Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı Nasıl Yapılır? CMK 308 Yeni Kapsam ve Üç Aylık Süre

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı Nasıl Yapılır? CMK 308 Yeni Kapsam ve Üç Aylık Süre
Kısaca
  • CMK m.308, 7589 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirildi; yürürlük 31.07.2026.
  • Kapsam genişledi: artık yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç ceza dairelerinin tüm kararlarına karşı itiraz edilebilir.
  • Süre üç ay; başlangıç dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarih.
  • Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
  • Yeni dördüncü fıkra, istemde bulunabilecekleri sayıyor: sanık ve onun adına kanun yoluna başvurabilecekler, katılan, katılma isteği karara bağlanmamış olanlar ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler.
  • Geçici m.1/(8): yeni hüküm, yürürlükten sonra teslim edilen dosyalara uygulanır.
  • İtiraz üzerine Ceza Genel Kurulu’nun verdiği bozma kararlarına karşı direnilemez.

Kısa cevap: CMK m.308, 7589 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilmiştir (yürürlük 31.07.2026); artık yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç ceza dairelerinin tüm kararlarına karşı itiraz edilebilir. Süre üç aydır ve başlangıcı dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihtir; sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

Yargıtay dairesinin kararı verildiğinde olağan kanun yolları biter.

Bundan sonrası için elde kalan tek olağan olmayan yol, Başsavcının itirazıdır.

Yeni madde metni

CMK m.308/1 (7589/17 ile değişik): “Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.”

m.308/4 (yeni): “İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.”

Neler değişti?

KonuÖnceki31.07.2026’dan sonra
Kapsam“Ceza dairelerinden birinin kararı” — sınır içtihatla çizilirdiYargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik hariç tüm kararlar
SüreBir ay (7499 öncesinde otuz gün)Üç ay
Başlangıç“İlâmın kendisine verildiği tarih”“Dosyanın kendisine teslim edildiği tarih”
İstem sahipleriKanunda sayılmamıştıDördüncü fıkrada tek tek sayıldı

Nasıl işler?

  1. Yargıtay ceza dairesi temyiz incelemesi yaparak bir karar verir — bu bir ön koşuldur.
  2. Başsavcı resen veya istem üzerine itiraz eder.
  3. m.308/2: dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
  4. m.308/3: daire itirazı inceler; yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kurulu’na gönderir.
  5. Genel Kurul, itiraz nedenleriyle bağlı olmaksızın kararı her yönüyle inceler.

Kapsamın içtihatla çizilen sınırları

Kanun, itirazın hangi hukuka aykırılıklar için kullanılabileceğini söylemez. Ceza Genel Kurulu bu boşluğu yıllar içinde doldurmuştur:

  • Eleştiriye ilişkin düşüncelerin reddine dair daire kararları itiraz konusu olamaz
  • Kabule göre yapılan bozmalara karşı itiraz yoluna başvurulamaz
  • Sonuca etkili olmayan hukuka aykırılıklar bu yola konu olamaz
  • Dairelerin tutukluluğun devamına ilişkin kararlarına karşı itiraz yetkisi yoktur
  • Hakkında temyiz incelemesi yapılmayan sanık için itiraz yoluna gidilemez

7589 sayılı Kanun’un kapsamı “tüm kararlar” olarak yazması, bu içtihadi sınırların bir kısmını yeniden tartışmaya açacaktır; ancak yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları artık kanun metniyle dışlanmıştır.

Lehe ve aleyhe ayrımı

Aleyhe itiraz üç aylık süreye tabidir; süre geçtikten sonra sanık aleyhine itiraz yoluna gidilemez. Lehe itirazda süre aranmaz.

Ancak Yargıtay, “sanık lehine” ifadesini dar yorumlar: sanık sıfatı sona ermiş kişiler — örneğin beraat sonrası tazminat isteyen davacı — bu süresizlikten yararlanamaz.

Ne yapmalı?

  1. Daire kararının Başsavcılığa teslim tarihini öğrenin; süre o tarihten işler.
  2. İstem dilekçenizi m.308/4’teki sıfatlardan biriyle ilişkilendirerek verin.
  3. İtirazın lehe mi aleyhe mi olduğunu net biçimde ortaya koyun; süre buna bağlı.
  4. İleri sürdüğünüz aykırılığın sonuca etkili olduğunu gösterin.
  5. Dosyanın 31.07.2026’dan sonra teslim edilip edilmediğini kontrol edin; geçici m.1/(8) belirleyicidir.
  6. Daire itirazı kabul edip kendi kararını düzeltirse, yeni karara karşı ayrı bir itirazname gerektiğini unutmayın.
  7. Genel Kurul bozma kararı verirse direnme yolunun kapalı olduğunu bilin.
Ceza Genel Kurulu uygulaması
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2023/477, K.2025/296, 25.06.2025 Daire kendi kararını düzeltirse yeni karara ayrı itiraz gerekir. Başsavcılık, dairenin onama kararına karşı hem usul (yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin değerlendirilmemesi) hem esas yönünden itiraz etmişti. Daire, m.308/3 uyarınca itirazı kısmen kabul ederek önceki onama ilamını kaldırdı, hükümleri savcının temyiz talebiyle de inceleyip yeniden onadı; esasa ilişkin itirazları ise reddetti. Kurul, bu ikinci karara karşı düzenlenmiş bir itirazname bulunmadığını saptayarak “Ceza Genel Kurulunun incelemesine esas teşkil eden usulüne uygun bir itiraz davası bulunmadığından” karar verilmesine yer olmadığına oybirliğiyle hükmetti. Karar ayrıca sürenin seyrini de belgeler: 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle m.308/1’deki “otuz gün” ibaresi “bir ay” olarak değiştirilmişti. Kararda, itirazın kapsamına ilişkin 1964’ten 2011’e uzanan içtihat sınırlamaları da tek tek sıralanmaktadır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2022/255, K.2023/363, 21.06.2023 İtiraz üzerine verilen Genel Kurul bozmasına direnilemez. Başsavcılık itirazı üzerine Ceza Genel Kurulu, bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerini “her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesiyle bozmuş; bölge adliye mahkemesi ceza dairesi ise bu bozmaya direnmişti. Kurul, CMK m.307/4‘ün yalnızca Yargıtay ceza dairelerinin bozma kararlarına direnme hakkı tanıdığını, Genel Kurulun bu anlamda bir ceza dairesi olarak nitelendirilemeyeceğini; Genel Kurulun zaten itiraz nedenleriyle bağlı olmaksızın hükmü tüm yönleriyle incelediğini; aksi kabulün olağanüstü itirazı hukuki sonuç doğurmayan bir kanun yoluna dönüştürme riski taşıdığını belirtti. Sonuç: itiraz kanun yolu üzerine Genel Kurulca verilen bozma kararlarına karşı direnme kararı verilemez. Direnme hükmü bu isabetsizlikten oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2016/963, K.2020/18, 21.01.2020 “Sanık lehine” süresizliği, sanık olmayana uzatılmaz. Beraat eden kişi, tutuklu kaldığı süre için tazminat davası açmış; dairenin temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararına karşı Başsavcılık, temyizin UYAP girişi tarihine göre süresinde olduğu görüşüyle itiraz etmişti. Ne var ki itiraz, ilamın Başsavcılığa tesliminden bir yıl sonra yapılmıştı. Kurul, CMK m.2/1-b‘deki tanımdan hareketle, beraatle birlikte sanıklık sıfatının kalktığını, haksız tutuklama nedeniyle tazminat isteyenin “davacı” konumunda bulunduğunu ve “sanık” sıfatını taşıyanlar için geçerli olan süresizlik kuralının bu sıfatı taşımayan davacı yönünden geçerli sayılamayacağını kabul etti. İtiraz süre yönünden reddedildi; karar oy çokluğuyla verildi. Karşı oyda, ceza muhakemesinde lehe kıyas yapılabileceği ve dar yorumun mahkemeye erişim hakkını engelleyeceği savunulmuştur.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2019/440, K.2023/141, 08.03.2023 Aleyhe olmayan itiraz süreye tabi değildir. Yerel mahkeme, hırsızlık davasında “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetmiş; Başsavcılık bunun CMK m.223/1’de sayılan hüküm çeşitlerinden olmadığı ve işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşüyle itiraz etmişti. İtiraz, daire ilamının teslim tarihinden otuz günü aşarak yapılmıştı. Kurul, ön sorun olarak itirazın lehe mi aleyhe mi olduğunu tartıştı ve yargılamaya devam edilmesi hâlinde sanığın beraat edebileceğini de gözeterek “aleyhe olmayan itiraz nedeninin herhangi bir süreye tabi bulunmadığı” sonucuna vardı; ön sorun bakımından itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtti. Altı üye, itirazın aleyhe olduğu ve süre geçtiği için reddi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Karar, “lehe/aleyhe” nitelendirmesinin somut olayın olası sonucuna göre yapıldığını göstermektedir.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, 5271 sayılı CMK‘nın Altıncı Kitap, Üçüncü Kısım, Birinci Bölüm‘ünde, yani olağanüstü kanun yolları arasında, 308. maddede düzenlenmiştir. Kurum 1412 sayılı CMUK‘ta temyize ilişkin hükümler içinde, 322/4. maddede yer alıyordu; iki metin arasındaki tek esaslı fark, CMK’ya eklenen “Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.” cümlesidir. 6352 sayılı Kanun‘un 99. maddesiyle maddeye ikinci ve üçüncü fıkralar eklenerek işleyiş kurulmuştur: itiraz üzerine dosya kararına itiraz edilen daireye gönderilir; daire mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler, yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Ceza Genel Kurulu’na gönderir. Süre bakımından metin iki kez değişmiştir: 7499 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle (2024) “otuz gün” ibaresi “bir ay” yapılmış; 7589 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle (31.07.2026) süre üç aya çıkarılmış, başlangıç “ilâmın kendisine verildiği tarih” yerine “dosyanın kendisine teslim edildiği tarih” olarak belirlenmiş ve kapsam “yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlar” biçiminde yazılmıştır. Ayrıca maddeye eklenen dördüncü fıkra ile istemde bulunabilecekler ilk kez kanunda sayılmıştır: sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış olanlar ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar. Değişikliğin zaman bakımından uygulanması geçici m.1/(8) ile sınırlandırılmıştır: yeni hüküm yürürlük tarihinden sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır; önce teslim edilmiş dosyalarda önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. Kurumun işlevi, Özel Daire kararlarındaki hukuka aykırılıkların Genel Kurulca giderilmesini istemek ve bu yolla içtihat birliğini sağlamaktır; kararlarda ayrıca kamuoyunun tatminine yönelik bir yönünün bulunduğu da vurgulanır. Yetki yalnızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir; Yargıtay Cumhuriyet savcıları bu yetkiyi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.28 uyarınca Başsavcı adına kullanır. Yola başvurmanın ön koşulu, Yargıtay ceza dairelerince temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmiş olmasıdır; bu karar yargılamayı sonlandıran bir karar olabileceği gibi usul veya esasa yönelik bir bozma kararı da olabilir. Buna karşılık hakkında temyiz incelemesi yapılarak hüküm kurulmayan sanık bakımından itiraz yoluna gidilemez. Kanun, itirazın hangi hukuka aykırılıklar için kullanılabileceğini düzenlemediğinden sınırlar içtihatla çizilmiştir. Ceza Genel Kurulu kararlarında; eleştiriye ilişkin düşüncelerin reddine dair daire kararlarının itiraz olunabilecek nitelikte olmadığı, kabule göre yapılan bozmalara karşı bu yola başvurulamayacağı, sonuca etkili olmayan hukuka aykırılıkların olağanüstü kanun yoluna konu edilemeyeceği, dairelerce verilen tutukluluğun devamına ilişkin kararlara karşı itiraz yetkisi bulunmadığı ve kesin nitelikteki merci tayini kararını hükümsüz kılacak biçimde itiraz edilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu birikim karşısında, 7589 sayılı Kanun’un kapsamı “tüm kararlar” olarak yazması ile yalnızca yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararlarını dışlaması, önceki sınırlamaların bir bölümünü yeniden tartışmaya açacak niteliktedir. Süre bakımından ayrım nettir: sanık aleyhine sonuç doğuracak aykırılıklar için itiraz süreye tabidir ve süre dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihten işlemeye başlar; süre geçtikten sonra aleyhe itiraz yoluna gidilemez. Lehe itirazda ise süre aranmaz. Uygulamada asıl mesele, bir itirazın lehe mi aleyhe mi sayılacağıdır; Genel Kurul bu nitelendirmeyi somut olayın olası sonucuna göre yapmakta, örneğin yargılamaya devam edilmesi hâlinde sanığın beraat edebileceği ihtimalini gözeterek itirazı aleyhe saymamaktadır. Buna karşılık “sanık lehine” ifadesi sıfat yönünden dar yorumlanır: CMK m.2/1-b‘ye göre sanık, “kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişi” olduğundan, beraat kararıyla sanıklık sıfatı sona eren ve haksız tutuklama tazminatı davacısı konumuna geçen kişi bakımından süresizlik kuralı uygulanmaz. Bu yorum oy çokluğuyla benimsenmiş, karşı oyda ceza muhakemesinde lehe kıyasın mümkün olduğu ve dar yorumun mahkemeye erişim hakkını zedeleyeceği ileri sürülmüştür. İnceleme usulü bakımından Genel Kurul, itiraznamede ileri sürülen sebeplerle bağlı değildir; fail ve fiil yönünden kararı her yönüyle inceler — örneğin suç vasfına yönelik bir itirazda suçun sabit olmadığına dahi karar verebilir. İtirazı yerinde görmezse reddeder; yerinde görürse daire yerine geçerek kararı ıslah eder. Bu noktada iki önemli sonuç doğar. Birincisi: itiraz üzerine verilen Genel Kurul kararlarına karşı tekrar itirazda bulunulamaz. İkincisi ve daha yenisi: itiraz kanun yolu üzerine Genel Kurulca verilen bozma kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi ceza daireleri veya ilk derece mahkemelerince direnme kararı verilemez. Genel Kurul bu sonuca; CMK m.307/4‘ün direnme hakkını yalnızca Yargıtay ceza dairelerinin bozma kararları bakımından tanıdığı, Genel Kurulun ceza dairesi olarak nitelendirilemeyeceği, Genel Kurulun zaten itiraz sebepleriyle bağlı olmaksızın hükmü tüm yönleriyle incelediği ve aksi kabulün olağanüstü itirazı hukuki sonuç doğurmayan bir kanun yoluna dönüştürme riski taşıdığı gerekçeleriyle ulaşmıştır. Nihayet m.308/2 ve 3‘ün işleyişinden doğan pratik bir tuzağa dikkat edilmelidir: daire, itirazı yerinde görüp kendi kararını düzeltirse ortaya yeni bir karar çıkar. Bu yeni karara karşı ayrıca usulüne uygun bir itirazname düzenlenmemişse, Genel Kurul önünde inceleme konusu bir itiraz davası kalmaz ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.
Başsavcının itirazı için süre ne kadar?

7589 sayılı Kanun’la değişik CMK m.308/1 uyarınca süre üç aydır ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten itibaren işler. Sanığın lehine itirazda ise süre aranmaz. Bu süre daha önce otuz gün, 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra ise bir aydı.

Hangi kararlara karşı itiraz edilebilir?

Yeni metne göre Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı itiraz edilebilir. Ön koşul, ceza dairesince temyiz incelemesi yapılarak bir karar verilmiş olmasıdır; hakkında inceleme yapılmayan sanık bakımından bu yola başvurulamaz.

İtiraz için Başsavcılığa kim başvurabilir?

CMK m.308’e eklenen dördüncü fıkra uyarınca istem; sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır. Başsavcı ayrıca resen de itiraz edebilir.

Lehe itirazda süre neden aranmıyor?

Kanun, sanık aleyhine sonuç doğuracak aykırılıklar için itirazı süreyle sınırlarken, sanığın lehine olan itirazlarda süre aramamıştır. Yargıtay, bir itirazın lehe mi aleyhe mi olduğunu somut olayın olası sonucuna göre değerlendirir; yargılamaya devam edilmesi hâlinde sanığın beraat edebileceği bir durumda itirazı aleyhe saymamıştır.

Beraat ettim, tazminat davamda süresiz itiraz olur mu?

Yargıtay bu soruya olumsuz cevap vermiştir. Beraat kararıyla sanıklık sıfatı sona erdiğinden, haksız tutuklama nedeniyle tazminat isteyen kişi “davacı” konumundadır ve sanıklar için öngörülen süresizlik kuralından yararlanamaz. Karar oy çokluğuyla verilmiş; karşı oyda lehe kıyas yapılabileceği savunulmuştur.

Daire itirazı kabul ederse süreç nasıl devam eder?

CMK m.308/3 uyarınca daire itirazı yerinde görürse kendi kararını düzeltir. Bu durumda ortaya yeni bir karar çıkar. Yargıtay, bu yeni karara karşı ayrıca usulüne uygun bir itirazname düzenlenmemişse Ceza Genel Kurulu önünde inceleme konusu bir itiraz davası kalmadığını ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Genel Kurul itirazla bağlı mıdır?

Hayır. Genel Kurul, itiraznamede ileri sürülen sebeplerle bağlı olmaksızın kararı fail ve fiil yönünden her yönüyle inceler. Örneğin suç vasfına yönelik bir itirazda suçun sabit olmadığına dahi karar verebilir. İtirazı yerinde görürse daire yerine geçerek kararı ıslah eder.

Genel Kurulun bozmasına direnilebilir mi?

Hayır. Ceza Genel Kurulu, CMK m.307/4’ün direnme hakkını yalnızca Yargıtay ceza dairelerinin bozma kararları bakımından tanıdığını ve Genel Kurulun bu anlamda bir ceza dairesi sayılamayacağını belirterek, itiraz kanun yolu üzerine verdiği bozma kararlarına karşı direnme kararı verilemeyeceğine hükmetmiştir.

İlgili mevzuat
  • 5271 sayılı CMK m.308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi (7589/17 ile değişik)
  • 5271 sayılı CMK m.308/A — Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi
  • 5271 sayılı CMK m.307 — Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri ve direnme
  • 5271 sayılı CMK m.309 — Kanun yararına bozma
  • 5271 sayılı CMK m.2/1-b — Sanık tanımı
  • 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m.15 ve m.28
  • 7589 sayılı Kanun geçici m.1/(8) — Geçiş hükmü

Bağlantılı başlıklar için 12. Yargı Paketi, temyiz başvurusu ve istinaf nedir yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Kaçak Sanık Kimdir, Hakkında Mahkûmiyet Verilebilir mi? CMK m.247 ve Yargılamanın Yenilenmesi

İçindekilerKaçak kimdir?Kaçaklık kararı hangi şartlarla verilir?CMK m.248/2 kataloğu7589 sayılı Kanun m.247/3’ü nasıl değiştirdi?Güvenlik tedbiri ve yenileme hakkıZaman bakımından…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç Örgütü Nasıl Oluşur? Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik (TCK m.220)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çocukların Cinsel İstismarı Nedir? Sarkıntılık ile İstismar Ayrımı ve Cezaları (TCK m.103)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.103/1’e göre çocuğu cinsel yönden istismar eden…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Şirketler Ceza Davasında Cezalandırılabilir mi? Tüzel Kişilere Güvenlik Tedbiri (TCK m.60)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.20/2’ye göre tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Devremülk Dolandırıcılığı

İçindekilerDevremülk Dolandırıcılığı Mağdurları İçin Hukuki Çözüm YollarıDolandırıcılık Suçu: Hileyle Elde Edilen Haksız KazançDolandırıcılık Suçu Nasıl Oluşur? Unsurları ve…

02.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)

İçindekilerŞantaj Suçu Nedir? Hukuki Tanım ve Korunan DeğerlerŞantaj Suçunun Maddi Unsurları: Fail, Mağdur, Fiil ve NeticeŞantaj Suçunun Manevi…

01.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara