Kabahatler Kanununda İdari Para Cezasına İtiraz: Nereye, Ne Zaman?

Kısaca
- İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Bu süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir.
- 5326 sayılı Kanun genel kanundur: kanun yoluna ilişkin hükümleri, ancak diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanır.
- İdari yaptırım kararıyla birlikte aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren bir karar da verilmişse — örneğin kapatma — idari para cezasına ilişkin iddialar da idari yargıda görülür.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre, on beş günlük başvuru süresi adli tatilde işlemez; CMK m.331/4 uygulanır.
- Sürenin son günü tatile rastlarsa süre, CMK m.39/4 uyarınca tatilin ertesi günü biter.
- Mücbir sebeple süre kaçırılmışsa, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvurulabilir; mücbir sebep dilekçede dayanaklarıyla gösterilmelidir.
- Soruşturma zamanaşımı dolmuşsa kabahat nedeniyle idari para cezasına karar verilemez; zamanaşımı, kabahat tarihinde başlar ve başvuru sonuçlanıncaya kadar işler.
- Belirli tutarı aşmayan idari para cezalarında, başvuru üzerine hâkimlikçe verilen kararlar kesindir; bu tutarın üzerinde ise karara karşı itiraz yolu açıktır.
- Hâkimlik, cezayı hukuka uygun bulursa başvuruyu reddeder; hukuka aykırı bulursa idari yaptırım kararını kaldırır, koşulları varsa ceza miktarında değişiklik yapabilir.
Trafik cezasından belediye encümeni kararına, çevre cezasından işyeri denetimine kadar günlük hayatta en sık karşılaşılan yaptırım türü idari para cezasıdır. Buna karşılık bu cezalara itiraz usulü, çoğu kişinin sandığından daha karmaşıktır: başvuru merci ceza türüne göre değişebilir, süre on beş gündür ve bazı hâllerde dosya hiç sulh ceza hâkimliğine ait değildir.
Uygulamada kaybedilen dosyaların büyük bölümü esastan değil, süre ve görev nedeniyle kaybediliyor. Bu yazıda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun kurduğu sistemi, sürenin nasıl hesaplanacağını, adli tatilin etkisini, görevli merciin nasıl belirleneceğini ve zamanaşımını Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 7. Ceza Dairesi kararlarıyla ele alıyoruz.
Genel kanun–özel kanun ilişkisi
5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.3 – Genel kanun niteliği: “(1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”
Bu hüküm, itiraz yolunu belirlemenin ilk adımıdır: cezanın dayanağı olan özel kanunda kanun yoluna ilişkin bir hüküm varsa o uygulanır; yoksa Kabahatler Kanunu devreye girer ve görevli merci sulh ceza hâkimliğidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ifadesiyle Kanun’un 3. maddesindeki “kanun yolları” ifadesi gerek başvuru mercilerini gerekse başvuru süresini birlikte vurgulayan bir tanımlamadır.
Başvuru yolu ve süre
5326 sayılı Kanun m.27/1: “İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir…”
Aynı maddenin sekizinci fıkrası: “İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür…”
| Durum | Görevli merci | Süre |
|---|---|---|
| Sadece idari para cezası, özel kanunda hüküm yok | Sulh ceza hâkimliği | Tebliğ/tefhimden 15 gün |
| Özel kanunda başka bir yol öngörülmüş | Özel kanundaki merci | Özel kanundaki süre |
| Ceza + idari yargının görev alanına giren karar (kapatma vb.) | İdari yargı | İdari dava süresi |
| Ceza mahkemece verilmiş | İtiraz yolu | CMK hükümleri |
| Ceza Cumhuriyet savcısınca verilmiş | Sulh ceza hâkimliği | 15 gün |
| Mücbir sebep varsa | Aynı merci | Sebebin kalkmasından itibaren 7 gün |
Başvuru, bizzat, kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza hâkimliğine verilecek iki nüsha dilekçeyle yapılır. Dilekçede idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ve bu karara karşı ileri sürülen deliller açıkça gösterilir; mücbir sebebe dayanılıyorsa bu da dayanaklarıyla belirtilir.
Adli tatilin etkisi
Uzun yıllar tartışmalı olan bu konu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararıyla çözülmüştür: idari para cezasının iptali talebiyle sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuru süresinin adli tatile rastlaması hâlinde CMK’nın 331. maddesinin dördüncü fıkrası uygulanır ve on beş günlük başvuru süresi adli tatilde işlemez.
Bunun yanında, sürenin son gününün hafta sonu veya resmî tatile denk gelmesi hâlinde CMK m.39/4 uyarınca süre tatilin ertesi günü biter. Bu iki kural birlikte, temmuz–ağustos döneminde tebliğ edilen cezalarda başvuru süresini fiilen genişletir.
Sonuç ve kanun yolları
Hâkimlik, idari yaptırım kararını hukuka uygun bulursa başvurunun reddine; hukuka aykırı bulursa idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verir. Kanunun 27. maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki koşulların varlığı hâlinde ise idari para cezasının miktarında değişiklik yaparak başvurunun kabulüne karar verebilir.
Hâkimliğin kararına karşı Kanun’un 29. maddesi uyarınca itiraz edilir; 6217 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle itirazın Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yapılacağı öngörülmüştür. Ancak Kanun’un 28. maddesi, belirli bir tutarı aşmayan idari para cezalarında başvuru üzerine verilen kararları kesin saymıştır; bu tutarın altındaki cezalarda itiraz yolu kapalıdır.
Ne yapmalı?
- Kararın tebliğ veya tefhim tarihini kaydedin. On beş günlük süre bu tarihi izleyen günden işler.
- Cezanın dayanağı olan kanuna bakın: o kanunda kanun yoluna ilişkin özel bir hüküm var mı? Varsa oradaki merci ve süre uygulanır.
- Aynı denetimde size başka bir yaptırım da uygulanmış mı kontrol edin — kapatma, mühürleme, ruhsat iptali gibi. Böyle bir karar varsa görev idari yargıya geçer.
- Kararın üzerinde başvuru mercii ve süresi yazılıysa bunu esas alın; ancak yazmıyorsa da kendi takviminizi kurun.
- Süre adli tatile denk geliyorsa süre işlemez; son gün hafta sonuna geliyorsa ilk iş gününe uzar. Yine de riske girmeyip erken başvurun.
- Dilekçenizi iki nüsha hazırlayın ve idari yaptırım kararına ilişkin bilgilerle delilleri açıkça gösterin.
- Süreyi kaçırdıysanız mücbir sebep var mı değerlendirin: hastalık, tutukluluk, doğal afet gibi. Bu hâlde sebebin ortadan kalkmasından itibaren yedi gününüz vardır ve mücbir sebep dilekçede dayanaklarıyla gösterilmelidir.
- Zamanaşımını hesaplayın. Kabahat tarihi ile ceza tutanağının düzenlendiği tarih arasındaki süre, ceza miktarına göre belirlenen zamanaşımı süresini aşıyorsa ceza kaldırılır.
- Cezanın maddi dayanağını sorgulayın: tutanaktaki tespitler somut mu, yoksa genel ifadelerden mi ibaret?
- Peşin ödeme indiriminden yararlanmayı düşünüyorsanız, bunun itiraz hakkınızla ilişkisini önceden değerlendirin.
- Hâkimlik kararına karşı itiraz süresini ve cezanızın kesinlik sınırının altında kalıp kalmadığını kontrol edin.
- Aynı fiilden birden fazla ceza kesilmişse Kanun’un içtima hükümlerini (m.15) gündeme getirin.
Yargıtay içtihadı ne diyor?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/290, K. 2022/111, 22.02.2022
On beş günlük başvuru süresi adli tatilde işlemez. Bir büyükşehir belediyesi encümeni kararıyla uygulanan idari para cezası kabahatliye 31.07.2019’da, yani adli tatil içinde tebliğ edilmiş; başvuru 28.08.2019’da yapılmıştı. Sulh ceza hâkimliği başvuruyu on beş günlük süre geçtiği gerekçesiyle reddetmiş, itiraz da reddedilmişti. Özel Daire, Kabahatler Kanunu’nda CMK’ya genel bir atıf bulunmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemini reddetmişti. Ceza Genel Kurulu bu görüşü benimsemedi. Kurul, sulh ceza hâkimliklerinin 5235 sayılı Kanun’da ceza mahkemeleri arasında düzenlendiğini ve “ceza işlerini gören makamlardan” sayıldığını; Kabahatler Kanunu’nda bu başvurular için ivedilik öngörülmediğini; ayrıca m.27/8 uyarınca idari yargıya gidilen hâllerde 2577 sayılı Kanun’un adli tatil hükümlerinin uygulanacağını, dolayısıyla aynı maddede düzenlenen başvuru yolunda “ayrı yargı yollarına göre farklı uygulama yapılmasına sebep olması” ve bunun “hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine de aykırılık teşkil etmesi” hususlarını gözetti. Sonuç olarak, “idari para cezasının iptali talebiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuru süresinin adli tatile rastlaması durumunda, CMK’nın 331. maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanabileceği ve on beş günlük başvuru süresinin adli tatilde işlemeyeceği kabul edilmelidir” denildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı kabul edilerek merci kararı kanun yararına bozuldu. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/2665, K. 2025/12695, 20.10.2025
Ceza ile birlikte kapatma kararı da verilmişse görev idari yargıdadır; sulh ceza hâkimliği görevsizlik kararı vermelidir. Özel öğretim kurumları mevzuatına aykırılıktan bir kişiye 71.550 TL idari para cezası uygulanmış, ayrıca aynı işlem kapsamında iş yeri kapatılmıştı. Kabahatli, kapatma işleminin iptali için idare mahkemesinde dava açmış ve bu dava derdestti. Sulh ceza hâkimliği ise idari para cezasına yapılan başvuruyu esastan inceleyip reddetmiş, itiraz da reddedilmişti. Kanun yararına bozma isteminde, 5326 sayılı Kanun’un 27/8. maddesi uyarınca “idari para cezasına yapılan itirazı inceleme görevinin de idari yargıda olduğu” ve hâkimliğin görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli idare mahkemesine göndermesi gerektiği ileri sürüldü. Daire, ihbarnamedeki asıl istemi yerinde bularak merci kararını oybirliğiyle kanun yararına bozdu; bozma nedenine göre “kabule göre” ileri sürülen ikinci gerekçe hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/560, K. 2022/9691, 18.05.2022
Soruşturma zamanaşımı dolmuşsa idari yaptırım kararı kaldırılır. Bu dosyada idari para cezasını gerektiren fiilin 06.01.2018 tarihinde işlendiği, ancak idari para cezası tutanağının ancak 15.03.2021 tarihinde düzenlendiği saptandı. Kanun yararına bozma isteminde, kabahatler bakımından soruşturma zamanaşımının kabahat tarihinde başlayıp idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar işleyeceği belirtilerek, tutanağın düzenlendiği tarih itibarıyla zamanaşımının dolduğu ve itirazın kabulü gerekirken reddedilmesinin isabetli olmadığı ileri sürüldü. Daire, ihbarname içeriğindeki hususları yerinde görerek sulh ceza hâkimliği kararını oybirliğiyle bozdu ve “5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli hakkında uygulanan idari yaptırım kararının kaldırılmasına” karar verdi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2597, K. 2026/689, 02.02.2026
Sürenin son günü tatile rastlarsa başvuru süresi ertesi güne uzar. Trafik denetleme büro amirliğince 03.02.2023 tarihinde düzenlenen idari para cezası kararı kabahatliye 17.02.2023 tarihinde tebliğ edilmişti. On beş günlük sürenin son günü olan 04.03.2023 cumartesi gününe denk geliyordu. Kanun yararına bozma isteminde, 5326 sayılı Kanun m.27 ile CMK’nın süreleri düzenleyen 39. maddesi birlikte değerlendirilerek — özellikle “Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” hükmü uyarınca — itiraz süresinin 06.03.2023’te biteceği, kabahatlinin de o gün başvurduğu, dolayısıyla başvurunun süresinde olduğu ve “işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği” belirtildi. Daire, ihbarnamedeki talebi yerinde bularak kararı kanun yararına bozdu.
Bu dört karar, idari para cezasına itirazda sonucun büyük ölçüde usul tarafından belirlendiğini gösteriyor. Birinci ve en temel soru görevli mercidir. Kanun’un 3. maddesi genel kanun–özel kanun ilişkisini kurar; 27. maddenin sekizinci fıkrası ise çok kritik bir istisna getirir: idari para cezasıyla birlikte aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren bir karar da verilmişse — kapatma, mühürleme, ruhsat iptali gibi — idari para cezasına ilişkin iddialar da idari yargıda görülür. 7. Dairenin 2025 tarihli kararı bunun pratik sonucunu net biçimde ortaya koyuyor: sulh ceza hâkimliğinin yapması gereken, başvuruyu esastan incelemek değil görevsizlik kararı vererek dosyayı idare mahkemesine göndermektir. Bu nedenle ceza tebliğ edildiğinde ilk yapılacak iş, aynı denetimden başka bir yaptırım daha çıkıp çıkmadığını kontrol etmektir. İkinci soru süredir ve burada iki karar başvurucunun lehine iki kural getiriyor. Ceza Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararı, on beş günlük sürenin adli tatilde işlemeyeceğini kabul ederek yıllardır süren daire içi ayrılığı sonlandırmıştır; kararın gerekçesi de dikkat çekicidir — aynı Kanun’un aynı maddesinde düzenlenen başvuru yolunun, hangi yargı düzenine gidildiğine göre farklı süre rejimine tabi tutulması hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmaz. 2026 tarihli karar ise daha basit ama en az onun kadar sık işe yarayan kuralı hatırlatıyor: son gün tatile rastlıyorsa süre ertesi güne uzar. Üçüncü eksen zamanaşımıdır ve uygulamada çok gözden kaçar. 7. Dairenin 2022 tarihli kararında, fiil 2018’de işlenmiş ama ceza tutanağı 2021’de düzenlenmiştir; zamanaşımı dolduğundan idari yaptırım kararı kaldırılmıştır. Kabahat tarihi ile tutanak tarihi arasındaki farkı hesaplamak, dilekçe yazarken yapılacak en kolay ve en verimli kontrollerden biridir. Son olarak bu kararların hepsinin kanun yararına bozma yoluyla verilmiş olması da anlamlıdır: sulh ceza hâkimliği kararlarının çoğu kesin olduğundan, hatalı kararların düzeltilmesi bu istisnai yola kalmaktadır. Bu da ilk başvuruyu doğru merci, doğru süre ve doğru gerekçeyle yapmanın önemini artırıyor.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Süreyi 30 veya 60 gün sanmak | Karar kesinleşir | Kural olarak 15 gündür |
| Özel kanuna bakmadan sulh cezaya gitmek | Görevsizlik veya süre kaybı | Cezanın dayanağı kanun önce incelenmelidir |
| Kapatma/mühürleme kararını görmezden gelmek | Yanlış merciye başvurulur | m.27/8 uyarınca görev idari yargıya geçer |
| Adli tatilde süre işliyor sanmak | Gereksiz yere hak kaybı endişesi veya erken vazgeçme | CGK’ya göre süre adli tatilde işlemez |
| Zamanaşımını hesaplamamak | Süresi geçmiş ceza ödenir | Kabahat tarihi ile tutanak tarihi karşılaştırılmalıdır |
| Dilekçeyi tek nüsha vermek | Usul eksikliği doğar | Dilekçe iki nüsha olarak verilir |
| Delilleri dilekçede göstermemek | İnceleme yüzeysel kalır | Karara karşı ileri sürülen deliller açıkça gösterilmelidir |
| Mücbir sebebi belgesiz ileri sürmek | Süre uzaması kabul edilmez | Mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilmelidir |
| Kesinlik sınırını bilmemek | Boş yere itiraz edilir | m.28’deki kesinlik sınırı kontrol edilmelidir |
Sık sorulan sorular
İdari para cezasına nereye itiraz edilir?
Cezanın dayanağı olan özel kanunda kanun yoluna ilişkin bir hüküm varsa oradaki merciye; yoksa 5326 sayılı Kanun m.27 uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Ancak aynı işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren bir karar da verilmişse, idari para cezasına ilişkin iddialar da idari yargıda görülür.
Süre kaç gün ve ne zaman başlar?
Kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gündür. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması hâlinde idari yaptırım kararı kesinleşir. Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.
Sürenin son günü hafta sonuna denk geliyor. Ne olur?
CMK m.39/4 uyarınca son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, on beş günlük sürenin son gününün cumartesi gününe denk geldiği bir olayda pazartesi yapılan başvuruyu süresinde saymış ve işin esasına girilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Ceza adli tatilde tebliğ edildi. Süre işler mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararına göre, sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuru süresinin adli tatile rastlaması hâlinde CMK m.331/4 uygulanır ve on beş günlük başvuru süresi adli tatilde işlemez. Kurul, aksi kabulün aynı maddede düzenlenen başvuru yolunda farklı yargı yollarına göre farklı uygulama doğuracağını ve hukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerine aykırı olacağını belirtmiştir.
Süreyi kaçırdım. Yapabileceğim bir şey var mı?
Mücbir sebep varsa evet. Kanun m.27/2 uyarınca mücbir sebebin varlığı dolayısıyla on beş günlük başvuru süresinin geçirilmiş olması hâlinde, bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Başvuru dilekçesinde, başvurunun süresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilmek zorundadır.
Cezayla birlikte iş yerim de kapatıldı. Nereye başvurmalıyım?
İdari yargıya. 5326 sayılı Kanun m.27/8 uyarınca, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması hâlinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, böyle bir olayda sulh ceza hâkimliğinin görevsizlik kararı vererek dosyayı idare mahkemesine göndermesi gerektiğine hükmetmiştir.
Başvuru dilekçesinde neler bulunmalı?
Başvuru, bizzat, kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza hâkimliğine verilecek bir dilekçeyle yapılır ve dilekçe iki nüsha olarak verilir. Dilekçede idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ile bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir şekilde gösterilir.
Zamanaşımı ne kadar, nasıl işler?
Kabahatler Kanunu m.20 uyarınca soruşturma zamanaşımının dolması hâlinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. Süreler, idari para cezasının miktarına göre kademelendirilmiştir. Yargıtay uygulamasında kabahatler bakımından soruşturma zamanaşımı kabahat tarihinde başlar ve idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar işler.
Fiil eski tarihli ama ceza yeni kesildi. İtiraz edebilir miyim?
Evet, bu güçlü bir itiraz sebebidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, fiilin 06.01.2018’de işlendiği ancak idari para cezası tutanağının 15.03.2021’de düzenlendiği bir olayda zamanaşımının dolduğunu saptamış ve soruşturma zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar vermiştir.
Hâkimlik ne karar verebilir?
İdari yaptırım kararını hukuka uygun bulursa başvurunun reddine, hukuka aykırı bulursa idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verir. Kanun m.27/9’daki koşulların varlığı hâlinde ise idari para cezasının miktarında değişiklik yapmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verebilir.
Hâkimliğin kararına itiraz edebilir miyim?
Bu, ceza miktarına bağlıdır. Kanun m.28, belirli bir tutarı aşmayan idari para cezalarına ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı başvuru üzerine verilen kararları kesin sayar; bu hâlde itiraz yolu kapalıdır. Bu tutarın üzerindeki cezalarda ise hâkimlik kararına karşı Kanun m.29 uyarınca — 6217 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonrası Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre — itiraz edilebilir.
Duruşma yapılır mı, dinlenir miyim?
Hâkimlik, talep üzerine veya re’sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmamak, yokluğunuzda karar verilmesine engel değildir. Dinleme sırasında CMK’nın tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri de uygulanır ve aleyhine idari yaptırım kararı verilen tarafa son söz sorulur.
İdare, dosyayı hâkimliğe göndermek zorunda mı?
Evet. Başvurunun usulden kabulü hâlinde dilekçenin bir örneği ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ edilir; ilgili kurum, tebliğ tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde hâkimliğe cevap verip başvuru konusu idari yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir örneğini, hâkimliğin talep etmesi hâlinde aslını cevap dilekçesiyle birlikte hâkimliğe verir.
Cezayı öderken indirimden yararlanırsam itiraz hakkım biter mi?
Kabahatler Kanunu, idari para cezasının kanun yoluna başvurulmadan ödenmesi hâlinde belirli bir indirim uygulanmasını öngörür. İndirimli ödeme ile itiraz yolu arasındaki ilişki, cezanın dayanağı özel kanuna göre de değişebileceğinden, ödeme yapmadan önce hangi hakkınızdan vazgeçtiğinizi netleştirmek gerekir.
İlgili mevzuat
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.1 (amaç ve kapsam), m.3 (genel kanun niteliği), m.15 (içtima), m.16–17 (yaptırım türleri ve idari para cezası), m.20 (soruşturma zamanaşımı), m.21 (yerine getirme zamanaşımı), m.22–26 (karar verme yetkisi ve kararların tebliği), m.27 (başvuru yolu), m.28 (başvurunun incelenmesi), m.29 (itiraz yolu), m.32 (emre aykırı davranış)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.39 (sürelerin hesaplanması), m.309 (kanun yararına bozma), m.331 (adli tatil)
- 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m.10 (sulh ceza hâkimliği)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 (dava açma süresi), m.8 (sürelerle ilgili genel esaslar), m.61 (çalışmaya ara verme)
Bağlantılı yazılarımız: idari para cezasının iptali, trafik cezasına itiraz, mühürleme ve faaliyetten men kararına itiraz ve imar para cezası ve itiraz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. İdari para cezalarında görevli merci ve süre, cezanın dayanağı kanuna ve aynı işlemde başka bir yaptırım bulunup bulunmadığına göre değişir. Her ceza ayrıca değerlendirilmelidir.