Hâkimin Hukukî Sorumluluğu ve Devlet Aleyhine Tazminat Davası (HMK m.46)

legapro kapak 16755 LegaPro Hukuk Hâkimin Hukukî Sorumluluğu ve Devlet Aleyhine Tazminat Davası (HMK m.46)

Kısaca

  • Hâkimlerin yargılama faaliyetinden doğan zararlar için dava, hâkime değil Devlet aleyhine açılır (HMK m.46/1).
  • Bu, hâkimin doğrudan sorumluluk davasıyla karşı karşıya kalmasını önlemek amacıyla getirilmiş bir düzendir.
  • Sorumluluk sebepleri HMK m.46’da sınırlı sayıda gösterilmiştir; kıyas yoluyla genişletilemez.
  • Altı sebep şunlardır: kayırma veya taraf tutma, menfaat karşılığı karar, açık ve kesin kanun hükmüne aykırılık, tutanakta olmayan sebebe dayanma, tutanak veya kararın tahrifi ve hakkın yerine getirilmesinden kaçınma.
  • Tazminat davasının açılması, hâkim hakkında ceza soruşturması yapılması ya da mahkûmiyet şartına bağlanamaz.
  • Devlet, ödediği tazminat nedeniyle sorumlu hâkime ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder.
  • Dava, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararları için Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür.
  • Yargıtay başkan ve üyeleri için Yargıtay 4. Hukuk Dairesi; o dairenin başkan ve üyeleri içinse 3. Hukuk Dairesi görevlidir.
  • Bu kararların temyiz incelemesini Hukuk Genel Kurulu yapar; incelemeye kararı veren başkan ve üyeler katılamaz.
  • Görevli daire, o karar temyiz edilseydi temyiz incelemesini yapacak olan daire ölçüsüne göre belirlenmektedir.
  • Ceza soruşturması veya kovuşturmasındaki işlem ve kararlar bakımından ise görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.
  • Dava dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler eklenir (m.48).
  • Mahkeme, açılan tazminat davasını ilgili hâkime resen ihbar eder.
  • Dava esastan reddedilirse davacı, beş yüz liradan beş bin liraya kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir (m.49).
  • Zararın doğduğundan söz edilebilmesi için kural olarak kanun yollarının tüketilmiş ve kararın kesinleşmiş olması aranmaktadır.

Bir mahkeme kararının hatalı olduğunu düşünen taraf için olağan yol kanun yollarıdır. Ancak istisnaî hâllerde, kararın kendisinden değil onu veren hâkimin davranışından doğan bir zarardan söz edilebilir. Hukuk sistemimiz bu ihtimali tümüyle kapatmamış; ancak hâkimin bağımsızlığını korumak için çok dar bir kapı aralamıştır.

Aşağıda sorumluluk sebeplerinin sınırlı sayı ilkesi, görevli mahkemenin belirlenmesi, dava dilekçesinin taşıması gereken unsurlar ve reddi hâlinde uygulanan disiplin para cezası, Yargıtay Büyük Genel Kurulu ile Hukuk Genel Kurulunun kararları üzerinden ele alınmıştır.

Kanunî dayanak

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.46 — Devletin sorumluluğu ve rücu

“(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması. (2) Tazminat davasının açılması, hâkime karşı bir ceza soruşturmasının yapılması yahut mahkûmiyet şartına bağlanamaz. (3) Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, sorumlu hâkime ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder.”

Değişiklik uyarısı — HMK m.47 ve 2802 sayılı Kanun m.93/A

HMK m.47/1, 01.04.2015 tarihli 6644 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değiştirilmiştir. Yürürlükteki metin şöyledir: “Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Dava, bu dairenin Başkan ve üyelerinin fiil ve kararlarından dolayı ise yargılama Yargıtay Üçüncü Hukuk Dairesinde yapılır. Verilen kararların temyiz incelemesi Hukuk Genel Kurulunca yapılır. Temyiz incelemesine, kararı veren başkan ile üyeler katılamaz.”

Değişiklikten önce Yargıtay başkan ve üyelerine ilişkin davalar Hukuk Genel Kurulunda, bunların temyiz incelemesi ise Büyük Genel Kurulda görülüyordu. Ayrıca 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na 6110 sayılı Kanun’la eklenen m.93/A, 21.02.2014 tarihli 6526 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Dava tarihine göre hangi metnin uygulanacağı ayrıca denetlenmelidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.48 ve m.49 — Dilekçe, ihbar ve disiplin para cezası

m.48: “(1) Tazminat davası dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler de eklenir. (2) Mahkeme, açılan tazminat davasını, ilgili hâkime resen ihbar eder.”

m.49: “(1) Dava esastan reddedilirse davacı, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir.”

KonuHukuk yargılaması (HMK m.46)Ceza soruşturma/kovuşturması (CMK m.141)
DavalıDevletDevlet
Görevli mahkemeYargıtay ilgili hukuk dairesiZarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi
Sorumluluk sebeplerim.46’da sınırlı sayıdam.141’de sayılan hâller ve m.141/3
TemyizHukuk Genel Kuruluİstinaf; kararlar kesindir
RücuÖdeme tarihinden itibaren bir yılBir yıl içinde rücu
Ceza şartıAranmazAranmaz
Dilekçe şartıSorumluluk sebebi ve deliller açıkça gösterilirZararın nitelik ve niceliği belgelenir
İhbarMahkeme ilgili hâkime resen ihbar ederÖngörülmemiştir
Ret hâlindeDisiplin para cezası uygulanırDisiplin para cezası öngörülmemiştir

Kritik nokta

HMK m.46’daki sebepler sınırlı sayıdadır ve kıyas yoluyla genişletilemez. “Karar yanlıştı”, “deliller eksik değerlendirildi” ya da “yargılama uzadı” gibi gerekçeler bu listeye girmez; bunlar kanun yollarının konusudur. Dava esastan reddedilirse davacı ayrıca HMK m.49 uyarınca disiplin para cezasına mahkûm edilir. Bu nedenle dava açmadan önce elde, altı sebepten hangisine dayanıldığını gösteren somut belge bulunması gerekir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Önce şikâyet ettiğiniz durumun kanun yollarıyla giderilip giderilemeyeceğini değerlendirin; istinaf ve temyiz açıkken bu dava kural olarak erken sayılmaktadır.
  2. HMK m.46’daki altı sebebi tek tek okuyun ve hangisine dayandığınızı belirleyin. Dayanılan bendi dilekçede açıkça yazın.
  3. Dayandığınız sebebi ispatlayacak belgeleri hazırlayın: duruşma tutanağı, gerekçeli karar, ilgili dosya örneği. Belgelerin aslı ya da onaylı örneği sunulmalıdır.
  4. Davayı hâkim aleyhine değil Devlet aleyhine açın; bu bir dava şartı olarak kabul edilmektedir.
  5. Görevli daireyi doğru belirleyin: ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin karar ve fiilleri için Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi görevlidir.
  6. Uygulamada ölçü şudur: o karar temyiz edilseydi temyiz incelemesi hangi hukuk dairesinde yapılacaktı ise, dava o dairede açılır.
  7. Yargıtay başkan ve üyelerinin fiil ve kararları için 4. Hukuk Dairesine; o dairenin başkan ve üyeleri içinse 3. Hukuk Dairesine başvurun.
  8. Şikâyetiniz bir ceza soruşturması veya kovuşturmasındaki işlem ya da karara ilişkinse, HMK m.46 yoluna değil oturduğunuz yer ağır ceza mahkemesine gidin.
  9. Kararın kesinleşmiş olmasına dikkat edin; kesinleşmemiş bir karar bakımından zararın doğduğundan söz edilememektedir.
  10. Süre bakımından dava tarihinde yürürlükte olan hükmü kontrol edin; 2802 sayılı Kanun m.93/A dönemine ilişkin dosyalarda bir yıllık hak düşürücü süre uygulanmıştır.
  11. Davanın ilgili hâkime resen ihbar edileceğini bilin; bu ihbar mahkemenin görevidir, ayrıca talep gerekmez.
  12. Ret ihtimalini ve HMK m.49’daki disiplin para cezası riskini müvekkilinize önceden açıkça anlatın.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Büyük Genel Kurulu, 26.01.2022 T., 2022/2 E., 2022/2 K.

Sebepler sınırlıdır, kıyasla genişletilemez. Bir şirket, üç ayrı dosyada ilk derece mahkemesi hâkimleri ile Yargıtay üyelerinin yargısal faaliyetlerinden zarar gördüğünü ileri sürerek tazminat istemişti. Büyük Genel Kurul, hâkimin hukukî sorumluluğunun neden özel olarak düzenlendiğini açıkladıktan sonra ölçütü şöyle koymuştur: “Diğer yandan, hakimlerin hukuki sorumluluğunu doğuracak sebepler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Belirtilen sebeplerin kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir. Buna göre, hâkimin yargısal faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için, anılan maddede belirtilen sebeplerden bir ya da birkaçının gerçekleşmesi gerekir.” Kurul ayrıca “Devletin birinci derecede sorumlu tutulmasının nedeni, hâkimlerin doğrudan sorumluluk davası ile karşı karşıya kalmasını önlemektir” demiştir. Somut olayda bir dosya bakımından hak düşürücü sürenin geçtiği, bir dosyada kararın kesinleşmemesi nedeniyle zararın doğmadığı, üçüncü dosyada ise açık ve kesin kanun hükmüne aykırılığın ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç: Hukuk Genel Kurulunun ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, 26.01.2022 tarihinde oy birliğiyle.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 07.04.2022 T., 2020/195 E., 2022/490 K.

Dava doğrudan Devlet aleyhine açılmalıdır; bu bir dava şartıdır. Davacı, bir icra takibinde verilen ihtiyatî tedbir kararı nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek HMK m.46/1-(a), (c) ve (e) bentlerine dayanmıştı. Özel Daire gerekçesinde “HMK m.46’da yapılan açık düzenleme nedeniyle hakimin hukuki sorumluluğu nedeni ile açılacak davanın doğrudan Devlet aleyhine açılması zorunludur. Bu husus dava şartıdır” denilmiş ve şartların oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Hukuk Genel Kurulu ise “Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir” demiştir. Sonuç: Özel Daire kararının ONANMASINA, 07.04.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09.11.2022 T., 2022/335 E., 2022/1467 K.

Görevli daire, temyiz mercii ölçüsüne göre belirlenir; kanun yolları tüketilmeden zarar doğmaz. Özel Daire kararında görev ölçütü şöyle ifade edilmiştir: “Bu maddeye göre, karar temyiz edilse idi, temyiz incelemesi Yargıtay’ın hangi Hukuk Dairesinde yapılacak idiyse, dava o Hukuk Dairesinde açılacaktır.” Aynı kararda ispat yükü ayrıntılandırılmıştır: “hâkimin görevini yaparken davacıya karşı düşmanlığı veya karşı tarafla dostluğu nedeniyle, davacı aleyhine, kasıtla veya ağır ihmalle kanuna açıkça aykırı karar vermiş olması, kasten, adalete ve yasalara aykırı karar verdiğinin, tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olması, davacının karardan dolayı zarar görmesi ve hâkimin davranışı ile zarar arasında illiyet bağının olması ve bu hususların davacı tarafından kanıtlanması gerekir.” Özel Daire ayrıca hukukî sürecin işlediğini ancak kanun yollarının tüketilmediğini, bu aşamada zararın varlığından söz edilemeyeceğini belirtmiş ve davacıyı 700 lira disiplin para cezasına mahkûm etmiştir. Sonuç: Özel Daire kararının ONANMASINA, 09.11.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 12.04.2023 T., 2022/503 E., 2023/336 K.

Ceza yargısı işlemleri için görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Davacı, karşılıksız çek dosyasında bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin verdiği beraat kararı nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde dava açmış, Daire davayı esastan reddetmişti. Hukuk Genel Kurulu, CMK m.141/3 ve m.142/2 hükümlerini değerlendirerek şu sonuca varmıştır: “davacı vekili tarafından Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin yaptığı işlemler ve verdiği kararlar nedeniyle tazminat talep edilmiş olmakla görevli mahkeme 5271 sayı Kanun’un 141 ve 142 nci maddelerindeki düzenlemeler dikkate alındığında davacının oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir. Bu nedenle Özel Dairece dava dilekçesinin görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına ilişkin yargılama yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.” Sonuç: Özel Daire kararının HMK m.371 uyarınca usulden BOZULMASINA, 12.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak. Kurulda azınlıkta kalan görüş, Özel Dairenin görevli olduğu ve ön sorun bulunmadığı yönündedir; bu görüş Kurulun hükmü değildir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?

Birinci halka — kurumun amacı iki yönlüdür. Bir yandan yargısal faaliyetten doğan zararların karşılıksız kalmaması, öte yandan hâkimin her işleminin bir tazminat davasına yol açabileceği kaygısıyla tereddüde düşmemesi amaçlanır. Büyük Genel Kurul bunu, hâkimin yargısal görevini yerine getirirken çekinmemesini ve tarafsızlığını bozmamasını sağlamak biçiminde ifade eder. Sistem bu dengeyi, sorumluluğu kabul edip sebeplerini daraltarak kurmuştur.

İkinci halka — sınırlı sayı ilkesi mutlaktır. 26.01.2022 tarihli karar, m.46’daki sebeplerin kıyas yoluyla genişletilemeyeceğini açıkça söyler. Uygulamada açılan davaların büyük bölümü, kararın içeriğine yönelik memnuniyetsizliğe dayandığı için daha ilk aşamada bu ilkeye takılmaktadır.

Üçüncü halka — davalı her hâlde Devlettir. 07.04.2022 tarihli karara konu Özel Daire gerekçesinde bunun bir dava şartı olduğu belirtilmiştir. Hâkim aleyhine kişisel kusura, haksız fiile ya da diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak dahi dava açılamaz. Devletin ödediği tazminat için hâkime rücu etmesi ise ayrı ve sonraki bir aşamadır.

Dördüncü halka — görev, kararın türüne göre belirlenir. Hukuk yargılamasında ölçü, 09.11.2022 tarihli karara konu Özel Daire gerekçesinde açıkça ifade edilmiştir: o karar temyiz edilseydi temyiz incelemesi hangi hukuk dairesinde yapılacak idiyse dava o dairede açılır. Bu, dilekçeyi hazırlarken uyuşmazlığın konusuna göre daire tespiti yapılmasını gerektirir.

Beşinci halka — ceza dosyaları bu yolun dışındadır. 12.04.2023 tarihli karar, ceza soruşturması veya kovuşturmasındaki işlem ve kararlar için görevli mahkemenin davacının oturduğu yer ağır ceza mahkemesi olduğunu kabul etmiştir. Yanlış mercie açılan dava esastan değil görevden reddedilir; bu da zaman ve masraf kaybı demektir.

Altıncı halka — ispat eşiği çok yüksektir. 09.11.2022 tarihli karara konu gerekçe, aranan unsurları sıralar: kasıt veya ağır ihmal, kanuna aykırılığın tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olması, zarar ve illiyet bağı. Üstelik bunların tamamının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. “Açık ve kesin kanun hükmüne aykırılık”, yorum farkını değil, tartışmaya yer bırakmayan bir aykırılığı ifade eder.

Yedinci halka — zamanlama başlı başına bir eşiktir. 26.01.2022 tarihli kararda, kesinleşmemiş bir karar bakımından davanın açıldığı tarih itibarıyla zararın doğduğundan söz edilemeyeceği belirtilmiştir. 09.11.2022 tarihli karara konu gerekçede de kanun yollarının tüketilmemiş olması aynı sonuca bağlanmıştır. Dolayısıyla bu dava, sürmekte olan bir yargılamanın yanında yürütülecek bir baskı aracı olarak kullanılamaz.

Sekizinci halka — başarısız dava bedelsiz değildir. HMK m.49, davanın esastan reddi hâlinde davacının beş yüz liradan beş bin liraya kadar disiplin para cezasına mahkûm edileceğini emreder. İncelenen kararlarda 600, 700, 1.000 ve 3.000 lira gibi tutarlara hükmedildiği görülmektedir. Buna ret hâlinde ödenecek vekâlet ücreti de eklendiğinde, dayanaksız bir başvurunun maliyeti önemli olabilmektedir. Ceza yargılamasından doğan zararlar için koruma tedbirleri nedeniyle tazminat, hâkimin tarafsızlığına ilişkin şüphede hâkimin reddi, idarî işlemlerden doğan zararlar için tam yargı davası başlıkları ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Davayı hâkim aleyhine açmakDava şartı yokluğundan reddedilirDavayı Devlet (Hazine) aleyhine açmak
Kararın yanlışlığını sorumluluk sebebi saymakSınırlı sayı ilkesine takılır, esastan ret ve ceza doğarm.46’daki altı bentten birine dayanmak
Dilekçede dayanılan bendi yazmamakm.48’deki açıklık şartı karşılanmazSorumluluk sebebini ve delilleri açıkça göstermek
Belge yerine iddia sunmakİspat yükü karşılanmazTutanak ve karar örneklerini onaylı biçimde eklemek
Kanun yolları açıkken dava açmakZararın doğmadığı gerekçesiyle retKararın kesinleşmesini beklemek
Görevli daireyi yanlış belirlemekGörevsizlikle usulden ret, süre kaybıTemyiz mercii ölçüsüne göre daireyi saptamak
Ceza dosyası için HMK m.46 yoluna gitmekGörevsizlik nedeniyle usulden retOturulan yer ağır ceza mahkemesine başvurmak
Süre hükmünü güncel metinden okumakEski döneme ilişkin hak düşürücü süre atlanırDava tarihinde yürürlükte olan hükmü esas almak
Disiplin para cezası riskini anlatmamakMüvekkil beklenmedik bir yaptırımla karşılaşırm.49’daki cezayı ve vekâlet ücreti riskini önceden bildirmek
Hâkim aleyhine doğrudan dava açabilir miyim?

Açamazsınız. HMK m.46 uyarınca hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı ancak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir. Yargıtay uygulamasında bu husus dava şartı olarak kabul edilmektedir.

Hangi sebeplere dayanabilirim?

HMK m.46/1’de altı sebep sayılmıştır: kayırma veya taraf tutma yahut kin ya da düşmanlık, sağlanan veya vaat edilen menfaat, farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin kanun hükmüne aykırılık, duruşma tutanağında olmayan sebebe dayanma, tutanak veya kararın değiştirilmesi ya da tahrifi ve hakkın yerine getirilmesinden kaçınma.

Bu sebepler genişletilebilir mi?

Genişletilemez. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 26.01.2022 tarihli kararında, sebeplerin sınırlı olarak sayıldığı ve kıyas yoluyla genişletilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

“Açık ve kesin kanun hükmüne aykırılık” ne demektir?

Yargıtay uygulamasında, kanuna aykırılığın tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olması aranmaktadır. Yorum farkından kaynaklanan değerlendirmeler bu kapsamda görülmemektedir.

Hâkim hakkında ceza davası açılmış olması gerekir mi?

Gerekmez. HMK m.46/2 uyarınca tazminat davasının açılması, hâkime karşı bir ceza soruşturmasının yapılması yahut mahkûmiyet şartına bağlanamaz.

Devlet ödediği tazminatı hâkimden alabilir mi?

Alabilir. HMK m.46/3 uyarınca Devlet, ödediği tazminat nedeniyle sorumlu hâkime ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder. Rücu davası, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür.

Dava hangi mahkemede açılır?

HMK m.47 uyarınca ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde; bu dairenin başkan ve üyelerinin fiil ve kararlarından dolayı ise Yargıtay 3. Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür.

“İlgili hukuk dairesi” nasıl belirlenir?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği ve Hukuk Genel Kurulunca 09.11.2022 tarihinde onanan kararda ölçüt şöyle ifade edilmiştir: karar temyiz edilseydi temyiz incelemesi hangi hukuk dairesinde yapılacak idiyse, dava o hukuk dairesinde açılır.

Ceza mahkemesi kararından zarar gördüm; nereye başvurmalıyım?

Hukuk Genel Kurulunun 12.04.2023 tarihli kararına göre, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasındaki işlem ve kararlar nedeniyle görevli mahkeme, CMK m.141 ve m.142 uyarınca zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesidir.

Karar kesinleşmeden dava açabilir miyim?

Uygulamada açılamamaktadır. Büyük Genel Kurulun 26.01.2022 tarihli kararında, sorumluluk davasının açıldığı tarih itibarıyla kesinleşmemiş bir karar bakımından zararın doğduğundan söz edilemeyeceği belirtilmiştir.

Neleri ispat etmem gerekir?

09.11.2022 tarihli karara konu gerekçede; hâkimin kasıtla veya ağır ihmalle kanuna açıkça aykırı karar vermiş olması, bunun tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olması, davacının zarar görmesi ve davranış ile zarar arasında illiyet bağı bulunması aranmakta, bu hususların davacı tarafından kanıtlanması gerektiği belirtilmektedir.

Dava dilekçesinde ne bulunmalıdır?

HMK m.48/1 uyarınca hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir; varsa belgeler de eklenir. Uygulamada belgelerin aslının ya da aslına uygunluğu onaylanmış örneğinin sunulması aranmaktadır.

Dava ilgili hâkime bildirilir mi?

Bildirilir. HMK m.48/2 uyarınca mahkeme, açılan tazminat davasını ilgili hâkime resen ihbar eder; bunun için ayrıca talepte bulunulması gerekmez.

Dava reddedilirse ne olur?

HMK m.49 uyarınca dava esastan reddedilirse davacı, beş yüz Türk lirasından beş bin Türk lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir. Ayrıca ret hâlinde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilir.

Eski tarihli olaylarda hangi hükümler uygulanır?

Dava tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır. 2802 sayılı Kanun’a 6110 sayılı Kanun’la eklenen ve 6526 sayılı Kanun’la kaldırılan m.93/A dönemine ilişkin dosyalarda, kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre uygulanmıştır.

İlgili mevzuat

  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.138 — Mahkemelerin bağımsızlığı
  • 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.129 — Memurların sorumluluğu ve rücu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.46 — Devletin sorumluluğu ve rücu
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.47 — Davaların açılacağı mahkeme
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.48 — Dava dilekçesi ve davanın ihbarı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.49 — Davanın reddi hâlinde verilecek ceza
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119 ve m.120 — Dava dilekçesinin içeriği ve harç
  • 6644 sayılı Kanun m.3 (01.04.2015) — HMK m.47’de yapılan değişiklik
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.141 — Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.142 — Tazminat isteminin koşulları ve görevli mahkeme
  • 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m.93/A (6110 s.K. ile eklenmiş, 6526 s.K. ile mülga)
  • 5320 sayılı Kanun geçici m.8 — Derdest davaların ağır ceza mahkemesine gönderilmesi

İlgili yazılar: koruma tedbirleri nedeniyle tazminat, hâkimin reddi, idareye açılacak tazminat davası, memurun malî sorumluluğu ve rücu, haksız ihtiyatî tedbir tazminatı.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; dayanılan sorumluluk sebebi, dava tarihi ve kararın kesinleşip kesinleşmediği sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara