Memurun Görevden Uzaklaştırılması (Açığa Alma): Şartları, Süresi ve Sonuçları (657 s.K. m.137-145)

legapro kapak 16821 LegaPro Hukuk Memurun Görevden Uzaklaştırılması (Açığa Alma): Şartları, Süresi ve Sonuçları (657 s.K. m.137-145)

Kısaca

  • Görevden uzaklaştırma, kamu hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde görevi başında kalmasında sakınca görülen devlet memurları hakkında alınan ihtiyatî bir tedbirdir; disiplin cezası değildir.
  • Tedbir, soruşturmanın herhangi bir safhasında alınabilir; soruşturmanın başında alınması zorunlu değildir.
  • Yetkili olanlar sınırlı sayıdadır: atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar.
  • Vali ve kaymakamın aldığı tedbir, memurun kurumuna derhâl bildirilir; ilçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.
  • Haklarında mahkemelerce ceza kovuşturması yapılan memurlar da aynı yetkililerce görevden uzaklaştırılabilir (m.140).
  • Görevden uzaklaştırılan ve herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir.
  • Bu kişiler Kanun’un öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder.
  • m.143’teki durumlar gerçekleşirse kesilen üçte bir geri ödenir ve görevden uzakta geçen süre kademe ilerlemesinde değerlendirilir.
  • Disiplin kovuşturmasından kaynaklanan görevden uzaklaştırma en çok üç ay sürer; bu süre sonunda karar verilmezse memur göreve başlatılır.
  • Ceza kovuşturmasından kaynaklanıyorsa yetkili amir, ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek karar verir ve yazıyla tebliğ eder.
  • Soruşturma sonunda memurluktan çıkarma veya cezaî işlem gerekmiyorsa tedbir derhâl kaldırılır (m.142).
  • Memurluktan çıkarmadan başka disiplin cezası verilenler, yargılamanın men’ine veya beraatine karar verilenler ve benzeri hâllerde karar kesinleşince tedbir kaldırılır (m.143).
  • Danıştay, görevden uzaklaştırılan personelin il dışına çıkışını tamamen yasaklayan düzenlemeyi hukuka aykırı bulmuştur.
  • Tedbire dayanılarak tesis edilen bağlı işlemler, tedbirin sebebi sonradan ortadan kalkarsa sebep yönünden hukuka aykırı hâle gelir.
  • Sözleşmeli personelde, ilgili yönetmelikte gösterilen fiil kapsamına girmeyen bir eylem nedeniyle sözleşme feshedilemez.

Bir soruşturma başladığında memurun görevine devam edip etmeyeceği, çoğu zaman soruşturmanın sonucundan daha hızlı sonuç doğuran bir karardır. Görevden uzaklaştırma, adı üzerinde bir tedbirdir; ancak maaştan kesintiden kimlik ve silahın alınmasına, hatta sözleşmenin feshine kadar uzanan ağır sonuçlar doğurur.

Bu yazıda görevden uzaklaştırmanın hangi şartlarda ve kim tarafından uygulanabileceğini, süresini, malî sonuçlarını, tedbirin ne zaman kalkacağını ve Danıştay’ın bu alanda çizdiği sınırları inceliyoruz.

Kanunî dayanak

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.137 ve m.138

“Madde 137 – Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.”

“Madde 138 – Görevden uzaklaştırmaya yetkililer şunlardır. a) Atamaya yetkili amirler; b) Bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri; c) İllerde valiler; ç) İlçelerde kaymakamlar (İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır.) Valiler ve kaymakamlar tarafından alınan görevden uzaklaştırma tedbiri, memurun kurumuna derhal bildirilir.”

657 sayılı Kanun m.141 (Aylık ve sosyal haklar) – değişiklik uyarısı

Bu madde, 30.05.1974 tarihli KHK-12 ile değiştirilmiş ve 15.05.1975 tarihli 1897 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle aynen kabul edilmiştir. Yürürlükteki metin şöyledir:

“Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”

657 sayılı Kanun m.145 (Süre)

“Görevden uzaklaştırma; bir disiplin kovuşturması icabından olduğu takdirde en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memur görevine başlatılır. Bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir (Müfettişlerin görevinden uzaklaştırdıkları memurlar hakkında atamaya yetkili amir) ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceliyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder.”

ÖlçütGörevden uzaklaştırma (m.137)Disiplin cezası (m.125)
Hukukî niteliğiİhtiyatî tedbirYaptırım
AmacıSoruşturmanın selameti ve hizmetin korunmasıFiilin cezalandırılması
ZamanıSoruşturmanın herhangi bir safhasındaSoruşturma tamamlandıktan sonra
Karar verenm.138’de sayılan yetkililerDisiplin amiri veya kurulu
Süre sınırıDisiplinde üç ay, cezada iki aylık incelemelerCezanın türüne göre değişir
Malî sonuçAylığın üçte ikisinin ödenmesiCezanın türüne göre kesinti veya kaybı
Geri alınabilirlikŞartlar ortadan kalkınca derhâl kaldırılırAncak kanun yollarıyla kaldırılır
Kesilen aylıkm.143 hâllerinde geri ödenirGeri ödeme söz konusu değildir
Yargısal denetimİptal davasına konu edilirİptal davasına konu edilir

Kritik nokta

Görevden uzaklaştırma bir tedbir olduğundan, ölçülülük denetimine tâbidir. Danıştay 12. Dairesi, görevden uzaklaştırılan personelin görev yaptığı il dışına çıkışını hiçbir koşulda mümkün kılmayan bir düzenlemeyi iptal etmiş; görevden uzaklaştırılmamış bir personel izin almak şartıyla il dışına çıkabiliyorken, görevden uzaklaştırılmış personelin bu imkândan tümüyle yoksun bırakılamayacağını kabul etmiştir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Kararın kim tarafından alındığını kontrol edin. Görevden uzaklaştırmaya yetkililer m.138’de sınırlı olarak sayılmıştır; yetkisiz makam tarafından alınan tedbir yetki yönünden sakattır.
  2. Gerekçeyi somutlaştırılmasını isteyin. Kanun, “görevi başında kalmasında sakınca görülmesi” şartını arar; bu sakıncanın hangi olguya dayandığı işlemde gösterilmelidir.
  3. Dayanağın disiplin mi ceza kovuşturması mı olduğunu belirleyin. Süre rejimi buna göre değişir: disiplinde üç aylık üst sınır, ceza kovuşturmasında iki aylık periyodik inceleme.
  4. Üç aylık süreyi takip edin. Disiplin kovuşturmasından kaynaklanan tedbirde bu süre sonunda karar verilmemişse memur göreve başlatılır.
  5. İki aylık incelemelerin yapılıp yapılmadığını sorun. Ceza kovuşturmasında yetkili amir durumu her iki ayda bir incelemek ve kararını yazıyla tebliğ etmek zorundadır; bu incelemelerin yapılmaması başlı başına bir hukuka aykırılıktır.
  6. Aylık ödemesini denetleyin. Görevden uzaklaştırılan memura aylığının üçte ikisi ödenir ve sosyal hak ve yardımlar devam eder.
  7. Tedbir kalkınca kesilen üçte biri talep edin. m.143’teki durumlar gerçekleşirse kesilmiş üçte bir ödenir ve görevden uzakta geçen süre kademe ilerlemesinde değerlendirilir.
  8. Tedbirin kaldırılmasını ayrıca isteyin. Soruşturma sonunda memurluktan çıkarma veya cezaî işlem gerekmiyorsa tedbir derhâl kaldırılmalıdır; kaldırmayan görevli hakkında m.139 hükmü uygulanır.
  9. Beraat veya men-i muhakeme kararını dosyaya sunun. m.143 uyarınca bu kararların kesinleşmesi üzerine tedbir kaldırılır.
  10. Bağlı işlemleri ayrı ayrı dava edin. Kimlik ve silaha el konulması, il dışına çıkış yasağı, görev süresinin uzatılmaması gibi işlemler ayrı idarî işlemlerdir ve ayrı ayrı iptal davasına konu edilebilir.
  11. Sebebin sonradan ortadan kalktığını gösterin. Beraat kararı veya idarî bir komisyon kararı tedbirin dayanağını ortadan kaldırıyorsa, buna dayanan işlem sebep yönünden hukuka aykırı hâle gelir.
  12. Sözleşmeli personelde fiilin niteliğini tartışın. Sözleşmenin feshi, ilgili yönetmelikte gösterilen fiil kapsamına giren bir eylemin tespitine bağlıdır; başka bir disiplin fiili bu sonucu doğurmaz.

Yargı kararları

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 18.12.2024 T., 2024/401 E., 2024/3423 K.

Fiil, yönetmelikte gösterilen kapsama girmiyorsa açığa almanın devamına ve sözleşmenin feshine karar verilemez. Aile hekimi olarak görev yapan davacı, sosyal medya paylaşımı nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında ilgili yönetmelik uyarınca görevden uzaklaştırılmış; soruşturmanın tamamlanması üzerine açığa alma işleminin devamına ve aile hekimliği sözleşmesinin feshine karar verilmiştir. İdare mahkemesi, davalı idarece davacının eyleminin 657 sayılı Kanun m.125/1-E kapsamında olduğu yönünde bir tespit yapılmadığını, nitekim il disiplin kurulunun eylemi m.125/1-D kapsamında değerlendirerek kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verdiğini belirleyerek işlemi iptal etmiş; bölge idare mahkemesi istinafı reddetmiş, Daire bozmuş, bölge idare mahkemesi ısrar etmiştir. Kurul, ısrar kararını yerinde bulmuştur: “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının ONANMASINA, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oy çokluğu ile karar verilmiştir. Karara katılmayan iki üyeden biri Daire bozma gerekçesine, diğeri ise açığa alma hâlinin devamına karar verilmesinin yönetmelikteki iki aylık üst sınıra aykırı olduğu gerekçesine dayanmıştır; bu görüşler azınlıkta kalmıştır.

Danıştay 12. Daire, 26.05.2021 T., 2018/3775 E., 2021/3157 K.

Görevden uzaklaştırılan personelin il dışına çıkışını tamamen yasaklayan düzenleme hukuka aykırıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesiyle, görevden uzaklaştırılan personelin görev yaptığı yerleşim merkezinde ikamet etmesi zorunlu tutulmuş; buna dayanılarak bir personelin il dışına çıkma talebi reddedilmiştir. Daire, önce sürenin belirsizliğine dikkat çekmiştir: “görevden uzaklaştırmanın ne kadar süreceği, ilgilinin görevi başına ne zaman döneceği belirli olmadığından, dava konusu Genelgenin bu haliyle uygulanması durumunda, çok uzun süreler görevden uzak kalan personelin bu süre zarfında bulunduğu ilden hiç bir koşulda ayrılamaması sonucunu doğuracağı anlaşılmaktadır.” Ardından karşılaştırmalı bir ölçüt kurmuştur: “görevden uzaklaştırılmamış bir personel açısından il dışına çıkmak izin almak şartıyla olanaklıdır. Söz konusu hükmün görevden uzaklaştırılmış personel yönünden uygulanmayacağından bahsedilemez. Bu durumda, görevden uzaklaştırılmış personelin de izin almak koşuluyla il dışına çıkabileceğini kabul etmek gerekmekte olup, görevden uzaklaştırılan personelin il dışına çıkışlarını tamamıyla yasaklayan dava konusu Genelge hükümlerinde, hukuka uygunluk” bulunmamaktadır. Sonuç: Genelgenin ve buna dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin İPTALİNE, 26.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Danıştay 8. Daire, 20.10.2022 T., 2018/4096 E., 2022/5818 K.

Tedbirin dayanağı sonradan ortadan kalkarsa, ona bağlı işlem sebep yönünden hukuka aykırı hâle gelir. Doktora eğitimi sürerken 657 sayılı Kanun m.137 uyarınca görevden uzaklaştırılan araştırma görevlisinin görev süresi, tedbir devam ederken uzatılmamış ve kadrosu boşaltılmıştır. Daire, iptal davasında sebep unsurunun anlamını açıkladıktan sonra sonradan doğan hukukî durumu değerlendirmiştir: ilgilinin Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na başvurusu, hakkında irtibat veya iltisak ortaya koyan bilgi ve belge elde edilemediği gerekçesiyle kabul edilmiş; hakkındaki ceza davası da beraatle sonuçlanmış ve kesinleşmiştir. Daire şu sonuca varmıştır: “oluşan yeni hukuki durum karşısında, dava konusu işlemin gerekçesinin hukuken ortadan kalktığı ve sebep yönünden hukuka aykırı hale geldiği anlaşılmaktadır.” Daire ayrıca iptalin sonucunu da sınırlandırmıştır: işlemin iptali, görev süresinin başka bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan uzayacağı anlamına gelmez; idare yeniden değerlendirme yapacaktır. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 20.10.2022 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verilmiştir.

Danıştay 2. Daire, 24.02.2022 T., 2021/16413 E., 2022/811 K.

El konulan silah ve kimlik kartı iade edilirse dava konusuz kalır. Emniyet amiri olarak görev yaparken 657 sayılı Kanun m.137 ve m.138 uyarınca görevden uzaklaştırılan davacının zimmetli silahı, şarjörü, mermileri ve personel kimlik kartına el konulmuş; kendisinin ve ailesinin can güvenliği bulunmadığı gerekçesiyle iade istemi reddedilmiştir. Yargılama sırasında idare, davacının bir başka ilde göreve başladığını ve silah ile kimlik kartının iade edildiğini bildirmiştir. İdare mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı idareden alınmasına hükmetmiş; idare bu kararı temyiz etmiştir. Daire, kararı usul ve hukuka uygun bulmuştur. Sonuç: Davalının temyiz isteminin REDDİNE; kararın konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının oy birliğiyle, vekâlet ücretine ilişkin kısmının oy çokluğuyla ONANMASINA, 24.02.2022 tarihinde karar verilmiştir. Silah ve kimlik kartının hangi hâllerde iade edilebileceğine ilişkin ayrıntılı yönetmelik değerlendirmesi karşı oylarda yer almakta olup, çoğunluk kararının gerekçesi değildir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda, görevden uzaklaştırmanın hukukî kimliğinin her aşamada belirleyici olduğu görülür: bu bir tedbirdir, cezalandırma aracı değildir. Uygulamadaki hataların çoğu bu niteliğin göz ardı edilmesinden doğar.

Birinci halka, tanımın kendisidir. m.137, tedbiri “görevi başında kalmasında sakınca görülecek” memurlar için öngörür. Bu, somut bir sakıncanın gösterilmesini gerektirir. Soruşturma açılmış olması tek başına yeterli bir gerekçe değildir; işlemde sakıncanın neye dayandığı belirtilmelidir.

İkinci halka, yetkidir. m.138 yetkilileri sınırlı olarak sayar: atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, valiler ve kaymakamlar. Vali ve kaymakamın aldığı tedbir kuruma derhâl bildirilir; ilçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati aranır. Bu çerçevenin dışına çıkan işlem yetki yönünden sakattır.

Üçüncü halka, süredir. Disiplin kovuşturmasından kaynaklanan tedbir en çok üç ay sürer ve bu sürede karar verilmezse memur göreve başlatılır. Ceza kovuşturmasından kaynaklananda ise üst sınır yoktur; ancak yetkili amir durumu her iki ayda bir incelemek ve kararını yazıyla tebliğ etmek zorundadır. Bu periyodik inceleme, süresiz bir açıkta kalmayı önleyen tek güvencedir.

Dördüncü halka, malî sonuçtur. Görevden uzaklaştırılan ve herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memura aylığının üçte ikisi ödenir; sosyal hak ve yardımlar devam eder. m.143’teki durumlar gerçekleşirse kesilen üçte bir geri ödenir ve görevden uzakta geçen süre kademe ilerlemesinde değerlendirilir. Bu, tedbirin geri alınabilir niteliğinin malî yansımasıdır.

Beşinci halka, tedbirin kaldırılmasıdır. m.142 uyarınca soruşturma sonunda memurluktan çıkarma veya cezaî işlem gerekmiyorsa tedbir derhâl kaldırılır; kaldırmayan görevli hakkında ayrıca sorumluluk hükmü işletilir. m.143, memurluktan çıkarmadan başka disiplin cezası verilmesi, men-i muhakeme veya beraat, genel af ve ertelenmiş mahkûmiyet hâllerinde kararların kesinleşmesiyle tedbirin kalkacağını belirtir. Memur disiplin cezası iptal davası ile bu süreç iç içe yürür.

Altıncı halka, ölçülülüktür. Tedbir, amacının gerektirdiğinden ağır sonuçlar doğuramaz. Danıştay, görevden uzaklaştırılan personelin il dışına çıkışını hiçbir koşulda mümkün kılmayan düzenlemeyi bu nedenle iptal etmiş; görevden uzaklaştırılmamış personel izinle il dışına çıkabiliyorken, uzaklaştırılmış personelin bu imkândan tümüyle yoksun bırakılamayacağını kabul etmiştir.

Yedinci halka, bağlı işlemlerdir. Görevden uzaklaştırma çoğu zaman tek başına kalmaz: kimlik ve silaha el konulur, görev süresi uzatılmaz, sözleşme askıya alınır. Bunların her biri ayrı bir idarî işlemdir ve ayrı ayrı iptal davasına konu edilebilir. İdare bu işlemleri geri alırsa dava konusuz kalır ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.

Sekizinci halka, sebebin sonradan ortadan kalkmasıdır. Tedbirin dayanağı olan olgunun ortadan kalkması, buna dayanan işlemi sebep yönünden hukuka aykırı hâle getirir. Beraat kararı veya idarî bir komisyon kararı bu sonucu doğurabilir. Ancak iptal, kendiliğinden eski duruma dönüşü sağlamaz; idare yeniden değerlendirme yapar. Bu nedenle iptal davasıyla birlikte parasal hakların da talep edilmesi gerekir; idarî işlemin iptali davası ve şartları yazımızda bu ayrımı ayrıntılı olarak ele aldık.

Sık yapılan hatalar

HataNeden yanlışDoğrusu
Görevden uzaklaştırmayı disiplin cezası saymakKanun bunu ihtiyatî tedbir olarak tanımlarTedbir olarak değerlendirilir ve ayrı dava edilir
Soruşturma açılmasını tek başına yeterli görmekGörevi başında kalmasında sakınca aranırSakıncanın somut dayanağı gösterilir
Yetkili makamı denetlememekYetkililer m.138’de sınırlı olarak sayılmıştırKararı alan makam kontrol edilir
Üç aylık süreyi takip etmemekDisiplinde bu süre sonunda göreve başlatma zorunludurSüre sonunda başvuru yapılır
İki aylık incelemeleri sormamakCeza kovuşturmasında periyodik inceleme zorunludurİncelemelerin yapıldığı belgelenir
Kesilen üçte biri talep etmemekm.143 hâllerinde geri ödeme öngörülmüştürTedbir kalkınca ayrıca talep edilir
Bağlı işlemleri dava etmemekBunlar ayrı idarî işlemlerdirHer işlem için ayrı dava açılır
Beraat kararını dosyaya sunmamakKesinleşen karar tedbirin kalkmasını gerektirirKarar örneği ve kesinleşme şerhi sunulur
İptal kararıyla göreve dönüşün otomatik olduğunu sanmakİdare yeniden değerlendirme yaparParasal haklar ve yeniden işlem ayrıca istenir
Görevden uzaklaştırma nedir?

657 sayılı Kanun m.137 uyarınca, devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hâllerde görevi başında kalmasında sakınca görülecek devlet memurları hakkında alınan ihtiyatî bir tedbirdir. Disiplin cezası değildir; soruşturmanın herhangi bir safhasında alınabilir.

Kim görevden uzaklaştırma kararı verebilir?

m.138’de sayılanlar: atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar. İlçe idare şube başkanları hakkında valinin muvafakati şarttır. Vali ve kaymakamın aldığı tedbir memurun kurumuna derhâl bildirilir.

Ceza davası açılınca da açığa alınabilir miyim?

Evet. m.140 uyarınca haklarında mahkemelerce cezaî kovuşturma yapılan devlet memurları da m.138’deki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilir.

Görevden uzaklaştırma ne kadar sürer?

Disiplin kovuşturmasından kaynaklanıyorsa en çok üç ay sürer; bu süre sonunda hakkında bir karar verilmezse memur görevine başlatılır. Ceza kovuşturmasından kaynaklanıyorsa yetkili amir, ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek göreve dönüp dönmemesi hakkında karar verir ve yazıyla tebliğ eder.

Açıkta iken maaşım ödenir mi?

Evet. m.141 uyarınca görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan ya da gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir; ayrıca Kanun’un öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam ederler.

Kesilen üçte bir geri ödenir mi?

m.143’te sayılan durumların gerçekleşmesi hâlinde evet. Bu durumda kesilmiş olan üçte bir ödenir ve görevden uzakta geçirilen süre, derecedeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı üst dereceye yükselme hâlinde kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.

Tedbir hangi hâllerde kaldırılır?

m.142 uyarınca soruşturma sonunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezaî bir işlem uygulanmasına lüzum kalmayan memurlar için tedbir derhâl kaldırılır. m.143 uyarınca ise memurluktan çıkarmadan başka disiplin cezası verilenler, yargılamanın men’ine veya beraatine karar verilenler, kovuşturması genel afla kaldırılanlar ve memurluğa engel olmayan bir cezayla hükümlü olup cezası ertelenenler hakkında kararların kesinleşmesiyle tedbir kalkar.

Tedbiri kaldırmayan amir hakkında ne yapılır?

m.142’nin son cümlesi uyarınca görevden uzaklaştırma tedbirini kaldırmayan görevli hakkında m.139 hükmü uygulanır. Ayrıca m.144 uyarınca, soruşturmaya konu fiillerin hizmete devama engel olmadığı hâllerde tedbir her zaman kaldırılabilir.

Açıkta iken bulunduğum ilden ayrılabilir miyim?

Danıştay 12. Dairesi, görevden uzaklaştırılan personelin il dışına çıkışını tamamıyla yasaklayan genelge hükümlerini hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Daire’ye göre görevden uzaklaştırılmamış personel izin almak şartıyla il dışına çıkabildiğine göre, görevden uzaklaştırılmış personelin de izin almak koşuluyla çıkabileceğini kabul etmek gerekir.

Silahıma ve kimlik kartıma el konulabilir mi?

Emniyet hizmetleri sınıfı personeli bakımından, görevden uzaklaştırma hâlinde tabanca ve kimlik kartının birimince geçici olarak alınıp muhafaza edileceği yönünde düzenlemeler bulunmaktadır. İdare bunları iade ederse açılmış olan dava konusuz kalır ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.

Açıkta olduğum için görev sürem uzatılmazsa ne yapabilirim?

Bu, ayrı bir idarî işlemdir ve iptal davasına konu edilebilir. Danıştay 8. Dairesi, tedbirin dayanağı olan iltisak iddiasının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ve beraat hükmüyle ortadan kalktığı bir olayda, görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin sebep yönünden hukuka aykırı hâle geldiğine karar vermiştir.

İptal kararı alınca görevime otomatik döner miyim?

Hayır. Danıştay, işlemin sebep yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesinin görev süresinin başka bir işleme gerek kalmaksızın doğrudan uzayacağı anlamına gelmediğini; idarece yeniden değerlendirme yapılarak yeni bir karar verileceğini belirtmiştir.

Sözleşmeli personelde durum farklı mı?

Sözleşmeli personelde fesih, ilgili yönetmelikte gösterilen fiillerin işlendiğinin tespitine bağlıdır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından incelenen bir dosyada, eylemi 657 sayılı Kanun m.125/1-E kapsamında değerlendirilmeyen aile hekiminin sözleşmesinin bu hükme dayanılarak feshedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Disiplin cezası verilmesi açığa almayı haklı kılar mı?

İki işlem birbirinden bağımsızdır. Disiplin soruşturması sonucunda daha hafif bir ceza verilmiş olması, açığa alma tedbirinin devamını ve buna bağlanan ağır sonuçları kendiliğinden haklı kılmaz; her işlem kendi dayanağı bakımından değerlendirilir.

Açığa alma kararına karşı hangi dava açılır?

İdare mahkemesinde iptal davası açılır. Dava dilekçesinde işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülür; ayrıca yürütmenin durdurulması ve varsa parasal haklar da talep edilebilir.

İlgili mevzuat

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125 – Disiplin cezaları
  • 657 sayılı Kanun m.137 – Görevden uzaklaştırma
  • 657 sayılı Kanun m.138 – Görevden uzaklaştırmaya yetkililer
  • 657 sayılı Kanun m.139 – Görevden uzaklaştıran amirin sorumluluğu
  • 657 sayılı Kanun m.140 – Ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırma
  • 657 sayılı Kanun m.141 – Aylık ve sosyal haklar
  • 657 sayılı Kanun m.142 – Tedbirin kaldırılması
  • 657 sayılı Kanun m.143 – Göreve tekrar başlatılması zorunlu hâller
  • 657 sayılı Kanun m.144 – Tedbirin kaldırılmasında amirin takdiri
  • 657 sayılı Kanun m.145 – Süre
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2 – İptal davası
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.331 – Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: memur disiplin cezası iptal davası, disiplin soruşturmasında savunma hakkı, memur disiplin cezalarında zamanaşımı, idarî işlemin iptali davası ve şartları, memur atama iptali davası ve şartları.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukukî görüş yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İdare hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara