Memur Disiplin Cezalarında Zamanaşımı (DMK 127)

legapro kapak 16612 LegaPro Hukuk Memur Disiplin Cezalarında Zamanaşımı (DMK 127)
Kısaca
  • Disiplin hukukunda iki ayrı zamanaşımı vardır: soruşturmaya başlama ve ceza verme zamanaşımı.
  • Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır.
  • Memurluktan çıkarma cezasında bu süre altı aydır.
  • Her hâlde, fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
  • Danıştay’a göre bu süreler kamu düzenine ilişkindir ve uyulması zorunludur.
  • Süreler geçtikten sonra yapılan soruşturmaya dayanan cezalar hukuka aykırıdır.
  • Zamanaşımı dolmuşsa kural olarak sübut tartışılmadan dosyanın işlemden kaldırılması gerekir.
  • İdare, “fiil sabittir ancak zamanaşımı doldu” biçiminde karar veremez.
  • İstisna: fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüşse önce sübut değerlendirilir.
  • Mahkemenin denetimi de kural olarak zamanaşımının dolup dolmadığıyla sınırlıdır.
  • Devam niteliğindeki eylemlerde süre, son fiilin tarihinden işlemeye başlar.
  • Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlanmasından itibaren 15 gün içinde vermelidir.
  • 2026 yılında yapılan değişiklikle, cezanın yargı kararıyla iptali hâlinde yeniden ceza tesisine ilişkin özel bir süre rejimi getirilmiştir.
  • Görevli mahkeme idare mahkemesidir.

Disiplin soruşturmalarında sonucu çoğu zaman dosyanın esası değil, takvim belirler. Kanun hem soruşturmaya ne kadar sürede başlanacağını hem de cezanın en geç ne zaman verilebileceğini sıkı biçimde düzenlemiştir.

Bu süreler yalnızca birer usul kuralı değildir; Danıştay bunları memur bakımından bir güvence ve kamu düzenine ilişkin süreler olarak niteler. Aşağıda iki ayrı zamanaşımı türünü, sürelerin nasıl hesaplandığını ve zamanaşımı dolduğunda idarenin nasıl bir karar vermesi gerektiğini Danıştay kararlarıyla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 127 – Zamanaşımı: “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içinde; zamanaşımı süresinin dolması veya altı aydan daha az süre kalması hâlinde en geç altı ay içinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.”

657 sayılı Kanun m. 128 – Karar süresi: “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.”

İki zamanaşımı türü

ÖlçütSoruşturmaya başlama zamanaşımıCeza verme zamanaşımı
BaşlangıçFiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihFiilin işlendiği tarih
Süre (hafif cezalar)Bir ayİki yıl
Süre (memurluktan çıkarma)Altı ayİki yıl
Kapsadığı işlemSoruşturma veya kovuşturmaya başlamaCezanın verilmesi
SonucuCeza verme yetkisi düşerCeza verme yetkisi düşer
NiteliğiKamu düzenine ilişkindirKamu düzenine ilişkindir
Devam eden fiillerdeSon fiilin öğrenilmesi esas alınırSon fiilin tarihi esas alınır
İdarenin yapması gerekenSüresinde soruşturmaya başlamakSüresinde ceza vermek; aksi hâlde işlemden kaldırma
Yargısal denetimSürenin geçip geçmediğiKural olarak sürenin geçip geçmediğiyle sınırlı

Kritik nokta: Danıştay 2. Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramışsa idarenin yapması gereken tek şey bunu saptayıp dosyayı işlemden kaldırmaktır. “Fiil sübuta ermiştir, şu ceza verilmesi gerekirdi ancak zamanaşımı doldu” biçiminde karar verilmesi hukuka aykırıdır; çünkü bu tespit memurun özlük dosyasına girer ve ileride aleyhine sonuç doğurabilir. Tek istisna, aynı fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş olmasıdır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Fiilin tarihini kesinleştirin. İki yıllık ceza verme süresi bu tarihten işler.
  2. Öğrenme tarihini belirleyin. Bir aylık ve altı aylık süreler bu tarihe bağlıdır.
  3. Soruşturma onayının tarihini isteyin. Soruşturmaya başlanıp başlanmadığı bu belgeyle kanıtlanır.
  4. Ceza türüne göre süreyi seçin. Memurluktan çıkarmada altı ay, diğerlerinde bir ay uygulanır.
  5. Cezanın tebliğ değil, verilme tarihini esas alın. İki yıllık süre cezanın verildiği tarihe kadar işler.
  6. Devam eden fiillerde son tarihi tespit edin. Süre son fiilden itibaren hesaplanır.
  7. İşlemden kaldırma kararının içeriğini inceleyin. Sübut değerlendirmesi yapılmışsa iptal sebebi doğar.
  8. Ek idari yaptırım var mı, kontrol edin. Varsa idare önce sübutu değerlendirebilir.
  9. Karar sürelerini de denetleyin. DMK m. 128’deki 15 ve 30 günlük süreler ayrıca aranır.
  10. Özlük dosyasındaki kayda dikkat edin. Sübut tespiti terfi ve atamalarda aleyhe kullanılabilir.
  11. İptalden sonraki yeni ceza rejimini gözetin. 2026 değişikliğiyle iptal kararı sonrası ayrı bir süre öngörülmüştür.
  12. Davayı süresinde açın. İşleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
Danıştay ne diyor?

Danıştay 2. Daire, E. 2021/2280, K. 2024/507, 30.01.2024

Zamanaşımı dolmuşsa sübut tartışılmadan dosya işlemden kaldırılmalıdır. Yüksek disiplin kurulu, davacının “denetim görevini yerine getirmemek” fiilini işlediğini ve dört ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerektiğini belirledikten sonra, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dosyayı işlemden kaldırmıştır. Daire önce sürelerin niteliğini ortaya koymuştur: “İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.” Ardından izlenecek sırayı belirlemiştir: “Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım… öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.” Sonuç olarak davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararı 30.01.2024 tarihinde oyçokluğuyla BOZULMUŞTUR.

Danıştay 2. Daire, E. 2022/120, K. 2022/4011, 29.06.2022

Mahkemenin denetimi de zamanaşımıyla sınırlıdır. Emniyet müdürü olan davacı hakkında aynı türden bir işlem tesis edilmiş; idare mahkemesi ise eylemin sübuta erip ermediğini inceleyerek işlemi iptal etmiştir. Daire, sonucu doğru bulmakla birlikte gerekçeyi düzeltmiştir: “Davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin zamanaşımına uğraması halinde, bu eylem için mevzuatımızda idari bir yaptırım öngörülmüyor ise İdare Mahkemesince hukuki denetimin fiilin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti ile sınırlı olarak yapılması gerekir.” Daire, mahkemenin sübut incelemesine girmesini gerekçe yönünden hatalı bulmuştur: “hukuki denetimin Yasa’nın öngördüğü şekilde sadece zamanaşımı süresiyle sınırlı olarak yapılması gerekirken, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan eylemin sübuta erip ermediğinin irdelenmesi suretiyle, dava konusu işlemin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararında gerekçesi itibarıyla hukuki isabet bulunmamaktadır.” Sonuç olarak karar, belirtilen gerekçeyle 29.06.2022 tarihinde oyçokluğuyla ONANMIŞTIR.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/6755, K. 2024/2806, 09.05.2024

“Sübut belirlenmeden zamanaşımı değerlendirilemez” gerekçesi kabul edilmemiştir. Dinleme kararlarının asıllarının ilgili kuruma teslim edilmemesi nedeniyle denetim görevini yerine getirmediği kabul edilen emniyet müdürü hakkında, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosya işlemden kaldırılmıştır. İdare mahkemesi davayı reddederken, “davalı idarece davacıya isnat edilen fiilin sübuta erip ermediği belirlenmeden zamanaşımı hakkında değerlendirme yapılamayacağı” gerekçesine dayanmıştır. Daire bu yaklaşımı benimsememiştir: “Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiillerinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati belirtilerek dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık… bulunmamaktadır.” Sonuç olarak idare mahkemesi kararı 09.05.2024 tarihinde oyçokluğuyla BOZULMUŞTUR.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/7108, K. 2022/2816, 19.04.2022

Devamı niteliğindeki eylemde süre son fiilden işler. Okul müdürü hakkında, e-okul sisteminde not ve log kayıtlarında değişiklik yapıldığı gerekçesiyle maaş kesimi cezası verilmiştir. İdare mahkemesi, kayıtlardaki en son değişikliğin 21.03.2012, işlemin ise 10.04.2014 tarihli olduğunu saptayarak iki yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Daire, dosyadaki teknik kayıtları yeniden değerlendirmiştir: “14/07/2011 tarihinde davacının oğlu …’nin ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavlarında 4 derse ait not girişlerinin 100 olarak yapıldığı ve ‘e-okul sistemi üzerinden notları değiştirme’ fiilinin devamı niteliğinde 14/04/2012 tarihinde bu notların silindiği anlaşıldığından, dava konusu disiplin cezasının 10/04/2014 tarihinde tesis edilmesi karşısında anılan işlemin 657 sayılı Kanun’un 127. maddesindeki iki yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde bulunduğu sonucuna varılmıştır.” Sonuç olarak iptal kararı 19.04.2022 tarihinde oyçokluğuyla BOZULMUŞTUR.

Bu dört karar birlikte okunduğunda, disiplin dosyalarında takvimin neden esastan önce geldiği ve zamanaşımı dolduğunda idarenin elinin ne kadar bağlı olduğu net biçimde görülüyor.

Birinci halka ikili yapıdır. DMK m. 127 iki ayrı zamanaşımı öngörür. Birincisi soruşturmaya başlama zamanaşımıdır ve fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten işler: hafif cezalarda bir ay, memurluktan çıkarmada altı ay. İkincisi ceza verme zamanaşımıdır ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıldır. Bu ikisi birbirinden bağımsızdır; biri dolmasa bile diğeri dolabilir.

İkinci halka bu sürelerin niteliğidir. Dört kararda da tekrarlanan cümleye göre, ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri kamu düzenine ilişkindir ve disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunludur. Sonuç açıktır: bu süreler geçirildikten sonra yapılan soruşturmaya dayanılarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırıdır.

Üçüncü halka idarenin izlemesi gereken sıradır. Danıştay 2. Dairesi kural olarak önce fiilin belirlenmesini, ardından zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesini; zamanaşımı saptandığında ise fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan dosyanın işlemden kaldırılmasını aramaktadır. Buradaki “fiilin belirlenmesi”, hangi eylemin hangi tarihte işlendiğinin tespitidir; sübutun kanıtlanması değildir.

Dördüncü halka bu kuralın gerekçesidir ve pratikte çok önemlidir. 09.05.2024 tarihli karara konu temyiz dilekçesinde davacının vurguladığı gibi, “fiil sabittir” tespiti özlük dosyasına girer ve idarenin takdir yetkisini kullanacağı işlemlerde, örneğin rütbe terfiinde dikkate alınabilir. Bu nedenle ceza verilememesine rağmen yapılan sübut tespiti, memur için gerçek bir hukuki sonuç doğurur ve iptal davasına konu edilebilir.

Beşinci halka istisnadır. Aynı kararlarda belirtildiği üzere, zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüşse — kararda örnek olarak 3201 sayılı Kanun’un geçici 28. maddesi uyarınca başka kuruma atanma gösterilmiştir — bu hâlde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirildikten sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir. Dolayısıyla savunmanın ilk kontrol edeceği şey, aynı fiile bağlanan başka bir idari sonuç bulunup bulunmadığıdır.

Altıncı halka mahkemenin denetim sınırıdır. 29.06.2022 tarihli kararda Daire, ek bir idari yaptırım öngörülmemişse idare mahkemesinin denetiminin, fiilin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlı olması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin sübut incelemesine girmesi, sonuç doğru olsa bile gerekçe yönünden hatalı bulunmuştur.

Yedinci halka sürenin hesabıdır ve burada dosyanın teknik yönü belirleyici olur. 19.04.2022 tarihli kararda Danıştay 8. Dairesi, e-okul sisteminde yapılan not girişinin ardından bu notların silinmesini “notları değiştirme” fiilinin devamı saymış ve iki yıllık süreyi son işlem tarihinden hesaplamıştır. Bu yaklaşım, log kayıtları gibi tarih damgalı verilerin dosyaya eksiksiz getirtilmesini zorunlu kılar.

Sekizinci ve son halka mevzuattaki yeni düzenlemedir. DMK m. 127’ye 2026 yılında eklenen fıkraya göre, disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; zamanaşımı süresinin dolması veya altı aydan az süre kalması hâlinde ise en geç altı ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir. Bu düzenleme, iptal kararından sonra idarenin elinin tamamen bağlı olmadığını, ancak yeniden ceza verilmesinin de süresiz olmadığını gösterir. Ayrıca DMK m. 128’deki 15 ve 30 günlük karar süreleri de ayrı bir denetim başlığı olarak her dosyada kontrol edilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Tek bir zamanaşımı olduğunu sanmakSoruşturmaya başlama ve ceza verme süreleri ayrıdır
İki yıllık süreyi öğrenme tarihinden saymakBu süre fiilin işlendiği tarihten işler
Bir aylık süreyi fiil tarihinden saymakBu süre fiilin öğrenildiği tarihten işler
Cezanın tebliğ tarihini esas almakSüre, cezanın verildiği tarihe kadar işler
Sübut tespitini önemsiz görmekBu tespit özlük dosyasına girer ve aleyhe kullanılabilir
Ek idari yaptırımı gözden kaçırmakVarsa idare önce sübutu değerlendirebilir
Devam eden fiilde ilk tarihi esas almakSüre son fiilin tarihinden hesaplanır
Karar sürelerini denetlememekDMK m. 128’deki 15 ve 30 günlük süreler de aranır
İptalden sonra idarenin hiçbir şey yapamayacağını sanmakYeni düzenleme sınırlı bir süre içinde yeniden ceza imkânı tanır
Disiplin cezalarında kaç türlü zamanaşımı vardır?

İki türlüdür: soruşturmaya (veya kovuşturmaya) başlama zamanaşımı ile ceza verme zamanaşımı. İkisi de DMK m. 127’de düzenlenmiştir.

Soruşturmaya ne kadar sürede başlanmalıdır?

Fiil ve hâllerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay; memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde başlanmalıdır.

Ceza verme zamanaşımı ne kadardır?

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıldır. Bu süre içinde ceza verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Bu süreler kamu düzeninden midir?

Evet. Danıştay kararlarında, ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı sürelerinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmektedir.

Zamanaşımı dolarsa idare ne yapmalıdır?

Danıştay 2. Dairesine göre kural olarak fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekir.

“Fiil sabittir ama zamanaşımı doldu” denilebilir mi?

Kural olarak hayır. 30.01.2024 ve 09.05.2024 tarihli kararlarda, sübut değerlendirmesi yapılarak dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir.

Bu kuralın istisnası var mı?

Var. Zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüşse, fiilin sübuta erip ermediği değerlendirildikten sonra işlemden kaldırma kararı verilir.

Mahkeme neyi denetler?

29.06.2022 tarihli karara göre, ek bir idari yaptırım öngörülmüyorsa idare mahkemesinin denetimi, fiilin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlıdır.

Neden sübut tespiti sakıncalı sayılıyor?

Kararlara yansıyan gerekçelere göre bu tespit memurun özlük dosyasına girmekte ve ileride idarenin takdir yetkisini kullanacağı işlemlerde, örneğin terfide aleyhe etki doğurabilmektedir.

Devam eden fiillerde süre nasıl hesaplanır?

Danıştay 8. Dairesinin 19.04.2022 tarihli kararında, önceki işlemin devamı niteliğindeki son eylemin tarihi esas alınarak iki yıllık sürenin dolmadığı sonucuna varılmıştır.

Karar için ayrı süreler var mı?

Evet. DMK m. 128 uyarınca disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadır; disiplin kurulu dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde kararını bildirir.

Ceza yargı kararıyla iptal edilirse ne olur?

DMK m. 127’ye eklenen fıkraya göre, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; süre dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.

Ceza kim tarafından verilir?

DMK m. 126 uyarınca uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirlerince; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası disiplin kurulu kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirlerce; devlet memurluğundan çıkarma cezası ise yüksek disiplin kurulu kararıyla verilir.

Özel kanunlardaki süreler ne olur?

Bazı meslek grupları için özel disiplin mevzuatı bulunmaktadır. Somut olayda hangi mevzuatın uygulanacağı ve o mevzuattaki sürelerin ne olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Nereye dava açılır?

Disiplin işlemlerine karşı süresi içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılır.

İlgili mevzuat
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 124 – Disiplin amirleri ve cezaları
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 125 – Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve hâller
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 126 – Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 127 – Zamanaşımı
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 128 – Karar süresi
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 129 – Yüksek disiplin kurullarının karar usulü
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 130 – Savunma hakkı
  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 135-136 – İtiraz ve itirazın süresi
  • 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 – Dava açma süresi
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2 – İdari dava türleri
  • 2709 sayılı Anayasa m. 129 – Görev ve sorumluluklar ile disiplin kovuşturmasında güvence

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: memur disiplin cezası iptal davası, disiplin soruşturmasında savunma hakkı, memurluktan çıkarma cezası, sosyal medya paylaşımları nedeniyle disiplin cezası ve polis disiplin mevzuatı.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İdare hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

Ticaret Sicilinde Tescil, Geçici Tescil, Terkin ve Sicil Müdürlüğü Kararına İtiraz

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticaret siciline tescil kural olarak istem üzerine yapılır;…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesi: Başvuru, Süreler, Yenileme ve İptal

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 3194 sayılı İmar Kanunu m.21 uyarınca, m.26’daki istisna…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Aldatıcı Reklam ve Haksız Ticari Uygulama: Reklam Kurulu Kararları (6502)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Ticari reklam, bir mal veya hizmetin satışını sağlamak…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
İş Hukuku Makale

Fiilî Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma Payı) – 5510 Sayılı Kanun m.40

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Fiilî hizmet süresi zammı, halk arasındaki adıyla yıpranma…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Kira Hukuku Makale

Kiracının Geri Verme Borcu ve Hor Kullanma Tazminatı (TBK m.334)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa o durumda…

11.09.2026 Yazıyı oku ›
Aile Hukuku Makale

Evlenmenin Butlanı Davası (TMK m.145-160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Evlenmenin butlanı, şeklen kurulmuş bir evliliğin kanunun aradığı…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara