Hava Yoluyla Yük Taşımada Taşıyıcının Sorumluluğu: Kilogram Sınırı, Değer Bildirimi ve İki Yıllık Süre

legapro kapak 16503 LegaPro Hukuk Hava Yoluyla Yük Taşımada Taşıyıcının Sorumluluğu: Kilogram Sınırı, Değer Bildirimi ve İki Yıllık Süre
Kısaca
  • Hava yoluyla yapılan iç taşımalarda 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, bu Kanunda hüküm yoksa Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler, onlarda da yoksa Türk Ticaret Kanunu uygulanır.
  • Uluslararası taşımalarda doğrudan Varşova veya Montreal Sözleşmesi uygulanır; hangisinin uygulanacağı taşıma tarihine ve karşı devletin taraf olup olmamasına göre değişir.
  • Taşıyıcının yük üzerindeki sorumluluğu, yükün teslim alınmasıyla başlar, sözleşmeye uygun teslimle sona erer.
  • Yükün havaalanında antrepoya teslimi, taşıyıcıya teslim niteliğindedir; antrepo işletmecisi “taşıyıcının adamı” sayılabilir.
  • Kural, sınırlı sorumluluktur: değer bildirimi yapılmamışsa tazminat kilogram başına belirli bir SDR (Özel Çekme Hakkı) tutarıyla sınırlıdır.
  • Gönderici, yükü teslim ederken özel değer bildiriminde bulunur ve gerekiyorsa ek ücret öderse sınır bildirilen tutara yükselir.
  • Hava yük senedinde “değer beyan edilmemiştir” kaydı varsa, faturanın senede eklenmiş olması değer bildirimi sayılmaz.
  • Sınırsız sorumluluk için zararın kast ya da zararın doğması ihtimalini bilerek dikkatsizce yapılan bir hareket veya ihmalden doğduğu ispatlanmalıdır (TSHK m. 126).
  • Taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının gerekli bütün tedbirleri aldığını veya alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulur (TSHK m. 123).
  • Akdî taşıyıcı ile fiilî taşıyıcı göndericiye karşı müteselsilen sorumludur; aralarındaki kusur dağılımı rücû ilişkisinin konusudur.
  • Hasar taşıyıcının kendi tuttuğu tutanak ve yazışmalarla biliniyorsa ayrıca hasar ihbarı aranmayabilir.
  • Montreal Sözleşmesi m. 35 uyarınca dava, varış tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmalıdır; süre geçerse hak sona erer.

Hava kargo, yüksek değerli ve zaman baskısı altındaki yükler için tercih edilir: tıbbi cihaz, ilaç, yedek parça, numune. Bu yüzden bir koli kaybolduğunda ya da bir makine hasarlı çıktığında ortaya çıkan zarar, taşıma ücretinin yüzlerce katı olabilir.

Ancak hava taşıma hukuku bu zararı olduğu gibi karşılamaz. Rejimin merkezinde, 1929 Varşova Sözleşmesi’nden bu yana korunan bir denge vardır: taşıyıcı ağır bir özen borcu altındadır, buna karşılık sorumluluğu kural olarak yükün ağırlığına bağlı bir üst sınırla kayıtlıdır. Aşağıda bu sınırın nasıl işlediğini, ne zaman kalktığını ve hangi süreye tabi olduğunu ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu
m. 122 — Gecikmeden doğan zarar: “Taşıyıcı, havayolu ile yolcu, bagaj veya yükün taşınmasındaki gecikmeden doğan zarardan sorumludur.”

m. 123 — Taşıyıcının sorumluluktan kurtulması: “Taşıyıcı, kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli olan bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumlu değildir.”

m. 126 — Sınırsız sorumluluk: “Zararın, taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispat edildiği takdirde; bu Kanunda öngörülen sorumluluk sınırları uygulanmaz. Ancak, taşıyıcının işçileri veya temsilcileri gibi yardımcı kişilerinin meydana getirdiği sınırsız sorumluluk talebine mevzu olan zarar hakkında Borçlar Kanununun 55 inci madde hükümleri saklıdır.”
TSHK m. 106 ve m. 124 (kararlarda aktarıldığı şekliyle)
m. 106: “Havayolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda; bu Kanunda hüküm bulunmadıkça, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.”

m. 124: “Taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova’da imzalanan ve Uluslararası Hava Taşımaları’na İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu Sözleşmeyi değiştiren Türkiye’nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre tayin olunur. Taşıyıcı, birinci fıkrada anılan sözleşme ve protokoller ile öngörülmüş bulunan sınırların yükseltilmesine ilişkin özel anlaşmalar yapmak veya bu nitelikteki anlaşmalara katılmak yetkisini haizdir.”
Varşova Sözleşmesi m. 22/2-a (Lahey Protokolü ile değişik hâliyle, kararlarda aktarıldığı şekliyle)
“Kayıtlı bagaj ve yük taşımasında taşıyıcının sorumluluğu, kilogram başına ikiyüz elli frankla sınırlandırılmıştır; meğer ki, yolcu veya gönderici, paket taşıyıcıya verilirken, varış yerinde teslimi anındaki değerini gösteren özel bir bildirimde bulunmuş ve gerekiyorsa, ek bir meblağ ödemiş olsun. Bu durumda taşıyıcı, ödeyeceği meblağın, bagaj veya yükün, yolcu veya gönderici için, varış yerinde teslimi anındaki gerçek değerinden daha büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağı aşmayan bir meblağ ödemekle yükümlüdür.”

Sorumluluğun çerçevesi

SoruCevap
Hangi hukuk uygulanır?İç taşımada TSHK; uluslararası taşımada Türkiye’nin taraf olduğu sözleşme (Varşova veya Montreal)
Sorumluluk ne zaman başlar?Yükün taşıyıcının muhafaza ve nezaretine girmesiyle; havaalanı antreposuna teslim de buna dâhildir
Sorumluluğun türü nedir?Ziya ve hasarda ağırlaştırılmış; gecikmede kurtuluş beyyinesi mümkün
Tazminatın üst sınırıDeğer bildirimi yoksa kilogram başına belirlenen SDR tutarı
Sınır nasıl yükseltilir?Teslimde özel değer bildirimi ve gerekiyorsa ek ücret ödenmesiyle
Sınır ne zaman kalkar?Kast veya zararın doğması ihtimalini bilerek dikkatsiz hareket ispatlanırsa
Kim davalı olur?Akdî taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen; taşıyıcının adamları da sınırdan yararlanır
Dava süresiMontreal Sözleşmesi m. 35 uyarınca iki yıl
Manevî tazminatMalın hasarlanması veya geç teslimi kural olarak kişilik hakkı ihlali sayılmaz
Kritik nokta. Hava kargoda tazminatın büyüklüğünü belirleyen tek cümle çoğu zaman hava yük senedinin (air waybill) küçük bir kutusudur. “Declared Value for Carriage” hanesine “NVD” (No Value Declared) yazılmışsa, taşınan makinenin faturası iki yüz bin dolar da olsa tazminat, yükün kilogramı üzerinden hesaplanan sınırla kayıtlı kalır. Faturanın senede eklenmiş olması bu sonucu değiştirmez. Değer bildirimi ek ücret gerektirdiği için pratikte çoğu gönderici bunu yapmaz; ancak yüksek değerli yüklerde bu tasarruf, zarar hâlinde çok pahalıya mal olmaktadır. Alternatif, taşıma ücretini artırmak yerine nakliyat sigortası yaptırmaktır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Taşımanın iç hat mı yoksa uluslararası mı olduğunu belirleyin; uygulanacak rejim buna göre değişir.
  2. Uluslararası taşımada karşı devletin Montreal Sözleşmesi’ne taraf olup olmadığını kontrol edin; taraf değilse Varşova rejimi ya da TSHK gündeme gelir.
  3. Yüksek değerli yükte hava yük senedine özel değer bildirimi yazdırın ve gerekiyorsa ek ücreti ödeyin; senedin okunaklı bir suretini saklayın.
  4. Değer bildirimi yapmayacaksanız yükü nakliyat sigortasıyla teminat altına alın; sigorta bedeli, sınırlı sorumluluk ile gerçek değer arasındaki farkı kapatır.
  5. Özel taşıma koşullarını (soğuk zincir, sıcaklık aralığı, kırılganlık, acil kod) senede ve talimatlara açıkça yazdırın; bu kayıtlar ağır kusur tartışmasında belirleyici olur.
  6. Teslim alırken yükü açarak kontrol edin; hasar varsa teslim belgesine ihtirazî kayıt düşün ve fotoğraflayın.
  7. Hasar veya kayıp ihbarını yazılı yapın ve sözleşmedeki kısa ihbar sürelerine uyun; taşıyıcının kendi hasar raporu varsa bunu dosyanıza ekleyin.
  8. Zararı bağımsız bir ekspertiz raporuyla belgeleyin; ürünün tamamının kullanılamaz hâle geldiğini iddia ediyorsanız bunu teknik olarak gösterin.
  9. Davayı hem akdî taşıyıcıya hem fiilî taşıyıcıya yöneltin; hangisinin hangi aşamada zilyet olduğunu belgeleyin.
  10. Sınırsız sorumluluk iddiasında bulunacaksanız kastı ya da “zararın doğması ihtimalini bilerek dikkatsizce hareket”i somut delillerle kurun; salt ihmal iddiası yeterli görülmemektedir.
  11. İki yıllık süreyi, yükün ulaşması gereken tarihten hesaplayarak takvime alın; arabuluculukta geçen süre için durma kurallarını gözetin.
  12. Açılmamış sayılmayla sonuçlanan bir davanın süreyi kesme etkisinin ortadan kalkacağını unutmayın; ikinci davayı süreye güvenerek geciktirmeyin.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/3183, K. 2021/735, 10.06.2021

Havaalanı antreposuna teslim taşıyıcıya teslimdir; antrepo işletmecisi taşıyıcının adamı sayılabilir. Slovenya’ya ihraç edilmek üzere bir antrepoya teslim edilen emtia, havaalanında çıkan yangının antrepoya sirayet etmesiyle yanmıştır. Derece mahkemesi, antrepo işletmecisinin kusursuz olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve direnmiştir. Kurul çoğunluğu, uygulanacak hukuku ve sorumluluğun kapsamını ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur: “Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesi gereğince taşıyıcı, hava taşıması esnasında kayıtlı bagajın tahribi, kaybı veya hasara uğraması veya yükün tahrip, kayıp veya hasara uğraması hâlinde doğan zararlardan sorumludur… Örneğin gümrük mevzuatı gereğince yükün havaalanında antrepoya teslim edilmesi taşıyıcıya teslim niteliğinde olup, taşıyıcının sorumluluğu bu andan itibaren başlar.” Kararda ayrıca sorumluluğun niteliği de belirlenmiştir: taşıyıcı yolcu ve bagaj taşımasında her hâlde, yük taşımasında ise yalnız gecikme hâlinde kurtuluş beyyinesi getirebilir; “yük taşımasında ziya veya hasar hâlinde kurtuluş beyyinesi ikame etmesine imkân olmayacaktır. Bu durumda taşıyıcının yük taşımasında … ziya ve hasar sorumluluğu ile ilgili olarak mutlak sorumluluk ilkesi kabul edilmiştir.” Kurul, taşıyıcının adamı kavramını da geniş yorumlamış, “yer ulaşım hizmeti veren kişi, antrepo işletmecisi, yük kabul bürosu, alt taşıyıcılar hep taşıyıcının adamı olarak kabul edilmelidir” demiştir. Sonuç: direnme kararının değişik gerekçeyle BOZULMASINA, 10.06.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/801, K. 2024/277, 22.05.2024

Değer bildirimi yoksa sınırlı sorumluluk uygulanır; sınırsız sorumluluk için kast veya pervasızca hareket ispatlanmalıdır. KKTC’den İzmir’e taşınan üç koli tıbbî cihazdan biri kaybolmuş, kayıp kolinin fatura değeri 212.000 ABD doları olarak belirtilmiştir. Derece mahkemesi, kolinin teslim edilememesinin “en iyi ihtimalle” taşıyıcının veya adamlarının ihmalinden kaynaklandığı gerekçesiyle sınırsız sorumluluğa hükmetmiş ve direnmiştir. Kurul çoğunluğu bu yaklaşımı benimsememiştir. Kararda, uygulanacak hukuk bakımından KKTC’nin Montreal Sözleşmesi’ne taraf olmaması nedeniyle TSHK’nın uygulanacağı belirlenmiş; sınır bakımından ise “havayolu ile emtia taşımasında yük taşıyıcıya verilirken gönderici, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, taşıyıcının sorumluluğu kilogram başına 17 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlandırılmıştır” denilmiştir. Somut olayda hava senedinin ne gümrük değeri ne de taşıma değeri hanesinde beyan bulunduğu saptanmış ve şu sonuca varılmıştır: “dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında taşıma sırasındaki zararın oluşmasında davalının eyleminin sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıracak nitelikte pervasızca hareket yahut ağır ihmal olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.” Sonuç: direnme kararının BOZULMASINA, 22.05.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1216, K. 2025/893, 13.02.2025

Akdî ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludur; hasar taşıyıcının kendi raporuyla biliniyorsa ayrıca ihbar aranmaz. Kanada’dan Türkiye’ye getirilen 200.000 euro değerinde, brüt 1.717 kilogram ağırlığındaki bir makine, demonte hâlde dört koli olarak çekincesiz teslim alınmış, varışta antrepoda hasarlı bulunmuştur. Havayolu şirketinin kendi düzenlediği kargo hasar raporunda hasarın hatalı yüklemeden kaynaklandığı belirtilmiştir. Derece mahkemeleri, organizatör şirketin akdî, havayolu şirketinin fiilî taşıyıcı olduğunu ve Montreal Sözleşmesi’nin 18/1 ile 40, 41 ve 45. maddeleri uyarınca “davalılar … zarardan müteselsilen sorumlu oldukları”nı kabul etmiştir. Hasar ihbarı savunması, taşıyıcının kendi tuttuğu 25.12.2017 tarihli tutanak ve taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından “hasarın her iki davalı tarafından bilindiğinin açık olduğu, bu nedenle ayrıca bir hasar ihbarının aranmayacağı” gerekçesiyle reddedilmiştir. Tazminat, konşimentolarda kargo içeriğinin niteliği ve değeri belirtilmediğinden kilogram başına SDR sınırı üzerinden ve hasarın makinenin tamamının değerini etkilemesi nedeniyle dört kolinin toplam brüt ağırlığı esas alınarak hesaplanmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 13.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5776, K. 2025/3985, 03.06.2025

İki yıllık süre kaçırılırsa dava esasa girilmeden reddedilir. ABD’den ithal edilen ve bedeli peşin ödenen tıbbî malzeme, hava yoluyla taşınırken 22.08.2020 tarihinde zarara uğramış; alıcı şirket, emtianın teslimini ya da bedelin ödenmesini istemiştir. Dava ise 26.10.2022 tarihinde açılmıştır. Derece mahkemeleri, Montreal Sözleşmesi’nin 35. maddesi uyarınca iki yıllık sürenin uygulanacağını belirleyerek davayı süreden reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararında ayrıca iki önemli tespit yapılmıştır: daha önce aynı sebeple açılıp “açılmamış sayılmasına karar verildiği, davanın zamanaşımını kesme etkisinin dahi sona ereceği”; dava şartı arabuluculuğun başladığı ve bittiği tarihler arasında 6325 sayılı Kanun’un 16/2 hükmü uyarınca sürenin duracağı — ancak bu durma dikkate alınsa dahi davanın süresinde olmadığı. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 03.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu dört karar, hava kargo uyuşmazlıklarının sırayla geçtiği kapıları gösteriyor.

Birinci halka: önce hangi metnin uygulanacağı belirlenir. İç taşımada TSHK, uluslararası taşımada ise Türkiye’nin taraf olduğu sözleşme uygulanır. Ancak bu ayrım göründüğü kadar basit değildir: karşı devlet Montreal Sözleşmesi’ne taraf değilse o sözleşme uygulanmaz ve uyuşmazlık ya Varşova rejimine ya da TSHK’ya döner. 2024 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında KKTC’nin Montreal’e taraf olmaması, 2024 tarihli Daire kararında ise Irak’ın taraf olmaması bu sonucu doğurmuştur. Uygulanacak metin değiştiğinde sınırın hesaplanma biçimi de değişebildiğinden bu, teknik ama sonuç doğuran bir tespittir.

İkinci halka: taşıyıcının eli, uçaktan çok daha geniştir. 2021 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı, sorumluluğun yükün taşıyıcının muhafaza ve nezaretine girmesiyle başladığını, havaalanı antreposuna teslimin de taşıyıcıya teslim sayıldığını belirtir. Aynı kararda “taşıyıcının adamı” kavramı geniş yorumlanmış; yer hizmeti veren kişi, antrepo işletmecisi, yük kabul bürosu ve alt taşıyıcılar bu kapsama alınmıştır. Bunun iki yüzü vardır: zarar gören taraf için sorumluların çevresi genişler, ancak bu kişiler de taşıyıcıya tanınan sınırlı sorumluluktan yararlanır.

Üçüncü halka: ziya ve hasarda taşıyıcının kaçış kapısı dardır. 2021 tarihli karara göre taşıyıcı, yolcu ve bagaj taşımasında her hâlde, yük taşımasında ise yalnızca gecikme hâlinde “gerekli bütün tedbirleri aldım” savunmasını yapabilir; yükün ziyaı veya hasarında bu savunma kabul edilmemiştir. Yani gönderici için kusur ispatı sorunu neredeyse yoktur; asıl mücadele miktar üzerindedir.

Dördüncü halka: miktarı hava yük senedi belirler. Sınır, gönderici teslim anında özel bir değer bildiriminde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek ücreti ödemedikçe kilogram başına hesaplanır. 2024 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında, senedin gümrük değeri ve taşıma değeri hanelerinin boş bırakılmış olması belirleyici olmuş; faturanın senede ekli bulunması değer bildirimi sayılmamıştır. 2025 tarihli Daire kararında da aynı sonuç görülüyor: konşimentoda değer belirtilmediği için tazminat, makinenin fatura değeri değil, dört kolinin brüt ağırlığı üzerinden hesaplanmıştır. Buradan çıkan pratik ders açıktır: yüksek değerli yükte ya değer bildirimi yapılmalı ya da nakliyat sigortası devreye sokulmalıdır.

Beşinci halka: sınırsız sorumluluğun eşiği yüksektir. TSHK m. 126, sınırların uygulanmaması için zararın kast ya da “zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce” yapılan bir hareket veya ihmalden doğduğunun ispatını arar. 2024 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında, kolinin kaybolmasının “en iyi ihtimalle ihmalden” kaynaklandığı yolundaki tespit bu eşiği aşmaya yeterli görülmemiştir. Yani basit ihmal iddiası, sınırı kaldırmaz; ihmalin niteliği ayrıca ortaya konmalıdır. Buna karşılık soğuk zincirde taşınacağı senede yazılmış tıbbî malzemenin havaalanında soğuk zincir dışında bekletilmesi gibi, talimatın açıkça bilinerek ihlal edildiği durumlar bu tartışmayı gönderici lehine değiştirebilecek olgulardır.

Altıncı halka: iki taşıyıcı, tek sorumluluk. Kargo işlerinde çoğu zaman bir organizatör şirket sözleşmeyi yapar, taşımayı fiilen bir havayolu şirketi gerçekleştirir. 2025 tarihli Daire kararı, bu ikisinin göndericiye karşı müteselsilen sorumlu olduğunu teyit etmiştir; aralarındaki kusur dağılımı ise rücû ilişkisinin konusudur. Zarar gören için bu, davayı ikisine birlikte yöneltmenin en güvenli yol olduğu anlamına gelir.

Yedinci halka: ihbar bir şekil değil, bilgilendirme aracıdır. Hava taşıma sözleşmelerinde kısa hasar ihbar süreleri düzenlenir ve taşıyıcılar bunu düzenli olarak savunma yaparlar. 2025 tarihli Daire kararında bu savunma, hasarın taşıyıcının bizzat düzenlediği rapor ve taraflar arasındaki yazışmalarla bilindiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Yine de bu, ihbarın gereksiz olduğu anlamına gelmez; taşıyıcının kendi kayıtlarının bulunmadığı hâllerde süresinde yapılmış yazılı ihbar, davanın ön şartı gibi işlemektedir.

Sekizinci halka: iki yıl, her şeyi kapatır. Montreal Sözleşmesi m. 35, davanın varış tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmasını arar. 2025 tarihli onama kararı bu sürenin ne kadar sert uygulandığını gösteriyor: daha önce açılıp açılmamış sayılan davanın kesme etkisi ortadan kalkmış, arabuluculukta geçen durma süresi eklendiğinde dahi dava süresinde bulunmamıştır. Hava kargo uyuşmazlıklarında dosyanın ilk gününde yapılması gereken iş, bu tarihi hesaplamaktır.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
“Faturayı senede ekledim, değeri bildirmiş sayılırım.”Faturanın ekli olması özel değer bildirimi yerine geçmez.
“Zararım fatura değeri kadardır, o kadar alırım.”Değer bildirimi yoksa tazminat kilogram üzerinden hesaplanan sınırla kayıtlıdır.
“Kargo kayboldu, demek ki ağır kusur var.”Sınırsız sorumluluk için kast veya bilinçli dikkatsizlik ispatlanmalıdır.
“Yük henüz uçağa yüklenmemişti, taşıyıcı sorumlu değil.”Sorumluluk, yük taşıyıcının muhafaza ve nezaretine girdiği anda başlar.
“Antrepo işletmecisi ayrı bir şirket, ilgisi yok.”Antrepo işletmecisi taşıyıcının adamı sayılabilir.
“Sözleşmeyi organizatörle yaptım, havayolunu dava edemem.”Akdî ve fiilî taşıyıcı göndericiye karşı müteselsilen sorumludur.
“Hasarı telefonla bildirdim, yeterli.”İhbar yazılı ve süresinde yapılmalıdır; taşıyıcının kendi raporu varsa ayrıca aranmayabilir.
“Malım hasarlandı, manevî tazminat da isterim.”Malın hasarı ve geç teslimi kural olarak kişilik hakkı ihlali sayılmamaktadır.
“Daha önce dava açmıştım, süre kesildi.”Açılmamış sayılan davanın süreyi kesme etkisi ortadan kalkar.
Hava kargo hasarında hangi hukuk uygulanır?

İç taşımalarda 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu, bu Kanunda hüküm yoksa Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar, onlarda da yoksa Türk Ticaret Kanunu uygulanır. Uluslararası taşımalarda doğrudan taraf olunan sözleşme uygulanır.

Montreal mi Varşova mı uygulanır?

Taşıma sözleşmesinin tarihi ve karşı devletin Montreal Sözleşmesi’ne taraf olup olmadığı belirleyicidir. Karşı devlet Montreal’e taraf değilse Varşova rejimi veya TSHK devreye girer.

Taşıyıcının sorumluluğu ne zaman başlar?

Yükün taşıyıcının muhafaza ve nezaretine girmesiyle başlar, sözleşme koşullarına uygun teslimle sona erer. Havaalanında antrepoya teslim de taşıyıcıya teslim niteliğindedir.

Tazminat nasıl hesaplanır?

Gönderici özel değer bildiriminde bulunmamışsa, taşıyıcının sorumluluğu yükün kilogramı başına belirlenen Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarıyla sınırlıdır.

SDR nedir?

Uluslararası Para Fonu’nun hesap birimi olan Özel Çekme Hakkıdır. Tazminat, hükme esas alınan tarihteki SDR kuru üzerinden Türk lirasına çevrilerek hesaplanır.

Sınırı nasıl yükseltebilirim?

Yükü teslim ederken varış yerindeki menfaatinize ilişkin özel bir bildirimde bulunarak ve gerekiyorsa ek ücreti ödeyerek. Bu durumda taşıyıcı, bildirilen tutara kadar sorumlu olur.

Hasarlı kısım tüm yükü etkiliyorsa ne olur?

Yargıtay, hasarın makinenin tamamının değerini etkilediği bir olayda hesaplamanın tek koli değil, tüm kolilerin brüt ağırlığı üzerinden yapılmasını yerinde bulmuştur.

Taşıyıcı sorumluluktan nasıl kurtulur?

TSHK m. 123 uyarınca kendisinin ve adamlarının zararı önlemek için gerekli bütün tedbirleri aldıklarını ya da bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa. Ancak yükün ziyaı ve hasarında bu savunmanın imkânı sınırlıdır.

Sınırsız sorumluluk ne zaman doğar?

Zararın, taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kastıyla ya da zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana geldiği ispat edilirse.

Basit ihmal sınırı kaldırır mı?

Hayır. Yargıtay, kaybın “en iyi ihtimalle ihmalden” kaynaklandığı yolundaki tespiti pervasızca hareket veya ağır ihmal olarak kabule yeterli görmemiştir.

Kimi dava etmeliyim?

Akdî taşıyıcıyı (sözleşmeyi yapan organizatör) ve fiilî taşıyıcıyı (taşımayı gerçekleştiren havayolu) birlikte. Bunlar göndericiye karşı müteselsilen sorumludur.

Hasar ihbarı yapmazsam hakkım düşer mi?

Kural olarak süresinde yazılı ihbar gerekir. Ancak taşıyıcının kendi düzenlediği hasar raporu ve yazışmalardan hasarın bilindiği anlaşılıyorsa ayrıca ihbar aranmayabilir.

Dava açma süresi nedir?

Montreal Sözleşmesi m. 35 uyarınca, taşınan eşyanın ulaşması gereken tarihten itibaren iki yıl. Bu süre içinde dava açılmazsa haklar sona erer.

Arabuluculuk süreyi durdurur mu?

6325 sayılı Kanun’un 16/2 hükmü uyarınca arabuluculuk sürecinde süre durur. Ancak bu durma, süresi çoktan dolmuş bir talebi canlandırmaz.

Manevî tazminat isteyebilir miyim?

Yargıtay, malların hasarlanması ve ürünlerin geç teslim edilmesinin kural olarak kişilik haklarına saldırı sayılamayacağını ve manevî tazminat koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir.

İlgili mevzuat
  • 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 106 — Uygulanacak hükümler
  • 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 110 — Hava yük senedi
  • 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 120-121 — Yolcunun ve yükün zararından sorumluluk
  • 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 122 — Gecikmeden doğan zarar
  • 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 123 — Sorumluluktan kurtulma
  • 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 124 — Sorumluluğun sınırlandırılması
  • 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m. 126-127 — Sınırsız sorumluluk ve taşıyıcının adamları
  • 1929 tarihli Varşova Sözleşmesi ve 1955 tarihli Lahey Protokolü
  • 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi m. 18, 22, 35, 40-45
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 850-930 — Taşıma işleri
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 58 — Kişilik hakkının zedelenmesi ve manevî tazminat
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 16 — Sürelerin durması

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Karayolu taşıma sözleşmesinde taşıyıcının sorumluluğu, Uçuş iptali, rötar ve bagaj gecikmesinde yolcu hakları, Ticarî satışta ayıp ihbarı, Faturaya itiraz, Tacir olmanın hükümleri, Saklama sözleşmesi ve saklayanın sorumluluğu.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Hava taşımasından doğan taleplerde iki yıllık süre belirleyici olduğundan, zarar öğrenildiğinde gecikmeden hareket edilmesi gerekir.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Rekabet Kurulu Soruşturması, Yerinde İnceleme ve İdari Para Cezası (4054 sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakSoruşturma süreci ve yargı denetimiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Rekabeti engelleme, bozma ya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Faktoring Sözleşmesi, Alacağın Temliki ve Borçlunun Defileri (6361 sayılı Kanun m. 9)

İçindekilerKanunî dayanakKim, hangi savunmayı yapabilir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Faktoring, müşteri (satıcı firma), faktoring…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Lisans Sözleşmesi ve Lisans Alanın Dava Hakkı (SMK m. 24, 148, 158)

İçindekilerKanunî dayanakİnhisarî lisans ile inhisarî olmayan lisansNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Marka hakkı, tescil…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: Yönetim Kurulunun Yükümlülükleri (TTK m. 376)

İçindekilerKanunî dayanakÜç kademe, üç ayrı yükümlülükNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Son yıllık bilançoya göre…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Geminin İhtiyati Haczi, Seferden Men ve Deniz Alacakları (TTK m. 1352-1376)

İçindekilerKanunî dayanakGemi haczinin işleyişiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Gemiler için özel bir cebrî icra…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali ve Yokluk (1163 sayılı Kanun m. 53)

İçindekilerKanunî dayanakİptal, butlan ve yoklukNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kooperatif genel kurul kararları, kanuna,…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara