Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi

legapro kapak 16592 LegaPro Hukuk Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi
Kısaca
  • İstinafta kesin nitelikte biten dosyalarda temyiz yolu kapalıdır; farklı daireler aynı konuda çelişik karar verirse bu çelişki olağan kanun yoluyla giderilemez.
  • Adli yargıda çözüm 5235 sayılı Kanun m. 35/3, idari yargıda 2576 sayılı Kanun m. 3/C‘dedir.
  • Adli yargıda istem, bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza daireleri başkanlar kuruluna yapılır.
  • Başkanlar kurulu istemi uygun görürse kendi görüşünü de ekleyerek Yargıtaydan karar verilmesini ister.
  • Hukuk davalarında istem ilgili Yargıtay hukuk dairesine, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir.
  • Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir.
  • Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece verilen kararlar kesindir.
  • İdari yargıda istem, bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunca konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir; kurul üç ay içinde karar verir.
  • Şartlar: benzer olay, kesin nitelikte kararlar ve bu kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması.
  • Danıştay’a göre kurumun amacı, süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukuki istikrarın sağlanmasıdır.
  • Bu nedenle iş bölümü değişikliğiyle tekrarlanma ihtimali kalmayan aykırılıklar hakkında karar verilmemektedir.
  • Danıştay, kanundaki “daireler” ibaresinden yetkili ve görevli daireleri anladığını belirtmektedir.
  • Yargıtay, karar verirken önce bir ön sorun incelemesi yapmakta ve istemin kapsamda olup olmadığını tartışmaktadır.
  • Karardan bir örnek, ilgili dairelere duyurulmak üzere Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilir.

İstinaf reformundan sonra pek çok uyuşmazlık bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinde kesin olarak sona eriyor. Bu, dosyaların hızlanması bakımından iyi bir sonuç; ancak beraberinde ciddi bir sorun getiriyor: aynı hukuki soruna farklı daireler farklı cevaplar verdiğinde, temyiz yolu kapalı olduğu için çelişki kendiliğinden çözülemiyor.

Kanun koyucu bu boşluğu iki ayrı hükümle doldurmuştur. Aşağıda bu yolun şartlarını, başvurunun kime ve nasıl yapılacağını, hangi hâllerde istemin reddedildiğini ve kararın sonucunu Yargıtay ile Danıştay kararlarıyla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

5235 sayılı Kanun m. 35 – Başkanlar Kurulunun görevleri (adli yargı): “Bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulu kendi aralarında toplanır ve aşağıdaki görevleri yaparlar: 1. Daireler arasında çıkan iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlamak… 3. Re’sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek, 4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek. (3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir. Gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak bölge adliye mahkemeleri ceza ve hukuk daireleri arasındaki iş bölümü, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.”

2576 sayılı Kanun m. 3/C (idari yargı): “4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır: … c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek. 5. Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.”

Adli yargı ve idari yargı karşılaştırması

ÖlçütAdli yargı (5235 m. 35/3)İdari yargı (2576 m. 3/C)
Karar verecek merciYargıtay ilgili dairesiDanıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu
İstemi iletenBAM hukuk veya ceza daireleri başkanlar kuruluBölge idare mahkemesi başkanlar kurulu
İletim kanalıHukukta ilgili daire, cezada Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıKonusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu
BaşvurabileceklerResen, ilgili daire, Cumhuriyet başsavcısı, istinaf hakkı bulunanlarResen, ilgili daireler, istinaf hakkı bulunanlar
Kararların niteliğiKesin nitelikte kararlar arasında uyuşmazlıkKesin nitelikte kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık
Karar süresiKanunda özel süre öngörülmemiştirÜç ay
Toplantı ve karar yeter sayısıBaşkanlar kurulu eksiksiz toplanır, çoğunlukla karar verirKanunda başkanlar kurulu için ayrı düzenleme
Kararın etkisiKesindirKesindir
DuyuruHSK Genel Sekreterliği aracılığıyla ilgili dairelereBaşkanlar kuruluna iade ve duyuru

Kritik nokta: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bu kurumun amacını dar yorumlamaktadır. Kurula göre aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amaç, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukuki istikrarın sağlanmasıdır. Bu nedenle, iş bölümü değişikliği ya da yetkisizlik gibi sebeplerle tekrarlanma ihtimali kalmamış aykırılıklar hakkında istem reddedilmektedir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Kararların kesin olduğunu doğrulayın. Bu yol yalnızca kesin nitelikteki istinaf kararları için işler; temyiz yolu açıksa temyize gidilir.
  2. Olayların benzerliğini ortaya koyun. Kanun “benzer olaylar” şartı arar; olgusal kurgular birbirini karşılamalıdır.
  3. Çelişkiyi net biçimde formüle edin. Hangi hukuki soruda hangi dairenin ne dediği tek cümleyle yazılabilmelidir.
  4. Karar örneklerini eksiksiz sunun. Esas ve karar numaraları ile tarihler dilekçede tek tek gösterilmelidir.
  5. Doğru mercie başvurun. Adli yargıda bölge adliye mahkemesi başkanlar kuruluna, idari yargıda bölge idare mahkemesi başkanlar kuruluna.
  6. Gerekçeli isteyin. Her iki kanun da istemin gerekçeli olmasını aramaktadır.
  7. Görev ve yetki sorununu kontrol edin. Danıştay, görevsiz veya yetkisiz dairelerce verilen kararlar arasındaki farkı kapsam dışında görmektedir.
  8. Aynı dairenin kendi kararlarını ayrı değerlendirin. İçtihat değişikliği niteliğindeki farklılıklar bu yolun konusu olmayabilir.
  9. Aykırılığın sürüp sürmediğini gösterin. İş bölümü değişmişse istem reddedilebilir; bu ihtimali dilekçede karşılayın.
  10. Ön sorun tartışmasına hazırlıklı olun. Yargıtay, esasa girmeden önce istemin kapsamda olup olmadığını inceleyebilir.
  11. Kararın kesin olduğunu bilin. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararlara karşı ayrıca kanun yolu yoktur.
  12. Sonucu dosyanızda kullanın. Karar ilgili dairelere duyurulduğundan, sonraki dosyalarda dayanak olarak gösterilebilir.
Yargıtay ve Danıştay ne diyor?

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/49, K. 2020/13, 17.02.2020

Amaç süregelen aykırılığı gidermektir; iş bölümü değişirse istem reddedilir. Kamu kurumu avukatlarının, görevlerinden ayrıldıktan sonra tahakkuk eden vekâlet ücretlerinden yararlanıp yararlanamayacağı konusunda iki bölge idare mahkemesi dairesi farklı kararlar vermiştir. Kurul önce kurumun amacını belirlemiştir: “aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.” Ardından somut durumu değerlendirmiştir: Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla memurların parasal haklarına ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevi başka bir daireye verildiğinden, “başvuruya konu idari dava daireleri kararları arasındaki aykırılığın devam etmesi olasılığının da ortadan kalkması karşısında, anılan idari dava daireleri arasında halihazırda bir aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, bu aşamada, aykırılığın giderilmesi istemi hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı”. Sonuç olarak istem 17.02.2020 tarihinde oyçokluğuyla REDDEDİLMİŞTİR (karşı oyda, iş bölümü değişikliğinin incelemeye engel olmadığı savunulmuştur).

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/3979, K. 2022/4838, 19.04.2022

Adli yargıda usul: önce ön sorun, sonra esas. Bölge adliye mahkemesi hukuk daireleri arasında, hükümde öngörülen ücretin niteliğine ilişkin bir uyuşmazlık doğmuş; başkanlar kurulu kararıyla dosya Yargıtaya gönderilmiştir. Daire, esasa geçmeden önce bir ön sorunu tartışmıştır: “5235 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin, iş bölümü kararına göre iki farklı Yargıtay Dairesinin görev alanına giren Bölge Adliye Mahkemesi Dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine imkan tanıyıp tanımadığı ön sorun olarak tartışılmıştır.” Kararda maddenin tam metni aktarılmış ve “benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde, bu uyuşmazlığın giderilmesi için Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek yetkisi Başkanlar Kurulu’na aittir” denilmiştir. Sonuç olarak uyuşmazlığın belirtilen bölge adliye mahkemesi daireleri kararları doğrultusunda giderilmesine ve karardan bir suretin ilgili dairelere bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine 19.04.2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/65, K. 2022/69, 24.11.2022

Görevsiz dairelerce verilen kararlar kapsam dışıdır. Görevden uzaklaştırılan ve sonradan yargı kararıyla yöneticilik görevine iade edilen okul müdürlerinin yoksun kaldıkları yönetim görevi ek ders ücretine ilişkin olarak iki bölge idare mahkemesi dairesi farklı kararlar vermiştir. Kurul, dosyaların Hâkimler ve Savcılar Kurulunun iş bölümü kararına aykırı biçimde ele alındığını saptamış ve şu sonuca varmıştır: “2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinde yer alan ‘bölge idare mahkemeleri daireleri’ ibaresinden, yetkili ve görevli dairelerin kastedildiğine ve kanun koyucunun, -aynı nitelikteki uyuşmazlıkların farklı değerlendirilmesi nedeniyle- yetkisiz ve görevsiz yargı yerlerince verilen kararlar arasındaki, süregelme ihtimali olmayan aykırılığın giderilmesi durumunu düzenlemediğine kuşku bulunmamaktadır.” Kararda ayrıca aynı dilekçe ile dava konusu edilemeyecek hususların birlikte dava edildiği de belirtilmiştir. Sonuç olarak istem 24.11.2022 tarihinde oyçokluğuyla REDDEDİLMİŞTİR.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/27, K. 2024/63, 25.11.2024

Yetkili ve yetkisiz daire kararları arasındaki fark da kapsam dışıdır. Vergi müfettişliği yeterlik sınavında başarısız sayılma işlemleri iptal edilen davacıların, emsallerinin atandığı tarihten itibaren yoksun kaldıkları parasal haklara ilişkin davalarında iki bölge idare mahkemesi dairesi farklı sonuçlara ulaşmıştır. Kurul, aynı daire içindeki içtihat değişikliğinin ve iş bölümü değişikliğinin bu yola konu olamayacağını belirttikten sonra, yetki sorununu ele almış ve şu sonuca varmıştır: “usul hükümlerinin yanlış uygulanması sebebiyle, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkisiz olan Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi ile uyuşmazlığın görüm ve çözümünde yetkili Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince verilen farklı nitelikteki kararların madde kapsamına girmediği sonucuna varılmıştır.” Sonuç olarak istem 25.11.2024 tarihinde oyçokluğuyla REDDEDİLMİŞTİR. Karşı oylarda, kanunun aykırılığın “süregelen” olmasını aramadığı ve yetkili-yetkisiz daire kararları arasındaki aykırılığın da giderilebileceği savunulmuş; bu görüşler çoğunlukça benimsenmemiştir.

Bu dört karar, istinaf sonrası ortaya çıkan içtihat çelişkilerinin nasıl giderildiğini ve bu yolun neden sanıldığı kadar geniş olmadığını gösteriyor.

Birinci halka ihtiyaçtır. İstinaf düzeninde çok sayıda uyuşmazlık bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinde kesin olarak sona erer. Temyiz yolu kapalı olduğundan, farklı dairelerin aynı hukuki soruya farklı cevap vermesi hâlinde bu çelişki olağan kanun yollarıyla giderilemez. Kanun koyucu bu boşluğu adli yargıda 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle, idari yargıda 2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesiyle doldurmuştur.

İkinci halka başvuru mekanizmasıdır ve iki kademelidir. İlk kademede istem, bölge adliye ya da bölge idare mahkemesi başkanlar kuruluna yapılır; resen de harekete geçilebilir. Başvurabilecekler arasında ilgili daireler, Cumhuriyet başsavcısı ve istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanlar sayılmıştır — yani taraf vekilleri de bu yolu işletebilir. İkinci kademede başkanlar kurulu istemi uygun görürse kendi görüşünü de ekleyerek dosyayı Yargıtaya veya Danıştaya gönderir.

Üçüncü halka iletim kanalıdır ve iki yargı düzeninde farklıdır. Adli yargıda hukuk davalarına ilişkin istemler doğrudan ilgili Yargıtay hukuk dairesine iletilir; ceza davalarında ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gider ve Başsavcılık uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirirse ilgili ceza dairesinden karar talep eder. İdari yargıda ise istemler konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir ve kurul üç ay içinde karar verir.

Dördüncü halka şartlardır ve üç tanedir: olayların benzer olması, kararların kesin nitelikte olması ve bu kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması. Bu şartların hepsi birlikte aranır. Kesin olmayan, yani temyize açık kararlar bu yolun konusu değildir; benzer olmayan olaylarda verilen farklı kararlar da çelişki sayılmaz.

Beşinci halka Danıştay’ın eklediği ek ölçüttür: aykırılığın süregelen olması. 17.02.2020 tarihli kararda Kurul, kurumun amacının süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanması olduğunu belirtmiş; başvuruya konu davaları çözme görevi bir daireden alındığı için aykırılığın devam etme olasılığının ortadan kalktığını saptayarak istemi reddetmiştir. Karşı oyda bu yaklaşım eleştirilmiş, idarece yapılacak iş bölümü değişikliklerinin başvuruların incelenmesinin önünü kapatacağı savunulmuştur.

Altıncı halka görev ve yetki sorunudur ve pratikte en çok ret sebebidir. 24.11.2022 tarihli kararda Kurul, kanundaki “bölge idare mahkemeleri daireleri” ibaresinden yetkili ve görevli dairelerin kastedildiğini, görevsiz yargı yerlerince verilen kararlar arasındaki farkın madde kapsamına girmediğini belirtmiştir. 25.11.2024 tarihli kararda aynı ilke yetki bakımından tekrarlanmıştır. Buradan çıkan pratik sonuç şudur: başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan kararların her ikisinin de görevli ve yetkili dairelerce verildiği ayrıca gösterilmelidir.

Yedinci halka Yargıtay’ın yaklaşımıdır. 9. Hukuk Dairesinin 19.04.2022 tarihli kararı, esasa geçmeden önce bir ön sorun incelemesi yapıldığını gösterir: iş bölümü kararına göre iki farklı Yargıtay dairesinin görev alanına giren bölge adliye mahkemesi dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın bu madde kapsamında giderilip giderilemeyeceği tartışılmıştır. Bu, adli yargıda da kapsam denetiminin yapıldığını gösterir; ancak o dosyada esasa geçilmiş ve uyuşmazlık giderilmiştir.

Sekizinci ve son halka kararın sonucudur. Her iki kanun da uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararların kesin olduğunu söyler. Bunun ötesinde kararın pratik etkisi duyurulmasıyla sağlanır: 9. Hukuk Dairesinin kararında, karardan bir suretin ilgili hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine hükmedilmiştir. Bu yolla varılan sonuç, sonraki dosyalarda taraflarca dayanak gösterilebilecek bir ölçüt hâline gelir. Uygulamada bu kararlar, kesinleşen istinaf içtihadının tek merkezden hizaya sokulmasını sağlayan başlıca araçtır.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Temyize açık kararlar için bu yola başvurmakYol yalnızca kesin nitelikteki kararlar içindir
Doğrudan Yargıtaya veya Danıştaya başvurmakİstem önce başkanlar kuruluna yapılır
Olayların benzerliğini göstermemekKanun açıkça “benzer olaylar” şartı arar
Görev ve yetki durumunu atlamakDanıştay yetkili ve görevli daire kararlarını arar
Aynı dairenin içtihat değişikliğini çelişki saymakBu durum kapsam dışında değerlendirilebilir
Aykırılığın sürdüğünü ortaya koymamakSüregelme ihtimali kalmamışsa istem reddedilir
İstemi gerekçesiz yapmakHer iki kanun da gerekçeli istem arar
Karar örneklerini eksik sunmakEsas, karar ve tarih bilgileri tek tek gösterilmelidir
Karara karşı kanun yolu aramakUyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararlar kesindir
Uyuşmazlığın giderilmesi nedir?

Benzer olaylarda bölge adliye veya bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında çelişki bulunması hâlinde, bu çelişkinin Yargıtay ya da Danıştay tarafından tek bir yönde giderilmesini sağlayan usuldür. Adli yargıda 5235 sayılı Kanun m. 35, idari yargıda 2576 sayılı Kanun m. 3/C’de düzenlenmiştir.

Kimler başvurabilir?

5235 sayılı Kanun m. 35/3’e göre resen, bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesi, Cumhuriyet başsavcısı ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanlar isteyebilir. 2576 sayılı Kanun m. 3/C’de de resen, ilgili daireler veya istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanlar sayılmıştır.

Başvuru nereye yapılır?

Doğrudan Yargıtay veya Danıştaya değil, ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk ya da ceza daireleri başkanlar kuruluna veya bölge idare mahkemesi başkanlar kuruluna yapılır. Kurul istemi uygun görürse kendi görüşünü de ekleyerek dosyayı yüksek mahkemeye gönderir.

İstem hangi mercie iletilir?

Adli yargıda hukuk davalarında ilgili Yargıtay hukuk dairesine, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir; Başsavcılık uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirirse ilgili ceza dairesinden karar talep eder. İdari yargıda ise konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir.

Karar süresi var mı?

İdari yargıda vardır: 2576 sayılı Kanun m. 3/C’nin 5. fıkrası uyarınca ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Adli yargıda 5235 sayılı Kanun m. 35’te bu yönde bir süre öngörülmemiştir.

Şartlar nelerdir?

Üç şart birlikte aranır: olayların benzer olması, kararların kesin nitelikte olması ve bu kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması. İdari yargıda ayrıca başkanlar kurulunun istemi uygun görmesi gerekir.

Aykırılığın sürüyor olması şart mı?

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, kurumun amacının süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle hukuki istikrarın sağlanması olduğunu belirtmekte ve tekrarlanma ihtimali kalmamış aykırılıklar hakkında karar verilmesine gerek görmemektedir. Karşı oylarda kanunun böyle bir şart aramadığı savunulmuştur.

İş bölümü değişirse ne olur?

Danıştay’ın 17.02.2020 tarihli kararında, uyuşmazlığı çözme görevinin ilgili dairelerden birinin görev alanından çıkarılması nedeniyle aykırılığın devam etmesi olasılığının ortadan kalktığı belirtilerek istem reddedilmiştir.

Görevsiz daire kararları kapsamda mıdır?

Danıştay’a göre hayır. Kurul, kanundaki “bölge idare mahkemeleri daireleri” ibaresinden yetkili ve görevli dairelerin kastedildiğini, yetkisiz ve görevsiz yargı yerlerince verilen kararlar arasındaki aykırılığın madde kapsamına girmediğini belirtmiştir.

Aynı dairenin kendi kararları arasında başvuru olur mu?

Danıştay’ın 25.11.2024 tarihli kararına konu başvuruda, aynı dairenin içtihat değişikliği niteliği taşıyan kendi kararları arasında aykırılığın giderilmesini isteme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki istemin incelenmeksizin reddi gerektiği belirtilmiştir.

Başkanlar kurulu nasıl karar verir?

5235 sayılı Kanun m. 35 uyarınca başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir.

Verilen karara itiraz edilebilir mi?

Hayır. Her iki kanun da uyuşmazlığın veya aykırılığın giderilmesine ilişkin kararların kesin olduğunu düzenlemektedir.

Karar diğer dairelere nasıl ulaşır?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.04.2022 tarihli kararında, karardan bir suretin ilgili hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine hükmedilmiştir.

Ön sorun incelemesi nedir?

Yüksek mahkemenin, işin esasına geçmeden önce istemin kanunda öngörülen kapsamda olup olmadığını incelemesidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iki farklı Yargıtay dairesinin görev alanına giren bölge adliye mahkemesi dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın maddeye göre giderilip giderilemeyeceğini ön sorun olarak tartışmıştır.

Bu yol temyizin yerine geçer mi?

Hayır. Uyuşmazlığın giderilmesi kararı, çelişkiyi ileriye dönük olarak hizaya sokar; başvuruya konu edilmiş kesinleşmiş dosyaları kendiliğinden yeniden açan bir kanun yolu değildir.

İlgili mevzuat
  • 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 35 – Başkanlar kurulunun görevleri
  • 5235 sayılı Kanun m. 36 – Bölge adliye mahkemesi daireleri
  • 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun m. 3/C – Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu
  • 2576 sayılı Kanun m. 3/D – Dairelerin görevleri ve iş bölümü
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341-362 – İstinaf ve temyiz
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272-285 – İstinaf
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 45 – İstinaf
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 46 – Temyiz
  • 2575 sayılı Danıştay Kanunu – Dava daireleri kurulları
  • 2797 sayılı Yargıtay Kanunu – Daireler ve Başsavcılık

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: istinaf mahkemesi, temyiz başvurusu, kanun yararına bozma, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı ve idari yargıda temyiz kapsamı.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara