Cari Hesap Sözleşmesi ve “Açık Hesap” Ayrımı (TTK m. 89-101)

legapro kapak 16507 LegaPro Hukuk Cari Hesap Sözleşmesi ve "Açık Hesap" Ayrımı (TTK m. 89-101)
Kısaca
  • Cari hesap sözleşmesi, iki kişinin alacaklarını teker teker istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirmesi ve hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı istemesi esasına dayanır (TTK m. 89/1).
  • Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli değildir (m. 89/2); yazılı sözleşme yoksa TTK’nın cari hesap hükümleri uygulanmaz.
  • Muhasebede tutulan “cari hesap” veya “açık hesap” kaydı, kanunî anlamda cari hesap sözleşmesi değildir.
  • Yazılı sözleşme yoksa uyuşmazlık, temelindeki hukukî ilişkiye (satım, ödünç, hizmet) göre çözülür.
  • Hesap devresi sonunda kapatılan hesabın artan tutarını gösteren cetveli alan taraf, bir ay içinde noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı yazıyla itiraz etmezse bakiyeyi kabul etmiş sayılır (m. 94/2).
  • Hesap devresi kararlaştırılmamışsa her takvim yılının son günü hesabın kapatılma günü sayılır.
  • Cari hesaptan doğan davalar, sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar (m. 101).
  • İcra takibinde alacaklı, takip tarihinde alacağın muaccel olduğunu ispatlamak zorundadır; muaccel olmayan borç için takipte hukukî yarar yoktur.
  • Belirsiz vade ifadeleri (“bir-bir buçuk yıl sonra”, “imkânlar dâhilinde”) kesin vade oluşturmaz.
  • Açıklaması bulunmayan banka dekontu kural olarak borcun ödendiğine karine sayılır; aksini iddia eden ispatla yükümlüdür.
  • Ticarî defter kaydının sahibi lehine delil olması için kaydın belgeye dayanması ve belge dayanağının da ispatlanması gerekir.
  • Hesabın bütünü esas alınmalıdır: devreden bakiye dikkate alınmadan yalnız dava konusu faturalar üzerinden mahsup yapılması doğru değildir.

Ticarî hayatta en sık kurulan cümlelerden biridir: “Bizim onlarla cari hesabımız var.” Kastedilen genellikle muhasebe programındaki bir kayıttır — alışlar, satışlar, ödemeler alt alta yazılır, altta bir bakiye çıkar. İş mahkemeye düştüğünde ise bu cümle beklenen sonucu vermez.

Çünkü Türk Ticaret Kanunu’nun 89 ve devamı maddelerinde düzenlenen cari hesap, muhasebe pratiğinden farklı, yazılı şekle bağlı ve kendine özgü sonuçları olan bir sözleşmedir. Aşağıda bu ayrımı, kanunî cari hesabın sağladığı avantajları ve yazılı sözleşme yokken alacağın nasıl ispatlanacağını ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

TTK m. 89 — Tanım ve şekil
“(1) İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.
(2) Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.”
TTK m. 94 — Bakiyenin belirlenmesi ve itiraz
“(1) Sözleşme veya ticari teamül uyarınca, belirli hesap devreleri sonunda devre hesabı kapatılır ve alacak ile borç kalemleri arasındaki fark belirlenir.
(2) Hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamül yoksa, her takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması günü olarak kabul edilmiş sayılır. Saptanan artan tutarı gösteren cetveli alan taraf, aldığı tarihten itibaren bir ay içinde, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren bir yazıyla itirazda bulunmamışsa, bakiyeyi kabul etmiş sayılır.”
TTK m. 101 — Zamanaşımı
“(1) Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya mahkeme kararıyla saptanan artan tutara ya da faiz alacaklarına, hesap hata ve yanılmalarına, cari hesabın dışında tutulması gereken veya haksız olarak cari hesaba geçirilmiş olan kalemlere veya tekrarlanan kayıtlara ilişkin bulunan davalar, cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrarlar.”

Kanunî cari hesap ile muhasebe cari hesabı

ÖlçütTTK m. 89 cari hesap sözleşmesiMuhasebedeki “cari/açık hesap”
KuruluşYazılı sözleşme (geçerlilik şartı)Tek taraflı muhasebe kaydı
Tek tek istemeTaraflar karşılıklı olarak vazgeçerHer fatura ayrı ayrı istenebilir
Talep konusuHesabın kesilmesinden sonraki artan tutarHer bir alacak kalemi
Bakiyenin kesinleşmesiCetvele bir ay içinde itiraz edilmezse kabul sayılırBöyle bir kesinleşme yoktur
FaizKanun ve sözleşme çerçevesinde kalemlere işlerGenel hükümler, temerrüt gerekir
ZamanaşımıSözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yılTemeldeki ilişkinin zamanaşımı
İspatSözleşme + hesap cetvelleriFatura, irsaliye, defter, dekont
Uygulamada sonuçTek bir bakiye alacağıKalem kalem ispat yükü
Kritik nokta. Yazılı cari hesap sözleşmesinin bulunmaması, alacağın yok olduğu anlamına gelmez; sadece TTK m. 89-101’in sağladığı kolaylıklardan yararlanılamaz. Bu durumda alacaklı, muhasebe bakiyesine dayanarak “cari hesap alacağı” demekle yetinemez; alacağın temelindeki ilişkiyi (satım, hizmet, ödünç), her bir kalemin dayanağını ve muacceliyetini ayrı ayrı ortaya koymak zorunda kalır. İcra takibinde borç sebebi “cari hesap alacağı” olarak gösterilip arkasına belge konulmadığında, itirazın iptali davası çoğu zaman esasa girilmeden — takip tarihinde muaccel bir alacak bulunmadığı için hukukî yarar yokluğundan — sonuçsuz kalmaktadır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Sürekli çalıştığınız müşteri ve tedarikçilerle yazılı bir cari hesap sözleşmesi imzalayın; sözleşme metni TTK m. 89’daki “tek tek istemekten karşılıklı vazgeçme” unsurunu açıkça içermelidir.
  2. Sözleşmede hesap devresini (aylık, üç aylık, yıllık) belirleyin; belirlemezseniz her takvim yılının son günü hesabın kapatılma günü sayılır.
  3. Devre sonunda hesap özetini (bakiye cetvelini) karşı tarafa tebliğ edilebilir bir kanalla gönderin: noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı yazı.
  4. Karşı taraftan gelen cetvele katılmıyorsanız bir aylık süre içinde aynı kanallardan itiraz edin; süre geçerse bakiyeyi kabul etmiş sayılırsınız.
  5. Sözleşmede faiz oranını ve faizin hangi tarihten işleyeceğini açıkça yazın; ticarî işlerde genel hükümlere dayanmak çoğu zaman sonuç vermez.
  6. Yazılı sözleşmeniz yoksa alacağı “cari hesap” olarak değil, gerçek hukukî sebebiyle (mal satımı, hizmet, ödünç) nitelendirin.
  7. Takipten önce noter ihtarnamesiyle borçluyu temerrüde düşürün ve muacceliyeti belgeleyin; belirsiz vade ifadelerinden kaçının.
  8. Her kalemi belgeleyin: fatura, sevk irsaliyesi (araç plakası ve teslim alan bilgisiyle), sipariş formu, teslim tutanağı.
  9. Para gönderiyorsanız dekont açıklamasına gönderim sebebini yazın. Açıklamasız dekont, kural olarak mevcut bir borcun ödendiğine karine sayılmaktadır.
  10. Ticarî defterlerinize dayanacaksanız açılış-kapanış onaylarını, e-defter beratlarının süresinde onaylandığını ve her kaydın bir belgeye dayandığını kontrol edin.
  11. Karşı tarafın defterlerinin ibrazını talep edin; ibrazdan kaçınılması lehinize sonuç doğurabilir.
  12. Hesabı bütün olarak sunun: önceki yıllardan devreden bakiye ile birlikte, ödemelerin nasıl mahsup edildiğini gösteren bir tablo hazırlayın.
Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/1269, K. 2023/1106, 15.11.2023

Yazılı sözleşme yoksa “cari hesap” nitelendirmesi sonuç doğurmaz; takip tarihinde muaccel olmayan alacak için takipte hukukî yarar yoktur. Ortaklık kurmak amacıyla verilen ve sonradan ödünce dönüşen paranın bakiyesi için, borç sebebi “cari hesap alacağı” gösterilerek icra takibi başlatılmıştır. Kurul çoğunluğu önce kavramı yerine oturtmuştur: “cari hesap kavramı teknik bir ifadedir ve ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89 uncu maddesinde düzenlenen koşulların varlığı hâlinde taraflar arasında cari hesap ilişkisinin varlığından söz edilebilecektir… Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.” Somut olayda dayanılan belgeler “borcun iadesi amacıyla yapılan ödemelerin miktar ve tarihlerini gösterir bir tablodan, bakiye borcu gösterir bir hesap dökümünden ibaret” bulunmuş; uyuşmazlığın vadenin tespitiyle çözüleceği belirtilmiştir. Kurul, “bir-bir buçuk yıl sonra”, “imkânlar dâhilinde taksitlerle” gibi ifadelerin kesin vade oluşturmadığını, takipten önce ihtar da bulunmadığını saptayarak borcun takip tarihinde muaccel sayılamayacağı ve muaccel olmayan borç için alacaklının icra takibinin himayesinden yararlanamayacağı sonucuna varmıştır. Sonuç: direnme kararının BOZULMASINA, 15.11.2023 tarihinde oy çokluğu ile ve kesin olarak karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/818, K. 2025/5040, 22.10.2025

Dekont açıklamasına “cari hesabına istinaden” yazmak, paranın borç olarak verildiğini ispatlamaz. Bir kişi, şirkete EFT ve havalelerle toplam 583.342 TL borç para verdiğini ileri sürerek iadesini istemiş; şirket ise paraların aralarındaki ilişkiden doğan ödemeler olduğunu savunmuştur. Derece mahkemeleri, davalının maddî vakıayı kabul edip hukukî niteliğini farklı gösterdiğini, bunun bölünemeyen vasıflı ikrar olduğunu ve ispat yükünün davacıda kaldığını belirlemiştir. Kararda: “havale kural olarak bir ödeme vasıtası olup bu karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) iddia edenin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu”; dekontların bir kısmında “cari hesabına istinaden” açıklaması bulunsa da “cari hesap sözleşmesinin … yazılı şekilde yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu, davacı tarafından dosyaya yazılı cari hesap sözleşmesi sunulmadığı göz önüne alındığında davaya konu banka dekontlarındaki açıklamaların gönderilen paraların borç olarak gönderildiğini ispata yeterli olmadığı” saptanmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ONANMASINA, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5952, K. 2024/2563, 28.03.2024

Hesap ilişkisi bir bütündür; devreden bakiye dikkate alınmadan yalnız dava konusu faturalar üzerinden mahsup yapılamaz. Tedarik sözleşmesinden doğan bakiye için cari hesaba dayanılarak takip başlatılmış; ilk derece mahkemesi, faturaların düzenlenmesinden sonra yapılan ödemeleri doğrudan bu faturalara mahsup ederek davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğunu, faturaların ve ödemelerin bütünlük içinde defterlere kaydedildiğini, önceki yıllardan devreden bakiyelerin de aynı hesap üzerinden muhasebeleştirildiğini saptamıştır. Daire, bu saptamayla varılan sonuç arasındaki çelişkiye işaret etmiştir: “Bu durumda taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında inceleme yapılıp tüm cari hesap değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken devreden cari hesap bakiyesi dikkate alınmadan dava konusu faturaların düzenlenmeye başlanıldığı tarihten sonraki ödemelerin bu faturalardan mahsubu suretiyle hüküm tesisi doğru olmamıştır.” Kararda ayrıca davalının, ihtarlı davetiyeye rağmen defterlerini ibraz etmediği ve ödemelerinin dava konusu faturalara ilişkin olduğuna dair bir savunma yapmadığı vurgulanmıştır. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5676, K. 2024/6902, 30.09.2024

Açıklamasız dekont ödeme karinesi oluştursa da, mahkeme araştırmayı yarım bırakamaz. Cari hesap alacağına dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe itirazın iptali istenmiştir. Derece mahkemeleri davayı reddetmiştir: dekontların bir kısmında hiçbir açıklama bulunmadığı, bir kısmında “proje ödemesi, devre faiz ödemesi, kredi kapama, tapu harcı” gibi açıklamalar yer aldığı, “herhangi bir açıklama içermeyen dekontların, kural olarak bir borcun ödendiğine karine teşkil ettiği”, ticarî defter kaydının sahibi lehine delil olabilmesi için “belgeleme ve kaydın belgeye (evrak-ı müsbiteye) dayanması ilkesine ‘belge yoksa kayıt da yoktur'” uygun olması ve belge dayanağının da ispatlanması gerektiği belirtilmiştir. Daire ise incelemeyi yetersiz bulmuştur: davalının kullandığı kredi olup olmadığının tespiti için banka kayıtlarının yerinde incelenmesi, tarafların ticarî kayıtlarının incelenmesi, “kefalet karşılığı kullanılan”, “kredi devre faizi”, “ipotek harcı” gibi kalemlerin kredi borcuyla irtibatının açıklattırılması, dekontlardaki tutarların hangi hesaba ödendiğinin ve davalıyla ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirdi. Sonuç: bölge adliye mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda, “cari hesap” sözcüğünün mahkemede ne kadar iş gördüğü net biçimde ortaya çıkıyor.

Birinci halka: kavram teknik, şekil şartı emredicidir. Hukuk Genel Kurulu’nun 2023 tarihli kararı, cari hesabın günlük dildeki kullanımıyla kanunî anlamı arasındaki farkı açıkça çizer: TTK m. 89’daki koşullar yoksa cari hesap ilişkisinden söz edilemez ve yazılı sözleşme bulunmadıkça m. 89-101 uygulanmaz. Bu, sadece bir nitelendirme sorunu değildir; bakiyenin bir ay içinde itiraz edilmemekle kesinleşmesi, kalemlere faiz işlemesi ve beş yıllık özel zamanaşımı gibi bütün avantajlar bu şekil şartına bağlıdır.

İkinci halka: şekil şartı yoksa mesele temeldeki ilişkiye döner. Aynı kararda uyuşmazlık ödünç sözleşmesi olarak nitelendirilmiş ve muacceliyet üzerinden çözülmüştür. 2025 tarihli 3. Hukuk Dairesi kararında ise aynı yol tersine işlemiştir: yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığı için dekont açıklamalarındaki “cari hesabına istinaden” ibaresi hiçbir hukukî sonuç doğurmamış ve havalenin ödeme aracı olduğu karinesi ayakta kalmıştır. Uygulamadaki ders açıktır: dekont açıklamasına “cari hesap” yazmak, ödünç verildiğini göstermez; “ödünç olarak gönderilmiştir” yazmak gerekir.

Üçüncü halka: takip tarihinde muacceliyet aranır. Hukuk Genel Kurulu kararı, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve alacaklının takip anında alacağının muaccel bulunduğunu ispatla yükümlü olduğunu vurgular. “Bir-bir buçuk yıl sonra”, “imkânlar dâhilinde”, “taksitlerle” gibi ifadeler kesin vade oluşturmaz; bu durumda muacceliyet ancak ihtarla sağlanır. İhtar çekilmemişse takipte hukukî yarar bulunmadığı kendiliğinden gözetilir ve dava usulden reddedilir. Bu tespit, ticarî alacak takiplerinde en çok gözden kaçan noktadır.

Dördüncü halka: hesap bölünmez. 2024 tarihli 11. Hukuk Dairesi kararı, taraflar arasındaki ilişki tek bir hesap üzerinden yürütülüyorsa incelemenin de bütün üzerinden yapılması gerektiğini ortaya koyar. Önceki yıllardan devreden bakiye göz ardı edilip yalnız dava konusu faturalar üzerinden mahsup yapılması, hesabın mantığıyla çelişir. Bu, hem alacaklı hem borçlu için sonuç doğurur: alacaklı geçmiş bakiyeyi de belgeleyebilirse ödemeleri oraya mahsup edebilir; borçlu ise ödemelerinin hangi kaleme ait olduğunu baştan savunmazsa bu imkânı kaybeder.

Beşinci halka: defter, tek başına yeterli değildir. Ticarî defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi usulüne uygun tutulmuş olmalarına, açılış ve kapanış onaylarına ve karşı tarafın defterlerinin aksini göstermemesine bağlıdır. Buna bir de kaydın belgeye dayanması ilkesi eklenir: “belge yoksa kayıt da yoktur”. Öte yandan 2024 tarihli bozma kararı, bu ilkenin mahkemeye araştırmayı kısa kesme yetkisi vermediğini gösteriyor; banka kayıtlarının yerinde incelenmesi, ödemelerin hangi hesaba yapıldığının ve davalıyla ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

Altıncı halka: yazılı sözleşmenin bedeli düşük, getirisi yüksektir. Bütün bu tartışmaların çoğu, tek sayfalık bir cari hesap sözleşmesiyle baştan bertaraf edilebilir. Sözleşme, hesap devresini belirler; devre sonunda gönderilen cetvele bir ay içinde itiraz edilmezse bakiye kabul edilmiş sayılır ve alacaklının elinde kalem kalem ispat yükü yerine tek bir kesinleşmiş bakiye kalır. Sürekli ticarî ilişki içinde olan işletmeler için bu, tahsilat riskini en ucuz yoldan azaltan araçlardan biridir.

Sık yapılan hatalar

YanlışDoğru
“Muhasebede cari hesabımız var, TTK m. 89 uygulanır.”Yazılı sözleşme olmadıkça cari hesap hükümleri uygulanmaz.
“Sözlü anlaşmayla cari hesap kurduk.”Yazılı şekil geçerlilik şartıdır.
“Hesap özetini e-postayla gönderdim, bakiye kesinleşti.”Cetvel noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli e-imzalı yazıyla gönderilmelidir.
“İtiraz için süre sınırı yok.”Cetveli alan taraf bir ay içinde itiraz etmezse bakiyeyi kabul etmiş sayılır.
“Takip talebine ‘cari hesap alacağı’ yazmam yeterli.”Alacağın kaynağı ve muacceliyeti belgelenmelidir.
“Vade belirsizse borç her zaman istenebilir.”Belirsiz vadede muacceliyet için ihtar gerekir.
“Dekonta ‘cari hesap’ yazdım, borç verdiğim anlaşılır.”Havale ödeme karinesidir; “ödünç” olduğunu yazmak gerekir.
“Defterlerim tutuyor, alacağım ispatlanmış olur.”Kaydın belgeye dayanması ve belge dayanağının ispatı aranır.
“Sadece son faturaları sunarım.”Devreden bakiyeyle birlikte hesabın bütünü değerlendirilir.
Cari hesap sözleşmesi nedir?

İki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşmedir.

Yazılı olmak zorunda mı?

Evet. TTK m. 89/2 uyarınca sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz. Yargıtay, yazılı sözleşme bulunmadıkça cari hesaba ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını kabul etmiştir.

Muhasebedeki cari hesap kaydı yeterli mi?

Hayır. Ödemeleri ve bakiyeyi gösteren tablo ya da hesap dökümü, kanunî anlamda cari hesap sözleşmesi yerine geçmez.

Yazılı sözleşme yoksa alacağımı alamaz mıyım?

Alabilirsiniz; ancak alacak, temelindeki hukukî ilişkiye göre değerlendirilir ve her kalemin dayanağı ile muacceliyeti ayrıca ispatlanmalıdır.

Hesap devresi nasıl belirlenir?

Sözleşme veya ticarî teamül belirler. Bunlar yoksa her takvim yılının son günü hesabın kapatılması günü sayılır.

Bakiye ne zaman kesinleşir?

Artan tutarı gösteren cetveli alan taraf, aldığı tarihten itibaren bir ay içinde noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imza içeren yazıyla itiraz etmezse bakiyeyi kabul etmiş sayılır.

Cari hesapta zamanaşımı ne kadardır?

Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya mahkeme kararıyla saptanan artan tutara, faiz alacaklarına, hesap hatalarına ve haksız kaydedilen kalemlere ilişkin davalar, sözleşmenin sona ermesinden itibaren beş yılda zamanaşımına uğrar.

Takip tarihinde borç muaccel değilse ne olur?

Muaccel olmayan borç için başlatılan takipte ve buna bağlı itirazın iptali davasında hukukî yarar bulunmaz; mahkeme bunu kendiliğinden gözetir ve davayı usulden reddeder.

“İmkânlar dâhilinde ödenecek” ifadesi vade sayılır mı?

Yargıtay, “bir-bir buçuk yıl sonra”, “imkânlar dâhilinde”, “taksitlerle” gibi ifadelerin kesin bir vade oluşturmadığını kabul etmiştir. Bu durumda muacceliyet için ihtar gerekir.

Banka dekontu alacağı ispatlar mı?

Havale kural olarak bir ödeme aracıdır ve açıklamasız dekont borcun ödendiğine karine sayılır. Paranın ödünç olarak gönderildiğini iddia eden bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Ticarî defterlerim lehime delil olur mu?

Usulüne uygun tutulmuş, açılış-kapanış onayları yapılmış ve kayıtları birbirini doğrulayan defterler, karşı tarafın defterleri aksini göstermiyor ya da ibraz edilmiyorsa sahibi lehine delil olabilir. Ayrıca her kaydın bir belgeye dayanması gerekir.

Karşı taraf defterlerini ibraz etmezse ne olur?

Bu durum, usulüne uygun tutulmuş defterlere dayanan tarafın lehine değerlendirilebilir. Ancak mahkemenin diğer delilleri de araştırması gerekir.

Ödemeler hangi borca mahsup edilir?

Taraflar arasındaki ilişki tek bir hesap üzerinden yürütülüyorsa hesabın bütünü esas alınır. Devreden bakiye göz ardı edilerek yalnız dava konusu faturalar üzerinden mahsup yapılması doğru görülmemiştir.

Cari hesapta faiz nasıl işler?

Sözleşme veya ticarî teamül varsa kalemlere kaydolundukları tarihten itibaren faiz işler. Yazılı cari hesap sözleşmesi yoksa faiz için genel hükümler uygulanır ve kural olarak temerrüt gerekir.

Hangi mahkeme görevlidir?

Cari hesap sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar mutlak ticarî dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ticarî davalarda arabuluculuk dava şartıdır.

İlgili mevzuat
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 89 — Cari hesabın tanımı ve şekli
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 90-93 — Cari hesabın hükümleri
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 94 — Bakiyenin belirlenmesi ve itiraz
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 95-97 — Faiz ve bakiyenin sonuçları
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 98-100 — Cari hesabın sona ermesi
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 101 — Zamanaşımı
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 64 — Defter tutma ve belgelendirme
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1-a — Mutlak ticarî davalar
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222 — Ticarî defterlerin delil olması
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 90-92 — İfa zamanı ve vade
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 100-102 — Ödemenin mahsubu
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67 — İtirazın iptali davası

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: Ticarî defterlerin delil niteliği, Faturaya itiraz, İtirazın iptali davası, Ticarî satışta ayıp ihbarı, Tacir olmanın hükümleri, Ticarî davalarda arabuluculuk.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Cari hesapta yazılı şekil şartı ve muacceliyet belirleyici olduğundan, sürekli ticarî ilişkilerde sözleşmenin baştan yazılı yapılması önem taşır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Rekabet Kurulu Soruşturması, Yerinde İnceleme ve İdari Para Cezası (4054 sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakSoruşturma süreci ve yargı denetimiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Rekabeti engelleme, bozma ya…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Faktoring Sözleşmesi, Alacağın Temliki ve Borçlunun Defileri (6361 sayılı Kanun m. 9)

İçindekilerKanunî dayanakKim, hangi savunmayı yapabilir?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Faktoring, müşteri (satıcı firma), faktoring…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Marka Lisans Sözleşmesi ve Lisans Alanın Dava Hakkı (SMK m. 24, 148, 158)

İçindekilerKanunî dayanakİnhisarî lisans ile inhisarî olmayan lisansNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Marka hakkı, tescil…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: Yönetim Kurulunun Yükümlülükleri (TTK m. 376)

İçindekilerKanunî dayanakÜç kademe, üç ayrı yükümlülükNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Son yıllık bilançoya göre…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Geminin İhtiyati Haczi, Seferden Men ve Deniz Alacakları (TTK m. 1352-1376)

İçindekilerKanunî dayanakGemi haczinin işleyişiNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Gemiler için özel bir cebrî icra…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
Gayrimenkul Hukuku Makale

Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali ve Yokluk (1163 sayılı Kanun m. 53)

İçindekilerKanunî dayanakİptal, butlan ve yoklukNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kooperatif genel kurul kararları, kanuna,…

01.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara