Cinsel Saldırı Suçu (TCK m. 102): Sarkıntılık, Basit ve Nitelikli Hâller

- Cinsel saldırı suçu, cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığının ihlâl edilmesiyle oluşur (TCK m. 102/1).
- Suçun mağduru on sekiz yaşını tamamlamış olmalıdır; mağdur çocuksa TCK m. 103 uygulanır.
- Temel şeklin cezası beş yıldan on yıla kadar hapistir ve soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
- Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir.
- Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir.
- Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
- Nitelikli hâller cezayı yarı oranında artırır: savunamayacak durumdaki kişiye karşı, nüfuzun kötüye kullanılmasıyla, belirli hısımlarca, silahla veya birden fazla kişiyle, toplu yaşama ortamının kolaylığından yararlanılarak.
- Suç kasten işlenir; kast mağduru, cinsel davranışı, vücut dokunulmazlığının ihlalini ve mağdurun rıza göstermediğini kapsamalıdır.
- Rızaya ehil mağdurun hukuki sınırlar içindeki rızası fiili hukuka uygun hâle getirir.
- Yargıtay’a göre sarkıntılık; cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösterip devamlılık arz etmeyen davranışlardır.
- Bedensel temas içermeyen söz atma, öpücük atma gibi davranışlar cinsel taciz (TCK m. 105) kapsamındadır.
- Basit ile nitelikli hâlin ayrımında ölçüt, failin kastı ve davranışlarının hangi fiile yöneldiğidir.
- Amaç organ veya sair cisim sokmaya yönelikse ve engel nedenlerle gerçekleşmemişse nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs söz konusudur.
- Ceza Genel Kurulu, nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsün mümkün olduğunu birçok kararında kabul etmiştir.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda dosyanın kaderini belirleyen soru çoğu zaman aynıdır: eylem sarkıntılık mı, basit cinsel saldırı mı, yoksa nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs mü? Aradaki fark, iki yıldan on iki yıla uzanan bir ceza aralığı demektir.
Aşağıda suçun unsurlarını, 2014 değişikliğiyle gelen sarkıntılık kavramını, cinsel tacizden ayrımını, nitelikli hâlleri ve teşebbüs tartışmasını Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
TCK m. 102 – Cinsel saldırı (6545 sayılı Kanun’la değişik hâliyle): “(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır. (3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır. (4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.”
TCK m. 35/1 – Teşebbüs: “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.”
Kavramlar ve sınırlar
| Kavram | Ölçüt | Sonuç |
|---|---|---|
| Cinsel taciz (TCK m. 105) | Bedensel temas yok | Söz atma, öpücük atma, cinsel organ gösterme |
| Sarkıntılık (m. 102/1, ikinci cümle) | Bedensel temas var; ani, kesintili, devamlılık yok | İki yıldan beş yıla kadar hapis |
| Basit cinsel saldırı (m. 102/1, ilk cümle) | Bedensel temas var; sarkıntılığı aşan yoğunluk | Beş yıldan on yıla kadar hapis |
| Nitelikli cinsel saldırı (m. 102/2) | Vücuda organ veya sair cisim sokulması | On iki yıldan az olmamak üzere hapis |
| Nitelikli hâle teşebbüs | Amaç sokma; engel nedenlerle tamamlanamama | Teşebbüs hükümleriyle indirim |
| Mağdurun yaşı | On sekiz yaşını tamamlamış olmalı | Aksi hâlde TCK m. 103 |
| Kast | Mağdur, cinsel davranış, ihlal ve rıza yokluğunu kapsamalı | Taksirle işlenemez |
| Rıza | Rızaya ehil mağdurun hukuki sınırlar içindeki rızası | Fiil hukuka uygun hâle gelir |
| Şikâyet | m. 102/1 ve eşe karşı m. 102/2 şikâyete bağlı | Diğer hâller resen soruşturulur |
| Yaralama | Cebir ve şiddet yaralamanın ağır neticelerine yol açarsa | Ayrıca yaralama hükümleri uygulanır |
Kritik nokta: Sarkıntılık ile basit cinsel saldırı arasındaki sınır, Ceza Genel Kurulunun 08.12.2022 tarihli kararında somut örneklerle çizilmiştir. Karara göre failin mağdurun kalçasına dokunup kaçması, cinsel amaçla yanağından öpmesi ya da göğsüne dokunması sarkıntılık; buna karşılık önce yanağını öpüp sonra vücudunu okşayarak kucağına oturtması gibi davranışlar basit cinsel saldırı sayılır. Aynı kararda, birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun birçok değişik bölgesine dokunma eylemlerinin ani ve kesintili sayılamayacağı da vurgulanmıştır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Mağdurun yaşını belirleyin. On sekiz yaşını tamamlamamışsa TCK m. 103 uygulanır ve tüm çerçeve değişir.
- Bedensel temas olup olmadığını saptayın. Temas yoksa fiil cinsel taciz kapsamında kalabilir.
- Temasın niteliğini ölçün. Ani ve kesintili mi, yoksa süreklilik ve yoğunluk gösteriyor mu?
- Vücut bölgelerini ve tekrarı dosyaya geçirin. Birçok bölgeye ardışık dokunma sarkıntılık sayılmaz.
- Failin amacını tartışın. Basit ve nitelikli hâl ayrımı, kastın hangi fiile yöneldiğine bağlıdır.
- Teşebbüs iddiasını sınayın. Nitelikli hâle teşebbüs için organ veya sair cisim sokma kastının dış dünyaya yansıması gerekir.
- Engelin niteliğini belgeleyin. Failin eylemine kendiliğinden mi son verdiği, yoksa dış müdahaleyle mi durduğu ayrı sonuçlar doğurur.
- Nitelikli hâlleri kontrol edin. Hısımlık, nüfuz, silah, birden fazla fail ve toplu yaşama ortamı cezayı yarı oranında artırır.
- Şikâyet ve süreyi denetleyin. m. 102/1 ile eşe karşı işlenen m. 102/2 şikâyete bağlıdır.
- Adlî ve psikiyatrik raporları isteyin. Yaralanma ve ruhsal etkilenme dosyanın niteliğini değiştirebilir.
- Beyanların tutarlılığını inceleyin. Ceza Genel Kurulu kararlarında mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları ve tanık desteği belirleyici olmaktadır.
- Zamanaşımını hesaplayın. Nitelendirme değişirse uygulanacak dava zamanaşımı süresi de değişir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/157, K. 2022/783, 08.12.2022
Sarkıntılığın tanımı ve basit cinsel saldırıdan ayrımı. Sanık, gece saatlerinde katılanı telefonla arayarak birlikte olma isteğini dile getirmiş; ardından evin dışındaki tuvalete giden katılanı kolundan tutmuş ve bırakması istendiğinde “Gel seninle beraber olalım. Ondan sonra bırakayım.” demiştir. Kurul önce kavramı tanımlamıştır: “5237 sayılı TCK’da sarkıntılık; bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösterip devamlılık arz etmeyen, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan davranış veya davranışlar olarak kabul edilmelidir.” Kurul ayrıca sınırı örneklerle göstermiş, bedensel temas içermeyen davranışların TCK m. 105’teki cinsel taciz suçunu oluşturacağını belirtmiştir. Somut olayda cinsel amaçlı fiziksel temas içeren eylemin, ani nitelikte, kesiklik gösteren ve devamı bulunmayan yapısı nedeniyle sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Sonuç olarak itiraz değişik gerekçeyle kabul edilmiş, Özel Daire bozma kararı kaldırılmış, hüküm bozulmuş ve gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmiştir; sübut bakımından oy çokluğu, nitelendirme ve düşme bakımından oy birliği bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/417, K. 2023/285, 17.05.2023
Her ağır olay nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs değildir. Sanık gece yarısı mağdurun evine girmiş, mağduru yere iterek üzerine çıkmış, bacaklarını okşamış, ağzını kapatarak dudağından ve boynundan öpmüş, jiletle tehdit etmiş; mağdurun yardım istemek için dışarı çıkması üzerine kaçmıştır. Yerel mahkeme eylemi nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs saymış ve direnmiştir. Kurul ise şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Sanığın, mağdurun dudaklarını ve boynunu öpmek ve bacaklarını ellemekten ibaret eylemlerinin cinsel ilişki boyutuna ulaşmaması ve vücuda organ veya sair bir cisim sokmaya yönelik olmaması, bu kapsamda nitelikli cinsel saldırı suçuna yönelen icrai bir hareketi de bulunmayan, sanığın amacı ve davranışlarının cinsel duygularını tatmine yönelik olduğunun kabul edilmesinin gerekmesi… hususları birlikte değerlendirildiğinde; belirtilen cinsel davranışlarla mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlâl eden, sanığın eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.” Sonuç olarak direnme hükmü 17.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla BOZULMUŞTUR (yedi üye, eylemin teşebbüs aşamasında kalan nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır).
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/530, K. 2023/669, 20.12.2023
Sübutun belirlenmesinde beyanların tutarlılığı ve tanık desteği. Metrobüste seyahat eden katılan, arkasındaki sanığın kendisine temas ettiğini fark etmiş; olay yerinde bulunan ve taraflarla tanışıklığı olmayan bir tanık durumu doğrulayarak sanığı yakalamıştır. Özel Daire delil yetersizliğinden beraat gerektiğini belirterek bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Kurul, “katılan mağdurenin metrobüsün durakta durması üzerine zaman kaybetmeksizin olayı intikal ettirerek sanığı yakalatması, sanıkla tanışıklığı bulunmayan katılan mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir husumetinin bulunmaması, olay yerinde bulunan ve taraflarla tanışıklığı olmayan tanık …’ın özde değişmeyen görgüsüne dair beyanlarının katılan mağdurenin beyanlarını doğrular nitelikte bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığa atılı basit cinsel saldırı suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunun kabulü gerekmektedir” sonucuna varmıştır. Sonuç olarak yerel mahkemenin direnme gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA ve dosyanın uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderilmesine 20.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verilmiştir (sekiz üye karşı oy kullanmıştır).
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/504, K. 2024/10, 17.01.2024
Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsün kabul edildiği hâl. Sanık, aynı sokakta oturduğu katılanı balkondan gözetlemiş, daha önce de evine girmeye çalışmış; olay günü kapı dürbününü parmağıyla kapatarak zile basmış, kapı açılınca içeri girip katılanı yere yatırmış, üzerine çıkarak öpmeye ve elbiselerini çıkarmaya çalışmış, komşunun müdahalesiyle durmuştur. Kurul ölçütü tekrarladıktan sonra sonuca varmıştır: “sanığın katılan mağduru balkondan gözetlemek ve evine zorla girmeye çalışmak biçimindeki fiilden önceki hareketlerinin yanı sıra fiili işleme tarzı, yeri ve zamanı ile olay sırasında katılan mağdurun elbiselerini çıkartmaya çalışması şeklindeki dış dünyaya yansıyan eylemlerinin, vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı kastını açıkça ortaya koyduğu, eylemine kendiliğinden son vermeyen sanığın, tanık … tarafından katılan mağdurun üzerinden alındığı için elinde olmayan nedenlerle organ sokma eylemini gerçekleştiremediği”. Kararda ayrıca Ceza Genel Kurulunun önceki kararlarıyla nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsün mümkün olduğunun kabul edildiği belirtilmiştir. Sonuç olarak itiraz kabul edilmiş, Özel Daire bozma kararı kaldırılmış ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı 17.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla ONANMIŞTIR (altı üye karşı oy kullanmıştır).
Bu dört Ceza Genel Kurulu kararı, cinsel saldırı dosyalarının iki ana ekseninde toplanır: sübut ve nitelendirme. Her iki eksende de Kurulun ölçütleri istikrarlıdır, ancak somut olaya uygulanışları sıkça oy çokluğuyla sonuçlanır.
Birinci halka korunan hukuki değer ve mağdurdur. Korunan değer kişilerin cinsel özgürlüğü ve dokunulmazlığıdır. Failin ve mağdurun kadın ya da erkek, evli veya bekâr olması önemli değildir; aynı cinsiyetten olmaları da suçu etkilemez. Buna karşılık mağdurun on sekiz yaşını tamamlamış olması zorunludur; aksi hâlde çocuğun cinsel istismarına ilişkin TCK m. 103 devreye girer.
İkinci halka manevi unsurdur. Kurul kararlarında tekrarlanan formül şudur: cinsel saldırı kasten işlenebilir ve failin kastının suçun kanuni tanımındaki tüm unsurları, yani mağduru, cinsel davranışı, vücut dokunulmazlığının ihlalini ve mağdurun rıza göstermediğini kapsaması gerekir. Buna bağlı olarak rıza da açıklanır: korunan hukuki yarar üzerinde tasarrufta bulunulabilen cinsel özgürlük olduğundan, hukuki sınırlar içinde kalması şartıyla rızaya ehil mağdurun göstereceği rıza fiili hukuka uygun hâle getirir.
Üçüncü halka sarkıntılıktır ve 2014’te mevzuata dönen bir kavramdır. 6545 sayılı Kanun m. 102 ve 103’teki temel cezaları önemli ölçüde artırdığı için, kanun koyucu daha hafif eylemler bakımından daha az cezayı gerektiren bir nitelikli hâl öngörmüştür. Hükûmet tasarısında “fiilin ani hareketle işlenmesi” ifadesi tercih edilmişken, komisyon aşamasında ölçütleri bilinen “sarkıntılık” kavramına dönülmüştür. Kanun sarkıntılığı tanımlamadığından sınırlar içtihatla çizilmiştir.
Dördüncü halka bu sınırın kendisidir. 08.12.2022 tarihli karara göre sarkıntılık; cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösterip devamlılık arz etmeyen ve basit cinsel saldırı yoğunluğuna ulaşmayan davranışlardır. Aynı kararda önemli bir sınırlama daha vardır: birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun birçok değişik bölgesine dokunma eylemleri ani ve kesintili sayılamaz. 765 sayılı Kanun dönemiyle fark da açıkça belirtilmiştir: bugünkü düzenlemede sarkıntılık için bedensel temas zorunludur; temas içermeyen söz atma, öpücük atma veya cinsel organ gösterme cinsel taciz suçunu oluşturur.
Beşinci halka basit ile nitelikli hâlin ayrımıdır ve ölçüt failin kastıdır. Kurul formülü şöyledir: failin amacı ve davranışları vücuda organ veya sair bir cisim sokmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelikse basit cinsel saldırı; amacı ve davranışları sokmaya yönelik olmakla birlikte eylem elinde olmayan nedenlerle gerçekleşmemişse nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs söz konusudur. Ayrıca madde metnindeki “sair bir cisim” ibaresi nedeniyle nitelikli hâlin oluşması için eylemin cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olması şart değildir.
Altıncı halka bu ölçütün uygulanmasındaki güçlüktür ve 2023 ile 2024 tarihli iki karar bunu çarpıcı biçimde gösterir. 17.05.2023 tarihli kararda gece yarısı konuta girip mağduru yere yatıran, öpen ve jiletle tehdit eden sanığın eylemi basit cinsel saldırı sayılmış; yedi üye teşebbüs görüşüyle karşı oy kullanmıştır. 17.01.2024 tarihli kararda ise benzer yapıdaki bir olayda, sanığın önceki gözetleme ve eve girme girişimleri ile elbiseleri çıkarmaya çalışması birlikte değerlendirilerek sokma kastının dışa yansıdığı kabul edilmiş ve teşebbüs sonucuna varılmıştır; bu kez altı üye karşı oy kullanmıştır. Fark, failin kastını ortaya koyan dış dünyaya yansıyan hareketlerin yoğunluğundadır.
Yedinci halka teşebbüsün genel kuramıdır. TCK m. 35 uyarınca teşebbüs için kasıtlı bir suç işleme kararı bulunmalı, elverişli hareketlerle suçun doğrudan doğruya icrasına başlanmalı ve suç failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamalıdır. Kurul, hazırlık hareketleriyle icra hareketleri arasındaki sınırı ayrıntılı biçimde açıklamakta ve “doğrudan doğruya icraya başlama” ölçütünü esas almaktadır. Ayrıca 2024 tarihli kararda önemli bir ayrım yapılır: nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsün şüpheye yer bırakmayacak şekilde gerçekleşmesi ile teşebbüsün hukuken mümkün olup olmaması birbirinden farklı sorunlardır.
Sekizinci ve son halka sübuttur. 20.12.2023 tarihli kararda Kurul, mağdurun olayı gecikmeksizin intikal ettirmesini, sanıkla arasında iftirayı gerektirecek bir husumet bulunmamasını ve olay yerinde bulunan tarafsız bir tanığın özde değişmeyen görgüsüne dair beyanlarını birlikte değerlendirerek suçun oluştuğunu kabul etmiştir. Aynı ölçüt 08.12.2022 tarihli kararda da uygulanmıştır; orada olayın dokuz gün sonra intikal etmesinin sanık lehine sonuç doğurmayacağı belirtilmiştir. Uygulamada savunmanın ve katılan vekilinin çalışması da bu ölçütler etrafında yoğunlaşır: beyanların aşamalar arasındaki tutarlılığı, husumet iddiasının varlığı, tanık desteği ve olayın intikal biçimi.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| Temas içermeyen fiili cinsel saldırı saymak | Bedensel temas yoksa fiil cinsel taciz kapsamındadır |
| Her bedensel temasa sarkıntılık demek | Sarkıntılık ani ve kesintili olmalı, yoğunluğa ulaşmamalıdır |
| Birçok bölgeye dokunmayı ani saymak | Ardışık dokunmalar ani ve kesintili sayılmaz |
| Ağır her olayı teşebbüs kabul etmek | Sokma kastının dış dünyaya yansıması gerekir |
| Failin durmasını gönüllü vazgeçme saymak | Dış müdahaleyle durma gönüllü vazgeçme değildir |
| Mağdurun yaşını denetlememek | On sekiz yaş altı ise TCK m. 103 uygulanır |
| Şikâyet şartını atlamak | m. 102/1 ve eşe karşı m. 102/2 şikâyete bağlıdır |
| Nitelikli hâlleri gözden kaçırmak | Hısımlık, nüfuz, silah ve toplu yaşama ortamı cezayı artırır |
| Nitelendirme değişince zamanaşımını yeniden hesaplamamak | Ceza aralığı değişince zamanaşımı süresi de değişir |
Cinsel saldırı suçu nedir?
TCK m. 102/1 uyarınca cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl etmektir. Temel şeklinin cezası mağdurun şikâyeti üzerine beş yıldan on yıla kadar hapistir; cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Sarkıntılık ne demektir?
Ceza Genel Kurulunun 08.12.2022 tarihli kararına göre sarkıntılık; bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, ani ve kesiklik gösterip devamlılık arz etmeyen, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan davranış ya da davranışlardır.
Sarkıntılık ile cinsel taciz nasıl ayrılır?
Ayırım ölçütü bedensel temastır. Aynı kararda belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’da sarkıntılığın bedensel temasla işlenmesi zorunludur; bedensel temas içermeyen cinsel organ gösterme, öpücük atma ve laf atma gibi davranışlar TCK m. 105’teki cinsel taciz suçunu oluşturur.
Hangi davranışlar sarkıntılık sayılır?
Kararda örnek olarak failin mağdurun kalçasına dokunup kaçması, cinsel amaçla mağduru yanağından öpmesi veya göğsüne dokunması sayılmıştır. Buna karşılık önce yanağını öpüp sonra vücudunu okşayarak kucağına oturtma gibi davranışlar basit cinsel saldırı olarak nitelendirilmiştir.
Birden çok bölgeye dokunma sarkıntılık mıdır?
Hayır. Ceza Genel Kurulu, birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun birçok değişik bölgesine dokunma eylemlerinin ani ve kesintili sayılamayacağını belirtmiştir.
Nitelikli cinsel saldırı nedir?
TCK m. 102/2 uyarınca fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesidir; ceza on iki yıldan az olamaz. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Basit ve nitelikli hâl nasıl ayrılır?
Ceza Genel Kurulu kararlarına göre failin amacı ve davranışları vücuda organ veya sair bir cisim sokmaksızın cinsel duyguları tatmine yönelikse basit cinsel saldırı; sokmaya yönelik olmakla birlikte eylem failin elinde bulunmayan nedenlerle gerçekleştirilememişse nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs söz konusu olur.
Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs mümkün müdür?
Evet. Ceza Genel Kurulu, 17.01.2024 tarihli kararında önceki kararlarına atıfla nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsün mümkün olduğu sonucuna ulaşıldığını ve özel dairelerin istikrarlı uygulamasının da bu doğrultuda olduğunu belirtmiştir.
Fail eylemine ara verirse ne olur?
Failin eylemine kendiliğinden son verip vermediği belirleyicidir. 17.01.2024 tarihli kararda, eylemine kendiliğinden son vermeyen sanığın komşu tarafından mağdurun üzerinden alındığı için elinde olmayan nedenlerle fiili gerçekleştiremediği kabul edilmiştir.
Nitelikli hâller nelerdir?
TCK m. 102/3’e göre suçun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı; kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak; belirli hısımlar ile üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından; silahla ya da birden fazla kişiyle birlikte; insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde cezalar yarı oranında artırılır.
Suç sırasında yaralama olursa ne olur?
TCK m. 102/4 uyarınca cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Suç şikâyete bağlı mıdır?
TCK m. 102/1’deki temel şekil mağdurun şikâyetine bağlıdır. m. 102/2’deki nitelikli hâl bakımından ise yalnızca fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır.
Rıza suçu ortadan kaldırır mı?
Ceza Genel Kurulu kararlarında belirtildiği üzere, bu suçla korunan hukuki yarar üzerinde tasarrufta bulunulabilen cinsel özgürlük olduğundan, hukuki sınırlar içinde kalması şartıyla rızaya ehil mağdurun cinsel davranışa göstereceği rıza fiili hukuka uygun hâle getirir.
Mağdurun geç şikâyette bulunması aleyhine midir?
Zorunlu olarak değil. 08.12.2022 tarihli kararda, olayın dokuz gün sonra kolluğa intikal etmesine rağmen katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları, tanık anlatımları ve husumet bulunmaması birlikte değerlendirilerek geç intikalin sanık lehine sonuç doğurmayacağı kabul edilmiştir.
Mağdur çocuksa hangi madde uygulanır?
TCK m. 102’deki cinsel saldırı suçunun mağduru on sekiz yaşını tamamlamış olmalıdır. Mağdurun çocuk olması hâlinde TCK m. 103’te düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu uygulanır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 26 – Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 35 – Suça teşebbüs
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 36 – Gönüllü vazgeçme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 43 – Zincirleme suç
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 66-67 – Dava zamanaşımı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86 – Kasten yaralama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 102 – Cinsel saldırı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 103 – Çocuğun cinsel istismarı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 105 – Cinsel taciz
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 116 – Konut dokunulmazlığının ihlali
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223 – Duruşmanın sona ermesi ve hüküm
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 307-308 – Direnme ve Başsavcı itirazı
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: cinsel taciz suçu, işyerinde cinsel taciz, reşit olmayanla cinsel ilişki, konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçu.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.