Pişmanlık ve Islah (VUK 371): Şartları, Pişmanlık Zammı ve İhlalin Sonuçları

- Pişmanlık ve ıslah, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaına yol açan mükellefin durumu kendiliğinden bildirmesi hâlinde vergi ziyaı cezası kesilmemesini sağlar.
- Dayanak 213 sayılı VUK m. 371‘dir; kurum vergiyi ortadan kaldırmaz, yalnızca cezayı önler.
- Bildirim kendiliğinden ve dilekçeyle yapılmalıdır; ihbar, inceleme veya takdire sevk sonrası yapılan başvuru kabul edilmez.
- Hiç verilmemiş beyannameler on beş gün içinde verilmelidir.
- Eksik veya yanlış beyan on beş gün içinde tamamlanmalı ya da düzeltilmelidir.
- Ödeme süresi geçmiş vergiler, pişmanlık zammıyla birlikte on beş gün içinde ödenmelidir.
- Pişmanlık zammı, 6183 sayılı Kanun m. 51‘deki gecikme zammı oranında hesaplanır.
- Danıştay’a göre pişmanlık zammı, VUK m. 112’ye göre hesaplanacak gecikme faizine denktir.
- Şartlardan biri ihlal edilirse ceza korumasından yararlanılamaz; kanuni süreden sonra verilen beyanname için ceza %50 oranında uygulanır (VUK m. 344/2).
- Danıştay, ödeme şartını katı yorumlar: mahsup talebi on beş günlük süreyi durdurmaz.
- Pişmanlıkla verilen beyannameye konulan ihtirazi kayıt geçerli değildir; nedamet koşula bağlanamaz.
- Bu nedenle pişmanlık beyanı üzerine tahakkuk eden vergiye karşı dava VUK m. 378/2 uyarınca incelenmeksizin reddedilir.
- Buna karşılık pişmanlık zammına ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı dava açılabilir.
- Emlak vergisi bakımından pişmanlık hükümleri uygulanmaz.
Bir dönemin beyanı eksik verilmiş, bir fatura kayıtlara girmemiş ya da bir beyanname hiç verilmemiş olabilir. Bu durumu vergi dairesi kendisi tespit ederse sonuç ağırdır: vergi aslının yanında vergi ziyaı cezası da gündeme gelir. Kanun koyucu, mükellefin durumu kendiliğinden bildirmesini teşvik etmek için bir çıkış yolu bırakmıştır.
Bu yol pişmanlık ve ıslahtır. Ancak kurumun sağladığı koruma otomatik değildir; kanunun saydığı şartların tamamının, özellikle de on beş günlük sürelerin harfiyen yerine getirilmesine bağlıdır. Aşağıda şartları, pişmanlık zammının hesabını, ihlalin sonuçlarını ve dava yolunu Danıştay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 371 – Pişmanlık ve ıslah: “Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez. 1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.). 2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması. 3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması. 4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi. 5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi. Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.”
VUK m. 344/2 – Vergi ziyaı cezası: “Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.”
VUK m. 378/2 – Dava konusu: “Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar.”
Pişmanlık, kanuni süreden sonra beyan ve uzlaşma
| Ölçüt | Pişmanlıkla beyan (VUK 371) | Kanuni süreden sonra beyan (KSS) |
|---|---|---|
| Vergi ziyaı cezası | Şartlara uyulursa kesilmez | Vergi aslının %50’si oranında kesilir |
| Ek malî yük | Pişmanlık zammı | Gecikme faizi |
| Zam/faiz oranı | 6183 sayılı Kanun m. 51 gecikme zammı oranı | Aynı oran (VUK m. 112) |
| Ödeme süresi | Haber verme tarihinden itibaren on beş gün | Beyanname üzerine tahakkuk eden vadede |
| İnceleme başlamışsa | Yararlanılamaz | İndirimli ceza uygulanmaz |
| İhtirazi kayıt | Danıştay’a göre geçerli değildir | Süresinden sonraki beyanda dava hakkı vermez |
| Tahakkuka karşı dava | VUK m. 378/2 uyarınca açılamaz | Kural olarak açılamaz |
| Zam veya cezaya karşı dava | Pişmanlık zammına karşı açılabilir | Kesilen cezaya karşı açılabilir |
| Emlak vergisi | Uygulanmaz | Genel hükümler uygulanır |
Kritik nokta: Pişmanlık, şartlarından herhangi biri gerçekleşmezse bütünüyle işlevsiz kalır. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, pişmanlıkla tahakkuk eden verginin on beş gün içinde ödenmemesi hâlinde, mükellefin aynı tarihte yaptığı mahsuben iade talebinin bu süreyi durdurmayacağına karar vermiştir. Kurula göre mahsuben iade talebinin belirtilen süre içerisinde tamamlanma veya kabul edilme zorunluluğu bulunmadığından, on beş günlük süre içinde nakden ödeme yapılması gerekir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Verginin beyana dayalı olduğunu doğrulayın. Pişmanlık yalnızca beyana dayanan vergiler için işler; emlak vergisinde uygulanmaz.
- İhbar veya inceleme var mı kontrol edin. Haber verme dilekçesinden önce ihbar yapılmışsa ya da o vergi türüne ilişkin inceleme başlamışsa kurumdan yararlanılamaz.
- Takdire sevk durumunu araştırın. Olay ve ilgili vergi türü takdir komisyonuna intikal etmişse başvuru geçersizdir.
- Dilekçeyi yazılı ve kayıt altına alınacak şekilde verin. Kanun, dilekçenin resmî kayıtlara geçirilmiş olmasını arar.
- Hangi dönem ve hangi vergi türü olduğunu açıkça yazın. Belirsiz bir bildirim, sonradan kapsam tartışmasına yol açar.
- Beyannameyi on beş gün içinde verin. Hiç verilmemiş beyanname bu süre içinde tevdi edilmelidir.
- Eksik beyanı on beş gün içinde düzeltin. Düzeltme beyannamesi de aynı süreye tabidir.
- Elektronik beyanda doğru seçeneği işaretleyin. Sistemde “pişmanlık talepli” ve “kanuni süresinden sonra” seçenekleri farklı sonuç doğurur.
- Vergiyi pişmanlık zammıyla birlikte on beş gün içinde ödeyin. Ödeme şartı en sık ihlal edilen şarttır.
- Mahsup veya iade talebine güvenmeyin. Danıştay’a göre bu talep on beş günlük süreyi durdurmaz.
- Pişmanlık dilekçesine ihtirazi kayıt koymayın. Kurula göre böyle bir kayıt geçerli sayılmaz ve tahakkuka karşı dava yolunu açmaz.
- Ceza kesilirse süresinde dava açın. Pişmanlık zammına ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı dava yolu açıktır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/1545, K. 2020/283, 11.03.2020
Pişmanlıkla verilen beyannameye konulan ihtirazi kayıt geçerli değildir. Vergi dairesinin müeyyideli yazısı üzerine mükellef, bazı faturalardaki katma değer vergilerini indirimlerden çıkararak süresinden sonra ihtirazi kayıtla ve pişmanlık talepli düzeltme beyannameleri vermiş, sonra da tahakkukları dava konusu etmiştir. Kurul önce kurumun mantığını açıklamıştır: “Kanun koyucunun ceza uygulamasından vazgeçme karşılığında getirmiş olduğu koşullardan biri ve en önemlisi, kanuna aykırı davranışın ilgili makamlara kendiliğinden bildirilmiş olmasıdır… Hukuk düzeninde, ‘nedamet’ duygusunun sonuç doğurabilmesi, koşulsuz olmasına bağlıdır. Hiç kimse, yapmış olduğu kanuna aykırı davranışı, belli bir koşulun gerçekleşmesi halinde kabul ve bundan nedamet duyacağını söyleyerek bu bildirim dolayısıyla hukuk düzeninin sağlamış olduğu avantajlardan yararlanamaz.” Buradan hareketle: “pişmanlık müessesesinin hukuki sonuçlarından, yani sağlamış olduğu avantajlardan yararlanan davacının beyannamelere koyduğu ihtirazi kayıt geçerli olarak kabul edilemeyecektir.” Kurul, tahakkuk eden vergiler yönünden davanın VUK m. 378/2 uyarınca incelenmeksizin reddi gerektiğini belirtmiş; buna karşılık “dava açılmasına engel bulunmayan dava konusu pişmanlık zamlarının hukuka uygunluğunun değerlendirileceği” ve kesilip kesilmediği araştırılarak vergi ziyaı cezası hakkında da hüküm kurulacağını eklemiştir. Sonuç olarak ısrar kararı 11.03.2020 tarihinde oyçokluğuyla BOZULMUŞTUR.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/523, K. 2021/1449, 03.11.2021
On beş günlük ödeme şartı katıdır; mahsup talebi süreyi durdurmaz. Mükellef, sorumlu sıfatıyla pişmanlık hükümlerinden yararlanarak 2 No.lu KDV beyannamesi vermiş; tahakkuk eden vergiyi ödemek yerine, aynı gün verdiği 1 No.lu düzeltme beyannamesiyle artan indirim nedeniyle fazladan ödenmiş sayılan vergiden mahsubunu talep etmiştir. Talep reddedilince pişmanlık şartlarının ihlali nedeniyle %50 oranında vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Kurul, ödeme şartının merkezî önemini vurgulamıştır: “Kanun koyucunun pişmanlık hükmünden yararlanarak süresinden sonra tahakkuk eden vergiler için ceza uygulamasından vazgeçme karşılığında getirmiş olduğu en önemli koşullardan biri tahakkuk eden verginin 15 gün içinde ödenmesidir. Fazla ödenen verginin mahsuben iadesi talebi ise kendine özgü koşullara tabi olup idare tarafından eksik görülen bilgi ve belgeler talep edilebileceği gibi yapılan incelemenin sonuçlarına göre talebin reddine de karar verilebilecektir.” Kurul, “mahsuben iade talebinin belirtilen süre içerisinde tamamlanma veya kabul edilme zorunluluğunun bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafından Kanun’da belirtilen 15 günlük süre içerisinde ödeme yapılması gerektiği açıktır” demiştir. Sonuç olarak cezayı kaldıran ısrar kararı 03.11.2021 tarihinde oyçokluğuyla BOZULMUŞTUR.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2019/360, K. 2019/495, 03.07.2019
Aynı fatura için iki ayrı vergi ziyaı cezası kesilemez. Mükellef, idarenin uyarı yazısı üzerine sahte olduğu belirtilen faturalardaki katma değer vergilerini indirimlerden çıkararak pişmanlıkla düzeltme beyannameleri vermiş; ancak vergi ve pişmanlık zammını on beş günlük sürede ödemediği için pişmanlık ihlal edilmiş sayılmış ve %50 oranında ceza kesilmiştir. Daha sonra aynı yıl için yapılan inceleme sonucunda, aynı faturalar gerekçe gösterilerek yeniden katma değer vergisi salınmış ve ayrıca vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Kurul iki cezayı birlikte değerlendirmiştir: “aynı faturalar dolayısıyla verginin zamanında tahakkuk etmemesi nedeniyle iki ayrı vergi ziyaı cezası kesildiği sonucuna varılmıştır. İnceleme sonucunda kesilen vergi ziyaı cezası açılan dava sonucunda kesinleşmiştir. Bu nedenle, pişmanlık hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezalarının istenmesi halinde mükerrerlik ortaya çıkacağından, dava konusu vergi ziyaı cezalarını kaldıran ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.” Sonuç olarak temyiz istemi 03.07.2019 tarihinde oyçokluğuyla REDDEDİLMİŞTİR (karşı oyda, iki cezanın kesilme sebeplerinin farklı olduğu ve mükerrerlikten söz edilemeyeceği savunulmuştur).
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/716, K. 2024/161, 06.03.2024
Pişmanlık zammı bir ceza değil, gecikme faizinin karşılığıdır. Mükellef, yatırım indirimi konusunda lehine sonuçlanan bir dava üzerine, önceki yıla ilişkin stopajı düzeltmek zorunda kalmış; elektronik ortamda pişmanlık talepli düzeltme beyannamesi vermiş ve tahakkuk eden yüksek tutarlı pişmanlık zammının, kusuru bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmasını istemiştir. Kurul, önce faizin işlevini açıklamıştır: “faiz, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasından kaynaklanan zararı ifade etmekte olup bu zararın giderilmesini üstlenmek yalnızca idareye yüklenen bir yükümlülük olarak düşünülemez.” Ardından iki tutarın denkliğini saptamıştır: “Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi uyarınca ödenmesi gereken pişmanlık zammı… Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesi uyarınca süresinden sonra tahakkuk eden vergilere normal tahakkuk tarihinden itibaren hesaplanacak gecikme zammı oranındaki gecikme faizine eşittir.” Kurul, “pişmanlık hükümlerinden yararlanma şartlarının oluşup oluşmadığı yönündeki tartışmadan bağımsız olarak”, ayrıca bir gecikme faizi de hesaplanmadığı için dava konusu pişmanlık zammında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır. Sonuç olarak davanın kabulü yolundaki ısrar kararı 06.03.2024 tarihinde oybirliğiyle BOZULMUŞTUR.
Bu dört karar birlikte okunduğunda pişmanlık kurumunun sınırları ve mükellefin manevra alanı netleşiyor.
Birinci halka kurumun amacıdır. Pişmanlık, devletin vergi alacağına kısa sürede kavuşmasını sağlamak karşılığında mükellefe ceza bağışıklığı tanır. Bu bir af değildir: vergi aslı tahsil edilir, üstelik gecikilen süre için pişmanlık zammı da alınır. Vazgeçilen tek şey vergi ziyaı cezasıdır. Kurumun cazibesi de tam buradadır, çünkü kanuni süreden sonra verilen beyannamede ceza vergi aslının %50’si oranında uygulanır.
İkinci halka “kendiliğinden” bildirim şartıdır ve göründüğünden dardır. Kanun üç ayrı engel sayar: önceden yapılmış bir ihbar, o vergi türüne ilişkin başlamış bir vergi incelemesi ve olayın takdir komisyonuna intikal etmiş olması. Bunlardan biri varsa dilekçe verilse bile koruma doğmaz. Uygulamada en sık karşılaşılan hata, incelemeye başlama tutanağı düzenlendikten sonra pişmanlık dilekçesi verilmesidir.
Üçüncü halka üç ayrı on beş günlük süredir. Hiç verilmemiş beyanname on beş gün içinde verilecek, eksik veya yanlış beyan on beş gün içinde düzeltilecek, ödeme süresi geçmiş vergi pişmanlık zammıyla birlikte on beş gün içinde ödenecektir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; biri kaçırıldığında kurumun sağladığı bütün avantaj kaybedilir.
Dördüncü halka ödeme şartının katılığıdır. 03.11.2021 tarihli karar bunun en açık örneğidir: mükellefin elinde, aynı gün verilen düzeltme beyannamesinden doğan ve mahsuba elverişli görünen bir alacağı vardı; buna rağmen Kurul, mahsuben iade talebinin kendine özgü koşullara tabi olduğunu, süre içinde tamamlanma veya kabul edilme zorunluluğu bulunmadığını belirterek nakit ödeme yapılması gerektiğini söylemiştir. Pratik sonuç şudur: pişmanlık başvurusunda mahsup beklentisine güvenilmez, önce ödenir, iade sonra istenir.
Beşinci halka ihtirazi kayıt yasağıdır ve kurumun mantığından çıkar. 11.03.2020 tarihli kararda Kurul, ihtirazi kaydın “beyanın hukuki sonuç doğurabilmesi için mükellefçe ileri sürülen bir koşul” olduğunu, nedametin ise koşula bağlanamayacağını belirtmiştir. Yani mükellef aynı anda hem “pişmanım” hem de “ama bu vergiyi kabul etmiyorum, dava açacağım” diyemez. Sonuç olarak tahakkuk eden vergiye karşı açılan dava VUK m. 378/2 uyarınca incelenmeksizin reddedilir.
Altıncı halka bu yasağın istisnasıdır ve mükellef için hayatidir. Aynı kararda Kurul, pişmanlık zamlarına karşı dava açılmasına engel bulunmadığını açıkça belirtmiş, ayrıca kesilen vergi ziyaı cezası hakkında da hüküm kurulması gerektiğini söylemiştir. Yani beyan edilen matrah ve vergi tartışılamasa da, üzerine eklenen zam ve sonradan kesilen ceza yargı denetimine tabidir.
Yedinci halka pişmanlık zammının hukuki niteliğidir. 06.03.2024 tarihli kararda Kurul, pişmanlık zammının VUK m. 112 uyarınca hesaplanacak gecikme faizine eşit olduğunu saptamış ve faizin, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasından doğan zararı karşıladığını vurgulamıştır. Bu tespitin iki sonucu vardır: zam bir yaptırım değildir, dolayısıyla kusur tartışmasıyla kaldırılamaz; ve zam alınan bir olayda ayrıca gecikme faizi hesaplanması mükerrerlik yaratır.
Sekizinci ve son halka mükerrerlik yasağıdır. 03.07.2019 tarihli kararda, aynı faturalar nedeniyle önce pişmanlığın ihlali sebebiyle, sonra inceleme sonucunda olmak üzere iki ayrı vergi ziyaı cezası kesilmişti. Kurul, inceleme sonucu kesilen ceza kesinleştiğine göre diğerinin istenmesinin mükerrerlik doğuracağını belirtmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir; karşı oy, iki cezanın sebebinin farklı olduğunu savunmuştur. Bu nedenle mükerrerlik savunması dosyaya göre değerlendirilmeli, hangi cezanın hangi sebeple ve hangi tarihte kesildiği ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Doğrusu |
|---|---|
| İnceleme başladıktan sonra pişmanlık dilekçesi vermek | Dilekçe, o vergi türüne ilişkin inceleme başlamadan önce verilmelidir |
| Takdire sevk edilmiş dönem için başvurmak | Olay takdir komisyonuna intikal etmişse koruma doğmaz |
| Beyannameyi on beş günden sonra vermek | Hiç verilmemiş beyanname on beş gün içinde tevdi edilmelidir |
| Vergiyi ödemeyip mahsup talep etmek | Danıştay’a göre mahsup talebi on beş günlük süreyi durdurmaz |
| Pişmanlık zammını ayrı ödemeyi ertelemek | Vergi ve zam birlikte, on beş gün içinde ödenmelidir |
| Pişmanlık beyanına ihtirazi kayıt koymak | Kurula göre bu kayıt geçerli sayılmaz |
| Tahakkuk eden vergiye karşı dava açmak | Dava VUK m. 378/2 uyarınca incelenmeksizin reddedilir |
| Zam ve cezaya karşı dava açmamak | Pişmanlık zammına ve kesilen cezaya karşı dava yolu açıktır |
| Emlak vergisi için pişmanlık istemek | Madde hükümleri emlak vergisinde uygulanmaz |
Pişmanlık ve ıslah nedir?
Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren bir fiili işleyen mükellefin, durumu ilgili makamlara kendiliğinden dilekçeyle bildirmesi hâlinde, kanunda sayılan şartlarla hakkında vergi ziyaı cezası kesilmemesini sağlayan kurumdur. Dayanağı VUK m. 371’dir.
Pişmanlık vergiyi ortadan kaldırır mı?
Hayır. Vergi aslı tahsil edilir ve ayrıca pişmanlık zammı alınır. Kurumun sağladığı tek avantaj vergi ziyaı cezasının kesilmemesidir.
Şartlar nelerdir?
Önceden ihbar yapılmamış olması, o vergi türüne ilişkin inceleme başlamamış ve olayın takdir komisyonuna intikal etmemiş olması, hiç verilmemiş beyannamenin on beş gün içinde verilmesi, eksik veya yanlış beyanın on beş gün içinde düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş verginin pişmanlık zammıyla birlikte on beş gün içinde ödenmesidir.
Pişmanlık zammı nasıl hesaplanır?
VUK m. 371/1-5 uyarınca, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında hesaplanır.
Pişmanlık zammı ceza mıdır?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 06.03.2024 tarihli kararına göre pişmanlık zammı, VUK m. 112 uyarınca süresinden sonra tahakkuk eden vergilere hesaplanacak gecikme faizine eşittir; yani gecikilen süre boyunca doğan zararı karşılar.
Vergi incelemesi başladıktan sonra pişmanlık istenebilir mi?
Hayır. Haber verme dilekçesinin, mükellef nezdinde haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı günden önce verilmiş ve resmî kayıtlara geçirilmiş olması gerekir.
On beş günlük süre kaçırılırsa ne olur?
Pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılır ve ceza koruması ortadan kalkar. Kanuni süresi geçtikten sonra verilen beyanname için vergi ziyaı cezası, VUK m. 344/2 uyarınca yüzde elli oranında uygulanır.
Mahsup talebi ödeme yerine geçer mi?
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 03.11.2021 tarihli kararına göre geçmez. Kurul, mahsuben iade talebinin kendine özgü koşullara tabi olduğunu ve bu süre içinde tamamlanma ya da kabul edilme zorunluluğu bulunmadığını belirterek on beş gün içinde ödeme yapılması gerektiğine hükmetmiştir.
Pişmanlık beyanına ihtirazi kayıt konulabilir mi?
Danıştay’a göre hayır. 11.03.2020 tarihli kararda, nedametin koşula bağlanamayacağı gerekçesiyle pişmanlıkla verilen beyannamelere konulan ihtirazi kaydın geçerli kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Tahakkuk eden vergiye karşı dava açılabilir mi?
Kural olarak hayır. VUK m. 378/2, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacaklarını düzenler; Kurul da pişmanlık beyanı bakımından davanın incelenmeksizin reddi gerektiğine karar vermiştir.
Peki neye karşı dava açılabilir?
Aynı kararda Kurul, pişmanlık zamlarına karşı dava açılmasına engel bulunmadığını belirtmiş; ayrıca kesilip kesilmediği araştırılarak vergi ziyaı cezası hakkında da hüküm kurulması gerektiğini söylemiştir.
Aynı fiil için iki ceza kesilebilir mi?
Danıştay’ın 03.07.2019 tarihli kararında, aynı faturalar nedeniyle hem pişmanlığın ihlali hem de inceleme sonucu olmak üzere iki ayrı vergi ziyaı cezası kesilmesinin mükerrerlik doğuracağı belirtilmiş ve cezayı kaldıran mahkeme kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
Pişmanlıktan kimler yararlanabilir?
Madde metninde mükelleflerin yanı sıra fiillerin işlenişine iştirak eden diğer kişiler de sayılmıştır.
Hangi vergiler kapsam dışıdır?
Madde açıkça belirtir: pişmanlık hükümleri emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz. Ayrıca kurum yalnızca beyana dayanan vergiler için işler.
Elektronik beyanda hangi seçenek işaretlenmeli?
Beyanname sisteminde “pişmanlık talepli” ve “kanuni süresinden sonra” seçenekleri farklı sonuç doğurur: birincisinde pişmanlık zammı tahakkuk eder ve şartlara uyulursa ceza kesilmez; ikincisinde vergi ziyaı cezası yüzde elli oranında uygulanır. Seçim yapılmadan önce hangi sonucun istendiği netleştirilmelidir.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 371 – Pişmanlık ve ıslah
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 341 – Vergi ziyaı
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 344 – Vergi ziyaı cezası
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 112 – Ödeme zamanı ve gecikme faizi
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 378 – Dava konusu
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 359 – Kaçakçılık suçları ve cezaları
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 30 – Re’sen vergi tarhı
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 116-126 – Vergi hataları ve düzeltme
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 51 – Gecikme zammı
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 – Dava açma süresi
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27 – Yürütmenin durdurulması
- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m. 29 – Vergi indirimi
Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: vergi ziyaı cezası, vergi inceleme süreci, ihtirazi kayıtla beyan, vergi kaçakçılığı suçu, sahte fatura kullanımı ve vergi uzlaşması.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebilir.