Karayolu Taşıma Sözleşmesinde Taşıyıcının Sorumluluğu: Kaybolan ve Hasarlanan Yük

Kısaca
- TTK m.875 uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen sürede eşyanın zıyaından, hasarından ve teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Bu, kusura değil, sonuca bağlı ağır bir sorumluluktur.
- Taşıyıcı ancak zıya, hasar veya gecikmenin en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir sebepten doğduğunu ispatlarsa kurtulur (m.876).
- Kanun ayrıca yedi özel kurtuluş hâli saymıştır (m.878): üstü açık araç kullanımı, gönderenin yetersiz ambalajlaması, yükleme–boşaltmanın gönderen veya gönderilence yapılması, eşyanın doğal niteliği, yetersiz etiketleme, canlı hayvan taşıması ve gümrük mevzuatından doğan hâller.
- Tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır (m.880). Hasarda ise hasarsız değer ile hasarlı değer arasındaki fark tazmin edilir.
- Sorumluluk kural olarak gönderinin net olmayan ağırlığının her kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlıdır (m.882/1). Gecikmede ise sınır taşıma ücretinin üç katıdır (m.882/3).
- Bu sınırlar mutlak değildir: zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle sebep olunduğu ispatlanırsa taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sınırlamalardan yararlanamaz (m.886).
- Ancak “pervasızlık” eşiği yüksektir. Sürücünün aracı hızlı kullanması veya trafik kurallarını ihlal etmesi tek başına pervasızca davranış sayılmamaktadır.
- Taşıyıcı, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden kendi fiili gibi sorumludur (m.879). Sahte plakalı araç ve sahte ehliyetli sürücü kullanılması hâlinde taşıyıcı zararın tamamından sorumlu tutulmuştur.
- Bildirim külfeti vardır: görünür zıya/hasar en geç teslim anına kadar, görünmeyen zıya/hasar yedi gün içinde, gecikme ise yirmi bir gün içinde bildirilmelidir (m.889).
- Zamanaşımı kural olarak bir yıldır; taşıyıcının kastı veya pervasızca davranışı varsa üç yıla çıkar (m.855).
Taşıma uyuşmazlıkları, ticaret hukukunun sayılarla en çok iç içe geçmiş alanıdır. Yükün değeri ile taşıyıcının ödeyeceği tutar çoğu zaman birbirinden çok farklıdır; çünkü kanun taşıyıcıyı çok ağır bir sorumluluk altına sokarken, ödeyeceği tazminatı da kilogram esaslı bir tavana bağlamıştır.
Bu nedenle bir taşıma dosyasında üç soru arka arkaya sorulur: Taşıyıcı sorumlu mu? Gerçek zarar ne kadar? Sorumluluk sınırı devrede mi? Üçüncü sorunun cevabı, çoğu dosyada tazminatı belirleyen asıl unsurdur. Aşağıda bu üç aşamayı, sınırın hangi hâllerde kalktığını ve süre kaçırmamak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Sorumluluğun kapsamı ve kurtuluş hâlleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.875/1: “Taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.”
m.876: “Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.”
Buradaki ölçüt olağan özen değil en yüksek özendir. Taşıyıcının “gerekli dikkati gösterdim” demesi yetmez; zıya veya hasarın doğumuna neden olan olayda kusurlu olmadığını da ortaya koyması beklenir. Uygulamada teknik arıza savunması bu nedenle çoğu zaman kabul görmez: teknik arıza, önceden sezilemez ve önlenemez niteliği kanıtlanmadıkça bakım kusuru olarak değerlendirilir.
m.878/1: “Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: a) Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması. b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama. c) Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması. d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği. e) Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi. f) Canlı hayvan taşıması. g) … Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller.”
Bu hâllerin pratik gücü ikinci fıkradan gelir: zararın hâl ve şartlara göre bu sebeplerden birine bağlanmasının muhtemel olduğu durumlarda, zararın o sebepten ileri geldiği varsayılır. Yani ispat yükü karşı tarafa geçer. Buna karşılık gönderenin özel talimatlarına uyulmamışsa taşıyıcı üstü açık araç savunmasına dayanamaz.
Bir başka önemli nokta, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi taşıyıcının bunu basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı yüklemeye karşı çıkması ve güvenli taşıma için gereken tedbirleri alması gerektiğidir. Buna uymayan taşıyıcı en azından müterafik kusurlu sayılır.
Tazminat nasıl hesaplanır?
| Durum | Hesap ölçütü | Dayanak |
|---|---|---|
| Tam veya kısmi zıya | Eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değeri | m.880/1 |
| Hasar | Teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değer ile hasarlı değer farkı | m.880/2 |
| Değerin tespiti | Piyasa fiyatı; yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değeri | m.880 |
| Teslimden hemen önce satılmış eşya | Faturada taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedeli piyasa fiyatı sayılır | m.880 |
| Ek kalemler | Gönderenin üstlenmesi hâlinde sigorta, taşıma bedeli ve sair masraflar | m.881 |
Sık yapılan bir hata, hasar gören malın yerine yeniden üretilen malın faturasını tazminat hesabına esas almaktır. Kanun, ölçütü teslim anına ve teslim yerine sabitlemiştir; sonradan doğan üretim maliyeti farkları taşıma sorumluluğu kapsamında değil, koşulları varsa genel hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.
Sorumluluk sınırı: 8,33 SDR
m.882: “(1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır… (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.”
Sınırın işleyişi şöyledir: önce gerçek zarar hesaplanır, sonra ağırlık üzerinden sınır bulunur. Sorumluluğu sınırlayan hâl varsa ve gerçek zarar sınırın altındaysa gerçek zarara, sınırın üstündeyse sınıra hükmedilir. Sınırı kaldıran bir hâl varsa doğrudan gerçek zarara hükmedilir.
Bu düzenlemenin doğurduğu sonuç bazen çarpıcıdır: hafif ama pahalı bir yük (elektronik cihaz, hassas cihaz, ilaç) kaybolduğunda kilogram esaslı sınır, gerçek zararın çok altında kalabilir. Değerli yük taşıtan tarafın, taşıma senedine değer bildirimi yaptırması veya nakliyat sigortası yaptırması bu nedenle önemlidir.
Sınırın kaybı: “pervasızca davranış” eşiği
m.886: “Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.”
Hüküm iki unsuru birlikte arar: pervasızca bir davranış ve zararın meydana gelme ihtimalinin bilinci. Uygulamada bu eşik yüksek tutulmaktadır. Sürücünün aracı yol ve trafik şartlarına uygun sevk ve idare etmemesi, hatta kazada tam kusurlu bulunması, tek başına pervasızca davranış olarak nitelendirilmemektedir. Bu iddiayı ileri süren tarafın ispat yükü altında olduğu da kabul edilmektedir.
Yardımcı kişilerden sorumluluk
Taşıyıcı, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (m.879). Bu, taşıma işini fiilen başka bir araca veya sürücüye devreden taşıyıcı bakımından belirleyicidir.
Uygulamada en ağır sonuçlar, taşıyıcının kendisine teslim edilen yükü yeterli araştırma yapmadan üçüncü kişilere devrettiği dosyalarda doğmaktadır: plakası veya sürücü belgesi sahte olan bir araca yükleme yapılması hâlinde taşıyıcı, bu durumu bilmese dahi zararın tamamından sorumlu tutulabilmektedir.
Bildirim ve zamanaşımı
m.889: “(1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır… (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. (3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır…”
| Konu | Süre | Sonuç |
|---|---|---|
| Görünür zıya veya hasar | En geç teslim anı | Bildirilmezse sözleşmeye uygun teslim varsayılır |
| Görünmeyen zıya veya hasar | Teslimden sonra 7 gün | Aynı karine uygulanır |
| Teslim süresinin aşılması | Teslimden itibaren 21 gün | Gecikmeden doğan haklar sona erer |
| Genel zamanaşımı | 1 yıl | Eşyanın gönderilene teslimi tarihinden başlar |
| Kasıt veya pervasızca davranış | 3 yıl | m.855/5 |
| Yolcunun ölümü veya bedensel zararı | 10 yıl | m.855/1 |
| Rücu hakları | Özel başlangıç kuralı | Üç ay içinde bildirim şartıyla; kararın kesinleşmesi veya ifa tarihinden başlar (m.855/3) |
Taşıyıcının yardımcısı konumundaki sürücüye haksız fiil hükümlerine dayanarak ayrıca dava açılırsa, o dava bakımından taşıma hukukunun süreleri değil Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil zamanaşımı uygulanır. Bu ayrım, aynı olay için iki farklı sürenin işlemesi sonucunu doğurur.
Kargo taşıması tüketici hukukuna mı tabi?
Bireysel gönderilerde sıkça karşılaşılan bir yanılgı, kargo firmasının “ayıplı hizmet” veren bir sağlayıcı olarak 6502 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğudur. Kargo firması satıcı, ithalatçı veya üretici değil taşıyıcı konumundadır; bu nedenle uyuşmazlık taşıma hukuku hükümlerine göre çözülmelidir. Tüketici hakem heyetlerinin ayıplı hizmet hükümlerini uygulayarak verdiği kararlar bu yönüyle hatalı bulunmuştur.
Ne yapmalı?
- Taşıma senedini eksiksiz düzenletin; gönderen, gönderilen, eşyanın cinsi, adedi, ağırlığı ve varsa değer bildirimi mutlaka yazılı olsun.
- Yükün brüt ağırlığını belgeleyin; sorumluluk sınırı doğrudan bu rakam üzerinden hesaplanır.
- Ambalajlamayı ve etiketlemeyi özenle yapın; yetersiz ambalaj taşıyıcı için kanuni bir kurtuluş hâlidir.
- Yükleme ve istifleme sırasında fotoğraf çekin; sonradan “gönderen hatalı yükledi” savunmasına karşı en güçlü delil budur.
- Teslim anında yükü kontrol edin; görünür hasarı teslim anında, teslim tutanağına yazdırarak bildirin.
- Görünmeyen hasar sonradan anlaşılırsa yedi günlük süreyi kaçırmayın ve bildirimi yazılı yapın.
- Gecikme zararı talep edecekseniz yirmi bir günlük bildirim süresini takvime alın.
- Zararı belgeleyin: eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki rayiç değerini gösteren fatura, sipariş ve piyasa verilerini toplayın.
- Sorumluluk sınırını aşmak istiyorsanız kasıt veya pervasızca davranışı ayrı bir başlık olarak ileri sürün ve somut olguları sıralayın; salt kusur iddiası yeterli olmaz.
- Taşıma işini fiilen kimin yaptığını araştırın; sahte plaka, sahte ehliyet veya yetkisiz alt taşıyıcı kullanımı sorumluluğun kapsamını değiştirir.
- Değerli yüklerde nakliyat sigortası yaptırın veya sözleşmeye sorumluluğu ağırlaştıran hüküm koydurun; yurt içi taşımada bu tür anlaşmaların geçerliliğini engelleyen emredici bir kural bulunmamaktadır.
- Bir yıllık zamanaşımını esas alarak hareket edin; üç yıllık sürenin uygulanması ancak kasıt veya pervasızlığın ispatına bağlıdır.
Yargı kararlarından
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1884, K. 2023/5782, 11.10.2023
Tazminat, yerine üretilen malın faturasına göre değil, teslim anındaki değere göre hesaplanır. Taşınan on altı trafonun kazada hasarlanması üzerine açılan davada Daire, tazminat hesabının izleyeceği yolu adım adım göstermiştir: “mahkemece eşyanın teslim edildiği yer ve zamandaki rayiç değeri ile gönderenin üstlenmesi durumunda sigorta, taşıma bedeli ve varsa sair masraflar dikkate alınarak gerçek zararın hesaplanması, sonra da mevcut kusur durumunun sorumluluk sınırını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı değerlendirilerek 6102 sayılı Kanun’un 882 inci maddesindeki sorumluluk sınırına göre sınır belirlenerek, sorumluluk sınırını kaldıran hal yoksa ve gerçek zararda sınırın altında ise gerçek zarara, sınırın üstünde ise sınıra göre, sorumluluk sınırını kaldıran hal varsa gerçek zarara göre karar verilmesi gerekir.” Daire ayrıca taşıyıcının m.879 uyarınca yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, buna karşılık sürücüye haksız fiil hükümlerine göre açılan davada Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımı hükmünün uygulanacağını belirtmiştir. Karar oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2625, K. 2023/5123, 19.09.2023
Sürücünün kusurlu sürüşü tek başına “pervasızca davranış” değildir. Mahkeme, taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı sonucuna varmış ve sürücünün davranışlarını pervasızca hareket olarak nitelendirmişti. Daire bu nitelendirmeyi kabul etmemiş ve şu ölçütü koymuştur: “somut olayda taşıyıcının pervasızca bir fiilinden bahsetmek mümkün olmayıp bu durumda mahkemece taşıyanın tazminat sorumluluğu aynı Kanunun 882 nci maddesi uyarınca gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı tutularak hesaplanması gerekir.” Karar oybirliğiyle bozulmuştur. Bu karar, sınırın kaldırılması için kusurun ötesinde nitelikli bir davranışın aranması gerektiğini göstermesi bakımından belirleyicidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2593, K. 2025/1882, 18.03.2025
Sahte plakalı araca ve sahte ehliyetli sürücüye yükleme yapan taşıyıcı zararın tamamından sorumludur. Yirmi beş tonluk kimyasal hammadde yükü, taşıyıcının gönderdiği kamyonete yüklendikten sonra alıcıya hiç ulaşmamış; ceza soruşturmasında aracın plakasının ve sürücünün ehliyetinin sahte olduğu anlaşılmıştı. İlk derece mahkemesi, TTK m.879/1-(b) uyarınca taşıyıcının yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden kendi fiili gibi sorumlu olduğunu; taşıyıcının araç ve sürücü hakkında mutat araştırmayı yapmaksızın plakası sahte araca yükleme yaptığını ve ehliyeti sahte sürücüye teslim ettiğini tespit ederek zararın tamamından sorumlu tutmuştur. Taşıyıcının, teslimatın yapılmadığının kendisine on günden fazla süre sonra bildirildiği yönündeki savunması da kabul edilmemiş; m.875 uyarınca “taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişinin malı teslim edip etmediğinin kontrol yükümlülüğünün kendisinde olduğu” belirtilmiştir. Daire, ilk derece kararında isabetsizlik bulunmadığını tespit ederek bölge adliye mahkemesi kararını 18.03.2025 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak onamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6032, K. 2025/6819, 18.11.2025 (kanun yararına bozma)
Kargo taşımasına 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmet hükümleri değil, taşıma hükümleri uygulanır. Taşıma sırasında kaybolan bilgisayar nedeniyle tüketici hakem heyeti, kargo şirketini 6502 sayılı Kanun’un ayıplı hizmete ilişkin hükümlerine dayanarak yenisini teslime mahkûm etmiş; şirketin iptal davası da benzer gerekçeyle reddedilmişti. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine Daire, taşıyıcının hukuki rejimini ortaya koymuştur: TTK m.875’e göre taşıyıcı eşyanın zıyaından, hasarından ve teslimindeki gecikmeden sorumludur; tazminat m.880 uyarınca eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır; m.882’ye göre kilogram başına 8,33 SDR sınırı uygulanır; m.876’ya göre taşıyıcı en yüksek özene rağmen kaçınamayacağı sebeplerde sorumluluktan kurtulur; m.886’ya göre ise kasten veya pervasızca davranışta sınırlamalardan yararlanamaz. Daire, “Hakem Heyetince hatalı değerlendirme ile 6502 sayılı TKHK’nın ayıplı hizmete ilişkin hükümleri uygulanarak talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Hakem Heyeti kararının iptali istemli davada da Mahkemece benzer gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi de isabetli olmamış” diyerek kararı, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.
Dört karar birlikte okunduğunda taşıyıcının konumu iki uçlu görünür. Sorumluluğun doğması bakımından taşıyıcı çok zor bir konumdadır: eşya elinde bulunduğu sürece zıya, hasar ve gecikmeden sorumludur, kurtulmak için olağan özeni değil en yüksek özeni gösterdiğini ve buna rağmen olayı önleyemeyeceğini ispat etmesi gerekir, üstelik taşımayı fiilen yapan kişilerin fiillerinden de kendi fiili gibi sorumludur — sahte plaka ve sahte ehliyet kullanılan dosyada bu ilke, taşıyıcının durumu bilmemesine rağmen tam sorumluluk sonucunu doğurmuştur. Buna karşılık sorumluluğun kapsamı bakımından taşıyıcı belirgin biçimde korunur: tazminat teslim anındaki değere sabitlenir, sonradan doğan üretim maliyeti farkları bu hesaba dahil edilmez ve tutar kilogram başına 8,33 SDR ile sınırlanır. Bu korumayı kaldıran tek anahtar m.886’daki nitelikli davranıştır ve kararlar bu eşiğin yüksek tutulduğunu göstermektedir: kazada tam kusurlu bulunan bir sürücünün hızlı ve kurallara aykırı sürüşü dahi tek başına pervasızca davranış sayılmamış, sorumluluk yine kilogram esaslı sınıra çekilmiştir. Son olarak, bireysel kargo gönderilerinde uygulanacak rejimin taşıma hukuku olduğu ve tüketici mevzuatının ayıplı hizmet hükümlerinin bu ilişkiye uygulanamayacağı, kanun yararına bozma kararıyla açıkça ortaya konmuştur.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Teslim anında hasarı tutanağa geçirmemek | Sözleşmeye uygun teslim varsayılır | Görünür hasarı teslim anında yazılı bildirmek |
| Yedi günlük bildirim süresini kaçırmak | Görünmeyen hasarda da aynı karine uygulanır | Süreyi takvime almak, bildirimi yazılı yapmak |
| Gecikme zararında yirmi bir günü aşmak | Gecikmeden doğan haklar tümüyle sona erer | Teslimden itibaren süreyi izlemek |
| Yerine üretilen malın faturasını esas almak | Tazminat hesabı bozma sebebi olur | Teslim anındaki rayiç değeri belgelemek |
| Brüt ağırlığı belgelememek | Sorumluluk sınırı hesaplanamaz veya aleyhe hesaplanır | Taşıma senedine net olmayan ağırlığı yazdırmak |
| Salt kusuru pervasızlık sanmak | Sınır devrede kalır, tazminat düşer | Kasıt veya bilinçli pervasızlığı ayrıca ispatlamak |
| Değerli yükte değer bildirimi ve sigorta yapmamak | Kilogram esaslı sınır gerçek zararın çok altında kalır | Değer bildirimi veya nakliyat sigortası |
| Fiili taşıyıcıyı araştırmamak | Husumet ve sorumluluk zinciri eksik kurulur | Alt taşıyıcı ve araç bilgilerini baştan tespit etmek |
| Bir yıllık süreyi üç yıl sanmak | Dava zamanaşımından reddedilir | Kural süreyi bir yıl kabul edip ona göre hareket etmek |
Yük kayboldu, taşıyıcı “benim kusurum yok” diyor. Sorumlu mu?
Kural olarak evet. TTK m.875 sorumluluğu eşyanın taşıyıcının elinde bulunduğu döneme bağlar. Taşıyıcının kurtulabilmesi için en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı bir sebebi veya m.878’deki özel hâllerden birini ispat etmesi gerekir.
8,33 SDR ne kadar tutar?
Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değere göre Türk Lirasına çevrilir. Bu nedenle tutar sabit değildir; teslim tarihindeki kur esas alınarak hesaplanır.
Sınır her zaman uygulanır mı?
Hayır. Zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelme ihtimalinin bilinciyle sebep olunduğu ispat edilirse taşıyıcı, hem sorumluluktan kurtulma hâllerinden hem de sınırlamalardan yararlanamaz.
Sürücü kazada tam kusurluysa sınır kalkar mı?
Yerleşik uygulamaya göre hayır. Sürücünün aracı yol ve trafik şartlarına uygun sevk ve idare etmemesi, hatta tam kusurlu bulunması tek başına pervasızca davranış sayılmamaktadır.
Gecikme nedeniyle uğradığım zararın tamamını isteyebilir miyim?
Hayır. Taşıyıcının taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, m.882/3 uyarınca taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. Ayrıca gecikmenin teslimden itibaren yirmi bir gün içinde bildirilmesi gerekir.
Ambalajı ben yaptım, bu aleyhime mi olur?
Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama m.878’de sayılan kurtuluş hâllerindendir ve zararın bu sebepten ileri geldiği karine olarak kabul edilebilir. Ambalajın uygunluğunu fotoğraf ve belgeyle ortaya koymak önemlidir.
Yüklemeyi ben yaptım ama taşıyıcı itiraz etmedi. Sonuç değişir mi?
Değişebilir. Yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi taşıyıcının bunu basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı yüklemeye karşı çıkması beklenir. Buna uymayan taşıyıcı en azından müterafik kusurlu kabul edilir.
Taşıyıcı işi başka bir firmaya devretti, kime dava açacağım?
Sözleşmenin tarafı olan taşıyıcıya karşı dava açabilirsiniz; m.879 uyarınca taşıyıcı, yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden kendi fiili gibi sorumludur. Fiili taşıyıcı da koşulları varsa ayrıca davalı gösterilebilir.
Kargo firmasına tüketici hakem heyetinde başvurabilir miyim?
Kargo firması taşıyıcı konumundadır ve uyuşmazlık taşıma hukuku hükümlerine tabidir. Ayıplı hizmet hükümlerine dayanılarak verilen kararlar bu yönüyle hatalı bulunmuştur. Başvurunuzu taşıma hükümlerine dayandırmanız gerekir.
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Eşya taşımasında süre, eşyanın gönderilene teslimi tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuşsa, eşyanın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.
Süre geçti ama alacağım var. Hiç yolu yok mu?
m.855/4 uyarınca gönderen veya gönderilen, taşıyıcıya karşı haklarını bir yıl içinde usulünce istemiş olmaları şartıyla def’i olarak her zaman ileri sürebilirler. Ayrıca kasıt veya pervasızlık ispatlanırsa süre üç yıla çıkar.
Sigorta şirketi ödeme yaptı, taşıyıcıya rücu edebilir mi?
Evet. Sigortacı, poliçeye uygun ödeme yaptığında sigortalısının haklarına halef olur ve taşıyıcıya rücu edebilir. Rücu haklarında zamanaşımının başlangıcı m.855/3’te özel olarak düzenlenmiştir.
Sözleşmeyle taşıyıcının sorumluluğunu artırabilir miyiz?
Yurt içi taşımada, taşıyıcının sorumluluğunu ağırlaştıran sözleşme hükümlerinin geçersizliğine dair emredici bir düzenleme bulunmamaktadır. Uluslararası karayolu taşımasında ise CMR’nin kendi kuralları devreye girer ve durum farklıdır.
Manevi tazminat isteyebilir miyim?
Taşıma hükümleri maddi zararı düzenler. Manevi tazminat talebi genel hükümlere göre değerlendirilir ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki şartların ayrıca araştırılması gerekir.
İlgili mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.850 vd. (taşıma işleri), m.855 (zamanaşımı), m.856 vd. (eşya taşıma), m.875 (sorumluluk), m.876 (taşıyıcının özeni), m.878 (özel hâller), m.879 (yardımcıların fiillerinden sorumluluk), m.880–881 (tazminatın hesaplanması), m.882 (sorumluluk sınırları), m.886 (sınırlama hakkının kaybı), m.889 (bildirim), m.903 (karma taşımalar)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49 vd. (haksız fiil), m.56 (manevi tazminat), m.72 (zamanaşımı)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.13 vd. (ayıplı hizmet) — taşıma ilişkisine uygulanmaması bakımından
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (zamanaşımı hükümleri saklı)
- Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR), özellikle m.23, m.41
- 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği
Bağlantılı yazılarımız: sigortacının rücu hakkı, sigorta eksper raporuna itiraz, ayıplı hizmet ve tüketicinin seçimlik hakları ve hatır taşıması ve tazminattan indirim.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Taşıma dosyalarında sonucu belirleyen unsurlar taşıma senedinin içeriği, bildirim tarihleri, yükün brüt ağırlığı ve sorumluluk sınırını kaldıran bir hâlin ispatlanıp ispatlanamadığıdır. Elinizdeki belgeler talep edebileceğiniz tutarı doğrudan sınırlar.