanunda sayılan istisnalardan birinin gerçekleşmesi hâlinde dinlenebilir.

Delil başlangıcı ne demektir?

İddia edilen hukukî işlemi tamamen ispata yetmemekle birlikte onun varlığını muhtemel gösteren ve aleyhine sunulan kişi tarafından verilmiş belgedir. Varlığı hâlinde tanık dinletilebilir.

Yemin deliline nasıl dayanılır?

Dava dilekçesinde, cevaba cevap dilekçesinde veya süresinde sunulan delil listesinde açıkça belirtilerek. Yargıtay, hangi vakıanın yeminle ispat edileceğinin ayrıca gösterilmesini aramamaktadır.

İspat yükü bende değilse tanık dinletebilir miyim?

Evet. İspat yükü kendisinde olmayan tarafın tanık dinletemeyeceğine ilişkin bir usul kuralı yoktur; aksi uygulama silahların eşitliği ve hukukî dinlenilme hakkının ihlali sayılır.

Ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk davamı etkiler mi?

Maddi olgunun tespitine ilişkin ceza kararı hukuk hâkimini bağlar. Ancak delil yetersizliğine dayanan beraat kararı, maddi vakıaya ilişkin bir tespit içermediğinden hukuk hâkimini bağlamaz.

İspat yükünü yerine getiremezsem ne olur?

Uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemeyen taraf davayı kaybeder. Davacıysa davası reddedilir; davalıysa aleyhine eda veya tespit hükmü kurulur.

İlgili mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6 — İspat yükü
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 25 — Taraflarca getirilme ilkesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27 — Hukukî dinlenilme hakkı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 31 — Hâkimin davayı aydınlatma ödevi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 187-189 — İspatın konusu ve ispat hakkı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 188 — İkrar
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190 — İspat yükü ve karineler
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 194 — Somutlaştırma yükü
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200-203 — Senetle ispat, delil başlangıcı ve istisnalar
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 225 vd. — Yemin
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 12 — Sözleşmelerde şekil serbestisi

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: bilirkişi raporuna itiraz, kesin süre, dava şartları, taraf sıfatı ve dava ehliyeti, karşı dava.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sonuç, karşı tarafın beyanının niteliğine ve uygulanacak delil kurallarına göre değişir. Dilekçe hazırlanırken her vakıanın hangi delille ispat edileceğinin ayrı ayrı gösterilmesi, sonradan telafisi güç kayıpları önler.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Faturaya Sekiz Gün İçinde İtiraz (TTK m. 21): Fatura Neyi İspatlar, Neyi İspatlamaz?

İçindekilerKanunî dayanakKarine ne zaman işler, ne zaman işlemez?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Bir fatura…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Yönetim Kurulu Üyesinin Şirketle İşlem Yapma ve Rekabet Yasağı (TTK m. 395-396)

İçindekilerKanunî dayanakİki yasak, iki ayrı yaptırımNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Yönetim kurulu üyesi, genel…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Anonim Şirkette Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı ve Yokluğu (TTK m. 390-391)

İçindekilerKanunî dayanakButlan, yokluk ve iptal: üç ayrı sonuçNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Genel kurul…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Tapum Orman Çıktı: Tapu Sicilinin Tutulmasından Devletin Sorumluluğu (TMK m. 1007)

İçindekilerKanunî dayanakSorumluluğun şartları ve sınırlarıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Franchise (İsim Hakkı) Sözleşmesi: Fesih, Cezaî Şart ve Ödenen Bedelin İadesi

İçindekilerKanunî çerçeveUyuşmazlık haritasıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Franchise sözleşmesi kanunda düzenlenmemiş, atipik (isimsiz) ve…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Bilişim Hukuku Makale

Alan Adı (Domain) Uyuşmazlıkları: Markam Başkasının Sitesinde Kullanılıyorsa Ne Yapmalı?

İçindekilerKanunî dayanakHangi hâlde tecavüz var, hangi hâlde yok?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Bir işaretin…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara