Türk Vatandaşlığının Geri Alınması (5901 s.K. m.40): İptal, Kaybettirme ve Dava Yolu

- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.40, vatandaşlığın kazanılması veya kaybına ilişkin kararların “hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde” geri alınacağını düzenler.
- Uygulama Yönetmeliği m.66, bu üç sebebe “sehven verilme”yi de eklemekte ve geri alınan kararın ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hâle geleceğini belirtmektedir.
- Geri alma (m.40), yalan beyan veya önemli hususların gizlenmesine dayanan iptalden (m.31) ve belirli eylemler nedeniyle uygulanan kaybettirmeden (m.29) farklıdır.
- Geri alma işlemi geçmişe etkilidir; bu nedenle Danıştay, geri almayı gerektiren sebeplerin somut, yeterli ve ciddi bilgilerle ortaya konulmasını aramaktadır.
- Danıştay’a göre m.40, hukuki şartların oluşmaması nedeniyle geri almada, vatandaşlığın verilme aşamasına kadar olan sürecin bütün olarak değerlendirilmesini gerektirir.
- İdare, işlemi “gerçek ve hukuka uygun” sebeplere dayandırmak zorundadır; sebebin gerçek olması, varlığının usulüne uygun tespitlerle ortaya konmasını ifade eder.
- Danıştay, “millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı olma” gerekçesini soyut bırakan işlemleri sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulmuştur.
- Vatandaşlığa alınmadan önce idarenin bilgisi dâhilinde olan bir olgu, sonradan “yeni öğrenilmiş” gibi geri alma sebebi yapılamaz.
- İYUK m.20/3 uyarınca gizli bilgi ve belge sunulmayabilir; ancak verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.
- Görevli yargı yeri, işlemi tesis eden makama göre değişir: Cumhurbaşkanı kararı ile geri alma Danıştay’da ilk derece, İçişleri Bakanlığı kararı ile geri alma idare mahkemesinde görülür.
- Aynı işleme karşı ikinci bir dava açılması hâlinde dava, derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddedilir.
- İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda derdestlik düzenlenmemiş olsa da Danıştay, HMK m.114/1-ı’nın temelindeki hukuki yarar düşüncesinden hareketle bu kurumu uygulamaktadır.
- Vatandaşlığa alma başvurularında da denetim yapılır; Danıştay, Türk vatandaşı eşin mahkûmiyetine dayanılarak reddedilen başvuruya ilişkin iptal kararını onamıştır.
- Kararlarda azınlıkta kalan görüş, vatandaşlık vermenin devletin hükümranlık hakkı olduğunu ve şartları taşımanın mutlak bir hak doğurmadığını savunmaktadır.
- Geri alma kararı doğrudan kişinin statüsünü etkilediğinden, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebinin gerekçelendirilmesi önem taşır.
Vatandaşlık, kişiyi devlete bağlayan hukuki bağdır ve bir kez kazanıldıktan sonra kolayca geri alınamaz. Buna karşılık 5901 sayılı Kanun, kazanma kararının hukuki şartlar oluşmadan verildiğinin sonradan anlaşılması hâlinde geri alınmasına imkân tanır. Uygulamada bu hüküm, özellikle istisnai yoldan ve evlenme yoluyla kazanılan vatandaşlıklarda gündeme gelmektedir.
Geri alma işleminin sonucu ağırdır: karar ilk verildiği tarihten itibaren hükümsüz hâle gelir. Danıştay bu nedenle denetimini sebep unsuru üzerinde yoğunlaştırmakta ve idareden soyut nitelemeler değil, somut bilgi ve belge istemektedir. Aşağıda geri almanın sınırlarını, benzer kurumlardan farkını ve usul kurallarını Danıştay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“MADDE 40 – (1) Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.” — Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.66: “Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararların, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer ya da sehven verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde kararı veren makam tarafından geri alınır. Geri alınan karar, ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hale gelir.”
m.31: “Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.” — m.12/1: “Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile … yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.” Aynı fıkranın son cümlesi: “Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.”
“Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Cumhurbaşkanı ya da ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemez.” Bu hüküm, gizlilik gerekçesiyle dosyaya konulmayan istihbarat yazılarına dayanan savunmaların sınırını çizer.
| Ayrım noktası | Geri alma (m.40) | İptal (m.31) / Kaybettirme (m.29) |
|---|---|---|
| Sebep | Hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya sehven verilme | m.31: yalan beyan veya önemli hususları gizleme; m.29: maddede sayılan eylemler |
| Kimin kusuru | Kural olarak idarenin değerlendirme hatası | m.31’de ilgilinin davranışı esastır |
| Karar makamı | Kararı veren makam | m.31’de kararı veren makam; m.29’da Cumhurbaşkanı |
| Zaman etkisi | İlk karar tarihinden itibaren hükümsüz | İptal ve kaybettirmenin kendi rejimi uygulanır |
| İspat yükü | Sebebin somut, yeterli ve ciddi bilgilerle ortaya konması | Yalan beyan veya eylemin ispatı |
| Denetim odağı | İşlemin sebep unsuru | Fiilin ve iradenin varlığı |
| Görevli yargı yeri | Cumhurbaşkanı kararı ise Danıştay, Bakanlık kararı ise idare mahkemesi | Aynı ölçüt uygulanır |
| Tipik uygulama alanı | İstisnai (m.12) ve evlenme yoluyla (m.16) kazanma | m.31: belge sahteciliği; m.29: yurt dışı eylemleri |
| Sonuç | Kişi yeniden yabancı statüsüne döner | Aynı sonuç, farklı hukuki temelle |
Geri alma sebebinin “sonradan anlaşılmış” olması şarttır. Vatandaşlığa alma kararından önce idarenin bilgisi dâhilinde bulunan ve buna rağmen olumsuz sayılmayan bir olgu, sonradan geri alma sebebi yapılamaz. Danıştay 10. Daire, tam da bu nedenle, istihbarat yazılarının vatandaşlık kararından önce idarenin bilgisine girdiği bir dosyada geri alma işlemini sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulmuştur. Dava dilekçesinde ilk kurulması gereken bağ budur: idare bu bilgiyi ne zaman öğrendi?
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Kararın hangi hükme dayandığını belirleyin: m.40 geri alma mı, m.31 iptal mi, m.29 kaybettirme mi?
- İşlemi tesis eden makamı saptayın; görevli yargı yeri buna göre değişir.
- Cumhurbaşkanı kararı söz konusuysa davayı Danıştay’da ilk derece olarak açın.
- İçişleri Bakanlığı kararı söz konusuysa davayı işlemi yapan merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açın.
- Tebliğ tarihini ve dava açma süresini kayıt altına alın; işlemin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini kontrol edin.
- Aynı işleme karşı daha önce dava açılmış mı, araştırın; ikinci dava derdestlik nedeniyle reddedilir.
- İşlemin gerekçesini isteyin; “millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı” ifadesi tek başına yeterli değildir.
- Vatandaşlık dosyasının tamamının, arşiv araştırması yazışmalarıyla birlikte getirtilmesini ara kararla talep edin.
- İdarenin bilgiye ne zaman ulaştığını gösteren yazıların tarihlerini işlem tarihiyle karşılaştırın.
- Gizlilik gerekçesiyle belge sunulmuyorsa İYUK m.20/3’ün son cümlesini açıkça hatırlatın.
- Kişiye isnat edilen olgunun gerçekten kendisine ait olup olmadığını tartışın; üçüncü kişinin fiili tek başına yeterli görülmeyebilir.
- Yürütmenin durdurulması talebini, telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık koşulları bakımından ayrı ayrı gerekçelendirin.
Danıştay 10. Daire, 23.06.2025 T., 2021/279 E., 2025/3174 K.
Daire, istisnai yoldan kazanılan vatandaşlığın geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararını, sebep unsuru somut biçimde ortaya konulamadığı gerekçesiyle iptal etmiştir. Kararda önce ölçüt kurulmuştur: “İdare tesis ettiği işlemi, ‘gerçek ve hukuka uygun’ sebeplere dayandırmak zorundadır. Sebebin ‘gerçek’ olması, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş olması; ‘hukuka uygun’ olması ise, idarenin işlemi dayandırdığı sebebin, kanunda tesisi için dayanabileceği öngörülen sebeplerden olması anlamına gelmektedir.” Daire, geri almanın mümkün olduğunu kabul etmekle birlikte “kararın geri alınmasını gerektirecek sebeplerin varlığının somut, yeterli ve ciddi bilgiler ile ortaya konulması gerektiği kuşkusuzdur” demiştir. İki ayrı ara kararla istenen belgeler bakımından MİT Başkanlığınca gizlilik nedeniyle dosyaya konulmayan yazı Daire heyetince incelenmiş, “sunulan bilgi ve belgeler davacının ‘milli güvenlik ve kamu düzeni’ bakımından sakıncalı olduğunu ortaya koymaya yeterli ve somut veri olarak değerlendirilmemiştir.” Daire ayrıca, dayanak yazıların vatandaşlığa alma kararından önceki tarihli olduğunu ve idarenin bilgisi dâhilinde bulunduğunu saptamıştır. Sonuç: 09/05/2019 tarih ve 2019/1088 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacıya ilişkin kısmı İPTAL EDİLMİŞ; karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda, istihbarat yazılarındaki olgunun vatandaşlığın kazanıldığı tarih itibarıyla mevcut olması nedeniyle “hukuki şartların oluşmadığı” kapsamında değerlendirilebileceği savunulmuştur.
Danıştay 10. Daire, 11.09.2025 T., 2025/3954 E., 2025/3746 K.
Bu kararda Daire, evlenme yoluyla kazanılan vatandaşlığın İçişleri Bakanlığı kararıyla geri alınmasına karşı açılan davanın Danıştay’da değil idare mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmetmiştir. Daire, 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24’te ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davaları saydıktan ve 2576 sayılı Kanun uyarınca idare mahkemelerinin genel görevli mahkemeler olduğunu belirttikten sonra şu tespiti yapmıştır: “bakılan uyuşmazlığın, İçişleri Bakanlığı kararıyla evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınan kişi hakkında söz konusu vatandaşlığa alma kararının anılan Bakanlık tarafından geri alınması yolunda tesis edilen işlemden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle bakılan davanın, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında yer almaması nedeniyle Danıştay’da ilk derece olarak incelenmesi olanağı bulunmamakta olup; uyuşmazlığın görevli ve yetkili … İdare Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.” Sonuç: dava, İYUK m.15/1-a uyarınca GÖREV YÖNÜNDEN REDDEDİLMİŞ ve dosya görevli idare mahkemesine gönderilmiştir; karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
Danıştay 10. Daire, 16.06.2025 T., 2025/1291 E., 2025/2992 K.
Daire, aynı geri alma kararına karşı ikinci kez açılan davayı derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddetmiş ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenmemiş olmasına rağmen bu kurumun idari yargıda da uygulanacağını belirtmiştir. Kararda HMK m.114/1-ı ve m.115 aktarıldıktan sonra madde gerekçesine yer verilmiş; ardından şu değerlendirme yapılmıştır: “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda ‘derdestlik’ müessesesi düzenlenmemiş ve Kanun’un 31. maddesinde … derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun tespit edilmesi hâlinde, usûl hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukukî yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, idari yargı yerinde açılan ikinci davanın da derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.” Sonuç: DAVANIN DERDESTLİK NEDENİYLE İNCELENMEKSİZİN REDDİNE karar verilmiş; karar oy birliğiyle verilmiştir.
Danıştay 10. Daire, 08.10.2024 T., 2024/3240 E., 2024/3793 K.
Daire, evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusunun Türk vatandaşı eşin mahkûmiyeti gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin işlemin iptaline dair mahkeme kararını onamıştır. Davalı idare, davacının Türk vatandaşı eşinin “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama” suçundan altı yıl üç ay hapis cezası aldığını, bu nedenle davacının durumunun 5901 sayılı Kanun’un 10. maddesi bakımından uygun görülmediğini ve kanunda aranan şartları taşımanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamayacağını ileri sürmüştür. Daire, “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” değerlendirmesiyle iptal kararını yerinde bulmuştur. Sonuç: davalı idarenin temyiz istemi REDDEDİLEREK idare mahkemesi kararı ONANMIŞTIR; karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda, vatandaşlık vermenin devletin hükümranlık hakkı olduğu ve şartları taşımanın mutlak bir hak doğurmayacağı görüşü savunulmuş, bu görüş azınlıkta kalmıştır.
İkinci halka sebep unsurudur ve 2025 tarihli iptal kararının merkezinde bu yer alır. Daire, idarenin işlemi gerçek ve hukuka uygun bir sebebe dayandırmak zorunda olduğunu, sebebin gerçek olmasının ise varlığının usulüne uygun tespitlerle ortaya konulmasını gerektirdiğini belirtir. “Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı” ifadesi bir sonuçtur; dayanağı gösterilmedikçe sebep sayılmaz.
Üçüncü halka zamandır. m.40 geri almayı, sebebin “sonradan anlaşılması” şartına bağlar. 2025 tarihli kararda Daire, dayanak yazıların vatandaşlığa alma kararından önce idarenin bilgisine girdiğini saptamış ve buna rağmen vatandaşlığın verilmiş olmasını dikkate almıştır. Bu tespit, dava dilekçesinde en kolay kurulabilecek ve en güçlü sonuç doğuran bağdır.
Dördüncü halka ispat rejimidir. Vatandaşlık dosyalarında dayanak çoğu zaman istihbarat yazışmalarıdır ve bunlar gizlilik gerekçesiyle dosyaya konulmayabilir. İYUK m.20/3 buna imkân tanır; ancak aynı fıkra, verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemeyeceğini de söyler. Danıştay uygulamada bir orta yol izlemekte, belgeyi heyet olarak inceleyip yeterliliğini değerlendirmektedir.
Beşinci halka görevdir ve dosyanın en başında çözülmelidir. 2025 tarihli görev kararı ölçütü nettir: işlem Cumhurbaşkanı kararıyla tesis edilmişse 2575 sayılı Kanun m.24 uyarınca dava Danıştay’da ilk derece olarak görülür; İçişleri Bakanlığı kararıyla tesis edilmişse genel görevli idare mahkemesi yetkilidir. İstisnai kazanma (m.12) Cumhurbaşkanı kararına, evlenme yoluyla kazanma (m.16) ise Bakanlık kararına bağlandığından, ayrım pratikte kazanma yoluna göre şekillenir. Bu nedenle evlilik yoluyla vatandaşlık kazanma sürecinin hangi makam kararıyla tamamlandığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Altıncı halka usul engelleridir. 2025 tarihli derdestlik kararı, aynı işleme karşı ikinci kez dava açılmasının sonuçsuz kalacağını gösterir. Uygulamada bu durum çoğu zaman, ilk davada yürütmenin durdurulması isteminin reddedilmesinin ardından yeni bir dava açılmasından doğmaktadır. Doğru yol, ikinci dava açmak değil, ilk dosyada usulüne uygun biçimde ilerlemektir. Kurumun genel çerçevesi için dava şartları başlığına bakılabilir.
Yedinci halka, denetimin yalnızca geri almayla sınırlı olmadığıdır. 2024 tarihli onama kararı, vatandaşlığa alma başvurusunun reddine ilişkin işlemlerin de esas yönünden denetlendiğini ortaya koyar. O dosyada idare, başvurucunun değil eşinin mahkûmiyetine dayanmış; iptal kararı onanmıştır. Bu, kişiye isnat edilen olgunun gerçekten kendisine ait olması gerektiğini gösterir. Benzer bir tartışma güvenlik soruşturması uyuşmazlıklarında da yaşanmaktadır.
Son halka, karşıt görüştür. İncelenen kararların ikisinde azınlık, vatandaşlık vermenin devletin hükümranlık hakkı olduğunu ve kanundaki şartları taşımanın kişiye mutlak bir hak kazandırmadığını savunmuştur. Bu görüş çoğunluk tarafından benimsenmemiş olmakla birlikte, idarenin savunmalarında düzenli olarak yer aldığı için dava dilekçesinde önceden karşılanması yerinde olur: takdir yetkisinin varlığı, o yetkinin denetimsiz kullanılabileceği anlamına gelmez.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Geri alma ile iptali karıştırma | Yanlış hukuki zeminde savunma | m.40 ile m.31 ayrı ayrı değerlendirilmeli |
| Görevli yargı yerini yanlış belirleme | Görev yönünden ret, gecikme | İşlemi tesis eden makama göre belirlenmeli |
| Aynı işleme karşı ikinci dava açma | Derdestlik nedeniyle ret | İlk dosyada usulüne uygun ilerlenmeli |
| Soyut gerekçeyi kabullenme | Sebep unsuru denetlenemez | Somut bilgi ve belge ara kararla istenmeli |
| İdarenin bilgi tarihini sorgulamama | “Sonradan anlaşılma” şartı tartışılmaz | Yazışma tarihleri işlem tarihiyle karşılaştırılmalı |
| Gizli belgeye dayalı savunmayı çürütmeme | Savunma denetimsiz kalır | İYUK m.20/3’ün son cümlesi ileri sürülmeli |
| Üçüncü kişinin fiilini kabullenme | Kişiye ait olmayan olgu esas alınır | İsnadın muhatabı tartışılmalı |
| Yürütmenin durdurulmasını gerekçesiz isteme | Talep reddedilir | İki koşul ayrı ayrı gerekçelendirilmeli |
| Vatandaşlık dosyasını getirtmeme | Süreç bütün olarak değerlendirilemez | Dosyanın tamamı ara kararla istenmeli |
Vatandaşlık hangi hâllerde geri alınır?
5901 sayılı Kanun m.40 uyarınca, vatandaşlığın kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır. Uygulama Yönetmeliği m.66 bu sebeplere “sehven verilme”yi de eklemektedir.
Geri alma ile iptal arasındaki fark nedir?
m.40’taki geri alma, kararın hukuki şartlar oluşmadan, mükerrer veya sehven verilmiş olmasına dayanır. m.31’deki iptal ise vatandaşlığın ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda kazanılmış olması hâlinde uygulanır.
Geri alma kararı geçmişe etkili mi?
Evet. Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.66’ya göre geri alınan karar, ilk karar tarihinden itibaren hükümsüz hâle gelir. Bu nedenle kararın sonuçları ağırdır ve denetimi de buna göre yapılmaktadır.
“Millî güvenlik bakımından sakıncalı” denilmesi yeterli mi?
Yeterli değildir. Danıştay 10. Daire’nin 23.06.2025 tarihli kararında, geri almayı gerektiren sebeplerin “somut, yeterli ve ciddi bilgiler ile ortaya konulması” gerektiği belirtilmiş; sunulan bilgi ve belgeler yeterli ve somut veri olarak değerlendirilmediğinden işlem iptal edilmiştir.
İdare zaten bildiği bir olguyu sonradan geri alma sebebi yapabilir mi?
m.40, sebebin “sonradan anlaşılması”nı arar. Anılan kararda Daire, dayanak yazıların vatandaşlığa alma kararından önceki tarihli olduğunu ve idarenin bilgisi dâhilinde bulunduğunu saptayarak işlemi sebep unsuru yönünden hukuka aykırı bulmuştur.
İstihbarat belgeleri dosyaya konulmazsa ne olur?
İYUK m.20/3, devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgelerin gerekçe bildirilerek verilmeyebileceğini düzenler; ancak aynı fıkra, verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilemeyeceğini de belirtir. Danıştay, gizli sunulan belgeyi heyet olarak inceleyip yeterliliğini değerlendirmiştir.
Davayı nerede açmam gerekir?
İşlemi tesis eden makama göre değişir. Danıştay 10. Daire’nin 11.09.2025 tarihli kararına göre, İçişleri Bakanlığı kararıyla geri alma işlemlerine karşı açılan davalar 2575 sayılı Kanun m.24 kapsamında olmadığından idare mahkemesinde görülür. Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan davalar ise Danıştay’da ilk derece olarak görülür.
İstisnai vatandaşlık ile evlenme yoluyla vatandaşlıkta görev farkı var mı?
Vardır. m.12 kapsamında istisnai kazanma Cumhurbaşkanı kararıyla, m.16 kapsamında evlenme yoluyla kazanma ise İçişleri Bakanlığı kararıyla gerçekleşir. Geri alma da kararı veren makam tarafından yapıldığından görevli yargı yeri buna göre belirlenir.
Aynı karara karşı ikinci kez dava açabilir miyim?
Açamazsınız. Danıştay 10. Daire’nin 16.06.2025 tarihli kararında, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenmemiş olsa da bu kurum idari yargıda uygulanmaktadır.
Yürütmenin durdurulması isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz. İYUK m.27/2 uyarınca idari işlemin uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu iki koşul dilekçede ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir.
Eşimin sabıkası benim başvurumu etkiler mi?
Danıştay 10. Daire’nin 08.10.2024 tarihli kararında, Türk vatandaşı eşin uyuşturucu suçundan aldığı mahkûmiyete dayanılarak reddedilen evlenme yoluyla vatandaşlık başvurusuna ilişkin iptal kararı onanmıştır. Karar, kişiye isnat edilen olgunun kendisine ait olması gerektiğini göstermektedir.
İdarenin takdir yetkisi denetlenebilir mi?
Denetlenebilir. İncelenen kararlarda azınlık görüşü, vatandaşlık vermenin devletin hükümranlık hakkı olduğunu ve şartları taşımanın mutlak bir hak doğurmadığını savunmuşsa da çoğunluk, işlemin sebep unsurunun hukuka uygunluk denetimine tabi olduğunu kabul etmiştir.
Kaybettirme ile geri alma aynı şey mi?
Değildir. m.29’daki kaybettirme, maddede sayılan eylemlerde bulunduğu resmi makamlarca tespit edilen kişiler hakkında Cumhurbaşkanı kararı ile uygulanır. Geri alma ise kararın baştan itibaren hukuki şartlar oluşmadan verilmiş olmasına dayanır.
Çıkma izniyle vatandaşlıktan ayrılanların durumu ne olur?
5901 sayılı Kanun m.28 uyarınca, doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izni almak suretiyle vatandaşlığı kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar altsoyları, maddede sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanmaya devam eder ve kendilerine talepleri hâlinde Mavi Kart düzenlenir.
Geri alma kararı ailemi de etkiler mi?
Uygulamada geri alma kararları, vatandaşlığı bağlı olarak kazanan eş ve çocuklar bakımından da sonuç doğurabilmektedir. Bu nedenle her aile bireyi için ayrı ayrı işlem tesis edilip edilmediği ve tebligatın kime yapıldığı kontrol edilmelidir.
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.40 – Vatandaşlık kararlarının geri alınması
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.31 – Türk vatandaşlığını kazanma kararının iptali
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.29 – Türk vatandaşlığını kaybettirme
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.12 – Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.16 – Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.19 – Yetkili makam kararı ile kazanmada usul ve esaslar
- 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.28 – Çıkma izni alanların hakları ve Mavi Kart
- Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.29 ve m.66
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.20 – Dosyaların incelenmesi ve gizli belgeler
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.15 ve m.27 – Görev ve yürütmenin durdurulması
- 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.24 – İlk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.66 – Türk vatandaşlığı
İlgili yazılarımız: Türk vatandaşlığı nasıl alınır, vatandaşlık başvurusunun reddi, izin almak suretiyle vatandaşlıktan çıkma, Mavi Kart ve sınır dışı etme kararına itiraz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.