Franchise (İsim Hakkı) Sözleşmesi: Fesih, Cezaî Şart ve Ödenen Bedelin İadesi

- Franchise sözleşmesi kanunda düzenlenmemiş, atipik (isimsiz) ve sürekli borç doğuran bir sözleşmedir; sözleşme özgürlüğü çerçevesinde geçerlidir.
- Franchise veren markayı, işletme sistemini ve know-how’ı kullandırır; franchise alan bedel öder ve sistemin kurallarına uyar.
- Sözleşmede “ödenen franchise bedeli hiçbir hâlde iade edilmez” hükmü bulunsa da, haksız fesih hâlinde kalan süreye isabet eden kısmın iadesine hükmedilebilmektedir.
- Bedel, sözleşme süresine bölünerek aylıklandırılır; fesih tarihinden sonraki aylara düşen tutar iade edilir.
- Franchise verenin sağladığı ve iade edilmeyen malzeme ve ekipman bedeli iadeden düşülür.
- Cezaî şart serbestçe belirlenebilir; ancak hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m. 182/son).
- Cezaî şart, borçlunun ekonomik mahvına yol açmayacak makul bir tutara indirilir; tümüyle reddedilmesi de doğru değildir.
- Aynı eylem için iki ayrı cezaî şart kararlaştırılması, sözleşme özgürlüğünü ahlâk ve adaba aykırı biçimde kısıtladığından ikincisi talep edilemez.
- Ana franchise sözleşmesi sona erdiğinde, alt franchise alanın süresi dolmamış olsa bile marka üzerindeki kullanım hakkı sona erer.
- Alt franchise ilişkisi nispî niteliktedir ve marka sahibini bağlamaz; marka sahibi hakkını her zaman ileri sürebilir.
- Franchise sözleşmesinden doğan alacaklar kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir; ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı def’i ileri sürülebilir.
- Sözleşmedeki “kazanan taraf vekâlet ücretinin üç katını alır” türü hükümler, kısmen kabul hâlinde her iki taraf bakımından değerlendirilir.
Bir markanın adı, konsepti ve işletme sistemi altında iş kurmak Türkiye’de yaygın bir yatırım biçimi. Kafe zincirleri, eğitim kurumları, oto servisler, mağaza zincirleri… Bu ilişkinin hukuktaki adı franchise (uygulamada sık kullanılan karşılığıyla “isim hakkı”) sözleşmesidir. Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmemiş, tümüyle sözleşme özgürlüğü üzerine kurulu atipik bir sözleşmedir.
Bu düzenlenmemişlik, uyuşmazlıkların da kaynağıdır. Sözleşmeler çoğunlukla franchise veren tarafından hazırlanır; ağır cezaî şartlar, iade yasakları ve tek taraflı fesih yetkileri içerir. Uyuşmazlık çıktığında ise mahkemeler bu hükümleri genel hükümler süzgecinden geçirir. Aşağıda bu süzgecin nasıl işlediğini Yargıtay kararları üzerinden ele alıyoruz.
Kanunî çerçeve
Franchise sözleşmesini doğrudan düzenleyen bir kanun hükmü yoktur. Sözleşmenin geçerliliği TBK m. 26’daki sözleşme özgürlüğüne dayanır; sınırları ise TBK m. 27 (kesin hükümsüzlük) ile ceza koşuluna ilişkin hükümlerden gelir.
“Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler.
Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.”
“Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.”
Ticarî işlerde ceza koşulunun indirilmesi bakımından TTK m. 22’deki özel hüküm gündeme gelirse de, Yargıtay uygulamasında franchise sözleşmelerindeki cezaî şartlar için istikrarlı bir ölçüt benimsenmiştir: borçlunun ekonomik mahvına sebep olmayacak makul bir tutar. Bu ölçüt, cezaî şartın tümüyle reddedilmesini de, olduğu gibi tahsilini de engeller.
Uyuşmazlık haritası
| Sorun | Uygulamadaki çözüm |
|---|---|
| Sözleşmede “franchise bedeli iade edilmez” yazıyor | Fesih haksızsa, kalan süreye isabet eden kısmın iadesine hükmedilebilir |
| Bedelin bir kısmı malzeme/ekipman olarak verilmiş | İade edilmeyen malzemenin bedeli iadeden düşülür |
| Sözleşmede çok sayıda cezaî şart var | Aynı eylem için ikinci cezaî şart talep edilemez |
| Cezaî şart fahiş görülüyor | Tümüyle reddedilmez; ekonomik mahva yol açmayacak tutara indirilir |
| Ana franchise sözleşmesi sona erdi, alt franchise sürüyor | Alt franchise alanın marka kullanım hakkı sona erer |
| Alt franchise alan “sözleşmem devam ediyor” diyor | Bu ilişki nispîdir; marka sahibini bağlamaz |
| Alacak yıllar sonra dava/ıslah ediliyor | Sözleşme ilişkisine dayalı alacakta on yıllık zamanaşımı işler |
| Sözleşmede üç kat vekâlet ücreti kaydı var | Kısmen kabul hâlinde her iki taraf yönünden değerlendirilir |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sözleşmeyi imzalamadan önce cezaî şart maddelerini tek tek çıkarın ve toplamını hesaplayın. Birden fazla maddede aynı davranış için ceza öngörülmüşse bunu müzakere edin.
- Franchise bedelinin neyi kapsadığını yazılı olarak ayrıştırın: isim hakkı, eğitim, malzeme, ekipman, açılış desteği. İade tartışmasında bu ayrım belirleyicidir.
- Bedelin sözleşme süresine oranlanacağını bilerek süreyi ve yenileme koşullarını dikkatle belirleyin.
- Fesih sebeplerini ve fesihten önce ihtar/süre verilmesi usulünü sözleşmeye açıkça yazın; tek taraflı ve şartsız fesih yetkileri sonradan haksız fesih tartışmasına yol açar.
- Franchise veren tarafındaysanız fesih öncesinde ihlâli belgeleyin: denetim tutanağı, e-tespit, noter tespiti, fotoğraf, satın alma kayıtları.
- Franchise alan tarafındaysanız yatırımlarınızı faturalandırın. Kurumsal tabela, araç giydirme, iç mimarî gibi kalemler ancak belgeliyse talep edilebilir.
- Ana franchise ilişkisinin kimin ile kurulduğunu ve markanın gerçek sahibini araştırın. Alt franchise alıyorsanız ana sözleşmenin süresini ve devam edip etmediğini teyit edin.
- Marka sahibinden yazılı onay veya doğrudan lisans alın. Alt franchise sözleşmesi, marka sahibi karşısında sizi korumaz.
- Fesih ihtarnamesi aldığınızda tepkinizi gecikmeden ve yazılı verin; işyerini boşaltmaya hazır olduğunuzu bildirmek, işgal tazminatı hesabında lehinize sonuç doğurabilir.
- Alacak taleplerinizde zamanaşımını takip edin. Sözleşme ilişkisine dayalı alacakta on yıllık süre işler; ıslahla artırdığınız kısım için karşı taraf ayrıca zamanaşımı def’i ileri sürebilir.
- Teminat mektubu verdiyseniz, paraya çevrildiğinde hangi alacak kalemleri için çevrildiğinin açıklanmasını isteyin; dayanaksız cezaî şartlara mahsup edilmişse iadesini talep edin.
- Sözleşmedeki yargılama gideri ve vekâlet ücreti kayıtlarını iki yönlü okuyun; kısmen kabul hâlinde bu hükümler sizin lehinize de uygulanabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7058, K. 2023/6507, 07.11.2023
Haksız fesihte, ödenen franchise bedelinin kalan süreye isabet eden kısmı iade edilir; iade edilmeyen malzeme bedeli ise düşülür. Beş yıllığına 70.000 TL ödeyerek oto servis franchise’ı alan davacının sözleşmesi, 22 ay sonra “performans” gerekçesiyle e-postayla feshedilmiştir. Franchise veren, sözleşmenin dördüncü maddesine göre bedelin iade edilemeyeceğini ve hapis hakkı kullandığını savunmuştur. Mahkeme, ödemelerin iki ayrı faturaya dayandığını belirlemiştir: 35.000 TL bayilik bedeli, 35.000 TL malzeme. Malzemeler iade edilmediğinden o kısmın iadesi reddedilmiş; bayilik bedeli ise beş yıla bölünerek aylık 583,30 TL bulunmuş ve “feshin haklı bir nedene dayanmadığı ve fesih tarihinden sonra 38 ay için ödenen 22.165,40 TL sözleşme bedelinin iadesi ile faturalandırılmış masraflar kapsamında … davacı tarafından yapılan kurumsal tabela ve araç giydirim bedeli 1.609,90 TL bedelin … davacı tarafından davalıdan talep edebileceği” sonucuna varılmıştır. Sonuç: kararın ONANMASINA, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5869, K. 2023/6122, 24.10.2023
Aynı eylem için iki ayrı cezaî şart kararlaştırılamaz; cezaî şart ise tümüyle reddedilmeyip ekonomik mahva yol açmayacak tutara indirilir. Bir AVM’deki işletme için imzalanan franchise, ürün ve alt kira sözleşmelerinde franchise alan aleyhine ayrı ayrı maddelerle toplam 200.000 USD’yi aşan cezaî şartlar öngörülmüştür. Daire, önce cezaî şartın tümüyle reddedilemeyeceğini, borçlunun ekonomik mahvına yol açmayacak makul bir tutara hükmedilmesi gerektiğini belirlemiş; ardından çokluk sorununu ele almıştır: “akde aykırı davranışlar için hem sözleşmenin 17.5 inci maddesiyle hem de 30 uncu maddesiyle cezai şart kararlaştırılmış başka bir deyişle aynı eylem için 2 defa cezai şart öngörülmüştür. Aynı konuda iki ayrı cezai şart kararlaştırılmış olması, ekonomik sözleşme özgürlüğünü ahlâk ve adaba aykırı şekilde kısıtlamış olacağından davacı sözleşmenin 17.5 inci maddesiyle öngörülen 10.000,00 USD cezai şartı talep edemez.” Daire ayrıca teminat mektubunun hangi alacak kalemi için paraya çevrildiğinin belirlenmesini ve sözleşmedeki üç kat vekâlet ücreti kaydının, kısmen kabul hâlinde davalılar yönünden de değerlendirilmesini istemiştir. Sonuç: mahkeme kararının BOZULMASINA, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5147, K. 2024/1663, 29.02.2024
Ana franchise sona erdiğinde alt franchise alanın marka kullanım hakkı da sona erer; alt franchise ilişkisi marka sahibini bağlamaz. Marka sahibi şirketler, ulusal franchise sözleşmesini feshettikleri şirketin alt bayisi olan davalıya ihtarname göndererek faaliyetlerini durdurmasını istemiş; davalı, kendi alt franchise sözleşmesinin süresinin dolmadığını ve tüm bedeli ödediğini savunarak kullanımı sürdürmüştür. Derece mahkemeleri davayı kabul etmiştir: “davalının dava dışı şirket ile olan alt franchise sözleşmesinin süresinin sona ermemiş olması marka hakkı sahibine karşı hüküm ifade etmeyeceği, zira davalı ile dava dışı şirket arasındaki ilişki nispi nitelikte olup marka hakkı sahibini bağlamayacağı, marka sahibi marka sahibi olmaktan doğan hakkını istediği zaman davalıya karşı ileri sürmesi mümkün olup davacının davalıya marka hakkını kullanması için yetki verdiğine, kötü niyetli olduğuna dair delil de sunulmadığı” belirtilmiştir. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4770, K. 2024/9160, 18.12.2024
Franchise sözleşmesinden doğan alacak sözleşme ilişkisine dayandığından on yıllık zamanaşımına tabidir; ıslahla artırılan kısım zamanaşımına uğrayabilir. Marka sahibi dernek, franchise alanın sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi nedeniyle cezaî şart, fesih tazminatı ve yıllık isim hakkı bedeli istemiş; yargılama sırasında talebini ıslahla artırmıştır. Mahkeme, “taraflar arasındaki franchise sözleşmesinden kaynaklı haksız fesih nedeni ile cezai şart, fesih tazminatı ve yıllık isim hakkı bedeli talebine ilişkin davada sözleşme ilişkisine dayanıldığından, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, dolayısıyla ıslah tarihi olan 28.03.2023 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, ıslah ile arttırılan fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle yalnızca dava dilekçesindeki tutara hükmetmiştir. Kararda ayrıca dernek adına asaleten dava açan kişinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve yanlış tüzel kişiye yöneltilen davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği de kabul edilmiştir. Sonuç: kararın ONANMASINA, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Birinci halka: sözleşme serbestisi mutlak değildir. Franchise sözleşmesi kanunda düzenlenmediği için taraflar içeriği serbestçe belirler. Ancak bu serbestlik TBK m. 27 ve ahlâk-adap sınırıyla çevrilidir. 2023 tarihli cezaî şart kararı bu sınırın nerede çizildiğini gösteriyor: aynı davranış için iki ayrı maddede ceza öngörülmesi, ekonomik sözleşme özgürlüğünü ahlâk ve adaba aykırı biçimde kısıtladığından ikinci cezaî şart talep edilemez. Bu, salt bir indirim değil, hükmün uygulanamaz sayılmasıdır.
İkinci halka: cezaî şartta “hep ya hiç” yoktur. Aynı kararın ilk aşamasında derece mahkemesi cezaî şartı fahiş bulup tümüyle reddetmiş, Daire bunu da doğru bulmamıştır. Doğru yöntem, hâkimin TBK m. 182/son uyarınca aşırı ceza koşulunu kendiliğinden indirmesi ve borçlunun ekonomik mahvına sebep olmayacak bir tutara hükmetmesidir. Uygulamada bu, borçlunun ilgili dönemdeki reel öz varlığı ve cirosu üzerinden somutlaştırılmaktadır — nitekim aynı dosyada 20.000 USD’lik talep, bu ölçüte göre 5.000 USD’ye indirilmiştir.
Üçüncü halka: iade yasağı, haksız feshi meşrulaştırmaz. 2023 tarihli iade kararı, sözleşmedeki “bedel iade edilmez” hükmüne rağmen sonuç doğurmuştur. Mantık basittir: franchise bedeli, belirli bir süre boyunca marka ve sistemi kullanma karşılığında ödenir. Fesih haksızsa, karşılığı verilmeyen aylara ilişkin bedel franchise verenin elinde sebepsiz kalır. Kararın ikinci yarısı ise franchise alanları uyarıyor: bedelin malzeme ve ekipman karşılığı ödenen kısmı, malzeme iade edilmediği sürece geri istenemez. Bu yüzden bedelin kalemlere ayrıştırılması, sözleşme aşamasında yapılması gereken en önemli iştir.
Dördüncü halka: alt franchise, marka sahibi karşısında kalkan değildir. 2024 tarihli karar, çok katmanlı franchise yapılarının en kırılgan noktasını gösteriyor. Alt franchise alan, ana bayiye tüm bedeli ödemiş ve süresi dolmamış bir sözleşmeye sahip olsa bile, marka sahibi ile arasında doğrudan bir hukukî ilişki yoktur. Alt sözleşme yalnızca tarafları arasında hüküm ifade eden nispî bir ilişkidir. Ana franchise sona erdiğinde markayı kullanma yetkisinin dayanağı ortadan kalkar ve kullanım marka hakkına tecavüze dönüşür. Ödenen bedelin karşılıksız kalması ise ana bayiye karşı ayrı bir alacak sorunudur.
Beşinci halka: sürekli borç ilişkisi, alacakları zamana yayar. Franchise sözleşmesi yıllara yayılan bir ilişki olduğundan alacaklar da parça parça doğar. 2024 tarihli zamanaşımı kararı, bu yayılmanın riskini gösteriyor: sözleşme ilişkisine dayalı alacakta on yıllık süre işler ve ıslahla artırılan kısım, ıslah tarihinde bu süre dolmuşsa reddedilir. Uzun süren yargılamalarda talebi baştan yüksek tutmak ya da belirsiz alacak davası imkânını değerlendirmek pratik bir zorunluluktur.
Altıncı halka: sözleşme kayıtları iki yönlü işler. Franchise sözleşmeleri, hazırlayan tarafın lehine kurgulanmış hükümlerle doludur; “kazanan taraf vekâlet ücretinin üç katını alır” kaydı bunun tipik örneğidir. Yargıtay, davanın kısmen kabul edilmesi hâlinde bu hükmün yalnız davacı lehine uygulanmasını doğru bulmamış, davalılar yönünden de değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı bakış teminat mektubu için de geçerlidir: mektubun hangi alacak kalemi için paraya çevrildiği ve bunun sözleşme ilişkisine uygun olup olmadığı ayrıca denetlenir.
Sık yapılan hatalar
| Yanlış | Doğru |
|---|---|
| “Sözleşmede iade edilmez yazıyor, param yandı.” | Fesih haksızsa kalan süreye isabet eden bedelin iadesi istenebilir. |
| “Ödediğim her kuruşu geri alırım.” | Malzeme ve ekipman karşılığı ödenen ve iade edilmeyen kısım düşülür. |
| “Cezaî şart fahiş, tamamen reddedilir.” | Hâkim aşırı ceza koşulunu kendiliğinden indirir; tümüyle ret doğru değildir. |
| “Sözleşmedeki tüm cezaî şartları toplarım.” | Aynı eylem için iki ayrı cezaî şart öngörülmüşse ikincisi talep edilemez. |
| “Alt franchise sözleşmem sürüyor, markayı kullanabilirim.” | Ana franchise sona erdiğinde kullanım hakkı düşer; alt ilişki marka sahibini bağlamaz. |
| “Bedeli ana bayiye ödedim, marka sahibi bana dokunamaz.” | Ödeme, marka sahibine karşı savunma sağlamaz; talebiniz ana bayiye yöneliktir. |
| “Alacağımı sonra ıslahla artırırım.” | On yıllık zamanaşımı ıslah tarihinde dolmuşsa artırılan kısım reddedilir. |
| “İşyerini ne zaman boşaltsam fark etmez.” | Fesihten sonraki kullanım işgal tazminatı doğurur; boşaltmaya hazır olduğunuzu yazılı bildirin. |
| “Üç kat vekâlet ücreti kaydı sadece onların işine yarar.” | Dava kısmen kabul edilirse bu kayıt karşı taraf yönünden de değerlendirilir. |
Franchise sözleşmesi kanunda düzenlenmiş midir?
Hayır. Franchise sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıca düzenlenmemiş, atipik (isimsiz) bir sözleşmedir. Geçerliliği sözleşme özgürlüğüne dayanır; uyuşmazlıklar genel hükümler ve sözleşme metni birlikte değerlendirilerek çözülür.
Franchise sözleşmesi yazılı olmak zorunda mıdır?
Kanunda özel bir şekil şartı öngörülmemiştir. Ancak marka kullanımına, cezaî şartlara ve rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ispatı bakımından yazılı yapılması fiilen zorunludur; uygulamada sözleşmeler her zaman yazılıdır.
Sözleşme haksız feshedilirse ödediğim bedeli geri alabilir miyim?
Uygulamada, feshin haklı bir nedene dayanmadığı belirlendiğinde, ödenen bedelin sözleşme süresine oranlanarak fesih tarihinden sonraki döneme isabet eden kısmının iadesine hükmedilmektedir. Sözleşmedeki “iade edilmez” kaydı bu sonucu tek başına engellememektedir.
Bedelin tamamı iade edilir mi?
Hayır. Bedelin malzeme, ekipman ve benzeri karşılıklara ilişkin kısmı, bunlar iade edilmemişse geri istenemez. Bu nedenle bedelin hangi kalemler için ödendiğinin faturalarla ayrıştırılabilir olması önemlidir.
Yaptığım yatırımların bedelini isteyebilir miyim?
Sözleşmeden doğan bir yükümlülük gereği yapılmış ve faturalandırılmış giderler talep edilebilmektedir; örneğin kurumsal tabela ve araç giydirme bedelleri. Sözleşmede öngörülmeyen ve belgelenmeyen harcamalar bakımından talep güçleşir.
Cezaî şart sınırsız mı kararlaştırılabilir?
Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir; ancak hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m. 182/son). Yargıtay uygulamasında ölçüt, borçlunun ekonomik mahvına sebep olmayacak makul bir tutardır.
Cezaî şart fahişse tamamen reddedilir mi?
Hayır. Sözleşmeyi haklı sebeple fesheden taraf cezaî şarta hak kazanmıştır; mahkemenin yapması gereken, talebi tümüyle reddetmek değil, makul bir miktara indirmektir.
Aynı davranış için birden fazla cezaî şart istenebilir mi?
Hayır. Yargıtay, aynı konuda iki ayrı cezaî şart kararlaştırılmasının ekonomik sözleşme özgürlüğünü ahlâk ve adaba aykırı biçimde kısıtladığını, bu nedenle ikinci cezaî şartın talep edilemeyeceğini kabul etmiştir.
Ana franchise sözleşmesi sona ererse benim alt sözleşmem ne olur?
Marka üzerindeki kullanım hakkınız sona erer. Alt franchise sözleşmenizin süresinin dolmamış olması marka sahibine karşı sonuç doğurmaz; bu ilişki nispî niteliktedir. Ödediğiniz bedele ilişkin talebinizi ana bayiye yöneltmeniz gerekir.
Marka sahibi verdiği izni geri alabilir mi?
Yargıtay, marka sahibinin yazılı sözleşmeyle veya fiilen göz yumduğu marka kullanımına istediği zaman son verebileceğini kabul etmektedir. Kullanıma devam edilmesi marka hakkına tecavüz oluşturur.
Alacaklarım hangi sürede zamanaşımına uğrar?
Franchise sözleşmesinden kaynaklanan cezaî şart, fesih tazminatı ve isim hakkı bedeli gibi talepler sözleşme ilişkisine dayandığından on yıllık zamanaşımına tabidir. Uzun süren yargılamalarda ıslahla artırılan kısım zamanaşımına uğrayabilir.
Teminat mektubum paraya çevrildi, ne yapabilirim?
Mektubun hangi alacak kalemleri için paraya çevrildiğinin ve bu işlemin sözleşme ilişkisine uygun olup olmadığının belirlenmesini isteyebilirsiniz. Dayanaksız veya talep edilemez nitelikteki cezaî şartlara mahsuben paraya çevrilmişse iadesi gündeme gelir.
Fesihten sonra işyerini boşaltmazsam ne olur?
Sözleşmenin feshinden sonra kullanımı sürdürmeniz hâlinde işgal tazminatı doğar. Boşaltmaya hazır olduğunuzu yazılı olarak bildirmeniz ve fiilî tahliye tarihini belgelemeniz, tazminatın hesaplanacağı dönemi sınırlar.
Sözleşmedeki “üç kat vekâlet ücreti” kaydı geçerli mi?
Tacirler basiretli davranmakla yükümlü olduğundan bu tür kayıtlar uygulanabilmektedir. Ancak dava kısmen kabul edilmişse, kayıt yalnız davacı lehine değil, karşı taraf yönünden de değerlendirilmelidir.
Hangi mahkeme görevlidir?
Uyuşmazlık ticarî nitelikte olduğundan kural olarak asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Talep, tescilli bir sınai hakka tecavüz iddiasına dayanıyorsa fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemeleri devreye girer; bu ayrım dava açılırken dikkatle yapılmalıdır.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 26-27 — Sözleşme özgürlüğü ve kesin hükümsüzlük
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 179-182 — Ceza koşulu ve indirilmesi
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112-126 — Borca aykırılık, temerrüt ve dönme/fesih
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 — On yıllık genel zamanaşımı
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 77 vd. — Sebepsiz zenginleşme
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 583 vd. — Kefalet ve şekil şartları
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18 — Basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 22 — Ticarî işlerde ceza koşulunun indirilmesi
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 54-56 — Haksız rekabet
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 7, 24, 148 — Marka hakkı, lisans ve devir
- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 4-5 — Dikey anlaşmalar ve muafiyet
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176 vd. — Islah
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Cezaî şart (TBK m. 179), Acentelik ve denkleştirme tazminatı, Marka hakkına tecavüz, Haksız rekabet davası, Rekabet yasağı sözleşmesi, Simsarlık sözleşmesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Franchise uyuşmazlıklarında sonuç, büyük ölçüde sözleşme metnine, feshin haklılığına ve ödemelerin kalem kalem belgelenmesine bağlıdır.