Sınır Dışı Etme Kararına Nasıl İtiraz Edilir? Yedi Günlük Süre, İdari Gözetim ve Giriş Yasağı

Kısaca
- Sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır ve gerekçeleriyle birlikte yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir.
- 21.11.2024 tarihli değişiklikten sonra itiraz süresi yedi gündür. Başvuru idare mahkemesine yapılır ve başvuran kişi durumu kararı veren makama da bildirir.
- İdare mahkemesinin bu konuda verdiği karar kesindir; istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Danıştay, bu tür kararlara karşı yapılan başvuruların incelenmesine hukuken olanak bulunmadığını belirtmektedir.
- Kanun otomatik bir koruma getirir: yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
- Sınır dışı sebepleri m.54’te on bir bent hâlinde sayılmıştır: terör veya suç örgütü bağlantısı, sahte belge kullanımı, meşru olmayan yollardan geçim, kamu düzeni/güvenliği/sağlığı tehdidi, vize veya ikamet süresini on günden fazla aşma, izinsiz çalışma, yasa dışı giriş-çıkış ve diğerleri.
- m.55, m.54 kapsamında olsa dahi sınır dışı kararı alınamayacak hâlleri düzenler: ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muamele riski; ciddi sağlık sorunu, yaş ve hamilelik; tedavisi devam eden hayati hastalık; insan ticareti mağduriyeti; şiddet mağduriyeti. Bu değerlendirmeler herkes için ayrı ayrı yapılır.
- İdari gözetim ayrı bir karardır ve sulh ceza hâkimliğine itiraz edilir; başvuru gözetimi durdurmaz, hâkim beş gün içinde karar verir ve karar kesindir. Şartların değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir.
- Geri gönderme merkezlerinde idari gözetim süresi altı ayı geçemez; iş birliği yapılmaması hâlinde en fazla altı ay daha uzatılabilir. Gözetimin devamında zaruret olup olmadığı valilikçe her ay değerlendirilir.
- İdari gözetime alternatif yükümlülükler (belirli adreste ikamet, bildirim, teminat, elektronik izleme vb.) getirilebilir; bu yükümlülüklerin süresi yirmi dört ayı geçemez.
- Türkiye’ye giriş yasağı ayrı bir işlemdir. Danıştay uygulamasında, kanunda sayılmayan bir sebebe dayanılarak giriş yasağı konulması hukuka aykırıdır.
Kısa cevap: 21.11.2024 tarihli değişiklikten sonra sınır dışı kararına itiraz süresi yedi gündür ve başvuru idare mahkemesine yapılır; mahkemenin bu konuda verdiği karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
Sınır dışı etme kararı, yabancılar hukukunun en ağır sonuç doğuran işlemidir; çünkü hem kişinin Türkiye’deki hayatını hem de çoğu zaman ailesini doğrudan etkiler. Buna karşılık kanun, bu karara karşı çok kısa bir itiraz süresi öngörmüş ve yargısal denetimi tek dereceyle sınırlamıştır.
Sürecin kafa karıştırıcı yanı, aslında birbirinden bağımsız üç ayrı işlemin çoğu zaman aynı anda tebliğ edilmesidir: sınır dışı etme kararı, idari gözetim kararı ve Türkiye’ye giriş yasağı. Her birinin itiraz mercii, süresi ve sonucu farklıdır. Aşağıda bu üç işlemi ayrı ayrı ele alıyor, hangi başvurunun nereye ve ne zaman yapılacağını Danıştay kararlarıyla birlikte gösteriyoruz.
Üç ayrı işlem, üç ayrı yol
| İşlem | İtiraz mercii | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Sınır dışı etme kararı | İdare mahkemesi | Tebliğden itibaren 7 gün | Mahkeme kararı kesindir |
| İdari gözetim kararı | Sulh ceza hâkimliği | Süre sınırı yok; her zaman | Hâkim 5 günde karar verir, karar kesindir |
| Elektronik izleme yükümlülüğü | Sulh ceza hâkimliği | — | Hâkim 5 günde karar verir, karar kesindir |
| Türkiye’ye giriş yasağı (tahdit kodu) | İdare mahkemesi | Genel dava süresi | Olağan kanun yolları açıktır |
Sınır dışı kararına itiraz
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53/3 (21.11.2024-7533/36 md. ile değişik): “Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir… Başvurular dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”
Bu hükmün dört pratik sonucu vardır.
- Süre kısadır ve hak düşürücüdür. Önceki düzenlemede on beş gün olan süre 2024 değişikliğiyle yedi güne indirilmiştir. Eski tarihli kararlarda geçen “on beş gün” ifadeleri, o dönemde yürürlükte olan metne aittir.
- Yürütme kendiliğinden durur. Ayrıca yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmasına gerek yoktur; dava açma süresi içinde ve yargılama boyunca sınır dışı işlemi uygulanamaz.
- Karar kesindir. İdare mahkemesinin verdiği karara karşı istinaf veya temyiz yoluna gidilemez. Bu nedenle dilekçenin ilk ve tek fırsatta eksiksiz hazırlanması zorunludur.
- Bildirim yükümlülüğü vardır. Başvuran, mahkemeye başvurduğunu kararı veren makama da bildirmek zorundadır.
Hangi hâllerde karar alınır, hangi hâllerde alınamaz?
m.54/1’de sayılan başlıca sebepler: “b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar… c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar… d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar. e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler. f) İkamet izinleri iptal edilenler… ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler. h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler…”
m.55/1: “54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz: a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar. b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler. c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar. ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları. d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları. (2) Birinci fıkra kapsamındaki değerlendirmeler, herkes için ayrı yapılır.”
m.55, itiraz dilekçesinin en güçlü dayanağıdır. Özellikle sağlık gerekçeleri bakımından yargı, bu değerlendirmenin sınır dışı işlemi tesis edilirken veya bu işleme karşı açılan davada yapılması gerektiğini kabul etmektedir. Bu nedenle sağlık raporları, tedavi belgeleri ve varsa hedef ülkede tedavi imkânı bulunmadığına dair veriler dosyaya ilk başvuruyla birlikte sunulmalıdır.
İdari gözetim ve alternatif yükümlülükler
Sınır dışı kararı alınan herkes idari gözetim altına alınmaz. m.57/2 uyarınca gözetim kararı; kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler, sahte ya da asılsız belge kullananlar, kabul edilebilir mazereti olmaksızın tanınan sürede çıkmayanlar ile kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar bakımından alınır. Aksi hâlde m.57/A’daki alternatif yükümlülükler getirilir.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Valiliğin karar süresi | Yakalamadan itibaren en çok 48 saat | m.57/1 |
| Geri gönderme merkezine sevk | 48 saat içinde | m.57/2 |
| Azami gözetim süresi | 6 ay; en fazla 6 ay daha uzatılabilir | m.57/3 |
| Periyodik değerlendirme | Her ay; gerekirse 30 gün beklenmez | m.57/4 |
| İtiraz | Sulh ceza hâkimliği; 5 günde sonuçlandırılır, karar kesindir | m.57/6 |
| Yeniden başvuru | Şartların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla mümkündür | m.57/6 |
| Adli yardım | Avukatlık ücretini karşılayamayanlara talep hâlinde sağlanır | m.57/7 |
| Alternatif yükümlülük süresi | En çok 24 ay | m.57/A-2 |
Uygulamada en çok gözden kaçan nokta m.57/6’nın son cümlesidir: sulh ceza hâkiminin ret kararı kesin olsa da, gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir. Aylık değerlendirmelerin yapılmaması, sağlık durumunun değişmesi veya sınır dışı işlemlerinin fiilen ilerlememesi yeni bir başvuru için dayanak oluşturabilir.
Türkiye’ye giriş yasağı (tahdit kodu)
Sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi yasaklanır; ayrıca Türkiye dışında olup kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından girmesinde sakınca görülenler hakkında da giriş yasağı konulabilir. Bu işlem sınır dışı kararından ayrıdır ve tebliği zorunludur.
Tebliğ edilmemesinin usuli sonucu önemlidir: işlem tebliğ edilmemişse dava süresi, ilgilinin işlemden haberdar olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Uygulamada tahdit kodları çoğu zaman ancak yeni bir başvuru sırasında öğrenildiğinden, bu kural dava hakkını korumaktadır.
Esas bakımından ise sınır açıktır: Anayasa ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğü ancak Anayasa’da gösterilen nedenlere bağlı olarak kanunla sınırlanabileceğinden, kanunda öngörülmeyen bir sınırlama sebebi idari düzenlemeyle getirilemez.
Muvazaalı evlilik iddiası
Türk vatandaşıyla evli yabancılar hakkında en sık karşılaşılan gerekçe, evliliğin “formalite” olduğu iddiasıdır. Bu konuda idare mahkemelerinin sıkça kullandığı gerekçe, evliliğin geçersizliğine ancak adli yargının karar verebileceği, dolayısıyla idarenin muvazaa değerlendirmesi yapamayacağıdır.
Danıştay bu gerekçeyi olduğu gibi benimsememektedir. Evliliğin geçersizliğini saptamanın adli yargıya ait olduğu tartışmasız kabul edilmekle birlikte, bunun idari işlemin sebep unsuru bakımından muvazaa iddiasının değerlendirilmesine engel olmadığı belirtilmektedir. Belirleyici olan, idarenin somut tahkikat tespitleri ortaya koyup koyamadığıdır: adres tahkikatları, komşu ve apartman görevlisi beyanları, tarafların fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı ve varsa ceza yargılamasında sabit görülen fiiller birlikte değerlendirilmektedir.
Ne yapmalı?
- Tebliğ tarihini ve saatini kaydedin; yedi günlük süre bu tarihi izleyen günden işler.
- Tebliğ edilen belgenin hangi işlem olduğunu ayırt edin: sınır dışı kararı mı, idari gözetim kararı mı, giriş yasağı mı? Her biri farklı mercie gider.
- Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesine başvurun ve başvurduğunuzu kararı veren valiliğe de bildirin.
- Dilekçeyi ilk seferde eksiksiz hazırlayın; mahkeme kararı kesin olduğundan sonradan düzeltme imkânı yoktur.
- m.55 kapsamına giren bir durumunuz varsa (sağlık, hamilelik, işkence riski, insan ticareti veya şiddet mağduriyeti) belgeleri başvuruyla birlikte sunun.
- Sağlık iddiasını soyut bırakmayın; rapor, tedavi planı ve hedef ülkede tedavi imkânı bulunmadığına dair verilerle destekleyin.
- Aile bağlarınızı belgeleyin: evlilik cüzdanı, çocukların nüfus kayıtları, ortak adres ve ortak yaşamı gösteren kayıtlar.
- Muvazaa iddiasına karşı somut delil sunun; idarenin tahkikat tutanaklarındaki tespitleri tek tek karşılayın.
- İdari gözetim altındaysanız sulh ceza hâkimliğine başvurun; ret gelirse şartların değiştiği iddiasıyla yeniden başvurma hakkınız saklıdır.
- Aylık değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığını sorgulayın; yapılmaması ayrı bir itiraz gerekçesidir.
- Avukatlık ücretini karşılayamıyorsanız m.57/7 uyarınca adli yardım talebinde bulunun.
- Tahdit kodunu ancak sonradan öğrendiyseniz, dava süresini öğrenme tarihinden başlatarak hesaplayın ve öğrenme tarihini belgeleyin.
Yargı kararlarından
Danıştay 10. Dairesi, E. 2024/1989, K. 2024/1450, 18.04.2024
Sınır dışı kararına ilişkin idare mahkemesi kararı kesindir; üst yargı yolu kapalıdır. Afganistan uyruklu davacının sınır dışı edilmesine ilişkin valilik işleminin iptali istemiyle açılan davada idare mahkemesi karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu incelemeksizin reddetmiş, bu karar da temyiz edilmişti. Daire, m.53/3’ün ilgili dönemdeki metnini aktardıktan sonra usuli sonucu net biçimde ortaya koymuştur: “Bu durumda, Afganistan uyruklu davacının, 6458 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sınırdışı edilmesine ilişkin … işleminin iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesince verilen kararın kesin olması nedeniyle, anılan karara yönelik olarak istinaf başvurusunun incelenmesizin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.” Temyiz istemi 18.04.2024 tarihinde oybirliğiyle incelenmeksizin reddedilmiştir.
Danıştay 10. Dairesi, E. 2018/2011, K. 2023/4050, 22.06.2023
Kanunda sayılmayan bir sebebe dayanılarak Türkiye’ye giriş yasağı konulamaz. Uluslararası koruma başvurusunu geri çekip ülkelerinden ikamet izni almak üzere Türkiye’den ayrılan davacılar hakkında, kendilerine tanınan otuz gün içinde ikamet iznine başvurmadıkları gerekçesiyle O-100 tahdit kodlu giriş yasağı konulmuştu. Daire önce usuli bir tespit yapmış, işlemin m.10 uyarınca tebliğ edilmediğini belirleyerek dava süresini davacıların işlemden haberdar oldukları tarihten başlatmış ve davayı süresinde kabul etmiştir. Esas bakımından ise şu ilkeyi kurmuştur: “Anayasa ile güvence altına alınan seyahat özgürlüğü ancak ilgili Anayasa maddesinde gösterilen neden veya nedenlere bağlı olarak kanunla sınırlanabileceğinden, Kanunda öngörülmeyen bir sınırlama sebep ve yönteminin idari düzenleme ile getirilmesi mümkün değildir.” Somut olayda dayanılan sebebin Kanun’un 9. maddesinde sayılmadığı, davacılar hakkında alınmış bir sınır dışı kararı bulunmadığı ve kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı yönünden bir tespite de yer verilmediği gözetilerek işlemin iptaline karar verilmiştir.
Danıştay 10. Dairesi, E. 2017/920, K. 2022/3148, 08.06.2022
İdare, muvazaa iddiasını işlemin sebep unsuru olarak değerlendirebilir; belirleyici olan somut tespitlerdir. İdare mahkemesi, evliliğin geçersizliğine ancak adli yargının karar verebileceği ve aile birliğinin korunmasının anayasal zorunluluk olduğu gerekçesiyle işlemi iptal etmişti. Daire bu gerekçeyi yeterli görmemiştir: “Evliliğin geçersiz (muvazaalı) olup olmadığının saptanmasının adli yargı yerlerine ait olduğunda tartışma bulunmamakla birlikte, bu durum, dava konusu işlemin sebep unsurunu teşkil eden muvazaa iddiası dolayısıyla maddi olaya … uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.” Daire ardından dosyadaki tahkikat tutanaklarını tek tek değerlendirmiş; adres tahkikatlarında tarafların birlikte yaşamadığının tespit edildiğini, çevrede tanınmadıklarını ve ayrıca ceza yargılamasında isnat edilen fiilin sabit görüldüğünü gözeterek işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmış ve iptal kararını bozmuştur. Karar, mülga 5683 sayılı Kanun dönemine ait olmakla birlikte, muvazaa iddiasının idari işlemin sebep unsuru bakımından nasıl ele alınacağına dair ölçütü göstermesi yönüyle önemini korumaktadır.
Danıştay 10. Dairesi, E. 2022/5776, K. 2024/4048, 15.10.2024
Tahdit koduna dayanılarak aile ikamet izninin reddi hukuka aykırı bulunmuştur. Türk vatandaşıyla evli Türkmenistan uyruklu davacının aile ikamet izni talebi uygun görülmemiş; buna dayalı olarak da en kısa sürede ülkeden çıkış yapması gerektiği tebliğ edilmişti. İdare mahkemesi işlemleri iptal etmiş, davalı idare hakkında bulunan M-99 (İnterpol yer ve kimlik tespiti amaçlı) tahdit kodunu gerekçe göstererek bozma istemişti. Daire, temyize konu kararı usul ve hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve iptal kararını 15.10.2024 tarihinde oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy, işlem tarihi itibarıyla geçerli olan tahdit kaydı nedeniyle davacının kamu düzeni ve güvenliği açısından sakınca oluşturduğu ve işlemin hukuka uygun olduğu görüşünü savunmuştur.
Bu kararlar birlikte okunduğunda, sınır dışı sürecinin iki ayrı düzlemde yürüdüğü görülür. Usul düzleminde tablo dardır ve hataya yer bırakmaz: itiraz süresi yedi gündür, başvuru idare mahkemesine yapılır ve verilen karar kesindir; istinaf ya da temyiz yoluna gidilemez, bu yollara başvurulsa dahi inceleme yapılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Buna karşılık kanun, süre içinde ve yargılama boyunca sınır dışı edilmeme güvencesini kendiliğinden tanıdığından, süresinde yapılan başvuru fiilî korumayı da beraberinde getirir. Esas düzleminde ise denetim, idarenin elindeki somut malzemeye odaklanır. Bir yanda, kanunda sayılmayan bir sebebe dayanılarak seyahat özgürlüğünün sınırlanamayacağı ve giriş yasağının ancak Kanun’un gösterdiği hâllerde konulabileceği kabul edilmekte; tebliğ edilmemiş işlemlerde dava süresinin öğrenme tarihinden başlatılmasıyla hak arama yolu korunmaktadır. Öte yanda, idarenin muvazaa gibi iddiaları işlemin sebep unsuru olarak değerlendirmesi mümkün görülmekte, ancak bunun soyut bir nitelendirmeyle değil adres tahkikatı, tanık beyanları ve varsa ceza yargılamasındaki tespitler gibi somut verilerle ortaya konulması aranmaktadır. Dolayısıyla dosyayı belirleyen şey çoğu zaman hukuki argümandan çok, hangi tarafın elindeki tespitin daha somut olduğudur.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Yedi günlük süreyi kaçırmak | Dava süre yönünden reddedilir | Tebliğ tarihini kaydedip süreyi takip etmek |
| Sınır dışı kararına karşı sulh ceza hâkimliğine gitmek | Yanlış mercie başvuru, süre kaybı | Sınır dışı için idare mahkemesi, gözetim için sulh ceza |
| İdare mahkemesi kararını istinafa taşımaya çalışmak | Karar kesin olduğundan inceleme yapılmaz | Tüm iddiaları ilk dilekçede toplamak |
| m.55 kapsamındaki durumu belgesiz ileri sürmek | Soyut iddia sonuç doğurmaz | Rapor ve resmî belgelerle desteklemek |
| Sağlık iddiasını uluslararası koruma dosyasında ileri sürmek | O dosyada m.55 değerlendirmesi yapılmaz | Sınır dışı işlemine karşı açılan davada ileri sürmek |
| Gözetim kararına itirazın gözetimi durduracağını sanmak | Beklenti karşılanmaz | Başvurunun gözetimi durdurmadığını bilmek |
| Ret sonrası yeniden başvurmamak | Değişen şartlar değerlendirilmez | Şartların değiştiği iddiasıyla yeniden başvurmak |
| Aylık değerlendirmeleri sorgulamamak | Zaruret denetimi fiilen yapılmamış olur | Değerlendirme kayıtlarını dosyaya getirtmek |
| Tahdit kodunu öğrendiği tarihi belgelememek | Dava süre yönünden tartışmalı hâle gelir | Öğrenme tarihini yazılı olarak kayıt altına almak |
Sınır dışı kararına karşı kaç gün içinde başvurmalıyım?
Kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulur. Bu süre 21.11.2024 tarihli değişiklikle on beş günden yediye indirilmiştir; daha eski kararlarda geçen on beş günlük süre o dönemin metnine aittir.
Başvuru yaparsam sınır dışı edilmem durur mu?
Evet. m.53/3 uyarınca, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Ayrıca yürütmenin durdurulması talebine gerek yoktur.
Mahkeme reddederse istinafa gidebilir miyim?
Hayır. Kanun, idare mahkemesinin bu konudaki kararının kesin olduğunu düzenlemiştir. Danıştay da bu tür kararlara karşı yapılan istinaf ve temyiz başvurularının incelenmesine hukuki olanak bulunmadığını belirtmektedir.
Avukatım yoksa ne olur?
Kanun, avukatla temsil edilmeyen yabancının veya yasal temsilcisinin kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilmesini zorunlu kılmıştır. Ayrıca idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretini karşılayamayanlara talep hâlinde adli yardım sağlanır.
Hasta olduğum için sınır dışı edilemem, doğru mu?
Koşullu olarak doğrudur. m.55’e göre ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik nedeniyle seyahati riskli görülenler ile hayati tehlike arz eden hastalığı için tedavisi devam ederken gideceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar hakkında sınır dışı kararı alınamaz. Değerlendirme herkes için ayrı yapılır ve belgeye dayanmalıdır.
Türk vatandaşıyla evliyim, sınır dışı edilebilir miyim?
Evlilik tek başına mutlak bir koruma sağlamaz. İdare, evliliğin aile birliği kurmaya yönelik olup olmadığını değerlendirebilir. Ancak bu değerlendirmenin soyut kalmaması, somut tahkikat tespitlerine dayanması gerekir.
İdari gözetim kararına nereye itiraz edilir?
Sulh ceza hâkimliğine. Başvuru gözetimi durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir.
Sulh ceza hâkimi reddetti, başka yolum var mı?
Evet. m.57/6 uyarınca idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurulabilir.
Geri gönderme merkezinde en fazla ne kadar tutulabilirim?
Kural olarak altı ay. Sınır dışı işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belge vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde en fazla altı ay daha uzatılabilir.
Gözetim yerine başka bir tedbir uygulanabilir mi?
Evet. m.57/A’da belirli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, gönüllü kamu hizmeti, teminat ve elektronik izleme sayılmıştır. Bu yükümlülüklerin süresi yirmi dört ayı geçemez.
Elektronik izlemeye itiraz edebilir miyim?
Evet. Elektronik izleme yükümlülüğüne tabi tutulan yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı sulh ceza hâkimine başvurabilir; başvuru yükümlülüğü durdurmaz, hâkim beş gün içinde karar verir ve karar kesindir.
Hakkımda tahdit kodu olduğunu sonradan öğrendim, süre geçti mi?
İşlem size tebliğ edilmemişse dava süresi, işlemden haberdar olduğunuz tarihten itibaren işler. Öğrenme tarihini belgelemeniz önemlidir.
Giriş yasağı ne kadar sürer?
Kanun azami süreler öngörmüştür ve kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu sürenin artırılması mümkündür. Ayrıca Genel Müdürlük giriş yasağını kaldırabilir veya yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verebilir.
Sınır dışı kararı hangi makam alır?
m.53/1 uyarınca Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. Karar gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilmek zorundadır.
İlgili mevzuat
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.9 (Türkiye’ye giriş yasağı), m.10 (tebliğ), m.15 (vize verilmeyecekler), m.34–36 (aile ikamet izni), m.53 (sınır dışı etme kararı ve itiraz), m.54 (sınır dışı kararı alınacaklar), m.55 (sınır dışı kararı alınmayacaklar), m.56 (Türkiye’yi terke davet), m.57 (idari gözetim), m.57/A (alternatif yükümlülükler), m.121 (yönetmelik)
- Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (özellikle giriş yasağı ve uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmesine ilişkin hükümler)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2 (iptal davası), m.7–8 (dava açma süresi), m.26 (dosyanın işlemden kaldırılması)
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.23 (yerleşme ve seyahat hürriyeti), m.41 (ailenin korunması), m.124 (yönetmelik çıkarma yetkisi)
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 (işkence yasağı), m.8 (özel ve aile hayatına saygı), m.13 (etkili başvuru hakkı)
Bağlantılı yazılarımız: deport ne demek, deport kararına itiraz, göç idaresi tahdit kodları, kısa dönem ikamet izni ve kaçak çalıştırılan yabancı işçilerin hakları.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Sınır dışı dosyalarında süreler çok kısadır ve idare mahkemesi kararı kesin olduğundan ilk başvurunun içeriği belirleyicidir. Tebliğ edilen belgenin türünü doğru tespit etmek, doğru mercie zamanında başvurmanın ön şartıdır.