Yönetim Kurulu Üyesi Şirketle İşlem Yapabilir mi, Rakip Şirket Kurabilir mi? (TTK m.395-396)

Yönetim Kurulu Üyesi Şirketle İşlem Yapabilir mi, Rakip Şirket Kurabilir mi? (TTK m.395-396)
Kısaca
  • Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına işlem yapamaz; aksi hâlde şirket işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir (TTK m. 395/1).
  • Batıl olduğunu yalnızca şirket ileri sürebilir; karşı taraf bu iddiada bulunamaz.
  • Pay sahibi olmayan üyeler ile onların pay sahibi olmayan yakınları şirkete nakit borçlanamaz; şirket bunlar için kefalet, garanti ve teminat veremez (m. 395/2).
  • Yönetim kurulu üyesi, genel kurulun izni olmadan şirketin işletme konusuna giren ticarî işi kendi veya başkası hesabına yapamaz; aynı tür işlerle uğraşan bir şirkete sınırsız sorumlu ortak olarak giremez (m. 396/1).
  • İhlâl hâlinde şirketin üç seçimlik hakkı vardır: tazminat, işlemi şirket adına yapılmış sayma veya üçüncü kişi hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etme.
  • Bu haklardan birini seçme yetkisi, ihlâl eden üyenin dışındaki üyelere aittir (m. 396/2).
  • Haklar, diğer üyelerin öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde gerçekleşmelerinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar (m. 396/3).
  • Genel kurul, üyelerin tamamı veya bir kısmı için bu yasakları kaldırabilir; ancak her üye için ayrı ayrı oylama yapılmalıdır.
  • Hakkında izin verilen üye kendi lehine oy kullanamaz; TTK m. 436/1’de sayılan yakınları da oy kullanamaz.
  • Buna karşılık bir üye, diğer üyeler için yapılan oylamaya katılabilir.
  • Oydan yoksunluğun, üyenin hâkim olduğu bir şirketin oyuyla aşılması hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.
  • Oydan yasaklılık hâli mahkemece resen değerlendirilir.

Kısa cevap: Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan şirketle kendisi veya başkası adına işlem yapamaz; aksi hâlde şirket işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir (TTK m.395/1). Rekabet yasağının ihlâli hâlinde şirketin tazminat, işlemi şirket adına yapılmış sayma veya menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etme olmak üzere üç seçimlik hakkı vardır.

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, şirketin menfaatini kendi menfaatlerinin önünde tutmakla yükümlüdür. Türk Ticaret Kanunu bu yükümlülüğü iki somut yasakla destekler: üye ne şirketle kendi adına işlem yapabilir ne de şirketin faaliyet alanında rekabet edebilir. Her iki yasak da mutlak değildir; genel kurul izin verebilir.

Uygulamadaki asıl kavga da tam burada çıkar. Çoğunluğu elinde tutan yönetim kurulu üyeleri, her yıl olağan genel kurulda kendilerine bu izni verdirmekte; azınlık ise iznin usulsüz alındığını ileri sürerek genel kurul kararının iptalini istemektedir. Aşağıda yasakların kapsamını, izin usulünü ve ihlâlin sonuçlarını Yargıtay kararları üzerinden ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TTK m. 395 — Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı
“(1) Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.
(2) Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile yönetim kurulu üyelerinin pay sahibi olmayan 393 üncü maddede sayılan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Aksi hâlde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilir.
(3) 202 nci madde hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dâhil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler.”
TTK m. 396 — Rekabet yasağı
“(1) Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir.
(2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir.
(3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin diğer bir şirkete girdiğini, diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar.
(4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklıdır.”

İki yasak, iki ayrı yaptırım

Ölçütİşlem yapma yasağı (m. 395)Rekabet yasağı (m. 396)
Yasaklanan davranışŞirketle kendi veya başkası adına işlem yapmakİşletme konusuna giren işi kendi/başkası hesabına yapmak; aynı tür işle uğraşan şirkete sınırsız sorumlu ortak olmak
İzin makamıGenel kurulGenel kurul
YaptırımŞirket işlemin batıl olduğunu ileri sürebilirTazminat / işlemi şirket adına sayma / menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etme
Kim ileri sürebilir?Yalnız şirket; karşı taraf ileri süremezSeçim, ihlâl eden üyenin dışındaki üyelere aittir
ZamanaşımıGenel hükümlerÖğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl
Borçlanma yasağıPay sahibi olmayan üye ve yakınları için özel yasak (m. 395/2)—
Sorumluluk hükümleriSaklıdırSaklıdır (m. 396/4)
Oydan yoksunlukİzin oylamasında hakkında izin verilen üye ve TTK m. 436/1’deki yakınları oy kullanamaz
Kritik nokta. Genel kurulda “yönetim kurulu üyelerine TTK m. 395 ve 396 uyarınca izin verilmesine” biçiminde tek bir gündem maddesiyle ve toplu oylamayla karar alınması yaygın bir uygulamadır; ancak bu usul hatalıdır. İzin, her bir üye için ayrı ayrı oylanmalıdır. Çünkü oydan yoksunluk kişiye özgüdür: hakkında izin verilen üye kendi lehine oy kullanamaz, ama diğer üyeler için yapılan oylamaya katılabilir. Toplu oylamada her üyenin kaç oyla izin aldığı tespit edilemeyeceğinden nisap denetimi imkânsız hâle gelir ve karar iptale tabi olur. Üstelik bu hâlde muhalefet şerhi koymamış pay sahibi de dava açabilmektedir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Gündemi baştan doğru kurun: izin talebi her yönetim kurulu üyesi için ayrı gündem maddesi ya da ayrı oylama olarak düzenlensin.
  2. İzin kapsamını somutlaştırın. “Her türlü işlem” biçimindeki genel izinler yerine hangi iş, hangi şirket ve hangi süre için izin verildiğini yazın.
  3. Oydan yoksunluk listesini toplantı öncesinde çıkarın: hakkında izin verilecek üye, eşi, alt ve üstsoyu, bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri ve hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri.
  4. Hazirun cetvelini ve oy kullananları isim isim tutanağa geçirtin; hangi payın hangi maddede nasıl oy kullandığı sonradan ispat edilemezse dava kaybedilebilir.
  5. Bir üyenin hâkim olduğu şirketin pay sahibi olarak oylamaya katılması hâlinde bunu tutanağa itiraz olarak geçirin; bu durum hakkın kötüye kullanılması tartışmasını açar.
  6. Azınlıktaysanız muhalefet şerhinizi mutlaka zapta geçirtin. Nisap ihlâli gibi hâllerde şerh aranmasa da, esasa ilişkin iptal davalarında şerh dava şartıdır.
  7. İhlâl iddiasında bulunacaksanız öğrenme tarihinizi belgeleyin: ticaret sicili kaydı, sicil gazetesi ilanı, yazışma, tespit tutanağı.
  8. Üç aylık ve bir yıllık süreleri takvime alın. TTK m. 396/3’teki süreler kısa ve hak düşürücü etkisi ağırdır.
  9. Seçimlik hakkı doğru organ kullansın: seçim, ihlâl eden üyenin dışındaki yönetim kurulu üyelerine aittir. Genel kurulun bu hakları kullanma yetkisi yoktur.
  10. Bütün üyeler ihlâl içindeyse çözümü doğru kurgulayın: genel kurul üyeleri azledebilir; seçimlik hakkı yeni seçilecek üyeler kullanır.
  11. Pay sahibi olarak doğrudan sonuç almak istiyorsanız TTK m. 396/4 yollamasıyla sorumluluk hükümlerine dayanın ve tazminatın şirkete ödenmesini talep edin.
  12. Temsil kayyımı talebiyle vakit kaybetmeyin; bu yol, sorumluluk davası açma imkânınız varken hukukî yarar yokluğundan reddedilebilmektedir.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2936, K. 2025/3217, 08.05.2025

İzin oylamasında oydan yasaklılık hâli mahkemece resen değerlendirilir; yakınlar da oy kullanamaz. Genel kurul kararlarının butlanı ve iptali istemli davada derece mahkemeleri, yöneticilerin izni kötüye kullanacaklarına dair somut veri bulunmadığı gerekçesiyle 395-396 iznine ilişkin kararı ayakta tutmuştur. Daire çerçeveyi kurmuştur: “Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı veya biri veyahut bir kaçı için bu yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak, TTK’nın 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde alınan kararlarda, hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi oy kullanamayacağı gibi anılan kararlar, ortak ile şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde bulunduğundan … TTK’nın 436/1. maddesinde sayılan yakınların da bu kararların alınmasında oy kullanmaları mümkün bulunmamaktadır. Bununla birlikte … yönetim kurulu üyesi … kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilir. Oydan yasaklılık halinin mahkemece resen değerlendirilmesi gerekir.” Somut olayda izin verilen kişilerle olumlu oy kullananlar arasındaki bağlantı ve yakınlık araştırılmadan hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5565, K. 2022/9537, 27.12.2022

Oydan yoksunluğun, üyenin hâkim olduğu bir şirketin oyuyla aşılması hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir. İzin oylamasında yönetim kurulu üyesi oy kullanmamış; ancak onun hâkim hissedarı olduğu ve şirkete sonradan ortak edilmiş bir anonim şirket oy kullanarak nisabı sağlamıştır. Daire, oydan yoksunluk düzenlemesinin istisnaî nitelikte olduğunu ve yorum yoluyla genişletilmemesi gerektiğini kabul etmekle birlikte TMK m. 2’yi devreye sokmuştur: “Gramaltın A.Ş. 2009 yılında kurulmuş olup, …’ın bazı hisselerini devralmak suretiyle davalı şirkete 2013 yılında hissedar olmuş ve …’ın oydan yoksunluk halinin bu şekilde aşılması sağlanmak istenmiştir. Bu durumun TMK 2. madde kapsamında hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu nazara alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış”tır. Sonuç: hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4042, K. 2025/2907, 29.04.2025

İzin her üye için ayrı ayrı oylanmalıdır; toplu oylama geçersizdir ve bu hâlde muhalefet şerhi aranmaz. Halka açık bir şirketin olağan genel kurulunda hem ibra hem de 395-396 izni tek bir maddede toplu olarak oylanmıştır. Derece mahkemeleri, üyelerin diğer üyelere ilişkin izin oylamasına katılabileceğini kabul etmiş; ancak şu tespitle kararı iptal etmiştir: “aynı zamanda her bir yönetici için TTK’nın 395 ve 396. maddelerine göre ayrı ayrı izin verilmesi gerekilirken böyle bir ayrım yapılmaksızın usulü yanlışlarla oylama yapıldığı, tüm yönetim kurulu üyeleri hakkında karar alındığının görüldüğü, maddenin bu haliyle uygulanmasının mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin oylamasında usule aykırılık bulunması nedeniyle davacının muhalefetini tutanağa geçirmesinin önem taşımadığı, kanundaki nisapların sağlanmaması nedeniyle bu davayı açabileceği” belirlenmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 29.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3299, K. 2026/359, 21.01.2026

Seçimlik hakkı ihlâl etmeyen üyeler kullanır; pay sahibinin yolu temsil kayyımı değil, sorumluluk davasıdır. Şirketin %20 pay sahibi, yönetim kurulu üyesi diğer ortakların aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlâl ettiklerini ileri sürerek, şirket adına dava açılabilmesi için temsil kayyımı atanmasını istemiştir. Derece mahkemeleri talebi reddetmiştir. İlk derece mahkemesine göre, “yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına aykırı eylemleri nedeniyle ortakların doğrudan doğruya bir zararları oluşursa, ortakların doğrudan doğruya kendilerine ödenmek üzere tazminat davası açabileceği gibi, iddia edilen zarar şirketin zararı olduğunda da şirket ortakları tarafından … zararın şirkete ödenmesine yönelik açılan davalarda, dava açan şirket ortaklarının aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu”; bu imkân varken kayyım atanmasında hukukî yarar bulunmadığı belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise seçimlik hakkın kime ait olduğunu açıklamıştır: “TTK’nın 396/2 hükmü uyarınca şirket genel kurulunun seçimlik haklardan birini kullanamayacağı, genel kurul tarafından ancak rekabet yasağını ihlal eden yönetim kurulunun azledilebileceği ve yeni seçilecek üye/üyeler tarafından seçimlik hakkın kullanılabileceği”. Daire, kayyım talebinin çekişmesiz yargı işi ve geçici hukukî koruma niteliğinde olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilemeyeceğini belirlemiştir. Sonuç: davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Dört karar birlikte okunduğunda, bu iki yasağın uygulamada nasıl işlediği netleşiyor.

Birinci halka: yasak mutlak değil, ama izin de serbest değil. Kanun her iki yasağı da genel kurulun izniyle kaldırılabilir kılmıştır; yani hükümler emredici değildir. Ancak izin, sıradan bir gündem maddesi gibi geçiştirilebilecek bir işlem de değildir. İzin kararı, ortak ile şirket arasındaki şahsî bir işe ilişkin olduğundan TTK m. 436/1’deki oydan yoksunluk kuralı devreye girer. Bu, çoğunluğun kendi kendine izin vermesini engelleyen tek gerçek fren mekanizmasıdır.

İkinci halka: oydan yoksunluk kişiye özgüdür ve iki yönlü işler. Hakkında izin verilecek üye kendi lehine oy kullanamaz; eşi, alt ve üstsoyu ile bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri ve hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri de kullanamaz. Buna karşılık aynı üye, diğer üyeler için yapılan oylamaya katılabilir; çünkü başka bir üyeye izin verilmesi onun bakımından şahsî bir iş sayılmaz. Bu ikili yapı, izin oylamasının neden üye üye yapılması gerektiğini de açıklar.

Üçüncü halka: toplu oylama, kararı denetlenemez kılar. 2025 tarihli onama kararının çekirdeği budur. Tüm üyeler için tek bir oylama yapıldığında, her üyenin kaç oyla izin aldığı ve o üye bakımından oydan yoksun payların ayıklanması hâlinde nisabın sağlanıp sağlanmadığı tespit edilemez. Kararın bu hâliyle uygulanması mümkün değildir. Dikkat çekici bir usul sonucu da doğar: nisap sağlanmadığı için karar kanuna aykırı hâle geldiğinden, pay sahibinin muhalefet şerhi koymuş olması aranmaz.

Dördüncü halka: dolambaçlı yollar dürüstlük kuralına takılır. 2022 tarihli karar, oydan yoksunluk kuralının nasıl aşılmaya çalışıldığını ve buna nasıl karşılık verildiğini gösteriyor. Yönetim kurulu üyesi oylamaya katılmamış, ama hâkimi olduğu ve şirkete sonradan ortak edilmiş bir anonim şirket oy kullanarak nisabı sağlamıştır. Daire, oydan yoksunluk hükmünün istisnaî olduğunu ve genişletici yorumdan kaçınılması gerektiğini kabul etmekle birlikte, bu kurgunun TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesini istemiştir. Sonuç şu: şeklen kurala uymak, hükmün amacını boşa çıkarmayı meşrulaştırmaz.

Beşinci halka: ihlâlin yaptırımı, doğru elde kullanılmalıdır. Rekabet yasağı ihlâl edildiğinde şirketin üç seçimlik hakkı doğar; ancak bu haklardan birini seçme yetkisi ne genel kurula ne de ihlâl eden üyeye aittir. Seçim, ihlâl etmeyen diğer üyelere aittir. Tüm yönetim kurulu ihlâl içindeyse genel kurulun yapabileceği tek şey üyeleri azletmektir; seçimlik hakkı yeni üyeler kullanır. Pay sahibinin elinde kalan yol ise m. 396/4 yollamasıyla sorumluluk hükümleridir: tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla dava açabilir.

Altıncı halka: süreler çok kısadır. TTK m. 396/3, seçimlik hakları öğrenmeden itibaren üç ay ve her hâlde gerçekleşmeden itibaren bir yıllık zamanaşımına bağlamıştır. Rekabet çoğu zaman aylar sonra fark edildiğinden bu süreler pratikte hakkı hızla tüketir. Bu nedenle şüphe doğduğu anda ticaret sicili araştırması yapmak, öğrenme tarihini belgelemek ve seçimi gecikmeden yönetim kurulu kararıyla açıklamak gerekir. Sorumluluk hükümlerine dayalı talep bakımından ise m. 396/4 saklı tutulduğundan farklı bir zaman rejimi işler.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
“Tüm üyeler için tek maddede izin alırız.”İzin her üye için ayrı ayrı oylanmalıdır; toplu oylama kararı iptale tabi kılar.
“Üye kendi izninde oy kullanmadı, yeterli.”Yakınları ve hâkimiyetindeki şirketler de oy kullanamaz; aksi hâlde nisap tartışmalı hâle gelir.
“Üye hiçbir izin oylamasına katılamaz.”Diğer üyeler için yapılan oylamaya katılabilir; yasak yalnız kendi lehine oy için geçerlidir.
“Hâkim olduğum şirket oy kullansın, sorun olmaz.”Bu kurgu hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir (TMK m. 2).
“Muhalefet şerhi koymadım, dava açamam.”Nisap sağlanmaması gibi hâllerde şerh aranmaksızın dava açılabilmektedir.
“Rekabet eden üyeye karşı genel kurul seçimlik hakkı kullanır.”Seçim, ihlâl eden üyenin dışındaki yönetim kurulu üyelerine aittir.
“İhlâli her zaman dava edebilirim.”Haklar öğrenmeden itibaren üç ay, her hâlde bir yıl geçince zamanaşımına uğrar.
“Şirket adına dava açmak için kayyım isterim.”Sorumluluk davası açma imkânınız varken kayyım talebi hukukî yarar yokluğundan reddedilebilir.
“İzinsiz yapılan işlemin batıl olduğunu ben de ileri sürerim.”Bu iddiayı yalnız şirket ileri sürebilir; karşı taraf ileri süremez.
Yönetim kurulu üyesi şirketle sözleşme yapabilir mi?

Genel kuruldan izin almadan yapamaz. İzinsiz yapılan işlem bakımından şirket, işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir; karşı taraf böyle bir iddiada bulunamaz.

Yönetim kurulu üyesi şirkete borçlanabilir mi?

Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ile bu üyelerin pay sahibi olmayan yakınları şirkete nakit borçlanamaz. Şirket bu kişiler için kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, borçlarını devralamaz.

Bu yasağa aykırılığın yaptırımı nedir?

Şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları, bu kişileri şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilir.

Rekabet yasağı neyi kapsar?

Yönetim kurulu üyesinin, genel kurulun izni olmadan şirketin işletme konusuna giren ticarî iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapması ile aynı tür ticarî işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla girmesini kapsar.

Rekabet yasağı ihlâl edilirse şirket ne isteyebilir?

Üç seçenekten birini: tazminat; tazminat yerine yapılan işlemin şirket adına yapılmış sayılması; üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunun dava edilmesi.

Seçimlik hakkı kim kullanır?

İhlâlde bulunan üyenin dışındaki yönetim kurulu üyeleri. Genel kurulun bu hakları kullanma yetkisi bulunmamaktadır; genel kurul ancak ihlâl eden üyeyi azledebilir ve seçimlik hakkı yeni seçilecek üyeler kullanır.

Süre ne kadardır?

Bu haklar, ticarî işlemlerin yapıldığını veya üyenin diğer bir şirkete girdiğini diğer üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçince zamanaşımına uğrar.

Genel kurul bu yasakları kaldırabilir mi?

Evet. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerinin tamamı, biri veya birkaçı için yasakların kaldırılmasına izin verebilir. Ancak izin usulüne uygun biçimde alınmalıdır.

İzin nasıl oylanmalıdır?

Her yönetim kurulu üyesi için ayrı ayrı. Toplu oylama yapıldığında hangi üyenin kaç oyla izin aldığı ve nisabın sağlanıp sağlanmadığı tespit edilemeyeceğinden karar iptale tabi olur.

İzin oylamasında kimler oy kullanamaz?

Hakkında izin verilen yönetim kurulu üyesi kendi lehine oy kullanamaz. Karar ortak ile şirket arasındaki şahsî bir işe ilişkin olduğundan TTK m. 436/1’de sayılan yakınlar da bu oylamada oy kullanamaz.

Bir üye diğer üyeler için oy kullanabilir mi?

Evet. Yönetim kurulu üyesi kendi lehine oy kullanamaz; ancak diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilir.

Oydan yoksunluğu mahkeme kendiliğinden inceler mi?

Evet. Yargıtay, oydan yasaklılık hâlinin mahkemece resen değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. İzin verilen kişiler ile olumlu oy kullananlar arasındaki bağlantı ve yakınlık araştırılmalıdır.

Üyenin hâkim olduğu şirket oy kullanırsa ne olur?

Oydan yoksunluğun bu yolla aşılmaya çalışılması hâlinde, TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Yargıtay, sırf bu amaçla ortak edilmiş bir şirketin oyu bakımından böyle bir değerlendirme yapılması gerektiğine hükmetmiştir.

Pay sahibi olarak ne yapabilirim?

Zararınız doğrudan doğruya doğmuşsa kendinize ödenmek üzere, şirketin zararı söz konusuysa tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla, TTK m. 396/4 yollamasıyla sorumluluk hükümlerine dayanarak dava açabilirsiniz.

Şirkete temsil kayyımı atanmasını isteyebilir miyim?

Uygulamada bu talep, pay sahibinin zaten sorumluluk davası açma imkânı bulunduğu gerekçesiyle hukukî yarar yokluğundan reddedilmektedir. Ayrıca kayyım tayini çekişmesiz yargı işi ve geçici hukukî koruma niteliğinde sayıldığından bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilememektedir.

İlgili mevzuat
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 395 — Şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağı
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 396 — Rekabet yasağı ve seçimlik haklar
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 393 — Müzakereye katılma yasağı ve yakınlar
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 369 — Özen ve bağlılık yükümlülüğü
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 436 — Genel kurulda oydan yoksunluk
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 434-435 — Oy hakkı ve doğumu
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 445-446 — Genel kurul kararlarının iptali
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 553-555 — Yöneticilerin sorumluluğu ve dolaylı zarar
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 202 — Şirketler topluluğunda hâkimiyetin kullanılması
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 2 — Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması
  • 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 426 — Temsil kayyımı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362 ve 382 — Çekişmesiz yargı ve temyiz sınırı

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, Genel kurul kararlarının iptali, Yönetim kurulu kararlarının butlanı, Pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı, Rekabet yasağı sözleşmesi, Haksız rekabet davası.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. İzin kararlarının geçerliliği hazirun cetveli, oy dağılımı ve tutanak içeriği birlikte incelenmeden değerlendirilemez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Faturaya Sekiz Gün İçinde İtiraz Edilmezse Ne Olur? Fatura Neyi İspatlar? (TTK m.21)

İçindekilerKanunî dayanakKarine ne zaman işler, ne zaman işlemez?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Bir fatura…

31.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Lisansı Nasıl Verilir? İnhisari Lisans ve Lisans Alanın Dava Hakkı (SMK m.24, 148, 158)

İçindekilerKanunî dayanakİnhisarî lisans ile inhisarî olmayan lisansNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Marka hakkı, tescil…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Ticari Sırrı Açıklamanın Cezası Nedir? Ticari Sırrın Açıklanması Suçu (TCK m.239)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.239/1, sıfat veya görevi, meslek ya da…

09.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İhtarname Nedir? İhtarname Örnekleri

İçindekilerİhtarname Nedir: Hukuki Haklarınızı Korumanın İlk Adımıİhtarname Nedir? Neden Önemlidir?İhtarname Nasıl Yazılır?İhtarname Noterden Nasıl Çekilir?İhtarname Örnekleri ve Dikkat…

15.05.2024 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Çek Kayboldu veya Çalındı, Ne Yapılır? Ödeme Yasağı ve Çek İptali (Zayi) Davası

İçindekilerİki adım: önce ödeme yasağı, sonra iptalKim başvurabilir?İptal davasının işleyişiKarşılıksız çekle karıştırılmamalıdırÇek çalınmışsa: ek adımlarÖrnek olayÖnleyici tedbirler Kısaca…

17.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Hakkına Tecavüz Nedir? Hangi Davalar Açılır, Tazminat Nasıl Hesaplanır? (SMK m.29)

İçindekilerTecavüz sayılan fiillerHangi davalar açılabilir?Yoksun kalınan kazanç: üç yöntemSessiz kalma yoluyla hak kaybıİşletme adı ve ticaret unvanı kullanımıNe…

27.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara