Davalıyım Ama Ben de Alacaklıyım: Karşı Dava Mı Açmalıyım? Şartları ve Süresi (HMK m.132-134)

Davalıyım Ama Ben de Alacaklıyım: Karşı Dava Mı Açmalıyım? Şartları ve Süresi (HMK m.132-134)

Kısaca

  • Karşı dava, davalının aynı yargılama içinde davacıya karşı kendi talebini hüküm altına aldırmak için açtığı bağımsız bir davadır.
  • İki şartı vardır: asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması ve iki talep arasında takas-mahsup ilişkisi ya da bağlantı bulunması.
  • Süre kesindir: karşı dava cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır.
  • Süresinden sonra açılırsa dava reddedilmez; mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.
  • Şartlar gerçekleşmeden açılırsa da sonuç aynıdır: ayırma, gerekirse görevli mahkemeye gönderme.
  • Karşı davaya karşı dava açılamaz (HMK m. 132/3); ancak bu, karşı davanın ayrılıp bağımsız hâle gelmesi durumunu kapsamaz.
  • HMK m. 132’de karşı davanın kimlere karşı açılabileceğine dair kısıtlayıcı bir hüküm yoktur; Yargıtay bunu üçüncü kişilere de yöneltilebilir biçimde yorumlamaktadır.
  • Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülmesine engel değildir.
  • Karşı dava bağımsız bir davadır: ayrıca harca tabidir ve dava şartları asıl davadan ayrı incelenir.
  • Takas için karşı dava zorunlu değildir; takas bir def’i olarak da ileri sürülebilir.
  • Ancak takas edilecek karşı alacak asıl davadaki alacaktan fazlaysa ve bu fazlalık hüküm altına aldırılmak isteniyorsa karşı dava gerekir.
  • Takas def’i cevap süresinden sonra ileri sürülürse savunmanın genişletilmesi sayılır ve karşı tarafın muvafakati aranır.

Kısa cevap: Karşı dava, davalının aynı yargılama içinde davacıya karşı kendi talebini hüküm altına aldırmak için açtığı bağımsız bir davadır ve karşı dava cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır. Süresinden sonra açılırsa dava reddedilmez; mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.

Bir alacak davasında davalı konumuna düşen kişinin elinde çoğu zaman kendi alacağı da vardır. Bu durumda iki yol açıktır: ya karşı alacağı savunma olarak ileri sürmek ya da aynı dosyada karşı dava açarak hüküm altına aldırmak. Seçim, yalnızca usulî bir tercih değildir; hangi yolun seçildiği alınacak sonucu doğrudan belirler.

Uygulamada en sık yapılan hata, karşı davanın süresini kaçırmak ve takas def’i ile karşı davayı birbirinin yerine kullanmaktır. Bu yazıda karşı davanın şartları, süresi ve takas def’inden farkı, güncel Yargıtay kararlarıyla ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

Karşı davanın şartları HMK m. 132’de düzenlenmiştir:

“(1) Karşı dava açılabilmesi için;

a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması,

b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır.

(2) Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.

(3) Karşı davaya karşı, dava açılamaz.”

Açılma şekli ve süresi HMK m. 133’te, asıl davanın sona ermesinin etkisi ise m. 134’te gösterilmiştir:

“(1) Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır.

(2) Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.” (m. 133)

“Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz.” (m. 134)

Karşı dava mı, takas def’i mi?

ÖlçütKarşı davaTakas def’iMahsup itirazı
NiteliğiBağımsız davaDef’i (yenilik doğuran hak)İtiraz
HarçAyrıca alınırAlınmazAlınmaz
SüreCevap dilekçesi / esasa cevap süresiSüreye tabi değil; sonrası savunmanın genişletilmesiHer zaman
Fazla alacağın tahsiliMümkünMümkün değilMümkün değil
Karşı tarafın muvafakatiAranmazSüre geçmişse aranırAranmaz
Ayrı alacak var mı?EvetEvet, bağımsız iki alacakHayır; tek alacaktan indirim
Hüküm altına almaKarar verilirYalnızca sona erme sonucuAlacağın gerçek miktarı belirlenir

Kritik nokta: Karar verilirken şu soru belirleyicidir: karşı alacağınız, asıl davadaki alacaktan fazla mı? Değilse takas def’i yeterlidir; borcunuz karşı alacak tutarınca sona erer ve harç ödemezsiniz. Fazlaysa ve bu fazlalığı da tahsil etmek istiyorsanız takas def’i yetmez; karşı dava açmanız gerekir. Ayrıca takas ile mahsup karıştırılmamalıdır: takasta birbirinden bağımsız iki alacak vardır ve takas yenilik doğuran bir haktır; mahsupta ise tek bir alacağın gerçek tutarı belirlenir ve indirilecek meblağ bir karşı alacak değildir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Tebliğ tarihini hemen kaydedin. Karşı dava süresi esasa cevap süresine bağlıdır; bu süre kaçırıldığında dosya ayrılır ve avantaj kaybedilir.
  2. Karşı alacağınızı tutar olarak belirleyin. Asıl davadaki alacaktan az mı çok mu olduğu, yol seçiminin tek ölçütüdür.
  3. Bağlantıyı dilekçede açıkça kurun. İki talebin aynı veya benzer sebeplerden doğduğunu, biri hakkındaki hükmün diğerini etkileyeceğini yazın.
  4. Takas mı mahsup mu, doğru adlandırın. Ayrı bir hukukî ilişkiden doğan karşı alacak takas; aynı alacaktan indirim ise mahsuptur.
  5. Karşı dava harcını yatırın. Karşı dava bağımsız bir davadır; harç yatırılmazsa dava şartı eksikliği doğar.
  6. Dava şartlarını ayrıca denetleyin. Görev, yetki, hukukî yarar gibi şartlar karşı dava için ayrı ayrı incelenir.
  7. Görev sorununu önceden çözün. Karşı dava başka bir mahkemenin görevine giriyorsa dosya ayrılarak görevli mahkemeye gönderilir.
  8. Kesin yetki yoksa yetki sorunu yaratmayın. Kesin yetkinin bulunmadığı hâllerde asıl davaya bakan mahkeme karşı davaya da yetkilidir.
  9. Üçüncü kişiye yöneltme ihtimalini değerlendirin. HMK m. 132’de kısıtlayıcı hüküm bulunmadığından, bağlantı varsa karşı dava asıl davanın davacısı dışındaki kişilere de yöneltilebilir.
  10. Asıl davanın sona ermesinden endişe etmeyin. Feragat, kabul veya başka bir sebeple asıl dava bitse de karşı dava görülmeye devam eder.
  11. Süreyi kaçırdıysanız ayrılmayı kabullenip devam edin. Ayrılan dava bağımsız hâle gelir; hak kaybı değil, birlikte görülme avantajının kaybı söz konusudur.
  12. Takas def’ini geç ileri sürecekseniz muvafakati gündeme getirin. Cevap süresinden sonraki def’i savunmanın genişletilmesidir; karşı taraf itiraz ederse dikkate alınmaz.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5979, K. 2022/7891, 10.10.2022

Karşı davanın çerçevesi ve bağımsızlığı: Boşanma davasından ayrılarak bağımsız hâle gelen mal rejiminin tasfiyesi davasında, kadın tarafından karşı dava ile açılan ziynet alacağı davası “karşı davaya karşı açılmış dava” sayılarak usulden reddedilmişti. Daire önce kurumun sınırlarını çizmiştir: karşı davanın açılabilmesi için “a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır.” Ardından niteliğini belirtmiştir: “Kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkilidir. Karşı dava bağımsız ayrı bir davadır. Bu nedenle de harca tabidir. Dava şartları asıl dava ve karşı dava için ayrı ayrı incelenir.” Somut olayda, ayrılarak bağımsız dava hâline gelen dosyada açılan karşı davanın esasına girilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, ilk derece kararı BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5392, K. 2024/5367, 04.07.2024

Karşı dava yalnızca asıl davanın davacısına karşı açılmak zorunda değildir: Mal rejiminin tasfiyesi davasında davalı, karşı davayı asıl davanın davacısı dışındaki bir kişiye de yöneltmiş; yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi bunu kabul etmeyerek davayı ayırıp usulden reddetmişti. Daire kanunun sessizliğine dikkat çekmiştir: “Karşı dava açılabilmesinin şartları 6100 sayılı Kanun’un 132 nci maddesinin birinci fıkrasında… olarak açıklanmış olup bu iki şart dışından karşı davanın kimlere karşı açılabileceğine yönelik aynı Kanun’da kısıtlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır.” Bağlantı ölçütünü de uygulamıştır: “asıl dava ve karşı dava olarak açılan işbu davanın aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğduğu ve de biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğundan davalar arasında bağlantı da olduğu anlaşılmakla; Mahkemece davaların ayrılarak yazılı şekilde usul ekonomisi ilkesine de aykırı olacak şekilde dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.” Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, ilk derece kararı BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/5107, K. 2023/2178, 12.09.2023

Takas için karşı dava zorunlu değildir — bir sınırla: Yediemin ücreti alacağı davasında davalı idare, davacının kendisine olan borçlarını ileri sürerek mahsup savunmasında bulunmuştu. Daire önce takasın kaynağını hatırlatmıştır: “6098 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesi gereğince, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.” Ardından karşı davanın ne zaman gerekli olduğunu belirlemiştir: “Takas için mutlaka karşılık dava açılması zorunlu değildir. Davalı, karşılık dava açmadan da takas savunmasında bulunmakla yetinebilir. Bununla birlikte davalının takas etmek istediği karşılık alacağın miktarı asıl davada istenen alacaktan daha fazla ise ve davalı bu fazla alacağını hüküm altına aldırmak istiyorsa karşı dava açılması gerekir.” Somut olayda takas def’inin hiç değerlendirilmemesi bozma sebebi sayılmıştır. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ORTADAN KALDIRILMIŞ, ilk derece kararı davalı yararına BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/8475, K. 2023/633, 16.03.2023

Geç ileri sürülen takas def’i savunmanın genişletilmesidir: Devre tatil sözleşmesinin iptali davasında davalı, davacının tesisten yararlandığını ileri sürerek kullanım bedelinin mahsubunu istemişti. Daire, iki yolun birbirini dışlamadığını açıklamıştır: “Davalı kendisinin de davacıdan, alacaklı olduğunu bildirerek bu alacağı ile davacıya olan borcunun takas edilmesini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 132 nci maddesi ile hüküm altına alınan karşılık dava ile isteyebilir. Ancak… takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır.” Süre bakımından ise sınırı koymuştur: “ilk itirazlardan farklı olarak, def’ilerin esasa cevap süresi içinde bildirilmeleri zorunlu değildir… Ne var ki, bir def’inin esasa cevap süresi geçtikten sonra bildirilmesi savunmanın genişletilmesi anlamına geleceğinden, böylesi bir def’inin mahkemece dikkate alınabilmesi için, karşı tarafın buna muvafakat etmiş olması gerekir.” Somut olayda açılmış bir karşı dava ve usulüne uygun mahsup talebi bulunmadığından, davalının bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Sonuç: Karar gerekçesi DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMIŞTIR (oy birliği).

Dört karar, karşı dava kurumunun dört ayrı yüzünü gösterir. İlk halka şartlar ve niteliktir. Kanun iki şart arar: asıl davanın derdest olması ve iki talep arasında takas-mahsup ilişkisi ya da bağlantı bulunması. Bağlantı ölçütü HMK m. 166/4’ten alınır: davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması. Bu şartların yokluğu davayı sona erdirmez; sonuç yalnızca ayırmadır. Aynı şey süre bakımından da geçerlidir. Karşı davanın bağımsız bir dava olması ise iki pratik sonuç doğurur: ayrıca harca tabidir ve dava şartları asıl davadan bağımsız incelenir.

İkinci halka tarafların belirlenmesidir ve burada 2024 tarihli karar önemli bir açılım getirir. Öğretide karşı davanın yalnızca asıl davanın davacısına karşı açılabileceği yaygın biçimde savunulur; nitekim yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi de bu görüşü uygulamıştı. Daire ise kanun metnine dönerek HMK m. 132’de kimlere karşı açılabileceğine dair kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığını saptamış ve bağlantı varsa üçüncü kişiye yöneltilen karşı davanın ayrılmasını usul ekonomisine aykırı bulmuştur. Uygulamada bu, aynı olgudan doğan çok taraflı uyuşmazlıkların tek dosyada görülmesine imkân tanır.

Üçüncü halka karşı dava ile takas def’i arasındaki seçimdir ve pratikte en çok kayba yol açan nokta budur. Takas, TBK m. 143 uyarınca borçlunun tek taraflı beyanıyla gerçekleşen yenilik doğuran bir haktır; bunun için ayrı bir dava ya da karşı dava açılması gerekmez. Ancak takasın etkisi sınırlıdır: yalnızca borcu, karşı alacak tutarınca sona erdirir. Karşı alacak asıl davadaki alacaktan fazlaysa, aradaki farkın tahsili için mutlaka karşı dava gerekir. Bu ayrım ihmal edildiğinde davalı, aslında alacaklı olduğu tutarı hiç talep edememiş olarak dosyadan çıkar.

Dördüncü halka zamanlamadır. Def’iler ilk itirazlardan farklı olarak esasa cevap süresi içinde bildirilmek zorunda değildir; bu nedenle takas def’i teorik olarak sonradan da ileri sürülebilir. Ne var ki cevap süresi geçtikten sonra bildirilen def’i, savunmanın genişletilmesi sayılır ve dikkate alınabilmesi karşı tarafın muvafakatine bağlıdır. Karşı davada ise böyle bir esneklik yoktur: süre geçtiğinde mahkeme davaları ayırır ve birlikte görülme avantajı kaybedilir.

Son olarak takas ile mahsubun ayrımı: takasta birbirinden bağımsız iki alacak vardır ve takas beyanı her iki alacak üzerinde etki doğuran yenilik doğuran bir haktır. Mahsupta ise tek bir alacak bulunur; yapılan işlem, o alacağın gerçek tutarını belirlemek üzere belirli kalemlerin indirilmesidir. Bu nedenle mahsup bir def’i değil itirazdır, ayrı davaya ya da karşı davaya konu edilmesi gerekmez ve her aşamada ileri sürülebilir. Dilekçede yanlış adlandırma yapılması, talebin süre yönünden değerlendirilmesini değiştirebileceğinden dikkat edilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Karşı davayı cevap süresinden sonra açmakSüre kaçırılırsa mahkeme davaları ayırır; birlikte görülme avantajı kaybedilir
Karşı alacak fazlayken yalnızca takas def’i ileri sürmekFazlalığı tahsil etmek için karşı dava açılması gerekir
Karşı dava harcını yatırmamakKarşı dava bağımsız bir davadır ve ayrıca harca tabidir
Takas ile mahsubu aynı saymakTakas bağımsız iki alacak arasında yenilik doğuran bir haktır; mahsup tek alacaktan indirimdir
Geç ileri sürülen takas def’ine itiraz etmemekİtiraz edilmezse savunmanın genişletilmesine zımnen rıza gösterilmiş sayılabilir
Karşı davanın üçüncü kişiye yöneltilemeyeceğini varsaymakHMK m. 132’de kısıtlayıcı hüküm yoktur; bağlantı varsa yöneltilebilir
Asıl dava sona erince karşı davanın da düşeceğini sanmakHMK m. 134 uyarınca karşı dava görülmeye devam eder
Karşı davanın dava şartlarını denetlemeden açmakGörev, yetki ve hukukî yarar karşı dava için ayrı ayrı incelenir
Ayrılan karşı davada yargılamayı takip etmemekAyrılan dava bağımsız hâle gelir ve kendi esasında görülmeye devam eder
Karşı dava nedir?

Davalının, görülmekte olan davada davacıya karşı kendi hakkının da hüküm altına alınmasını isteyerek açtığı bağımsız davadır. Aynı dosyada görülür ancak ayrı bir dava niteliğindedir.

Karşı dava hangi şartlarla açılabilir?

Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması ile karşı davadaki talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisi ya da bağlantı bulunması gerekir.

Bağlantı ne demektir?

Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunmasıdır. Bu ölçüt HMK m. 166/4’ten alınmıştır.

Karşı dava ne zamana kadar açılabilir?

Cevap dilekçesiyle birlikte veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilerek. Süresinden sonra açılırsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.

Süreyi kaçırırsam davam reddedilir mi?

Hayır. Süresinden sonra açılan karşı dava reddedilmez; asıl davadan ayrılarak bağımsız bir dava olarak görülmeye devam eder. Kaybedilen şey, birlikte görülmenin sağladığı usul ekonomisidir.

Karşı dava için ayrıca harç ödenir mi?

Evet. Karşı dava bağımsız bir dava olduğundan ayrıca harca tabidir ve dava şartları asıl davadan ayrı incelenir.

Karşı davaya karşı dava açılabilir mi?

HMK m. 132/3 uyarınca hayır. Ancak karşı dava asıl davadan ayrılarak bağımsız bir dava hâline gelmişse, bu yeni dosyada karşı dava açılmasının önünde engel bulunmaz.

Karşı dava sadece davacıya mı yöneltilebilir?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli kararına göre HMK m. 132’de karşı davanın kimlere karşı açılabileceğine dair kısıtlayıcı bir düzenleme bulunmamaktadır; bağlantı varsa üçüncü kişilere de yöneltilebilir.

Asıl dava sona ererse karşı dava ne olur?

HMK m. 134 uyarınca asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz.

Takas için karşı dava açmam şart mı?

Hayır. Takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir; dava içinde def’i olarak ileri sürülebilir. Ayrıntı için takas yazımıza bakabilirsiniz.

Karşı alacağım daha fazlaysa ne yapmalıyım?

Takas def’i yalnızca borcu karşı alacak tutarınca sona erdirir. Aradaki fazlalığı da tahsil etmek istiyorsanız karşı dava açmanız gerekir.

Takas def’ini sonradan ileri sürebilir miyim?

Def’iler cevap süresi içinde bildirilmek zorunda değildir. Ancak süre geçtikten sonra bildirilen def’i savunmanın genişletilmesi sayılır ve dikkate alınabilmesi karşı tarafın muvafakatine bağlıdır.

Mahsup itirazı için de karşı dava gerekir mi?

Hayır. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemeye yönelik bir itirazdır; karşı dava olarak ileri sürülmesi ya da ayrı bir davaya konu edilmesi gerekmez.

Karşı dava başka bir mahkemenin görevine giriyorsa ne olur?

Mahkeme davaların ayrılmasına ve gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.

Yetki bakımından hangi mahkeme karşı davaya bakar?

Kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde asıl davaya bakan mahkeme karşı davaya bakmaya da yetkilidir.

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 30 — Usul ekonomisi ilkesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114-115 — Dava şartları
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 132 — Karşı dava açılabilmesinin şartları
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 133 — Karşı davanın açılması ve süresi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 134 — Asıl davanın sona ermesi
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141 — İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 166 — Davaların birleştirilmesi ve bağlantı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 139-145 — Takas
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu — Karşı davada harç

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: takas, dava şartları, taraf sıfatı ve dava ehliyeti, kesin süre, borçlunun temerrüdü.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta yol seçimi, karşı alacağın tutarına ve talebin niteliğine göre değişir. Cevap süresi dolmadan karar verilmesi, sonradan telafisi güç kayıpları önler.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Hâkimin Tarafsızlığından Şüphe Ediyorsam Ne Yapabilirim? Hâkimin Reddi (HMK m.36-43)

İçindekilerKanunî dayanakYasaklılık ile ret arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca İki ayrı kurum vardır:…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Özel Sektörde Kıdem Tazminatı Alma Yolları

İçindekilerÖzel Sektörde Kıdem Tazminatı Hakkı: Şartlar, İstisnalar ve Dikkat Edilmesi GerekenlerÖzel Sektörde Kıdem Tazminatı Almanın Yolları: İşçinin Haklarını…

16.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Tedbir Nafakası Nedir?

İçindekilerTedbir Nafakası: Boşanma Sürecinde Eş ve Çocukların Maddi GüvencesiTedbir Nafakası Nedir ve Kimler Talep Edebilir?Tedbir Nafakası: Boşanma Öncesi…

28.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

5 Yıl İkamet Şartı ile Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır?

İçindekiler5 Yıl İkamet Şartı ile Türk Vatandaşlığı: Türkiye’de Yeni Bir BaşlangıçYetkili Makam Kararı ile Türk Vatandaşlığının Kazanılması: 5…

21.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Vekalet Ücreti Hesaplama: Avukatınıza Ne Kadar Ödeyeceksiniz?

İçindekilerVekâlet Ücreti Nasıl Hesaplanır? 2025-2026 TarifesiMaktu ve nispi vekâlet ücretiMaktu ücretlerden örnekler (2025-2026)Nispi ücret dilimleriÖrnek: 1.200.000 TL’lik tazminat…

05.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Yabancı Eşten Boşanma Davası

İçindekilerYabancı Eşten Boşanma Davasının Hukuki DayanaklarıYabancı Eşten Boşanma Davasında Yetkili ve Görevli MahkemeGörevli MahkemeYetkili MahkemeYabancı Eşten Boşanma Davasında…

16.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara